Etiket: Girişiminde

  • Nihat Kırmızı’dan darbe girişiminde hasar gören araçlarla ilgili açıklama

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı yaptığı açıklamada, “Mağdur vatandaşlarımıza veya hayatını kaybeden şehitlerimizin yakınlarına hızlıca yardım elimizi uzatmak ve yaraları sarmak hepimizin birincil görevidir” dedi.

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, başarısız sonuçlanan darbe girişiminde hasar gören kaskolu araçların zararlarını hızlıca karşılayacaklarını belirtti. Kırmızı yaptığı açıklamada “Mağdur vatandaşlarımıza veya hayatını kaybeden şehitlerimizin yakınlarına hızlıca yardım elimizi uzatmak ve yaraları sarmak hepimizin birincil görevidir” dedi.

    “Ödemeler hızlıca yapılacak”

    Kırmızı darbe girişiminde hasar gören araçlarla ilgili yaptığı açıklamada “Yüzde yüz milli sermayeli Doğa Sigorta, 15 Temmuz 2016 gecesi meydana gelen darbe girişiminde de aynı duyarlılığı gösterdi” ifadelerini kullandı. Kırmızı, şimdiye kadar kendilerine ulaşan araçların işlemlerinin tamamlandığını belirterek, “Süreç içerisinde başka hasarların ulaşması durumunda bu ödemeler de hemen gerçekleşecek. Mağdur vatandaşlarımıza hızlıca yardım elimizi uzatmak ve yaraları sarmak hepimizin birincil görevidir” şeklinde konuştu.

    Bugüne kadar terör saldırılarında zarar gören birçok kişiye ödeme yapıldığını belirten Kırmızı, “Doğa Sigorta, terör saldırılarında olduğu gibi darbe girişiminde zarar görenlerin de ödemelerini hızlıca yapıyor. Bugüne kadar terör saldırılarında zarar gören birçok kişiye ödeme yapan Doğa Sigorta, en son Ankara Kızılay Meydanı’nda gerçekleşen ve birçok vatandaşımızın hayatını kaybettiği terör saldırısında yaraları hızlıca sarmıştı. Bu kapsamda, terör saldırısında hayatını kaybeden altı sigortalısının yakınlarına ölüm tazminatları, Doğa Sigorta tarafından vakit kaybetmeden yapılmıştı” dedi.

  • 15 Temmuz darbe girişiminde halk direnişinin simge isimleri Gümüşhane’de

    FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirmek istediği darbe girişimine karşı halk direnişinin sembol isimlerinden olan Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz, memleketleri Gümüşhane’de düzenlenen Demokrasi Nöbeti etkinliğine katıldı.

    Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ve darbeye direnişin sembol isimleriyle fotoğraf çekilebilmek için sıraya girdiği etkinlik kapsamında Belediye Başkanı Ercan Çimen’in davetiyle memleketleri Gümüşhane’ye aileleriyle birlikte gelen Boz ve Yılmaz, hem vatandaşlarla bir araya geldi hem de o akşam yaşadıklarını hemşehrileriyle paylaştı.

    Atatürk Caddesi Belediye Başkanlığı binası önünde gerçekleştirilen etkinliğe Vali Okay Memiş, eşi Sibel Memiş, Milletvekili Osman Akgül, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, eşi İlke Danışan, Belediye Başkanı Ercan Çimen, eşi Gülsen Çimen, Vali Yardımcıları İsmail Özkan, Şenol Turan, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Genel Meclisi Başkanı Şerif Bayraktar, Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak, Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başlayan ve daha önce duyurusu yapılması nedeniyle oldukça yoğun katılımın olduğu programda Gümüşhane’nin gururu olan 2 sembol ismi canlı olarak görmek için alanı hınca hınç dolduran vatandaşlara ilk olarak eşinin kamyonunu sürerek Taksim meydanına kadar kasasında ki insanlarla giden Şerife Boz ve darbecileri durdurmak için Atatürk Havalimanında tankın altında kalan Vasfi Yılmaz’la ilgili kameralara yansıyan görüntüler izlettirildi.

    “GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN, TOPRAĞIM İÇİN ORADAYDIM”

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kaletaş köyünden olduğu ve 4 çocuk annesi olduğunu kaydeden Şerife Boz, darbe gecesi yaşadıklarını kısaca şöyle anlattı: “Eşim gittikten sonra kamyonu alarak ’Acaba götürebilir miyim?’ endişesiyle, iman gücüyle o kamyonu oraya götürdüm. Komşumu, kızlarımı, torunlarımı yanıma alarak yola çıktım. Zaten ondan sonra herkes araca bindi, herkes bana yardım etti ve Taksim Meydanına indim. Orada bir kargaşa oldu. Ne yaptığımın hiç farkında değilim. O kadar duyguluydum ki hiç kimseyi ve hiçbir şeyi fark etmedim. Vatanımı, toprağımı düşündüm. Gençlerin geleceği için, toprağım için oradaydım. Onun için gözüm hiçbir şey görmedi.”

    “YA O TANK DURACAKTI, YA BEN ÖLECEKTİM”

    Darbecilere karşı direnişin bir diğer isimlerinden Gümüşhaneli Vasfi Yılmaz ise Almanya’da yaşarken 5 ay önce Türkiye’ye sırf ezan sesini özlediği için kesin dönüş yaptığını belirterek, “O akşam 1 saat yürüdüm, yarım saatte arabayla geldik. Beni arabasına alan ve tanımadığım bir arkadaş Cumhurbaşkanımızın herkesi meydanlara, havalimanlarına davet ettiğini söyledi. Yolda tanıştım, şimdi görsem tanımam. Atatürk Havalimanına gittiğimizde çok kalabalık yoktu. Tankları geldiğini görünce Özel Harekatçı arkadaşlar bizi kulenin önüne gönderdi. Beklemeye başladık. Silah sesini duyunca oraya gittik. Yaralılar vardı. Onlarla ilgilenirken kulenin yolu açıldı. Baktım zırhlı araçlar kuleye doğru yöneliyor. Benim yapacağım tek şey vardı. Karşısında duracaktım, kaçmayacaktım. Dimdik ayakta duracaktım. Ya o duracaktı, ya ben ölecektim. O durmadı, Allah beni korudu. Sakın boynunuz bükmeyin. Dimdik, ayakta durun” ifadelerini kullandı.

    “BU HAİNLİĞİN DÜNYADA BAŞKA BİR ÖRNEĞİ YOK”

    Boz ve Yılmaz’ın konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Belediye Başkanı Ercan Çimen ise 15 Temmuz gecesinin kara bir gece olduğunu, ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen hainlerin kendi insanına kıymak istediklerini belirterek, bu hainliğin dünya da başka bir örneğinin görülemeyeceğini söyledi.

    Hainlerin kullandığı uçakların, tankların, topların imanlı yürekler karşısında ilerleyemediğini, çok şehit verildiğini fakat ülkenin hainlerin eline geçmekten kurtulduğunu dile getiren Başkan Çimen, FETÖ/PDY terör örgütünün kendi ülkesini, kendi insanını yok etmek istediğini kaydetti.

    “TÜRKİYE’NİN 2.İSTİKLAL ZAFERİ”

    Ülkemizin hain FETÖ darbecileri tarafından tankla, topla, tüfekle esir alınmaya çalışıldığı 15 Temmuz gecesi tarih yazan pek çok kahramandan ikisinin Gümüşhaneli Şerife Boz ve Torul ilçesine bağlı Işık Köyünden Vasfi Yılmaz olduğunu belirten Başkan Çimen, Türkiye’nin 2. İstiklal Zaferinin Gümüşhaneli kahramanları Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’a teşekkür etti.

    BOZ VE YILMAZ’IN ADI MEMLEKETLERİ GÜMÜŞHANE’DE YAŞATILACAK

    Başkan Çimen, gelecek kuşaklara 15 Temmuz hain FETÖ darbesini ve bu darbe girişimine karşı verilen milli mücadeleyi en güzel anlatma yolunun Şerife Boz gibi anaların ve Vasfi Yılmaz gibi mert insanların adlarının yaşatılmasından geçtiğini belirterek, Gümüşhane Belediye Başkanı olarak Gümüşhane’de çok önemli mekânlardan ikisine bu istiklal ve demokrasi kahramanlarının adını vereceğini ifade ederek sözlerini sonlandırdı.

    AK Parti Gümüşhane Milletvekili Osman Akgül ise “İstikbalimizin karartılmasına, yok olmasına neden olacak bir hareketti ama bu ülkeyi kurtuluş savaşına yenemeyen 7 düvel, eline bir hain örgütü alarak, üzerine de üstelik şanlı ordumuzun üniformasını giydirip bu ülkenin istikbaline, geleceğine ihanet etmiştir. En üstün teknolojiye sahip olabilirler ama Şerife bacımızdaki o özgüven, o yürek, Vasfi kardeşimizdeki o ölümü hiçe sayan yürek olduğu müddetçe bu topraklarda size ameliyat yaptırmazlar” diye konuştu.

    TSK içine sızmış FETÖ terör örgütünün Türkiye’ye işgal kuvvetlerini sokmak istediğini ifade eden Akgül, şöyle konuştu: “Gezi olaylarını başlattılar başaramadılar, 17-25 Aralık’ı başlattılar başaramadılar. Son olarak ihanet ettiler. Bu bir işgal hareketiydi. Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımızın azimli, kararlı dik duruşuyla, bu milletimizin yürekli davranışıyla bu saldırı geçiştirildi. Bu son olmayacak. FETÖ terör örgütünü üzerimize salan devletler bilmeli ki bu millet var olduğu müddetçe, ne Ortadoğu’da istediğiniz gibi at oynatabilecek ne de mazlum milletlerini kanını emebileceksiniz. Güçlenen bir Türkiye var artık. O mazlum milletlerin kanını sömüremeyecekler.”

    “TÜRK MİLLETİ KURŞUNA KAFA ATAN BİR MİLLETTİR”

    Türk milletinin kurşuna kafa atan, tankın önüne yatan, kamyonuyla ehliyeti olmadığı halde Çeliktepe’den Taksim’e çıkabilen bir millet olduğunu, bu inanç, azim ve kararlılık olduğu müddetçe herşeyin üstesinden gelebileceğini vurgulayan Akgül, “Kanı bozuk, satılmış çete elemanlarını kiralıyorsunuz, onları ülkenizde barındırıyorsunuz, saraylarınızda yaşatıyor ve onları bize karşı kullanıyorsunuz. Kullanma tarihi de geçmek üzere. Yakında paçavrasını bir taraflara atarlar” dedi.

    “TÜRKİYE ARTIK YEŞERİNCE BUDANAN, KURUYUNCA SU VERİLEN BİR ÜLKE DEĞİL”

    Türkiye’nin artık yeşerince dalları budanan, kuruyunca da birilerinin su verdiği ülke olmadığının altını çizen Akgül, . Artık tam bağımsızlık yolunda emin adımlarla Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda kararlı bir şekilde yürüyen bir ülke. Bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Olaydan sonra 78 milyon sabahlara sokaklarda. Hiçbir güç sabahlara kadar bu insanları sokakta tutamazdı. O güç bayrak, vatan, din sevdası. Ezanın susmaması için verilen bir çabadır. Bu ülkede ne Şerife bacılar biter, nede Vasfi yiğitler son bulacaktır. İnşallah onlar gibi insanlarımızın sayesinde ülkemizi payidar bir şekilde yaşatacağız” diye konuştu.

    “GÜMÜŞHANE VALİSİ OLARAK GURUR DUYDUM”

    Gümüşhane Valisi Okay Memiş ise Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’ın Gümüşhaneli olduğunu öğrenince şehrin Valisi olarak büyük bir onur ve gurur duyduğunu söyledi. Boz ve Yılmaz’ı Gümüşhane’de ağırlamak için Başkan Çimen’e çağrıda bulunduğunu kaydeden Vali Memiş, “15 Temmuz’da asker üniformasını giymiş bir takım hainlerin, FETÖ’cü çete mensuplarının girişimini akıbete uğrattık. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Sayın Başbakanımızla, darbeye karışmamış şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımızla, hayatlarını hiçe sayan emniyet mensuplarımızla, Şerife Boz gibi, Vasfi Yılmaz gibi resmi görevleri olmadığı halde hayatlarını hiçe sayarak bu darbeye dur diyen siz değerli milletimizle ve milletvekillerimize bu darbeye dur dedik. Biz kamu görevlileri olarak görevimiz gereği Anayasal sistemi sonuna kadar savunmak vazifemizdi. Ancak bu sahnedeki değerli hemşehrilerimizin böyle bir görevi yoktu. Buna rağmen kendi milli ve yerli duygularıyla kendilerine vazife edindiler. Gerçekten kendileriyle ne kadar gurur duysak azdır” dedi.

    “BU KANSERLİ YAPIYI DEVLETİN BÜTÜN KADEMELERİNDEN SÖKÜP ATMAK BİZİM VAZİFEMİZDİR”

    Hükümetin FETÖ’cü yapılanmayı devletin bütün kademelerinden söküp atmak için olağanüstü hal uygulamasına geçtiğini hatırlatan Vali Memiş, “Daha önce de söyledim Gümüşhaneli hiçbir hemşehrimizin hayatında OHAL’den dolayı en ufak bir değişiklik olmayacaktır. Buna mukabil Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın talimatları doğrultusunda bu uru, kanserli yapıyı bünyemizden, devletin bütün kademelerinden söküp atmak bizim vazifemizdir. Ancak biz bu vazifeyi yaparken FETÖ’cülerin daha önce yaptığı gibi hiç kimse hakkında sahte deliller üretmeyecek, hiç kimseye haksızlık etmeyeceğiz. Buna mukabil en ufak bir şüphe ve delilin de üstüne gideceğiz. Başta ben olmak üzere idari ve adli mercilerimiz hukuk içerisinde, anayasal sistem içerisinde kalacağız. Bundan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi ve kuşkusu olmasın” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Vali Memiş ve Başkan Çimen tarafından darbe direnişinin sembol isimleri Şerife Boz ve Vasfi Yılmaz’a çeşitli hediyeler takdim edildi.

  • Darbe girişiminde ele geçirilen mühimmatlar sergilendi

    FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminde ele geçirilen mühimmatlar, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde sergilendi.

    FETÖ/PDY tarafından 15 Temmuz akşamı gerçekleştirilen darbe girişiminde kullanılan askeri mühimmatlar, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sergilendi. Sergilenen mühimmatlar arasında HK-146, Kalaşnikof, MG-3 ağır makineli silahlar, G-3, Bixi, M-16, zırhlı personel taşıyıcılarda (ZPT) kullanılan uçaksavarlar, MP-5 yakın savunma silahları ve çok sayıda değişik marka tabanca yer aldı. Bunların yanı sıra kasatura bıçakları, hücum yelekleri, sergilenen silahlara ait çok sayıda mermi ve şarjör sergilendi. Bu silahlardan en dikkat çekici olanı ise darbe girişimi sonrası sadece bir tane ele geçirilen ve yalnızca kuvvet komutanlarının korumalarının kullandığı İsrail yapımı “Tavor” isimli silah oldu.

  • Darbe girişiminde şehit olan Erzurumlu polislerin ailelerine ev hediye edildi

    FETÖ mensuplarının darbe girişimi sırasında Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na düzenledikleri saldırıda şehit düşen Erzurumlu polis memuru Murat Ellik ve Yakup Sürücü’nün ailelerine ev hediye edildi.

    FETÖ mensubu darbeci askerler, 15 Temmuz gecesi Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na saldırı düzenledi. Saldırıda Erzurumlu polis memurları Murat Ellik ve Yakup Sürücü şehit düştü. Demokrasi şehitlerinin ailelerine Erzurum Yakutiye ilçe Belediyesinin kentsel dönüşüm olarak başlattığı Yeşil Yakutiye Konutlarından ev verildi.

    15 Temmuz gecesinin milli iradeye karşı bir kalkışma olduğunu ifade eden Erzurum Yakutiye İlçe Belediye Başkanı Ali Korkut, “Bu kalkışma esnasında Erzurum’dan iki polisimiz şehit düştü. Biz de Yakutiye Belediyesi olarak bu şehitlerimizin ailelerine ev hediye etmek istedik” dedi.

    Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na yapılan saldırıda şehit düşen Yakup Sürücü’nün hikayesinin önemli olduğunu vurgulayan Başkan Korkut, “Şehitlerimizden Yakup kardeşimizin hikayesi çok önemlidir. Yakup kardeşimiz senelik iznine çıkmıştır. Ankara’dan İstanbul’a geçecek olan şehidimiz Cuma günü bu vahim durum ile karşılaştı. Şehidimiz hemen ilgili müdürünü arıyor ve sayın müdürüm ben buradayım Ülkem bu durumdayken ben izin falan yapamam diyor. Müdürü ise ’Sen yıllık izindesin iznini tamamlayınca dönersin Yakup’ demiş. Ama Yakup kardeşimiz vatanı için operasyona katılarak o gece şehit düşüyor” ifadelerini kaydetti.

    Şehit aileleri ile taziye sürecinde görüştüğünü söyleyen Ali Korkut, “Şehit aileleri ile taziye sürecinde görüştüm. Görüşmemde siz şehit ailelerine birer ev vereceğimizi söyledim. Şehidimizin aileleri ise, devletimizin her daim yanında olduklarını hissettiklerini söylediler” diye konuştu.

  • Darbe girişiminde iki parmağını feda etti

    İstanbul’da 15 Temmuz darbe girişiminde parmaklarından vurulan Ömer Ünlü isimli Adıyamanlı vatandaş, yaşadıklarını anlattı.

    İstanbul’da yaşayan Adıyamanlı Ömer Ünlü, darbe girişiminde Harbiye’de bulunan TRT binası önünde kendilerine açılan ateş sonucunda 2 parmağını kaybetti. 15 Temmuz gecesini anlatan 1 çocuk babası Ömer Ünlü, “TRT binası önüne geldiğimiz esnada aniden bize ateş açıldı. Açılan ateş sonucunda yanımda bulunan bir vatandaş yaralandı. Ve onu kucaklayıp polis aracına bindirerek hastaneye gönderdim. Yaralı adamı hastaneye gönderdikten sonra parmaklarımdan vurulduğumu baş ve orta parmağımın koptuğunu fark ettim. Daha sonra beni de hastaneye kaldırdılar ve tedavi altına alındım” şeklinde konuştu.

    “Parmak önemli değil, önemli olan vatan”

    Vatan olmazsa hiçbir şeyin olmayacağını belirten Ömer Ünlü, “Hastanede kendime geldiğim esnada dışarıya çıkmak, meydanlarda darbe girişimine engel olmak istedim. Ama ne yazık ki tedavimden dolayı dışarıya çıkmama izin verilmedi. Aklıma gelen, parmaklar gitsin, bu can gitsin ama bu vatan gitmesin demek oldu. Bu vatan olmazsa hiç kimse olmayacak. Bugün Allah göstermesin bir daha darbe olsa yine çıkarım meydanlara dimdik hainlerin karşısında dururum” cümlelerini vurguladı.

    “O gece kimsede korku yoktu”

    Yaşanan olayda kimsenin korkmadığını ve herkesin canını ortaya koyduğunu belirten Ömer Ünlü, “Olay esnasında herkes canını ortaya koymuş meydanlarda darbecilere karşı geliyordu. Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü herkes bir arada birlik ve beraberlik içerisindeydi. Biz oraya ölmeye gittik. Şehitlik nasip olmadı bizlere. Bizim tek isteğimiz darbecilerin idam edilmemesidir. Bizler idam istemiyoruz. Bizler onların acı çeke çeke ölmesini istiyoruz. Çünkü ölüm onlara kurtuluş olacaktır” şeklinde konuştu.

    Oğlunun meydanlara inerek vatanını savunmasından dolayı oldukça gururlandığını belirten Ömer Ünlü’nün babası Mahmut Ünlü ise “Darbenin yaşandığını öğrenir öğrenmez bizler burada meydanlara indik. İlk başlarda çok korktuk çünkü ne olduğunu bilmiyorduk. Daha sonra Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan meydanları boş bırakmayın çağrısı üzerine korkumuzu yendik, tamam artık bir şey olmaz bir şey yapamazlar dedik. Darbenin 2. gecesi oğlumuzun yaralandığına dair haber aldık. Çok şükür oğlumuz iyi. Aynısı olsa yine yollarım ve bizler de gideriz. Vatan sağ olsun diyorum başka da bir şey diyemiyorum. Cezalandırma konusunda oğlumla beraber aynı fikirdeyim. Onlar idam edilememeli onlar acı çeke çeke ölmelidir. Ben oğlumla ve o meydanlarda darbeye karşı gelen tüm vatandaşlarımla gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.