Etiket: Görenleri

  • (Özel Haber) Kayalıdere Şelaleleri görenleri kendisine hayran bırakıyor

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaklaşık 3 kilometrelik kanyon içerisinde yer alan Kayalıdere Şelaleleri görenleri kendisine hayran bırakıyor.

    Kdz. Ereğli ilçesi merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan Kayalıdere köyü yakınındaki şelaleler keşfedilmeyi bekliyor. Yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki kanyonun içerisinde irili ufaklı 7 şelale yer alıyor. Şelalelerin en küçüğü 3, en büyüğü ise yaklaşık 20 metre yüksekten akıyor. Doğaseverlerin özellikle zorlu yürüyüş için tercih ettiği Kayalıdere Şelaleleri’nin bulunduğu kanyonda bazı noktalar ise ormanlık alanda ağaçların arasına tırmanılarak geçilebiliyor. Tehlikeli ve zorlu olmasına rağmen doğa sporcularının ve meraklıların tercih ettiği Kayalıdere Şelaleleri’nin turizme kazandırılması isteniyor.

    Arkadaşları ile birlikte Kayalıdere Şelaleri’nin bulunduğu kanyonu yürüyerek yaklaşık 2 saatte geçen Hüseyin Yavuz ilk defa gelmesine rağmen güzelliğe hayran kaldığını söyledi. Herkesin bu doğal güzellikleri görmesini tavsiye den Yavuz, “Kayalıdere Şelaleri’ne ilk defa geliyorum, buraları ziyaret etme imkanı buldum. Yaklaşık 2,5 kilometre yürüdük. Bazı yerlerde kanyonu direk geçemedik. Ağaçların arsından tırmanarak geçtik. Zorlu olmasına rağmen çok zevkli ve eğlenceliydi. İlk defa gelmeme rağmen doğa harikası bir yer keşfettik. Agua park gibi şelaleler var. Burada 3-4 tane şelaleyi gezdik. Gelecek olan arkadaşların buradan memnun kalacaklarını tahmin ediyorum” dedi.

    Ereğlili olmasına rağmen bu doğal güzellikleri ilk defa gördüğünü ifade eden Sertan Kuzu ise yetkililerden bu bölgede turizm ile alakalı çalışma yapmalarını talep etti. Kayalıdere Şelaleleri’nin turizm potansiyelinin çok fazla olduğunu söyleyen Kuzu, “Kayalıdere Şelaleleri’ne ilk kez geldim. Bu noktaya gelebilmek için yaklaşık 3 kilometre yol geldim. Ereğli’nin her bir yeri ayrı bir cennet ama Ereğlili olmama rağmen buraya ilk kez geliyorum. Buraya 3 kilometre boyunca dağ, patika tırmandık. Kanyonu geçmek için zorlu yollardan geldik. Çok yorulmamıza rağmen o kadar zevk aldık ki gerçekten çok güzel. Doğa turizmine katkıda bulunmak isteyen arkadaşlarıma burasını tavsiye ederim. İnşallah burası keşfedilir ve turizme hizmet eder. Gelmek isteyen arkadaşlara burasını tavsiye ederim” dedi.

    Kayalıdere köyü sakinleri ise bölgede yürüyüş yapmanın zevkli olduğu kadar tehlikeli de olduğunu belirterek, köyden uzak olan kanyonu bilmeyenlerin tek başlarına girmemeleri uyarısında bulundu.

  • 2 bin 500 yıl öncesinin oyuncakları görenleri büyülüyor

    Edirne Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’nde Enez ilçesindeki kazılarda çıkan 2 bin 500 yıl öncesine ait çocuk oyuncakları ziyaretçilerin yoğun ilgisine neden oluyor.

    Pişmiş topraktan yapılan 2 bin 500 yıl öncesine ait oyuncaklarda, o dönemde yaşayan hayvan figürleri yer alıyor. Çocukların ilgi alanlarının daha çok hayvanlardan oluşması yapılan oyuncaklardan anlaşılıyor. Sanat Tarihçisi Ayşegül Bozkaya, Enez kazılarında çıkan oyuncaklarda Fok balığının yer aldığını belirterek, “Enez’in bir liman kenti olduğunu düşünürsek Fok balığının Enez sahillerinde yaşadığını anlıyoruz. Günümüzde Saroz körfezinde Fok balığının neslinin tükendiğini anlayabiliyoruz” dedi.

    Sanat Tarihçisi Ayşegül Bozkaya, Edirne Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’nde sergilenen oyuncakların çocukların ilgi alanlarını ve o dönemde Fok Balığının Enez’de yaşadığına dikkat çekerek, “Çocuk oyuncuları Enez kazılarından çıkmıştır. M.Ö. 5’nci ve 6’ncı yüzyıla ait eserlerdir. O dönemde çocukların oynaması ve vakit geçirmesi için yapılmış oyuncaklardır. Pişmiş topraktan yapılmışlardır. Genellikle o dönemde yaşayan hayvanlar oyuncakların şekillenmesine yardımcı olmuştur. Fok balığı, keçi, boğa, kaplumbağa ve insan figürleri. 2 bin 500 yıl öncesine ait eserlerdir oyuncaklar. Dönemin bazı özelliklerini yansıtmaktadır. Dönemin hayvanlarını eserlerden anlamak mümkün. O dönemde yaşayan insanların avcılıkla uğraştığını anlayabiliyoruz. O dönemde çocukların ilgi alanları da anlaşılıyor. Enez’in bir liman kenti olduğunu düşünürsek Fok balığının Enez sahillerinde yaşadığını anlıyoruz. Günümüzde Saros körfezinde Fok balığının neslinin tükendiğini anlayabiliyoruz” dedi.

  • Ayna meraklısı kuş görenleri şaşırtıyor

    Tunceli’de aynalara meraklı kuş, görenleri şaşırtıyor.

    Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’nde minik bir kuş, kurban kesmeye gelen ziyaretçi arabalarının dikiz aynalarıyla oynuyor. Kuş, ziyaretçiler gittikten sonra da cemevi dedesi Cemal Can’ın duvar üzerine koyduğu aynayla saatlerce oyun oynuyor. Aynayı devirdiği zaman kısa süreliğine uzaklaşan kuş, Can’ın aynayı düzeltmesiyle yeniden oyuna devam ediyor.

    Minik kuşun serçe türü olduğunu belirten Düzgün Baba Cemevi Dedesi Cemal Can, “Gelen ziyaretçi arabalarını bekliyor. Geldiklerinde dikiz aynalarıyla oynuyor. Aynada kendini görünce başka kuş zannediyor. Akşama kadar ziyaretçi arabalarıyla oynuyor. Diğer zamanlarda da çoğunlukla aynayla vakit geçiriyor. Ayna meraklısı olduğu için aynalı kuş diyorum. Şu an ziyaretçi arabaları olmadığı için ayna koyduk onunla oynuyor” dedi.

  • (Özel haber) Bu papağan görenleri şaşkına çeviriyor

    Eskişehir’de Mike isimli cennet papağanı eğlenceli hareketleriyle vatandaşların ilgi odağı oldu.

    Odunpazarı’nda bir sanat atölyesi bulunan Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı Berrin Koşay’ın Mike isimli cennet papağanı, yaptığı yaramazlıklarla insanları şaşırtıyor. Pozitif enerjisiyle vatandaşların dikkatini çekmeyi başaran Mike, kimi zaman ise ziyaretçilerine dans gösterisi sunuyor. Koşay ile papağanı Mike arasında olan yakın ilişki ise görenleri hayrete düşürüyor. Oyun oynamayı çok seven Mike, çocuklarla çeşitli oyunlar oynayarak onlara eğlenceli dakikalar yaşatıyor. Yurt içinden ve yurt dışından gelen turistler, Mike’ı görebilmek için adeta can atıyor.

    “Mike’ı sürekli şehir içinden, şehir dışından görmek için geliyorlar”

    Berrin Koşay, Mike’ın daha 2 aylık bir yavruyken bir arkadaşı tarafından kendisine hediye edildiğini ve şu anda 5 yaşına girdiğini söyledi. Mike’a çocuk gibi baktığını belirten Koşay, “Mike farklı. Buraya gelenlerde öyle diyor. Gelen turistler bunu çok seviyorlar. Mike’ı unutmuyorlar. Mike her türlü şeyi yapıyor. Oyun oynamayı çok seviyor. Söylenenleri anlıyor. Şunu yap, bunu yap gibi. Değişik renklere falan tepki gösteriyor. Dans ediyor. Erken yatıyor, erken kalkıyor. Akıllı, çok zeki. Cennet papağanı çok zeki bir hayvan. Cici kuş, beybiş ve pis diyor. Aileden bir birey gibi oldu artık. Mesela bu sene kışın geldiler Mike’ı görmeye. İstanbul’a gelmişler, Hollanda’dan. Hususi olarak onu görmeye geldiler, Eskişehir’e. Geldiler, gördüler, sevdiler, gittiler. Yurt dışından gelip görenler var. Mesela Papağan Mike camda oturuyor. Çocuklar ve turistler geldiği zaman görüyorlar. Ya oynuyorlar ya da seviyorlar. Mike’ı kameraya çekmeden gitmiyorlar. Onu tekrardan görmeye geliyorlar. Mike’ı sürekli şehir içinden, şehir dışından görmek için geliyorlar. Meraklısı çok” şeklinde konuştu.

  • Mezarlıkta bulunan bu hayvan görenleri şaşırttı

    Mersin’de bayram temizliği esnasında mezarlıkta bulunan, ’kobay’ adıyla da bilinen guinea pig, belediye çalışanları tarafından veteriner hekime teslim edildi. Belediye çalışanlarının korkup çuvalla yakaladığı 30 santimetre uzunluğundaki ve 20-25 santimetre tüyleri bulunan yaralı hayvanın parmaklarına saplanan çelik yay ise uyutularak çıkartıldı.

    Türbe mezarlığında bayram temizliği yapan belediye çalışanları, hamstere benzettikleri, anavatanı Güney Amerika olan bir kobayı yaralı halde yakaladı. Ayağına çelik yay saplanan zararsız hayvanı ekipler zaman kaybetmeden en yakın veterinere getirdi. Acı çeken hayvanın ayağına batarak sarılan çelik yay genel anestezi uygulanıp yaklaşık 35 dakikalık operasyonla çıkarıldı.

    Hayvanı yaralı halde fark ederek yakalayıp veterinere getiren Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanı Hüseyin Baş, “Türbe mezarlığına temizlik için girmiştik. Baktık bir hayvan var, korktuk. Çuvalla yakaladık. Bir sandığa koyduk. Zararsız bir hayvan olduğunu gördük. Ayağına bir yay girmiş. Hocamıza getirdik. Bayıltarak yayı çıkarttı” dedi.

    Veteriner Hekim Mehmet Önem de, “Arkadaşımız bu hayvanı mezarlıkta bulmuş. Kendisi hamstere benzeterek bize getirdi. Hemen müdahale ettik. Parmaklarındaki teli çıkardık, çelik tel saplanmıştı. Sonradan da araştırdık, çünkü ilk defa karşılaştık. Bunun guinea pig olduğunu anladık. Bu kobay olarak da kullanılan bir hayvan. Enteresan olanı bunun bir mezarlıkta bulunmuş olması. Nasıl geldi oraya ya da kim bıraktı, nasıl bıraktılar. Başka bir yere bıraktılar oradan mı geldi, merak konusu” diye konuştu.

    Hayvanı yetkililere teslim ederek yaşayabileceği bir ortama ulaştıracaklarını ifade eden Önem, “Hayvanın yakalanmış olduğu ortama adapte olmuş olması da çok ilginç. Çünkü yaklaşık 20-25 santimetre uzunluğunda tüyleri var. Çok uzun süre bulunduğu ortamda kalmış. Tek bir ihtimal var, bunu birileri beslemiş, bakamamış, doğaya bırakmış” şeklinde konuştu.

    Mehmet Önem, yaklaşık 30 santimetre uzunluğundaki ve 20-25 santimetre tüyleri bulunan hayvanın sağlık durumunun iyiye gittiğini kaydetti.