Etiket: Gölü’nden

  • İznik Gölü’nden 2 metre 10 santim boyunda dev yayın balığı çıktı

    İznikli balıkçıların ağına dev yayın balığı takıldı. Bugün “Vira Bismillah” diyerek İznik Gölü’ne açılan balıkçılar, 110 kiloluk dev yayın balığı sürprizi ile karşılaştı.

    Balık yasağının kalkması ile birlikte göle ağ atan balıkçılar, akşam saatlerinde bir sürpriz ile karşılaştı. Ağları kayığa çeken balıkçılar, dev yayın balığı ile karşılaştı. Sezonun başından beri ilk kez bu kadar büyük bir balığın yakalandığı öğrenildi. 110 kilo ağırlığında ve 2 metre 10 santim boyundaki dev balığın restorana kilosu 30 TL’den 3 bin 300 TL’ye satıldığı öğrenildi.

  • Babasının cansız bedenini baraj gölünden çıkardı

    Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde bir kişi Demirköprü Baraj Gölü’nde boğularak hayatını kaybetti.

    Olay, Demirköprü Baraj Gölü Aydoğdu Mahallesi Jurnal mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye Temrek Mahallesi’nde yaşayan ve amatör balıkçılık yapan Hanefi Gül (60), göl kenarında bulunan teknesine bakım yapmak için evden ayrıldı. Oğlu Haldun Gül, babası Hanefi Gül’den haber alamayınca teknenin bulunduğu yere gitti. Ancak babasının baraj gölünde hareketsiz görünce sudan kenara çıkarıp durumu sağlık ekiplerine haber verdi.İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri 60 yaşındaki Hanefi Gül’ün hayatını kaybettiğini belirledi.

    Jandarma ekipleri olayla ilgili çalışma başlatırken, baraj gölünde boğularak hayatını kaybeden Gül’ün evli ve 1 çocuk babası olduğu öğrenildi.

  • Ortadoğu’nun kan gölünden kaçıp Diyarbakır’da huzuru buldular

    Ortadoğu’nun kan gölünden kaçan çoğu Afganistanlı 20 genç, Türkiye’ye sığındı. Ülkelerindeki iç savaştan kaçan savaş mağduru 20 gencin hayatı Diyarbakır’da kesişti. Türkiye’nin en büyük meslek edindirme kursunda eğitim alan öğrencilerden başarılı olanlar, istihdam edilecek.

    Afganistanlı Fahimullaq Ghanizade, Emrah Mahdevi ve Yusuf Sefa, Pakistanlı Shabbir Hussayin ile Suriyeli İhab Dkak’ın ortak kaderi, ülkelerinde yaşanan savaşın ortasında kalmaları. Henüz çocuk denecek yaşta silah ve bombardımanların arasında kalan gençler, savaşın meydana getirdiği olumsuzluklardan kurtulmak için ülkelerini terk etmeye karar verdi. Birbirlerinden haberdar olmayan gençlerden bazıları karayoluyla ülkelerini terk ederken, bazıları da koşar adımlarla ailelerini geride bırakmak zorunda kaldı. Türkiye sınırına geldiklerinde yeni bir hayata yelken açacaklarını bilen gençler, ilk olarak Ankara’ya gitti. Burada bir süre bihaber zaman geçiren çocuklar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Diyarbakır’a yönlendirildi. Savaştan kaçan 20 gencin kaderdaşlığı Diyarbakır’da devam etti. Burada yurda yerleştirilen gençler, kendilerini ifade edebilecek düzeyde Türkçe öğrendikten sonra, MEKSA Vakfı tarafından açılan kaynakçılık kursuna yönlendirildi. Burada kursa yazılan savaş mağduru gençlerden başarılı olanlar, eğitimlerinin ardından istihdam edilecek.

    Türkiye sevgisi konula ay yıldızlı dövme yaptırdı

    Afganistanlı 17 yaşındaki Fahimullaq Ghanizada, yaklaşık bir yıl önce ailesini arkasında bırakarak ülkesini terk etti. Savaşın getirdiği bütün olumsuzluklara göğüs gerdikten sonra Türkiye’nin yolunu tutan Ghanizada, sınırı geçtikten sonra bir daha Afganistan’a dönmemeye yemin etti. Türkiye’ye olan sevgisi tarif edilemeyen Ghanizada, koluna ay yıldız dövmesi yaptırarak, ülkeye olan sevgisini vücuduna kazdırdı. Yaşadıkları ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ghanizada, “Afganistanlıyım, 1 yıl önce Türkiye’ye geldim. Ailem Afganistan’da, buraya kaçak yollarla geldim. Kursa gelip kaynakçılık öğreniyorum. Eğitimimin ardından Türkiye’de kalıp çalışmak istiyorum. Ben Türkiye’yi daha çocukken çok seviyordum, bu yüzden koluma ay yıldız dövmesi yaptırdım. Afganistan’a dönmek istemiyorum, orada savaş var düşmanlar var ve burası çok güzel” dedi.

    4 günlük yolculuktan sonra özgürlüğe adım attı

    Bir başka Afganistanlı 17 yaşındaki Emrah Mahdavi de tıpkı, Ghanizada gibi ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’nin yolunu tuttu. 7 ay önce, 4 günlük araç yolculuğun ardından özgürlüğüne kavuşan Mahdevi, ülkede kaldığı kısa sürede Türkçe konuşmayı sökmüş. Arkadaşları ile konuşurken de Türkçeyi seçen Mahdavi, “7 ay önce Türkiye’ye geldim. Daha önce Türkçe bilmiyordum burada öğrendim. Afganistan’da savaş var. Burada okuyorum ve ders çalışıyorum. Babam vefat etti, annem ise Afganistan’da yaşıyor. Otobüsle kaçak yollarla 4 günlük yolculuğun ardından Diyarbakır’a geldim. Burada teknik kurs görüyorum. Afganistan’a geri dönmek istemiyorum, burada kalıp yaşamak istiyorum” diye konuştu.

    Afganistan’a dönüp savaşı sonlandırmak istiyor

    Bir diğer Afganistanlı 13 yaşındaki Yusuf Sefa, 1 yıl önce yürüyerek Türkiye’ye geldi. Hayatının en zor günlerini geçirdiği yolcuğun ardından Türkiye’ye gelen Sefa, içinde buruk bir sevinç yaşadı. Ailesini Afganistan’da bıraktığından dolayı mutsuz olan Sefa, “1 yıldır Türkiye’deyim, bazen koşarak bazen de otobüs yolculuğu ile geldim ve çok zordu. Okul okumak için buraya geldim. Afganistan’da savaş var, ailem Afganistan’da. Savaşta amcamı kaybettik. Burada ders çalışıyorum, kaynak yapmayı öğrenmek için geliyorum. Türkiye’yi seviyorum ama Afganistan’a dönmek istiyorum. Oradaki insanlara yardım etmek için, savaşı bitirmek için ülkeme gitmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Pakistan’dan Diyarbakır’a acı dolu yolculuk

    Pakistanlı 17 yaşındaki Shabbir Hussain’de Afganistanlı arkadaşları gibi savaştan kaçarak Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Yaklaşık 1 buçuk yıl önce bazen yürüyüp bazen de araçlara binerek yolculuğunu tamamlayan Hussain, şöyle konuştu:

    “Pakistanlıyım, savaştan dolayı 1 buçuk yıl önce buraya kaçak olarak geldim. 12 saat yürüdük, Diyarbakır’ı seviyorum ve Ankara’dan buraya geldim. Burada öğrenciyim, kaynakçılık öğreniyorum. Ailem Pakistan’da, oraya dönmek istemiyorum”.

    Ortadoğu’nun kan gölü Suriye

    Suriyeli 17 yaşındaki İhab Dkak, bir yıl önce ülkelerindeki iç savaşa dayanamayarak kente terk etmeye karar verdi. Geride tüm yaşantısını bırakan Dkak, bazen yürüyerek bazen de araçlara binerek savaşın getirdiği olumsuzluklardan uzaklaşmak için hiç durmadan Diyarbakır’a kadar geldi. Diyarbakır’da kendisi gibi savaş mağduru gençlerle tanışan Dkak, arkadaşları gibi kaynakçılık kursuna yazılarak meslek sahibi olmaya karar verdi. Ülkesine dönmek isteyen fakat savaş nedeni ile bunu aklından çıkarmaya karar veren Dkak, kursun ardından Diyarbakır’da yeni bir hayata yelken açacak.

    Kaynakçılık kursu eğitmeni Sedat Ergün, öğrencilerin geldiği kursla ilgili bilgi verdi. Kurslarında 400 saatlik eğitim verileceğini belirten Ergün, “Özellikle rağbet görülen ve ihtiyaç olan kursları veriyoruz. Sınıfımız 20 kişilik, Suriyeli, Afganlı ve Pakistanlı göçmen kursiyerler için özel bir kurs yaptık. Eğitimlerimiz başladı. Yaklaşık 4 ay devam edecek. Başarılı olup sertifika alacak kursiyerlerimizi istihdam edeceğiz” dedi.

  • Uluabat Gölü’nden acı haber

    Bursa’nın Karacabey ilçesi Uluabat Gölü’nde kaybolan balıkçının cansız bedeni 4. günde bulundu.

    Eskikaraağaç köyü kıyısından sabah saatlerine avlanmak için kayıkla Uluabat Gölü’ne açılan İhsan Şen öğle saatlerine kadar geri dönmeyince yakınları, hayatından endişe edip durumu köy muhtarı ile jandarmaya bildirdi. Köy sakinleri kendi kayıkları ile göle açılarak İhsan Şen’i aramaya başladı. Şen’in kayığı, göle açıldığı noktadan 3 kilometre uzaklıkta çalışır vaziyette bulundu. Bunun üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Mudanya ve Bursa Deniz Polisi, Jandarma Arama Kurtarma ile Nilüfer Arama Kurtarma ekipleri sevk edildi. Uluabat Gölü’ne gelen kurtarma ekipleri, hem karada hem de sudan arama yaparak Şen’i 3 gün boyunca aradılar.

    Arama çalışmaları bu sabah yeniden başladı. İhsan Şen’in cansız bedeni yakınları tarafından sudan çıkartılarak savcının talimatıyla Karacabey Devlet Hastanesi Morgu’na gönderildi.

    Kalp hastası 73 yaşındaki İhsan Şen’in kesin ölüm sebebi otopsi sonucu belli olacak

  • Beyşehir Gölü’nden Balık Kaçışlarına Önlem

    Konya’nın Beyşehir İlçe Belediye Başkanı Murat Özaltun, üreme mevsimi olmasından dolayı halen su ürünleri av yasağının sürdüğü Beyşehir Gölü’nde, Beyşehir Soğla Apa (BSA) kanalına büyük balık akışının olmasını engelleyecek tedbirlerin alınacağını söyledi.

    Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun, gölden kanala büyüme çağındaki yavru balıkların yanı sıra üreme dönemi olması nedeniyle karnı havyarla dolu çok sayıda büyük balığın akıp gittiği yönünde vatandaşlardan yoğun şikayet geldiğini ifade etti. Bunun önüne geçilmesi konusunda taleplerde bulunulduğunu kaydeden Özaltun, bununla ilgili DSİ nezdinde girişimlerde bulunduklarını aktardı.

    Beyşehir’i ziyaret eden DSİ Genel Müdürü Ali Rıza Diniz’i de konuyla ilgili bilgilendirdiklerini aktaran Özaltun, “Genel müdürümüzle de bu konuyu konuştuk. Vatandaşlarımızın ifadesi şu; ‘su akıyor, suyla birlikte balıklarımız da gidiyor, lütfen bu balıkların gitmesini engelleyecek bir tedbir alın’ diye. Biz de bu konuyu dile getirdik. Genel Müdürümüz Beyşehir’de yaptığı açıklamada da bunu ifade etti. Önümüzdeki günlerde gölün akan kısmında ızgara varsa çaplarının küçültülmesi, yoksa ızgara konulması şeklinde talimatını verdi. İnşallah kaçan balıkların engellenmesi adına böyle bir çalışma yapılacak” dedi.

    Öte yandan, Beyşehir Gölü’nden BSA kanalına akan büyük balıklar da Regülatör kapaklarının kapatılmasının ardından ilk kez yakından görüntülendi. Beyşehir Belediyesi’nin kanal üzerinde yaptırdığı mini şelaleden kanalın diğer tarafına düşmemek için mücadele veren balıkların çırpınışları ilginç ve renkli görüntüler sergiledi. Kanal kenarına toplanan vatandaşlar balıkların mini şelaleden düşmemek için verdiği mücadeleyi meraklı gözlerle ilgiyle izledi, bazıları da bu anları ölümsüzleştirmek için cep telefonlarıyla kaydetti.