Etiket: Göre

  • Bodrum’da göz göre göre köpekleri zehirledi

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde elindeki zehirli mamayı sokağa bırakarak bir köpeğin zehirlenmesine neden olan kadın güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Kimliği belirsiz kadının zehirli mamayı sokağa bıraktıktan sonra gülerek uzaklaşması ise dikkatlerden kaçmadı.

    Gümbet mahallesi Gediz sokakta iş yeri bulunan Selim Turan “Tarçın” isimli golden kırması köpeğini hareketsiz ve bitkin bir halde bulunca veterinere götürdü. Veteriner tarafından ilk müdahalesi yapılan köpeğin zehirlendiği ortaya çıktı. Hemen tedavi altına alınan Tarçın serum ve iğne verilerek müşade altına alındı. Köpeğinin nasıl zehirlendiğini öğrenmek için güvenlik kameralarını inceleyen Turan, bir kadının poşet içerisinde işyerinin önüne şüpheli hareketlerle mama bırakıp uzaklaştığını görünce şok oldu. Tarçın isimli köpeğinin ise sokağa bırakılan zehirli mamaları yediğini gören Turan, kamera kayıtlarıyla birlikte Bodrum Emniyet Müdürlüğüne giderek kadından şikâyetçi oldu.

    Serum verilen Tarçını tedavi eden Veteriner Hekim Yasin ince köpeğin Zehirlendiğini söyleyerek “Gece yarısı bize getirildi. Zehirlenme tespit ettik ve şuanda tedavisi devam ediyor. Bu tarz zehirlenmeler genelde fare zehir ile yapılır ama tüm tedavileri yapıldı. Şu anda Tarçının sağlık durumu iyiye gidiyor. Birkaç gün içerisinde sağlığına tam olarak kavuşacak” ifadelerini kullandı.

    Gülerek uzaklaşmasına şok oldum

    Köpeğin sahibi Selim Turan ise güvenlik kamerası görüntülerindeki kadının köpeğini zehirlendiğini iddia ederek “Kadın sokağın başından gelerek 2 arabanın arasında geçiyor. Elindeki poşette bulunan zehri sokağa dökmeye başlıyor. Daha sonra geri dönüp gülerek gidiyor. Köpeğimiz halsizleşmişti ve kusmalar başlamıştı. Bizde Tarçını veterinere götürdük. İğne ve ilaç verilince geri eve getirdik. Bir baktık Tarçın daha çok krize girmeye başladı. Tekrar veterinere götürdük. Tahlilleri yaptırdık köpeğimizin zehirlendiği ortaya çıktı. Bizde güvenlik kameralarını incelemeye başladık. Görüntüleri inceleyip bu durumu görünce şok olduk. Hemen emniyet güçlerine giderek durumu bildirdik ve şikâyetçi olduk. Bu durumu hayvan hakların derneklerinde ve sosyal medyada paylaşarak bu kişinin kim olduğunu ve bunun gibi insanların deşifre olmasını istedik. Bu kadının bu toplumda yaşayamayacağını tüm sosyal medya hesaplarımızdan duyurduk. Bu kişi bir an önce yakalanır ve cezasını çeker inşallah. Biz mamanın ne olduğunu anlayamadık şeker karışımı pirinçli buğday karışımlı yapışkan bir şeydi. Köpeğimiz zehirlendiğini anlamadan önce ben bu karışımı yerde gördüm. Günah olmasın birisinin poşetinden dökülmüştür diye süpürüp çöpe attım. Keşke daha önce bilseydim de bu mamanın tahlillerini de yaptırmış olsaydım. Köpeğimiz halen veterinerde ve halen tedavisi sürüyor” dedi.

  • Vali Şahin: “İlk tespitlere göre 5 kişi hayatını kaybetmiştir”

    İstanbul Valisi Vasip Şahın, Büyükçekmece’de düşen helikopterle ilgili, “Helikopter, 11.21 sıralarında Büyükçekmece E5 karayolu üzerinde şuan henüz net olmayan bir sebeple E5’e düşmüş bulunmakta. İlk tespitlere göre 5 kişi hayatını kaybetmiştir. Başsavcımız, adli tıp kurumu uzmanları ve yetkililer olay yerinde incelemelerde bulunuyor” dedi.

    Büyükçekmece’de düşen helikopterin enkazının bulunduğu bölgeye gelerek kontrollerde bulunan İstanbul Valisi Vasip Şahin ilk belirlemelere göre 5 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Vali Şahin, “Helikopter, 11.21 sıralarında Büyükçekmece E5 karayolu üzerinde şuan henüz net olmayan bir sebeple E5’e düşmüş bulunmakta. İlk tespitlere göre 5 kişi hayatını kaybetmiştir. Başsavcımız, adli tıp kurumu uzmanları ve yetkililer olay yerinde incelemelerde bulunuyor” diye konuştu.

    Uçağın nasıl düştüğü sorusu üzerine Vali Şahin, “Bütün bunlar teknik detaylar. Teknik ekipler bunu belirleyecekler, arkadaşlarımız çalışıyorlar. Net bir şey yok. Arkadaşlar bütün bunlar o andaki hava durumunun alınacak raporuna, teknik incelemenin sonuçlarına bağlıdır. Şu anda vereceğimiz bilgiler eksik olabilir yanlış olabilir. Kazanın nedeni hususunda şuanda elimizde net bir veri yok. Başsavcımız burada çalışıyor. Adli tıp uzmanları çalışıyor. Her yönüyle olay aydınlatılmak üzere çalışılıyor” şeklinde konuştu.

  • “Kanser türüne göre beslenme değişir”

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Fatma Öztürk, kanserin türüne göre beslenmenin özellik kazanacağı için bir diyetisyen desteği her zaman hastaya konfor kattığını söyledi.

    Kanser hastaları besin alımlarına dikkat etmedikleri için aldıkları tedavinin etkisinden dolayı aşırı zayıfladığını söyleyen Medicana Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Fatma Öztürk, kanser hastalarına beslenme ile ilgili bilgi verdi. Kanser tanısı konmuş kişilerin kilo vermemesi gerektiğinin altını çizen Öztürk, “Hastalar, beslenme ve diyet uzmanına başvurmalı. Biyokimyasal analizlerle ile hastanın gidişatı incelenmeli ve değerlendirmeye alınmalıdır. Kanser tedavisi gören kişide besin alımları azalır, sindirim ve emilimleri bozulur, enerji harcamaları artar. Bundan dolayı kanser tanısı almış kişinin beslenme durumunun saptanması önemlidir” dedi.

    Dyt. Fatma Öztürk, kanserin türüne göre beslenme özellik kazanacağı için bir diyetisyen desteği her zaman hastaya konfor kattığını söyledi.

    Öztürk, kanser hastalarının dikkat etmesi gereken durumları ise şöyle sıraladı:

    İştah azalması olduğu durumlarda; yemek öğünleri yüklü olmamalı, az ve sık olacak şekilde hastanın seveceği sağlıklı besin seçenekleri oluşturulmalıdır. Bu sayede hastanın hızlı kilo kaybı önlenmelidir. Miktarı az fakat enerji ve proteini fazla olan gıdalar seçilmelidir.

    Hastanın ağzında yara varsa ya da oluşması durumunda; acı, tuzlu, sıcak ve asitli yiyecekler verilmemelidir.

    Bulantı- kusma olduğunda; kuru yiyecekler (tost, kraker, leblebi vb ) verilebilir. Yağlı besinler, kızartmalar, kokulu besinler verilmemelidir. Yemek yer yemez hasta yatırılmamalıdır.

    Kabızlık oluştuğunda; günlük diyetinde tükettiği posalı (lifli) gıdaların oranına bakılmalı, su içimi 8-10 bardak düzeyinde tutulmalıdır. Posa alımı için, kuru baklagiller, sebze ve meyveler, tam buğday ürünleri, bulgur, tam buğday makarna, çavdar ekmeği vb. yiyecekler diyette mutlaka tükettirilmelidir. Hastaya hafif egzersizler yaptırarak probiyotiklerle (dost bakteri) barsak sağlığını desteklenmelidir.

    Şeker düzeyi yüksek tatlılar (şeker, bal, pekmez, reçel, hamurlu- şerbetli tatlılar vb) tüketilmemelidir.

    Hasta önce katı gıdalar tüketilmeli, yarım saat sonra sıvı almalıdır. İyi çiğnemek, yer yemez yatmamak önemlidir. Bu noktada diyetisyen tarafından mutlaka kişiye özel diyet hazırlanması önemlidir.

    Laktozun sindirilemediği durumlarda; laktaz sütler, peynir, yoğurt tüketilmelidir.

    İşlenmiş et ürünleri, şarküteri ürünleri, aşırı tuz tüketimi, sigara, alkol alımı, sağlıklı pişirme yöntemlerinin dışında pişirme yöntemleri, yağ tüketiminin aşırıya kaçması, aşırı saflaştırılmış, işlem görmüş ürünlerin tüketimi, beyaz un ve bundan yapılmış unlu mamuller, şeker tüketilmemelidir.

    Yutma güçlüğü olan durumlarda; daha yumuşak gıdalar tercih edilmeli ve diyetisyen tarafından zenginleştirilmiş özel menüler hazırlanmalıdır. Bunun dışında gıdayı kıvamlaştırıp hastanın daha kolay yutmasına destek olunmalıdır.

    Sindirim sistemi kanserlerinde tümöre bağlı tıkanıklık varsa, ameliyatla bu bölgede büyük veya küçük alım söz konusu ise kişi özellikli beslenmeye ihtiyaç duyar. Önce damardan beslenmeye başlayan hasta sonrasında 1 hafta 10 gün içinde ihtiyaca uygun özel beslenme solüsyonları ile beslenmeye geçilir. Hedef yakın zamanda ağızdan beslenmeye geçerek sağlıklı bir şekilde taburcu edilir.

    Kanser hangi evrede olursa olsun hasta ve yakınlarının beslenme hakkında bilinçlendirilmesi gerekir. Besleme durumunun toparlanması hastanın tedavi sürecine olumlu katkı sağlar.

  • Yrd. Doç. Dr. Dayı: “Şeker tüketiminin artmasıyla günümüzde eskiye göre artık diş çürümesi daha çok oluyor”

    İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Dayı, “Gıdaların işlenmiş hale gelmesiyle, yumuşatılmasıyla ve şeker oranının, şeker tüketiminin artmasıyla günümüzde eskiye göre artık diş çürümesi daha çok oluyor” dedi.

    Diş çürükleri ve dolgu yöntemi hakkında açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Dayı, dolgunun dişlerin çürümesi neticesinde açılan boşluğun temizlendikten sonra tekrar doldurulması işlemi olduğunu söyledi.

    Dolgu yapılan dişlerde tekrar çürümelerin olabileceğine değinen Dayı, “Biz sadece bazen bir yüzeyine yani çürük olan yere müdahale ediyoruz ama dişin sağlam olan yüzeylerine hasta gerekli bakımı yapmazsa ya da farklı nedenlerden dolayı orada tekrar bir besin, bakteri plağı birikimi olursa çürümeler olabiliyor” diye konuştu.

    Günümüzde imkanların fazla olmasına rağmen diş çürümelerinin eskiye nazaran daha fazla olduğunu belirten Dayı, “Eskiden daha çok ham gıdalar tüketiliyordu. Yani işlenmiş gıda oranı neredeyse hiç yoktu. Ama günümüzde gıdaların işlenmesiyle birlikte bunlar daha yumuşak, daha kolay tüketilebilir hale geldi. Eskiden tüketilen maddelerde şeker oranı ya da yapay şeker oranı daha azdı. Hatta belki de yoktu. Dediğim gibi daha ham gıdalar tüketiliyordu. Gıdaların bu şekilde işlenmiş hale gelmesiyle, yumuşatılmasıyla ve şeker oranının, şeker tüketiminin artmasıyla günümüzde eskiye göre artık diş çürümesi daha çok oluyor” ifadelerini kullandı.

    Diş beyazlatma yöntemleri hakkında da bilgiler veren Dayı, diş beyazlatmasının farklı yöntemleri olduğunu dile getirerek, “Dişlerin çeşitli nedenlerle renklenmesi neticesinde veya dişin kendi doğal renginin koyu olması neticesinde dişlere beyazlatmalar uygulanabiliyor. Bunların tabi çeşitleri var. Bizim burada profesyonel olarak yaptığımız ‘ofisblick’ dediğimiz uygulamalar var. Onun haricinde hastaya daha düşük konsantrasyonlardaki beyazlatma maddelerin önerilmesiyle hastanın evde uygulayabildiği çeşitteki materyallerin ve aynı zamanda renklenmiş yüzeylerin klinik ortamda sadece mekanik olarak uzaklaştırabildiği beyazlatma yöntemleri var” dedi.

    Doç. Dr. Dayı, Diş Fakültesinde en sık yaptıkları tedavinin diş çürümesi tedavisi olduğunu belirterek, “Zaten diş çürümesi toplumda hemen hemen herkeste özellikle Türk toplumunda sıklıkla görülebilen bir rahatsızlıktır” şeklinde konuştu.

  • Şahin: “Şu anki anayasaya göre cumhurbaşkanları yetkilidir ama sorumsuzdur”

    Eski TBMM Başkanı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, “Şu an ki anayasaya göre cumhurbaşkanları yetkilidir ama sorumsuzdur. Cumhurbaşkanlarının tek başına yaptığı ve diğer işlemlerden dolayı şu an yargılanmaları mümkün değildir. Şu anda Cumhurbaşkanı vatana ihanetten yargılayacak herhangi bir yasal düzenleme de yoktur” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile birlikte AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nın 100. Yıl Kültür Merkezinde düzenlenen İl Danışma Kurulu toplantısına katılan Mehmet Ali Şahin, CHP’nin milletin kendi cumhurbaşkanını seçmesini hala içine sindiremediğini kaydetti. ‘Hayır’ diyenlerin 10 yıl önceki Cumhurbaşkanını halkın seçmesini amaçlayan anayasa değişikliğine de hayır dediklerini aktaran Şahin, “CHP millet Cumhurbaşkanını seçmesin dedi. Meclis seçmeye devam etsin dedi. Hala şimdi CHP milletin kendi cumhurbaşkanını seçmesini içine sindirebilmiş değil. 2010 yılında bir anayasa uzlaşma komisyonu kurtuldu ve siyasi partiler oraya önerilerini getirdi. CHP kendilerine göre hazırladıkları anayasa metninde Cumhurbaşkanının meclis tarafından seçilmesi yazıyordu. Yani Cumhurbaşkanı, CHP eğer güç alsa yeniden halktan alıp meclise sevk edecekler. Bu halka güvensizliktir, milli iradeye saygısızlıktır. Sık sık milli iradeden ve millet egemenliğinden bahsediyorlar. Halk yüzde 69 oyla Cumhurbaşkanını ben seçeceğim dedikten sonra siz hala halkın gözünün içine baka ‘Hayır siz seçmeyeceksiniz millet seçecek diyorsa’ sizin milli iradeden bahsetmeye hakkınız yoktur. Hala şikayet ediyorlar. CHP halkın seçtiği Cumhurbaşkanlığı modelini benimseyebilmiş değildir, içine sindirebilmiş değildir. Ellerine bir fırsat geçse yine halktan alıp meclise vermeye çalışacaklar. Biz geç kalınmış olan bir yeni modeli milletimizin önüne getiriyoruz. AK Parti ve MHP milletvekillerinin oyları ile meclisten geçti ve 16 Nisan’da bu anayasa değişikliğine ne diyorsunuz diye halk referandumuna gidiyor. Biz tabii ki mecliste desteklediğimiz Türkiye için gerekli ve lüzumlu gördüğümüz bu anayasa değişikliğinin halkımız tarafından da benimsenmesi için elimizden gelen çabayı ve gayreti göstereceğiz” dedi.

    “Şuan ki anayasa ya göre cumhurbaşkanları yetkilidir ama sorumsuzdur” diyen Mehmet Ali Şahin şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanlarının tek başına yaptığı ve diğer işlemlerden dolayı şuan yargılanmaları mümkün değildir. Sadece vatana ihanetten dolayı yargılanabilir diyor ama 1991 yılında ‘İhaneti Vataniye’ kanunu yürürlükten kaldırıldı. Şu anda cumhurbaşkanı vatanı ihanetten yargılayacak herhangi bir yasal düzenleme de yoktur. Türkiye’de cumhurbaşkanını şuanda yargılamak mümkün değildir. Biz bu modelle cumhurbaşkanının yargılanması önündeki engelleri de kaldırıyoruz. Tek başına yaptığı işlemlerden dolayı yargılanacağı gibi görev esnasında yapmış olduğu hatalardan dolayı da cumhurbaşkanı yargılanabilecek. Eğer İhaneti Vataniye kanunu yürürlükte olmuş olsaydı cumhurbaşkanı 413 oyla yüce divana gönderilebiliyordu. Şimdi milletvekili 600 oluyor sadece 400 milletvekili ile yüce divana göndermek mümkün oluyor. Türkiye gerçekten hukuk devleti olma yolunda da bu anayasa değişikliği ile önemli bir adım atmış oluyor. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda bu anayasa değişikliği ile sağlanacak.”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da esprili bir göndermede bulunan Şahin, “ Hayır da hayır var” diyorlar. Bizde diyoruz ki, “Hayır evet’tedir” Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum; Siz Selvi hanımla oturduğunuz nikah masasında ‘Evet’ demeseydiniz bir tane çocuğa sahip olamayacaktınız Hayır deseydiniz. Evet dediğiniz için mutlu bir evliliğiniz var. Hayır’da hayır yoktur, Evet’te hayır vardır. Evet dediğiniz için mutlu bir yuvanız ve evliliğiniz var” diye konuştu.