Etiket: Gölgesinde

  • Gastronomi kenti Gaziantep’te balık, kebabın gölgesinde kaldı

    Ülke genelinde sezonun başlaması ile rağbetin arttığı balık, gastronomi kenti Gaziantep’te kebabın gölgesinde kalıyor.

    Havaların soğumasıyla birlikte balık, ülke genelinde yoğun olarak tüketilirken, UNESCO’nun Dünya Gastronomi Şehirleri listesinde yer alan Gaziantep’te ise kebap, şiş ve döner gibi alışkanlıklar nedeniyle beklenen rağbeti görmüyor. Her mevsim olduğu gibi havaların soğumaya başladığı bu günlerde kentte kebapçılar yoğun ilgi görüyor. Et ve tavuk alışkanlıklarından vazgeçemeyen Gaziantepliler, kebapçıları sevindirirken balıkçıları üzüyor.

    Gaziantep’in vazgeçilmezi kebap

    Gazianteplilerin kebaptan vazgeçemeyeceğini belirten kebap ustası Kazım Polat, “Gaziantep denilince akla kebap geliyor. Kebap her yönden daha iyi oluyor. Daha lezzetli ve sağlıklı oluyor. Kebap, bizim vazgeçilmezlerimizdendir. Ayrıca balık sezonluktur, kebabı her zaman buluruz. Bizim insanımız kebaptan vazgeçemez. Zaten bizim balık kültürümüz yok. Balığı çok kimse yemez burada ama et denilince akla Gaziantep gelir” diye konuştu.

    Balık tezgahları doldu, ilgi az

    Kebap diyarı Gaziantep’te balık kültürünü oluşturmak isteyen balıkçılar ise, tezgahlarını baraj ve göllerde yakalananlardan her tür ve cinsten balıklar ile donattı. Dolu tezgahlara rağmen rağbet görmediklerini belirten balıkçılar, balığın daha lezzetli ve sağlıklı olduğunu kaydetti. Balığa rağbetin olmamasındaki en büyük etkenin de kebap alışkanlığı olduğunu kaydeden balıkçı Nejdet Öğümsöğütçü, “Sezon yeni açıldı. Fiyatlar uygun. Havalar sıcak gittiği için milletin aklına daha gelmiyor. Yeni kurbandan çıktık, milletin evinde eti var. Bir de Gaziantepliler ete, tavuğa düşkündür. İnsanlar yeni yeni alışıyor balığa. Kebabı fazla yediğinde rahatsız olursun ama balıktan rahatsız olmazsın. Kebabı, ızgarası, fırını oluyor. Müşterilerine tarifini de veriyoruz” dedi.

    Balığın kilosunun 7 ile 70 TL arasında değiştiğini belirten Nejdet Öğümsöğütçü, nadir de olsa sattığı balık türünün hamsi olduğunu söyledi.

    9 kilogramlık yayın balığı 180 TL’ye satıyor

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yakaladığı 9 kilogramlık yayın balığını 180 TL’ye sattığını belirten Hayri Taşkın, satışların az olmasından yakındı. Fiyatların pahalı olmadığını vurgulayan Taşkın, “Sezon yeni başladı. Beklediğimiz ilgi yok. Fiyatlar da pahalı değil. Satabildiğimiz nadir balıklardan biri de palamut. Balık almak isteyen de palamuda yöneliyor. Diğer balıklarımız tezgahta kalıyor. Bizim Gaziantep insanı ise kırmızı etten vazgeçmiyor. Zaten biz de vazgeçmesini istemiyoruz. Ama tavuk yiyeceğine balık yemesini tavsiye ediyoruz. Tavuk 10 TL, balık da 10 TL. Hem daha sağlıklı oluyor. Balığın da kebabı, buğulaması, ızgarası yapılıyor. İstersen çorbasını bile yaparsın. Ama bizim insanımız balığa daha alışmamış” dedi.

    Balıkçılar yine de umutlu

    Taşkın, son 3-4 yıldır Gaziantep insanının balığa alışmaya başladığı vurguladı. Balık kültürünün yaygınlaşmasından umutlu olduklarını belirten Taşkın, “Bundan 3-4 yıl öncesini göz alırsak, bugünkü kadar tüketim yoktu. Bugün yeterli değil ama, önceki yıllara göre tüketim artıyor. En azından haftada 2 defa balık yenilmesini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Müşteri Cebbar Berdan ise balık fiyatlarını pahalı bulduğunu söyledi. Kebaptan vazgeçmeyeceğini de vurgulayan Berdan, “Balık halini geziyorum. Çinekop, istavrit ya da hamsiye bakıyorum. Fiyatlarını pahalı buldum. Ben kebabı da severim, balığı da severim. Balığın kızartmasını, mangalda pişirmesini severim. Kebabın yeri ayrı balığın yeri ayrı. İkisinden de vazgeçmem” diye konuştu.

    Gaziantep’in gastronomi kenti olduğunu hatırlatan balıkçılar, Gaziantep mutfağının balığa da bir an önce alışarak, balık kültürüne de sahip çıkılmasını umut ettiklerini söyledi.

  • Savaşın gölgesinde yaşayanlar

    Suriye’nin Çobanbey-Rai arasında DAEŞ’in kontrolündeki bölgelerden zaman zaman atılan roketlerin hedefindeki Kilis’in sınır köylüleri eski sakin günlerini arıyor.

    Bir zamanlar Suriye’deki akrabalarıyla gidip geldikleri köylerden şimdi kendilerine ölüm yağdığını anlatan köylüler, kendilerinin gidecek yerlerinin olmadığını söyledi.

    Kilis’in Oylum köyündeki çocuklar geceleri bomba ve silah sesleriyle uyanırken, kadınları göçmen Suriyeli kadınların kocalarını ellerinden aldığından yakındı. Köyün erkekleri ise sınır ticareti yaptıkları günlere özlem duyuyor.

    “Suriyeliler bize kaçtı, biz nereye gidelim”

    Korkmalarına rağmen gidecek bir yerleri olmadığını anlatan Zeynep Avşar, “Suriyeliler kaçtı bize geldi. Biz nereye gidelim. Bizler korkmamıza rağmen gidecek yerimiz yok. Biz kendi halimizde yaşayan köylülerdik. Suriye’de iç savaş çıktı kaçıp bize geldiler. İlçemizde bizden çok Suriyeli yaşıyor. Suriyeliler hem işimizi hem eşimizi elimizden aldılar. Suriyeli kadınlarla evlilikler artınca yuvalar yıkıldı. Biz sadece ölüm korkusu yaşamıyoruz eş ve iş korkusu da yaşıyoruz” dedi.

    “Kardeşçe gidip geldiğimiz Köylerden ölüm yağıyor”

    Bir zamanlar gidip geldikleri Suriye köylerinden şimdi kendilerine ölüm yağdığını anlatan Hüseyin Sağlam ise eski günlere özlemini dile getirdi.

    Köyün yaşlılarından olan Sağlam, “Sınır bize çok yakın hatta üç kilometre ilerimizde hudut var. Buradan kuş bile uçmazdı. Çok sakin bir yaşantımız vardı. Köylülerimiz Suriye’ye gidip geliyorlardı. Gidip gelenler ticaret yapıp para bile kazanıyorlardı. Bayramlarda da ya karşımızdaki köylüler bize gelir ya da biz o köylülere kardeşçe gidip gelirdik. Şimdi bu günümüzden de yarınımızdan da endişeliyiz” diye konuştu.

    “Fırat kalkanı harekatı güven veriyor”

    Fırat Kalkanı Harekatıyla biraz olsun güven içerisinde yaşadıklarını söyleyen Abdurrahman Kahraman’da DAİŞ tehdidini daha önceki kadar hissetmediklerini söyledi.

    Köyde esnaflık yapan Kahraman, “Daha önce neredeyse beş yüz metre mesafemizdeki köyde yaşanan çatışmaları görürdük. Şimdi Fırat Kalkanı Harekatıyla DAİŞ biraz daha sınırdan uzaklaştırılarak kontrol altına alındı. Şimdi zaman zaman uzaktan atılan roketler Kilis’e düşse de eskisi kadar korku ve endişe taşımıyoruz”

    Çocukluklarını çatışma ve silah sesleri arasında geçiren köyün çocukları ise bazı geceler atılan bomba sesleriyle uyansalar da artık alıştıklarını söylüyorlar.

  • ’Tekne Orucu’ tutan çocuklar son iftarını Eyüp Sultan’ın gölgesinde yaptı

    Eyüp Belediyesi’nin Ramazan ayına yönelik en önemli projelerinden olan ’Tekne Orucu’ projesi kapsamında her gün öğlene kadar oruç tutan çocuklar, son iftarını da Eyüp Sultan’da yaptı.

    Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın tarafından oruç tutma çağına gelmemiş çocuklara orucu öğretmek ve çocukları Ramazan ayına ilişkin bilinçlendirmek amacı ile başlatılan ’Tekne Orucu’ projesi kapsamında yarım gün oruç tutan çocuklar, son iftarlarını Eyüp Sultan’da yaptı. Çocukların iftarı öncesi Eyüp Sultan Meydanına gelen Yazar Senai Demirci, çocuklarla sohbet ederek, onlara Ramazan ayını ve bu ayda yapılan ibadetleri anlattı. Karagöz-Hacivat oyunları eşliğinde eğlenerek oruç vaktini bekleyen çocuklar, öğle ezanının okunmasının ardından Filistin ve diğer Müslüman ülkelerdeki çocuklar ve aileler için dua ettikten sonra ellerindeki barış balonlarını havaya bırakarak oruçlarını açtı.

    “Maksadımız çocuklarımızı oruç tutmaya alıştırmak”

    Tekne Orucu projesinin çocuklar için önemli olduğunu belirten Eyüp Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Fatih Sanlav, “Tekne Orucu, çocuklarımızın oruca alışması için Eyüp Belediye Başkanımız Remzi Aydın tarafından özel olarak tasarlanan bir projeydi. Tekne orucuyla çocuklarımız sahura kalktılar ve öğlen ezanına kadar oruçlarını tuttular. Öğlen ezanıyla burada Karagöz-Hacivat ve meddah gibi çeşitli gösteriler, değerli üstadların söyleşileriyle güzel programlar oldu. Hem çocuklara hem ailelere dönük birtakım projelerimiz programlarımız oldu. Maksadımız tamamen çocuklarımızı oruca alıştırmaktı. Bir nebze katkımız olduysa ne mutlu bizlere” diye konuştu.

    Orucunu açtığını belirten Ali Tav “Tekne orucu tuttum. Birazdan ezan okunacak orucumu açacağım. Annem ve babamla geldim. Eyüp Sultan’ı gezdim. Sonra da ziyaretler yaptık” dedi.

    Tekne orucu tuttuğunu belirten Zeynep Yaren Ardınç ise, “Bugün Tekne Orucu tuttum. Arkadaşımla beraber orucumu açtım. Çok güzel bir şey yani insan küçük yaşta oruç tutmayı öğreniyor” ifadelerini kaydetti.

  • Tarihin Gölgesinde Gerçeği Aratmayan Tatbikat

    Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesinde, UMKE tarafından gerçekleştirilen kurtarma tatbikatı gerçeğini aratmadı. Nefeslerin tutulduğu tatbikatta, Dicle Nehri’nde mahsur kalan 6 kişi su botuyla kurtarılırken, bir tanesi mahsur kaldığı 65 metre yükseklikteki tepeden halat yoluyla indirildi.

    UMKE, 112 Acil Sağlık ve AFAD ekipleri tarafından Batman’ın tarihi ilçesi Hasankeyf’te gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı. Tatbikatta, senaryo gereği Dicle Nehri’nin karşı yakasında dağlık tepelerde kazı çalışması yapan 6 kişilik arkeolog ekibinin göçük altında kalarak yaralandığı ve olay sonrası 112, AFAD ve UMKE’ye telefonla bilgi verip, yardım istendi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, yaralılara müdahale etmek için Dicle Nehri’nin karşı yakasına botlarla geçti. AFAD ekipleri 65 metre yükseklikteki dağın yamacında asılı kalan arkeoloğu sedye aracılığıyla halatlar yardımıyla aşağıya indirdi. Daha sonra göçük altında kalan 5 yaralı durumlarına göre yeşil, sarı ve kırmızı alanlara UMKE ekiplerine teslim edildi. UMKE ekipleri yaralıları su botuyla Dicle Nehri’nin karşısına geçirdi. Suyun karşı tarafında bulunan 112 sağlık ekipleri yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla hastanelere kaldırdı.

    Tatbikatı Batman Vali Yardımcısı Serap Özmen, Gercüş Kaymakamı Ünal Koç, Hasankeyf Belediye Başkanı Vahap Kusen ve kamu kurumlarının yöneticileri de izledi. Vali Yardımcısı Özmen, “Bu yapılan tatbikat bize afetlerin kaçınılmaz olduğunu gösterdi. Tabi aynı zamanda doğru yöntemleri doğru kurtarma ve müdahale yönetmelerini kullanarak başarılı olabileceğimizi ve kayıplarımızı aza indirebileceğimizi göstermesi açısından oldukça önemli bir tatbikattı” dedi.

    “TATBİKAT BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİ”

    Batman Sağlık Müdürü Dr. İhsan Bodakçı ise, “55 personelin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatta kazı yapan 6 kişilik arkeolog ekibinin göçük altında kalarak yaralandığı olayı ele aldık. Özellikle 65 metre yükseklikte mahsur kalan ekiplerden birini halat yoluyla kayalık tepeden indirilmesi mükemmeldi. Ekiplerimiz tatbikatı başarıyla gerçekleştirdi. Kendilerini kutluyorum” diye konuştu.

    Tatbikat bitiminde protokol çadırı rüzgarın azizliğine uğradı.

  • Terörün Gölgesinde Mahalle Maçı

    Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Şırnak’ın Silopi ilçesinde yasak, operasyon ve teröre aldırış etmeyen çocuklar, mahalle aralarında futbol maçı yapıyor.

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde, teröristlerin barikat kurarak, eylem yapması yüzünden 5 Nisan’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve operasyon sürüyor. İlçenin riskli bölgeleri Barbaros ve Başak Mahallelerinde ikamet eden çocuklar, ne yasağa ne operasyona ne de teröre aldırış etmiyor. Sokak aralarında futbol maçı yapan çocuklar, gönüllerince eğleniyor.

    Öte yandan, bazı vatandaşların da zaman zaman sokağa çıktığı ilçede, yasağı ihlal eden 25 kişiye para cezası uygulandı.