Etiket: Görünmek

  • Pervin Mıdık: “Genç görünmek için yaşlanmayı beklemeyin”

    Estetisyen ve Güzellik Uzmanı Pervin Mıdık, özellikle kadınların genç görünmek için önceden tedbir almak yerine yaşlanmayı ya da cilt problemlerinin oluşmasından sonra çözüm aramalarının daha çok maliyetli, hem de uygulamaların daha uzun zaman aldığını öne sürdü.

    Uzman Pervin Mıdık en çok ‘benim cildimde çok problem yok ki ne diye cilt bakımı uygulatayım ya da ev devam ürünleri kullanayım’ gibi sözleriyle karşılaştığını ifade ederken, özellikle kadınlarda 30 yaşından sonra cildin kolojen dokusunun düşmeye başladığını belirtti. Mıdık konuyla ilgili açıklamasının devamında şunları belirtti; “30 yaşından sonra cildin kolojen dokusunun düşmeye başlar. Hücre yenilenmesi yavaşlamaya başlar ve bunun yanında alkol, sigara, uykusuzluk, yağlı yiyecekler, az su tüketimi ve güneş ışınları da devreye girince cilt sorunlarımız oluşmaya başlar. Kırışıklık, yağlanma, acne, leke, gözenek problemleri vb. birçok sorun oluşur. Eski sıkılıkta olmadığı için yüz ovalimiz bozulabilir ve daha yorgun görünebiliriz. Renk eşitsizlikleri oluşur. Türkiye’de her 10 kişiden 8’inde leke problemleri ile karşılaşıyoruz. Cilde iyi bir nem sunamamakla başlıyor aslında sorunlar. Cilt bakımı yaptıran kişilerin cilt sağlığı daha kuvvetli olur. Ev devam ürünleri ile desteklemek dış etkenlere karşı cildi daha kuvvetlendirir. Cilt tedavileri ise cildin yapılanmasını hücre yenilenmesini destekler. Böylece siz daha sağlıklı bir cilt ile 10 yaş bile cilt yaşınız genç kalarak yaşlanırsınız. Unutmayın en değerli giysimiz önce cildimiz.” Dedi.

  • Daha genç görünmek için göz çevresine dikkat

    VM Medical Park Bursa Hastanesi Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Polat Biçici, kaş, orta yüz ve göz çevresinin gençleştirilmesi ile daha genç bir görünüme sahip olunabileceğini söyledi.

    Göz çevresinin yaşlanmasının sadece yaşla ilgili olmadığını belirten Op. Dr. Polat Biçici, çevre faktörleri, güneşe maruz kalma, genetik ve beslenmenin de bunda etkili olduğunu söyledi. Biçici, “Bu bölgeleri cerrahi veya cerrahi olmayan girişimlerle düzeltmek mümkündür. Ama ilk olarak hastanın bir beklentisini dinlemek ve ona izah etmek önemlidir. Sorun tespit edildikten sonra gerekli müdahaleyi yapıyoruz. Bunların içinde sadece kaz ayaklarında ve kaş çevresine yapılan botoks gibi kolay ve pratik çözümler ile sonuç alınabilir. Bazen ise alt göz kapağındaki uykusuzluk ve yorgunluk belirtisi gibi görünen morluklar için kullanılan ışıklı dolgu, alt ya da üst göz kapak cerrahisi, kaş asma ayrı ayrı ya da kombine bir şekilde en iyi sonucu almak için uygulanabilir. Yapılan uygulamalar sonunda ise hasta bir günün ardından taburcu edilmektedir” dedi.

    Cerrahi işlem yapılan hastalarda görme alanını kapatan pansuman yapılmayarak, sadece kesilerin üzerini örten ince bantlarla işlemin tamamlandığını belirten Biçici, “Alt ve üst göz kapağında oluşabilecek şişlik ve morluklar 3-5 gün içerisinde gerilemektedir. Cerrahi olmayan botoks ve dolgu işlemlerinde herhangi kesi olmazken çok nadiren morarma görülmektedir. Cerrahi işlemlerde ise hastada yapılan kesiler üst göz kapağı katlantı çizgisi, alt göz kapağı kirpik sınırı ya da saçlı deri ve kaş sınırına gelecek şekilde yapılarak gizlenebilmektedir. Günlük hayatta bu izleri gizlemek için herhangi bir çaba sarf etmeye gerek olmayan bu izler kişinin hayatını hiçbir şekilde etkilememektedir” şeklinde konuştu.

  • Gülüş Tasarımı İle En Az 10 Yaş Genç Görünmek Mümkün

    Toplumlar geliştikçe estetik kaygısı da beraberinde gelişti. Günümüzde estetik cerrahi, neredeyse her türlü ihtiyaca cevap verebilecek bir seviyeye geldi. Dt. Arzu Yalnız Zogun, zahmetli ameliyatların yanında daha basit bir yöntem olan diş estetiği ile 10 yaş genç görünmenin mümkün olabileceğini anlattı.

    Gülüş, yüzdeki en önemli gençlik göstergesidir şeklinde açıklama yapan Dt. Arzu Yalnız Zogun, ’’Gülüş tasarımında, yaş faktörü en dikkat çekici olandır. Geçen yıllarla beraber yüz hatları değişir. Yüzümüzde ufak kırışıklıklar belirirken özellikle ağız ve çene bölgesindeki ciltte gevşemeler başlar. Bu gevşeme ile dudak üstü kırışıklıları oluşur ve dişler görünmez hale gelir. Diş taşı kaynaklı diş eti çekilmesi ve zamanla eksilen dişlerin oluşturduğu aralıklar bizi yaşlı gösterir. Tamamlanmayan eksik dişler, dikey boyutu düşürür, yüz yüksekliği azalır. Konuşurken, gülerken üst dişlerin alt dişlerden daha az görünmesi de yaşlılık görüntüsü verir. Tüm bunların yanında; dikey boyutun yükseltilmesi, diş beyazlatma,pembe estetik, laminateveneer, implant, ortodonti tedavisi ve kozmetik düzenleme gibi yöntemleri kullanarak yapılan tedavi ve bakımlarla en az 10 yaş daha genç bir görünüme kavuşmak mümkün. Dudak şekline göre yapılan diş tasarımı, diş etlerinin sağlıklı görüntüsü güzel bir gülüş için büyük bir etkiye sahiptir’’ dedi.

    Gülüş estetiği ile herkesin istediği gülüşe sahip olabileceğini söyleyen Dt. Zogun, ’’Yukarıda sözünü ettiğim tedaviler her yaştan insana rahatça uygulanabilir. Kısacası yüzünüz ile tamamen uyumlu yapılacak bu tedavilerle gülüşünüzü gençleştirmek mümkün’’ diye konuştu.

    Gülüş tasarımda şu tedaviler yapılır: Dişlerin beyazlatılması, pembe estetik, zirkonyum ya da porselen kaplama, bonding, ortodontik tedavi.

    Gülüş tasarımı yapılarak şu sorunlar giderilir: Diş renginde olan problemler, diş etlerinde var olan şekilsizlikler, dişlerin dizilişinde olan bozukluklar, dişlerin kendi arasında olan düzensiz boşluklar, ağızda daha önceden kaybedilen dişler, yüzde meydana gelmiş olan şekil deformasyonları, diş boylarının birbiriyle olan uyumsuzlukları, diş yapılarında olan kırık ve çatlaklar.

    GÜLÜŞ ESTETİĞİ AŞAMALARI NELERDİR?

    Gülüş estetiğine başlamadan önce hastayla bir ön görüşme yapıldığını belirten Dt. Zogun, ’’Bu ön görüşmede hastanın kişiliği, sosyal durumu, gülümsemesinde nelerden memnun olmadığı konuşulur. Bu aşamada yaptığımız incelemeler doğrultusunda bir planlama yapılır. Uygun planlama sonrasında alınan ölçüler, fotoğraflar veya videolar ile Dijital Smile (bilgisayar destekli) sistem ile dişler üzerinde herhangi bir aşındırma yapmadan, hasta ağzına prova şeklinde uygulanır hastanın yüzüne yakışan en doğru diş boyu, diş dizilimi, diş rengi tespit edilir hasta yeni dişlerini değerlendirme fırsatı bulur ve tedaviye başlanır. Böylelikle başarı, mutluluk ve memnuniyet en üst düzeyde olur’’ dedi

    TEDAVİ SÜRECİ

    Dt. Zogun, tedavi süreci için şunları söyledi: ’’Tedavi süreci, kişinin ağız ve diş yapısındaki bozukluklara göre, aynı gün içinde ya da maksimum 2 ile 15 gün arasında yapılabilir. Gülüş estetiği kompleks bir tedavidir. Bazen diş etlerine küçük bir müdahale bile, kişinin muhteşem bir gülüşe kavuşmasına yeterli olur’’