Etiket: Görenleri

  • Yanan toprak görenleri şaşırtıyor

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde, bir tarladaki toprağın duman çıkararak yanması görenleri şaşırtıyor.

    İlçeye bağlı Adaköy Mahallesi Taşdibi mevkisinde bulunan tarlasının geçtiğimiz yıl sonbahar döneminde kendiliğinden yanmaya başladığını belirten tarla sahibi 80 yaşındaki çiftçi İbrahim Ulu, “Geçen yıl, bu aylarda burası yandı, ardından yanan yer çöktü” diye konuştu.

    Tarladaki toprağın kış mevsiminin gelmesi ile birlikte kar yağıncaya kadar duman çıkararak yanmaya devam ettiğini anlatan Ulu, “Bu sene de buralar yanmaya başladı. Kar yağana kadar toprak yanıyor, üzerini karla birlikte beyaz örtü kaplayınca yanma sona eriyor. Yanan toprağın da siyah rengi değişiyor” dedi.

    Atasından kalma tarlayı çocukluğundan beri ektiklerini ancak bugüne kadar böyle bir durumla karşılaşmadıklarını anlatan Ulu, ekim aylarında yanarak dumanlar yükselmeye başlayan tarlayı ilkbahar döneminde ektiklerini, alanda genelde mısır, fasulye ve bal kabağı gibi ürünler yetiştirdiklerini söyledi.

    Obruk oluşabilir tedirginliği yaşıyorlar

    Toprağın yandığı dönemde üzerine tarlayı sürmek için traktör çıkaramadıklarını, bahar döneminde de traktörün üzerinde yürüdüğünde olduğu yerde toprağın sanki çökecekmiş gibi sallandığını aktaran Ulu, şöyle devam etti:

    “Geçen yıl 20-25 gün bu şekilde yandı. Yanan yer olduğu yere oturdu, çöktü. Yandıktan sonra toprak bembeyaz bir hal alıyor. Artık ürün yetişmez hale geliyor. Neden yanıyor hiç bilmiyoruz. Geçen yıl ‘senin bostan yanıyor’ dediklerinde gelip kontrol ettim baktım, hakikaten yanıyor. Yandıkça, yandıkça toprak oturdu çökme yaptı. Tarlamız Beyşehir Gölü’ne yakın bir mesafede bulunuyor. Uzun yıllar önce yapılan araştırmalarda, Beyşehir Gölü’nün ve buraların altında kömür madeni olduğunu ama olgunlaşmadığını söylediler. Kömür var mı bilmiyoruz, varsa kendi haline de böyle yanar mı? Endişemiz; Konya’da bazı yerlerde toprakta 10-15 metre çökme oluyor, obruk oluşuyor ya. Buralarda da olur mu diye tedirgin oluyoruz. Toprağın altını iki karış kazdın mı, dumanlar çıkmaya başlıyor, yanıyor. Traktörle alana giremiyoruz. Burada yetiştirdiğimiz ürünleri sulamayız. Çünkü, toprağın birkaç karış altı su. Ürün, toprağın altından suyunu nemini alır. Bu sene de kar yağıncaya kadar yine böyle toprağın yanacağını düşünüyoruz.”

    Isı el yakıyor

    Tarla sahibinin oğlu Mehmet Ulu da, bir haftadır tarladaki toprağın yandığını belirtirken, “Geçen yıl 20-25 gün yanmıştı. Ne zaman kar yağar, taban suları yukarı çıkarsa o zaman sönüyor” dedi. Toprağın yandığını elindeki sopayı toprağın altını kazdığında çıkan dumanlarla gösteren Ulu, toprağın üzerinde oluşan ısının el yaktığını belirtti. Ulu, komşu tarlalarda böyle bir manzara yaşanmazken, kendi tarlalarında yaşanan bu durumun konunun uzmanı olan ilgililer tarafından araştırılmasını istedi.

    Öte yandan Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mehmet Kaya, hafta başında topraktan numune alarak gerekli incelemenin yapılması için laboratuvara göndereceklerini bildirdi.

  • (Özel Haber) Savaş mağduru Suriyeli Ahmet’in tasarımları görenleri şaşırtıyor

    Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçarak 3 yıl önce ailesiyle birlikte Kocaeli’nin Kartepe ilçesine yerleşen 14 yaşındaki Ahmet Haskir, eski elektronik eşyalardan topladığı malzemelerden çok sayıda ürün tasarladı. Suriyeli Ahmet’in yeni hedefi ise karada, havada ve deniz altında ulaşımda kullanılabilecek bir taşıt üretmek.

    Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle evlerini bırakan Yaser ve İman Haskir çifti, 4 çocuklarıyla birlikte 5 kilometre yolu yürüyerek Türkiye’ye sığındı. Haskir ailesi, 3 yıl önce Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde kendilerine yeni bir hayat kurdu. Ailenin 4 çocuğundan biri olan Ahmet Haskir ise, Suriye’de başlayan hayalini Kartepe’de devam ettiriyor. 14 yaşındaki Ahmet Haskir, çevresinde gördüğü eski ürünlerden topladığı cihazlarla yeni ürünler tasarlıyor.

    Robottan makineye birçok ürün tasarladı

    Bir yandan ilçede eğitimine devam eden Ahmet, topladığı eski cihazlarla yeni ürünler tasarlamaya başladı. Geri dönüşüme gidecek ürünleri alan Ahmet, yeteneğini geliştirebilmek için Kartepe Belediyesi tarafından açılan Abdulhamid Bilgievi’nin yolunu tuttu. Bilgievinde uzman öğretmenlerin desteğiyle çalışmalarını yürüten Ahmet, atık malzemelerden edindiği parçalarla yeni ürünler ortaya çıkarıyor. Bugüne kadar içecek makinesi, temizlik robotu, temizlik arabası, robot, ot biçme makinesi gibi ürünler tasarlayan Ahmet, yeni hedefinin ise karada, havada ve deniz altında insanların ulaşım sağlayabileceği bir taşıt tasarlamak olduğunu söyledi.

    “Oradaki savaşın bir yılını yaşadım”

    Suriye’deki savaş nedeniyle Türkiye’ye sığındıklarını ve 5 yaşında başlayan hayalini burada devam ettirme fırsatı bulduğunu dile getiren Ahmet Haskir, “Güzel bir yerdi, Türkiye gibiydi. Bakkallar, arabalar, motosikletler, her şey vardı. Oradaki savaşın bir yılını yaşadım. Uçaklar falan vardı. Bir silah deposu vardı, onu patlatmaya çalışıyorlardı. Bize yakın bölgelerde bombardımanlar oldu, yakınlarımdan hayatını kaybedenler oldu. Üzüldüm. Evimiz vardı Suriye’de. Dayıma bıraktık. 5 yaşında başladım icatlar yapmaya. Tornavida gibi şeylere çok meraklıydım. Daha sonra oyuncak kumandalı arabaları parçalamaya başladım. Daha sonra akülü araba gibi şeyleri parçalamaya başladım. Nasıl çalıştığını falan öğrenmeye çalıştım. Şimdi denizin içine giren bir drone yapmaya çalışıyorum. Hem denizde hem karada hem de havada gidebilen bir araç yapmak istiyorum. Ailem benim böyle şeyler yaptığımı görünce sevindi” dedi.

    “Önce düşünüyorum”

    Yaptığı ürünler hakkında da bilgiler veren Ahmet Haskir, “Mesela yaptığım bu robot hareket ediyor, selam veriyor. Merhaba diyebiliyor. Bunu yaparken şırıngalarla yapılmış bir kepçe vardı. Bunu kimse düşünmemişti. Sonra ben de yapmaya karar verdim. Önce düşünüyorum, kağıda çiziyorum, malzemelerini topluyorum ve yapıyorum. Çevremdeki insanlar benim böyle şeylerle uğraştığımı biliyorlar. Mesela ‘Kumandalı araba bozuk. Tamir edebilir misin’ diyorlar. Tamir edilebilecekse yapıyorum, veriyorum. Çöpe atılacaksa bana veriyorlar, motorunu falan ben de alıyorum. Mesela yaptığım temizlik robotu var. Çöp toplayabiliyor. Süngeri var arkasında. Onunla temizleyebiliyor” diye konuştu.

    “Biz burada onlarla ensar ruhumuzu paylaşıyoruz”

    Suriye uyruklu Ahmet’in çalışmalarını desteklediklerini ifade eden Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez de, “Suriyeli evladımız Ahmet’in bu yaptığının öne çıkartılması belki belediyemizin çocuklarla ilgili faaliyetleri için çok önemli. Biz Kartepe Belediyesi olarak kadınlarımız, çocuklarımız, yaşlılarımız için birçok sosyal sorumluluk projesi yapıyoruz. Çocuklarımız için de yaptığımız 18 bilgievinde 5 bine yaklaşık çocuk eğitimde destek görüyor. Kimisi şiir, kimisi kompozisyon yazar, kimisi resim çizer, kimi de farklı şeyler yapar. Çok yetenekli bir evladımız. Bir özelliği de yaptığı şeyi söküp onunla tekrar farklı bir şey yapabiliyor. Dolayısıyla çok masraflı değil. Biz burada onlarla ensar ruhumuzu paylaşıyoruz. Ahmet gibi çocuklarımız okullarımızda entegre oluyorlar” şeklinde konuştu.

  • 2,5 kiloluk dev çaşır mantarı, görenleri şaşırttı

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bir vatandaşın yaylada bulduğu ve doğada kendiliğinden yetişen, barındırdığı besin öğeleri nedeniyle özel bir tür olarak bilinen 2,5 kilogram ağırlığındaki çaşır mantarı, görenleri şaşırttı.

    Yaşam süresini uzattığı ve tümöre karşı etkili olduğunu düşüncesiyle sağlık dostu mantar olarak bilinen çaşır, bölgede sadece yüksek kesimlerinde yetişiyor. Bölgede kabak mantarı olarak da adlandırılan çaşır mantarının, şeker hastalığına, kalp-damar hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Aynı adı taşıyan otun köklerinde kendiliğinden yetişen bir tür değerli mantar olarak biliniyor. İlkbahar aylarında karların erimesi ile birlikte çıkmaya başlayan çaşır otunun köklerinde Mayıs-Haziran aylarına gelindiğinde yetişen çaşır mantarındaki minerallerin birçoğunun da kalp adalelerini kuvvetlendirdiği ve kalp çevresindeki damarlarda daralma ya da tıkanmayı önlediği belirtiliyor.

    Çaşır mantarı toplamak için ilçeye bağlı Uzunpınar Mahallesi’nin Sarıçiçek yaylasına giden Yusuf Ceyhan, uzun uğraşlar sonucunda bulduğu dev çaşır mantarını, Elbistan Ziraat Odası’na getirdi. Elbistan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Bulut, çaşır mantarının, bölgede az rastlanan bir tür olduğunu belirtti.

    Çaşır mantarının genelde yüksek kesimlerde bulunabildiğini kaydeden Bulut, “Bu mantar, bölgemizde yuvarlak göbelek ya da kabak mantarı olarak adlandırılır. Yaylalarda yetişir. Yağışın bol olduğu yerlerde 5-6 kilograma kadar büyüyebilir. Uzunpınar Mahallesi’nde çiftçilik yapan Yusuf Ceyhan’ın bulduğu bu mantar ise 2,5 kilogram geldi. Bu mantarın zehirli olup olmadığını gıda mühendislerimiz analiz edecek” dedi.

  • Şehrin ortasındaki koyunlar görenleri şaşkına çevirdi

    Eskişehir’de bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan Geleneksel Küçükbaş Çoban Şenliği tanıtımında onlarca koyun çobanlar eşliğinde şehir merkezinde gezdirilirken, görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi.

    3 yıldır düzenlenen Küçükbaş Çoban Şenliği’nin tanıtımı için 2 Eylül Caddesi’nde toplanıldı. Buraya kamyonla getirilen 100 koyun ile birlikte şehir merkezinde bulunan bir alışveriş merkezine kadar yürünerek 7 Ekim’de yapılması planlanan festival tanıtıldı. Vatandaşların meraklı ve şaşkın bakışları arasında gerçekleştirilen yürüyüşte çobanlar da hayvanların kontrolünü sağlamak için büyük çaba gösterdi. Koyunların arasında 2 adet eşeğin de bulunması, görüntüleri daha da ilginç hale getirdi. Hayvanlar, yürüyüş sonunda ise alışveriş merkezinin önüne kurulan alana getirildi. Burada Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    “Bunu ilk defa gerçekleştiriyoruz”

    Bu yürüyüşü ilk defa koyunlarla birlikte şehir merkezinde yaptıklarını söyleyen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Bu bir farkındalık oluşturmak için yapılıyor. Ama Türkiye’den çok fazla talep var. Birçok yetiştirici, köpek bakanlar, ilaç satanlar ihraç eden, ithal eden, bütün iş adamları pazar günü Muttalip’de hayvan barınağında toplanacağız. Bugün onun bir başlangıç yürüyüşü. Eskişehir’de ilk defa oluyor. Belki Türkiye’de de ilk defa oluyor. Çünkü biraz önce arkadaşlardan öğrendim. Bazı yerlerde yapmak istemişler ama olmamış. Ama bizim çobanlarımızın mahir elleri ile yaklaşık bir buçuk kilometrelik yolu şehrin bütün gürültüsüne rağmen bir noktadan bir noktaya getirebildiler. Bunlar gerçekten onların mahareti” şeklinde konuştu.

    “Çobanlık kötü bir meslek değil”

    25 yıldır çobanlık yapan Makbule Demir çobanlığın kötü bir meslek olmadığını dile getirerek, “Torunlarımla beraber de koyun güttüm. Bu kötü bir meslek değil. Evet gençler bıkar, usanır ama hele ki yaşlılara emeklilere tavsiyem temiz havada gezinirler. Sütünü, etini taze taze yetiştirirler. En değerli süt peynir tereyağ. Ben hala bugün tereyağ yapıyorum, peynir yapıyorum. Komşularıma süt veriyorum. bunlar yararlı şeylerdir. Evet satın alınıyor dışarıdan ama ben o tadı bulamıyorum” dedi.

  • Bulut’taki Aslan şekli görenleri şaşırttı

    İspirde akşam saatlerinde gün batımı yaklaşırken gökyüzünde beliren Aslan şeklindeki bulut görenleri şaşırttı.

    Bursa’dan memleketine ziyarete gelen Ali Alayoğlu, “Bulutta resmen Aslan şekli var. böyle bir şeyi ilk defa görüyorum muhteşem bir görüntü” dedi.

    İspirli vatandaşlar ise “İlçemizde gün batımı çok güzel olur ama bu akşam çok ilginç, Bulut’ta Aslan resmi oluşmuş. izlerken keyif aldık” dediler.