Etiket: Görücüye

  • Kıbrıs’ın ilk yerli otomobili ‘Günsel’ MÜSİAD Fuarı’nda görücüye çıktı

    Yakın Doğu Üniversitesi İnovasyon Merkezi ve AR-GE ekipleri ile Otomotiv Mühendisliği bölümü tarafından yıllar süren çalışmalar sonucu ortaya çıkan ilk yerli otomobil ’Günsel’ görücüye çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üretilecek olan ve merakla beklenen ilk yerli otomobil olan ’Günsel’ MÜSİAD EXPO Fuarı’nda tanıtılıyor.

    “2018 yılında seri üretime geçeceğiz”

    Günsel’i tanıtan İletişim Sorumlusu Yalvaç Akgün, “Fuarda ikinci günümüz. Bizim için ilgi oldukça güzel. İnsanlar projeyi merak edip öğrenmek istiyorlar. Şu an tanıtımlar iyi gidiyor. Bu fuara tasarım portatifimizi tanıtmaya geldik. Aracımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk yerli aracı olacak mutluyuz, gururluyuz. Burada insanların kafasındaki soru işaretlerini gidermeye çalışıyoruz. Yakın Doğu Üniversitesi bu araç üzerine 8 yıldır çalışıyor. 2017 yılı içerisinde ful portatifli üretimimiz ortaya çıkacak. Daha sonra 2018 yılında seri üretime geçmeyi hedefliyoruz. 20 kişilik bir ekip var ama aslında bütün bir üniversitenin desteği var. Bu otomobili yapmak çalışanlar olarak hem bizlerin hayali hem de Günsel ailesinin babası Suat Günsel’in hayali. Otomobile çok tutkun bir aile, biz de Günsel ailesinin parçası olarak otomobil tutkunlarıyız. İki hayal bir araya gelince ortaya bu otomobil çıktı” dedi.

    Dolu bir batarya ile 350 kilometre yol alan ’Günsel’in yolculuğu 17,4 Türk Lirasına mal ettiği belirtildi. 100 kilometreyi 4.90 TL ile kat edebilen aracın, sınıfında petrol ile çalışan otomobillere kıyasla yüzde 80’in üzerinde tasarruf sağlayabildiği bildirildi. 75kw elektrikli motora yaklaşık olarak 102 beygir gücüne sahip olan Günsel’in, 100 kilometre hıza 8 saniyede çıktığı ve jeneratif fren sistemine sahip olan aracın alüminyum şase ve kompozit gövdeden oluştuğu belirtildi. Elektrikli motorla çalıştığı için bakım ve kullanımı oldukça kolay olan Günsel, şebeke elektriğinde 7, standart şarj ünitelerinde 2, kurulacak olan Günsel şarj istasyonlarıyla 30 dakikada şarj edilebilecek.

  • Çivilerle kazılarak yapılan resimler Eskişehir’de görücüye çıktı

    Vanlı Ressam Haydar Ekinek, Eskişehir’de açtığı sergi ile çivilerle yaptığı resimleri sanatseverlerle buluşturdu.

    Fırça yerine çivi kullanarak yaptığı yağlı boya tabloları ile ünlenen ve Doğu’nun Picasso’su olarak ünlenen Haydar Ekinek’in eserleri ilgi görmeye devam ediyor. Çocukken yaşadığı imkansızlıklardan dolayı sanatını kendince geliştirdiği yöntemlerle icra eden Ekinek, çivileri kullanarak yaptığı eserlerini Eskişehir’de görücüye çıkarttı.

    Toprakana Seramik Atölyesi ve Sanat Merkezi’nde Eskişehirli sanatseverleri ağırlayan Ekinek, Paris’te açılacak olan sergisi için de çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Ressam Ekinek, “Ben Van’ın bir köyünde doğup büyüdüğüm için, o dönemlerde çok da böyle defter, kalem ve kitaplarımız yoktu. Ben topraktan, çamurdan, kilden resimler ve heykeller yapardım. Tabi sonra okula başlarken orada resim yarışmasında derecelere girdim. Beni bu tür şeyler daha da heveslendirdi. Sonra İstanbul’a geldim. İstanbul’a sanatçı olmaya geldim. Herkes şarkıcı, türkücü olmaya gelirken, ben ressam olmaya geldim. Tabi devam ettik. Eskişehir’de sergilenen bir eserimin adı ‘Toprakana’ ve aynı zamanda buradaki galerinin ismi de Toprakana. Güzel bir tesadüf oldu. Umarım Eskişehir’e sanatsal anlamda bir katkı sunduk” dedi.

    “Boya olmayınca evdeki çivilerle tarz yaptım”

    Resimlerindeki canlılığı nasıl yakaladığını da anlatan Ressam Ekinek, Paris’te açacağı sergi ile ilgili olarak da konuştu. Her eserinin en az 20 gününü aldığını açıklayan Ekinek, “Belkide Mezopotamya bölgesinde yaşadığımız için, renkli kişiliğimizi tuvale yansıtıyoruz. Ben resimlerimde tamamen hayal gücümü kullanarak çalışıyorum. Zaman zaman somut ve soyutu bir araya getirerek sürrealist ve fantezi tarzında eserler üretiyorum. Burada da kazıma sistemi ile ben kendi tarzımı belirledim. İnşaat çivileriyle burada gördüğünüz bütün desenler, bütün şekiller çiviyle kazıyarak bu duruma gelmiştir. Ama tabi ki benim için ciddi bir sürpriz oldu. Yani yoksullukta boya ve badana bulamazken, ben evdeki çivilerle bir tarz yaptım. Bu tarza Türkiye’de de çok iyi tepkiler alıyoruz. Umarım bundan sonra Avrupa’da sanatımızı sergileyeceğiz. Bundan sonra zaten mart nisan gibi Paris’te bir sergi var inşallah oradayız. Zaman bizim için önemlidir. Ama böyle eserlerin en kötü 20, 25 gün yada bir aydan aşağı zamanda tamamlanması zor. Çünkü çok detayı var. Böyle çok oldu bittiye gelmiyor. Ciddi bir mesai harcamak lazım. Onun için her bir eserim bir ay gibi bir zaman alıyordur. Her sanatseverin mutlaka Toprakana Sanat Galerisi’ne uğraması lazım. Eserlerimin yakından incelenmesi beni daha çok mutlu edecektir” şeklinde konuştu.

    “Haydar beyin kendine özgü bir tekniği var ve görüşü de çok farklı”

    Toprakana Seramik Atölyesi ve Sanat Merkezi’nin sahibi ve aynı zamanda seramik sanatçısı olan Sema Çamoğlu Soysal, sergiye ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ifade etti. Kişisel sergilere devam edeceklerini dile getiren Soysal, “Haydar Bey’i hem Toprakana’da, hem de Eskişehir’de ağırlamak bizim için hem onur hem de gurur kaynağı oldu. Bundan sonraki sergilerimizle, Toprakana kişisel sergileri açmaya devam edeceğiz. Bu sezona Haydar Ekinek ile başlamakla çok mutluluk duyuyorum. Haydar beyin kendine özgü bir tekniği var ve görüşüde çok farklı. Vatandaşlar onun penceresinden bu çalışmaları görme fırsatı yakalayacaklar. Belki de çalışmaya yeni başlayanlar için de teknik açıdan da görsellik açısından da büyük bir kaynak olacağını düşünüyorum. Toprakana Seramik Atölyesi ve Sanat Merkezi kişisel sergisini açmak isteyen tüm sanatçıları desteklemekten çok büyük mutluluk duyacak. Onlara elimizden geldiği kadar destek olacağız. Eskişehir halkına da çok teşekkür ediyorum, bizi destekledikleri ve yalnız bırakmadıkları için. Seramik ve resim konusunda ilerleyen atölye, açıldığı tarihten bugüne kadar çok büyük destek aldı. Bundan dolayı da çok büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.

    Öte yandan serginin bir hafta boyunca açık kalacağı öğrenildi.

  • Giresun mutfağı görücüye çıktı

    TÜİK verilerine göre Türkiye’de en uzun yaşayan il olduğu tespit edilen Giresunlular’ın beslendiği vejetaryen mutfağı Yenikapı’daki tanıtım günlerinde beğeniye sunuldu.

    Türkiye’de vejetaryen mutfağıyla tanınan Giresun yöresel yemekleri, kilo almaktan kaçınanların ilgi odağı oldu. Giresun’da yetiştirilen lahana, pezik, galdirik gibi bitkilerden yapılan yemeklerin yanı sıra fasulye turşusu, kiraz ve karayemiş kavurmaları en beğenilenler arasında yer aldı.

    Giresun yemeklerini tanıtan ve isteyenlere ikram eden Saime Öncü, Giresun mutfağını uzun yaşamın sırrı olarak değerlendirdi.

    Öncü, “Giresun tamamen organik ve sağlıklı beslenen bir il. Bunun için de uzun yaşadığı zaten tespit edildi. Biz de burada bu uzun yaşamın sırrı olan Giresun yemeklerini tanıtıyoruz. Tamamen yöre halkının kendi yetiştirdiği ya da doğada kendiliğinden yetişen bitkilerden yapılan yemek çeşitlerimiz bulunmaktadır. Sofralarımızın baş tacı lahanadır. Lahananın bir çok çeşit yemeği yapılır. Bunlardan en çok beğenilen lahana çorbası, dolması ve diblesidir. Yine pazı olarak bilinen pezik yemeği vardır. Doğada yetişen galdirik dediğimiz bitkinin kavurması yapılır. Kiraz ve karayemiş ile fasulye turşuları ve kavurmaları da mutfağımızın vazgeçilmezleri arasındadır. Ayrıca mısır ekmeğini de unutmamak gerekir.” dedi.

  • Yapı sektörü Başkent’te görücüye çıktı

    ‘Yapı Fuar-Turkeybuild Ankara’ ATO Kongre ve Sergi Sarayı’nda Türk yapı sektörünün en son ürün, hizmet ve teknolojilerini sergiliyor.

    Yem Fuarcılık tarafından düzenlenen ve yapı sektöründeki en son ürün, hizmet ve teknolojileri sergileyen, yapı sektörünün İç Anadolu bölgesindeki en büyük fuarı olan Yapı Fuarı – Turkeybuild ATO Congresium’da başladı.

    Fuar ile ilgili bilgi veren YEM Fuarcılık Genel Müdürü Burcu Başer, “Fuarımız 12 bin metre karede yaklaşık 200 katılımcıyla gerçekleşiyor. Dört gün boyunca açık olacak fuarımızda yaklaşık 25 bin ziyaretçiyi ağırlamayı planlıyoruz. Fuarımızda firmalarımız yeni ürünlerini, yeni hizmetlerini tanıttığı gibi bayilerini de ağırlıyorlar. Ayrıca öğrenci grupları, sivil toplum kuruluşları, Anadolu’dan meslek odaları, sektörün tüm bileşenlerini bir çatı altında topluyoruz ve çeşitli demo alanlarında da firmalar yeni ürünlerini gösteriyorlar” ifadesini kullandı.

    “Ankara daha çok kendi bölgesi ve İç Anadolu’ya hitap eden bir fuar”

    Ankara bölgesinin önemine dikkat çeken Başer, ” 2015 yılı verilerine göre Ankara ve Hinterland’ındaki inşaat harcamaları yaklaşık 29 milyar TL, bu da Türkiye genelindeki inşaat harcamalarının yaklaşık yüzde 16 buçuğuna tekabül ediyor. Yalnızca inşaat malzemesi harcaması pazar büyüklüğü ise 20 milyar TL civarında ve kamu harcamaları 6.8 milyar TL, bu anlamda Ankara bölgesi çok büyük bir potansiyeli var. Bizim İstanbul başta olmak üzere İzmir ve Ankara’da Turkeybuild serisi olan fuarlarımız var. Ankara daha çok kendi bölgesi ve İç Anadolu’ya hitap eden bir fuar. Ve daha önceki katılımlarımız, fuarlarımız çok başarılı gerçekleşti. Bugünde Türk yapı malzemesi ve inşaat sektörüne böylesine bir fuar sunmaktan çok gurur duyuyoruz. Bugün açılan fuarımız pazar gününe kadar açık olacak” değerlendirmesini yaptı.

    “Bataryanızı kumbaraya çeviren kesinlikle cep dostu bir sistem”

    Sergilenen ürünler arasında Her türlü bataryaya takılabilen su tasarruf cihazları dikkat çekti. Ürün, takılan bataryada hem hijyen hem de suyu daha tasarruflu kullanma imkanı sağlıyor. Fuardaki ürünle ilgili firma yetkilisi şu bilgileri verdi: “Herhangi bir bardak yıkadığımızda veya el yüz yıkadığımızda, tıraş olduğumuzda harcadığımız suyun yarısıyla aynı işi yapma imkanımız vardır. Bu da hem sudan hem de her ay sonu gelen faturalarımızdan tasarruf etmemizi sağlar. Ürün kendi kendini amorti edebilen ve bataryanızı kumbaraya çeviren kesinlikle cep dostu bir sistem”.

  • Yılın traktörü Bursa’da görücüye çıktı

    AGCO’nun ünlü markası Massey Ferguson, Almanya Hannover Agritechnica Fuarı’nda yılın traktörü ödülünü alan yeni serisi MF 5713 SL’i Avrasya’nın en büyük buluşması ’Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda Türk çiftçilere tanıttı.

    Agritechnica Fuarı’nda 20 bağımsız gazeteci tarafından yılın traktörü ödülünü alan Massey Ferguson MF 5713 SL, Türkiye’de ilk kez Türk çiftçilerle buluştu. Avrasya’nın en büyük tarım fuarı olan Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda görücüye çıkan Massey Ferguson MF 5713 SL, ziyaretçilerden tam not aldı.

    AGCO Pazarlama Müdürü Özlem Aşcı, hem traktör hem de diğer Massey Ferguson ürün gamındaki ekipmanları Bursa fuarında sergilediklerini belirterek, “Biçerdöverlerimiz ve hasat makinelerimiz ilk defa Massey Ferguson markası olarak Bursa fuarından sonra satışa sunulmuş olacak. O yüzden ürün gamımız tüm çiftçilere hizmet verecek şekilde genişliyor ve bu devam da edecek. Bunun yanında yeni traktör modellerimiz de var. İlk defa Bursa’da çiftçilerimize gösteriyoruz. Bunlardan bir tanesi 4700 serisinin kabinli versiyonu. Bizim için oldukça önemli bir seri. Tabi yanında 5700 SL serimiz var. Üretimi çok yeni başladı. Bu traktörlerimizle aynı zamanda biz yılın traktörü ödünü kazandık. Türkiye’de ilk kez görücüye çıkıyor. 100 beygirden 130 beygire kadar değişen 4 farklı modeli var. Çiftçilik de son zamanlarda gelişim ve değişim içinde. Biz de aslında Türk çiftçisine bu konuda oldukça destek vermeye çalışıyoruz ve yeni nesil çiftçilerin aradıkları tüm özellikleri sağlıyoruz” dedi.

    “Çiftçilerimizin beklentilerini karşılaşmaya çalışıyoruz”

    Çiftçilerin traktörün sadece beygir gücü dışında operasyon maliyetlerine kadar birçok alanda bilgi sahibi olduklarını ve bu konuda araştırmalar yaptıkları dile getiren Aşçı, “Biz de yeni ürünlerimizle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Sonuçta sadece traktörü alırken değil, traktörün operasyonel maliyetleri de çiftçilerimizin kazancını doğrudan etkiliyor. Zaten Türkiye çapında 3 S satış servisi parçadan oluşan bir satış ağımız var” diye konuştu.

    “Çiftçilerimizle olabildiğince yakın iletişim halinde olmak istiyoruz”

    Massey Ferguson için Türkiye’nin önemli bir ülke olduğuna dikkat çeken Özlem Aşçı, “Biz de çiftçilerimizle olabildiğince yakın iletişim halinde olmak istiyoruz. Fuarlar bunun için önemli bir platform. Bunun yanında bizim tarla günleri etkinliklerimiz de oluyor. Burada amaç çiftçilerimizle birebir temas kurmak ve onların beklentilerini öğrenmek. Buna göre de yeni ürün geliştirmek faaliyetlerimizde de bunları yansıtmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Bu yıl yeni tesislerine taşındıklarını ifade eden Aşçı, tesisin aynı zamanda yedek parça deposu ve eğitim merkezi olarak da hizmet vereceğini belirterek, Türkiye’den alınan parçaların yurt dışındaki Massey Ferguson ve diğer markaların üretim hatlarında kullanılacağını dile getirdi.