Etiket: girişimiyle

  • Cezaevi müdürüne suikast girişimiyle ilgili 6. şahıs da tutuklandı

    Kandıra F Tipi Cezaevi müdürlerinden birine suikast için kurdukları pusuda yakalanan 6 kişi tutuklandı.

    Kocaeli’de 6 kişi, suç örgütü liderlerinin talimatıyla adı açıklanmayan Kandıra F Tipi Cezaevi müdürlerinden birine pusu kurdukları anda yakalanmıştı. Kocaeli Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanan S.Y., S.Ü., A.K., E.B., S.C. ve O.K. adlı 6 kişi dün adliyeye sevk edilmişti.Sevk edilenlerden işlemleri tamamlanan 5’i dün gece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    İşlemleri bugün sona eren son şahsın da tutuklanarak cezaevine gönderilmesi sonrasında şahısların tümü tutuklanmış oldu.

  • Fethullah Gülen’in yeğeni darbe girişimiyle ilgili soruya cevap vermedi

    İzmir’de, FETÖ lideri Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen hakkında ’Silahlı terör örgütü yöneticiliği’ suçundan 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması görülürken, ilk defa hakim karşısına çıkan Mehmet Mezher Gülen, hakimin “15 Temmuz darbe girişimiyle Fetullah Gülen’in bir alakası var mı?” sorusu üzerine, “Bununla ilgili çok şüphe ve şaibe var. Yargılanmam ile ilgili bir durum olmadığından bu konuya girmeyeceğim” dedi.

    İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma salonu olmadığı için Sosyal Tesisler Konferans Salonu’nda görülmeye başlanan davaya FETÖ lideri Fethullah Gülen’in yeğeni tutuklu sanık Mehmet Mezher Gülen ile birlikte 13 tutuklu sanık, sanıkların avukatları ve sanıkların yakınları katıldı. Hazırlanan iddianamede, FETÖ’nün ’Okul ve dershaneler Türkiye sorumlusu’ ve Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen hakkında ’Silahlı terör örgütü yöneticiliği’ suçundan 22.5 yıla kadar ve 13 sanık hakkında ’Silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

    “Suçlamaları kabul etmiyorum”

    Hakim karşısında ilk defa ifade veren FETÖ liderinin yeğeni Mehmet Mezher Gülen, ’’Soruşturma aşamasında ‘Terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla karşı karşıya kaldım. Ancak iddianamede ‘Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak’ ile suçlandım, buna bir anlam veremiyorum. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. İddianamede örgüt yöneticisi olduğuma ilişkin somut bir delil ve eylem yok. Tanıklardan hiçbirini tanımıyorum. Gizli tanığın ise beni tanıması mümkün değil. İddianameyi 4-5 kez okudum. ‘Örgütün özel okullar sorumlusu’ olduğuma dair bir suça rastlamadım ama mahkemeye sunulan delillerde benzer bir durum var” diye konuştu.

    ’’Benim ne alakam var?’’

    Kendine yöneltilen suçlamaları reddeden Mehmet Mezher Gülen, ’’Hayatımda karakola gitmedim, mahkemelerle hiç işim olmadı ama birden bire buraya geldim. Silahlı terör örgütüyle bir bağlantım söz konusu değil. Eğer bu bir örgütse, benim bir kod adım olurdu. Buna benzer gizemli şeylerin olması lazımdı. Okuldaki başarılarımdan sürekli basında yer alıyordum, aleni ve deşifre olan bir insandım’’ şeklinde konuştu.

    Soyadı nedeniyle burada olduğunu belirten Mehmet Mezher Gülen, ’’Ölen babam Seyfullah Gülen ve amcam Fethullah Gülen’le anılmam bir algı operasyonu. Akrabalarımdan 40 kişi tutuklandı. Nasıl bir aileyiz ki hepimiz terör örgütü üyesiyiz. Akrabalık ilişkisinden tutukluyuz. Suç bireyseldir. Akrabası diye bu insanlar amcasına sövsün mü? Dünürlerimiz, amcam ve kız kardeşim tutuklu. Kardeşimin evini taşladılar. Bir ailede bir kişi hırsızlık yaptı diye tüm aile toplanır mı? Ne olmuş? 15 Temmuz’da birileri darbe yapmış lanet olsun, benim ne alakam var?” ifadelerini kullandı.

    Darbe girişimine yanıt vermedi

    Hakimin “15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Fethullah Gülen’in bir alakası var mı?” sorusu üzerine sanık Mehmet Mezher Gülen, “Bununla ilgili çok şüphe ve şaibe var. Yargılanmam ile ilgili bir durum olmadığından bu konuya girmeyeceğim” dedi.

    Sanık Gülen ifadesinin devamında, ’’1989’da Özel Yamanlar Kolejinde coğrafya öğretmeni olarak işe başladım. 1992’den sonra müdür yardımcısı ve müdür olarak görev yaptım. 2004-2006 arasında Manisa’da örgütün kapatılan okullarında genel olarak çalışmamın ardından soruşturma aşamasına kadar Özel Yamanlar Kolejinde müdür yardımcılığı görevini sürdürdüm. Bunun dışında başka okulda çalışmadım ya da yönetici olmadım. Çalıştığım okula Fethullah Gülen’in talimatıyla atanmadım. İş bulamadığımdan Özel Yamanlar Kolejinden ayrılmadım. Çocuklarım da bu okulda okuyordu. Bu okulları nasıl yönetmişim, kime ne talimat vermişim, cebir kullanarak kimi görevden almışım, bu okulları kiminle nasıl yönetmişim? Kimden ne emir almışım, bu emirler telefon, mektup ya da yüzleşme yöntemiyle hayata geçirilmiş, bu emirlerle ne olmuş, nasıl bir sonuç doğurmuş? İddianamede ya da mahkemede buna ilişkin bir bilgi yok” diye konuştu.

  • Denizli’de darbe girişimiyle yargılanan askerlerin duruşması devam ediyor

    Denizli’de, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 42’si tutuklu 60 askeri personelin yargılandığı davanın ikinci günü, fiili olarak darbeye katıldığı ileri sürülen Denizli Merkez eski Komutanı Albay Ziver İ.’nin savunmasıyla devam etti.

    Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dönüştürülen EGS Kültür ve Kongre Merkezi’nde görülen darbe girişimi davasının ikinci gününde 11. Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı Söke 11. Komando Tugayı eski Komutanı Yardımcısı Kurmay Albay Erol A., Denizli Merkez eski Komutanı Albay Ziver İ. savunma yaptı.

    Sanık Ziver İ.’nin öğleden sonra savunması alındı. Savunmasında, hava meydan komutanlığına keşfe gittiğini, darbe teşebbüsünde bulunmadığını, eğer böyle bir teşebbüste bulunsalardı, ateş etme eğitimini de yapacaklarını savunan Ziver İ., bu konudaki iddia ve suçlamaları kabul etmediğini ifade etti. Ziver İ., çocukları cemaatin dershanelerine göndermediğini, okullarında okutmadığını, Bank Asya’da hesabının olmadığını, aramalarda da evinde 1 doların bulunmadığı savunmasını yaptı.

    Kendisine 16 Temmuz’daki intikal ile ilgili olarak, 14 Temmuz’da elektronik ortamda Adem A. tarafından bilgi geldiğini belirten Ziver İ., yol ve güzergah konusunda Adem A. ile birlikte keşfe gittiklerini söyledi. Bu keşfin eğitime giderken, nereden gidilir, nereden dönülür ile ilgili bir keşif olduğunu ileri süren Ziver İ., bu keşfin havaalanı işgaline yönelik olmadığını, burada görüştüğü kişinin de hava meydan komutanı O.O.G.’nin olduğunu ileri sürdü.

    Darbe gecesi Gerzele’de askeri nizamiyedeki odasına gittiğini, tugay komutanın odasında rütbeli askerlerden Cumhur K. ile Ozay Ö.’nin olduğunu ileri süren Ziver İ., tugay komutanının “Yurtta Sulh Konseyi”nin yazısını kendilerine gösterdiğini iddia etti. Ziver İ., “Yazıyı okuyup, dağıtıp listedeki isimlerin yerlerine bakıp anlam vermeye çalıştım. Televizyondan boğaz köprüsünde olanları, havalimanında olanları gördüm ve böyle bir olaya istihbarat nasıl bilmez, haber almaz diye kendi kendime kahrettim. Hala öyle düşünüyorum ve söylüyorum. Eğer darbeci olsaydık, mülki amirlerin alınması gerekirdi. Böyle bir davranış içinde olmadım. Ben bu olayı yorumlarken, vali, tugay komutanını aradı, buna şahit oldum” diye savunmasını yaptı.

    Sanık Ziver İ., savunmanın devamında şunları anlattı:

    “Darbe gecesi yaşanan olaylarda, Erol A.’yı gündüz keşif yaptığımız yere götürdüğümde, Erol A., beni yanlış yere getirdiğini belirtmişti. Kendisi bizim getirmek istediğimiz yerden başka yere gitmek istiyormuş. Ben eğitimle ilgili toplantılara katılmadım, bilgi edinmedim. Müdahil olmadım, görüş bildirmedim. Ben önceki planlamaya göre Çardak Havaalanı’na yapılan intikal ikinci grubuna kılavuzluk yapacaktım ancak intikale bir defa olunca ben gitmedim. Diğer olanlardan pek bilgim yok, sadece muharebe araçlarının nizamiyeler bölgesinde konuşlanan araçlardan haberim vardı. Daha bütün eğitimler için keşif yapılıp yapılmadığını hatırlamıyorum. İntikaller sırasında biz sadece eskortluk yaparız. Bu tür intikallerde asıl görev birlik komutanlarınındır. Eğitimler için Adem A.’nın gönderdiği notlar arasında Ankara’ya gitme yönünde bir bilgi yoktu.”

    “’Yurtta Sulh Konseyi’nin emrini görmene rağmen niye askerlerin çıkmasına izin verdin” yönündeki soruya Ziver İ., “Bana söylenen konvoyun 23.00’da çıkmasıydı, ben kapalı bir odadaydım, konvoyun çıkıp çıkmadığını bilmiyordum. Bu yüzden çıkmasını engelleme gibi bir davranışım olmadı” diye cevap verdi.

  • Darbe girişimiyle ilgili düşüncelerini anı defterlerine yazıyorlar

    Elazığ’da demokrasi nöbeti tutan vatandaşlar, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaşadıklarını belediye tarafından hazırlanan anı defterine yazıyor

    Elazığ Belediyesi tarafından demokrasi nöbetinin tutulduğu İzzetpaşa Meydanı’na, “Anı defteri” konuldu. Meydanda nöbet tutan vatandaşlar, 15 Temmuz darbe gecesi sonrasında yaşadıkları duygu ve düşüncelerini not düşüyor. Anı defterine düşüncelerini yazan vatandaşların, duygusal notların yanı sıra Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisini de aktarıyor. Bunun yanı sıra notlarda birlik, beraberlik mesajları da yoğun olarak yer alıyor.

    Ölene kadar Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olacağını belirten vatandaşlardan Halis Kaya, “Allah’a bu zındıkları cezasız bırakmayacak. Canı gönülden idamı istiyorum. Allah inşallah Feto denilen zındığın belasını verecektir” dedi.

    80 darbesinde asker olduğunu dile getiren Cevdet Hacıoğulları ise “15 Temmuz gecesindeki millet topyekun sokağa çıkarak darbeyi önledi. Bu millet cumhurbaşkanımızı başkomutan olarak kabul etmiştir” diye konuştu.

    Darbeyi en kötü insanın bile memleketine yapamayacağını vurgulayan Hulisi Yolaçtı, Milletin bayrak ve vatan sevgisi varken tüm darbelerin önünün kesileceğini kaydetti.

    Anı defterine not düşenlerden Nihal Tuncer, “Allah’ım ülkemize bir düzen versin. Cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza Allah kolaylık versin onu başımızdan eksik etmesin. Ezanlarımız susmasın. Şeytan aramıza girmiş, hepimizin dikkat etmesi lazım. Her gece ağlıyorum, namaz kılıp, Allah’a dua ediyorum. Darbe olduğu an bayıldım. Allah’ım başbakanımızı, bakanlarımıza, askerlerimize kolaylık versin” ifadelerinde bulundu.

    “Kitap haline gelecek”

    15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren İzzetpaşa Meydanı’nın vatandaşlarla dolup taştığını aktaran Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, “Her ırktan, dilden ve farklı dilleri konuşan, farklı siyasi görüşlerde olan herkes bu meydana gelip duyguların ortaya koyuyor. Bu vatanı bölmek ve birbirine kırdırmak isteyenlere halkımız cesur bir şekilde tepkisini gösteriyor. Bizde bu anı defterleriyle halkımızın duygularını yazıya dökelim istedik. Söz uçar yazı kalır dedik. İzzetpaşa Meydanı’nda anı defterlerimizi açtık ve günde 3, 4 tane defterimiz bitiyor. Biz daha sonra 15 Temmuz 2016 tarihinin anıtsal olarak kalması için bunları kitap haline dönüştüreceğiz. İnşallah gelecek nesillere 15 Temmuz 2016’da halkımızın duygu ve düşüncelerini aktarmış olacağız” dedi.

    7’den 70’e her gün 500’den fazla kişinin darbe girişimi ile ilgili duygularını yazdığı anı defteri, demokrasi nöbeti bitene kadar meydanda bulunacak.

  • Darbe girişimiyle ilgili 5 üst düzey asker adliyeye sevk edildi

    Yapılan darbe girişiminin ardından gözaltına alınan üst düzey askerlerden 5 kişi adliyeye sevk edildi.

    15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişiminin ardından, İzmir’de gözaltına alınan askerlerden Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen, NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, Foça Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur ve Bornova 57’nci Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmed Nuri Başol, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesindeki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.