Etiket: Girmesini

  • Manisa’da bir fabrikaya sendika girmesini sağlayan işçiler ‘işten çıkarıldı’ iddiası

    Manisa’da bir fabrikaya sendikanın girmesini sağlayan işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde işten atıldıkları iddia edildi. Fabrika tarafından hiçbir uyarı yapılmadan çıkarıldıklarını iddia eden işçiler, 11 gündür fabrika önünde kurdukları çadırda eylem yapıyor.

    Manisa Organize Sanayi Bölgesi 4. Kısım’da faaliyette bulunan bir iklimlendirme fabrikasında sendika mücadelesi veren 16 işçi, iddiaya göre sendikanın girmesini sağladıkları fabrika tarafından İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinin 29. fıkrası uyarınca hiçbir tazminat ödenmeden 19 Nisan, 23 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde üç ayrı grup olarak işten çıkarıldı. Geçen seneden de sendika mücadelesi verdikleri gerekçesiyle işten çıkarılan 14 kişinin daha olduğunu ileri süren işçiler, fabrika önünde kurdukları çadırda haklarını aradıklarını ve mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.

    Duyma ve konuşma engelli eşi İbrahim Biltegin ile birlikte işten çıkarılan 6,5 aylık hamile Gülfidan Biltegin, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “19 Nisan’dan bugüne toplam 16 işçi çıkarıldı. Arkadaşımla beraber hamileyiz, bizi de 24 Nisan’da çıkardılar. Eşim benim engelli, arkadaşımın eşi de posta başıydı. Hepimiz toplam 16 kişi olarak çıktık. Çıkarma sebepleri de 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrası. Yani sözlü olarak uyarmışlar ama biz itaat etmemişiz. Bizi sadece akşam arıyorlar, banka numarası gibi bir numaradan, ‘İş hakkınız fesholmuştur’ diye. Hiçbir şeyden haberimiz yok. Kiminin kartı basmıyor, kimisi aranıyor ama geri dönülmediği zaman geliyor burada rezil oluyor. Bilgi de vermiyorlar. Burada bu şekilde beklemekteyiz. Hakkımızı arayacağız. Nisan’ın 19’unda bir grup, 23’ünde ve 24’ünde de bir grup olmak üzere işten atıldık. Geçen sene de 14 kişi atıldı. Fabrikada toplam beyaz yakalarla birlikte 272 kişi çalışıyor. İşten çıkarılmalar, biz Ankara’ya gidip geldikten sonra çıkarıldı. Ben 6,5 aylık hamileyim, arkadaşım 6 aylık hamile. Eşim yüzde 65 duyma ve konuşma engelli. Arkadaşımın eşi ustaydı, bizi 4 kişiyi karı-koca olarak işten attılar aynı gün. Bir arkadaşımız var bayan, onun evine kağıt göndermişler usulsüzlükten çıkarıldı diye. Hepimizi aynı sebeplerden çıkardılar, aynı maddeden. İki kişi nişanlı, burada evlenecek olanlar var, kredi borçları olanlar var. Biz yeni düğün yaptık, diğerlerinin borçları var, çocuğu var. Hiçbir hakkımızı almadan sadece 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrasından işten çıkarıldık. O da zaten ahlaksızlık diye geçiyor. Onun için de şöyle geçiyor; ‘vardiya amirleri sözlü olarak uyarmış ama biz uymamışız.’ İtaatsizlik yapmışız. Bu şekilde çıkardılar. Sendika haklarımızı almak istiyoruz, işimize geri dönmeyi istiyoruz, toplu sözleşme olursa daha iyi” dedi.

    “Arabulucuda uyuşmazlık çıkarsa mahkemeye davamızı açacağız”

    Fabrikada işten çıkarılan ilk işçilerden olan Oktay Şen ise şunları söyledi:

    “19 Nisan’da işten çıkarılan ilk kişilerden biri benim. Benimle birlikte öncülük eden arkadaşlar 19 Nisan’da atıldı. 23 ve 24 Nisan’da da toplam 16 kişi olarak açıktayız şuan. Sonuna kadar da hakkımızı aramaya kararlıyız. 2 hamile bayan arkadaşımız, bir engelli arkadaşımız bizimle beraber burada mücadeleye devam ediyorlar. Sendikal faaliyetten dolayı bizi attılar. Bir kılıf uydurmaları gerekiyordu, tazminatsız bir şekilde atabilecekleri tek madde 25. maddenin 2. bendinin 29. fıkrasına göre itaatsizlik etme, lakayt hareketler. Hukuksal mücadelemiz başladı, öyle bir sürecin içine girdik. Bütün arkadaşlarımız şuanda arabulucu devresinde. Arabulucuda uyuşmazlık çıkarsa mahkemeye davamızı açacağız.”

    “Amacımız hakkı yenen arkadaşlarımızın işe iade edilmeleri”

    Yaptıkları eylemin amacının haksız yere işten çıkarılan işçilerin işlerine iade edilmesi olduğunu belirten Birleşik Metal İş Sendikası Manisa Bölge Temsilcisi Cemal Alim, “Amacımız burada hakkı yenen arkadaşlarımızın işe iade edilmeleri. Adil bir toplu sözleşme. Bizim ülkemizde işçilerin kaderi maalesef böyle. Tam İşçi Bayramı öncesinde hem de bir kısım arkadaşlarımızın avansları ödenmeden, tazminatsız olarak atılmaları elbette büyük bir olumsuzluk. Ama yapacak bir şey yok, hep yaşadığımız şeyler bunlar. Belki daha da yaşanacak” dedi.

    Fabrika yönetimi ise işten çıkarılan işçiler hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

  • Candan Erçetin, konserine gazetecilerin girmesini istemedi

    Ünlü şarkıcı Candan Erçetin, Tekirdağ’da verdiği konser alanına gazetecilerin girmesini istemedi.

    Tekirdağ’ın Süleymanpaşa Belediyesi tarafından organize edilen 3. Trakya Bağ Bozumu ve Ekoloji Festivali kapsamında konser veren ünlü şarkıcı Candan Erçetin, basın mensuplarını alanda istemedi. Alana giden gazeteciler güvenlik önlemiyle karşılaştı. Konser yetkililerinden alınan bilgiye göre kendine has şarkılarıyla bilinen ünlü sanatçı Candan Erçetin’in konserde basın mensuplarını istemediği ortaya çıktı. Basın mensupları duruma tepki gösterse de, konser alanına alınamadı. Candan Erçetin konseri devam ederken basın mensupları konseri dışarıdan çekmeye çalıştı.

  • TSK, Yunan botunun Orgeneral Akar’ın Kardak’a girmesini önlemeye çalıştığı iddialarını yalanladı

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Yunan botunun Orgeneral Hulusi Akar’ın Kardak’a girmesini engellemeye çalıştığı iddialarına cevap verdi. TSK’dan yapılan açıklamada, “Herhangi bir engelleme söz konusu değildir, olamaz da. Bu kapsamda yapılan haberler gerçek dışı ve maksatlıdır” ifadelerine yer verildi.

    TSK, bazı haberlerde yer alan bir Yunan botunun Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın Kardak’a girmesini engellemeye çalıştığı iddialarını yalanladı. TSK’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Aksaz Deniz Üs Komutanlığı ve Donanma Komutanlığı bağlısı gemilerde inceleme ve denetlemelerde bulunma maksadıyla bugün bölgeye intikal etmiştir. Bu ziyaret ve denetleme planlandığı şekilde icra edilmiştir. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, bu denetlemede Kardak bölgesine de bir seyir icra etmiştir. Bu bölgenin hassasiyeti herkesçe malumdur. Bu bölge sürekli her iki ülkenin Deniz Kuvvetlerince 24 saat esasına göre gözlemlenmektedir. Eğer ki bir Yunan Deniz Kuvvetlerine ait bir gemi hücümbot gelirse, bizim Deniz Kuvvet Komutanlığımızda tedbir amaçlı olarak bölgeye gitmekte, gözlem yapmaktadır. Bugün Genelkurmay Başkanının seyri esnasında bölgeye ufak bir Yunan Sahil Güvenlik botu gelmiş ve uzak bir mesafeden gemi ve hücumbotlarımızı gözlemlemiştir. Herhangi bir engelleme söz konusu değildir, olamaz da. Bu kapsamda yapılan haberler gerçek dışı ve maksatlıdır.”

  • İş Dünyası Türkiye’nin AB’ye Girmesini Zorunluluk Olarak Görüyor

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomik yönden kendi geleceğini garanti altına almak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Böyle bir ortamda Türkiye’nin özellikle AB ile birlikte Trans-Atlantik anlaşması içine dahil olma zorunluluğu var. Bu durum Türkiye’nin artık AB’ye girmesinden başka yolu olmadığını gösteriyor” dedi.

    TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Mayıs ayı meclis toplantısında, dünyada ve Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özel sektörün ekonomiyi yönlendirdiğini ve ayakta kalmasını sağladığını vurgulayan Başkan Hacısalihoğlu, “Özel sektör 2015’de 690 bin kişiye yeni istihdam sağladı. Bunun yanında 152 milyar dolarlık ihracat yaptık. Özel sektör kendi tesislerine 222 milyar liralık yatırımda bulundu, yeni makine ve ekipman aldı. Turizmde 27 milyar dolar, taşımacılık sektöründe 14 milyar dolarlık girdi sağladı. Tüm bunları yapan özel sektör ayrıca yurt dışında da 5.1 milyar dolarlık yeni yatırımda bulundu. Özel sektör kaynaklı tüm bu başarılar bizlere moral ve cesaret veriyor. 2016 yılında da kararlı adamlarla ilerlemeye devam etmemiz gerekiyor. Ama riskleri de göz önünde bulundurmak zorundayız” dedi.

    “YENİ BİR KÜRESEL FİNANS YAPISI ORTAYA ÇIKTI”

    Amerikan Merkez Bankası FED’in faiz artırımının bu şekilde süreceğini tahmin ettiklerini belirten M. Suat Hacısalihoğlu, “Ortaya yeni bir küresel finans yapısının çıktığını görmekteyiz. Borçlanma maliyetlerinin arttığını ve borçlanma şartlarının ne kadar zor olduğunu hepimiz görüyoruz. Kamu ve özel sektör olarak bu yeni ortama adapte olmalı ve buna uygun yeni politikalar tasarlamak zorundayız. Dünyadaki ekonomik görünümlere baktığımız zaman farklı bir noktadayız artık. Geçmişte en büyük büyüme hızı gelişmekte olan ülkelerdeydi. Fakat son yıllarda, Çin ve Hindistan’ı dışarıda bıraktığımız zaman, gelişmekte olan ülkelerde büyüme hızı gelişmiş ülkelerden daha fazla olmaya başladı. Bunun yanında da özellikle Amerika ve AB ülkelerinin ithalatı hızlı bir şekilde artmaya devam ediyor. Bunların ne anlama geldiğini hepimiz çok yakından biliyoruz. 2015’te gelişmiş ülkelerin ithalatı yüzde 4.5 büyürken, gelişmekte olan ülkelerinki sadece binde 5’te kaldı. 2016 yılı için de gelişmiş ülkelerin ithalatında daha fazla artış yaşanması beklenmektedir” diye konuştu.

    “TEK ÇIKIŞIMIZ AB’YE GİRMEK”

    “Sıkışan piyasalardaki gelişmiş ülkelerin aldığı kararlar doğrultusunda AB kendi pazarını büyütme konusunda son 5 yılda 21 adet serbest ticaret anlaşması imzaladı” diyen Hacısalihoğlu “Kendi pazarını, kendi standartları doğrultusunda istediği şekilde, istediği yöne doğru yönlendirme mantığını ortaya koyuyor. ABD ile birlikte çok yakında uygulanacak olan Trans-Atlantik anlaşmasıyla ticaretin kendi bölgelerinde nasıl gelişeceğini görebiliyoruz. ABD’nin Japonya tarafına kadar olan bölgede de Trans-Pasifik anlaşmasıyla benzer şekilde ticari sistem kurması dikkat çekici. Bunun dışında özellikle Çin, yüksek hızlı büyümesine bağlı olarak kendine has yöntemle Afrika ülkelerine müthiş giriş yaptı. Özellikle Afrika madenleri konusunda özel anlaşmalar yaparak boş bulunan pazarlara da hızlı şekilde girme çabası içinde. Dünyada herkes kendi geleceğini ekonomik yönden garanti altına almak için çalışmalarını sürdürüyor. Böyle bir ortamda Türkiye’nin özellikle AB ile birlikte Trans-Atlantik anlaşması içine dahil olma zorunluluğu var. Bu durum Türkiye’nin artık AB’ye girmesinden başka yolu olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin o ekonomik sistemde dışarıda kalmaması adına tek çıkış yolunun AB olduğunu hepimiz görüyoruz” şeklinde konuştu.

  • Ermenilerin Baskısı ASİMDER’in Gürcistan’a Girmesini Engelledi

    Ermeni lobisi baskısı Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin 24 Nisan 2016 tarihinde Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Ermenistan Büyükelçiliği önünde yapacağı basın açıklamasını engelledi.

    Daha önce Gürcü makamlardan izini alınan açıklama için Gürcistan’a giden ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey ile beraberindekiler Türkgözü Sınır Kapısı’ndan içeri almadı. Hiçbir gerekçe göstermeyen Gürcistan Gümrük görevlileri, Gülbey’in Yeşil Pasaportuna “iptal” mühür bastı. Gülbey ve beraberindekiler Kars’a gelerek geceyi Kars’ta geçirdiler.

    Geceyi Kars’ta geçiren ASİMDER Başkanı Göksel Gülbey, “Bugün gündüz vakti Gürcistan’da yapılacak olan 23 Nisan Ermenistan Büyükelçiliği’nin önünde Tiflis’te yapacağımız basın açıklaması ve 24 Nisan’da yapacağım Türkiye Büyük Elçiliği’nin önünde Ermeni Soykırımıyla alakalı yapacağımız toplantı ve basın açıklaması için Gürcistan’a yola çıktık. Iğdır’dan Gürcistan’a yola çıktığımızda Gürcistan Türkgözü kapısından geçtik girdik ve Gürcistan Gümrük Kapısı’na geldiğimizde bizi alamayacaklarını ve yarım saatten fazla tuttuktan sonra, telefonlarımıza el koyulduktan sonra problem olduğunu ve içeriye alamayacağını, ben defalarca sorduğumda problem ne sıkıntı ne? Cevap vermediklerini ve daha sonra iki tane Gürcü Polisine seslenerek Gümrükte görevli bana sahayı terk etmemi söylediler” dedi.

    Gürcistan yetkililerinin almış olduğu kararın doğru olmadığını savunan Gülbey, “Yanımdaki arkadaşlar geçtiler ben geçemedim ve geri döndüğümüzde Türk Gümrüğü’nden aldığımız iptal kaşesi de burada ve yeşil pasaportla gittik ve biz Gürcistan’a aramızda kimlikle gideceğimizi ve Gürcistan’la aramızdaki vizelerin kalktığını ve bu gidiş gelişin iki dost ülke gibi devam edeceğini demişlerdi ve biz bunu büyük sevinçle karşılamıştık ama maalesef Gürcistan bizim yapacağımız resmi izin Gürcistan makamlarından aldığımız resmi izinli bir basın açıklamamızda Gürcistan-Tiflis basın açıklamasında Azerbaycan’dan gelen heyetimizin arasında İsmail Ağayev ve genel sekreter Samir Adıgözelli’yi bile içeriye almadılar. Azerbaycan’dan 10 kişilik heyet Gürcistan’ giriş yaptı ama Diaspora başkanı İsmail Ağayev ve Genel Sekreteri Samir Adıgözelli geçiş yapamadı. Türkiye’den de benim katılacağım basın açıklamasına bende buradan Türkiye’den katılacaktık ve gittiğimizde Gürcü Gümrük Kapısından bize problem olduğunu yüzümüze söyleyerek sahayı terk etmemiz gerektiğini söylediler. Bu iş Gürcistan’a yakışmadı” dedi.

    Gülbey, “Orada kendilerine söyledim biz kaçakçı mıyız Biz yanlış bir şey mi yaptık biz yanlış bir şey mi yaptık. Biz Gürcistan halkını ve devletini seven ve ona her zaman saygı duyan bir teşkilat ve teşkilat başkanıyım ve bu konuda her zaman basın açıklamalarımızda Gürcistan’ı desteklediğimizi hatta işgal olan topraklarının bile geri iade edilmesini Gürcistan’ a haksızlık yapıldığını savunduğumuz bu dönem içerisinde Gürcistan’ın bize yaptığı bu tavır tutum bizi üzdü. Orada Düştüğüm durum ve rencide oluşumuz bizi çok üzdü. Arkamda sıraya giren insanlar bile sanki ben kaçakçıymışım gibi sanki yanlış bir iş yapmışım gibi geri git dediklerinde bana bir şüpheyle baktı. Dünya’daki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde bile özgür gezme hakkı vardır insanların. Ben hiçbir suçum yokken hiçbir suç işlememişken Gürcistan’a girişim yasaklandı. Gürcistan sınırları içerisinde bir suç işlersem o zaman beni alır sınır dışı ederdi. Ben bu konuda Gürcistan Büyükelçiliğine sesleniyorum. Suçumuz neydi biz içeriye giremedik. Bu konuda Gürcistan’ın Türkiye’deki yetkilileri cevap verirse bizde seviniriz ve suçumuzu öğrenmiş oluruz. Aksi taktirde teşkilat olarak Gürcistan’a ve Dışişleri Bakanlığı’na da sesleniyorum Bizim bu duruma koşmamızın sebebi neydi? Biz haklı olan bir dava da Ermenilerin gelip Büyükelçilik de yapacakları basın açıklamasına karşı orada bir basın açıklaması yapacaktık ve özgürce kendi hakkımızı savunacaktık” şeklinde konuştu.