Etiket: GIDA

  • Yılbaşı öncesi gıda denetimleri artırıldı

    Yılbaşının yaklaşması ile gıda ürünlerindeki üretim-tüketim ve satış artarken bu durumu dikkate alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, tüketicilerin herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için denetimlerini sıklaştırdı.

    Yılbaşının yaklaşması ile gıda ürünlerindeki üretim-tüketim ve satış artarken bu durumu dikkate alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, tüketicilerin herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için denetimlerini sıklaştırdı. Özellikle gıda ürünlerinin son kullanılma tarihlerine ve hijyene önem verilen denetimlerde, eksik görülen konularda işletme sahipleri uyarıldı. Denetimlerde yerli ürünlerde üretim izni, ithal ürünlerde ise ithalat izini kontrol edilerek bunlara ait orijinal ambalaj özellikleri incelendi. Mutfaklarda gıda maddelerine ait depolama alanları, soğutma ve şoklama, hazırlama ve pişirme ile servis alanlarının sıkı bir şekilde denetlenirken, son kullanma tarihi geçmiş ve uygun koşullarda depolanmayan ürünlere imha edilmek üzere el konuldu. Personellerin çalışma şartlarının da kontrol edildiği denetimlerde, personellere ait kişisel hijyen kriterlerine de dikkat edildi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, vatandaşların sağlığını korumak amacıyla denetimlerin titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşan tüketicilerin ‘ALO 153’ hattına ihbarda bulunması istenildi.

  • Antalya’da yılbaşı öncesi mekanlarda gıda ve alkol kontrolü

    Tarım ve Orman Antalya İl Müdürlüğü Gıda Kontrol ekipleri, yılbaşı öncesi otel ve eğlence mekanlarında denetimlerini arttırdı.

    Yeni yıla az bir süre kala Antalya’da denetimler hızlandırıldı. Tarım ve Orman Antalya İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ekiplerin 2018 yılı ocak ayından günümüze kadar toplamda 28 bin 503 gıda işletmesine 42 bin 383 denetimin yanı sıra, 7 bin 366 alkol kontrolü yaptığı bildirildi.

    Açıklamada, yılbaşından 15 gün önce ise sahte ve kaçak alkol konusunda gece kontrol ve denetimlere başlandığı belirtildi.

  • Antalya’da yılbaşı öncesi mekanlarda gıda ve alkol kontrolü

    Tarım ve Orman Antalya İl Müdürlüğü Gıda Kontrol ekipleri, yılbaşı öncesi otel ve eğlence mekanlarında denetimlerini arttırdı.

    Yeni yıla az bir süre kala Antalya’da denetimler hızlandırıldı. Tarım ve Orman Antalya İl Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ekiplerin 2018 yılı ocak ayından günümüze kadar toplamda 28 bin 503 gıda işletmesine 42 bin 383 denetimin yanı sıra, 7 bin 366 alkol kontrolü yaptığı bildirildi.

    Açıklamada, yılbaşından 15 gün önce ise sahte ve kaçak alkol konusunda gece kontrol ve denetimlere başlandığı belirtildi.

  • Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu; Yılın Gıda Markası Torku oldu

    ‘Doğal Olarak Bizden’ sloganıyla yola çıkan ve kısa sürede ürün sayısını hızla arttırarak yer aldığı gıda guruplarının hemen hepsinde pazarın büyükleri arasına adını yazdıran bir marka haline gelen Torku, İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri’nde “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylamasıyla en fazla oyu alarak birinci seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen “Türkiye Altın Marka Ödülleri” sahiplerini buldu. Sunuculuğunu ünlü mankenler Özlem Yıldız ve Şenol İpek’in yaptığı ödül töreni, İstanbul’da yapıldı. Türkiye’nin gıda devlerinden Konya Şeker’in gıda sektöründeki mamul ürünlerinin çatı markası olan Torku, “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylaması ile en fazla oyu alarak birinci seçildi. Türkiye’nin ekonomi, sağlık, inşaat, gıda ve daha birçok alanda başarılı iş insanları ve değerli markaları, “II. İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi” etkinliğinde buluştu. Yurtiçi ve yurt dışından 500’e yakın davetlinin katıldığı organizasyonda Torku’nun ödülünü, Konya Şeker Pazarlama Koordinatörü Kemal Keskin aldı.

    1954 yılından beri gıda sektöründe faal olan ve pancar şekeri üretimi gerçekleştiren Konya Şeker’in, 2000’li yılların başında oluşturduğu tarladan rafa kadar üreticinin tüm ekonomik zincirde yer almasını hedefleyen yeni stratejisinin temel ayağı olan markalaşma çerçevesinde hediyelik ve bayramlık çikolata çeşitlerinden oluşan ilk Torku markalı ürünler 2007 yılında tüketici ile buluşmuştu. Bir üretici kooperatifi markası olan ve kooperatif ortağı çiftçilerinin ürettiği veya üretebileceği her ürünü katma değerli mamul ürün haline getirerek üretici ile tüketici arasında aracısız bir köprü kurmayı hedefleyen Konya Şeker Torku çatı markası altında ürettiği ürün çeşitlerini her geçen yıl arttırmış raflarda listelenen ürün sayısını kısa sürede 900’ün üzerine çıkarmıştı. Tüketiciye temel vaadi kalite ve lezzetten taviz vermeden sağlıklı ve doğal gıda olan Torku, hediyelik ve bayramlık çikolata ile başladığı mamul ürün üretimini, gofret, bisküvi, kek, meyve suyu, ayçiçek yağı, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri ile çeşitlendirmiş, son olarak da Konya ve Ankara’dan başlayarak Torku Döner Restoranları projesini hayata geçirmişti.

    “Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir”

    En son Marka ve Kariyer Zirvesi tarafından dağıtılan Altın Marka Ödüllerinde gıda kategorisinde yılın gıda markası seçilen Torku, daha önce de çok sayıda vakıf, dernek, tüketici örgütleri, üniversiteler tarafından düzenlenen anketlerde başta sağlık olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştü. Daha önce çok sayıda ödülün yanı sıra Marka ve Kariyer Zirvesinde Torku’ya gıda kategorisinde yılın gıda markası ödülünü getiren üretim hassasiyetleri ve markalaşma yaklaşımını ise Konya Şeker’de markalaşma sürecini başlatan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, çeşitli vesilelerle yaptığı açıklamalarda, “Torku gıda sektöründe yarım asrı aşkın bir tecrübeden güç alan Türkiye’nin en genç ve en dinamik gıda markasıdır. Divan-ı Lügatı Türk’te ipek gibi sağlam, ipek gibi saf ve temiz anlamına gelen Torku, bizim üretim yaklaşımımızı başka hiçbir söze gerek kalmadan ifade eder. Hem çikolata, şekerleme, şekerli mamuller, bisküvi, kek, gofret hem de et ve et mamulleri ile süt ve süt mamullerinin yanı sıra tüketiciye ve pazarlara sunduğumuz Konya Şeker güvenceli diğer ürünlerimiz için şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir. Gıda sektöründe bizim iddiamızı güçlendiren, iddialı konuşmamızı sağlayan asıl dayanağımız budur. Ben rahatlıkla şunu söyleyebilirim, bizim ürünlerimiz birinci sınıf ürünlerdir. Biz Konya Şeker’in ürettiği her ürünü üst segment ürünlere konumlandırıyor ve o standartlarda üretiyoruz. Bunun iki tane temel sebebi var. Birincisi üretim altyapımız ve en iyiyi üretme konusundaki iddiamız ile başarımız, ikincisi tüketiciye duyduğumuz saygı. Birincisinden başlarsak bu hem bir güvene dayanıyor hem de üretim altyapısını oluştururken niteliğe ve kaliteye yatırım yapmanızı gerektiriyor. Biz kendimize güveniyoruz çünkü gıda sektöründe 60 yılı aşkın bir kurumsal tecrübeye sahibiz. Öte yandan yaptığımız hiç bir yatırımda marka değerimizin düşmesine neden olacak tercihlerde bulunmadık. Mesela kurduğumuz her tesiste modern ve en yeni teknolojileri tercih ettik. Bunları da nitelikli eğitimli personele emanet ettik. Bu konuda iddialıyız üretim teknolojisi ve üretim tesisi güvenirliliği açısından da personel kalitesi açısından da Türkiye’nin en önde gelen şirketlerinden biriyiz. Yani Ferrari’yi alıp ta ehliyetsiz birine hadi yarış demedik ya da kağnıyı önüne koyup ta F1 pilotuna hadi birinci ol demiyoruz. Ferrari’yi alıp direksiyona da F1 pilotunu oturtuyoruz. Peki, bu kadar yatırımı Konya Şeker niye yapıyor? Kalite anlayışından ve tüketiciye saygısından. Biz tüketiciye sunduğumuz ürünümüzü sadece ticari bir ürün olarak görmüyoruz. O ürün bizim itibarımızdır. O nedenle de bizim ürünlerimizin en önemli farkı şudur, her şey birinci sınıftır ve maliyet düşünülerek malzemeden tasarruf anlayışıyla üretilmemiştir. Biz hem şuna inanıyoruz hem de pazar araştırmalarında şunu tespit ettik, kalitenin müşterisi var ve tüketici güvenilir ve kaliteli ürün istiyor. Asıl önemlisi ise kendi sağlığına ve tercihlerine saygı istiyor. Biz de bu tercihleri ve beklentileri paylaşıyor ve saygı gösteriyoruz. Yaklaşımımız bu olunca da bütün markalarımızın ve ürünlerimizin o tercihi yansıtması gerekiyor. Nitekim biz de markalaşma ve üretim yaklaşımımızı buna göre oluşturduk ve pazarda sağlıklı ve doğal ürünlerimiz kalite ve lezzetten taviz vermeden üreterek yer edindik ve çıkardığımız her yeni üründe de bu anlayışla pazarda yer alıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz”

    Konuk, “Biz her ürünümüzün arkasındayız. Biz şunu biliyoruz, bizim ürettiğimiz ürünü bu ülkenin çocukları, bizim evlatlarımız tüketiyor ve bizim ürettiğimiz ürünler 900 bin çiftçinin, Türk çiftçisinin itibarını temsil ediyor. O nedenle biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz. Ancak bizi her gıda işletmesinden ayıran bir husus daha var. Bizim ortaklık yapımız. Yaklaşık 900.000 pancar üreticisi bizim ortağımız ve onlar adına ve onlar için üretilen bu ürünleri bizatihi onlar ve onların aileleri de tüketiyor. Benim de evlatlarım var, torunlarım var. Onların önüne koyamayacağım, onlara yedirmekten imtina edeceğim hiçbir ürünü bizim kumrumuz üretmiyor, üretmeyecek. Ben bu ülkedeki her çocuğu kendi torunlarım kadar kıymetli görüyorum ve şunu söylüyorum Konya Şeker’in ürettiği her ürünün benim ailem ve benim torunlarım da müşterisi. Bizim ürünlerimiz ve üretim tesislerimiz, doğal olamayan ve sağlık açısından tehdit oluşturan her şeye kapalıdır. Ürünlerimizde, kullandığımız şekeri biz üretiyoruz ve %100 pancar şekeri. Konya Şeker damgası taşıyan ürünlerin yağı, kakaosu, fındığı, fıstığı aklınıza ne gelirse hepsi birinci sınıftır” dedi.

    Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde ilk defa geçen sene verilen Altın Marka Ödülleri, direk tüketiciyle yaptığı anketler çerçevesinde belirlediği kategorilerde ödüller veriyor.

  • Gıda ihracatçıları Çin’e ihracatta milyar dolarlık hedef koydu

    Son yıllarda art arda büyüme rekorları kıran, hızla zenginleşen Çin Halk Cumhuriyeti’nde alım gücü yüksek 300 milyonu aşan nüfus, Türk gıda sektörünün radarına girdi. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Çin’in yıllık 50 milyar dolara ulaşan gıda ithalatından aldığı 144 milyon dolarlık payı 1 milyar dolara çıkarmak için Çin’in en zengin bölgelerinden biri olan 15 milyon nüfuslu Guangdong’a ticari heyetle çıkarma yaptı.

    Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonunda, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB)’nin organize ettiği Gıda Sektörel Ticaret Heyetine 9 Türk firması ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği temsilcileri katılırken, Türk gıda ihracatçıları, Çinli büyük market zincirlerinin aralarında bulunduğu 40 ithalatçı ile ikili iş görüşmeleri yaptı.

    Ege İhracatçı Birlikleri, temmuz ayında Guandong Gıda İthalatçıları Derneği ve Derneğe üye 5 ithalatçı firmanın satın alma yetkililerinden oluşan bir heyeti, “VİP Alım Heyeti” kapsamında İzmir’de ağırlamıştı. Bu alım heyeti sonrasında kurulan yakın temas sonucunda, EİB, bu sefer 10-14 Aralık 2018 tarihlerinde Türk gıda ihracatçılarıyla, Çinli gıda ithalatçılarını Çin’de buluşturdu.

    Guanco’nun Güney Çin’in 2 bin yıldır politik, ekonomik ve kültürel başkenti konumunda olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, Türkiye’nin, kuru meyveler ve zeytinyağı olmak üzere pek çok tarımsal üründe dünyanın en önemli üretici ve ihracatçı ülkesi konumunda olduğunu belirtti. Çin’e ihracatı çok sınırlı düzeyde olan sağlıklı ve lezzetli Türk ürünlerinin Çinli tüketicilerle buluşması için ticaret heyeti organizasyonunu bir başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Celep, öncelikli hedef pazarları arasında yer alan Çin ile önümüzdeki dönemde daha yakın iş birliği içinde çalışmak istediklerini kaydetti.

    Lüks gıda tüketimi giderek artan Çin’e son 3 yılda ihracatını yüzde 100 arttırarak 72 milyon dolardan 144 milyon dolara çıkardıklarını, Türk gıda sektörü adına düzenledikleri ticaret heyeti organizasyonunun ilk gününde Çinli ve Türk firmalarının birbirini tanımasına imkan veren ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdikleri bilgisini veren Celep, “İkinci gün Guanco Başkonsolosumuz Melih Bora Kerimoğlu ve Ticaret Ataşemiz Serdar Afşar’ın katılımıyla düzenlenen seminerde Çin pazarı ve gümrükleri hakkında detaylı bilgi alma imkanı bulduk ve seminer sonrasında IFA ve Ege İhracatçı Birlikleri arasında iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladık. Bu sayede önümüzdeki dönemde IFA ile aramızdaki iş birliğini daha da geliştireceğiz ve Çinli Gıda İthalatçıları ve ülkemiz gıda ihracatçıları arasındaki ticareti arttırmak için yeni çalışmalarımız olacak. Öğleden sonra ise üç süpermarketi ziyaret ettik ve yetkilileri ile görüştük” diye konuştu.

    Çin’e gıda ihracatında hedef 1 milyar dolara ulaşmak

    Programımızın son gününde Çin pazarında giderek önem kazanan elektronik ticaret platformları hakkında bilgi aldıklarını ve ticaret platformlarının üyeleri ile görüşmeler gerçekleştirmek üzere Guangdong Cross Border E-Commerce Industry Association’u ziyaret ettiklerini anlatan Celep, “Bu ziyaretimiz sonrasında da ürünlerimizin Çin pazarına girişi ve tanıtımı ile ilgili reklam ve pazarlama faaliyetlerine dair görüşmeler yapmak üzere Başkonsolosumuz ve ticaret ataşemiz ile birlikte çok önemli bir reklam firmasını ziyaret ettik. Çok yoğun geçen programımız sonrasında heyet katılımcılarımız Çin pazarı hakkında detaylı bilgi alma ve farklı kişi ve kurumlarla görüşmeler yapma imkanı buldular. Tüm bu görüşme ve ziyaretlerin sonuçlarının verimli olmasını ve önümüzdeki dönemde ülkemizden Çin’e yapılan gıda ihracatının artmasını temenni ediyoruz. Orta vadede Çin’e 1 milyar dolar gıda ürünleri ihraç etmeyi hedefliyoruz” dedi.

    “Ticaret Bakanlığı’ndan destek bekliyoruz”

    Türkiye’den Hong Kong ve Vietnam’a giden ürünlerinde büyük bölümünün Çin’de tüketildiğine işaret eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, şöyle devam etti:

    “Ticaret Bakanlığımız, Çin Ticaret Bakanlığı ile yapacağı ikili görüşmelerle Türk ürünlerinin ihracatı için önünü açacak adımları atabilir. Çin pazarına biz tüm gıda ürünlerimizle girersek, hem aradaki aracıları devre dışı bırakıp ülkemize daha fazla döviz kazandırabiliriz, hem de bu sayede ihracatta ana pazarımız Avrupa pazarında da konumumuz güçlenecek, mallarımızın da fiyatı artacak. 350 bin ton üzümü pazarlarken zorlanmayacağız. 500 bin ton yıllık üzüm satabilecek konuma gelebileceğiz. Türk ürünlerini hikayesiyle anlatan tanıtımlar yapıp Çinlilerin Türk ürünlerini tüketmeleri yanında Türkiye’yi ziyaret etmelerini de sağlayabiliriz. Gastronomi turizmi turları yapabiliriz. Turizm ile Türk lezzetlerini tarihimizle, birleştirip turizmimizi de geliştirebiliriz. Çin, çok hızlı büyüyebileceğimiz bir pazar.”