Etiket: Giriyoruz”

  • Burkay: “Yeni yıla umutlu giriyoruz”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye ekonomisinin resesyondan çıktığını belirterek, “Yeni yıla umutlu giriyoruz. Yatırıma dönük desteklerin artırılmasıyla birlikte üretim, istihdam ve ihracat odaklı güçlü bir kalkınma hamlesi gerçekleştirebiliriz” dedi.

    Başkan İbrahim Burkay, büyüme rakamlarına dâir değerlendirmede bulundu. Türkiye ekonomisinin 9 ay boyunca küçüldükten sonra temmuz- ağustos- eylül aylarını içeren 3. çeyrekte yüzde 0,9 büyüdüğünü belirten İbrahim Burkay, “Bu rakam Türkiyemizin gerçek potansiyelini yansıtmamakla birlikte son çeyrek için ortaya çıkan öncü göstergeler, 2020 ve sonraki yıllar için yatırım ve üretim ikliminin hedeflediğimiz noktaya gelmesi açısından bizlere umut vermektedir. Ekonomi yönetimimizin ‘dengelenme, disiplin ve değişim’ odaklı kalkınma planları doğrultusunda gerek kamu harcamaları gerekse de reel sektörümüze sunulan destekler büyüme rakamlarına pozitif katkı sağladı. İş dünyamıza verdikleri destekler için hükümetimize teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

    İç pazar dinamiklerinin harekete geçirilmesiyle birlikte güçlü bir kalkınma hamlesi için yatırım harcamaları konusunda uygulanan desteklerin daha da artırılması gerektiğini vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, şöyle devam etti:

    “Başta makine, otomotiv ve inşaat gibi Türkiye’mizin ekonomik gelişimine öncelik eden stratejik sektörlere sağlanan desteklerin artırılarak sürdürülmesi ekonomimizi daha yüksek bir büyüme performansına ulaştıracaktır. Bu destekler, ülke ekonomimizi daha dirençli hâle getirirken, istihdam ve ihracat potansiyelimize de ivme kazandıracaktır. Bursa iş dünyası olarak bizler de gerek üretim merkezlerimiz gerekse de yeni projelerimizle ülkemizin yatırım, katma değerli üretim, istihdam ve ihracata dayalı hedeflerine yüksek düzeyde katkı sağlamayı sürdüreceğiz”.

  • AK Parti Harran İlçe Kadın Kolları Başkanı Biter, “Yeni yıla AK Parti’nin müjdeleriyle giriyoruz”

    Şanlıurfa’nın Harran İlçesi AK Parti Kadın Kolları Başkanı Huriye Biter, “AK Parti hükumetimizin birçok kesimi ilgilendiren müjdeleriyle yeni yıla büyük umutlarla giriyoruz” dedi.

    Biter, yayınladığı yeni yıl mesajında, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçişten sonraki ilk asgari ücretin işçinin ve işverenin ortak uzlaşısı ile imzalanmasının milli birlik ve beraberliğin göstergesi olduğunu vurguladı. Biter, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücretin net 2 bin 20 lira olarak çalışanların yüzünü güldürdüğünü belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ilk 100 günlük eylem planının yüzde yüz gerçekleştiğini, büyük bir inanç ve şevkle ikinci 100 günlük eylem planının da başarıyla sonuçlanacağına inandığını ifade etti.

    “Bu plan bir taraftan ekonomik dengeleri rayına oturtmadaki vizyona, diğer taraftan da iş dünyasına ve STK’lara destek veriyor. Önemli bir ayağında ise kamudaki işleyiş hızını arttıracak tedbirleri eyleme geçiyor” ifadelerine yer veren Huriye Biter, vatana millet hayırlı olması temennisinde bulundu.

    Biter, muhalefetin iddia ettiğinin aksine AK Parti hükumetinin uyguladığı ekonomik politikalarla her şeyin rayına oturduğunu, dünyadaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye’nin güçlü lideriyle dimdik ayakta olduğunu ifade etti.

    Biter, mesajının sonunda, “Yeni yılda, acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin son bulduğu; huzurun, mutluluğun, refahın hakim olduğu yeni bir dünyada buluşmak umuduyla giriyoruz. 2018 yılının milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • AK Parti Harran İlçe Kadın Kolları Başkanı Biter, “Yeni yıla AK Parti’nin müjdeleriyle giriyoruz”

    Şanlıurfa’nın Harran İlçesi AK Parti Kadın Kolları Başkanı Huriye Biter, “AK Parti hükumetimizin birçok kesimi ilgilendiren müjdeleriyle yeni yıla büyük umutlarla giriyoruz” dedi.

    Biter, yayınladığı yeni yıl mesajında, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçişten sonraki ilk asgari ücretin işçinin ve işverenin ortak uzlaşısı ile imzalanmasının milli birlik ve beraberliğin göstergesi olduğunu vurguladı. Biter, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücretin net 2 bin 20 lira olarak çalışanların yüzünü güldürdüğünü belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ilk 100 günlük eylem planının yüzde yüz gerçekleştiğini, büyük bir inanç ve şevkle ikinci 100 günlük eylem planının da başarıyla sonuçlanacağına inandığını ifade etti.

    “Bu plan bir taraftan ekonomik dengeleri rayına oturtmadaki vizyona, diğer taraftan da iş dünyasına ve STK’lara destek veriyor. Önemli bir ayağında ise kamudaki işleyiş hızını arttıracak tedbirleri eyleme geçiyor” ifadelerine yer veren Huriye Biter, vatana millet hayırlı olması temennisinde bulundu.

    Biter, muhalefetin iddia ettiğinin aksine AK Parti hükumetinin uyguladığı ekonomik politikalarla her şeyin rayına oturduğunu, dünyadaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye’nin güçlü lideriyle dimdik ayakta olduğunu ifade etti.

    Biter, mesajının sonunda, “Yeni yılda, acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin son bulduğu; huzurun, mutluluğun, refahın hakim olduğu yeni bir dünyada buluşmak umuduyla giriyoruz. 2018 yılının milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Karamollaoğlu: “Biz her ilde kazanmak için seçime giriyoruz”

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 31 Mart mahalli seçimlerine, partisinin her ilde kazanmak için girdiğini belirterek, seçim öncesi kalan 3 aylık sürede eli sıkılmadık kimseyi bırakmayacaklarını söyledi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Konya’da partisinin il başkanlığı tarafından düzenlenen genişletilmiş il divan toplantısına katıldı. Toplantıda 31 Mart tarihinde yapılacak olan mahalli seçimler konusunda açıklamalarda bulunan Genel Başkan Karamollaoğlu, “Farklılığı duymayan insanlar var. Ama biz işte sizlerle beraber, bu farklılığı kapı kapı dolaşarak ülkemizdeki her insana anlatmaya mecburuz. Şunu bilin, şu seçime gidiyoruz ya elini sıkmadığımız bir tane esnaf kalmayacak. Kapısını çalmadığımız bir tane hane kalmayacak, uğramadığımız köy kalmayacak. Herkes gayet nazik bir tarzda bizim var olduğumuzu, seçimlere girdiğimizi, prensiplerimizi bilecek. O zaman bir de bakarsınız ki biz bu mahalli seçimlerde çığ gibi geliriz, iktidar oluruz. Biz inançlı insanlara da mesajımızı vereceğiz, cami cemaatine de vereceğiz, üniversitede hocalık yapanlara, talebe olanlara da vereceğiz, esnafa da mesajımızı ulaştıracağız, çiftçimize de ulaştıracağız ve mutlaka biz kadınımıza, gencimize de ulaştıracağız. Mecburuz. Çok çalışmadan bu başarıları elde etmemiz mümkün değil. Bu dava hepimizin. Ben bu davaya, şundan emin olun ki kendi isteğimle gelmedim. Ama böyle bir mesuliyet üzerime yüklenince de bunun altından kalkabilmek için her türlü gayreti gösterme mecburiyetinde hissediyorum. Bunu yaparken bununla övünmek için söylemiyorum ama bu üzerimizde, hepimizin omuzlarında bir yük. Onun için Allah razı olsun hepimiz, 3 ay kaldı, 3 ay 1 hafta, bu zaman zarfında seferber olma mecburiyetindeyiz. Bütün Türkiye’deki çalışmalara Konya’mız örnek olmak mecburiyetinde. Hiçbir seçime oylarımızı arttırmak için girmiyoruz biz, baştan söyledik. Biz her ilde kazanmak için seçime giriyoruz. Sadece il değil, ilçelerde de beldelerde de. Ya böyle şey olur mu? Falanca yeri biliyoruz, falanca partiye çıkıyor. Olsun arkadaş, biz orada da kazanmak için gireriz. Bugün değilse yarın. Mutlaka kazanırız orada seçimleri.” şeklinde konuştu.

    Konya’da bir hamle başlattıklarının altını çizen ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için eski Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa’yı aday gösterdiklerini söyleyen Karamollaoğlu, “Konya’mızda arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Ben de Mustafa Bey kardeşimizle telefonda görüştüm. İl Başkanlarımızın, İlçe Başkanlarımızın, partimizin içindeki yöneticilerin prensip itibari ile doğrudan doğruya hiçbir tereddüt göstermeden aday gösterilmesine karşıyım. Ancak Konya’da evet üzerine belki bir yük yüklemiş olacak ama Mustafa kardeşimizi ben olmazsa olmaz olarak görüyorum. Allah nasip ederse eminim ki bu vazifeyi üstlenecek ve bu seçimlerde de kendisi değil, davamızı mutlaka başarıya ulaştıracak” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Dr. Aybar: “Seçim bitti, ekonomide istikrarlı bir döneme giriyoruz”

    Türkiye’de 24 Haziran seçimlerinden sonra yeni dönemde ekonomide yaşanacak gelişmelerin neler olabileceği üzerinden değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, seçimle birlikte ekonomideki belirsizliğin ortadan kalktığını söyledi. Aybar, “Ekonomide oluşturulan spekülasyonlar seçimle birlikte bitti. Artık istikrarlı bir döneme giriyoruz” dedi.

    24 Haziran seçimlerinden sonra yeni dönemde Türkiye ekonomisini nelerin beklediğini yorumlayan İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, seçimden önce döviz kuru üzerinden Türk ekonomisinde spekülasyonlar oluşturulmak istendiğini belirtti. Seçim sonrasında yabancılar nezdinde Türkiye’nin ekonomik yatırımlar açısından riskinin düştüğünü de ifade eden Prof. Dr. Aybar, Türkiye’nin uluslararası camiada yeniden yatırım yapılabilir ülke konumunda görüldüğüne ve yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin arttığına dikkat çekti. Bununla birlikte AB ile ilişkilerde özellikle de göç konusunda Türkiye’nin artan rolü ve önemi çerçevesinde ilerleyeceğini ve daha olumlu bir zemine taşınacağını da kaydeden Prof. Dr. Aybar, seçimin arkasından daha istikrarlı ve öngörülebilir bir dönemin başlayacağının altını çizdi.

    “Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi arttı”

    Seçimden önce döviz kuru üzerinden Türkiye ekonomisinin manipüle edilmek istendiğini belirten Prof. Dr. Aybar, seçim sonrasında ortadan kalkan belirsizlikle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin artığını ifade etti. Prof. Dr. Aybar, “Seçime kadar yaşadığımız bir süreç vardı. O süreç içerisinde de ekonomide özellikle fiyat döviz kuru üzerinden bir takım tartışmalar yürütülüyordu. Kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları ile bu oynamalarda ekonomik temellerden ziyade bir takım manipülasyonlar döndüğü konusunda şüpheler vardı. Seçim ile birlikte tüm bunlar bitmiş oldu. Seçimden sonra piyasalar daha olumlu bir tepki göstermeye başladı. Döviz kurundaki dalgalanma biraz daha ılımlı bir şekle çevrildi. Bundan sonraki süreçte fiyat hareketlenmelerdeki oynamaların daha makul seviyelerde olacağını göreceğiz. Piyasalarda bunun sinyalini veriyor” ifadelerini kullandı.

    Uzun vadede ekonomide bir takım yapısal sorunların cevap bulacağı bir döneme girileceğini vurgulayan Prof. Dr. Aybar, seçim sonrasında Türkiye ekonomisi üzerinden şu öngörülerde bulundu:

    “İlk olarak ekonomi idaresinin kimde olacağı, ekonominin hangi teknik düzeyde nasıl yönetileceği konusu ve bunları kimlerin yöneteceği ortaya çıkacak. Bunlar tespit edildikten sonra farklı bir dönemi başlatacak. Bu dönemin içerisinde de faizle döviz kuru ve enflasyon arasındaki ilişkinin özellikle kronikleşmiş cari açığın idare edilmesinde ne tür reformlar yapılacağı ön plana çıkacak. Bununla birlikte tasarrufların arttırılması da ele alınacaktır. Bunların yanı sıra vergi düzenlemeleri, ekonomik büyüme ve bunlarla bağlantılı olarak birtakım para politikaları, maliyet politikası uygulamaları ve bütçe disiplininin devam ettirilmesi ön plana çıkacak. Bu çerçevede birtakım kurumsal düzenlemeler de olacaktır. Bu düzenlemeler içerisinde belki de Merkez Bankasının rolünün nasıl olacağı yeniden tanımlanacak. Bu kurumsal düzenlemeler belli kurallar silsilesini de ortaya çıkaracaktır. Tüm bunlar ile birlikte devletin büyük yatırımlarının özel sektörün teşvik edilerek gerçekleştirileceğini göreceğiz.”

    “Dolardaki dalgalanma yurt dışı kaynaklı”

    İlerleyen süreçte doların, belli bir süre 4,60 seviyelerinde dalgalanacağını kaydeden Prof. Dr. Aybar, dolardaki dalgalanmalara etki eden nedenleri şöyle sıraladı:

    “Bu dalgalanmalarda bizden kaynaklanmayan birtakım etkenler var. Bu etkenlerden ilki çapraz kur dediğimiz Dolar-Euro kuru. Euro’nun değer kaybetmesinin Türk Lirası ve dolara yansıması söz konusu. Bir diğer etken ise Amerikan Merkez Bankasının nasıl tavır alacağı ile ilgili. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) sıkı para politikasını devam ettirme açıklaması, dünyadaki emisyonları toplayacağı anlamına geliyor. Bu durum gelişmekte olan ülkelerin iktisadi temellerinde bir takım sıkıntılar oluşturabilir. Nitekim Arjantin örneğinde de bunu görüyoruz. Ancak Türkiye açısından bakıldığında Türkiye dışarıdan gelen dinamiklere karşı biraz daha dirençli olduğunu gösteriyor. Geçmişten gelen deneyimlerde de görüldüğü üzere Türkiye bir takım spekülatif atakların karşısında bir şeyler yapabileceğini gördü. Bunun yanı sıra yurt dışı kaynaklı oynamalara karşı savunma eşiklerini de oluşturmuş durumda.”