Etiket: Görmeyen

  • Gözleri görmeyen sokak köpeğinin imdadına itfaiye ekipleri yetişti

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde fırtınalı havada denize düşen köpeği itfaiye ekipleri kurtardı. Gözleri görmeyen talihsiz köpeğin sokak köpeklerinden kaçarken denize düştüğü öğrenildi.

    Ortakent mahallesi Yahşi marinasında denize düşen sokak köpeğinin imdadına itfaiye erleri yetişti. Gözleri görmeyen köpeğin, sokak köpeklerinden kaçmak isterken denize düştüğü öğrenildi. O sırada marinada bulunan vatandaşlar köpeğin denize düştüğünü görünce itfaiye ekiplerine haber verdi. Kısa sürede marinaya gelerek şişme botla teknenin yanına yanaşan itfaiye erleri teknenin pervanesine ayağı sıkışan köpeği kurtardı. Boğulma tehlikesi geçiren talihsiz köpeğin yaşadığı korku dolu anlar yürek sızlattı.

    Denizden çıkarıldıktan sonra battaniyeye sarılan köpek itfaiye ekipleri tarafından Bodrum Belediyesi hayvan barınağına götürüldü. Barınakta tedavisi yapılan köpeğin durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Görünmeyen mikropların görmeyen savaşçıları

    Görme engelli iki arkadaş, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde ameliyatlarda kullanacak malzemeleri hazırlıyor. Görmeyen gözlerle mikroplara savaş açan Eylem Akay ve İsa Filiz, görme engellilerin santral dışında da pek çok alanda çalışabileceğini gösteriyor.

    Türkiye’nin ilk merkezi sterilizasyon ünitesini bünyesinde bulunduran Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde çalışan Eylem Akay ve İsa Filiz, görmeyen gözlerine rağmen mikroplarla savaşıyor. Ameliyatlarda kullanılacak en hassas malzemelerin hazırlık aşamasında ekip arkadaşları ile birlikte çalışan Akay ve Filiz, görme engellilere imkan tanınırsa pek çok alanda başarılı olabileceklerini söylüyor.

    “El alışkanlığı oldu”

    İsa Filiz ile birlikte 2004 yılında tamponlara iğneleme işlemi yapmak üzere işe başladıklarını, 2011 yılında ise merkezi sterilizasyon ünitesine geçtiklerini belirten Eylem Akay, yaptıkları işi şu sözlerle anlattı:

    “Burada iğneli tamponlar yapıyoruz. 10’lu tamponları paketliyoruz. İlk başlarda elime hep iğne batırıyordum ama artık elim alıştı. Gazlı bezlerden 10’ar tane hazırlamamız gerekiyor. Elime bir tutam gazlı bez alıp saydığımda tam 10 tane aldığımı anlıyorum. 12 senede artık el alışkanlığı oldu. Hastanenin tüm tampon çeşitlerini sterilize edilmek üzere paketliyoruz.”

    “Yeter ki imkan tanınsın”

    Çalışma arkadaşlarıyla iyi bir diyalogları olduğunu ve hep birlikte mikroplarla savaştıklarını söyleyen Akay, “Yeter ki engelli arkadaşlarımıza imkan tanınsın. Pek çok alanda biz de çalışabiliriz. Dokuz Eylül Üniversitesine müteşekkiriz. Diğer kurumlara engellilerin nasıl çalışabileceğini gösteriyor. Diğer insanlar gibi biz de kaynaşarak hep beraber çalışıyoruz. Kurumumuzdan çok memnunuz. Görme engelliler santral dışında böyle işler de yapabilirler. Görme engelli arkadaşlarımızın değişik alanlarda çalışabileceklerini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Altın teri ile para kazanıyoruz”

    Eylem Akay ile hem arkadaş hem de ekip olduklarını vurgulayan İsa Filiz ise günde 7 bin paketleme işlemi yaptıklarını ve 10’arlı tampon hazırlamaları gerektiği için yaptıkları işin riskli olduğunu belirtti. Filiz, şunları söyledi:

    “Başını yastığa koyduğun zaman alın teri dökerek kazandığın para için rahat uyuyabiliyorsun. Biz bir hastanın şifa bulması için mücadele ediyor ve mikroplara savaş açıyoruz.”

    Türkiye’nin ilk merkezi sterilizasyon ünitesi

    Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Merkezi Sterilizasyon Ünitesi Sorumlusu Hülya Erbil de, ünitedeki çalışmaları şu şekilde anlattı:

    “Burası 1997 yılında Türkiye’de ilk kez kurulan merkezi sterilizasyon ünitesi. Daha önce hastanenin içerisindeki belli odalarda yapılan işlemler Türkiye’de ilk defa böyle büyük bir merkezde uygulanmaya başlandı. Ünitemiz; kirli bölge, temiz bölge ve steril bölge olmak üzere üç kısma ayrılıyor. Kirli bölgede, müdahale sırasında kullanılan tıbbi aletleri alıyoruz. Bu aletler dezenfeksiyon işlemlerinden geçiyor. Daha sonra arkadaşlarımızın çalıştığı temiz bölgede bu aletlerin sayım ve paketleme işlemleri yapılıyor. Yani bu alan kontrol ve paketlemenin yapıldığı bir alan. İsa Bey ve Eylem Hanım, tampon çeşitlerini sayıya göre paketliyor. Paketlenmeden sonra sterilizasyon işlemi başlıyor. Buradaki döngümüz, kirli malzemenin bize ulaşmasıyla başlıyor, sterilize edilmiş malzemenin kullanıcıya ulaşmasıyla sonlanıyor.”

    “Mikroplara karşı savaş veriyoruz”

    Eylem Akay ve İsa Filiz’in, sayısal önemi olan ve hastanenin en önemli bölümlerinden birinde çalıştığını kaydeden Erbil, “Arkadaşlarımızın hazırladığı bu malzemeler direkt olarak ameliyatta kullanılıyor. Onlara inanarak, güvenerek bu görevi verdik. Onlar da her zaman en doğru şekilde yerine getiriyorlar. İletişimde asla sorun yaşamadık. ‘Görme engelliler sadece şu alanda çalışır’ gibi bir sınırlamamız olmadı. Bu sayede biz de onların çalışması ile iyi bir iş çıkarmış oluyoruz. Kullanılan her tıbbi malzeme bize geliyor. Bu malzemenin güvenilir ve hastaya en doğru şekilde ulaşması için sarf edilen çaba eğer mikroplarla savaşmaksa, evet biz bu savaşı veriyoruz” dedi.

  • Hiç Adet Görmeyen Kadınların Gebeliği

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Selen Sakar Sezginsoy, adet düzensizliğine yol açan hastalıkların tanısı sonrası tedavi amaçlı verilen hormonal takviyeler ve gebeliğe yardımcı üreme teknikleri ile hamilelik elde edilebileceğini söyledi.

    Adet düzensizliğinin hamile kalmayı engellemesi ya da kısırlık gibi ciddi sorunlara yol açmasının kadınlarda tedirginlik oluşturan bir konu oludğunu belirten Sezginsoy, “Kadınlarda adet aralığının 21 günden kısa veya 35 günden uzun olması adet düzensizliği olarak tanımlanmaktadır. Bu sorun beraberinde gebe kalma zorluğunu da getirebilir. Adet düzensizliğine yol açan hastalıkların tanısı sonrası tedavi amaçlı verilen hormonal takviyeler ve gebeliğe yardımcı üreme teknikleri ile hamilelik elde edilebilir

    Adet düzensizliği 21 günden kısa veya 35 günden uzun sürüyorsa uzmanlar tarafından anormal olarak değerlendirilir. Beyinde hipofiz bezinin rol aldığı hormonal sistemin çalışmasını yöneten mekanizmada yaşanacak olumsuzluklar adet düzensizliğini doğurur. Ayrıca, yumurtalık ( over ) kistleri, rahim veya rahim ağzında yer alan polipler, rahim içini çevreleyen tabakanın normalden daha kalın olması, miyomlar ve az da olsa rahim kanseri bu tip düzensizliklere neden olabilmektedir” dedi.

    HORMON TAKVİYESİ YAPILABİLİR

    Bahçeci Umut Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Selen Sakar Sezginsoy, “Beyinden yumurtalıkları uyaran hormon döngüsünün çalışmadığı zamanlarda kadınlar kendiliğinden hiç adet göremezler. Bu eksik hormonların takviye edilmesiyle yumurtlama sağlanır ve çift uygun yardımlı üreme tekniğine yönlendirilerek gebelik elde edilir. Adet göremeyen diğer durumlar da ise turner sendromu olarak bilinen genetik sendrom, menopoz döneminde kadınlarda kendi yumurtaları ile gebelik elde etmek ülkemizdeki yasal sınırlandırmalardan dolayı mümkün değildir” dedi.

    ADET GÖREMEMEK HASTALIK SEBEBİ OLABİLİR

    Adet görmemenin hastalık sebebi olabileceğini belirten Sezginsoy, “Kadınlar için son derece önemli bir sorun olan adet görememenin altında çok farklı nedenler yatabiliyor. Bir kadının düzensiz ve az miktarda adet görmesi veya hiç adet görememesinin altında farklı sebepler yer alıyor. Yumurtalıkların, rahmin veya vajenin gelişmemesi, özellikle hipofiz bezini ilgilendiren beyin içi tümörler ve genetik problemler bunlardan bazılarıdır. Bunun yanında normal adet gören bir kadının adetten kesilmesi durumu ise “sekonder amenore” sıralanabilir olarak tanımlanır. Seconder amenorenin ortaya çıkmasına neden olan durumlar ise şöyle: Aşırı stres, ani kilo kaybı ya da kilo alımı gibi beslenme bozuklukları, PCOS, tiroit bozukları, yüksek prolaktin hormonu gibi hormon bozuklukları, antidepresanlar gibi farklı sağlık sorunlarının tedavisi için kullanılan ilaçlar, aşışı egzersiz yapma, yumurtalık ve beyin tümörleri, ameliyatla yumurtalıkların veya rahmin alınmış olması, doğum sonrası aşırı kanamaya bağlı pituiter nekroz durumu, radyoterapi ya da kemoterapi tedavisi görme ve kürtaj sonrası rahim içi yapışıklıklar” dedi.

  • Gözleri Görmeyen Şahin Tedavi Altına Alındı

    Bursa’da, gözleri görmediği için uçamayan bir şahin tedavi altına alındı.

    Osmangazi ilçesine bağlı Eren Mahallesi’nde, vatandaşlar yaralı bir şahin bularak, Orman ve Su işleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü ekiplerine haber verdi. Ekipler, yaralı şahini veterinerlere teslim etti. Yapılan muayenede, şahinin gözlerinde bilinmeyen bir sebepten dolayı enfeksiyon oluştuğu tespit edildi. Görme kabiliyeti azaldığı için avlanamayan ve uçamayan şahinin tedavisi Celal Acar Yaban Hayatını Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde devam ediyor. Şahin iyileştikten sonra tekrar tabiata salınacak.

  • (Özel Haber) Görmeyen Gözlere Müzik ‘Işık’ Oldu

    Sivas’ta yaşayan görme engelli Hayri Yılmaz, 7 yaşında ritim öğrenerek başladığı müzik sayesinde hayata tutundu.

    Sivas’ta bir okulda devlet memuru olarak çalışan 23 yaşındaki Hayri Yılmaz, 2 yaşında geçirdiği beyin tümörü ameliyatı sonucu gözlerini kaybetti. Tokat’ın ilçesinde yaşayan ailesi, oğullarının tek başına hayata tutunması için onu Tokat’ta bulunan Mehmet Akif Ersoy Görme Engelliler İlköğretim Okuluna yatılı olarak kaydettirdi. Buradaki öğrenimini tamamlayan Yılmaz, 2007 yılında Sivas’a yerleşti. Görme Engelliler Spor Kulübü’ne yerleşen ve öğrenimine Sivas Lisesi’nde devam eden görme engelli genç, burayı birincilikle bitirerek mezun oldu. Mezun olduğu sene Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliğini kazanan Hayri Yılmaz öğrenimini devam ettirirken, müzik ve spor çalışmalarıyla da uğraşmaya başladı. Atletizm, Halter, Judo dallarında Türkiye dereceleri elde eden Yılmaz, 2012 yılında EKPSS sınavına girerek Seyran Tepe İ.M.K.B. ortaokuluna memur olarak atandı.

    HAYALİ TÜRKÇE ÖĞRETMENİ OLMAK

    Liseyi birincilik bitirdiğini söyleyen Yılmaz, ”Aynı yıl Türkçe öğretmenliği kazandım. Türkçe öğretmenliğini okuduğum sırada sporla da ilgilenmeye başladım. Sporda çeşitli branşlarda uğraştım. Üniversite öğrenimin esnasında açık öğretimden Kamu Yönetimi bölümünü okumaya başladım. Hedeflerim konusunda benim işime yarayacak bir bölüm diye tercih ettim. 3 yıl boyunca hem çalıştım, hem de akşamları okumaya üniversiteye gittim. Memuriyetime devam ediyorum. İnşallah seneye öğretmenliğe geçmeye çalışacağım” dedi.

    Engelli bireylere daha faydalı olabilmek için öğretmen olmak isteğini belirten Yılmaz, topluma daha faydalı olmak istediğini aktardı.

    Org çaldığını müziğe ayrı bir yeteneği olduğunu ifade eden Yılmaz, ”Müzik öğretmenim beni ritimle müziğe başlattı. Okul korosunda ritim çalarak başladım. Org çalmayı seviyorum. Müzik beni çok rahatlatıcı bir niteliği sahip müzik yapmak benim için böyle bir şey” diye konuştu.

    Müziğin kendisini sıkıntılı zamanlarda arkadaş olduğunu aktaran Yılmaz, müziğin hayatına neşe kattığını belirtti.