Etiket: Göre

  • Belçika’nın Türk Vekili, dini usullere göre hayvan kesiminin serbest kalması için çalışıyor

    Brüksel Bölge Parlamentosu’unda üç dönemdir vekillik yapan Meclis Başkan vekili Emin Özkara, Müslümanların ve Yahudilerin yıllardır uyguladıkları dini usullere göre hayvan kesiminin serbest bırakılması için büyük çaba sarfediyor.

    Flaman Bölge Parlamentosu’nda dini usullere göre kesimin yasaklanması gündeme geldikten sonra çalışmalarına hız veren başarılı Vekil Emin Özkara, Brüksel Bölge Hükümeti bakanlarına konu hakkında yazılı soru önergeleri yöneltti.

    Cecile Jodogne, Didier Gosuin ve Bianca Debaets gibi isimlere sorular yönelten Emin Özkara, her defasında şoklu kesimin zorunlu hale getirilmesinin yanlış olacağını ve dini usullere göre yapılan kesimlerin serbest kalması gerektiğini ifade etti.

    Bakan Debaets’e iki önerge

    İlk soru önergesini 31 Mart 2017 tarihinde Hayvan Refahından Sorumlu Bakan Bianca Debats’e yönelten Özkara, bakanın Müslüman Temsil Kurumu ile Yahudi Cemaati’yle görüşüp görüşmediğini sorduktan sonra bakana Şubat ayında danıştaydan dönen kanun taslağını hatırlatıp, sunacağı kanun taslağının dini özgürlüğü kısıtlayacağının altını çizdi.

    23 Mayıs 2017 tarihinde çalışma arkadaşı Manzoor Zahoor ile birlikte yine Bakan Bianca Debats’e bir soru önergesi daha yönelten Özkara, bu defa Belçika Yahudi Merkez Konsey Odası ile Müslüman Temsil Kurumu’nun ortak bir şekilde Valon Bölge Parlamentosu’na Devlet Kurulu tarafından kurban kesimi hakkında verdiği kararı hatırlattı.

    Şoklu kurban kesimini zorunlu kılacak kanunu yürürlüğe geçirmek isteyen bakana, bu kararı almadan önce hangi dini kuruluşlarla oturup fikir alışverişinde bulunduğunu soran Özkara, görüşmelerin sonuçlarını merak ettiğini ve ne şekilde olduğu hakkında detay istedi.

    Sorduğu önemli sorular arasında, bakanın bu konu hakkında halk buluşması gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğini de soran Özkara, Bakan’a dini kuruluşlarla olası bir dialog platformu kurmasını ve masaya oturmasını önerdi.

    Üçüncü önerge Bakan Gosuin’e

    Meclis Başkan vekili Özkara, 24 Mayıs 2017 tarihinde Ekonomiden Sorumlu Bakan Didier Gosuin’e soru önergesi yöneltirken, 2015 yılında Brüksel’deki kasapların yarısından fazlasının dini kesimlere göre hazırlanan ürünleri sunduğunu vurguladı.

    Şoklu kesim yasasını mecbur kılacak olası bir kararın geçmesi halinde, helal ürünler sunan kasapların ekonomik açıdan zor duruma düşebileceklerini ve birçoğunun iflas edebileceğini belirtti.

    Bakan Gosuin’e Brüksel’deki helal kesimin senelik vergi geliri hakkında bilgi isteyen Özkara, söz konusu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kaçak et sektörlerinin oluşma ihtimali hakkında sorular sordu.

    Dördüncü önerge Bakan Jodogne’a

    Son olarak 31 Mart 2017 tarihinde Dış Ticaretten Sorumlu Bakan Cecile Jodogne’a soru önergesi yönelten Özkara, Belçika’nın gıda ihracat hacminin 29 milyar Euro olduğu konusunda bir hatırlatmada bulundu. Bakan Jodogne’a Brüksel bölgesinden yapılan gıda ihracat hacminin ne kadar olduğunu soran Özkara, dini usullere uygun bir şekilde elde edilen etlerin ihraç edilen gıdanın yüzde kaçını oluşturduğunu konusunda bilgi isterken, hangi ülkelere gittiğini ve bölge ekonomisine ne kattığını sordu.

  • Eski geleneklerine göre iftar yapıyorlar

    Eskişehir Seyitgazi ilçesinin Kümbet Mahallesi’nde vatandaşlar, eski geleneklerine sahip çıkarak her gün bir aile tarafından verilen toplu iftarda buluşuyor.

    Aynı zamanda yemeklerin de hazırlandığı Kümbet köyü kooperatifi sosyal tesisinde kurulan iftar sofrasında buluşan köy halkı, birlik ve beraberliğini pekiştirip ramazan ayının coşkusunu birlikte yaşıyor. İftar programında açıklama yapan Seyitgazi Belediye Meclis üyesi Seydi Kanat, “Bugün iftar daveti vermek bize nasip oldu eski geleneğimizi bu seneden itibaren tekrardan canlandırmaya çalışıyoruz. Güzel birliktelik oluyor” diye konuştu.

    Düzenlenen iftar programı, yapılan duanın ardından sona erdi.

  • “Arsa payı değere göre paylaştırılmalı”

    Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Özelmacıklı, “Günümüzde kentsel dönüşümden, kamulaştırmalara hatta yapı tamamlandıktan sonraki aidatlara kadar her şey arsa payına bağlı iken, bu payın doğru ve adil olarak dağıtılıp dağıtılmadığı kontrol edilmiyor. Arsa payları eşit yada metrekareye göre değil değere göre paylaştırılmalıdır” dedi.

    Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, arsa payı, parsel arsasından bağımsız bölümlere rayiç değerleri oranında arsadan pay verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Arsa payı bağımsız bölümlerin sayısına bölünerek eşit pay verilmeyeceği gibi, bağımsız bölümlerin büyüklüklerine yani metrekarelerine göre de pay verilmemelidir. Arsa paylarının hakkaniyete ve yasalara uygun paylaştırılmasında, ne projeyi tasdik eden belediyeler ne de tapu daireleri bu konuda gerekli hassasiyeti göstermediklerinden birçok kooperatif ve müteahhit de olayın önemine veya bilgisine vakıf olmadığından arsa payları gelişi güzel veya arsayı binadaki bağımsız bölüm sayısına eşit bölmek suretiyle paylaştırılmaktadır ki bu yanlış bir uygulamadır” dedi.

    Kentsel dönüşümde ortaya çıkıyor”

    Birçok eski yapıda arsa paylarının müteahhit yada arsa sahibi lehine farklı oranlarda verildiğini ve bu durumun kentsel dönüşüm gibi yenilemelerde ortaya çıktığını belirten Özelmacıklı, “Kentsel dönüşüm öncesinde bina sakinleri arsa paylarını kontrol etmeli. Eğer adil bir dağılım yoksa bunun için arsa payının düzeltilmesi davası açmalı ve haklarını korumalılar” ifadelerini kullandı.

    “Arsa tapusunda saklı paylara dikkat”

    Arsa tapulu yerlerde de bağımsız bölümlere arsa paylarının adil dağıtılmadığı durumlarla karşılaştıklarını belirten Hakan Özelmacıklı, “Arsa tapulu daire yada işyeri alımlarında, fiili taksime dikkat edilmeli. Çünkü binada yeri olmayıp, arsada kendisine pay bırakanlar var. Daire sahipleri ile tapu sahipleri eşleşiyor mu, yoksa boşta kalan pay sahibi var mı kontrol edilmeli. İlerde bu durum izale-i şüyu ve ecrimisil davalarına neden oluyor. Hatta fiili taksim yoksa şufa hakkına bile konu oluyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • Turizmcilere göre Çeşme 20 yılın en kötü sezonunu yaşıyor

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel, turizmde son 20 yılın en kötü haziran ayını yaşadıklarını söyledi.

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel, 2017 turizm sezonu hakkında açıklamalar yaptı. Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Öncel, Çeşme’nin son 20 yılın en kötü haziran ayını yaşadığını ifade etti. Öncel, “Genel olarak baktığımızda da turizm ve ticaret iç açıcı değil. Çeşme olarak baktığımızda ise okulların kapanması ile tatil hareketliliği başlayacaktır. Biz destinasyon olarak yerli turiste hitap ediyoruz. Çeşme’de her şey dahil sistemi olmadığı için yabancı turist ilçemize gelmiyor. Okulların kapanması ile birlikte hareketlilik artacaktır. İşletmelerimiz bayram tatili için tüm hazırlıklarını tamamladı” dedi.

    Sezonun geçen yıldan daha iyi geçeceğini umduklarını ifade eden Öncel, şöyle devam etti:

    “Çeşme’nin insanlar için ayrı bir cazibesi var. Tatile çıkacak vatandaşların ilk tercihleri arasında Çeşme bulunuyor. Denizi, kumu, güneşi ve alternatifleri ile insanlara çok güzel bir tatil seçeneği sunuyor. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki; insanlar tatil için öncelikle güvenliği ön planda tutuyor. Bu çok önemli. Yurt dışından tatil için ülkemize gelecek olan turistler öncelikle burada yaşananlara bakıyorlar ve kararlarını buna göre veriyorlar. Bugün kendi coğrafyamıza baktığımızda ise yaşananlar ortada. ÇEŞTOB olarak ilçemizi tanıtmak adına Arap ülkelerinde de çalışmalar yaptık. Ama bugün İran ve Katar’da yaşananlar endişe verici boyutlarda. Biz şu andan itibaren ilçemizde bulunan 25 bin yatak kapasitemiz ile yerli turistlerimizi ağırlamaya hazırız. Çeşme’ye gelsinler ve hayatlarının en güzel tatilini yapsınlar.”

  • (Özel Haber) Aracı keyfine göre yaptırdı fiyatını ikiye katladı

    Kayserili Ramazan Özkan, 1991 model aracını keyfine göre dizayn ederek farklı bir görünüme kavuşturdu. Bu sayede aracın hem fiyatını ikiye katladı hem de insanların ilgisini çekmeyi başardı.

    Ramazan Özkan 5-6 aylık bir yapım süreci sonrası aracını bu hale getirdiğini ifade etti. Otomobilin el emeği ile yapılan bir çalışma sonucu ortaya çıktığını ifade eden Özkan, “Yaklaşık 5-6 ay gibi bir süremizi aldı. Tabi topladığımız ürünler üzerine koyduğumuz ürünleri her zaman ve her yerde bulamıyoruz. Ondan dolayı biraz vakit aldı. Kendi el emeğimiz ile yaptığımız bir çalışma oldu. Nerde ne eksik görürsek ona göre toparlayıp bu hale getirdik” dedi.

    “Bu otomobil keyfi hizmete mahsustur”

    Otomobile parası olan değil isteyenin bindiğini dile getiren Ramazan Özkan, otomobilinin Türkiye’de sayılı olduğunun altını çizdi. Özkan, “Çok görüyordum, internet olsun, videolarda olsun. Ben de böyle bir araç alıp, hani ‘keyfi alayım, toparlayıp bineyim’ dedim. Bir de Kayseri’de pek çok yerde bakıp bakıştırdık ama denk gelmedi. En azından Kayseri’de tek olabiliriz. Bir iki varsa da yanına arkadaş olarak düşündük ve böyle bir çalışma yaptık. Bu keyfi hizmete mahsustur. Parası olan değil, keyfi isteyen biniyor bu araca” ifadelerini kullandı.

    “Adamın X5’i var benim Serçe ile fotoğraf çektiriyorlar”

    Otomobilinin insanlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü aktaran Özkan, “Bir çok yerde güzel tepkiler alıyoruz. Mesela ışıklarda durunca adamın X5 ve X6‘sı var. Çok güzel ve pahalı arabalar. Ama insanlar duruyor ve bizim aracımız ile resim çekinmek istiyor. Bizim aracımız ile bir anı yapmak istiyor. Böyle şeylerle karşılaşmak keyif veriyor. İyi bir çalışma yaptığımızı düşünüyorum” diye konuştu.

    Araca değer biçemediğini de aktaran Ramazan Özkan, sözlerini şu şekilde tamamladı:

    “Şu an için araca belirli bir değer biçmedim. İnternette baktık ve bu tarz benim yaptığım bir araç bulamadık Serçe ve Muratlarda.”