Etiket: Glikoz

  • Glikoz şurubu kullanılan baklavayı nasıl anlarız?

    Eskişehir’deki baklavacılar, satıcılarında geçen seneye göre düşüş yaşandığını belirtirken, tatlı alacak vatandaşları glikoz şurubuna karşı da uyardılar.

    Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez tatlısı olan baklava bu sene Eskişehir halkı tarafından geçen seneye oranla daha az talep edildi. Eskişehir birçok baklava satıcısı gibi 40 yıldır bu sektörde çalışan İrfan Erdoğan da bu sene satışların düştüğünü ifade etti. Satışların yüzde 30’a yakın oranda düştüğün belirten Erdoğan, “Bu sene insanımız 9 günlük tatil sebebiyle bayramı şehir dışında geçirmeyi veya tatile gitmeyi planlıyor. Bu sebeple bizim işlerimizde de ciddi oranda düşüş var. Her sene sattığım baklavayı bu sene satamıyorum. Geçen sene 100 tepsi baklava satıyorsam bu sene 70 tepsi baklava satıyorum. Geçen sene gibi bu sene de fiyatı değişmeyen ve 27 liradan sattığım ev baklavası satışlarımız çok düştü” dedi.

    “Glikoz şurubuna dikkat”

    Aynı firmada 1987’den beri tatlı ustalığı yapan Kasım Ülgür ise, baklava alacakları glikoz şurubuna karşı uyardı. Ülgür, “Bugün imalatı daha ucuza getirmek ve insanları fiyat konusunda ilgisini çekebilmek için bazı üreticiler doğal şeker kullanmıyor, yerine glikoz şekeri kullanıyorlar. Glikoz şekerinin kansere varan tehlikeler barındırdığını her gün gazetelerde okuyoruz. Bu yüzden baklava gibi açık ürünleri alırken daha dikkatli olmalıyız. Glikoz şurubu kullanılan ürün kendini belli eder. İçeriğindeki madde sebebiyle alıştığınız baklava görüntüsünden çok daha parlak ve açık renkte olur. Yediğinizde midenizde bir yanma hissi bırakır. Sonrasında eğer baklava kolay kolay şekerlenmiyorsa ve bozulmuyorsa doğal şekerle yapılmamış demektir. Biz burada baklavalarımızı günlük üretiriz. Eğer siz bizden aldığınız baklavaya açık ve sıcak bir ortamda bekletirseniz, kolaylıkla şekerlenir ve bozulur” ifadelerini kullandı.

  • Glikoz Şurubu Kullanılan Pekmezler Sağlık Açısından Risk Taşıyor

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, kış aylarında daha çok üşümenin kansızlıktan kaynaklığını söyleyerek, bireylerin demir eksikliğine iyi gelen pekmez tüketimini artırmasını önerdi. Güler, ancak glikoz şurubu kullanılan pekmezlerin sağlık açısından risk taşıdığını söyledi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, “Kansızlık çağımızın sorunu. Hem gebelikte hem de normal dönemde birey için büyük bir problem oluşturuyor. Birçok insanda kansızlık belirtileri var fakat kimse bunu fark etmiyor. Kansızlığın en büyük belirtisi halsizlik, üşüme, enerji düşüklüğü ve kulak çınlaması durumudur. Kansızlık sonucunda enerji düşmesiyle metabolizma yavaşlıyor ve kimi hastalarda kilo alımıyla da sonuçlanmaktadır” dedi.

    HAZIR PEKMEZDE GLİKOZ ŞURUBUNA DİKKAT

    Hazır pekmez tüketilmesini önerdiklerini fakat bunlarda da glikoz şurubu kullanan markalar olduğunu belirten Güler, “Hazır gıdaların çoğunda ürünün raf ömrünü uzatmak ve daha tatlı olmasına neden olması için mısır şurubu (glikoz- früktoz şurubu) kullanılıyor. Tüketeceğimiz hazır gıdaların içindekiler kısmını okuyarak neler kullanıldığına dikkat etmeliyiz ve glikoz şurubu kullanılanlardan uzak durmalıyız. Fazla alınan früktoz insülin direncini yükseltiyor, karaciğer yağlanmasına sebep oluyor ve burada trigliserite çevrilerek vücudumuzda yağ olarak depolanıyor” ifadelerini kullandı.

    Sigara ve alkol kullanımı, beslenme, stres, gastrit, iç kanama, ülser, genetik yapı gibi durumların kansızlığa neden olabileceğini vurgulayan Güler, “Pekmez demir bakımından çok zengindir. Günde iki yemek kaşığı yenilmeli. Fazla tüketimi tatlı krizlerine neden olmaktadır. Pekmez tüketimi sonucunda kansızlığın giderilmesi kişiye göre değişmektedir. Çünkü her vücutta emilimi farklıdır. Pekmez yedikten sonra hemen üzerine çay veya kahve içmeyin, bu demir emilimini azaltmaktadır” açıklamasında bulundu.

    Güler, demirin emilebilmesi için yanında C vitamininden zengin bir şeyle tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, “Kalsiyum bakımından çok zengin olduğu için özellikle çocuklarda, gebelerde ve kalp rahatsızlığı olanlara da pekmezi öneriyoruz. Bir dilim (30 gr) peynirden 70 miligram kalsiyum alıyorken, bir yemek kaşığı (20 mg) pekmezden 100 miligram kalsiyum alırız. İştahsız olan kişiler ve gebeler eğer şeker ve böbrek hastalığı yok ise kahvaltılarda mutlaka iki yemek kaşığı pekmez yemeli” dedi.

    “BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR”

    Güler, “Kansızlığın en büyük belirtisi halsizlik ve üşüme durumudur. Kan şekerinin düşüklüğü ile birlikte el ve ayaklarda titremelerle karşılaşılır. Kansızlık kimi hastalarda kilo alımıyla da sonuçlanmaktadır. Pekmez kanı sulandırma özelliği olduğu için pıhtı atımını engeller. Kalp damar hastalıklarına ve doğru tüketildiği takdirde kanser hastalığına da iyi gelmektedir. İltihap söktürme özelliği olduğu için iltihaplanmalarda, bronşit hastalıklarında veya solunum yolu hastalıklarında inanılmaz bir etkisi vardır. Ayrıca balgam söktürme özelliği de vardır. Düzenli alınmasıyla birlikte bağışıklığı da kuvvetlendirir” ifadelerini kullandı.