Etiket: Gök:

  • Eren: “Gök Kubbede Şanlı Meşale Yanmaya Devam Edecek”

    Maraş Kuvayı Milliye İl Teşkilat Başkanı Mehmet Mümtaz Eren’in torunu Furkan Eren, 12 Şubat’ın gök kubbede şanlı meşale olarak yanmaya devam edeceğini söyledi.

    Furkan Eren, Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96. yıl dönümü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Eren, açıklamasında milli mücadeleye değinerek, “Bir tarafta dünyanın en modern silahları ile donatılmış düşman ordularının tankları, topları ve uçakları, diğer taraftan en ilkel silahlar ile çarpışarak vatanın ve milletin bağımsızlığı için gök kubbede meşale yakan Maraşlım. Varını yokunu ortaya koyarak 12 Şubat 1920’de Dünya tarihine büyük bir kahramanlık destanını altın harflerle yazdırmıştır. Bugün gök kubbede tutuşturulan şanlı meşalenin 96’ncı yılında kahraman ecdadımızı yad ediyoruz. Eşine ender rastlanan bu savaşın galibi olan Maraş halkının dünya harp tarihinde tazeliğini acısını ve sevincini yaşamalı ve yaşatmalıyız. Bu gün ecdadımızın bıraktığı bu emanete sıkı sıkıya sarılmalı çekilen acıları asla unutmamalıyız.”

    Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberini anımsatarak yaşanan oyunlara dikkat çeken Eren, “Türkiye’mizin etrafının ateş çemberine çevrildiği şu günlerde, pervasız işgalcilerin oyunlarının devam ettiğini görüyoruz. Suriye ve Irak halkının içinde bulunduğu zulüm ‘ün reçetesi, ecdadımızın izlediği yoldur. Ülkemiz İçerisinde alçaklık ve ihanet içerisinde bulunan şebekelerin ise yok edildiği günümüzde, yapılan operasyonlara destek veriyor gerekirse canımızı da vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. Kahramanlık örneğini altın harflerle yazılan bu şanlı mücadelesini asırlarca anmak ve örnek almak gerekir. Kahramanca yurdunu savunurken hakka yürüyen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin aziz hatıralarını saygı ve minnetle yad ediyor, şeref ve kahramanlık gününün birlik ve beraberlik içerisinde coşkuyla geçmesini diliyorum” diye konuştu.

  • Emekli Öğretmenden Gök Taşı Bulduğu İddiası

    Amasya’da yaşayan emekli öğretmen, bulduğu iki taşın gök taşı olduğunu öne sürdü.

    Biri 400 ve diğeri 350 gram ağırlığındaki taşları mercek altına alan emekli öğretmen Ali Bal, “Meteor olduğu anlaşılıyor. Kimyasal yapısında demir, alüminyum ve benzeri elementleri büyük oranda üzerinde taşıyorlar. Gök taşlarının fiziksel özelliklerini tamamen taşıyor. Kimyasal özelliklerini de tahlil ettikten sonra gök taşı olduğu kesinleşecek” dedi.

    Şehir merkezinde ve köylerdeki okullarda 35 yıl süreyle öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptıktan sonra dönem sonunda emekliye ayrılan fen bilgisi öğretmeni Bal, “Gramını 60 dolardan pazarladıklarını duydum. Şu anda elimizdeki bu gök taşları da yaklaşık 750 gram geldiğine göre eğer Bingöl hesabı yaparsak yaklaşık 45 bin dolar civarında bir değer kazandığını söyleyebiliriz” diye konuştu.

    Kendisine ait 200 parçalı bir fosil koleksiyonu da bulunduğunu ve öğrencileriyle sergiler açtığını anlatan Bal, “Satmayı düşünmüyorum. Tamamen koleksiyon sevdası var bende. Onları bir arada tutmak bana haz veriyor. Fosil koleksiyonumun içerisinde meteor taşlarının da olması bana ayrı bir haz veriyor” şeklinde konuştu.

    Bingöl’de köylülerin arazilerde arayıp bulduğu gök taşı haberlerini izlediğini söyleyen Bal, “Amasya ve çevresinde meteor ve gök taşı var. Tabi bu aramayla oluyor, keşfetme ile oluyor. Tanımayla oluyor. Her siyah taş gök taşı değildir ya da meteor değildir” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Sahibinden Gramı 80 Dolara Gök Taşı

    Türkiye, Bingöl’de gök taşı toplayıp satan köylülerin zengin olmasını konuşurken, Bursa’da bir vatandaş İnegöl ile Eskişehir arasındaki bir alandan topladığı meteor taşlarını gramı 80 dolardan satışa çıkardı.

    Sarıçiçek köylülerinin topladığı taşlarla zengin olmasının ardından bir meteor avcısı da Bursa’da çıktı. Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan Yüksel Sevinç, topladığı taşları jeoloji mühendislerine ve Fransa’daki bir kurum ile Maden Tetkik Arama’ya (MTA) gösterdi. Yüksel Sevinç, elinde bulunan taşların ise Bingöl’de bulunan taşlardan daha değerli olduğunu söyledi.

    Bursa’da TÜBİTAK’ın destekleriyle yapılacak Uzay ve Havacılık Merkezi’ne elindeki değerli taşlardan akademik çalışma için hibe verebileceğini ifade eden Sevinç, “Arkadaşımla beraber bunları piknik yapmaya gittiğimde bulduk. Farklı bir taş olduğunu görünce birkaç kişiye danıştık. Gönderdiğmiz kurumlardan gök taşı olduğu raporu geldi. Ama satış için gerekli kanalları bulmaya çalışıyoruz. Ben de farklı kurumlara göndererek taşların gök taşı olduğundan emin oldum. Bunların Bingöl’de bulunan taşlardan daha değerli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim taşların içerisi demir ağırlıklıdır. Yapılan tahlillerde yüzde 70 oranında demir, yüzde 17 oranında nikel ile kobalt ve fosfor tespit edildi. Oysa Bingöl’de gramı 60 dolara satılan taşların içleri taşçıldır. Bu mıknatıs çeken gök taşlarını dünya çapındaki meraklılarına vermeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’de şu anda bunun pazarı olmadığı için satışının gerçekleşmediğini ifade eden Sevinç, “Bu taşların değeri Amerika, Kanada, Rusya, İngiltere ve İtalya’da daha çok bilinmektedir. Bizim bulduğumuz taşlar birinci grup demir meteorlar diye geçiyor. İkinci grup meteorlar ise dışı demir içi taşçıl diye geçiyor. Üçüncü grup ise komple taşçıl diye geçiyor. Bunlar da kendi içerisindeki demir oranına göre 3 gruba ayrılıyor. Şu anda benim elimdekiler demir oranı en yüksek olanlar” dedi.

    Buldukları taşların 4 gramdan 2 kilograma kadar olduğunu ifade eden Sevinç, “Şu anda bende 200’den fazla toplamda da 10 kilogramla dünyadaki gök taşı koleksiyonu olan Amerikalı bir meteor avcısından daha fazla taş var. Bingöl’deki taşların satışından sonra biz de elimizdeki taşları satmaya karar verdik. Bingöl’deki taşlar en son 60 dolardan satıldı. Biz de bu taşları taban fiyat olarak 80 dolardan satışa sunacağız. Ama Bursa’da TÜBİTAK’ın destekleriyle yapılacak Uzay ve Havacılık Merkezi’ne elindeki değerli taşlardan verebiliriz. Tabi ki bu taşların Amerika’da Fransa’da koleksiyoncuların beğenisine sunmak bizleri onurlandıracaktır. Bu taşların başka bir özelliği ise takı sektöründe elmas ve yakut gibi nadide taşlar ile işlenebilir olmasıdır” şeklinde konuştu.

    Bu taşların düşüş tarihi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yüksel Sevinç, “NASA dünyanın hangi bölgesine hangi tarihte taş düşeceğinin bilgisini vermeye çalışıyor. Yakın tarihte Eskişehir ile Bursa arasında bir taş düşme kaydı yok. Ancak bu taşların en az 50-60 yıl önce bu bölgeye düştüklerini düşünüyoruz. Yaklaşık 2 senedir bu taşlarla ilgileniyorum. Gezerken gördüğüm tüm ilginç taşları incelemeden geçemiyorum. Ama meteor taşı olması için parlak veya mat kabuğu olması gerekiyor. Mıknatıs ile çekmesi gerekiyor. Diğer taşlara göre kendisinin özgül ağırlığı olması gerekiyor. Taşların içlerinde ya da yüzeyinde demir olduğu için pas olması gerekiyor. Bunlar var ise bu taş meteor olma ihtimali çok yüksektir” ifadelerini kullandı.

  • CHP Grup Başkanvekili Levent Gök:

    CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına ilişkin, “Bugün bu tutuklama kararına imza atan hakimler bilecekler ki bu devran dönecektir” dedi.

    Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklandıklarını söyleyen CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, sulh ceza mahkemelerinin derhal kaldırılması gerektiğini kaydetti. “Bu mahkemeleri kendiniz bilinçli yarattınız, bilinçli tercihler yaparak kendi yandaşınız hakimleri atadınız” diyen Gök, Can Dündar ve Erdem Gül’ün yanında olduklarını belirtti. Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT TIR’ları ile ilgili yaptıkları haberlerin gerçek haberler olduğunu söyleyen Gök, “Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik yapmışlardır, bir sırrı yabancı ülke ile paylaşmış değiller. Cumhurbaşkanı ve Başbakan o TIR’ların içinde silah olduğunu kabul etmiştir. Ortada olmayan bir suçtan dolayı Başbakan’ın partisinin yarattığı sulh ceza mahkemeleri Cumhurbaşkanına, Başbakan’a yaranmak açısından Can Dündar ve Erdem Gül’ü tutukluyorlar. Bugün bu tutuklama kararına imza atan hakimler bilecekler ki, bu devran dönecektir, bu halk bu tutuklamaların hesabını mutlaka sorar ve soracağız” dedi.

    “BİR MUTABAKATA VARAMADIK”

    “Bütçe görüşmelerinin takvimine ilişkin grup başkanvekilleri ile yapılan toplantıda iktidar partisinin denetimden kaçması sonucu bir mutabakata varamadık” açıklamasında bulunan Gök, AK Parti’nin CHP’nin seçim vaadi olarak önerdiği kesin hesap komisyonu kurulmasına karşı çıktığını kaydetti. Gök, seçim taahhütlerinin takipçisi olduklarını ve arkasında ısrarla durduklarını söyledi.

  • Gök: “Hastaneler Asla Kızılay Kan Parası Talep Edemez, Suçtur”

    Türk Kızılayı Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök, hiçbir hastanenin Kızılay kan parası adı altında vatandaşlardan para talep edemeyeceğini belirterek bunun suç olduğunu söyledi.

    Geçen günlerde bir hastanın, tedavi gördüğü özel hastanenin kendisine Kızılay’ın kan parası ücreti çıkarttığı iddialarına Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök, tepki gösterdi. İHA’ya değerlendirmeler de bulunan Dr. Gökay Gök, Kızılay’ın yardımseverlerden temin ettiği kanın özel, üniversite ve devlet hastanelerine asla parayla satılmadığını, eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa acil olarak il sağlık müdürlüklerine başvurulması gerektiği çağrısında bulundu.

    “DİLEKÇE İLE SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİNE BAŞVURSUNLAR”

    Kızılay üzerinden vatandaşlardan para alınmasının aleni bir suç olduğunu belirten Gök, şöyle konuştu: “Ülkemizde hasta ve hasta yakınlarından asla ‘kan parası’ adı altında para talep edilemez. Bu bir suçtur. Çünkü bütçe uygulama talimatları gereği ve ülkemizdeki tüm vatandaşların sosyal güvencesi olduğu için bu hastaneler bu ücretleri Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’dan tahsil etmektedir. Ekstra bir para talep edemezler. 2006 yılından bu yana hiçbir hasta yakını bizden para ile kan almadı ve alamaz. Çünkü biz kanları hastaneye teslim ederiz ve kendi aramızda muhasebeleştiririz. Bu tüm hastaneler için üniversite, devlet ve özel hepsi için geçerlidir. Hiçbir hastane de kan parası talep edemez. Çünkü bu hastayı kabul eden hastane bununla ilgili mali sorumluluğu kabul eder demektir. Eğer böyle bir durumla vatandaşlarımız karşılaşırsa dilekçeleri ile birlikte il sağlık müdürlüklerine başvurabilirler.”

    “MADDİ GİDERLERİ BAKANLIK KARŞILAR”

    Kızılay’ın maddi giderlerini vatandaştan değil bakanlıktan karşıladığını vurgulayan Gök, “Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı bununla ilgili bütçe uygulama talimatına uygun olarak SUT fiyatları belirlemektedir. Kızılay bir hayır kurumudur ve bir kuruş gelir elde etmemektedir. Sadece bu yapılan, hizmetin maliyetini karşılamaktadır. Bu maliyeti de iki bakanlık belirleyerek kan tedarikçisi olarak Kızılay’a bu kanla ilgili ödeme yapmaktadır. Bütün gelişmiş dünya ülkelerinde de Kızılhaç, Kızılay gibi kuruluşlarda bu hizmet bu şekilde yürümektedir” ifadelerini kullandı.

    “KIZILAY’IN STOK KANLARI İNSANLARI YAŞAMA BAĞLIYOR”

    Türkiye’de 2005 yılı mayıs ayında güvenli kan temini programının başladığını hatırlatan Gök, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uygulamayla her türlü olağanüstü durumlarda trafik kazaları, ameliyatlar, acil ameliyatlar, adli olaylarda zamana karşı kurtarmak için yarıştığımız hastayı yaşama bağlamak için bu durumlarda kanın stokta hazırda bulunması gerekmektedir. Örneğin bir kaza geçirdiğinizde ve yaralı olarak hastaneye gittiğinizde acile yetiştirseler bile eğer hazırda o gruptan kan yok kanın hazırlanması ve bulunması 6-8 saat sürüyor. Çevremiz, yakınlarımız kan merkezine koşsa, bu kanı verebilse bile bu kanın hazırlanması minimum 6-8 saattir. Bu arada yaralımızın hayata tutunmasını sağlayan ise işte stokta bulunan kandır. Zaten Kızılay’ın yaptığı uygulama her hastanede ve her ildeki Kızılay kan merkezlerinde, Bayraklı Bölge Kan Merkezinde bu kan stoklarını oluşturarak yönetmektir. Biz böylece zamana karşı yarıştığımız olağanüstü durumlarda bu stoklarla vatandaşları yaşama bağlıyoruz. Biz o 6-8 saat içinde insanları kaybediyoruz. Bu stokla insanları kurtarıyoruz.”