Etiket: Görevi”

  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Taş Görevi Teslim Aldı

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan olarak Prof. Dr. İbrahim Taş, görevi eski Rektör Prof. Dr. Azmi Özcan’dan devraldı.

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen devir teslim törenine, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş, eski Rektör Prof. Dr. Azmi Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi senatör görevlileri ile öğrenim görevlileri katıldı.

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi eski kurucu Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, üniversitelerin tarihi bir gün yaşadığı belirtti. Özcan, “Eski rektör olarak benim görev sürem tamamlandıktan sonra Cumhurbaşkanımızın takdiriyle yeni hocamız bugün itibariyle görevine başlayacak. Tarih yolculuğu içerisinde kurumların sürekliliği ve kurumlar içerisinde çalışan bizlerin de faniliği söz konusudur. Bu andan itibaren ihtiyaç halinde Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin bir neferi olarak hizmet etmeye hazırız. İbrahim Taş hocamıza kolaylıklar, Allah’tan muvaffakıyetler diliyoruz. Bu kurumun gelenekleri içerisinde o da bayrağı aldığı yerden daha ileriye taşımak için sizlerle birlikte, bütün bileşenlerimizle birlikte elinden gelen gayreti gösterecek ve eminim ki üniversitemiz her geçen gün bir şeyler ilave ederek, ülkemizin iftihar edeceği bir eğitim kurumu olacak. Görev yaptığım sürece bu heyecanımızı bizlerle paylaşan, bizlere yardımcı olan, destek olan dostlarımıza, paydaşlarımıza, arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Aynı ilgi teveccühü bundan sonra da üniversitemize, üniversitemizin değerlerine devam edeceğine olan inancımı korumak istiyorum. Bu vesileyle nazik bir jestle bizi bugün yalnız bırakmayan Osmangazi Üniversitesi’nin değerli rektörü Hasan Gönen hocamıza da saygılarımızı ve teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Bir tecrübeli ağabey olarak tecrübelerini bize aktaracaktır. Yeni rektör hocama da başarılar diliyoruz. İşlerinde kolaylıklar diliyoruz. Yapacağı her hayırlı işte yanında olacağımızı bir kez daha bilmesini istiyorum” dedi.

    “İNŞALLAH BU GÖREVİ LAYIKIYLA YERİNE GETİREBİLİRİZ”

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş ise, önceki rektör Azmi Özcan’a teşekkür etti. Taş, “Azmi Hoca üniversitemizin kurucu rektörü, kendisinin üniversitemize kazandırdıkları hepinizin malumu, bunları şimdi saymak çok yersiz olur. Bizim amacımız da hocamızın da belirttiği gibi bu kervana eklenmek şeklinde. Allah’ın izniyle mevcut kazanımlarımızı, hocamızın getirdiklerinin üzerine yeni neler ekleyebiliriz bunun gayreti içerisinde olmaya çalışacağız. İnşallah bizi bu göreve layık görenleri, üniversitemiz mensuplarını, Bilecik’i mahcup etmeyiz. Allah yanımızda olsun diyoruz. Üniversitemiz, öğrencilerimiz için hayırlı olsun diyoruz. İnşallah bu görevi layıkıyla yerine getirebiliriz. Hocamızla sürekli istişare içerisinde olacağız. Mevcut kazanımlarımızı, birikimlerimizi korumaya çalışacağız ve üzerine bir tuğlada biz koyabilirsek ne mutlu bize diyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    “İKİ ÜNİVERSİTE ÇOK İYİ BİR İŞBİRLİĞİ İÇERİSİNDE”

    Son olarak söz alan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin kardeş üniversitesi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, kurucu rektör Prof. Dr. Azmi Özcan’ın üniversitenin bugüne gelmesinde çok emeği olduğunu söyledi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak çok iyi bir işbirliği içerisinde bulunduklarını anlatan Gönen, şöyle devam etti:

    “Kurucu rektörümüz değerli dostum Azmi Özcan’ın ifade ettiği gibi her şeyin bir başı var ve bir sonu var. Azmi hocamız kuruluşundan bugüne Şeyh Edebali Üniversitemizin bugüne gelmesinde çok emekleri oldu. Kendisiyle Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak çok iyi bir işbirliği içerisinde bulunduk. Elbette bundan sonra işbirliği içerisinde olmaya devam edeceğiz. Ben Azmi hocamıza hizmetlerinde dolayı teşekkür ediyorum. İbrahim Taş hocamıza da bundan sonra ki koyacağı tuğlalarda başarılar diliyorum. İnşallah Allah utandırmasın. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak kardeş üniversitemiz Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ne zaman bize ihtiyacı olursa her zaman yanlarında ve arkalarında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Hayırlı uğurlu olsun her iki rektöre de sizlere de hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ben tekrar Azmi hocama hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum İbrahim hocama da bundan sonra başarılar diliyorum.”

    Konuşmaların ardından Özcan rektörlük cübbesini yeni Rektör İbrahim Taş’a giydirdikten sonra rektörlük beratını da teslim etti. Yeni rektör Taş ise, Azmi Özcan’a çiçek taktim etti.

    Öte yandan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş’ı, makamında ilk olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen ziyaret ederek, tebrik etti.

  • ERÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Güven Görevi Teslim Aldı

    T.C. Anayasasının 130. ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Muhammet Güven, Vekil Rektör Prof. Dr. Hamza Çakır’dan görevi teslim aldı.

    ERÜ Rektörlüğü’nde düzenlenen devir teslim töreninde, 7 ay vekil rektör görevini üstlenen Prof. Dr. Hamza Çakır, görevi Prof. Dr. Muhammet Güven’e devretti. Prof. Dr. Çakır, Güven’e görevinde başarılar diledi. Görevi devraldıktan sonra konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Güven, göreve geldikten sonra emeğini esirgemeyeceğini ve kendisine verilen göreve layık olmaya çalışacağını söyledi. Temel hedeflerinin ileriki dönemde ülkenin bilimsel ve teknolojik anlamda da desteklenmesine katkıda bulunan bir üniversite olmasını sağlamak olacağını kaydeden ERÜ Rektörü Prof. Dr. Güven, “Yaklaşık 7 ay önce rektör adaylarını belirleme seçiminde aday olmam ile başlayan süreçte önce değerli öğretim üyelerinin teveccühü, daha sonra yükseköğretim kurulunun güveni ve nihayetinde de sayın cumhurbaşkanının tensipleriyle sonuçlandı. Bu süreçte destek veren ve emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sürecin Erciyes Üniversitesi’ne yakışır bir şekilde sürdürülmesine katkıda bulunan tüm aday arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Allah’ın takdiri ile atanmış olduğum bu görevde emeğimi esirgemeyeceğimi ve bana verilen göreve layık olmaya çalışacağımı bilmenizi istiyorum. Erciyes Üniversitesi; dinamikleriyle küresel ölçekli atılımlar yapabilme ve üniversitelerimiz için örnek olma potansiyeline sahip nadir üniversitelerden birisidir. Temel hedefimiz üniversitemizi erken dönemde küresel çapta yarışabilen, uluslararası nitelikte bilim adamlarının istihdam edildiği bir kurum haline getirmek, ileri dönemde de dünyanın gelişen ve en büyük ekonomilerinden birisi olmasını beklediğimiz ülkemizin bilimsel ve teknolojik anlamda da desteklenmesine katkıda bulunan bir üniversite olmasını sağlamak olacaktır. Bu hedefe ulaşabilmek ancak huzurlu bir ortamda mümkün olacaktır. Kökeni nereden gelirse gelsin gerek ülkemizin gerekse şehir ve üniversitemize huzur, birlik ve dirliğine zarar verecek her unsurla mücadele edeceğiz. Huzuruyla örnek olan ve bunu şehrin dokusuna da yansıtan Erciyes Üniversitesi’nin bu ortamın devamı için de elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz. Bugün tarafıma verilen bu görevde en büyük yardımcım ve destekçilerim sizler olacaksınız. Birlikte daha ileriye gidebilmek için, daha iyi bir üniversite oluşturabilmek için ve ülkemizin gelişimize katkıda bulunabilmek için hepinizin desteğini talep ediyorum” diye konuştu.

    Rektör Güven, daha sonra makamında tebrikleri kabul etti.

  • AK Parti Kastamonu Milletvekili Demir: “Bir Müdür İle Şefe, Sözüm Geçmeyecekse Yemin Ederim Bu Görevi Bırakırım”

    AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Kastamonu’da, halkın oylarıyla seçilmiş bir kişi olarak, bir müdür ile iki şefe sözüm geçmeyecekse, görevi bırakacağını söyledi.

    Milletvekili Demir, ’Kastamonu’da özellikle sahil bölgesini etkisi altına alan kar yağışı sonrası köylerde ve yol güzergahlarında mahsur kalan vatandaşlara ve araçlara, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün yeteri kadar yadımda bulunmadığı gerekçesiyle sorumlu şef ve müdürlerin hesap vereceği’ şeklinde yaptığı açıklamasına, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yazılı cevap yapması üzerine tekrar bir açıklama yaptı.

    Demir, “Polemiğe girmek istemezdim. Fakat yapılan açıklamaya cevap verme lüzumu gördüm. Çünkü şahsım perşembe günü, Kastamonu’dan Cide’ye geçiş yaptım. Yolda çalışma yapan personelle sohbet ettim. Bir ihtiyaçları var mı diye sordum. Şenpazar’da durdum ve İl Özel İdare ekipleri ile çay içerek bir süre sohbet ettik. Cide’den kendi köyüme gideceğimi bildirdim, yolun açık olup olmadığını sordum. Bana ekipler açık olduğunu söyledi. Bunun üzerine bende, Cide’den köyüme gitmek için yola çıktım ama maalesef yolda 20 santimetre kalınlığında kar vardı. Aracım dört çeker jeep olduğundan dolayı Aydos bölgesinde bir minibüse rastladım. İçinde ailesi olan şahıslar, 4 saattir yolda kalmışlar. Bende, telefonla Karayolları ekiplerine ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım. Cide Kaymakamımızdan yardım istedim. Bunun sonucunda 4 saattir yolda kalmış kişileri ancak bu şekilde kurtarabildik” dedi.

    Karayolları 15. Bölge Müdürünün dünyadan haberi olmadığını ileri süren Demir, “Karayolları ekiplerinde özverili çalışanlar bizlerin her zaman baş tacıdır. Ama sahildeki durum olağan değil, olağanüstü bir durumdur. Olağanüstü durumlarda ne yapılacağını bizlere anlatmasına gerek yok, bunu herkes biliyor. Otobüsün yolda kaldığı yere gittiğimde yine bana yanlış bilgi veriyorlar. Ben bizzat kendim ordaydım ve yol genişletilmesi falan yok. Taşeron firmanın araçları var ama yakıt yok deyip park etmiş gitmişlerdi. Hatta otobüs şoförü, karayollarını kaç saattir arıyorum ilgilenen olmadı dedi. Türkiye Cumhuriyetine bağlı Karayolları, Türkiye’de büyük işler yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Ama görevlerini yapmayan şef ve müdürler mazeret altına sığınmamalıdırlar. Süreç boyunca bölgede bulundum ve bir acil hasta için 100 metre içeri girmeyin talimatı veren müdür, saat 21.00’da yatan ve vekilin telefonuna çıkmayan şef, araç parklarında tüm araçların yatarak İnebolu Kaymakamının talebini, ricasını geri çeviren şeflere seslenmek istiyorum. Tüm süreçte bölgedeydim ve bizzat canlı tanık olarak yaşadım ve gördüm. Bölge Müdürüne sormak istiyorum, acaba kar yağışından sonra hiç sahil bölgesine inmiş mi? En az bir buçuk metre, en çok üç metre olan kardan bahsediyoruz. Sayın vekilim, ‘Karayolları, bizi ölüme terk etti’ diyen köylülerden bahsediyoruz. Hangi görev alanından bahsediyorsunuz. Burası Kastamonu, bizler vekil olarak o kapılardan oy istedik. Böyle bir durumda vekil olarak topyekun halkımızın yanında olacağız. Buna kimse engel olamaz ve olamayacaktır. Karayolları, ana yol güzergahını açık tutması zaten asli görevidir. Bu zaten Karayollarının işidir. Ama bizlerde, bir örf ve adet vardır. Bizler, nerede, hangi ülkede, hangi şehirde dil, din, ırk fark etmez bir afet yaşansa yardımına koşarız. Nerede zorda olan birisi varsa yardımına koşarız, yanında oluruz. Bunun sonucu ne olursa olsun fark etmez. Karayolunu açık tuttuk diyorsunuz ama Cide-İnebolu yolu Pazar günü saat 15.00’da kapalı kaldı. Bu yolu da açan Kastamonu İl Özel İdaresi ekipleri oldu. Karayollarının taşeron firmasına ait araç, tek kepçe takmadan yoldan geçti. Bizzat ben yolda karşılaştım. Cide’de kendi köyümde açılan yol, tek şerit tabandan kazıma değil, 15 santimetre üstten tartarak açılan yoldur. Çift şerit ise, Salı akşamı saat 17.00’da açıldı. Bizim, özverili çalışan Karayolları ekiplerine biz sözümüz yok. Sayın Karayolları Bölge Müdürüm ile Cide ve İnebolu’da Karayolları şeflerine çok sözüm olacak. Sayın Bölge Müdürümüzden ricamız, lütfen kendileri köylülerimizle, kaymakamlarımızla ve belediye başkanlarımızla bir istişare toplantısı yapsın” diye konuştu.

    Kastamonu halkının oylarıyla seçilen bir milletvekili olduğuna dikkat çeken Demir, şunları kaydetti: “Tüm Kastamonu halkına şunu söylemek istiyorum. Ben, sizlerin oylarınızla seçilen bir vekiliyim. Sizin sesiniz olamayacaksam, derdinizle dertlenmeyeceksem, bir müdüre, bir şefe sözüm geçmeyecekse, yemin ediyorum bu milletvekilliğini yapmam. Bu süreçte özverili bir şekilde gecesini gündüzüne katan Karayolları ekiplerine teşekkür ediyorum, ama görevini layıkıyla yapmayanlara da sitemde bulunuyorum”.

    Öte yandan, Demir, İlçe Kaymakamlarından yapılan çalışmalarla ilgili olarak bilgi ve belge istediğini, kendisinde bulunan belgelerle birlikte bunları Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a da bizzat sunacağını sözlerine ekledi.

  • TKDK Giresun’da Yatırımcı İle Bankalar Arasında Köprü Görevi Yapacak

    Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğü, Giresun’da faaliyette bulunan kurumlar ile protokol imzalamış olan bankalar ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda konuşan TKDK Giresun İl Koordinatörü Emin Serdar Kurşun, banka ve müşteriler arasından köprü görevi yaptıklarını söyledi.

    TKDK ile Bankalar arasında ortak bir çalışmanın yürütüleceği belirten Kurşun, “Banka çalışanları tarafından gelen talepler doğrultusunda, yatırımcıların tercih etmiş oldukları bankalar, bizler tarafından bilgilendirilecek. Yatırımcı ve banka arasında köprü görevi üstlenerek, sürecin anlaşılması açısından yaşanacak sıkıntıların önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Böylelikle kredilendirme daha sağlıklı şartlarda gerçekleşecek” dedi.

    ‘’Yatırımcılar ve bankalar arasında yapılacak sözleşme ile Kurumumuzdan alınacak hibe bankalar açısından teminat olabilecektir” diyen Kurşun, “Kurumumuz daha önceden yapılan yatırımlarda hibe desteği sağladığı inşaat ve makine ekipmanın üzerinde ipotek kabul etmezken, artık böyle bir şart aramamaktadır. Bu durum yatırımcılar için oldukça büyük bir avantaj oluşturmaktadır. Yatırımcılar kurumumuz ile sözleşme imzalanmasından sonra bankalardan alacağı kredi karşılığında yatırım yapacağı arazi üzerine de ipotek koydurabileceklerdir’’ ifadelerini kullandı.

  • Mersin İdmaryurdu’nda Başkan Kahramanlı Görevi Bırakıyor

    Spor Toto Süper Lig’de sıkıntılı günler yaşayan Mersin İdmanyurdu’nda sular durulmuyor. Kulüp başkanı Ali Kahramanlı, görevi bırakacağını açıklayarak, 11 Ocak tarihinde yapılacak olan olağanüstü genel kurulda aday olmayacağını söyledi.

    Kahramanlı, son yaşanan süreçle ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 9 yıldır kulüp başkanlığı yaptığını, bu süreçte takımı 2 kez Süper Lig’e çıkardıklarını anlattı. Ancak son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle bazı olumsuzlukların ortaya çıktığını dile getiren Kahramanlı, destek çağrılarının ise karşılığını bulmadığını belirtti. Bir süre önce kulüp başkanlığı görevinden istifa ettiğini, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın devreye girmesiyle yeniden görev başına döndüğünü hatırlatan Kahramanlı, ancak ortaya çıkan yeni şartlardan sonra göreve devam etmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

    “BU TAKIM İYİ YÖNETİLİR, İYİ TRANSFER YAPILIRSA DÜŞMÜZ”

    Kulübün içinde değişmesi gereken ve bu kulübe zarar veren insanların olduğunu öne süren Kahramanlı, “Öncelikle onların temizlenmesi gerekiyor. Bunlar yapılmalı. Mersin İdmanyurdu şu anda sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Ama şunu net söylemek gerekir ki, Mersin İdmanyurdu her zaman zoru başaran bir kulüptür. Şu anda sondan ikinci sıradayız. Ama baktığınızda üstümüzdeki takımlarla puan farkı çok değil. Eğer iyi bir takım kurulur ve iyi bir hava yakalanırsa, Mersin İdmanyurdu ligde kalır. Bu takım iyi yönetilir, iyi transfer yapılırsa düşmez” dedi.

    “MERSİN İDMANYURDU BENİM ÇOCUĞUM GİBİ”

    Kendisine ekonomik destek verilmiş olsaydı, her türlü sorumluluğu alarak Mersin İdmanyurdu’nu tek başına taşıyabileceğini ifade eden Kahramanlı, “Ama bu şartlarda benim devam etmem mümkün değil. Ancak dışardan da olsa her türlü desteği vereceğim, vermeye de hazırım. Mersin İdmanyurdu benim çocuğum gibi, ailem gibi, ondan kopmam mümkün değil. O nedenle çok hızlı bir şekilde hemen transferlerin yapılarak lige iyi bir başlangıç yapılması gerekiyor. Aslında bizim transfer listemiz de hazırdı. Ama maalesef bazı olumsuzluklardan dolayı geri çekilmek zorunda kaldık” diye konuştu.

    Servet Çetin, Sinan Kaloğlu, Efe Özarslan ve Oktay Delibalta’nın takımdan gönderildiğini hatırlatan Kahramanlı, en kötü ihtimalle 5-6 oyuncunun transfer edilmesi gerektiğini, en az 2-3 futbolcunun da sezon sonuna kadar kiralanması gerektiğini kaydederek, yeni bir heyecan, yeni bir kan değişiminin elzem olduğunu belirtti.

    “BAŞKAN BY-PASS EDİLDİ İDDİALARI DOĞRU DEĞİL”

    Bu süreçte kamuoyuna ’başkan by-pass edildi, bir çok şeyden haberi olmadı, yönetim ikiye bölündü’ gibi iddiaların yansıdığını hatırlatan Kahramanlı, “Kesinlikle böyle bir şey yok. Ben hala bu kulübün başkanıyım. Arkadaşlarımızın çalışmaları var. Zaman zaman bazılarından haberimiz var bazılarından olmuyor. Ama sonra bana bilgi veriliyor. Genel kurula kadar ben bu süreçte elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.

    “KULÜBÜN ÖNÜNÜ AÇTIM”

    Yıllardır bu kulübü yönettiklerini, Mersin İdmanyurdu’na tarihi başarılar yaşattıklarını dile getiren Kahramanlı, sözlerine şöyle devam etti;

    “Ama bu saatten sonra yapamam. Neden? Ekonomik şartlar ortada. Kulübün durumu ortada. Benim kendi işim, kendi sağlığım var. Ben bu saatten sonra artık stres yaşamak istemiyorum. Bana, ’alacağı var, onun için mücadele ediyor, nasıl olsa para gelince ona gelir’ deniliyordu. Ben kulübün önünü açmak için yaklaşık 14 milyon lira olan alacağımı en arka sıraya çektim. Kulübün önünü açtım. Takım Süper Lig’de kalırsa o parayı alırım, ama Allah korusun düşerse de feda olsun”

    “KONGREDE ADAY DEĞİLİM”

    Bugüne kadar kendisine destek veren herkese teşekkür eden Kahramanlı, “Sonuçta başarı hepimizin, başarı şehrin başarısıdır. Ben bugüne kadar maddi manevi bu kulübe çok şey verdim. Bundan sonraki süreçte de her türlü desteği vermeye hazırım. Ama artık ben bu kulübün başında olmayacağım. 11 Ocak’ta yapılacak olan olağanüstü kongrede de aday değilim. Dışarıda bir takım olumsuz dedikodulara itibar edilmemesini istiyorum. ’Başkan by- pass edilmiş, başkana sorulmamış’ gibi şeyler doğru değil, bunlar yanlış şeyler” şeklinde konuştu.

    HAKAN KUTLU’YA KARŞIYIM

    Hakan Kutlu’nun Mersin İdmanyurdu’nda teknik direktör olarak görev yapmasına sıcak bakmadığını vurgulayan Kahramanlı, “Teknik direktör tercihini doğru bulmuyorum. Benim tasvip etmediğim bir isim. Ama yönetim uygun görmüş tabi ki saygı duyuyoruz. Bülent Korkmaz hocanın gidişine de çok üzüldüm. Bu şekilde olmaması gerekiyordu. Bu süreçte karşılıklı oturup konuşarak, anlaşarak, el sıkışarak yollar ayrılabilirdi. Ama biz bu durumu düzeltmek için çok kısa süre içinde hocamızı çağırıp, kendisi ile helalleşmek istiyoruz. Gerekirse parası yönetim kurulu arasında toplanarak ödenmesi gerekir. Çünkü basında bu konuyla ilgili yer alan haberler hoş değil. Mersin İdmanyurdu’na yakışmıyor” dedi.