Etiket: GIDA

  • 385 Öğrenciye Organik Tarım, İyi Tarım Ve Gıda Hijyen Eğitimi

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüklerinin ortak çalışması ile iki yıldan beri devam eden ilk ve orta dereceli okullarda 385 öğrenciye, 2016 Uluslararası Bakliyat yılı tanıtım kapsamında “Organik Tarım, “İyi Tarım” ve “Gıda Hijyen” eğitimi verildi.

    İl Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürü Hacı Dursun Yıldız, Osmangazi Ortaokulu, Pelitözü Ortaokulu, TOKİ Ortaokulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu ve Malhun Hatun Ortaokulunda gerçekleştirilen programla ilgili yaptığı açıklamada, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı tanıtım ve bilgilendirme konularının işlendiği toplantılara çocukların ilgisi yoğun olduğunu anlatarak, “’Organik Tarım’ ve ’İyi Tarım’ uygulamalarının tanıtımı yapılarak organik tarımda ve iyi tarımda tüketici logo bilincinin oluşturulması, gıda güvenliği açısından tüketici bilincinin oluşturulması bakımından yapılan eğitimlere çocukların ilgisi yoğun oldu. Sağlıklı gıda tüketiminin önemli bir konu, gelişme çağında bulunan çocukların doğal gıdalarla beslenmesinin gerekliliği önemli. Protein ihtiyacı hayvansal kökenli gıdalar ve bakliyatlardan karşılanmalıdır” dedi.

    Yapılan eğitimlerin Malhun Hatun Ortaokulu kısmına, İl Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürü Hacı Dursun Yıldız, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Ziraat Odası Başkanı Ahmet Sevinen ile Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Güven Sönmez ve Malhun Hatun Ortaokulu Müdürü Hüseyin Çetinkaya ve öğrenciler katıldı.

    Ayrıca eğitimleri İl Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğüne bağlı Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü ve Gıda Yem Şube Müdürlüğü teknik elemanlarınca yapıldı.

  • TİKA’dan Arnavutluk’taki Yetim Çocuklara Giyim Ve Gıda Desteği

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve ALSAR Vakfı işbirliğinde Arnavutluk’un farklı şehirlerinde yaşayan yetim kalmış gayrimüslim öğrencilere giyim ve gıda desteğinde bulunuldu.

    TİKA, Arnavutluk’ta inanç farkı gözetmeksizin yetimlere destek olmaya devam ediyor. TİKA ve ALSAR Vakfı işbirliğinde, Arnavutluk’un farklı şehirlerinde yaşayan 537 gayrimüslim yetime, giyim ve gıda malzemelerinden oluşan yardım kutuları düzenlenen törenle teslim edildi. Törene, Türkiye Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar, TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin, Tiran Belediye Başkan Yardımcısı Abaz Hado, ALSAR Vakfı Başkanı Mehdi Gurra, çok sayıda davetli ve yetim katıldı.

    Tiran Büyükelçisi Hidayet Bayraktar Arnavutluk ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geldiği noktaya değinirken TİKA’nın Arnavutluk’ta teknik yardımların yanı sıra sosyal alandaki projelerle de çok önemli çalışmalar yaptığını söyleyerek TİKA’ya teşekkürlerini iletti. TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin, yetimlere sadece belli kurumların değil bütün toplumun sahip çıkması gerektiğini söylerken, yardım malzemelerini bu tür bir etkinlikle teslim etmek istemediklerini ancak bu sayede toplumda yetimlere yönelik sosyal bir farkındalık oluşturulabileceğini düşündüklerini ifade etti.

    TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Çetin ayrıca bu desteğin yetim çocuklar için gerçekleştirdikleri dördüncü proje olduğunun söyledi. ALSAR Vakfı Başkanı Mehdi Gurra ise TİKA’ya işbirliğinden dolayı teşekkür ederken Arnavutluk’taki yetim çocuklara, din ve etnik ayrım gözetmeksizin yardımda bulunduklarını söyledi.

    Tören, çocuklardan oluşan Arnavutluk folklor ekibinin gösterisinin ardından giyim ve gıda malzemelerin yetim çocuklara teslim edilmesiyle son buldu.

  • AK Parti’li Öztürk, Gıda Zehirlenmesi Şüphesiyle Hastaneye Kaldırıldı

    Ak Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, gıda zehirlenmesi şüphesiyle Marmaris ilçesinde hastaneye kaldırıldı. Geceyi hastanede geçiren Öztürk tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.

    Edinilen bilgiye göre,Ankara dönüşü çalışma programı kapsamında Ortaca ilçesine giden Ak Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk ,dönüş yolunda bir kaç noktada durup lokantada yemek yedi. Marmaris’e evine gelen Öztürk, bir süre sonra midesinden rahatsızlanarak Marmaris Devlet Hastanesi acil servisine başvurdu.Yapılan muayenede Öztürk’ün yediği yemekten zehirlendiği tespit edildi. Gıda zehirlenmesi şüphesiyle Dahiliye servisine yatırılan Milletvekili Öztürk tedavi altına alındı. Öztürk’ün rahatsızlığını duyan partililer hastaneye akın etti. Geceyi hastanede geçiren milletvekili , tedavisinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde taburcu edildi.

  • (Özel Haber) Anne Sütüne En Yakın Gıda Tehlikede

    Anne sütüne en yakın gıda olduğu tespit edilen keçi sütünde sahteciliğe dikkat çeken üreticiler, sahte ve katkılı keçi sütünü gerçeğinden ayırt etmenin yollarını anlattı.

    Anne sütüne en yakın gıda olarak bilinen keçi sütü de sahtecilerin ağına takıldı. İnek sütünden yüzde 13 daha fazla kalsiyum, yüzde 134 daha fazla potasyum, yüzde 27 daha fazla selenyum ihtiva eden keçi sütü, sindirimi kolay, vitamin açısından da zengin olmasıyla tercih ediliyor. Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan keçi çiftliğinin yetkilisi Sezgin Bağana, inek sütüne nazaran daha pahalı olan keçi sütüne inek sütü ve su karıştırıldığını belirterek, vatandaşların bu konuda dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi. Bağana, “Hayvanlarımıza bakmak için her gün sabah saat 06.00’da kalkıyoruz. Günde 3 sefer hayvanlarımızın tamamına bakıyoruz. Bir keçiden günde ortalama günde 3 litre süt alıyoruz. 7.5 kilo süt veren keçilerimiz de var. İnek, keçi ve koyun sütü, kokusu ile berraklığından anlaşılır. Keçi sütü beyaz ve berraktır. Koyun sütü ise koyudur, rengi kahveye çalar” dedi.

    İçerisinde karışım olan keçi sütünün rengi ve kokusundan anlaşılabileceğini dile getiren çiftlik çalışanı Zafer Güngör ise, “Çiftliğimizde 500 Saanen keçisi bulunuyor. Hayvanlarımızı gruplara ayırdık. A grubunda süt verimi en fazla, B grubunda orta, C grubunda ise az süt veren hayvanlarımız bulunuyor. A grubundaki hayvanlarımızı çoğaltıp, süt verimi düşük hayvanları ise çiftlikten uzaklaştırıyoruz. Keçi sütü berraklığı ve kokusundan anlaşılabilir. Bu konuda vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor” diye konuştu.

  • Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Adana’da Ortak Akıl Toplantısına Katıldı

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye sınırını ihlal ettiği için düşürülen Rus uçağı yüzünden yaşanan krizi Rusya’nın farklı alanlara taşıyarak iki ülkenin tarım sektörüne, dolayısı ile çiftçisine fatura ettiğine dikkat çekerek, “Sözün ona büyük devlet Rusya’nın krizi çiftçinin üzerine faturaya dönüştürmesi inanılır bir şey değil. Düşürülen uçağın domatesle, çiftçiyle ne alakası var” dedi.

    Bakan Çelik, Adana milletvekilleri, mülki idare amirleri, üniversiteler, bakanlık merkez birimleri ve ilgili kuruluşlar, bölge müdürleri, bakanlığa bağlı kuruluşların müdürleri, sektör temsilcileri ve çiftçilerin katılımıyla düzenlenen Akdeniz Bölgesel Ortak Akıl Toplantısı’na katıldı.

    Toplantıda konuşan Bakan Çelik, angajman kurallarını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından başlayan krize de değinerek, “Uçak kriziyle başlayan sorunlarla karşı karşıyayız. Gönül bu meselelerin bu noktalara taşınmasını arzu etmezdi. Türkiye olarak, bu meseleyi kendi mecrasında, yaşanan uçak olayı çerçevesinde değerlendirilmesini arzu ederdik. Ama sözüm ona büyük devlet olduğunu iddia eden Rusya’nın konuyu nereye taşıdığını ibretle izliyoruz. Konunun çiftçi narenciye domatesle buğdayla ne alakası var? 750 milyon dolarlık bi ihracat yapıyoruz Rusya’ya evet. Ama 3 milyar dolarlık bir ithalat söz konusu. Bu rakamlara baktığınızda 3-4 misli daha fazla ithalat yaptığımız ülkenin çiftçisi de yine çiftçi. Gelir düzeylerini hepimiz biliyoruz; Dünya da, ülkemiz de, bölge de, Rusya da. Bu faturayı çiftçiye kesmek kadar yanlış bir şey olamazdı. Ama sözüm ona büyük devletin bunu çiftçinin üzerine faturaya dönüştürmesi inanın anlaşılır bir tablo olmadığını özellikle bu birliktelik vesilesiyle ifade etmek istiyoruz. Hala Türkiye sabırla konuyu takip ediyor ve aklı selimin hakim olmasını bekliyoruz. Ve sağduyunun hakim olmasını istiyoruz. 2 dost ülke, birçok alanda ilişkilerimiz olduğu Rusya ile ilişkilerimizin normalleşmesi ve bu duygusal ortamdan Rusya’nnı çıkmasının bölge ve ülkemiz için yararı olacağı kanaatindeyiz. Çok şeyler söylendi, yaşandı. Ama Türkiye gerçekten büyük devlet olmanın sorumluluğunu sürdürüyor. Lafla büyük devlet olunmuyor icraatle oluyor. Türkiye büyük devlet olmanın tüm gereklerine ortaya koymuş durumda. Cumhurbaşkanımıza tüm ülkeyi yönetenlere şükranlarımı sunuyorum. Fevri ve hissi değil. Uçak düştü onu konuşalım. Eğer ihlal yoksa Türkiye gereğini yapsın. İhlal ettiyseniz siz gereğini yapın. Bu meselenin domates, portakalla ne ilgisi var. Ama bu kadar basit bir yaklaşımın kenarından geçmeyip çok başka alanlara konuyu taşıdılar. Hala ben aklı selimin gecikmeli de olsa hakim olacağı içerisindeyim.”

    DÜNYADA 5 MİLYAR HEKTARLIK TARIM ALANININ 1,3 MİLYARI KULLANIMDA

    Tarımın insanlık adına önemine vurgu yapan Bakan Faruk Çelik, dünyada yaşayan 7 milyar insanın 3 milyarının direk tarıma bağlı olduğunu ancak dünyada var olan 5 milyar hektarlık alanın sadece 1.3 milyarının kullanıldığını kaydetti. Bu rakamın yüzde 28 olduğunu ifade eden Bakan Çelik, buna karşın dünyada 2 milyar insanın açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğunu anlattı. Bakan Çelik, buna rağmen dünyada her yıl 12 milyon hektar tarım arazinin yok olduğuna dikkat çekerek insanoğlunun kendi bindiği dalı kestiğini söyledi. Tarımsız yaşanamayacağının altını çizen Faruk Çelik, bu gidişle yakın gelecekte petrol savaşlarının, yerini gıda savaşlarına bırakacağını söyledi. Çelik, dünyada yaşayan 3.5 milyar insanın servetinin 62 dünya zengininin servetine eşit olduğunu örnek gösterip Kızılderili atasözünü hatırlatarak “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kuruduğunda, son balık öldüğünde paranın yenmeyen bir şey olduğunu herkes anlayacak ama iş işten geçmiş olacak” dedi.

    Paranın bir kağıt parçası olduğunu ve ancak karşılığı varsa bir anlamı bulunduğunun altını çizen Bakan Faruk Çelik, şunları söyledi:

    “Alacak varsa karşılığı varsa paranın bir anlamı var. E portakal yok, domates de yok, buğday da yok, ekmek de yok; ama para çok. Ne yapacak para hiçbir anlamı var mı? Karşılığı olduğu için anlamı var, karşılığını ortadan kaldırdığınız an anlamı olmadığını göreceksiniz Rusya’da domatesin tanesinin 6 lira olduğunun düşünürseniz, olmadığı zaman anlamı yok. 3-5 kuruşa alacağınız domatesin tanesi 6 lira olursa yarın 60 lira olursa para bir anlam ifade etmiyor. Karşıdaki mala göre şekil alıyor.”

    “KAPALI KAMPÜSLER İÇİNDE BİR ÜNİVERSİTE ANLAYIŞINDAN ÇIKMAMIZ GEREK”

    Bilimin ve üniversitelerin önemine dikkat çeken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, şöyle devam etti:

    “Türkiye olarak bizim düşünmemiz gerekiyor. Bilginin öncülüğünde bilim. Ee, ben bilirim. Sen bilirsin. Ben bilmem kardeşim. O yüzden üniversitelere sesleniyoruz, her alanda tarımda da sanayide de siyasette de her alanda birikimlerini toplumla gençlikle nesillerle ülkenin yetkilileriyle paylaşma noktasında olmalılar. Artık kapalı kampüsler içerisinde bir üniversite anlayışından çıkmamız gerek. Toplumun tüm kesimleriyle buluşuyoruz. Önümüzdeki dönemde üniversitelerde hocalarla bir araya geleceğiz. Doğrusu nedir? onu alıp bazen de söke söke alacağız. O doğruları tarım ve hayvancılık sektöründe bu bilimsel verilerin kullanması konusunda çaba ve gayret içerisinde olacağız. Bilgi teknoloji ve insan kaynaklarımızı çok iyi değerlendirmek zorundayız. Dünya piyasasında rekabette tarım ve hayvancılıkta ve bu alanda var olabilmenin çıkış yolu budur. Yalnız kendimiz için değil gelecek nesillerin bize emanetidir. Bize emanet olan bu coğrafya ve bu toprakları yine gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde teslim etmemiz gerekiyor. Yani sorunları torunlara bırakmamalıyız.”

    Türkiye’de halen 3 milyon çiftçiyle 114 milyon ton bitkisel üretim gerçekleştirildiğini kaydeden Bakan Çelik, “Tarımsal gayrı milli safi hasılamız 36 milyardan 125 milyara ulaşmış bulunuyor. Tarımsal ihracatımız 16.8 milyar dolar. Baktığınızda iyidir bu rakamlar. Ama yeterli olmadığını ifade ediyorum. Daha çok almamız gereken yol var. Daha çok çal gerekiyor” dedi.

    Toprakların öncelikli olarak korunması gerektiğinin altını çizen Bakan Çelik, çiftçiliğin vasıfsız bir meslek olduğunu savunanlara “Hepimiz köylü çocuğuyuz ve köylü çocuğu olmaktan da gurur duyuyoruz” diye seslendi.

    LİSANSLI DEPOCULUK AKTİF HALE GELECEK

    Eğitime dikkat çeken, teşviklere değinen Bakan Çelik, bundan böyle TİGEM arazilerinin damızlık ve tohum yetiştiriciliği konusunda öncü olma noktasında daha çok ağırlık vereceklerini kaydetti.

    “Bu dönem süt üretimimiz birkaç ay fazla olacak. Laktasyon dönemi ve 18.5 milyon ton belki de biraz üzerine çıkmış durumdayız. 1.15 kuruş olarak fiyatını belirledik. Sut tozuna destek verirseniz biz bunu süt tozuna dönüştürürüz dediler. 4 bin lira destek veriliyordu. Bunu bugün 4 bin 500 liraya çıkarttık. Alın süt tozunu yapın dönüştürün ve zaten talebiniz de buydu 500 lira daha artırıyoruz. Bitkisel ve hayvansal üretimde TMO ve et süt kurumu önümüzdeki dönemde önemli rol oynayacak. TMO’nun depoculuktan çıkması noktasında çalışmaları Gümrük Bakanlığı ile hızlı şekilde sürdürüyoruz. Biz yine depolayacağız ama piyasadaki regulasyon görevini yapma adına yapacağız. Yeni depolar hızlı bir şekilde yapılacak, ama lisanslı depoculuğun aktif hale geldiği döneme geçmiş olacağız. Et süt kumru da piyasaya regülasyon açısından müdahaleleri olacak.”

    13 YILDA 79 MİLYAR DESTEK VERİLDİ, 2016 YILINDA 11,6 MİLYAR VERİLECEK

    Desteklemelerle ilgili de konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2016 yılında bitkisel ve hayvansal alanda toplam 11.6 milyar TL destek vereceklerini kaydederek, “13 yılda çiftçiye 79 milyar desteğin yapıldığını da unutmayalım. Şimdi de yalnız 2016 da 11,6 milyar. Mazot ve gübredeki KDV’yi de eklersek 14 milyarı aşan destekten bahsediyorum. Önümüzdeki dönem bunları bir verim esasına göre değerlendireceğiz ve belki hayvancılık desteği 50 kaleme çıktı, 3-4 kalemde toplayacağız bunları.”