Etiket: Giriyor

  • Mersin’de ’gezici kalp sağlığı tarama aracı’ nisan ayında hizmete giriyor

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ‘gezici kalp sağlığı tarama aracı’ sağlık dağıtmak için yollara çıkmaya hazırlanıyor.

    Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Rotary Kulübü Derneği arasında imzalanan protokol kapsamında ’gezici kalp sağlığı tarama aracı’, nisan ayı içerisinde Mersinlinin hizmetine sunulacak. Mersin Rotary Kulübü Derneği Başkanı Serdar Vetem ile gönüllü uzman kardiyologların Başkan Kocamaz’ı ziyareti sonrasında işbirliği protokolü imzalandı.

    Mersin sınırları içerisinde yaşayan tüm vatandaşlara verilecek olan ücretsiz kalp sağlığı taraması hizmeti ile özellikle kırsalda yaşayan ve hastaneye gitmekte ulaşım zorluğu yaşayan vatandaşlara ulaşmak hedefleniyor.

    Kalp sağlığı tarama aracı ile sağlık hizmetlerinden yeterli ölçüde yararlanamayan, sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliğin zor olduğu kırsal bölgelerde yaşayan başta dezavantajlı gruplar olmak üzere yaşlı, yatalak, engelli, sağlık güvencesi olsun veya olmasın tüm vatandaşlar program dahilinde muayene edilecek. Böylece Büyükşehir Belediyesi, her cumartesi ücretsiz olarak kalp sağlığı taraması hizmetinin verilmesini sağlayarak, vatandaşların yaşam kalitesini artırmayı planlıyor

    Gezici kalp sağlığı tarama hizmeti ile halka koruyucu tedavi yöntemleri anlatılırken, vatandaşlar kalp sağlığı konusunda da bilgilendirilecek. Mersin’in tüm ilçelerini gezecek olan tarama aracı, tüm dünyada ölüm sebepleri arasında yer alan kalp hastalıklarının erken tanısını hedefliyor.

    Gezici kalp hastalığı tarama aracı ile aterosklerotik kalp hastalıkları, koroner arter hastalıkları, hipertansiyon, konjenital kalp hastalıkları ve kalp kapak hastalıkları tedavi edilecek. Ritim bozuklukları gibi çağımızın ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer alan kalp hastalıklarının erken tanısı ve tedavisi konularında da halka bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılacak.

  • Banaz’da EDS’ler devreye giriyor

    Uşak’ın Banaz ilçesinde kurulan ve Emniyet Müdürlüğü bünyesinde çalışan EDS (Elektronik Denetleme Sistemi ) 05.03.2018 Pazartesi günü yeniden devreye gireceğini Banaz kaymakamı İrfan Demiröz duyurdu.

    Banaz Kaymakamı İrfan Demiröz konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “İlçemizin İzmir-Ankara Karayolu üzerinde olması, günlük yaklaşık 12 bin aracın bu yoldan geçiş yapması nedeniyle yoğun bir trafik akışı olmaktadır. Işık ihlali ve aşırı hız nedeniyle çok sayıda ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğinden, ilçemizde 2015 yılında Trafik Elektronik Denetleme sistemi kurulmuştur. Faaliyeti durdurularak yapılan çalışmalar neticesinde düzenlenen Trafik Elektronik Denetleme sistemi 05.03.2018 Pazartesi günü saat 18.00 de yeniden faaliyet geçirilecektir. Kaymakamlığımızca yapılan çalışmalar neticesinde Sayın Valimiz Salim Demir’in de görüşleri doğrultusunda 6 adet kameralı Trafik Denetleme Cihazı 2’ye indirilmiştir. Devletimizin amacı vatandaşına tuzak kurmak, ceza kesmek değil, trafik hız kültürünü halkımıza tanıtıp, benimsetip, kazaları önlemek, can ve mal güvenliğini sağlamak, daha güvenli mutlu bir yaşam sunmaktır. Maddi her şeyin geri dönüşü olur, ama can kaybının asla olmaz. Hız sınırına ve kırmızı ışığa riayet etmeyip hakkında cezai işlem yapılacak kişi ya da kuruluşların cezaların silinmesi ya da iptal edilmesi gibi telefon trafiklerine girilmemesi çok önemli olup, kurallara uymayanların cezalarının iptali imkanı bulunmayacaktır. Devlet cezalandırmada acele etmez, ödülllendirmede acele eder. Sürücüler ve araç sahiplerinin mağdur olmaması, için trafik kurallarına azami riayet edilmesi, ilçe giriş çıkışında hız sınırlarına dikkat edilmesi büyük önem arz etmektedir. Unutmayınız ki; trafik kurallarına uymak sadece sizlerin değil, aynı zamanda sevdiklerinizin ve hatta hiç tanımadığınız insanların hayatını kurtarır. Bilmeliyiz ki yolların kralı yoktur, yolların Kuralı vardır” dedi.

    EDS Sisteminin 05 Mart 2018 Pazartesi günü saat 18.00 de faaliyete geçeceği bildirildi.

  • Samut AŞ, Enerji Sektörüne giriyor

    İşadamı Hüseyin Samut, inşaat sektörünün ardından enerji sektörüne de kapı aralayacaklarını söyledi.

    Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, İstanbul Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 1. Türkiye Enerji ve Maden Forumu’na katıldı. Formda Hüseyin Samut, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile sohbet etti. Daha önce Bakan Albayrak’a inşaat projeleri hakkında brifng veren İşadamı Samut, bu buluşmada ise enerji sektörü hakkında konuştu. İnşaatın ülke ekonomisinin lokomotifi olduğunu her fırsatta vurgulayan Samut, yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin özellikle enerji ve maden sektöründe kritik rol oynayacağını belirtti.

    Bakan Albayrak ise, yeni Dünya’nın en büyük maden gücü olarak gösterilen bor madeni hakkında bilgiler verdi.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Şehir merkezine kaç turist giriyor ben bile bilmiyorum”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, bin 38 işyerindeki esnafla geniş kapsamlı bir anket düzenlediklerini ve 2016’ya oranla çeşitli değişikliklerin yer aldığını kaydetti. Ankette esnafın yüzde 88’si, turizmden doğduran ya da dolaylı bir şekilde etkilendiğini dikkat çekerken, ATSO Başkanı Çetin turistin şehir merkezine çekilememesinden yakındı. Çetin, “Ticaret ve sanayi odası başkanı olarak şehir merkezine kaç turistin geldiğini bilmiyorum. Böyle bir verimiz yok, olması lazım mı ? Kesinlikle ihtiyaç var ”dedi.

    ATSO, Antalya ticaretinin 2017 yılıyla alakalı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Bir otelde gerçekleşen toplantıda 2017 yılını değerlendiren Çetin, kent merkezinin nüfusunun yoğun olduğu Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı ilçelerinde perakende ticaret sektöründeki bin 38 işyerinde geniş kapsamlı bir anket yaptıklarını ifade eden Davut Çetin, anketle birlikte Antalya ticaretinin fotoğrafını çektiklerini söyledi. Antalya’nın tarımdan, turizme, ihracattan ithalata 2016 yılı ile 2017 yılı rakamlarının kıyaslandığı ankette çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Anket verilerini yorumlayan Davut Çetin, esnafın 2018’den ümitli olduğunu ancak turisti şehir merkezine çekilemediğini savunarak, “Ben ticaret ve sanayi odası başkanı olarak şehir merkezine kaç turist girdiğini bilmiyorum. Böyle bir verimiz yok, olması lazım mı ? Kesinlikle ihtiyaç var. Bir Amerikan Gemisi geliyor, 4 bin tane asker iniyor, şehirde o gün alışveriş 4-5 misli artıyor. Oradan hesap yaptım, 4 bin turist girse, 4 ayda 480 bin olur. Demek ki şehir merkezine 480 bin turist girmiyor. Bu benim kendi hesabım. Eğer 480 bin turist girse, o 4 bin askerin etkisini alırdık şehir merkezinde ”dedi.

    “2016’da 10 yıl geriye gittik”

    Konuşmasının başında turizm konusunu ele alan Çetin, 2016 yılındaki krizin, Antalya için 2001 ve 2009 yıllarındaki krizden daha etkili olduğuna dikkati çekti. Tarımsal ihracat ve turizmde yaşanan sorunların doğrudan kent ekonomisini etkilediğine işaret eden Çetin, “Yabancı turist sayısında 10 yıl geriye, 2006 yılına geri döndük. Birçok otel sezonda bile kapalı kaldı. 2017 yılı ise Antalya’nın Türkiye ekonomisine nazaran daha iyi performans gösterdiği bir dönem oldu. Nitekim Odamızın her ay yayınladığı verilere baktığımızda 2017 yılındaki iyileşme açıkça görülüyor. Ancak bu verilerde de baz etkisinin olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor” dedi.

    “2018’de 2014’ün gelir düzeyine yaklaşacağımızı düşünüyorum”

    2017 yılında beklenenin üstünde bir çıkış yaşandığını ifade eden Çetin, çıkışta uçak teşvikleri, kur artışı ve fiyat indirimlerin etkili olduğunu söyledi. ‘Türkiye turizmindeki 7 milyon artışın yarısını Antalya sağladı’ diyen Çetin, “Elbette ki 2014, 2015 gelir düzeyine geri dönemedik. Şu tablo Türkiye turizm geliri kaybını göstermektedir. Turist sayısı 36 milyondan 25 düşüp, 32 milyona çıktı. Turizm geliri ise 2014’te 29 milyar dolardı, 18’e düştü, bu yıl 22 milyar doları geçecek. 2018’de 2014’ün gelir düzeyine yaklaşacağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “2016 yılındaki kriz kent merkezinde yeni şirketlerin girişini yavaşlattı”

    Yapılan anketle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çetin, anketi yaparken Antalya’daki ticaretin resmini ortaya koyacak dağılımı yapmaya gayret gösterdiklerini söyledi. 2016 yılına oranla değişiklikler olduğunu belirten Çetin, anketle ilgili şu bilgileri paylaştı:

    “İşyerlerinin yüzde 92’si kira, yüzde 8’i mülk sahibi ve kiracı oranında artış var. İşyerlerinin yüzde 71’i tek işletme, yüzde 11 bayi, diğeri şube. Önceki yıla göre tek işletme azalmış, özellikle bayi oranı artmış. Biraz sonra bir değerlendirme yapacağım, artık geleneksel esnaflığın azaldığı burada da görülmektedir. İşyerlerinin yüzde 76’sında ortaklık yok, yüzde 24’ü ortaklı, burada da ciddi bir değişim var ve bu bizim arzu ettiğimiz yönde bir değişimdir. Artık küçük olsun, benim olsun çağı geride kalmak zorundadır. Çalışan sayılarına baktığımızda kent merkezinde küçük, hatta mikro işletme ağırlığı görüyoruz. Oysa işletmelerin güçlenmesi çalışan sayısı artışından geçmektedir. Sektördeki faaliyet yılı önemli bir veridir. 3 yıldan daha az olan işyerleri sert bir düşüşle yüzde 17 oranına gerilemiş. 2016 yılındaki kriz kent merkezinde yeni şirketlerin girişini yavaşlattı. Bir kentte ticaretin güçlenmesi eski şirketlerin varlığıyla doğru orantılıdır. Şirketler güçlendikçe kalıcı olmaktadır. Eskiden bir yaz açılıp, sonra kapanıp giden işyerleri çok olurdu. Biz 20, 30 yıl güçlenerek devam eden işyerleri görmek isteriz. Bu da biraz ikinci, üçüncü nesillere devretmekle, aile işletmelerinin başarısı ile ilgilidir. Antalya’da 10 yılı geçen eski işyerleri henüz yüzde 36’da. İşyerlerinin yüzde 74’ü tek işkolunda çalışıyor, ancak bu oran yüzde 84’ten düşmüş, bu durum başka dallara yatırım yapanların sayısının arttığını gösteriyor.”

    “Esnaf 2018’den ümitli”

    Esnafların 2018 yılı beklentileriyle ilgili de görüşlerini aktaran Çetin, “Ankette bizi memnun eden nokta beklentilerdeki iyileşmedir. 2018 sezonuna ümitli bakan işyeri sayısı ciddi oranda artmıştır. Bu da ilginç bir sonuçtur. 2018’de turizmin daha iyi olacağı beklentisi hakimdir. Buna rağmen artış bekleyenlerin oranının yüzde 50’de kaldığına dikkat edelim.

    Yine önemli bir konu Türkiye ekonomisine ilişkin beklentidir. Yani makro ekonomik durumda daha iyi olacak diyenlerin oranı yüzde 16’da kalmaktadır. yüzde 45 aynı kalacak demektedir. yüzde 38 kötümserdir. 2018’de büyümenin yavaşlamasını bekliyoruz, görünen genel beklentinin de bu şekilde olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

    “Kaleiçi imitasyona teslim olmuş”

    Değerlendirmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çetin, Antalya’nın turizmde cazibe merkezlerinin başında gelen Kaleiçi için önerilerde bulundu. Kentin estetiğinin ve ticaret vizyonunun değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, “Kaleiçi imitasyona teslim olmuş durumda. Dünyanın her yerinde bu tip alışveriş var, ama kentin içinde ne kadar doğru ne kadar yanlış bunları konuşmamız lazım, yeniden gözden geçirmemiz lazım. Heryerdei mitasyon ürünlerle çıkmak çok hoş bir görüntü değil. Kaleiçi’ndeki ürünleri değiştirmek gerekiyor” dedi.

    “Şehir merkezine kaç turist giriyor bilmiyorum”

    Son olarak anket esnafın turizmden yüzde 88 etkilendiği yönünde çıkan sonucu, olumlu hale çevirebilmek adına süreklilik gerektiren bir projenin mümkün olup olmayacağı yönündeki soruya ise Çetin, ”Bu durumdan ben de çok rahatsızım. Turist şehir merkezine girmiyor. Dün yine konuştuk arkadaşlarla, Roma şuanda pankart açtı şehir merkezine turist istemiyor, Venedik turist istemiyor, Barcelona turist istemiyor. O hale getirmişler şehiri düşünün. Maalesef Antalya’da inanın ben şehir merkezine kaç turist geldiğini bilmiyorum. Nasıl öğreniriz diye dün akşam yarım saat tartıştık. Şehir merkezine 1 milyon mu giriyor 500 bin mi giriyor. Ben ticaret ve sanayi odası başkanı olarak kaç turist girdiğini bilmiyorum. Böyle bir verimiz yok, olması lazım mı ? Kesinlikle ihtiyaç var. Bir Amerikan Gemisi geliyor, 4 bin tane asker iniyor, şehirde o gün alışveriş 4-5 misli artıyor. Oradan hesap yaptım, 4 bin turist girse, 4 ayda 480 bin olur. Demek ki şehir merkezine 480 bin turist girmiyor. Bu benim kendi hesabım. Eğer 480 bin turist girse, o 4 bin askerin etkisini alırdık şehir merkezinde” cevabını verdi.

    Toplantının ardından ATSO Başkanı Davut Çetin, gazeteciler ile hatıra fotoğrafı çekindi.

  • Limon değerleneceği güne kadar yatağa giriyor

    Sezon başında 2 lira 30 kuruşu gören limon fiyatı 1,5 liraya gerileyince üretici limonu daha sonra piyasaya sürmek üzere depolara alıyor. Üretici ’yatak’ diye tabir edilen ve uygun koşullarda ürünü birkaç ay dinlendirme esasına dayanan bekletmeyle daha iyi bir kazanç sağlamayı umuyor.

    Türkiye limon üretiminin yüzde 65’ini tek başına gerçekleştiren Mersin’in Erdemli ilçesinde 350-400 bin ton aralığında beklenen rekoltenin ancak yüzde 50’si hasat edildi. Hasat edilen limonunda yüzde 25’i ’dinlenme’ ve ’yatak’ şeklinde depolara alındı.

    Havanın yağışlı gitmesinin ve beklenenin altında ihracatın limon fayatını etkilediğini belirten Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, “Bu yıl Erdemli’de limonda 350- 400 bin ton rekolte bekliyoruz. Limonlar bu yıl kaliteli ve çok güzel. Sezon başında yaklaşık 2 TL 20 kuruş, 2 TL 30 kuruştan gitmekteydi. İhracatın azlığı ve hava şartlarının yağmurlu gitmesinden dolayı limonlarımız hasat edilemedi. İhracat var ama istediğimiz seviyede değil” dedi.

    “Rekoltenin yarısı dalında hasadı bekliyor”

    Limonun yaklaşık olarak yüzde 50’sinin hasat edildiğini, yüzde 50’sinin ise halen hasadının sürdüğünü aktaran Şahin, “Hasat edilen bu yüzde 50’nin ise yüzde 25’i depolara saklama dediğimiz ’yatak’ ya da ’dinlenme’ şeklinde yapılmıştır. Şuan halen yüzde 50 oranında dalda limon bulunmaktadır, hasat edilmemiş. Limon fiyatı da düştü. Beklediğimiz ihracat olursa fiyatların artacağını bekliyoruz. Yaklaşık yüzde 50 oranında dalında kesilmemiş limon bulunmaktadır. Çiftçilerimizin beklentisi de limonlarını kesip, hasat edip, bekletme ve dinlenme şeklinde yapıp ileri ki dönemlerde, limonun az olduğu dönemlerde değerlendirmek ve piyasaya sürmek istiyorlar. Bunun içinde limonu kesip yatak yapıyorlar, dinlenme şeklinde değerlendirmek istiyorlar” diye konuştu.

    “Dinlenen limon daha sulu ve aroması daha güzel oluyor”

    Yatak ve dinlenme limonun bir süre bekledikten sonra değerlendirildiğini ifade eden Şahin, “Yatağa alınan limon 3 ay 5 ay sonra limonun az olduğu dönemlerde ve ihracatın olduğu dönemlerde iç piyasaya sürülüyor, ihracat olduğunda da ihracata veriliyor. Piyasada bu şekilde değerlendiriliyor. Dinlenmeye alınan limonlarımız 3-5 ay bekletildikten sonra aroması ve kalitesi bozulmamaktadır. Dinlendikten sonra daha sulu ve güzel bir şekilde kendine gelmektedir. İç piyasa da ve ihracatta daha güzel satılmaktadır” şeklinde konuştu.

    Ahmet Duman adlı üreticide, “Limonumuz sezon başında 2 TL idi. Şimdi 2 TL’nin altına düşünce limonumuzu depolamaya aldık. İleri bir tarihte fiyatlar artarsa daha iyi bir kazanç elde etmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Zöhre Gürsoy da, “Fiyatlar düşünce yatak yapıyoruz. İleri tarihlerde değerlendirmeyi düşünüyoruz. Güzel bir sezon olmasını diliyoruz. Yatak limon değerlenmiş olur bizde faydalanırız” dedi.

    Limonun kilo maliyetiyle ilgili bilgi veren Erdemli Ziraat Odası Genel Sekreteri ve Ziraat Mühendisi Aydın Çiftçi ise “İlçemizde yetiştirilen limonun 75-80 kuruş maliyeti olmaktadır. Şuan ki piyasa değeri 1,5 TL’dir. Çiftçilerimiz ileride para eder mi diye limonu yatağa almaktadır. Çiftçilerimiz limonu ileride daha iyi bir fiyata satmak için beklenti içinde” şeklinde konuştu.