Etiket: Gittiler

  • Anneler Günü’nde evlatlarına gittiler

    Ankara’da şehit anneleri, Anneler Günü nedeniyle Cebeci Askeri Şehitliği’ne gelerek oğullarının mezarlarını ziyaret etti.

    Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü, şehit anneleri için bu sene de buruk geçti. Ankara Mamak’ta bulunan Cebeci Askeri Şehitliği’ne gelen şehit anneleri, terör operasyonlarında şehit düşen evlatlarının hasretini mezarları başında dua ederek giderdi. Çocuklarının mezarları başında dua edip Kur’an okuyan anneler, duygusal anlar yaşarken gözyaşlarına hakim olamadı.

    Şehit annelerini ziyaret etmek için Cebeci Askeri Şehitliği’ne gelen Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Gazi Lokman Aylar, burada şehit annelerini tek tek ziyaret edip ellerini öptü. Aylar, burada gerçekleştirdiği konuşmada, “Bugün Anneler Günü, yiğitlerini bu toprağa vermiş annelerin özel günleri. Bu yiğitleri yetiştiren annelerin günü. Bu anneler çocuklarını hem dünyaya getirdiler hem de kahraman olarak yetiştirdiler ve sonunda da bu toprağa feda ettiler. Bu topraklarda yaşamanın bedelini en ağır şekilde ödeyen annelerin yanında olmak istedik. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı olarak biz buraya annelerin ellerini öpmeye geldik. Annelerimizin her zaman yanındayız asla yalnız değiller bunu göstermek için geldik. Annelerimizin yüreği bugün yaralı. Çünkü evlatları şehit olmadan önce kendilerinin anneler gününü kutluyorlardı. Artık evlatları onlara gelemiyor. Annelerimiz evlatlarına geldi ve Anneler Günü’nü burada buruk ve hüzünlü kutluyorlar. Herkes buraya gelsin ve kahraman annelerimizin ellerini öpsünler” dedi.

    “Sadece 10 dakikalığına yavrumu istiyorum”

    Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Aylar, bir şehit annesini dua ederken gördü ve kendisini ziyaret ederek sohbet etti. Sohbet esnasında duygulu anlar yaşanırken, şehit annesi Aylar’a, “Sabah 7’de kalktım ve yavrumun aramasını bekledim. Telefona defalarca baktım aramadı yavrum aramadı. Anneler Günü’nü hiç kaçırmazdı benim oğlum. Bana gelseydi ’beni niye bıraktın’ diye kızsaydı bana keşke. Sadece 10 dakikalığına yavrumu istiyorum, bir görüp sarılayım ona yeter bana” ifadelerini kullandı.

    Gazi Lokman Aylar öncülüğünde şehit annelerini Cebeci Asker Şehitliği’nde ziyaret eden Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı heyeti, burada Kur’an tilaveti sonrası dua ederek şehitlikten ayrıldı.

  • ’Mehmetçiğe’ destek için tekbir ve dualarla sınır bölgesine gittiler

    KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de şehit aileleri, gaziler ve gazeteciler “Ana Ocağından Peygamber Ocağına” adlı proje kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır bölgesi operasyonuna destek vermek için Hatay’a hareket etti.

    Kırşehir Valiliği önünde düzenlenen törenin ardından yola çıkan Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Uzmanlar Federasyonu, Muharip Gaziler Derneği ve Malul Gaziler dernekleri üyeleri ile gazeteciler dua ve tekbirlerle uğurlandı.

    Kırşehir Valisi Necati Şentürk, törende yaptığı konuşmasında kana susamış haydutlara Türk kanının haram olduğunu ifade ederek “50 bin uçak getirseniz yine de vız gelir. Biz, sizlerin uçaklarını, Çanakkale’de atılan mermileri göğsümüzde söndürdük. O top mermilerini, o füzeleri Çanakkale’de göğsümüzle söndürdük. Allah’ın lütfu keremi ile göğsümüzde söndürmeye namzediz. Çanakkale destanı dünyanın tanıdığı en büyük destan, bu kahramanlar, evlatlar, bu Mehmetçik, Peygamberin ordusunun mensupları yine Çanakkale destanları yazıyor” dedi.

    Sivillerin ölmemesi için Türk Silahlı Kuvvetlerinin büyük çaba gösterdiğini kaydeden Vali Şentürk, “Silahlı bir adam görsek bile o, bize ateş etmedikten sonra biz ona ateş etmiyoruz. Yüreği bu kadar temiz bir ordu dünyada yok. Silahlı düşmanı göreceksiniz, belki sivildir, diye bekleyeceksiniz. O size ateş etmedikten sonra siz ona ateş etmeyeceksiniz. Bu ancak Türk Milletine mahsus olan bir özelliktir. Bizim ordumuz, savaşın kartalıdır, barışın da güvercinidir. Biz, savaşı savaş için değil barış için savaş yapan bir milletiz. Savaşı da barışı da çok iyi biliriz. Niçin oradayız? ABD niçin orada? 10 bin kilometre uzaktan çıkıp gelmiş ne menfaati var orada? Askeri, mezarı, toprağı, vatanı mı var? Bizim ecdadımızın mezarları orada, Süleyman Şah, ulu babamızın mezarı orada değil miydi” diye konuştu

    “80 milyonda çıkan bir milyon haini Allah’a havale ediyoruz”

    Vali Şentürk, 80 milyonda bir milyon çıkan haini de Allah’a havale ettiklerini belirterek “Biliniz ki orada savaşan aslanların kahramanların arkasında 81 milyon insan var. En azından 80 milyon insan var. Bir milyonda hain çıkabilir mi? Onları da Allah’a havale ediyoruz. 80 milyon net Müslüman Türk Milleti var. Dualarımız onlarla beraber” ifadelerini kullandı.

    “Mehmetçiğe destek için Kurban toplama kampanyası başlatıldı”

    TSK’ya destek için kurban toplama kampanyası da başlattığını bildiren Vali Şentürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Gazilerimiz ve savaşan insanlarımız için ordumuzun muzaffer olması için inşallah kurbanlar keseceğiz. Kurban bağış toplama kampanyası başlatıyorum inşallah. Tarım Müdürlüğünün organizasyonunda kurban toplanacak. 15 Temmuz bizlerin yeniden dirilişidir. Yeniden millet olma yeniden dirilişimizdir. Bu millet Çanakkale’den sonra o ruhunu kaybetmedi. Devam ettiriyor. 15 Temmuz’da da bunu fiilen ispat etti. Onun için hiç tereddüdümüz yok”

    Yapılan duaların ardından iki otobüs Kırşehir’den polis konvoyuyla çıkış yaptı.

  • Dinozorlar çağından kalan ağacı görmeye gittiler

    Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğrencileri, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesini (NGBB) ziyaret etti.

    Orman Botaniği-I dersi kapsamında; Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne gerçekleştirilen ziyarete, Fakülte öğretim elemanları, dersi alan 43 öğrenci ve lisansüstü öğrenciler katıldı.

    Özellikle ülkemizde ve dünyada önemli iğne yapraklı ağaç türlerini görmek ve tanımak amacıyla; “Canlı Bitki Müzeleri” olarak adlandırılan botanik bahçelerine ve “Canlı Ağaç Müzeleri” olarak adlandırılan; arboretumlara geziler yapılıyor. Bu amaçla ders döneminde Düzce Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü tarafından İstanbul’un en önemli botanik bahçelerinden birisi olan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesine gezi düzenlendi.

    Ziyarette Düzce Üniversitesi öğrencilerinin; son zamanlarda bu botanik bahçesinde sergilenen önemli koleksiyonlardan ve Orman Botaniği-I dersinin konularından birisi olan, dinozorlar çağından kalan ve yaşayan fosil Wollemi Çamını (Wollemia nobilis) görmeleri heyecanlandırdı.

    Wollemi çamı (Wollemia nobilis), yeryüzünün yaşayan fosil ağaçlarından birisi olarak biliniyor. Wollemi çamının en eski fosili 200 milyon yıl öncesine, jura dönemi tarihine dek uzanıyor. Bu nedenle Wollemi çamı, dünyada dinozorlar zamanından kalmış tek ve nadir bitkiler arasında yer alıyor. 1994 yılında Blue Mountains’da Wollemi Milli parkında (Avustralya) çalışan bir park görevlisi tarafından keşfedilmiş olması ve doğal ortamda sadece 80 yetişkin ağacın bulunması, Wollemi çamını dünyanın en kapsamlı koruma projelerinin merkezine yerleştiriyor. Bu sebeple dünyanın değişik botanik bahçelerinde ve arboretumlarında koruma amaçlı yetiştirilen Wollemi çamı, İngiltere Kraliyet Botanik Bahçesinden (KEW) Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesine getirilip, serada büyütüldükten sonra sergilenmeye başlandı.

    Gezi kapsamında Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdür Yardımcısı Salih Sercan Kanoğlu tarafından gerçekleştirilen kısa film gösteriminde botanik bahçesinin kuruluşuyla ilgili bilgiler edinen öğrenciler, Kurumun Bilim Danışmanı ve Orman Botaniği ve Dendroloji konusunda kitapları bulunan Prof. Dr. Rahim ANŞİN’le tanıştı ve bahçe hakkında kısa bir bilgi aldı. Sonrasında Doç. Dr. Necmi Aksoy, Uzman Serdar Aslan ve yüksek lisans öğrencileri Ahmet Ayteğin ve Yavuz Zorlu gözetiminde öğrenciler; Mesire Adası, Merkez Ada, Ertuğrul Adası, İstanbul Adası, Anadolu Adası, Arboretum Adasını gezdi. Ders kapsamında bu adalarda bulunan açık tohumlu (Gymnospermae) bitki taksonlarından; ardıçlar, su sedirleri, bataklık servileri, çamlar, göknarlar, ladinler, mazılar, sekoyalar, ginkgoları ve mamut ağaçları öğrencilere uygulamalı olarak anlatıldı.

    Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Botaniği Anabilim Dalı öğretim üyeleri, öğretim elemanları ve lisansüstü öğrencileri; Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi kurucusu Ali Nihat Gökyiğit ve çalışanlarına; gelenekselleşen bu gezilere ve Fakülte lisans öğrencilerine staj yapmaları konusunda göstermiş oldukları ilgi ve destekten dolayı teşekkür etti.

    Ziyaret sonunda Müdür Yardımcısı Salih Sercan Kanoğlu tarafından Düzce Üniversitesi kampüsüne dikilmek üzere demir ağacı ve dişbudak fidanları hediye edildi.

  • Bıçaklandılar, hastane yerine karakola gittiler

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kız meselesi yüzünden çıkan kavgada 2 kişi bıçaklanarak yaralandı. Yaralılar yakındaki hastaneye gitmek yerine karakola gidip durumu polise anlatırken, gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    Olay, Bağlık Mahallesi Madenciler Sitesi mevkisinde Roman vatandaşların düğününde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, düğüne gelen iki taraf arasında daha önce kız meselesi yüzünden çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çıkan kavga sırasında Yaşar K. (50) sol boşluğundan oğlu Göksal K. ise göğsünden bıçakla yaralandı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken, yaralanan baba oğul ise başka bir otomobille olayın yaşandığı yere 200 metre mesafedeki hastaneye gitmek yerine yaklaşık 1,5 kilometre uzaklıktaki karakola gidip yaşadıklarını anlatmak istedi. Yaşar K. ile oğlu Göksal K.’nın yaralı olduğunu gören polis ekipleri ise emniyet müdürlüğü önüne ambulans istedi. Kısa sürede olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri yaralılara ilk müdahaleyi emniyet müdürlüğü önünde yaptıktan sonra ambulansla Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Polis ekipleri bir taraftan kaçan zanlıları diğer yandan ise olay yerinde suç aletini aradı. Yaşanan olay nedeniyle düğün erken saatte sona erdi.

    Hastanede tedavileri devam eden yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

    Savcılık olayla ilgili olarak soruşturma başlattı.

  • 11 yıl sonra huzur içinde çocuklarının mezarına gittiler

    Balıkesir’in Savaştepe ilçesine bağlı Karacalar köyünde 11 yıl önce cinayete kurban giden 10 yaşındaki kuzenler Tuğçe ve Büşra’nın aileleri cinayetin aydınlatılması üzerine mezarlığa giderek dua etti.

    Balıkesir’in Savaştepe ilçesinde, 21 Mart 2006 tarihinde, okula gitmek üzere evden çıktıktan sonra kaybolan 44 gün sonra bir menfezde cesetleri bulunan ilkokul öğrencileri 10 yaşındaki Büşra Karabacak ve aynı yaştaki kuzeni Tuğçe Yıldırım’ın katil zanlıları olarak, 11.5 yıl sonra, 1’i kadın 5 kişi gözaltına alındı. Öldürülen Büşra Karabacak ile kuzeni Tuğçe Yıldırım’ın tırnakları arasında bulunan doku örnekleri ile olayla ilgili daha önce de gözaltına alınan S.Y. ve kardeşi A.Y.’den alınan örneklerin örtüştüğü açıklandı.

    Bir kanalda yayınlanan programa konuk olan ve canlı yayında zanlıların yakalandığını haber alan aileler Savaştepe’nin Karacalar köyüne döndü. Karabacak ailesi, zanlıların yakalanmasının ardından evin önünde lokma yaptırarak herkese dağıttı. Ailenin avukatı İbrahim Erenci ve Cinayet Araştırma Uzmanı Emekli Polis Orhan Kemiksiz de İstanbul’dan Karacalar köyüne geldi. Cinayetin aydınlatılmasında büyük katkısı olan Avukat Erenci ve emekli Polis Kemiksiz’e vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Avukat Erenci, “Köylüler köyün üzerindeki töhmetin kalkmasını istiyordu. Çalışmalarım doğrultusunda da köyden bu alçakça eyleme katılan olmadığını düşündüm. Bir özel rapor aldık. Bu adli tıbbın çalışması değildir. Özel bir üniversitede bir kürsü başkanının, Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Adli Tıp Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersi Kalfaoğlu’nun büyük katkısı var. Ellerinden öpüyorum” dedi.

    “Büşra ve Tuğçe’nin kanı yerde kalmadı”

    Emekli Polis ve Cinayet Araştırma Uzmanı Orhan Kemiksiz ise, dosyada gizlilik kararı olduğunu söyleyerek şüphelilerin gözaltında olduğunu kaydetti. Büşra’nın annesi Hanife Karabacak ise, “11 yıldır jandarmaya gidip gidip geri geldik. Bizim televizyona çıkmamızı mı beklediler. Neden 11 yıl biz bu acıyı yaşadık?” dedi. Baba Karabacak ise, Büşra ve Tuğçe’nin kanının yerde kalmadığını söyledi.

    Tuğçe’nin annesi Ayşe Yıldırım ise, cinayeti çözmekte büyük emeği olan Avukat Erenci, Orhan Kemiksiz ve televizyon ekibine teşekkür etti.

    Anne Yılıdırım’ın açıklamaları esnasında bazı kadınların kendisine laf atmasına sinirlenmesi ile ortam kısa sürede gerildi. Bağrışmaların yaşandığı köy meydanında vatandaşlar tarafları sakinleştirdi. Aileler daha sonra hep birlikte köy mezarlığına gitti. Anne Ayşe Yıldırım ve Hanife Karabacak mezarlıkta gözyaşlarına boğuldu. Ayakta durmakta zorlanan aileleri yakınları teselli etti.

    Anne Ayşe Yıldırım, “Benim çocuğum girmezdi buraya. Yılanlardan korkuyorum, ben buralarda duramam derdi. Dualar okuyorum şimdi sana” diyerek acısını dile getirdi.