Etiket: Girdi

  • SOHRAM-DER Başkanı Mim Yavuz Binbay, Dünyadaki 10 İnsan Hakları Savunucusu Arasına Girdi

    Diyarbakır’da 15 yıl önce kurduğu İşkence ve Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmet, Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi Derneği (Sohram-Der) ile bölgede göç, işkence ve çatışmalardan etkilenen binlerce kişiye psikolojik ve hukuksal hizmetler veren Mim Yavuz Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçildi.

    İnsanlık dışı uygulamaların yaşandığı 1980 askeri darbesi döneminde Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yıllarca kötü muamele ve işkencelere maruz kalan ve tanıklık eden Yavuz Binbay, 1994 yılında kendisine yönelik düzenlenen ’öldürme’ amaçlı saldırının ardından İsviçre’nin daveti üzerine Cenevre kentine yerleşti. Buradayken Diyarbakır ve bölgede yaşayan insanların sorunlarına kayıtsız kalamayan Binbay, 5 arkadaşıyla birlikte maaşlarının yarısını koyarak, 15 yoksul ve dar gelirli çocuğa eğitim desteği vermek amacıyla Sohram-Der’i kurdu. Binbay ve arkadaşlarının kurduğu dernek, Diyarbakır’da yaşayan yoksul ve dar gelirli aileler ile işkence, şiddet ve göçten etkilenmiş ailelere umut oldu. 15 yıldır Diyarbakır’da faaliyet yürüten SOHRAM sayesinde, eğitimlerini yarıda bırakmış ve bırakma riski olan bin 200 çocuk eğitimi tamamladı. Bazı çocuklar üniversitelerin çeşitli bölümlerini kazanarak, başarıyla hayata atıldı. Dernek bunun yanı sıra, 2 bin 583 kişiye de psikolojik destek vererek, bu alanda Diyarbakır ve bölgede yaşanan boşluğu da giderdi.

    Binbay, gerek Sohram-Der üzerinden gerekse bireysel olarak insan hakları alanında yaptığı çalışmalarla dünyanın en prestijli ödüllerinden birine layık görüldü. Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçilen Binbay, büyük bir başarıya imza attı.

    İHA’ya açıklamalarda bulunan Binbay, insan haklarına gerek Türkiye’de gerekse uluslararası alanda devletten ve siyasetten bağımsız ve somut katkılarda bulunmasından dolayı dünyadaki 10 insan hakları savunucusunun arasına girdiğini belirterek, “Seçici kurul, uluslararası bir komisyondan oluşuyor. Bu komisyonda yer alanlar dünyadaki uluslararası sivil toplum örgütlerinden oluşan bir komisyon tarafından seçiliyor. Bunun en önemli kıstası, o kişinin yaptığı çalışmalarından, siyasetten ve devletten bağımsız olması, yaptığı çalışmaların somut karşılığı olan sadece söylemde değil somut karşılığı olan ve süreklilik arz eden, bu çalışmalarının sonuçlarını, topluma somut katkıları olan çalışmaları baz alarak değerlendiriyor. Benim 40 yıllık insan hakları mücadelesinde yaptığım önemli katkılar, özellikle Türkiye’de fikir özgürlüğünün toplumda yer etmesini ve topluma bir değer olarak, bir ilke olarak yer almasını sağlaması yönünde yaptığım çalışmalar ve katkılar değerlendirildi” dedi.

    Türkiye’nin bir kültürler ve dinler mozaiği olduğuna dikkat çeken Binbay, “Özellikle bu dinler ve kültürler arasındaki diyaloglara yaptığım katkılar, somut olarak yaptığımız çalışmaların, gelenekselleşmesi ve toplumda bir gelenek haline dönüşmesi, işkencenin önlenmesinde, işkence mağdurlarını tedavisi ve rehabilitasyonu ile bu mağdurların topluma yeniden kazandırılması alanında yaptığımız somut çalışmalar bu listeye girmemizde büyük önem arz etti. Bunun yanı sıra siyaset mağduru, savaş mağduru ve zorunlu göç mağdurları için yaptığımız özellikle reformist diyebileceğimiz çok değişik yöntemlerle yaklaştığımız çalışmalarımızın da bu kararda büyük önemi oldu” diye konuştu.

    Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından 9 Aralık’ta Lozan’da yapılacak toplantıda onur konuğu olarak konuşacak.

  • 6 Araç Birbirine Girdi: 8 Yaralı

    Adana’da öğrenci servisinin freninin patlamasıyla meydana gelen ve 6 aracın birbirine girdiği kazada 7’si öğrenci 8 kişi yaralandı.

    Kaza, Seyhan ilçesine bağlı Sarıhamzalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Sarıhamzalı İmam Hatip Lisesi öğrencilerini taşıyan Yusuf Altıparmak yönetimindeki minibüsün D-400 Hal Kavşağı’na geldiği sırada freni patladı. Minibüs durmayınca önce kırmızı ışıkta bekleyen toplu taşıma aracına daha sonra 4 araca çarparak durabildi. Kaza sonrası 6 araç birbirine girerken öğrenci servisinde bulunan 7 öğrenci ile sürücü yaralandı. Kazayı gören vatandaşlar hemen sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler ambulanslarla öğrencileri ve sürücüyü çeşitli hastanelere kaldırdı. Bu arada kazadan yara almadan kurtulan öğrenciler ise kazanın şokuyla gözyaşlarına boğuldu. Ağlayan bir kız öğrenci kazanın nasıl olduğunu anlamadıklarını birden olduğunu söyleyerek gözyaşlarına boğuldu. Olay yerine gelen polis ise birbirine girmiş araçların içinde kazanın nasıl olduğunu çözmeye çalıştı. Kaza nedeniyle D-400 karayolunda uzun kuyruklar oluştu. Polis kazayla ilgili çalışma başlattı.

  • Beş Araç Birbirine Girdi: 7 Yaralı

    AĞRI (İHA) – Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde beş aracın karıştığı kazada biri ağır 7 kişi yaralandı.

    Kaza, Doğubayazıt ilçesine 35 kilometre uzaklıktaki İpek Geçidinde meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle yolların buz tutması ve görüş mesafesinin az olmasından dolayı üç TIR, bir yolcu minibüsü ve bir kamyonetin karıştığı kazada biri ağır 7 kişi yaralandı. Bölgeye sevk edilen sağlık, jandarma ve Doğubayazıt Arama Kurtarma Derneği ekipleri, yaralıları ambulanslarla Diyadin Devlet Hastanesine kaldırdı.

    Kara yolunda tuzlama ve kar kürüme çalışmasından sonra yol tek şeritten trafiğe açıldı.

  • Otomobil İş Yerine Girdi: 2 Yaralı

    Ordu’nun Fatsa ilçesi meydana gelen trafik kazısında 2 kişi yaralandı.

    Kaza, Yalıköy Mahallesi Kuştepe mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İslam Üresin yönetimindeki 52 LG 607 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan iş yerine girdi. Kaza sonucu araçta bulunan sürücü İslam Üresin ve Serdar Üresin yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 Acil sağlık ekiplerinin ilk müdahalesin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

    Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Acıbadem Ankara Hastanesi Omurga Ve Omurilik Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi

    Acıbadem Ankara Hastanesi Omurga ve Omurilik Sağlığı, Hastalıkları ve Cerrahisi Merkezi, düzenlenen resepsiyon ile hizmete girdi.

    Ankara Swissotel’de gerçekleşen Acıbadem Ankara Hastanesi Omurga ve Omurilik Sağlığı, Hastalıkları ve Cerrahisi Merkezi’nin tanıtım resepsiyonu yoğun ilgi gördü. Lasmanın açılış konuşmasını yapan Acıbadem Ankara Hastanesi Direktörü A. Nihan Karaçam Salkaya, Acıbadem’in geliştirdiği iş modelleri ile her zaman fark oluşturan bir kültüre sahip olduğunu ve Omurga ve Omurilik Sağlığı, Hastalıkları ve Cerrahisi Merkezi ile Türkiye’nin kalbinde yeni bir uygulamaya daha imza attıklarını kaydetti.

    Daha sonra söz alan Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Selçuk Palaoğlu, omuriliğin sinir sisteminin önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Omurilikle ilgili rahatsızlıklarda bir grubu tabi ilaçla tedavi edilebilir rahatsızlıklar ama bir grubu da cerrahi hastalık bunların. Bunlarla ilgili de çok ciddi bir bilgi birikimi ve tecrübe gerekiyor. Biz, bütün Türkiye’de çok iyi seviyede beyin cerrahisi klinikleri olduğunu biliyoruz. Hemen hemen Türkiye’nin her yerinde de güvenle bu ameliyatların yapıldığını da biliyoruz. Örneğin bel fıtıkları, boyun fıtıkları, tümörler bütün bu kapsamın içinde. Burada bizim yapmak istediğimiz iş, hastaların çok kısa sürede birçok disiplin tarafından değerlendirilip yapılması gerekenlerin hızla sıralanıp, hastaya en etkin, en güvenli, en çabuk, en ekonomik tedavinin uygulanmasıdır. Dünyanın birçok yerinde böyle merkezler kurulmaya başladı. Hastalar temel tedavi kesinleşmeden başka tedavilerle zaman kaybetmiyor ve hızlı bir biçimde de doğru kararla güvenle olabilecek en sağlıklı koşullarda evlerine gönderilmeye çalışılıyor” dedi.

    Omurga ve Omurilik Merkezi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Emre Acaroğlu ise, omurga ve omurilik sağlığının herkesin problemi olduğunu ifade ederek, “Burada yapmak istediğimiz şey, daha çok bir yeriniz ağrırsa, beliniz ağrırsa, boynunuz ağrırsa bir süre devam ederse ne yaparsınız? Gidersiniz bir arkadaşınıza sorarsınız, bir dostunuza, ‘Tanıdığın iyi bir hekim var mı? Biz ona gidelim’ belimizi, boynumuzu gösterelim diye. Burada aslında bu yaklaşımdan kurtulmak istiyoruz. Bizim bu hastanemizin burada bir merkezi var, sizin belinizle ilgili ne problemiz olursa olsun gelin, bunu doğru yerlere yönlendirip sizi tedavi edebiliriz. İhtiyacınız eğer fizik tedavi ise biz sizi görürüz, ’sizin ihtiyacınız fizik tedavidir’ deriz, siz fizik tedaviye gidersiniz. Eğer ihtiyacınız cerrahi ise yine sizi görürüz, ’sizin ihtiyacınız cerrahi’ deriz, o zaman da sizi cerrahiye göndeririz. Standart yaklaşımdan farklı, standart yaklaşımda cerraha gidersiniz cerrah sizi mutlaka cerrahi yapmak istiyor, fizik tedavi hekimine gidersiniz, fizik tedavi hekimi mutlaka sizi fizik tedaviye kanalize etmeye çalışıyor. Biz bundan uzaklaşmaya çalışıyoruz. Hastayı görelim, hastayı bir bütün olarak değerlendirelim. Ondan sonra bütün olarak değerlendirdiğimiz hastanın neye ihtiyacı varsa onu verelim” diye konuştu.

    “OMURGA OKULLARI YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Omurga okulları yapmayı düşündüklerini kaydeden Acaroğlu, “Omurga okulunda kastedilen şey, mesela bir konu alacağız, diyelim ki omurga ilikleri skolyoz. Skolyoz konusunda bir okul yapacağız. Okul dediğimiz şey herkese açık bir kurstur. Diyeceğiz ki; skolyoz konusunda bilgilenmek istiyorsanız, skolyoz konusunda bir şeyler sormak istiyorsanız gelin bunu yapalım. Aralık ayında skolyoz için yapacağız, daha sonra da önümüzdeki sene Şubat ayında bel ağrıları için, Nisan ayında da boyun ağrıları için yapacağız. Bunun çok yararlı olacağını düşünüyorum ben. İnşallah yeterli katılım olur” dedi.

    Geleneksel yöntemlerin aksine tam teşekküllü bir hastane ile bir araya gelindiğinde tüm ekipmanları ile sağlığı korumayı hedefleyen bir merkez ortaya çıkarttıklarını kaydeden Acaroğlu, burada Türkiye’de omurganın tüm sorunlarına bir ekip çalışması içinde yaklaşmanın önemli olduğunu ifade ederek, “Belli başlı örneklerden birisi olma iddiası taşıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde teşhis ve tedavi süreçleri hem hızlanıyor, hem çok güvenilir ve doğru hale geliyor, hem de ’hastalarımıza yalnız kendi kısıtlı bilgimiz içinde tedavi önerebiliriz’ yaklaşımından uzaklaşılmış oluyor. Etik ve uygun tedavi standart hale getiriliyor” diye konuştu.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Omurga ve Omurilik Sağlığı Merkezi, omurga sağlığı alanında kurduğu bu özellikli merkezle omurga sorunu olan hastalara tıbbın tüm olanaklarını sunuyor. Merkez, hasta odaklı tedavi ilkesi ve multidisipliner yaklaşımla hizmet veriyor. Omurga ve omurilik cerrahilerinin yanı sıra Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Radyoloji, Nöroloji, Fizyoterapi, Psikoloji gibi ilgili tıbbi branşlarla birlikte tanı ve tedavi hizmetlerini gerçekleştiriyor. Uzmanlaşmış kadrosu, tanı ve tedavi sürecindeki kesintisiz hizmeti, multidisipliner ve etik yaklaşımıyla Acıbadem Ankara Hastanesi Omurga ve Omurilik Sağlığı Merkezi’nin omurga sağlığı alanında geniş bir hizmet yelpazesi bulunuyor. Ağrı hekimliğinden nörolojik tedaviye tüm alanları kapsayan bir merkezi Ankaralılar ile buluşturmanın mutluluğunu yaşayan Acıbadem Ankara Hastanesi, Ankara’daki üçüncü yıllarında başarılı projelere imza atmanın mutluluğunu da birlikte yaşadı. Sunumların ardından bol bol sohbet eden hekim ve davetliler, keyifli bir akşam geçirme şansına sahip oldu.