Etiket: Göre

  • Göz göre göre çarpıp kaçtı

    Bursa’da 15 gün önce meydana gelen kazada çarptığı bisikletli temizlik işçisinin ölümüne neden olduktan sonra olay yerinden firar eden sürücünün peşine düşen Bursa polisi adeta iğneyle kuyu kazdı. Aynı modelde 1350 otomobili kontrol eden Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro ekipleri firari sürücüyü Bulgaristan da bulup yakaladı.

    Edinilen bilgiye göre, 18 Ocak akşamı Osmangazi ilçesi Santral Garaj Mahallesi’nde meydana gelen kazada bir belediyede geçici temizlik işçisi olarak çalışan Ramazan Sağlık (34) bisikleti ile Ankara Caddesi üzerinde seyir halindeyken arkadan gelen plakası ve modeli tespit edilemeyen bir otomobilin çarpması neticesi kaldırıldığı Çekirge Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayın ardından harekete geçen Bursa polisi firari aracın peşine düştü.

    Olay yeri ve çevresindeki güvenlik kameralarını incelemeye alan polis otomotiv uzmanlarıyla görüntülerin incelenmesinin ardından otomobilin marka ve modelini tespit etti. Aynı modelde 1350 adet otomobili mercek altına alan Gasp Büro ekipleri araç sahiplerini evlerine tek tek giderek otomobilleri uzman ekiplerle birlikte inceledi. Olaya karıştığı belirlenen 16 CKL plakalı otomobilin Kestel Sanayi Sitesinde tamir edildiği belirlendi. Araçta yapılan kriminal incelemede hayatını kaybeden belediye işçisinin kan ve kıl örneklerine rastlandı. Otomobilin sürücünün 39 yaşındaki Hasan K. olduğunu belirleyen ekipler şahsın Bulgaristan’a kaçtığını tespit etti. Yapılan görüşmelerin ardından Türkiye’ye dönmesi için ikna edilen Hasan K. teslim olduğu İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından çıkarıldığı Küçükçekmece Adliyesince tutuklandı.

  • Ataman: “BEST bana göre ligde kalır”

    Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman, BEST Balıkesir’in iyi direnç gösterdiğini ve ligde kalacak bir takım olduğunu söyledi.

    Spor Toto Basketbol Ligi’nin 16. haftasında BEST Balıkesir evinde Galatasaray Odeabank’a 78-72 mağlup oldu. Maç sonrası değerlendirmede bulunan Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman, “Takımım bugün çok iyi basketbol oynadı. Son haftalarda iyi bir çıkış yakaladık. Son 8 günde 4 maç oynadık ve bir yenilgi aldık. Hedefimiz Türkiye Kupası’nda şampiyonluk” dedi.

    Galatasaray Odeabanklı Basketbolcu Göksenin Köksal ise yoğun bir tempodan çıktıklarını söyleyerek, “Önemli bir karşılaşmaydı. Maça iyi başlayamadık. İkinci yarı iyi bir direnç gösterdik. Önemi bir deplasmanda kazandık. BEST Balıkesir’i de kutluyorum” dedi.

  • Yaşıtlarına göre boyu kısa olan çocuklar

    Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. G. Figen Günindi, boy kısalığı veya büyümede duraklama olduğu düşünülen çocukların çocuk endokrin uzmanı tarafından muayene, takip ve tetkik edilmesi gerektiğini söyledi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği’nden Yrd. Doç. Dr. G. Figen Günindi çocuklarda boy uzaması konusunda; “Normal büyüme için sağlıklı ve mutlu olmak, doğru beslenmek ve normal hormon dengesine sahip olmak gerekir. Bunlardan herhangi birinde sorun olursa yetersiz büyüme görülür. Büyüme, çocuğu erişkinden ayıran en önemli özelliklerden birisidir. Çocukluk çağında boy uzaması sağlıklı büyümenin en temel göstergelerinden birisidir. Normal büyüme boy, vücut ağırlığı ve baş çevresindeki artışın yaş, cinsiyet ve genetik potansiyeline göre beklenen değerler içinde olmasıdır. Büyümenin değerlendirilmesinde boy uzamasının takibi ve normalden sapmaların saptanması, olası patolojik nedenlerin erken yakalanmasında büyük önem taşır. Büyümenin izlenmesi bir çocuğun sadece ne kadar büyüyeceğini göstermekle kalmaz, aynı zamanda ne kadar sağlıklı olduğunu da ortaya koyar” bilgisini verdi.

    Yrd. Doç. Dr. Günindi şöyle devam etti: “Boy kısalığı yaş ve cinsiyete göre hazırlanmış büyüme eğrilerinde, boyun üçüncü persentilin (bir başka tanımla yaş ve cinsiyete göre ortalamanın iki standart sapmasının [SD]) altında olması olarak tanımlanır. Erişkin yaşamda farklı bulgularla karşımıza çıkan pek çok hastalık, çocukluk çağında sadece boy kısalığı ile kendini gösterebilir. Büyüme intrauterin, süt çocukluğu, çocukluk ve adölesan dönemi kapsar. Doğum öncesi 9 ayda ortalama 50 cm olan boy uzaması, doğumdan sonra ilk yıl 25 cm, ikinci yıl 10-12 cm, üçüncü yıl 8 cm’dir. Dört yaş ile puberte başlangıcı arasındaki uzama yılda ortalama 5-6 cm’dir. Yaşamın ilk bir ayında çevresel faktörler ve beslenme büyümeyi birincil olarak etkilerken, bu dönemden sonra iki yaşına kadar genetik etkenler ön plana çıkar. Üç yaş ile puberte arasındaki dönemde büyüme endokrin faktörlerin etkisi altındadır. Bu dönemde büyüme eğrisine paralel gitme, büyüme hızının normal olduğunu, dolayısı ile çocuğun sağlıklı olduğunu gösterir. Eğri aşağı doğru çaprazlandığı takdirde sistemik hastalık taramalarının ardından hipotiroidi, büyüme hormonu eksikliği gibi büyüme geriliğine yol açan endokrinolojik bozukluklar değerlendirilmelidir. Tiroit hormon eksikliği yavaş büyüme ve zeka gelişiminde gerilik ile sonuçlanır.”

    Tıbbi süreçten bahseden Yrd. Doç. Dr. Figen Günindi, “Tiroit hormon eksikliği kan testi ile saptanır ve kolayca tedavi edilebilir. Pubertede büyüme, büyüme hormonu yanında seks steroidlerinin etkisi ile gerçekleşir. Bu dönemde yapısal nedenlerle büyüme eğrisinden sapma gözlenebildiği için büyümeyi farklı bir şekilde değerlendirmek gerekir. Büyüme hormonu büyümeyi doğrudan etkiler. Büyüme hormonu eksikliği doğumsal veya beynin doğum sırasında veya sonrasında hastalık, ışın tedavisi veya tümör nedeni ile zarar görmesi nedeni ile gelişebilir. Bebeklerde üç ayda bir, çocuk ve adölesanlarda ise 6-12 ayda bir tekrarlanan boy ve vücut ağırlığı ölçümleri büyümeye ilişkin daha ayrıntılı bilgi verir. Boy kısalığı veya büyümede duraklama olduğu düşünülen çocukların çocuk endokrin uzmanı tarafından muayenesi, takip ve tetkik edilmesi gerekir” şeklinde konuştu.

  • Op. Dr. Demiralp’ten yaşa göre estetik tüyolar

    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. C. Özerk Demiralp, hangi yaşın hangi estetik müdahaleye uygun olduğuyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

    Uzm. Dr. Demiralp, gelen talepler doğrultusunda yaş gruplaması yaparak en uygun estetik tüyoları paylaştı:

    “20-30 yaş arası: Botoksa olan talebin en yoğun olduğu 20-30 yaş aralığı, gelecekte kırışıklık olmasını istemeyen ve şimdiden önlem almak isteyen gruptan oluşuyor. ’Botoks benim için erken mi’ diye bize soruyorlar. Bunun değerlendirmesi için öncelikle cilt analizi yapıp hastanın kırışık bir cilde meyilli olup olmadığını değerlendiriyoruz. Bazı ciltler kırışıklığa eğilimli olduğundan, 30 yaşına gelmeden ciltte derin çizgiler oluşabildiği için bu grupta uygun dozlarda botoks uygulaması, geleceğe hazırlık konusunda büyük avantaj sağlıyor. 20-30 yaş aralığındaki kişilerin en yoğun taleplerinden bir diğerini ise dudak dolgusu oluşturuyor. İnce dudaklara sahip kişilere yapılan dolgu, bir sene boyunca hacimli dudaklara sahip olunmasını sağladığı için, kişiyi mutlu ediyor ve öz güvenini artırıyor. Botoks ve dudak dolgusunun yanında, burun ameliyatı oldukça revaçta. Burnun gelişimin tamamlandığı 18 yaş dikkate alınacak olursa, burnundaki şekil bozukluğundan ve nefes alma probleminden rahatsızlık duyan gençler, burunlarının düzeltilmesini istiyorlar. Artık eskisi gibi ameliyat sonrası morarma şikayetinin çok olmaması, tamponların kolay çıkarılabilmesi, burun ameliyatı korkusunu ortadan kaldırıyor. Kişi bir ay sonunda güzel bir buruna kavuşabiliyor. Talep edilen ikinci ameliyat ise meme büyütme ameliyatı. Meme estetiği, güzel bir vücuda sahip olmak isteyen kadının öz güvenini de tamamlıyor. Meme büyüklüğü yeterli olmayan kadınlar eğer doğum düşünmüyorlarsa, bu dönem içerisinde ameliyat olabilirler. Hamilelik ve emzirme döneminde memede büyüme olacağı için, tam şeklin oluşturulması açısından bu ameliyatı emzirme sonrasına ertelemek çok daha mantıklı olacaktır.

    30-40 yaş arası: Bu yaş grubunda en çok talep edilen işlem, özellikle yanak ile burun arasında oluşan nazolabial bölge adını verdiğimiz derin çizginin giderilmesi için oluyor. Gerilmiş ve genişlemiş yüz hatlarına, uygun dozlarda dolgu uygulamalarıyla, hastalarımızın kendi tabiri ile ’maske gibi görünüm’e neden olmadan, bu hatları rahatlatmak mümkün. Cildin nemlenmesini, kalitesini ve kollajen miktarını arttırmak için ’PRP’ adını verdiğimiz kök hücre tedavisi en çok önerdiğim ve en çok talep edilen ikinci işlem. Bu uygulama sonrasında çok daha canlı ve genç görünümlü bir cilde sahip olabilmeniz mümkün. Bize başvuran hastaları değerlendirdiğimizde, en sık talep edilen ameliyatların başında liposuction ve meme düzeltme operasyonları geldiğini söyleyebiliriz. Hastalarımız, lazer liposuction yöntemi ile fazla yağ birikintilerinden kısa sürede kurtuluyorlar. Klasik yöntemlere göre daha kısa sürede sosyal hayata dönebilen hastalarımız, böylece estetik bir vücut görünümü elde edebiliyorlar. Doğumlara bağlı meme şeklinin bozulduğu durumlarda, tek başına meme dikleştirme operasyonu gerçekleştiriyoruz. Eğer doğum sonrası memede hacim kaybı da söz konusu olmuşsa, silikon desteği yaparak daha iyi sonuçlar alıyoruz.

    40-50 yaş arası: Bu yaş grubunda, yüzde ve ellerde artan lekelenmeler ile karşılaşıyoruz. Özellikle güneşin radyoaktif etkisi, bazı ciltleri bölgesel olarak melanin artışına maruz bırakıyor. Bu gibi durumlarda yeni nesil kimyasal peeling uygulamaları ve lazerler ile başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Atrofiye uğramış yani hücreleri zayıflamış bölgelerin doldurulması amacıyla yağ enjeksiyonu ve dolgu uygulamaları bu dönemde sıkça talep edilebiliyor. 40-50 yaş arasındaki hastalarımıza en sık yaptığımız ameliyatların başında, sarkmış bölgeleri düzeltme operasyonları geliyor. Karın, yüz ve kolda meydana gelen sarkıklıkları, yer çekiminden ve yaşla beraber gevşeyen derileri germe işlemlerinden sonra, hastalarımız kısa sürede bu sarkmaların toparlandığı genç bir vücuda sahip olabiliyorlar.

    50-60 yaş arası: Bu yaş grubunda en çok tercih edilen işlemi, göz kapağı ameliyatları oluşturuyor. Sarkmış ve göze baskı yapan üst göz kapağı derisinin alınması ve yağ fıtıklaşmalarının tedavi edilmesi ile kişi daha canlı bir görünüme kavuşuyor. Sarkan deriden kaynaklanan görme sıkıntısı da böylece giderilmiş oluyor. Yapılacak bu uygulamaları uygun steril şartlar altında, alanında tecrübeli ve yetkin doktorlara yaptırmanızı, her işlemin bir riski olduğunu, bir komplikasyonla karşılaştığınızda bunun üstesinden gelebilecek bir plastik cerrahi uzmanına kendinizi emanet etmenizi öneriyorum.”

  • Kan bağışında mevsimlere göre düşüş gözleniyor

    Yurt genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları, kan bağışının azalmasına neden olunca, Kızılay Başkanı Kerem Kınık twitter hesabından vatandaşlara kan bağışında bulunulması için çağrı yaptı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Giresun Kızılay Başkanı Murat Cansız, vatandaşların yaz kış demeden ‘1 ünite kan 3 can’ kampanyasına sahip çıkmaları gerektiğini söyledi. Yıllara oranla kan veriminde Giresun’da artışın olduğunu ama sezonsal olarakta düşüş olduğunu belirten Cansız, “Giresun’da 2015 yılında 11 bin 500 kan bağışı yapıldı. Bu sayı 2016 yılında ise 12 Bin 670 kan bağışı olarak artış gösterdi. Fakat bu sayıların yüzde 70’lik bir oranı yaz aylarında alınan kanlar ile sağlandı. Yıllara oranla güçlü bir yükseliş yakalasak da yaz ve kış sezonu arasında büyük düşüler gözlemleniyor. Kış sezonunda kan vericilerimiz düşmekte olduğu için başkanımız bunu vurgulamıştır ve vatandaşları kan vermeye davet etmiştir” dedi.

    “Giresun’da stoklarda sıkıntı yok”

    Kanın sürekli ihtiyaç olduğunu belirten Cansız, “Giresun’da kan stoklarımız iyi durumdadır ama kan sürekli ihtiyaçtır. Türkiye’de kan bağışçılarımızın yüzde 87’si erkek yüzde 13’ü ise bayan bağışçılardır. Bu rakamlara göre bölgemiz açısında bakıldığında diğer bölgelere göre Giresun’da bayan bağışçılar erkelere göre daha fazla olduğu görülmektedir. Kan bağışının yanı sıra uygun bağışçılardan 500 kök hücre alınmıştır. Bölge açısından baktığımızda 39 hastanemizde yüzde 94 civarında vatandaşlarımızın kan ihtiyaçlarını karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Giresun’da şuana kadar alınan kanlar arasından en fazla A ve 0 pozitif kanlar olduğunu kaydeden Cansız, 5-8 Ocak tarihleri arasında Atatürk Meydanı’nda kan bağışı TIR’ıyla düzenlenecek olan ‘Vatan Sana Kanım Feda’ Kan Bağış Kampanyası’na vatandaşları davet etti.