Etiket: Girin

  • Miniklerden tiryakilere, “2019’a sigarasız girin” mesajı

    Denizli’de çocuklar, ellerine aldıkları pankartlarla şehrin en işlek meydanında sigara tiryakilerine bir mesaj verdi. Minikler, büyüklerinden sigarayı bırakarak 2019 yılında güzel bir başlangıç yapmalarını istedi.

    Pamukkale Kaymakamlığı tarafından hazırlanan “Tütün Bağımlılığı ile Mücadele Projesi” kapsamında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Anaokulları ve İlkokullarında eğitim gören öğrenciler, farkındalık oluşturmak ve yeni yıla yeni bir başlangıç yapmak için 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanında vatandaşların da katılımıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte minik öğrenciler şarkılar söyleyerek taşımış oldukları pankartlarla büyüklerinden sigarayı bırakarak 2019 yılında güzel bir başlangıç yapmalarını istedi.

    “3 bin 400 velimiz sigarayı bırakmak istediğini bize iletti”

    Dijital ortamda uygulanan anketle 19 bin 113 veliden sigara bağımlısı olan ve doktor kontrolünde sigarayı bırakmak isteyen velilerin tespit edildiğini belirten Pamukkale Kaymakamı Hayrettin Balcıoğlu, tütün bağımlılığı ile mücadeleyi 2 yıldır ilçedeki anaokulları ve ilkokullarında uyguladıklarını belirterek, “Öğretmen ve öğrencilerimizi öncelediğimiz her çalışmada önemli mesafeler alıyoruz. Yapmış olduğumuz online anket çalışması sonucunda 19 bin 113 velimizden sigara kullanan, bırakmayı deneyen ama bırakamayan, doktor kontrolünde sigarayı bırakmak isteyen velilerimizi tespit ettik. Şuanda 3 bin 400 velimiz bize doktor kontrolünde sigarayı bırakmak istediğini bildirdi. Biz velilerimizde çocuğun için sigarayı bırakabileceği farkındalığını yaratarak onların sağlık kuruluşlarımızdan tedavi almaları için yönlendirmeler yapıyoruz. Aynı zamanda bu çalışmalar ile minik yavrularımızın da ilerleyen dönemlerde sigara bağımlısı olmalarının önüne geçeceğimizi düşünüyoruz. Velilerimiz yoğun şekilde Sigara Bırakma Polikliniklerinden randevu almaya başladılar. Bugün düzenlemiş olduğumuz etkinlikle de yeni bir yıla girecek olmamızın sigarayı bırakmak için güzel bir başlangıç olabileceğini düşündük. Sigarayı bıraktırmanın zor bir süreç olduğunu biliyoruz. Bunun için 2 insanımız dahi sigarayı bırakmasını başarabilirsek kendimizi mutlu addedeceğiz” dedi.

  • Sağlığınız için yeni yıla gözü tok girin

    BURSA (İHA) – Besleme ve Diyet Uzmanı Tuğba Küçük, yılbaşı gecesi ve sonrasında sıkıntı yaşamamak için sofraya gözü tok bir şekilde oturmak gerektiğini söyledi.

    Yılbaşına sayılı günler kala uzmanlar, gün içerisinde ve sonrasında neler yapılacağı konusunda vatandaşları uyardı. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğba Küçük, yıl başı gecesi için hazırlanan masaya tok oturulması ve gözün doygun olması gerektiğini söyledi. Küçük, “Yeni yıl coşkusuyla birlikte kişiler günler belki de haftalar öncesinde bu geceye hazırlık yapmaktadır. Eski bir yılı geride bırakıp, yeni yıl için hayaller kuruyorlar. Bu sebeple de o gece için özel yemekler yapılmaktadır. Ama burada özellikle kişinin yediğine ve içtiğine çok fazla dikkat etmesi gerekmektedir. Bu geceyi düşünen insanlar akşam nasıl olsa fazla yiyeceğim diyerek gün boyu kendini aç bırakıyor. Ancak bu çok yanlış bir düşüncedir. Güne mutlaka sabah dengeli bir kahvaltı ile başlanması gerekmektedir. Kahvaltıyı yaptıktan sonra ara öğünler atlanmamalıdır. Öğle yemeği hafif bir çorba ile geçiştirilebilir. Bunun yanında zeytin yağlı bir sebze yemeği ve hafif bir salata tüketilebilir. Özellikle yıl başı gecesi için sofraya tok karnına oturmak çok önemlidir. Bu yüzden 1-2 saat öncesinden mutlaka bir ara öğün yapılmalı” dedi.

    Yılbaşı sofrasının çeşit çeşit yemekler, meyveler, tatlılar, zeytinyağlılar, asitli ve gazlı içeceklerden oluşacağını belirten Küçük, “Ancak kişinin öncelikle gözünü doyurması çok önemlidir. Tabağımızın yarısını sebze ve salata, diğer yarısını ise hafif atıştırmalıklara ayırabiliriz. Gözümüz ne kadar doygunluk yaşar ise midemiz de o kadar doyacaktır. Yıl başı yemeğine hafif bir çorba ile başlamak önemlidir. Sofranın vazgeçilmezi hindi etinin ise yağsız tarafı tercih edilmelidir. Alkol tüketimine dikkat edilmelidir. Fazla kaçırıldığında sıkıntı olabiliyor” şeklinde konuştu.

    Tatlı ve kuruyemişlere de dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Küçük, “Sütlü hafif tatlılar ve kuruyemiş tokluk hissi vereceği için leblebi tercih edilmelidir. Leblebi, diğer ürünlere göre daha düşük kalorilidir. Bir sonraki gün ise güne güzel bir kahvaltı ve yürüyüş ile başlanmalıdır. Bol sıvı tüketimine de özen gösterilmelidir” diye uyardı.

  • Vücut şekillendirme estetiği ile yaza fit girin

    Uzmanlar, yaz mevsiminin kendisini hissettirdiği şu günlerde estetik operasyonlar arasında özellikle vücut şekillendirme ameliyatı taleplerinin arttığını söyledi.

    Yaza fit bir vücutla girebilmek için hazırlıkların kış aylarında başladığını vurgulayan uzmanlar, bahar aylarında da her şey için geç kalınmadığına dikkat çekti. Vücut şekillendirme cerrahisinde birçok farklı yöntem olduğunu belirten Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Aydın, diyet ve egzersize yanıt vermeyen durumlarda estetik cerrahi ile şekillendirmenin mümkün olduğunu ifade etti. Op Dr. Ufuk Aydın, “İnsanların kendini daha iyi görme, kendilerine daha fazla güven duyma ve daha çok beğenilme istekleri baharla birlikte artıyor. Bu da estetik ameliyatları talep etme oranını artırıyor. Toplumumuzda spor ve diyete rağmen giderilemeyen bölgesel yağlanma sık şikayet gelen konulardan biri. Erkeklerde karın ve göğüs bölgesi, bayanlarda ise karın, basen ve bacaklar. Şikayet noktalarında da görüldüğü gibi vücudun belirli bölgelerinde toplanmış yağ öbeklerinin giderilmesi ve bozulmuş görüntünün düzeltilmesi için ağırlıklı olarak lazer liposuction uygulaması tercih ediliyor” dedi.

    Hem bayan hem de erkeklerde güvenle uygulanan lazer liposuction yöntemi ile yağların kırıldığı ve vakum yöntemi ile kırılan yağların vücut dışarısına aldığını belirten Ufuk Aydın, bu yöntem ile tek seansta bölgesel inatçı yağlara karşı yüz güldürücü sonuçlar alınabildiğini söyledi. Aydın, “Yıllar ile alınan verilen kilolar belli bir dönemden sonra karın elastikiyetinin bozulmasına deformasyonlara yol açar. Karın kasları gevşer ve sarkar. Böyle bir durumda lazerle yağ alma tek başına yeterli olmayacaktır. Karın germe operasyonu, gevşek olan karın kaslarının gerilerek toparlanması, sarkan deri ve yağ fazlalığının da alınarak düz bir karın elde etmeye yönelik yaptığımız bir diğer estetik cerrahi yöntemidir” diye konuştu.

  • Yaza selülitsiz girin

    Profesyonel Kalıcı Makyaj Uzmanı ve Uzman Estetisyen Neslim Güngen, selülitin problem olmaktan çıktığını belirterek, yaz aylarında daha enerjik olmak için uyarılarda bulundu.

    “Yaz geldi. Eyvah! Tatil kapıda ama çok mu geç kaldım diyorsanız cevabım hayır” diyen Güngen, “Öncelikle hiç bir şey için geç kalmadınız. Yüzünüz ve vücudunuz sadece birkaç saat içinde yaza hazır olacak. Size sadece alışverişe çıkmak kalacak” diye konuştu.

    Uzman Estetisyen Neslim Güngen, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Göz kapağı düşüklüğü sizi rahatsız ediyorsa ameliyatsız plazma teknolojisi ile 3 seansta bıçak altına yatmadan bu düşüklükten kurtulabilirsiniz. Göz etrafındaki dokuya hasar vermeden yapılan bu uygulama sadece etkilenmesi istenen dokuda sıkılaşma ve yenilenme sağlıyor. Kışın fazla dert etmesek te yaz aylarında biz kadınların en büyük sorunlarından biri istenmeyen tüylerimizdir maalesef. Lazer epilasyon ağrısız ve acısız bir şekilde sizi bu tüylerinizden kurtaracak ve birkaç seansta pürüzsüz bir görünüme kavuşturacak. Merkezimizde kullandığımız ütüleme sistemli diode lazer ile piyasada kullanılan diğer cihazların aksine çok kısa bir zamanda istediğiniz sonucu elde edeceksiniz” diye konuştu.

    Profesyonel Kalıcı Makyaj Uzmanı ve Uzman Estetisyen Neslim Güngen, artık günümüzde genç kızlarda bile çatlak ve selülit sorunu görüldüğünü ifade ederek, “Merkezimizde yüksek oranda başarı sağladığımız tedaviler arasında yer alıyor. İstenmeyen ya da sıkıldığınız dövmeler ve çiller artık bir sorun değil. Son teknoloji Q-switch lazerli silme işlemi kısa bir sürede dövme ve çillerden kurtulma imkanı sağlıyor. Ve biz kadınların sürekli dert ettiğimiz, alıp verdiğimiz, uğruna diyet listeleri ezberlediğimiz kilolarımız ya da fazlalıklarımız hayatımızı olumsuz şekilde etkiliyor. Günümüz koşullarının yoğunluğu bizi spor yapmaya vakit ayırmaktan çoğu zaman alıkoyuyor. Plaj mevsimi aldığımız kalorilerin pişmanlığıyla açılıyor. Ama başta da dediğimiz gibi hiç bir şey için geç değil. Hele bölgesel incelme için asla değil! Yaşımız ve kilomuz ne olursa olsun çok kısa bir sürede bölgesel olarak incelebilir ve istediğiniz görünüme kavuşabilirsiniz. Bu konuda en son teknoloji olan soğuk lipoliz yöntemi bugüne kadar süregelmiş yöntem ve tekniklerden daha gelişmiş ve daha etkilidir. Yağ hücrelerini dondurarak onları işlevsiz hale getirir” şeklinde konuştu.

  • Kışa Gençleşerek Girin

    Estetik Plastik ve Rekonsrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Kandulu, insan cildinin mevsim geçişlerinde daha fazla bakıma ihtiyaç duyduğunu belirtti.

    Sağlıklı, parlak, pürüzsüz bir yüz için neler yapılması hakkında bilgi veren Dr. Kandulu, “Yaz aylarında cilt, güneşin etkisiyle yorgun düşer. Sonbahar, bu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak kadar, cildi kışa hazırlamak için de iyi bir fırsat. Hatırlanması gereken en önemli nokta; cildimizin mevsim geçişlerinde daha fazla bakıma ihtiyaç duyduğu. Soyma, zımparalama, lazer gibi ölü cilt dokusunu ortadan kaldıran yöntemlerden birine başvuracaksanız Eylül ayından itibaren harekete geçmelisiniz.” dedi.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Kandulu, daha sağlıklı, parlak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için kışa girerken yapılması gereken tedavileri şöyle anlattı.

    “Eylül- Ekim ayları, mezoterapi, vitamin kokteyli desteği, somon DNA’sı ve kök hücre uygulaması gibi yüz gençleştirme, sıkılaştırma seanslarına başlamak için uygun zaman. İlk etki olarak cildinizin tazelendiğini hissediyorsunuz. Birkaç seans sonra ise; cilt esnekliğinde, nemlenmede artış, kırışıklıklarda kaybolma, lekelerde azalmayı gözleyebiliyorsunuz. Bu alanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bütün bu uygulamalar tamamen risksiz ve bir o kadar sonuç odaklı. Cilt gençleştirmede en kalıcı yöntem: Kök hücre aşılaması. Mutlaka kendi kök hücreniz kullanılmalı. Kök hücreler, çoğalma yeteneğine sahip, farklılaşabilen, kendilerini yenileyen ve doku onarabilme yeteneğine sahip hücrelerdir. Günümüz teknolojisi ile labaratuar ortamında hazırlanan ve raflarda bulunan bazı maddelerin ‘’kök hücre’’ adı altında kişilere uygulanabilmesi mümkün değil ve de çok sakıncalı! Sakınca, kök hücrelerin çoğalma ve farklılaşma özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü bu hücreler, sağlıklı hücreler yerine sağlıksız kanser hücrelerine de dönüşebilmekteler. Bu nedenle en güvenilir yöntem kök hücreden zengin otolog yağ hücre aşılamasında en güvenilir olan ‘’kişinin kendinden alınan hücrelerin uygulanmasıdır.’’ Çalışmalar, erişkin insanda kök hücrelerin, yağ dokusunda yoğun olarak yerleştiğini gösteriyor. Bu nedenle en güncel doku onarımı ve yüz gençleştirme yöntemi, kök hücreden zenginleştirilmiş yağ hücrelerinin kişiye yeniden aşılanması. Nasıl bir uygulama? Bu işlem ameliyathane ortamında, hafif bir anesteziyle uygulanıyor. Kişinin göbek, bel, bacak iç yanlarından alınan yağ hücreleri özel olarak ayrıştırılıyor ve yine kişinin kanından elde edilen büyüme hormonları ile birleştirilerek kök hücreden zengin yağ dokusu elde ediliyor. Elde edilen bu yağ dokusu, yüz gençleştirme amacı ile zaman içerisinde hacmini kaybetmiş bölgelere özel iğneler ile enjekte ediliyor. Uygulandığı alanda ki deformiteleri gidermenin yanı sıra cilt kalitesinde ciddi bir tazelenme ortaya çıkıyor. Uygulama sonrası birkaç gün şişlik veya hafif morluk oluşabilir. Bu işlemin hiçbir kesi yapılmadan ve iyileşme sürecinin sancısız olması ve etkisinin gerçekten son derece ileri olması nedeni ile yüz germe operasyonları ile mücadele ettiğini söylemek mümkün. Böylesine değerli bir yöntemi ameliyatsız kaş – yanak asma ve basit bir göz kapağı estetiği ile de birleştirmek ve çok ciddi bir gençleşme elde etmek mümkün. Yüzünü ve vücudunu gençleştiren hanımlar, bu defa da elleri üzerindeki yaşlanma belirtilerinden rahatsızlık duyarlar. Çünkü eller yaşın aynasıdır. Yağ hücre enjeksiyonları ile yapılan el gençleştirme uygulamasını hastalarımıza mutlaka öneriyoruz.”