Etiket: Gördüğü

  • Ünlü oyuncu Ezgi Mola, mülteci çocukların eğitim gördüğü okulu ziyaret etti

    AB Delegasyonu, ünlü oyuncu Ezgi Mola’nın da katılımı ile Sultanbeyli’de Şartlı Eğitim Yardımı programının uygulandığı, Suriyeli ve mülteci çocukların eğitim gördüğü Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nu ziyaret etti. Unicef gönüllüsü olan Ezgi Mola, okul ziyaretinde çocuklarla sohbet etti ve bol bol fotoğraf çektirdi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 2003 yılından bu yana uygulanan Şartlı Eğitim Yardımı Programı, 2017 yılı başlarından itibaren Suriyeli ve diğer mülteci aileleri de içerecek şekilde genişletilmişti. AB ve Unicef gibi kurumların destek verdiği program kapsamında yer alan okullardan biri olan Sultanbeyli Yıldırım Beyazıt İlkokulu, bugün AB Delegasyonu, Unicef ve ünlü oyuncu Ezgi Mola’nın da yer aldığı çok sayıda misafiri ağırladı. Ziyarete AB Delegasyonu Başkanı Christian Berger ile Unicef Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle de katıldı.

    Ziyarette en çok ilgiyi güler yüzü ile dikkat çeken ünlü oyuncu Ezgi Mola gördü. Çocukların büyük ilgisi ile karşılaşan Ezgi Mola, çocuklarla sohbet etti ve bol bol fotoğraf çektirdi. Okulu ziyaret eden AB Delegasyonu ve Unicef temsilcileri, sınıfları tek tek dolaşarak, çocukların eğitimi ile ilgili bilgi aldı. Ziyaretin ardından ilk açıklamayı oyuncu Ezgi Mola yaptı. Mola, “Öncelikle bizi yalnız bırakmayıp geldiğiniz için teşekkür ederiz. Çünkü biz güzel bir amaç için buradayız. Çocuklarımız için buradayız” dedi.

    Çocukların yüzlerinin gülmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Mola, “Şartlı Eğitim Programı doğrultusunda burada Sultanbeyli’de çocuklarımızın aldığı eğitimi görmeye, onların neyse ki yüzlerinin güldüğünü görmeye geldik. Bu bizim için büyük bir motivasyon. Çünkü Unicef başlığı altında burada çocuklarımızın yanında olup onlara destek vermek ve altını çizerek söylemek isterim ki çocuğun sadece çocuk olduğunu hatırlayarak, adım atmaya çalışmak bizim için çok çok önemliydi. Ben bu işbirliğinden onların destekçisi olarak, gönüllüsü olarak burada bulunmaktan dolayı çok çok mutluyum. Bu çalışmalar devam edecek, etmek zorunda. Çocuğa çocukluğunu hatırlatmalı, ona tek ihtiyacı olan sevgi ve eğitimi vermeli ve elimizden gelen her şeyi de yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

    AB Delegasyonu Başkanı Christian Berger, “Özellikle belirtmek istiyorum. Gerçekten büyük bir gururdur burada durmak ve eğitim adına neler yapıldığını görmek. Buradaki program şartlı eğitim yardımı programının bir parçası ve genel olarak bu bir yardımın parçası. Ve aslında bu destek bütün mülteci çocuklarının okula gidebilmesi için yapılmış olan çalışmalar. Ve bu çalışmalar da devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Unicef Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle ise, “Burada yapılmış olan çalışmalar aslında eğitim için ne kadar kritik bir durumda olduğumuzu ve ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Çünkü çocukların geleceği söz konusu. Sadece çocukların değil ülkelerinin de geleceği söz konusu. Çünkü gelecekte onlar ülkelerini yenide inşaa edecekler ve aslında bundan bütün dünya yararlanacak. Bu nedenle uluslararası toplumun bu konulara daha duyarlı olması ve hareket kabiliyetini geliştirmesi gerekmektedir” diye konuştu.

  • Bursa’da tedavi gördüğü hastaneden kaçan yaşlı adam ölü bulundu

    Bursa’da alkol tedavisi gördüğü hastaneden kaçan şahıs, yol kenarında ölü bulundu.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi’nde Bursa-Ankara çevre yolu kenarında 60 yaşlarında bir erkek cesedi bulundu. Şahsın kolunda hastanede tedavi gördüğünü belirten bileklik ve göğsünde elektrot takılı halde yerde yattığını gören yoldan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler yaptıkları incelemede şahsın elinde çakmak olduğunu tespit etti. Sağlık yetkilileri ise şahsın alkol tedavisi gördüğünü ve hastaneden kaçtığını, bilekliğinde ise ’Kimsesiz’ yazdığını belirledi. Olay yerine gelen savcının emri ile cenaze Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Polis şahsın kimliğinin tespit edilmesi için çalışmalarına devam ediyor.

  • Fare avcısı ilk defa gördüğü yılandan korktu

    Ordu’da yavru kedi ilk defa gördüğü yılandan korktu.

    Kabadüz ilçesinde Süleyman Bıyık’a ait Boncuk isimli yavru kedi ilk kez gördüğü yılanı yakalayamadı. Yavru kedi çekinerek patileriyle yılana vurmaya çalışsa da, kediye aldırış etmeyen yılan otların arasında kayboldu.

    Boncuk isimli kedinin sahibi Süleyman Bıyık, yavru kedisinin ilk defa yılan gördüğü için korktuğunu söyledi.

  • 89 yaşındaki kanser hastası tedavi gördüğü hastanenin 2. katından düştü

    Bartın’da 89 yaşındaki kanser hastası adam, tedavi gördüğü hastanenin 2. katından morgun çatısına düşmüş halde bulundu. Talihsiz adam kurtarılamadı.

    İddialara göre olay gece 01.30 sıralarında Bartın Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Merkez bina 2.kat dahiliye servisinde yatan 89 yaşındaki terminal dönem kanser hastası Mehmet Başak bulunduğu katın alt kısmındaki çamaşırhane-morg çatısına düşmüş olarak bulunudu.

    Bulunduğu yerde hastaya müdahale edilen hasta, itfaiye ekiplerinin de yardımıyla kurtarıldı. Ağır yaralanan hasta Acil Servis’te yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    Hastayı kurtarma ve müdahale sırasında acil hekimi Dr. Abdullah Baykuş’un da burkulan ayağı alçıya alındı.

  • Adalet Bakanı Gül: “Teklif herkesin genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor”

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Getirdiğimiz düzenleme, teklif herkesin kendi tüzel kişiliğiyle genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü, logosunu gördüğü, alıştığı, kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor” dedi.

    Adalet Bakanı Gül, TBMM Genel Kurulunda 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin yaptığı konuşmada seçim güvenliği konusunda, “Dürüstlük millet iradesine saygının bir gereğidir. Demokrasilerde söz ve karar milletindir, milli egemenliğin asli sahibine aittir. Millet iradesinin en temel tezahürü olan seçimlerin de güven içinde, gizlilik ve dürüstlük içerisinde yapılması oldukça önemlidir. Bu teklifle Türkiye’de seçimlerin gizlilik, dürüstlük ilkesine uygun şekilde daha demokratik, şeffaf şekilde yapılmasına yönelik şartları tahkim etmektedir. Seçimlerin güvenli ve tarafsız şekilde yürütülmesini sağlayacak ilave tedbirler gelmektedir. Bu şekliyle vatandaşlarımızın seçme hakkı ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvence altına alınması amaçlanmaktadır” dedi.

    Gül, şöyle konuştu:

    “Biz 16 Nisan referandumunda bu kampanyayı anlatırken birileri ’Partiler kapanacak, siyasi partiler kapatılacak, iki parti kalacak, şu olacak, bu olacak’ diye bir propaganda yaptı. Bakın, şimdi görüldüğü üzere biz milletimize asla yanlış söylemedik. Biz koalisyonlar dönemi kapanacak dedik ama milletin merkez olduğu, milletin patron olduğu ittifaklar her zaman olacak dedik, bugün de onu yapıyoruz. Başka bir şey söylemiyoruz. Milletin paydasında milletin geleceğine, milletin hakem olduğu, patron olduğu her zaman ittifaklar yapılacak. İşte, buna imkân tanıyan bir düzenlemeyi bugün Genel Kurulun huzuruna getiriyoruz. Siyasi partiler birtakım sebeplerle ittifak yapınca kendi amblemiyle, yıllarca partisine oy vermiş bir seçmen geliyor, oy pusulasında kendi partisini göremiyor ama demokrasi anlamında da sandığa gidip partisine oy vermek istiyor. İşte, bu getirdiğimiz düzenleme, teklif herkesin kendi tüzel kişiliğiyle genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü, logosunu gördüğü, alıştığı, kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor. Ama eskiden ne oluyordu, bu düzenlemeden önce? İşte, seçimler geldiğinde partiler ittifak yapıyor ama bir partiye mecbursun, mahkûmsun ve hazine yardımı alamıyorsun, parti amblemini alamıyorsun ve demokratik katılımıyla sandığa gidişi de gerçekten olumsuz etkiliyordu.”

    Bakan Gül, seçimlere ve demokrasiye katılımı çok fazla artıracak olan bir diğer düzenlemenin Yüksek Seçim Kurulu tarafından hasta, yatağa bağımlı olan seçmenlerin oy kullanmasına imkân tanınmasına yönelik olduğunu belirterek, “Hepimiz seçimlerde adaydık, çalıştık. O, okullarda oy kullanırken sedyelerle, o tekerlekli sandalyelerle, çocuklarının omzunda oy kullanmaya gelen büyüklerimizi görünce hepimizin içi sızlıyor öyle değil mi? Ama şimdi bu seyyar sandıkları Yüksek Seçim Kurulu kurarak bu şekilde demokrasiye katılımı da yine artıracak. Bir diğer katılım, Anayasa değişikliğiyle milletvekillerinin 18 yaşa kadar seçilmesini düzenleyen bir maddeyi getirdik ve aziz milletimizin oylarıyla kabul edildi. Şimdi, nasıl hükümette ve yasamada bu anlamda bir değişiklik olduysa yerel yönetimde de, mahallî idarelerde yine 18 yaşında -gençliğimize güveniyoruz- Türk genci gerçekten bu yaşta Türkiye’nin sorumluluğunu alacak, kendi mahallî ihtiyaçlarını karşılayacak, yerel seçimlerde de başarılı olacak gençlerimizdir. Onlara güveniyoruz ve bu şekilde bir düzenleme de elbette yine gündemdedir” şeklinde konuştu.

    Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop ise, kanun teklifinin üç ana bölümden oluştuğunu söyleyerek, yerel seçimlerle ilgili düzenlemeler olduğunu belirtti. Şentop, “Yaklaşık 3 madde. Birisi kelime değişiklikleri içeren 24. madde. Referandumda kabul edilen değişikliklere paralel olarak seçilme yaşının 18’e indirilmesidir. Belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliğinde, muhtarlıkta, ihtiyar heyetinde. Oy pusulalarının hepsiniı bir zarfa konulması suretiyle seçmen iradesinin geçersiz sayılmasına yönelik ihtimalleri ortadan kaldıran düzenleme. Seçim güvenliği ile ilgili 12 maddemiz var. Karma seçmen listesinden, sandık ve seçim bölgelerinin birleştirilmesi dahil olmak üzere sandık kurulu başkanlıkları ile ilgili düzenlemeler. Seçim ittifakı ile ilgili düzenlemeler” ifadelerini kullandı.

    Şentop, aynı apartmanda oturan kişilerin farklı sandıklarda oy kullanması ve sandıkların birleştirilmesinin seçim sonrasına yönelik tehditleri izale edebileceğini belirterek, “Bunlar seçenek olarak ortaya konuluyorç Şani Yüksek Seçim Kurulu burada zorunlu olarak bir birleştirmeye gitmeyecek bir yerde bu tür sıkıntıların olma ihtimali varsa. Umarız önümüzdeki seçimlerde belki hiç uygulanma kabiliyeti bulmayacaktır bu hükümler ama zaman zaman bu yönde bazı şikâyetlere rastlamıştık. Dolayısıyla Yüksek Seçim Kurulundan taleplerimiz de oldu ama Yüksek Seçim Kurulu kanuni bir temeli olmadığı için bu yapacağı, alacağı kararı, bu birleştirmeyi, bunu yapamayacağını ifade etmişti. Bunun üzerine Yüksek Seçim Kuruluna gerekli görüldüğü takdirde bu tür birleştirmeleri yapma imkânı sağlıyoruz burada” dedi.

    Seçmen listelerinin güncellenmek için askıya çıktığı ilk zamanda listelerin kontrol imkanının olacağına dikkat çeken Şentop, “Ama ihtiyaç olursa kullanılacak hükümler bunlar. Nasıl bir şey? Tabii, bu konu Komisyonda da çok tartışıldı arkadaşlarımızla, bunların cevapları da orada verildi, raporumuzda da mevcut özet olarak. Seçmenlerin listesini güncellemek için askıya çıktığı ilk zamanda bu usulle yapıldığı için listeler, bunu kontrol etme imkânı var. Ayrıca tabii ki sadece askıda listeden kontrol yapılmıyor, siyasi partilere dijital ortamda verilen seçmen listeleri de siyasi partilerin elindeki önceki verilerle ne kadar seçmen arttı, ne kadar değişiklik oldu, bunu tespit etme imkânı verecek şekilde yapılabiliyor” diye konuştu.