Etiket: Girecek

  • Kuşadası yeni yıla Manga konseri ile girecek

    Kuşadalılar, 2018 yılına Manga konseri ile merhaba diyecek.

    Kuşadası Belediyesi tarafından ilçe sakinlerinin yeni yıl coşkusuna ortak olmak amacıyla düzenlenecek konserde sevilen rock grubu Manga, birbirinden güzel şarkılarını Kuşadalılar için seslendirecek.

    Kuşadası Belediyesi tarafından Kuşadalıların yeni yıla coşku içerisinde girebilmesi amacıyla düzenlenecek kutlama kapsamında 31 Aralık gecesi İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda saat 23.30’da Türkiye’nin en başarılı rock gruplarından Manga sahne alacak.

  • Apple’in ikinci açığını bulan lise öğrencisi onur listesine girecek

    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde Süha Erler Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Yiğit Can Yılmaz, Apple’ın Siri uygulamasının açığını, ardından internet tarayıcısı ‘Safari’ uygulamasındaki güvenlik açığını bulması nedeniyle Apple’ın onur listesine girecek. Apple ‘Safari’ güncellemesinin ardından onur listesine ekleneceğini belirten Yılmaz, Apple’ın onur listesine giren ilk Türk olacak.

    Yaptığı çalışmalarının ardından Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt, makamında Yiğit Can Yılmaz’ı kabul ederek başarılarının devamını diledi ve teşekkür ederek hediye verdi. Akkurt, “Bugün itibariyle çok küçük de olsa bir çiçeğin açmış olmasının mutluluğunu görmüş oluyorum ben. Dünya devi olarak bilinen Apple’ın, kendi programının bir açığını bularak onun açığının kapatılması konusunda kendi sitesinde iletişimi ile birlikte kullanımının alt yapısını geliştirme ve bu alt yapının insan üzerindeki kullanım alanlarının daha sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlayan bu öğrencimizi ailesini ve okul yöneticilerini tebrik ediyorum” diye konuştu.

    Apple’ın iki güvenlik açığını bulan lise öğrencisi 16 yaşındaki Yiğit Can Yılmaz, “Apple ‘Safari’ uygulamasına güncelleme yaparsa, onur listesine giren ilk Türk ben olacağım” dedi. Yılmaz, “Safari üzerindeki gerekli kodları, Apple’ın çıkartmış olduğu güvenlikle ilgili bir takım politikaları inceledikten sonra şöyle bir şey fark ettim. Örneğin bir internet sitesini ziyaret ettiniz, ben de bu internet sitesini klonladım ve kendi internet siteme koydum. Burada adres çubuğunu değiştirebiliyordum ve birçok dolandırıcılığa neden olabiliyordum. Bu durumu Apple’ın güvenlik ekibine ilettim. Güvenlik ekibi bana veri girişini yapabilirsem kabul edeceklerini söylediler. Bir ay gibi sürede veri girişini yaparak bu açığı tetiklemeyi başardım. Ardından güvenlik ekibi bunu bir güvenlik sorunu olarak kabul etti. Ve bunun bir güvenlik politikası eksikliği olduğunu beni de onur listesine ekleyeceklerini söylediler ve şuan Apple’ın o güncellemeyi yapmasını bekliyorum. Apple güncellemeyi yaparsa onur listesine giren ilk Türk de ben olacağım” dedi.

  • Antalya’nın turizmde çılgın planı: Turistler Antalya’ya denizin altından yürüyereke girecek

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, çoğunluğu dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili kısmına yapılacak olan önemli projelerin detaylarını paylaştı. Türel, “Öyle bir kruvaziyer limanı yapıyoruz ki sadece gemiyle gelip limanda inip, gideceği yere gitmesi için bir liman olmayacak. O kruvaziyer limanı görmek için bile turistlerin geleceği bir liman olacak. Turist gemiden asansörle denizin içine inecek, denizin içerisinde akvaryum, cam fanus içerisinde ilerleyip karaya çıkacak. Dünyada örneği yok” dedi.

    Antalya Sivil Düşünce Platformu Derneği’nin My Meeting’de düzenlediği kahvaltıda sivil toplum kuruluş derneği temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’ya yapılacak olan projelerin detaylarını paylaştı. Yapılan yatırımların büyüklüğüne işaret eden Türel, projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte Antalya’nın turizmde daha büyük yol kat edeceğini, esnaf ve vatandaşların da bu projelerden olumlu yönde etkileneceğini kaydetti. Büyük projelerin özellikle dünyaca ünlü Konyaaltı sahilini de içinde barındıran Konyaaltı ilçesine yapıldığına işaret eden Türel, kruvaziyer liman projesiyle dünyada bir ilki yapmak istediklerini söyledi. Türel, projeleri eleştirenlere karşı da, “Vizyon fukaraları’ tabirini kullandı.

    Antalya’nın bir turizm şehri olduğunu belirten Türel, kente 100’ün üstünde ülkeden milyonlarca turist geldiğini belirterek, Bu turistlerin itibar gösterdiği bir şehrin dünya şehri tanımını hak etmesi kadar doğal bir şey olamaz”dedi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminde kendine ait olan ‘Antalya’da oteller 5 yıldız, çevresi 1 yıldız’ sözünün turizmciler tarafından ‘3 yıldızlı çevrede, 5 yıldızlı oteller olarak kalmak istemiyoruz’ şeklinde güncellenerek söylenmesinin, dünden bu güne gelindiği noktayı gösterdiğini belirten Türel, “O günden bu güne 3 yıldıza geldiğimizi turizmciler bir şekilde teyit etmiş oldu ama Artık Antalya 5 yıldızlı çevre, 5 yıldızlı tesisler noktasına gerçekten geliyor. Turizmci arkadaşlarımız da dünyayı gören, gezen arkadaşların bugün 1 yıldızdan 3 yıldıza çıktığımızı görüyorlarsa, en azından iyiye doğru bir gidişat var demektir ” dedi.

    “Artık devletler değil, şehirler yarışıyor”

    Turizm ve marka şehri olmanın sözle olmaması gerektiğini vurgulayan Türel, “Bu sözle olsaydı hepimiz kürsülere çıkar konuşurduk, mesele biterdi. Bir dünya şehri projeyle olur. Rakiplerinizle yarışmak suretiyle onlardan daha iyisini ortaya koyarak olur. Bunu artık dünyada eskiden devletler yarışırdı şimdi şehirler yarışıyor. Şehirlerin yarıştığı noktada millet aya gidiyorken biz yaya kalamayız. Biz onlar gibi koşacağız, onlardan daha hızlı koşacağız çünkü bizim bir açık kapatmak gibi bir mecburiyetimiz var”diye konuştu.

    “O şehirleri yakaladık”

    İlk siyasete girdiğinde Antalya için Londra, Paris, Barcelona, Miami, Newyork, Havai, ve Dubai gibi şehirleri geçme gibi bir hedef belirlediğini belirten Türel, “Onları kendimize örnek almak için değil, şehirler yarışında onları geçmek için kendimize bir hedefi ortaya koymuştuk. Tabi o gün medya mensubu arkadaşlar vardı, saydığımız şehirlerden en parlağı olarak Duabi’yi seçip ‘Menderes Antalya’yı Dubai’ye çevirecek’ dediler. Bugün artık 2004’te söylediğimiz o şehirleri yakaladık. Oraları gördüğümüzde, Antalya’mızın onların seviyesinde bir şehir olduğunu, bir çok hususta onlardan geri kalmadığını gördük”dedi.

    “İlk talimatım: ‘Kaldırımı, kaldırın’ oldu”

    Bir şehrin vizyon şehir olması için önce alt yapısının bitirilmesi gerektiğini belirten Türel, şunları söyledi:

    “Sizin alt yapıyı bitirmediğiniz müddet içerisinde yapacaklarınız tamamen göz boyamaktan ibarettir. Ben ilk belediye başkanı seçildiğim 2004 yılında önüme bir sürü kaldırım projesi geldi. Dedim ki arkadaşlara, ‘Bu kaldırımı yapacağız zaten, bunun altında kanalizasyon var mı? Yok. Yağmur suyu kanalı var mı? Yok. Drenaj var mı? Yok.’ Bu kaldırımı niye yapıyoruz o zaman. İlk talimatım, ‘kaldırımı, kaldırın’ oldu. Önce alt yapıyı yapalım, ondan sonra kaldırımı yapalım. Tribüne oynayacaksak, biz göz boyamaya niyetli bir siyasetçi olacaksak, ‘o bizim defterimizde yazmaz, dolayısıyla mümkün değil’ dedik ve ilk dönemde 800 kilometreye yakın kanalizasyon hattı Antalya’ya kazandırdık, 82 kilometreye yakın drenaj kanalı gerçekleştirdik”

    “Denize 1 milimetre küp su arıtılmadan gitmiyor”

    Arıtma tesisleriyle şehrin doğusunu ve batısını çevre felaketinden koruduklarını kaydeden Türel, bu gibi projelere bir kısım çevrecinin eleştiride bulunmasının son derece yanlış olduğunu söyledi. Çevrenin korunması için gerçekleştirilen yatırımlara işaret eden Türel, “Antalya’nın bütün çevre felaketin korunması için yapılmış yatırımların altında imzası olan bir kişinin, herhalde çevreci olmamakla suçlanması kadar abes bir şey olamaz. Daha 3 sene önce göreve geldiğimde Side ve Belek’te denize pislik gidiyordu. Arıtmalar kapasitesini doldurmuş, gecenin 1,5’unda Menderes bu sorunu çözüyor musun? Diye beni arayan o dönemde Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla bizzat ilgilenebilecek bir hassasiyetle, konuyu takip ediyordu. Sorun gerçekten önemli bir sorundu. Şimdi oralarda yaklaşık 4 tane 200 milyona yakın arıtma tesisini 6 ayda bitirdik, 1 senede bitirdik. Bunlar devreye girdi ve oralarda en ufak bir çevre kirliliği söz konusu değil. Deniz bizim en büyük sermayemiz diyorsak biz o denizi koruyamadığımız takdirde bindiğimiz dalı keseriz. 640 kilometre sahil bandı Antalya’da 1 milimetre küp su artık arıtılmadan denize gitmiyor” dedi.

    Mavi Bayrak eleştirisi

    Antalya’nın mavi bayrak sayısında dünya 2’ncisi olduğuna dikkat çeken Türel, 2009 yılı belediye başkanlığı sonrasında Konyaaltı sahili için 8 tane bayrak bıraktığını ve dönemin belediye başkanını bu bayraklara sahip çıkamadığını söyledi. Türel, 2014’te geldim baktım, mavi bayrağın yerinde bile yeller esiyor. Lafa gelince Konyaaltı’nı koruyacağız. Eldeki mavi bayrağı koruyamamışınız ya, neyini koruyacaksınız. Geldik geçen sene ve 8 bayrağı yeniden Konyaaltı sahilimize kazandırdık. Mesele ilgi meselesi, öyle lafla olmuyor bu işler. Mavi Bayrağı, kimse sandığından çıkarıp vermiyor. Dünyanın en önemli uluslar arası kuruluşu geliyor, inceliyor, kriterler uygun mu değil mi, ondan sonra veriyor. Dolayısıyla bugün Türkiye’de en çok mavi bayrağı olan, dünyada 2’nci mavi bayrağı olan bir şehir bile olmak, Antalya’nın alt yapısıyla ilgili birçok sorununu çözdüğünün teyidi” diye konuştu.

    Metro ve raylı sistem müjdesi

    3. etap raylı sistemde ihale sürecinin bu ay içerisinde çözüme kavuşacağını kaydeden Türel, 1 sene içerisinde de vatandaşın hizmetine sunulacağını müjdeledi. Antalya’nın toplu ulaşımdaki gündeminin artık Metro olduğunu aktaran Türel, “Ulaştırma bakanlığından ön izinlerini aldığımız hattın 2019 sonrasında Antalya’da Konyaaltı’nda büyük limandan, Lara Kundu’ya ve Andızlı Mezarlığı’nın oradan bir ’Y’ çizerek, Varsak tarafına giden, tamamen yer altından geçen bir Metro hattını Antalya’ya ya toplu ulaşımda kazandırılması şu andaki planlarımızın içerisindedir. Bugünden gelecek için çalışıyoruz. Ulaşım master planımızda bu güzergah ortaya çıkmıştır, duraklarına kadar neredeyse belli ve 2019’dan sonra da proje ve ihale çalışmaları da tamamlanarak Antalya’ya inşallah metro kazandırılması gündemimizde” diye konuştu.

    Süleyman Demirel örneği

    Muhalefetin projelere hayal gözüyle baktığını belirterek, “Bizim yapmaya çalıştığımız projeleri vizyon fukaraların anlaması mümkün değil” diyen Türel, Süleyman Demirel örneğini vererek, “Bunların her bir tanesi şehrin zenginleşmesi demektir. Bir şehrin zenginleşmesi o şehirde yaşayanların zenginleşmesi demektir. Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in İslamköy’deki külliyesini geziyorum, 1970’li senelerden bir karikatür, o zaman Türkiye’de televizyon yok. Süleyman Bey, o zaman Başbakan ve ‘televizyon getireceğiz’ diyor. Muhalefetten de sesler geliyor, ‘Bize televizyon değil, ekmek lazım’ Süleyman Bey’in cevabı ‘ekmek televizyonun içinde.’Size bu bir şeyi hatırlatmıştı, Ben golf sahaları yapacağım zaman birileri bilboardlara ekmek koydu, ‘bize golf değil, ekmek lazım’ diye. Ben de o zaman ‘golfün içinde ekmek’ demiştim ama inanın bunu bilerek söylememiştim. Yani devir değişiyor, dekor değişiyor, oyuncular değişiyor ama siyasette sahne hep aynı. Hep bir şey yapmaya çalışanlarla, o bir şeyler yapmaya isteyenleri, itibarsızlaştırmaya çalışanlar, önemsizleştirmeye çalışanlar arasında bir siyasi çekişme Türkiye’nin bugünkü meselesi. Türkiye bundan kurtulduğu zaman bu hızlı koşusunu depara dönüştürecektir. İnşallah bir gün muhalefet, iktidarın doğru yaptıklarını alkışlayan, eksik yaptıklarını tamamlaması için eleştiren bir şekle dönüşür” dedi.

    “Boğaçayı 10 bin kişiye ekmek kapısı olacak”

    Antalya’ya yapılacak projelerle ilgili detayları da paylaşan Türel, “Tek başına bir Boğaçayı projesi 1 katrilyon Türk Lirası’ndan az değil. Bu ne demek? Bu yatırım Antalyalı esnafın, Antalyalı tüccarın, Antalyalı gecekondu mahallesindeki bakkalın cebine girecek. Çünkü, 10 bin vatandaşımız sadece Boğaçayı Projesi’nde ekmek sahibi olacak. Orada ekmek sahip olan vatandaşımız, gecekondu mahallesindeki bakkaldan alışveriş yapıp, o projeden nasiplenmiş olacak ama dediğim gibi vizyon fukaraları diyorlar ki, ‘Bunun Antalya’ya ne faydası olacak.’El insaf ya. Önce bak işte yapamıyordu, hayaldi, konuştu konuştu gitti, planlarını ortaya koyuyorlardı, şimdi biz yapmaya başlayınca farklı söylemlerle işi itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Ben bunu hep yaşadığım için artık kanıksadım. Antalyalıların artık bu zihniyeti çok iyi idrak ettiğini düşünüyorum, çünkü Antalya’nın geleceği büyük projelerde”ifadelerini kaydetti.

    “Yeni Konyaaltı sahili uluslararası bir ödül alacak”

    Konyaaltı Sahili ve Tünektepe projelerinin detaylarıyla konuşmasını sürdüren Türel, “İnşaat başladı ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Haziran ayına kadar inşallah hizmete sunmanın gayreti içerisindeyiz. Çok eminim ve iddia ile söylüyorum, uluslar arası bir ödül alacaktır. Bittiğinde 5 bin ağaç içerisine dikeceğimiz, tamamen çevreci, halka açık, örnek bir sahil projesi çıkacak ortaya. Biz5 bin ağaç dikeceğiz diyorken, birileri de Konyaaltı sahilinde çevre katliamı yapıyor diyorlar. Ağaç dikerek çevre katliamı nasıl yapılıyor, ben bunu anlamakta zorlanıyorum. Konyaaltı sahili Antalya’nın yeni bir marka değeri olacak, halkın yeni bir buluşma noktası olacak” dedi.

    “Denizin içinden ilerleyip karaya gelecekler”

    Tünektepe’ye yapılacak olan 7 yıldızlı otel ve teleferikle birlikte, artık Antalya’nın kartpostalları süsleyecek, muhteşem bir görsel eserin ortaya çıkacağını belirten Türel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hepimiz Dubai dediğimiz de yelken otel deriz, kart postallarda o vardır, Antalya ondan iyisini yapıyor. Konyaaltı sahilinde bunları yapıyorken, Lara’da Kruvaziyer limanı yapacağız. Bir taraftan Boğaçayı’nın hemen köşesinde büyük limanın 470 yat kapasiteli bir yat limanı, bir tarafta da Lara’da bir kruvaziyer liman ve içerisinde 420 yat kapasiteli bir başka yat limanı yapacağım ki, bugün gelir düzeyi yüksek zengin turist dediğimiz turist, yat turizmiyle ve kruvaziyer turizm dediğimiz gemi turizmi dediğimiz turizmle şehirleri dolaşıyor. Bütün derdimiz de onları buraya getirmek değil mi? Biz onları buraya getirecek yat limanlarını sunamazsak, paraşütle atlayıp buraya gelecek değiller. Biz bunları yapacağımız dediğimiz de, ‘Antalya’nın sahillerini kapatıyor. Yat limanını dağın başına mı yapacağım? Kruvaziyer limanını Korkuteli yaylasına mı yapacağım ben? ‘Antalya’nın dışına yapsın’ Bu nasıl bir mantık Allah aşkına.. Gidin Barcelona’yı görün, Miamı’yi görün, dünyanın her yerinde bunlar kent merkezlerine, havaalanlarına en yakın yerde. Öyle bir kruvaziyer limanı yapıyoruz ki sadece gemiyle gelip limanda inip, gideceği yere gitmesi için bir liman olmayacak. O kruvaziyer limanı görmek için bile turistlerin geleceği bir kruvaziyer liman olacak. Turist gemiden asansörle denizin içine inecek, denizin içerisinde akvaryum, cam fanus içerisinde ilerleyip karaya çıkacak. Dünyada örneği yok. Bu iddialar Antalya’yı marka yapacak”

    Kepez Santral Kentsel Dönüşüm Projesi

    Kepez Santral Kentsel dönüşüm projesinin Türkiye’nin en büyüğü olduğuna işaret eden Türel, “Bakanımızda inceledi, 3-5 soru sordu projeyle ilgili, biz de cevaplarını verdik. Bakanımız da‘Tamam ben alacağımı aldım, bu Türkiye’ye örnek bir kentsel dönüşüm projesi’ dedi. Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi, Türkiye’nin en sorunsuz kentsel dönüşüm projesi. Şuanda 3 bin 200 hak sahibinin, 2-3 kişi hariç, onlar da yurt dışında veya varis sorunuyla yoklar. Yüzde yüzü neredeyse mütabakatlarını verdiler ve sıfır sorun. Yargıda tamamen haklılığımız danıştaya kadar teyit edildi. Türkiye’de bu kadar sorunsuz bir kentsel dönüşüm projesi bu büyüklükte yok. İnşaat başladı, temeller atılıyor, inşallah önümüzdeki sene oradaki hak sahibi vatandaşlarımıza tapularını dağıtmış olacağız”

    “En az oy aldığım ilçeye en çok yatırımı yapıyorum”

    Son olarak vizyon projelerin büyük bölümünün Konyaaltı’nda olduğuna işaret eden Türel, Cumhurbaşkanlığı sisteminde‘Partili Cumhurbaşkanı tarafsız olur mu?’ iddialarına da kendi belediye başkanlığından örnek verdi. Türel, “Ben partili belediye başkanıyım ama tarafsızım. Partili Cumhurbaşkanı da tarafsız olabilir. Benim tarafsızlığımı neyle anlatacaksınız dersiniz, en az oy aldığım ilçeye en çok yatırımı yapıyorum. Al sana tarafsızı belediye başkanı işte. Biz kimseyi bize oy veriyor, vermiyor diye ayırt etmeyiz. Tarafsızız ama göreve gelmek için siyasi kimliğimiz elbette var” dedi.

    Konuşmaların ardından Sivil Düşünce Platformu Derneği Başkanı Hidayet Gültekin tarafından Başkan Türel’e plaket verildi.

  • Türk gıda ihracatçıları Japon pazarına Foodex Fuarı ile girecek

    Gıda tüketiminde kaliteden ödün vermeyen, yıllık 80 milyar doların üzerinde gıda ithalatı yapan Japonya’da düzenlenen Foodex Japan 2018 43. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı, Türk gıda ihracatçıları için Japonya ve Uzakdoğu pazarına ulaşmak için altın fırsatlar sunuyor.

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonu, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından yapılan Foodex Fuarı, 07-10 Mart 2017 tarihleri arasında Japonya’nın Chiba kentinde düzenlenecek.

    Katılımcıları yüzde 70 devlet desteği bekliyor

    Uzakdoğu pazarına girmek isteyen ya da konumunu güçlendirmek isteyen Türk gıda ihracatçıları, Ekonomi Bakanlığı’nın, Japonya’yı hedef pazar olarak belirlemesi nedeniyle Foodex Japan 2018 43. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılmaları halinde, fuar katılım masrafları yüzde 70’e varan oranlarda destekten yararlanabilecek.

    Foodex Japan Fuarı, gıda ihtiyacının sadece yüzde 40’ını kendisi karşılayabilen ve bu nedenle yılda yaklaşık 80 milyar $ tutarında gıda ithalatı yapan 128 milyon nüfuslu Japonya’da düzenlenmekle birlikte, bölge ülkeleri gıda pazarına da hitap eden bir özellik taşıdığını ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Foodex Japan Fuarı’na, 2017 yılında 77 ülke ve bölgeden toplam 3.282 firma ve yaklaşık 82.000 ziyaretçinin katıldığını belirterek, Türk gıda ihracatçılarını Japonya ve Uzakdoğu pazarında konumlarını güçlendirmek için Foodex Japan Fuarı’na katılmaya davet etti.

    Türkiye’den 2017 yılının Ocak – Ekim döneminde Japonya’ya yaklaşık 110 milyon dolarlık gıda ürünleri ihracatı yapıldığını anlatan Ünlütürk, “Yıllık 80 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan Japonya, tarım ve gıda ürün ihtiyaçlarının büyük bir kısmını ithalatla karşılıyor. Türklere karşı müthiş sevgileri var. Sizden bir kez mal aldıkları zaman sizi unutmazlar. Herkes bu ülkeye mal satmak istiyor. Tek şartları var, o da kalite” diye konuştu.

    Kanatlı sektörü Japonya pazarına Foodex ile kanatlanacak

    Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden Kanatlı Sektörünün, kısa süre önce Japonya’ya ihracat vizesi aldığını hatırlatan EİB Koordinatör Başkanı Ünlütürk sözlerini şöyle tamamladı; “Asya-Pasifik pazarının en büyük gıda fuarı Foodex, yıllık 3 milyar dolarlık kanatlı ürün ithalatı yapan Japonya pazarına Türk kanatlı sektörünün ihracata başlaması için yeni fırsatlara gebe. Kanatlı sektörümüzün bu fırsatı kaçırmayacağına inanıyoruz. Kanatlı sektörümüzün ihracatında Irak hakim pazar konumunda. Japonya ve diğer ülkelere ihracatlarını arttırarak muhtemel riskleri de ortadan kaldırmış olacaklar.”

    Japonya’ya yönelik Turquality Projesi de var

    Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişe sahip olduğunu ve Japonların Türklere karşı büyük sempati duyduğunu ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu ise, Japon halkının zeytinyağı, kuru meyve, baharatlar gibi sağlıklı ürün tüketimine yönelmesinin Türk gıda ihracatçıları için bir şans olduğunu, Japonların satın alacakların ürünlerin bir hikayesinin olmasına çok ilgi duyduklarını, Türkiye’nin ihraç ürünlerinin hikayesinin Japonların ilgisini çektiğini bu durumun Türk ihracatçıları için bir şans olduğunu kaydetti.

    Foodex Fuarı dışında Japonya’ya yönelik Türk Gıda Ürünlerinin tanıtılmasına yönelik Turquality projesi yürüttüklerini hatırlatan Tarakçıoğlu, “Foodex Fuarı ve Turquality Projesi sayesinde Japonya’ya olan gıda ihracatında ilerleyen süreçte büyük artışlar bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    FOODEX’te hangi ürünler olacak?

    EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Tarakçıoğlu, deniz ürünleri, domates salçası ve konserveleri, turşular, makarna çeşitleri, kuru meyveler (kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm, antep fıstığı, kuru incir), fındık, zeytin ve zeytinyağı, un ve unlu mamuller, bitki çayları ve şifalı bitkiler ile baharatlar, şekerlemeler, süt ürünleri, şarküteri ürünleri (et ve et ürünleri hariç), diyet ürünleri, yumurta, kanatlı eti ve ürünleri, dondurulmuş gıdalar, meyve ve sebzeler, gıda katkı maddeleri, organik gıdalar, hazır çorbalar, çeşniler, bira, brendi, likör, sert alkollü içecekler, viski, şarap, meyve suyu, maden suyu, diğer alkollü ve alkolsüz içecekler vb. gıda ve işlenmiş tarım ürünleri sektöründe uluslararası standartlara uygun ürün üretimi yapan ihracatçıların Foodex Japan 2018 43.Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’na katılmalarını önerdi.

    Japonya’ya 2017 yılında neler sattık?

    Türkiye, 2017 yılının Ocak – Ekim döneminde Japonya’ya 108 milyon 918 bin dolarlık gıda ürünleri ihracatı gerçekleştirirken, bu ihracatın 35 milyon 57 bin dolarlık dilimini Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri yaptı.

    Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatında ilk sırayı; 46 milyon 635 bin dolarlık tutarla Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri alırken, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü 23 milyon 101 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Meyve Sebze Mamulleri Sektörü Japonya’ya 14 milyon 602 bin dolarlık ihracat yaparken, Kuru Meyve Sektörü 10 milyon 331 bin dolarlık dövizi ülkemize kazandırdı.

    2017 yılının geride kalan döneminde Japonya’ya fındık ihracatımız 6 milyon 432 bin dolar olurken, Zeytinyağı ihracatımız ise; 3 milyon 972 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Japonya’ya Odun dışı Orman Ürünleri ihracatından 1 milyon 926 bin dolar gelir elde edildi.

  • Bölge hastanesi yıl sonunda hizmete girecek

    Bursa’nın Gemlik ilçesine yapılan yeni hastane yıl sonunda hizmete girecek.

    Sağlık Bakanlığı tarafından Cihatlı Mahallesi girişinde yaptırılan 260 yataklı bölge hastanesinin kaba inşaatı tamamlandı. Hastane binasında incelemelerde bulunan AK Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, 83 milyonluk dev yatırımın müteahhit firma tarafından 1 ay içinde kendilerine teslim edileceğini, çevre düzenleme çalışmaları ve eksikliklerin tamamlanması ile birlikte yıl sonuna kadar da hizmete gireceğini söyledi.

    Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz, Ak Parti İlçe Başkanı Zafer Işık ile birlikte hastane inşaatında incelemelerde bulunan Milletvekili İsmail Aydın, hastane bünyesinde 67 yoğun bakım ünitesi, 4 ameliyathane ve acil durumlar için de helikopter pisti bulunacağını açıkladı.

    Hastanenin 3 yıl gecikmeli olarak yapıldığını anlatan İsmail Aydın, arsa meselesini çözen Başkan Refik Yılmaz’a da teşekkür etti.