Etiket: göç

  • Keçe “Köyden şehre göç obeziteyi arttırdı”

    Medicalpark Karadeniz Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Can Keçe, obezitenin çağın hastalığı olduğunu belirterek, “15-18 yaş altı çocuk grubunda şeker hastalığı ile beraber aynı zamanda obezitenin çok yaygın olduğunu görüyoruz” dedi.

    Doğu Karadeniz Bölgesi’ne gelen Arap turistlerin incelendiğinde çok büyük oranda kilo fazlalıklarının olduğunu gördüklerini dile getiren Keçe, “Obezite çağımızın hastalığı. Bu sadece gelişmiş ülkelerin problemi değil, bizim gibi ülkelerinde ciddi problemlerinden bir tanesi. Avrupa’nın, Amerika’nın hastalığı olarak kabul ediliyor ama Avrupa verilerine baktığımızda Türkiye’de her 3 kadından birisi obez. Erkeklerde biraz daha iyiyiz. Obezitenin en yaygın olduğu ülkeler Amerika Birleşik Devleti, Latin Amerika ve Arap ülkeleri. Buraya gelen Arap turistleri incelediğimizde çok büyük oranda kilo fazlalıklarının olduğu gördük. Orada her iki kişiden birisi aşırı kilolu. Aşırı kilolu olmak çağımızın sorunu ama sadece görsel olarak rahatsızlık vermiyor aynı zamanda bir takım hastalıklara da neden oluyor. Özellikle şeker hastalığı, insülin direncini arttırıyor. Vücut şeker üretse bile hedef organlardan kan şekerini düşürücü etkinlikte etki gösteremiyor. Duyarlılığı azalmış ve insülin direnci artmış oluyor” şeklinde konuştu.

    “Yaşam tarzımız çok değişti”

    İşlenmiş hazır gıdaların çok tüketildiğini kaydeden Keçe, “Obezitenin en büyük sebeplerinden bir tanesi yaşam tarzımız çok değişti. Köyden şehirlere göç, u tipi dediğimiz yaşam, günümüzde modern yaşantının verdiği en büyük problemlerden bir tanesi. İşlenmiş hazır gıdaları çok tüketiyoruz. Eskiden mahallelerde oynayan çocuklar varken şimdi bilgisayarların ve televizyonların başından kalkmayan yeni nesil var. İnsan hayatını tehdit eden bir boyuta gelmiş durumda. Genç nüfusta da obezite çok fazla. 15-18 yaş altı çocuk grubunda şeker hastalığı ile beraber aynı zamanda obezitenin çok yaygın olduğunu görüyoruz. Ailelerin çocuklarına örnek olması lazım. Beslenme ve hayat evde başlıyor, çocuk evde öğrendiği her şeyi erişkin çağında kullanmaya başlıyor. Yeterli egzersiz yapmıyoruz bu da beraberinde obezite ve diyabet hastalığını ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

  • 94 yıl önceki zorunlu göç Büyükçekmece’de canlandırıldı

    Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 94’üncü Yılı Anma Etkinliklerinde Büyükçekmece’de, Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan mübadiller anılıp, karaya ilk ayak basmaları tiyatro gösterisi ile canlandırıldı.

    Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 94’üncü Yılı Anma Etkinliklerinin ikinci gününde Mimarsinan İskelesi’nde program düzenlendi. Programa Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yunanistan’dan Türkiye’ye ve Türkiye’den Yunanistan’a göç etmek zorunda kalan hayattaki son mübadiller katıldı. Saygı duruşu ile başlayan program protokol konuşmaları ile devam etti. Ardından Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan mübadillerin karaya ilk ayak basmaları canlandırıldı. Yunanistan ve Türk halk oyunu gösterileri ile devam eden programda “Dostluk Ağacı Dikimi” yapıldı. Programda Yazar Sacide Bolcan da Türk-Yunan Mübadelesi’nin tarihçesini anlattı.

    “Esas itibari ile dini temele göre yapılmış bir göçtür”

    94 yıl önce yaşanan tarihi olayı anmak ve unutulmaması için etkinliği düzenlediklerini ifade eden Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, “Yunanistan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihte çok ender rastlanan olaylardan bir tanesidir. 1923’yılında Yunanistan ile Türkiye arasında göç esas itibari ile dini temele göre yapılmış bir göçtür. Yani Ortodoks olanlar Türkiye’den Yunanistan’a gidecekler, orada yaşayan Müslümanlar ise Türkiye’ye gelecekler” şeklinde konuştu.

    Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nin 94’üncü Yılı Anma Etkinliklerinin sonuncusu 7 Mayıs günü Silivri’de gerçekleştirilecek.

  • Göç mağduru ailelere seminer

    Hakkari TOBB Mesleki Eğitim Merkezi tarafından yürütülen “Çiçekler Solmadan” projesi kapsamında göç mağduru ailelere rehberlik, rehabilitasyon ve sosyal hizmet konularında eğitim semineri verildi.

    Bir süre önce TOBB Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Abdullah Karataş’ın katılımı ile Şehit Selahattin İlköğretim Okulunun konferans salonunda düzenlenen “Çiçekler Solmadan” projesinin ikincisi, bu defa Dağgöl Mahallesi çevre yolu üzerinde bulunan kurs merkezinde yapıldı. Göç mağduru ailelerin sorun, sıkıntı ve çözüm yollarının arandığı eğitim seminerine çok sayıda aile katıldı.

    Hakkari Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünde görevli psikolojik danışman Hurşit Demir, aile bireylerine göç ile ortaya çıkan psikolojik sorunlar üzerinde detaylı bilgiler verdi.

    “Çiçekler Solmadan” adlı proje kapsamında istihdam edilen sosyal hizmet uzmanı Vedat Yalçın ise, aile bireylerinin çocuk eğitimine vermeleri gereken önemi slaytlar eşliğinde anlattı.

    Seminerde aile bireylerinden gelen sorular ve sorunlar da dinlendi. Psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı, ailelerin soruduğu sorulara tek tek cevap verdiler.

    TOBB Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Abdullah Karataş da, “Çiçekler Solmadan” projesinin amacından bahsederek, “Bu insanlar biraz da hayata küsmüş kişilerdir. Yoksullukları, çocuklarının eğitim dışına itilmelerine neden olmuştur. Eğitim faaliyetleri çerçevesinde onların girişimcilik cesaretleri artırılmaya çalışılacak. Girişimcilik cesareti ve özgüven kazanmaları, hedef kitleyi tekrar ekonomik ve sosyal hayatın bir parçası haline gelecektir” dedi.

    Yoğun katılımın sağlandığı seminer, katılımcılara verilen ikramlarla sona erdi.

  • Bahar mevsimiyle sınırda göç hareketliliği

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Orhan Deniz, Türkiye’de yeteri kadar göçmen olduğunu belirterek, “Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın açıkladığı tarzda 3 milyon mülteci gelmeye çalışırsa, Türkiye sınırlarını kapatır” dedi.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan YYÜ Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Orhan Deniz, geçtiğimiz gün Afganistan ve Pakistan uyruklu 160 kaçak göçmenin İran üzerinden Van’a gelmesinin Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın açıklamalarıyla bağdaştırıldığını söyledi. Doç. Dr. Orhan Deniz, “Bu göç olayının Bakan Bey’in açıklamalarıyla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Birincisi İran’da 3 milyon mülteci yok. İkincisi ise bahar mevsiminde olduğumuz için mülteci geçişleri bu dönemde hızlanabilir. Geçmişte de bu tür büyük grupların Türkiye’ye gelerek, buradan batı illerine ya da Avrupa’ya geçmeye çalışmışlardı” ifadelerini kullandı.

    “İran göçmenleri teşvik ediyor”

    İran’ın geçmişten bu yana ülkelerine gelen göçmenleri Türkiye’ye göndermeye teşvik ettiğini anlatan Doç. Dr. Deniz, “İran kendi ülkelerine gelen göçmenleri, Türkiye’ye gitmeleri noktasında teşvik ediyor. İran geçmişte bunu daha belirgin bir şekilde yapıyordu. Ancak geçtiğimiz gün gelen grup bununla alakalı değil. Bunlar insan kaçakçıları tarafından Afganistan, Pakistan ve İran üzerinden Türkiye’ye getiriliyorlar. Özellikle ilkbahar aylarında bunların sayılarında ciddi artışlar yaşandığına ve gelen bazı grupların yüksek kesimlerde kar ve tipi nedeniyle hayatlarını kaybettiklerine de şahit oluyoruz” dedi.

    “DEAŞ ve Haşdi Şabi’den kaçan gruplar Türkiye’ye sığınabilir”

    Musul’u kurtarma operasyonu kapsamında Irak üzerinden bir göçmen dalgası beklendiğini anlatan Doç. Dr. Deniz, şunları söyledi:

    “İran’dan bu süreçte ne kadar göçmen gelirse daha fazlası Irak üzerinden de gelebilir. Musul’u kurtarma operasyonu kapsamında halk DEAŞ’tan kaçarken, özellikle Sünni grupların Haşdi Şabi gibi grupların da saldırılarına maruz kalmaları noktasında ilk etapta Kuzey Irak’a, sonrasında Türkiye’ye kaçabilirler. Ama burada büyük bir kriz yaşanmazsa, bunun çok fazla olabileceğini zannetmiyorum. Çünkü Türkiye’nin Haşdi Şabi saldırılarına çok da müsaade edebileceği kanaatinde değilim. Bu aşamada aşırı bir göç dalgası beklemiyoruz.”

    “Türkiye sınırlarını kapatır”

    Suriye’de savaş ortamından kaçan mültecilere Türkiye’nin kapılarını açtığını ve halihazırda Türkiye’de 3 milyonun üzerinde mülteci bulunduğunun altını çizen Deniz, “Suriye’de savaş ortamından dolayı o kadar göçmen aldık. Ama İran’da halihazırda savaş yok. Onun için olası büyük bir göç dalgası durumunda Türkiye sınırlarını kapatır ve buna müsaade etmez. Ancak küçük gruplar halindeki göçmenlerin insan kaçakçılarının yardımıyla geçişler olacaktır” diye konuştu.

    İlkbahar aylarında geçişlerin doğal olarak arttığına işaret eden Doç. Dr. Orhan Deniz, sınır bölgelerinde inşa edilen kalekolların kaçak göçmenlerin sayısında da ciddi azalmalara neden olduğunu aktardı.

  • Bakan Çavuşoğlu’ndan ’Göç Anlaşması’ açıklaması

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ile yapılan Göç Anlaşması’nın tam manasıyla uygulanmadığını belirterek, “Göç anlaşmasının maddelerini bile uygulamayan Avrupa, vize konusunda da bizi oyalamasın. Bizde gereğini bundan sonra yapacağız” dedi.

    Bakan Çavuşoğlu, Edirne temasları kapsamında özel bir restoranda STK temsilcileri, iş adamları ve muhtarlarla bir araya geldi. Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği’nin vize serbestisi konusunda kendilerini oyaladıklarının farkında olduklarını belirterek, “Bizim de sabrımız sınırsız değil. Göç anlaşmasının maddelerini bile uygulamayan Avrupa, vize konusunda da bizi oyalamasın. Bizde gereğini bundan sonra yapacağız. Bunu da çok açık ve net bir şekilde söylememiz lazım” dedi.

    “Göç anlaşmasını uygulamayan Avrupa’ya gereğini yapacağız”

    Bakan Çavuşoğlu, ‘vizeleri kaldırmaya çalışıyoruz ki insanlarımızın önündeki engeller kalksın’ diyerek, şunları kaydetti:

    “Avrupa Birliği’nin çifte standardını görüyoruz. Bizi oyaladığını da görüyoruz. Ama onlara da söyledik bizim de sabrımız sınırsız değildir. Bu konuda vatandaşlarımızın da beklentisi var. Göç konusundaki gerekli adımları da eğer vize serbestisi gelmezse göç anlamışıyla ilgili adımları da atacağız. Çünkü anlaşmanın gereği şudur; göç anlaşması, geri kabul anlaşması ve vize serbestisi, üçü birden uygulanacak. Biz bugüne kadar göç anlaşmasını sonuna kadar uyguladık. Her bir maddesine riayet ettik. Göç anlaşmasının maddelerini bile uygulamayan Avrupa, vize konusunda da bizi oyalamasın. Bizde gereğini bundan sonra yapacağız. Bunu da çok açık ve net bir şekilde söylememiz lazım.”

    Bakan Çavuşoğlu’ndan Ukrayna müjdesi

    Dünyanın birçok yerinde imzalanan anlaşmalarla artık vizelerin kaldırıldığını hatırlatan Bakan Çavuşoğlu, “Bırakın vizeleri yarın inşallah birçok ülke ile de olacak bugün imzaladığımız anlaşma ile Ukrayna ile Türkiye arasında artık pasaportsuz sadece kimlikle seyahati temin ettik” ifadelerini kullandı.

    “Avrupa felakete gidiyor”

    Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamaların İkinci Dünya Savaşı öncesi Nazi Almanya’sında dahi yaşanmadığını vurgulayarak, “Vallahi bu Avrupa felakete gidiyor. Bu Avrupa ikinci dünya savaşı öncesine gidiyor. Bu Avrupa Nazi dönemindeki uygulamalara gidiyor. Hollanda’nın yaptığı Nazi döneminde bile olmamıştır. Savaş döneminde bile olmamıştır. Ama ne bizim yurt dışındaki vatandaşlarımızla bağımızı kimse koparır ne de bu tür uygulamaların altında yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız kalır. Ne de güçlü Türkiye Cumhuriyeti bu uygulamaların altında kalır. Hollanda’ya karşı adımlarımızı atmaya başladık” dedi.