Etiket: Gıyabi

  • Erzurum’da Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Erzurum’da Muhammed Mursi için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için Erzurum’da bugün Lalapaşa Camii’nde öğle namazının ardından gıyabi cenaze namazı kılındı. Gıyabi cenaze namazına katılan vatandaşlar Mursi’nin resimlerinin yer aldığı pankartlar taşıdı.

    Yoğun bir kalabalığın katıldığı gıyabi cenaze namazını Erzurum İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula kıldırdı. Namazın ardından Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Fatih Kurt dua yaptı.

    Burada bir basın açıklaması yapan Erzurum Sivil Toplum Platformu Başkan Vekili Abdulkerim Kavaz, “Bugün burada, dün akşam saatlerinde çıkarıldığı mahkemede müslümanların onurunu savunurken şehadete yürüyen Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin şehadetine şahitlik etmek ve yıllardır onu zindanda tutan zalimleri lanetlemek ve safımızı belli etmek için toplanmış bulunuyoruz. Erzurum Sivil Toplum Platformu mensupları olarak şehidimize Allahtan rahmet diliyor ve tüm İslam alemine sabırlar niyaz ediyoruz” dedi.

    Mısır’da yıllarca süren diktatörlükten sonra 2012 yılında Muhammed Mursi Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olduğunu ifade eden Kavaz, “Bir yıllık iktidarında yaptığı icraatlarıyla ülkesini emperyalizmin tasallutundan kurtarmaya çalışmış, müslümanların yüzünü ak etmiş, ama küresel zalimleri tedirgin etmişti. Bu gidişata daha fazla tahammül etmeyen zalimler ülkede iç karışıklık meydana getirmiş, silahlı gruplarla halkı karşı karşıya getirmiş ve merhum Mursi’yi askeri darbe ile görevden almış, mahkum etmişlerdi. Sürekli demokrasiden bahseden, insan hakları savunuculuğu yapan batı, söz konusu İslam coğrafyası olunca her şeyi rafa kaldırıyor, iki yüzlülüğünü bir kere daha ortaya koyuyordu. Mısır halkının meşru yolla seçmiş olduğu Muhammet Mursi’yi,3 Temmuz 2013 tarihinde Sisi yönetimindeki askeri cunta ile deviren küresel müstekbirler, düzmece mahkemeler kurarak binlerce Müslümanı zindana atmış ve yüzlerce Müslümana idam kararı vermişlerdir. Demokrasi havarisi kesilen Avrupa Birliği neredesiniz, Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD neredesin, Birleşmiş Milletler neredesiniz! Zalimlerin bu kararı gösteriyor ki, mesele emperyalizmin çıkarları olunca, Müslümanların tercih ve iradesine saygı söz konusu bile değildir. Evet biz onların demokrasi yalanıyla, özgürlük yalanıyla, insan hakları yalanıyla ümmet coğrafyasında işledikleri cinayetleri, tecavüzleri çok iyi biliyoruz.

    Ey Küresel Firavunlar! Cezayir’de bir buçuk milyon Müslümana soykırım yaparak katlettiğiniz unutmadık, unutmayacağız. Irak’ta demokrasi getiriyoruz diyerek bir buçuk milyon Müslümanı katlettiğinizi yüzbinlerce kadına tecavüz ettiğinizi unutmadık, unutmayacağız. Avrupa’nın göbeğinde yer alan Bosna’da, Birleşmiş Milletler gözetiminde sekiz bin Müslümanı katlettiğinizi unutmadık, unutmayacağız.

    Afganistan’da, Pakistan’da on binlerce Müslümanı mayınlarla kolsuz bacaksız bıraktığınızı unutmadık, unutmayacağız. Ümmetin göz bebeği olan Filistin’de onlarca yıldır yaptığınız zulümleri, ambargoları, katliamları unutmadık, unutmayacağız. Çeçenya’da, Mali’de, Keşmir’de, Somali’de yaptığınız zulümleri, katliamları unutmadık unutmayacağız. Suriye’de fosfor bombalarıyla Müslümanların üzerine ölüm yağdırdığınızı, zehirli gazlarla bebekleri bile katlettiğinizi unutmadık, unutmayacağız. Arakan’da, Doğu Türkistan’da halen devam eden zulümlerinizi, katliamlarınızı unutmayacağız” diye konuştu.

    Ak Parti Erzurum İl Başkanlığı Tanıtım ve Medyadan sorumlu İl Başkan Yardımcısı Metin Barlak ise burada yaptığı açıklamada, “Mısır’ın siyasi tarihinde ilk kez demokratik seçimlerle Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mürsî, özgürlük ve adalet hasretiyle Hakk’a yürümüştür.

    İnandığı dava uğruna ömrünü adayan Mürsî, Mısır halkı için verdiği insanlık mücadelesinde zalim bir cunta zihniyetiyle devrilmiştir. 2013 Temmuz’unda kanlı bir darbe ile iktidarı ele alan Abdülfettah es-Sisi, kan ve gözyaşı üzerine kurduğu iktidarını yine kanla beslemiştir. Uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayarak Mısır halkını baskı altına alan zalim Sisi, masum insanları acımasızca katletmiştir. 21. yüzyılın Firavunu Sisi, darbeyle elde ettiği iktidarı süresince yüzlerce kişiyi idam etmiştir. Başta Amerika olmak üzere bazı Batı ülkeleri, maddi ve ideolojik çıkarları uğruna Mısır’da, darbe rejiminin insanlık dışı uygulamalarına karşı sessiz kalarak; işkenceleri, haksız yargılamaları ve vahşi idamları görmezden gelmiştir.

    2357 gündür Mısır zindanlarındaki direniş destanını sürdüren Muhammed Mürsî, zalimlerin mahkemesinde şehadete yürümüştür. “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!” (İbrahim, 42) diye buyuran bir dinin mensupları olarak bu süreçte bizleri en derinden yaralayan İslam dünyasının suskunluğu olmuştur. Barbar Sisi’ye karşı dur diyen tek dünya lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. İnancımızın gereği ve liderimizin dik duruşuyla Mısır’da insan haklarının hiçlenmesini kabul etmedik, etmeyeceğiz. Biz, Mürsî’nin verdiği onurlu mücadelesinin ve şehadetinin şahidiyiz. İnsanlık, zulme direnenleri ve zulmeden zalimleri unutmayacaktır” diye konuştu.

  • Kerem Abdulveli için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Çin cezaevinde hayatını kaybeden Doğu Türkistanlı Kerem Abdulveli için Kayseri’de gıyabi cenaze namazı kılındı.

    Öğle namazına müteakip kılınan gıyabi cenaze namazının ardından açıklamalarda bulunan Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, “Doğu Türkistanlı şehidimiz Abdulkerim Abdulveli’nin Çin zindanlarındaki 28 yıllık esaret ve işgal hayatı birkaç gün önce şehadeti ile sonlandı. 28 yıl bir fiil Çin zindanlarında tek suçu Müslüman Tük olmak olan Kerem Abdulveli, rabbine kavuştu. Kerem Abdulveli’nin hiçbir suçu yoktu. 1990 yılında Çin zindanlarına atıldığında ona hiçbir suç istinat edilmedi. Sadece Panislamizm ve bölücülük suçuyla hapse atıldı, 10 yıl ceza aldı, bu 10 yıl cezası hiçbir gerekçe gösterilmeden müddeti dolduğunda üstüne eklenerek 28 yılı tamamladı. Onun hiçbir suçu yoktu” ifadelerini kullandı.

    Abdulveli’nin tek suçunun vatanını sevmek olduğunu kaydeden Tümtürk, “Tek suçu, vatanına ve milletine sahip çıkmaktı. Onun suçu bizim şerefimizdir. Birkaç gün önce de zindanda şehit edildi. Bu bizim için Allah yolunda ne ilk şehidimiz, ne de son şehidimiz olacaktır. Doğu Türkistan bağımsız olana kadar binlerce, yüz binlerce Kerem Abdulveliler, kendilerini Allah yolunda vatanı ve milleti için kurban edecekler” dedi.

  • Kırıkkale’de Filistinli şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı

    İsrail’in Kudüs’e yaptığı saldırıcı sonucunda hayatını kaybeden onlarca Filistinli için Kırıkkale’de gıyabi cenaze namazı kılındı.

    İsrail’in Filistinli Müslümanlara karşı yaptığı saldırı tüm Türkiye’de tepkiye yol açarak protesto eylemleri ve basın açıklamaları düzenlendi. Protestoların ardından Kırıkkale’de, saldırıda hayatını kaybeden Filistinliler için, Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz ve Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’nın katılımıyla Nur Camisi’nde gıyabi cenaze namazı kılındı.

    Cenaze namazının ardından konuşan Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, “Tüm dünyadaki Müslüman kardeşlerime sesleniyorum. Mazlumların yanında, adaletsizliğin karşısında olan Müslüman ülkeleri bizim ülkemiz gibi dimdik ayakta zalimlerin karşısına geçmeye davet ediyorum. Rabb’im bu aziz milleti her zaman daim eylesin. Çünkü biz her zaman haksızın karşısında haklının yanında olduk olmaya da devam edeceğiz. Bu manada canımızı vermeye hazırız. Değerli hemşehrilerim tepkimizin artarak devam etmesi gerekiyor. Çünkü bu insafsızlar ellerinde silah dahi olmayan sadece ilk kıblemizi korumaya çalışan, Müslüman kardeşlerimizin 60’a yakınını katlettiler, şehit ettiler. 3 bin civarında da gazimiz var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Allah nasip ederse bu Türk milletinin önderliğinde Müslüman kardeşlerimizin sancağı zirveye dikilecektir. Rabb’im bu Türk milletinin ve Müslüman kardeşlerimizin önünü açık etsin” dedi.

  • Afrin şehitleri için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Erzincan’da Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı tüm sendikalar önderliğinde, Camii Kebir’de öğle namazı sonrası Afrin şehitleri için gıyabi cenaze namazı kılındı.

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı sendikalar, kılınan gıyabi cenaze namazı sonrasında ortak yaptıkları açıklamada Afrin’de yürütülen ‘Zeytin Dalı’ harekatını desteklediklerini söylediler.

    Memur-Sen Erzincan Şube Başkanı Nebi Gül Memur-Sen’e bağlı sendikalar adına yaptığı açıklamasında, ‘Zeytin Dalı Harekâtının’ gerekçelerini ve hedeflerini, anlamakta zorlananlar, yanlış anlamak için çırpınanlar, çarpıtarak anlatmak için kıvrananların olduğunu ve bunların Türkiye’nin yoluna taş koymaya çalışan küresel şer şebekesi olduğunu söyledi.

    Nebi Gül açıklamasında şu ifadeleri kullandı; “Beklemesinler diyerek cepheye koşan yiğitlerimizin kimi şehitlik makamına, kimi gazilik mertebesine ulaştı.

    Operasyonun başlangıcından bugüne kadar “Düğüne gidiyoruz” diyen 31 yiğidimizi şehadete uğurladık.

    Şairin deyişiyle; Bir ögünç hil’ati gibi giydiler güzelliği, Ufuklara oturup dolunayı sevdiler. Uzun, siyah kirpiklerinde seyyareler yanardı, ağ buluttan atlarla ta Sidre’ye yettiler…

    Tam da bu yüzden, vatan için şehadet şerbetini içen her yiğidi Süleyman Şah, şehit düştükleri yeri Süleyman Şah türbesi kabul ediyoruz.

    Biz, bütün inanmışlığımızla bir kez daha haykırıyoruz; onlar ölümü öldürdüler ve ölümsüzlük otağını mesken tuttular

    Zeytin Dalı Harekatının gerekçelerini ve hedeflerini, anlamakta zorlananlar, yanlış anlamak için çırpınanlar, çarpıtarak anlatmak için kıvrananlar var.

    Türkiye’nin terörle mücadele konseptini, terör örgütlerine yönelik “bitirici darbe” hamlesini, “savaş” olarak göstermeye kalkışanlar var.

    Emperyal kulvarda, kapitalist blokta yer alan sözüm ona müttefik ve dost ülkelerin Türkiye’ye yönelik örtülü savaş ilanını, “sivil hassasiyeti” ambalajıyla perdelemeye çalışanlar var.

    Afrin’de yaşananlar üzerinden ortaya çıkan iki fotoğraf var. İlki; küresel terörle mücadele konusunda bedenini taşın altına koyan, Türkiye’dir. İkincisi ise terör örgütlerinin sırtını sıvazlayan, silah ve mühimmat yardımlarıyla terör örgütleriyle stratejik ortaklık kuran, bu şekilde Türkiye’nin yoluna taş koymaya çalışan küresel şer şebekesidir.

    Bu yüzden, sınırımızın yanı başında cirit atmaya yeltenen terör örgütlerinin kuruluş tarihçesini, Afrin’de yaşananların çerçevesini, Afrin merkezli Zeytin Dalı Harekatının esbabı mucibesini doğru bir içerikle ortaya koymak gerekiyor.

    Bunu başardığımızda, tarihin ve coğrafyanın Türkiye’ye yüklediği misyonun gereklerini, cephede verilen mücadelenin anlamını ve değerini doğru kavrayabilir ve bütün çıplaklığıyla bihakkın anlatabiliriz.”

  • Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Şanlıurfa’da toplanan bir grup vatandaş ile sivil toplum kuruluşu üyeleri, şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz için gıyabi cenaze namazı kılarak basın açıklaması yaptı.

    Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın görev yaptığı Siverek ilçesine bağlı kırsal Çiftçibaşı Mahallesi’nden memleketi Gümüşhane’ye giderken Tunceli’de terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp şehit edilmesine sert tepkiler devam ediyor. Siverek’te bir araya gelen vatandaşlar ve STK temsilcileri, Ulu Cami’de ikindi namazının ardından şehit öğretmen için gıyabi cenaze namazı kıldı. İlçe Müftüsü Burhan Barut tarafından şehit için edilen duanın ardından basın açıklaması yapıldı.

    Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına açıklama yapan Eğitim Bir-Sen Siverek Temsilcisi Fikret Aslanparçası, teröristlere ve destekçilerine lanet okudu. Aslanparçası, “23 yaşındaki bir fidanı solduran, ailesine tarifi imkansız bir acı yaşatan ve naaşına dahi saygı göstermeyen alçaklara lanet olsun. İnsan yaşamını hiçe sayan ve katliamlarla etrafına korku salmaya çalışan PKKlı teröristlere lanet olsun. Necmettin’imizin katillerine lanet olsun” dedi.

    PKK’lı teröristlerin daha önce de bu tür eylemleri olduğunu hatırlatan Aslanparçası, “Yaşadığımız bu olay ne yazık ki ilk değildi. Var oluş gayesi ölmek ve öldürmek olan terör örgütü PKK, kardeşimizden sonra Lice’de bir baba ve oğlunu, Şırnak’ta da bir çobanı kaçırıp katletti. Kardeşimizin katlinden sonra Tunceli’den yükselen bir sesle, Ali Rıza Güder’in cümleleriyle tekrar soruyoruz. Daha hayatının baharında, annesiyle babasıyla yaşayacak bir ömrü olan 23 yaşındaki bu öğretmenden ne istediniz?” diye konuştu.

    Toplanan grup, basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı.