Etiket: göç

  • Sur’da Göç Sürüyor

    Sokağa çıkma yasağının sürdüğü ve şu ana kadar 25 bin ailenin göç ettiğinin tahmin edildiği Sur ilçesinde kalan aileler de göçüyor.

    Terör örgütü PKK tarafından açılan hendek ve kurulan barikatlar nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağının 19’uncu gününde devam ettiği Sur ilçesinde çatışmalar tüm şiddetiyle sürüyor. Çok sayıda özel harekat polisi ve jandarma özel harekat timleri ile sürdürülen operasyonlar nedeniyle ilçe sürekli silah ve patlama sesleriyle yankılanıyor. Yaşanan çatışmalar nedeniyle şu ana kadar 25 bin ailenin göç ettiği ilçede kalan aileler de göç yolunu tuttu. Sadece bugün onlarca aile daha ilçeden çıktı. Bazı aileler, kentin diğer ilçelerinde tuttukları evlere bazıları ise yakınlarının yanına yerleşeceğini belirtti.

    “SURİYELİLERDEN FARKIMIZ KALMADI”

    Güvenlik nedeniyle adının yazılmasını istemeyen göç eden vatandaşlardan biri, ilçede 19 gündür büyük zorluklar yaşadıklarını belirterek, “Çocuklarımızın psikolojileri bozuldu. Zaten okula gidemiyorlar. Geceleri seslerden uyuyamıyoruz. Gündüzleri de sürekli evimize roket gelecek diye korku yaşıyoruz. Şehrin göbeğinde savaşa tanık oluyoruz. Suriyelilerden hiçbir farkımız kalmadı” dedi.

    “İNSANLAR BİLE ENKAZA DÖNDÜ”

    Başka bir vatandaş da yaşadıklarını zorlukları anlatarak, “Her yasak ve yaşanan çatışmalar çok şey alıp götürüyor bizden. Burada yıllarca kardeşçe yaşadık. İlçenin yerlisiyim. Yıllarca Süryaniler, Ermeniler ve Müslümanlar burada kardeşçe yaşadık. Şimdi ise yaşanamaz hale geldi buralar. Tarihi yerle bir ettiler. İnsanları yerle bir ettiler. Artık buradaki değil evler, binalar insanlar bile enkaza dönmüş durumda” diye konuştu.

  • MÜSİAD’ta Göç Konusu Tartışıldı

    MÜSİAD Konya Şubesi Cuma Konferanslarında bu hafta 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü münasebeti ile Uluslararası Göçmenler, Göç İdaresi ve Göç kavramı ele alındı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan İl Göç İdaresi Müdürü Ahmet Babaoğlu, katılımcılara günümüzde çeşitli sebeplerden dolayı ülkelerinden göç etmek zorunda kalan göçmenlerin yaşadığı sorunlar ve kurum olarak bu sorunları çözmeye yönelik yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Toplantıya, Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yusuf İpek, MÜSİAD Konya Şubesi üyeleri ve yaşanan savaş nedeni ile ülkelerini terk ederek şehrimizde yaşayan çok sayıda Suriyeli ve Iraklı göçmen katılım sağladı.

    Çok sayıda Suriyeli davetlinin katıldığı ve katılımcıların yaşadıkları sorunlarla ilgili taleplerini dile getirme imkanı bulduğu toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mehmet Ali Özbuğday, “Günümüzde dünyanın her yerinde çeşitli sebeplerden dolayı milyonlarca insan ülkelerini terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalıyor. Bu insanlar gittikleri yerlerde barınma, sağlık, iş ve eğitim gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalıyor. Son dönemde özellikle Ortadoğu’da yaşanan savaş ortamından dolayı Suriye’den ve Irak’tan milyonlarca insan ülkemiz başta olmak üzere Avrupa ülkelerine göç etti. Avrupa ülkeleri göçmenleri ülkelerine almama yönünde politikalar izlerken, ülkemiz inancı ve köklü geçmişi gereği bu kardeşlerimize kucak açtı ve açmaya da devam ediyor. Şehrimizde de Suriyeli ve Iraklı çok sayıda göçmen kardeşimiz yaşamaktadır. MÜSİAD Konya Şubesi olarak, Suriye’de yaşanan savaşın ardından meydana gelen göç sorununun bütün dünyanın ortak sorunu olduğunu ve bu konuda bütün dünya devletlerine büyük sorumluluklar düştüğünü belirtmek istiyoruz. Bu hafta düzenlediğimiz konferansımızda da göçmen kardeşlerimizin yaşadıkları sorunları, bu sorunları nasıl birlikte çözüme kavuşturabileceğimizi ve ticaretle uğraşan kardeşlerimizle ticari bağlarımızı nasıl geliştirebileceğimizi ele almak istedik” dedi.

    Dünya üzerindeki göçlerin eğitim ve ticaret başta olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı gerçekleştiğini, fakat son dönemlerdeki göç dalgalarının temel sebebinin Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaş ve kaos ortamından kaynaklandığını özellikle vurgulayarak konuşmalarına başlayan İl Göç İdaresi Müdürü Ahmet Babaoğlu, “Milyonlarca göçmen bu sebeple yıllarca yaşadığı, hayatını sürdürdüğü vatanlarını terk etmek zorunda kalıyor. Bu insanlar gerek göç esnasında ve gerekse de yerleştikleri ülkelerde pek çok sorunla karşılaşıyor. Birkaç yıldır Ortadoğu’da özellikle de Suriye’de yaşanan savaş ortamını üzülerek takip ediyoruz. Yaşanan savaştan dolayı milyonlarca insan her şeyi arkasında bırakarak hayatta kalmak adına ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. Yaşanan bu göçlerin çok büyük bir bölümü başta ülkemiz olmak üzere Avrupa’ya gerçekleşmiştir. Avrupa ülkeleri bu göçmenleri ülkelerine kabul etmezken biz ülke olarak bu kardeşlerimize sınırlarımızı açtık. Ortadoğu’daki savaştan kaçarak ülkemize sığınan göçmenlerin sayısı üç milyona yaklaşırken, şehrimizde ikamet eden göçmenlerimizin sayısı ise elli binin üzerindedir. Ülkemizde yaşayan göçmenlerimize daha hızlı ve daha iyi hizmet etmek, göçmenlerimizin sorunlarını tespit ederek çözüme kavuşturmak ve tek elden koordineyi sağlamak adına devletimiz tarafından 2013 yılında Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuş ve her ilde çalışmalarını sürdürmektedir. Konya Göç İdaresi Müdürlüğü olarak bizler de, şehrimizde ikamet eden göçmen kardeşlerimizin şehrimize daha kolay adapte olmaları, barınma, sağlık, eğitim gibi temel konulara öncelik vermek kaydıyla çeşitli alanlarda sorun yaşamamaları için diğer kurumlarımızla irtibatlı olarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kurum olarak, Genel Müdürlüğümüz tarafından geliştirilen bir sistemle ülkemize ve şehrimize gelen göçmen kardeşlerimizi kayıt altına alarak onlara daha kolay ve daha hızlı bir şekilde ulaşmayı, sağlık ve eğitimle ilgili yaşanacak sorunların önüne geçmeyi amaçlıyor, Konyalı vatandaşlarımızın göçmen kardeşlerimize göstermiş olduğu misafirperverliğe de ayrıca teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Konferans, soru-cevap bölümü ve MÜSİAD Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mehmet Ali Özbuğday’ın günün anısına İl Göç İdaresi Müdürü Ahmet Babaoğlu’na hediye takdimi ile son buldu.

  • Kaymakam Nazlı, Doğu İllerinden Göç Beklendiğini Belirterek, Provokasyon Uyarısı Yaptı

    Doğu illerindeki terör ve baskılar sebebiyle memleketlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşların Ayvalık’taki akrabalarının yanına göç edebileceğini söyleyen Kaymakam Namık Kemal Nazlı,”Terörden kaçanlara terörist muamelesi yapmayalım” dedi.

    Dünya İnsan Hakları Günü için toplanan Ayvalık İnsan Hakları Komisyonu, yaşama hakkı ve hak ihlalleri konularını değerlendirdi. Kaymakam Namık Kemal Nazlı başkanlığındaki toplantıya Yazı İşleri Müdürü Elif Kıvanç, Belediye Başkan Yardımcısı Gökay Bacan, Meclis Üyesi Nusret Taşan ile siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Toplantının gündemi, umut yolculukları ya Ege’nin serin sularında, ya da Ayvalık’ta son bulan çoğunluğu Suriyeli sığınmacıların dramları oldu. Sığınmacıların Balıkesir Göç İdaresi’ne teslim edilene kadar üç gün boyunca Ayvalık’ta barındırıldığını söyleyen Kaymakam Nazlı, belediye ve sivil toplum teşkilatlarının desteğiyle mülteci ailelerini en iyi şekilde ağırlamaya çalıştıklarını ifade etti.

    Nazlı, jandarma bölgesinde ele geçirilen mültecilerin eski hastaneye, emniyetten gelenlerin ise eski trafik bölge binasına yerleştirildiğini belirterek, ”Az sayıdaki insanları barındırabiliyoruz. Ancak kalabalık olduklarında yer sıkıntısı çekiyoruz. Kaymakamlık olarak yiyecek yardımı yapıyoruz. Ama aralarında bebekler de var, onlara ekmek arası köfte veremeyiz. Vakıf, belediye ve Ayvalık halkının desteğiyle mültecilerin giyim, battaniye, bebek bezi gibi türlü ihtiyaçları da karşılanıyor” dedi.

    “Bizi biz yapan farklılıklarımızdır” diyen Kaymakam Nazlı, doğu illerinden Ayvalık’a göç beklentisi olduğuna dikkat çekti. Nazlı, şöyle devam etti:

    “Göçten biz de nasibimizi alabiliriz. İlçemize gelecek insanları ayrım yapmadan sahiplenmeliyiz. Terörden kaçanları terörist diye değerlendirmek doğru olmaz. Provokasyondan uzak durulmalıdır. Toplumun kanaat önderlerinin ve sivil örgütlerinin bu konuda Ayvalık’a yakışanı yapacağına inanıyorum. Ülkemiz kötü günlerden geçiyor. Şimdi kucaklaşma zamanı.”

  • Fethiye, Marmaris Ve Bodrum’da Göç İdaresi Temsilciliği Açılıyor

    Uluslar arası Göçmenler Günü kapsamında Muğla’nın değişik ilçelerinde yaşayan yerleşik yabancılar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde okuyan yabancı öğrenciler, Muğla valisi Amir Çiçek’i ziyaret etti. Ziyarette Vali Yardımcıları Ekrem Aylanç ve Kamil Köten, Danimarka, Norveç, Kanada, İngiltere vatandaşları ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde eğitim alan Pakistan, Afganistan, Suriye ve Mısırlı öğrencilerden oluşan bir heyet hazır bulundu.

    Ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getiren Vali Çiçek, “Dünyanın farklı yerlerinden gelerek ilimizde yaşamanız, sizleri burada ağırlamaktan büyük mutluluk duydum. Sizlerin hayatlarını ve resmi işlemlerinizi kolaylaştırmak için il merkezinin dışında yabancı vatandaşlarımızın yoğunlukla yaşadığı Bodrum, Fethiye ve Marmaris ilçelerimizde Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne bağlı temsilcilikler açılması konusunda çalışmalara başladık. Yakın zamanda bu merkezlerimizden hizmet alınması sağlanacak” ifadelerini kullandı.

    Her yıl 18 Aralık’ta kutlanan Uluslararası Göçmenler Günü ile dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların yaşamları ve sorunları konusunda farkındalık oluşturmanın hedeflendiğini belirten Göç İdaresi Müdürü Recep Batu, “Dünyanın en önemli göç rotalarından biri üzerinde yer alan ülkemiz çok büyük göç süreçlerine tanıklık etmiş, ev sahipliği yapmaktadır. Bu kapsamda göç alanına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, göç politika ve stratejilerini uygulamak üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurularak etkin ve verimli hizmet verilmektedir” dedi.

    Ziyarette yaptığı açıklamada 8 yıl önce turist olarak Türkiye’ye geldiğini belirten Danimarkalı Ole Olesen ise, “Türkiye’ye gelmeden önce tereddütlerim vardı. Bodrum’a gerçekleştirdiğim ziyaretin ardından Bodrum’a aşık oldum ve hayatımın geri kalanını burada geçirmeye karar verdim. Burada çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

  • Dzhelilov: “1770’Li Yıllardan Sonra Kırım’dan 14 Bin Ermeni Göç Etti”

    Kırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Leniara Dzhelilov, 1770’li yıllardan itibaren Kırım’dan 14 bin Ermeni’nin göç ettiğini söyledi.

    İlkadım Belediyesi tarafından düzenlenen “Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi” konulu 3. Uluslararası İlkadım Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Kırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Leniara Dzhelilov, katılımcılara “Karadeniz Bölgesi’nde Ermeniler, 20. Yüzyılda Kırım’da Ermeni Diasporası” adlı sunumunu yaptı.

    Akmescit’teki bazı mahallelerde az da olsa Ermeni ailelerin yaşadığını belirten Kırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Leniara Dzhelilov, “Eski kaynaklara baktığımız zaman ilk Türk Ermenilerin Kırım adasında oluşmasını 8. yüzyıla ait olduğunu görebiliyoruz. Daha sonra sayıları çoğalıyor. 1794 yılının bazı tarihi yazılarına baktığımız zaman Akmescit şehrinin Kırım’ın başkenti olarak biliniyor. Alman bir tarihçi, ‘Akmescit şehrinin geleneksel Türk Tatar şehrinin olduğunu biliyorum. Fakat bazı iç mahallelerde Ermeni ibadethanelerinin de olduğunu görüyorum’ diye kayıtlarda var. Yani bazı mahallelerde az da olsa Ermeni ailelerin yaşadığını görebiliyoruz” dedi.

    1770’li yıllarda Kırım’dan 14 bin Ermeni’nin göç ettiğini belirten Dzhelilov, “1770’li yılların sonunda Rus Çarlığı idaresi Kırım’da yaşayan Ermenileri toplu halde buradan özü nehri boyuna göç ettiriyor. 1778 yılında Kırım’da bulunan birçok Ermeni Kilisesi, Manastırı sahipsiz kalıyor. Kırım’da Ermenilerin en büyük tarihi kilisesi Surp Haç Kilisesidir. Bu kilise 1997 tarihinde onarıldıktan sonra hem ibadete hem de müze olarak halka açıldı. 19. yüzyılın sonlarına kadar Kırım’da Ermeni kiliselerin ve manastırların bünyesinde okumuş insan kitlesi vardı. Kırım’da Ermeni kiliseleri vakıf topraklarına sahipti, eğitim verme hakları vardı, hayır için para toplama haklarına sahipti, devletle, yerli çarlık Rus hakimiyetiyle ilişkileri devamlı iyiydi. 1778 yılında Kırım’da yaşayan yerli Ortadoks halkları Kırım’dan Ukrayna topraklarına göç kararı aldı. O zamanlar Kırım, Osmanlı toprağıydı. Çarlık Rusya bunu Hıristiyan ahalinin kaygısını gidermek için yaptığını söylemişti. Osmanlı Kırım idaresine ekonomik olarak Ermeniler fayda getirmemesi için yerli Ermenileri, Ukrayna topraklarına göç ettiriyorlardı. Kırım’ın kadim yerlisi olan Grekler, biz bunlara Urumlar diyoruz. Çarlık Rus idaresinin bu kararına çok üzüldüler. Kırım’dan istemeyerek çıkmışlardır. Bu toplumun torunları Ukrayna’nın Mariupol şehrinde yaşıyorlar ve ana dilleri Türkçe’dir. O yıllarda toplam 14 bin kadar Ermeni göç ettiriliyor” diye konuştu.