Etiket: Girişiminde

  • Darbe girişiminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işgali davası ikinci gününde devam ediyor

    15 Temmuz Darbe Girişimi’nde Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işgal edilmesine ilişkin 62 sanık için 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle açılan ilk davaya, ikinci gününde Silivri Duruşma Salonu’nda devam ediliyor.

    Darbe girişiminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işgal edilmesine ilişkin 62 sanık hakkında açılan davanın görülmesine devam ediliyor.

    İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu Duruşma Salonu’nda dün görülmeye başlanan duruşmanın bugünkü oturumuna rütbeli 28 tutuklu sanık cezaevinden getirilirken, 5 tutuksuz sanık ve avukatlar da salonda hazır bulundu.

    Duruşmaya gelenlerin yoklamasının yapılmasının ardından sanıkların savunmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Ozan Gökbulak’ın ifadesiyle devam ediliyor.

    İddianameden

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işgal edilmesine ilişkin 1 yüzbaşı, 3 üsteğmen, 4 astsubay, 20 uzman çavuş olmak üzere toplamda 28’i tutuklu rütbeli, 34’ü tutuksuz er hakkında hazırlanan 189 sayfalık iddianamede, tüm şüphelilerin “Anayasayı ihlal, cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 5’er yıldan 10’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

  • Darbe girişiminde bulunanlar, Deniz Harp Okulu Komutanı Mesut Özel’in ellerini kelepçeledi

    Darbe girişiminde Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel’in rütbesini söken, kelepçe takıp ağzını bantladıktan sonra Askeri Cezaevine kapatan 9 şüpheli asker hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Deniz Harp Okulu Komutanı Mesut Özel’in ellerinin darbe girişimcileri tarafından kelepçelenmesinin fotoğrafları ortaya çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Bülent Başar ve Hikmet Pak tarafından, Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel’in 1’nci Ordu Komutanlığı 2’nci Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevine kapatılmasına ilişkin 9 şüpheli asker hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak 194 sayfalık iddianame hazırlandı.

    İddianamede 5’i tutuklu, 2’si firari toplam 9 şüpheli askerin “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütü üyeliği, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle silahla birden fazla kişi tarafından özgürlüğünden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmaları istendi.

    “Özel’i konutunda derdest ettiler”

    İddianamede, 15 Temmuz Darbe girişimi planlayan FETÖ’nün kurucusu ve yöneticileri tarafından, kalkışma öncesi bir takım planlama ve hazırlıklar yapıldığı, şüphelilerden Zafer Gümüş’ün kalkışma öncesi 2’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya katıldığı anlatıldı. Alınan kararlar çerçevesinde, darbe kalkışması faaliyetleri kapsamında, bu dosyadaki şüphelilerin, Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral olan müşteki Mesut Özel’i derdest ederek konutundan almak ve 1’inci Ordu Komutanlığı 2’inci Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi’ne kapatmakla görevlendirildikleri belirtildi.

    “Tutuklama müzekkeresi olmaksızın cezaevine kapattılar”

    Bu görevlendirmeye uygun hareket eden şüphelilerinden Zafer Gümüş, Ertürk Murat Cansaran ve Orhan Arı’nın ellerinde uzun namlulu silahlar bulunduğu halde 1’inci Ordu Komutanlığı 2’inci Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi’ne giderek orada faaliyet gösterdikleri kaydedilen iddianamede, şüphelilerin ceza ve tutukevi personeline baskı yaparak koğuşu boşalttıkları, diğer şüpheliler tarafından derdest edilen Mesut Özel’i tutuklama müzekkeresi olmaksızın cezaevine kapattıkları vurgulandı.

    “Rütbesini söktüler, ağzını bantladılar, kelepçe taktılar”

    Diğer şüphelilerden Mustafa Köroğlu, İbrahim Halil Tekatlı, İsa Demirbilek ve Semih Barbaros Üstün’ün üzerlerinde silah bulunduğu halde müşteki Özel’i cebir ve şiddet kullanarak amiral konutundan derdest ettikleri belirtilen iddianamede, Özel’in rütbesini söktükleri, ellerini kelepçeledikleri ve ağzını bantladıkları, müştekiyi cezaevine götürerek, şüphelilerden Zafer Gümüş, Ertürk Murat Cansaran ve Orhan Arı ile birlikte cezaevine kapattıklarına değinildi.

    Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

  • Darbe girişiminde 2. Ordu Karargahında yaşananların görüntüsü ortaya çıktı

    15 Temmuz darbe kalkışması sırasında Malatya’da 2. Ordu Komutanlığı karargahındaki komutan katında yaşananların görüntüleri ortaya çıktı.

    Fetullahçı Terör Örgütüne bağlı askerler tarafından 15 Temmuz’da yapılan darbe girişiminde önemli illerden biri olan Malatya’da 2. Ordu Karargahında yaşananların güvelik kamerası kayıtları iddianameye girdi. Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcı Vekili Mehmet Badem tarafından hazırlanan 15 Temmuz iddianamesinde yer alan görüntülerde, darbeci askerlerin beyanlarını çürüten güvenlik kamera kayıtları bulunuyor.

    İddianamede yer alan görüntülerde, 15 Temmuz kalkışmasının başladığı ilk saatlerde FETÖ soruşturmasında tutuklanan en yüksek rütbeli askerlerden biri olan 2. Ordu eski Komutanı Orgeneral Adem Huduti’nin korumaları ile birlikte araçlarla karargah nizamiyesinden içeri girdiği görülüyor. Gayet sakin ve rahat olduğu görüntülere yansıyan Huduti’nin odasına girmeden önce emir subayı Sedat Kaya’ya bazı talimatlar verdiği görüntülere yansıyor.

    Saatler gece yarısına yaklaşırken komutanlık katında hareketlilik yaşanmadığı görülürken Huduti’nin koruma askerlerinin silahları ile katta bulunduğu anlar güvenlik kameraları tarafından kayda alınıyor. 2. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Avni Angun’un da gece yarısından sonra Huduti’nin makamına girdiği ve yaklaşık 40 dakika sonra içeriden çıktığı görülüyor. Bu sırada iddianamede darbe girişiminde aktif olarak rol oynadığı belirtilen Albay Bahadır Erdemli’nin makamdan çıkan Tümgeneral Angun’a silah doğrulttuğu görülüyor. Bu sırada araya diğer darbeci askerler girerken Adem Huduti’nin Koruma Astsubayı olan Fatih Gürcan tarafından Angun yeniden Huduti’nin makam odasına götürülüyor.

    Görüntülerde Albay Erdemli’nin daha sonra diğer darbeci askerlere silah çektiği bu sırada Huduti’nin emir subayı Sedat Kaya’nın Erdemli’nin elinden silahı aldığı görülüyor. Görüntünün ilerleyen saatlerinde ise Askeri Gazino Müdürü Yarbay Suat Özocak ve Karargah Destek Gurubu bölük komutanı Binbaşı Bülent Kuzucu’ya plastik kelepçe takılarak başka bir odaya götürüldükleri yer alıyor.

    Görüntülerde Orgeneral Huduti’nin makam odasına giriş ve çıkışlarda askeri nizamlara uyulduğu iddianamede belirtilirken Kurmay Başkanı Tümgeneral Angun’ın sürekli makama girip çıkması ve rahat tavırları dikkat çekiyor.

    Gece boyunca komutanlık katından benzer görüntüler yansırken sabah 09.20 sıralarında Albay Bahadır Erdemli’nin elindeki silahla makama girmek istediği ancak korumalar tarafından buna müsaade edilmeyerek Erdemli’nin silahının alındığı görülüyor.

    Uzun süre makamda kalmış

    Sonrasında makam odasını gösteren güvenlik kamerasının açılarının müdahale edilerek değiştirilmek istendiği görülürken öğle saatlerinde Orgeneral Huduti’nin makamdan ilk defa çıktığı görüntülere yansıyor. Huduti’nin kapıda nöbet tutan korumalara elleri ile kelepçelenme işareti yaptığı görülürken yan tarafta ise Tümgeneral Angun’un diğer askerlerin cep telefonlarını topladığı görüntülere yansıyor.

    Sivil ve teçhizatlı korumalar kapıda

    Huduti’nin uzun süre kapıdaki askerlere bir şeyler söylediği görülüyor. Komutanlık katında sivil kıyafetli askerler göze çarpıyor. İlerleyen saatlerde teçhizatlı ve silahlı olan koruma askerlerinin çelik yelek ve silahlarını çıkarttıkları görülüyor. Saatler 12.30’u gösterdiğinde 2. Ordu eski İdari Kurmay Yarbaşkanı Mustafa Serdar Sevgili ile birlikte diğer rütbeli askerler komutanlık katına çıkan TEM Şube Müdürü tarafından aşağı indiriliyor.

    “Derdest değil, nizama uyulmuş”

    İddianamede incelenen kamera kayıtları ile ilgili ise şu görüşlere yer verildi:

    “Orgeneral Adem Huduti’nin makam odasına girişi ve çıkışı esnasında kendisine karşı herhangi bir zor kullanma olmadığı, makam odasında iken Albay Bahadır Erdemli, Tuğgeneral Zeki Karataş, Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin, Adem Huduti’nin Emir Subayı olan Sedat Kaya nezaretinde içeriye defalarca girip çıktıkları, giriş çıkışlarında askeri nizama uydukları, makam odasının iki adet kapısının olduğu, bu kapılardan birinde Koruma Astsubayı Fatih Gürcan’ın, diğerinde ise Hacı Eyyip Özcan’ın bulunduğu, bu nedenle bu odaya hiçbir zaman uzun namlulu silah ile girilmediği, Albay Bahadır Erdemli’nin sadece bir kere uzun namlulu silah ile içeriye girmeye çalıştığı ancak Emir Subayı Sedat Kaya tarafından uzun namlulu silahın alınarak içeriye silahsız girmesinin sağlandığı, darbe teşebbüsünde bulunduğu iddia edilen kişilerce kendisine karşı hiçbir zor eylemde bulunulmadığı, kendi beyanına göre, bu asilerin ikna yöntemiyle bu işten vazgeçirilmeye çalışıldığı, daha sonra güvenlik kuvvetlerince darbeci oldukları iddia edilen kişilerin teslim alındığı, saat 16:40 sıralarında Tümgeneral Avni Angun ile birlikte makam odasından çıktıkları ve aşağı inerek güvenlik kuvvetlerine teslim oldukları.”

  • Üst geçitten atlayarak intihar girişiminde bulunan kadını annesi sanan genç kız, gözyaşlarına boğuldu

    Adana’da üst geçitten karayoluna atlayan genç kadını, yoldan geçen bir genç kız annesi zannedince “O benim annem” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Döşeme Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Eda Özsu (23), Atilla Altıkat Kavşağı üst geçidine gelerek kendisini bir anda onlarca aracın geçtiği D-400 karayoluna attı. Asfalta kafa üstü düşen yaralı kadın, araçların altında kalmaktan sürücülerin dikkati sayesinde kurtuldu. Hareketsiz halde yol ortasında yatan kadını gören vatandaşlar, hemen trafik akışına müdahale ederek araçların altında kalıp ezilmesini önledi. Vatandaşlar, hemen durumu polise ve sağlık ekiplerine de haber verirken bazı vatandaşlar da titreyen kadının üzerine mont örttü.

    “O benim annem bırakın beni”

    Bu arada, yoldan geçen bir kadın yerde hareketsiz halde yatan kadını annesi zannederek otomobilden inip kadının yanına koşarak gelip gözyaşlarına boğuldu. Genç kızı yanındaki şahıslar ve genç kadına yardımcı olmak isteyen vatandaşlar sakinleştirmeye çalıştı ancak genç kız, “Bırakın o benim annem, anneme ne oldu” diye bağırıp ağlamaya başladı. Genç kız, kadının yanından uzaklaştırıldı. Olay yerine ise sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekipleri yüzü koyun yatan genç kadını çevirip sedyeye koydu. Kadının yanına gelip yüzüne bakarak annesi olmadığını anlayan genç kız hızla olay yerinden ayrıldı. Ambulans ile özel bir hastaneye kaldırılan genç kadının hayati tehlikesi olduğu bildirildi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

    Bu arada bütün bu olup biteni meraklı vatandaşlar film izler gibi izleyip cep telefonlarıyla da görüntülemeyi ihmal etmedi.

  • Ayrılmak isteyen nişanlısını vurdu, sonra intihar girişiminde bulundu

    Kastamonu’da, ayrılmak isteyen nişanlısını av tüfeğiyle yaralayan bir kişi, ardından karın bölgesinden kendisini de vurarak intihar girişiminde bulundu. Olay esnasında kurşunların sektiği 5 yaşındaki küçük çocuk da hafif şekilde yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, Cide ilçesinde ikamet eden Ramazan K. (24), av tüfeğini alarak aralarında anlaşmazlık çıkan ve ayrılmak isteyen nişanlısı 30 yaşındaki Nazan E.’nin evine gitti. Ayrılığı kabullenmeyen Ramazan K., nişanlısı Nazan E. ile tartıştı. Nazan E.’nin ısrarlı bir şekilde ayrılmak istediğini belirtmesi üzerine Ramazan K., yanında getirdiği av tüfeği ile Nazan E.’yi sırt bölgesinden vurarak ağır yaraladı. Ardından Ramazan K., aynı tüfekle kendisini karın bölgesinden vurarak intihar girişiminde bulundu. Olay esnasında annesi Nazan E.’nin yanında bulunan 5 yaşındaki M.C.E. ise, seken kurşunların vücuduna isabet etmesi sonucu hafif şekilde yaralandı.

    Ağır yaralanan Ramazan K. ile nişanlısı Nazan E. ve hafif yaralanan M.C.E., olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Cide Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada ilk müdahalesi yapılan Nazan E., Bartın Devlet Hastanesi’ne sevk edilirken, Ramazan K. ise Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Ramazan K. ile Nazan E.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.