Etiket: Gibiyiz”

  • Başkan Kılıç: “Vatandaşlarımızla etle tırnak gibiyiz”

    Başkan Kılıç: “Vatandaşlarımızla etle tırnak gibiyiz”

    Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, “İyi gününde, kötü gününde hep halkımızın yanında olduk. Bunların neticesinde et, tırnak gibi güzel bir yapı oluştu” dedi.

    Bafra Belediyesi dış mahallelerde hizmet götürmeye devam ediyor. Yolları yazın tozdan kışın çamurdan kurtulan mahalle sakinleri kendilerini ziyaret eden Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç’a teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getiriyorlar.

    Bafra Belediyesi merkez mahallelerin yanı sıra kırsal mahallelerde de yol çalışmalarını devam ettiriyor. Başkan Hamit Kılıç, ilçe halkıyla olan gönül bağını pekiştirmek, problemleri yerinde görüp çözüm üretmek, amacıyla başlattığı ziyaretlerini Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallelerinde sürdürdü. Ziyaretlerde, çalışmaların gerçekleştirildiği alanlarda incelemelerin yanında yeni hizmet getirilecek yerlerin tespitleri de yapılıyor.

    Mahalle ziyaretlerinde kendisine karşı gösterilen sıcak ilgiden dolayı teşekkür eden Başkan Kılıç, “Parti teşkilatlarımızla, meclis üyelerimizle, muhtarlarımızla Baframızın her noktasına hizmet götürme çabası içerisindeyiz. Bu günde Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallerimizde ekiplerimizce gerçekleştirdiğimiz çalışmaları yerinde inceliyoruz. Bizler Baframıza söz verdik ve bu sözün gereğini yerine getirmek için gece-gündüz çalışıyoruz. Mahalle buluşmalarımızda vatandaşlarımızla bir araya geliyor ve onlarla dertleşiyoruz. İyi gününde, kötü gününde hep halkımızın yanında olduk. Bunların neticesinde et, tırnak gibi güzel bir yapı oluştu. Kadirşinas halkımızın duaları ve destekleriyle, el birliği ve gönül birliği ile Baframızı güzel bir yarına hazırlayacağız. Ziyaret ettiğimiz diğer mahallerimizde olduğu gibi Sarıköy, Kahramandere, Üçpınar ve Taşköprü Mahallerimizde bizleri misafir eden saygıdeğer muhtarlarımıza ve halkımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • EİB Koordinatör Başkanı Eskinazi, “Ekonomi Bakanlığı ile etle tırnak gibiyiz”

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü ile Ege İhracatçı Birlikleri’nin etle tırnak gibi olduğunu, bundan sonraki süreçte de yoğun işbirliklerinin devam etmesini arzuladıklarını kaydetti.

    Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu ile birlikte Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar’ı makamında ziyaret eden Eskinazi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılı için Türkiye’nin belirlediği ihracat hedeflerine ulaşmak için iki kurumun bundan önceki süreçte yoğun bir işbirliği içinde olduğunu, bundan sonraki süreçte işbirliğinin artarak devamını arzu ettiklerini söyledi.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü ile daha katma değerli ürün ihracatına yönelik ortak projeler yürüttüklerini anlatan Eskinazi, “Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü, Ürün Güvenliği ve Denetimi mevzuatına uygun olarak ihracat denetimi yapıyor. Satsuma mandalina, sultaniye, süperior, mevlana üzümü ve taze incirde ilk kesim ve ihraç tarihini belirleyen heyetlerde Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün patronajında birlikte çalışıyoruz. Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü’nün bir grup uzmanı ve Ege İhracatçı Birlikleri’nden bir grup uzman ihracatçılarımıza dahilde işleme izin belgeleri konusunda birlikte hizmet veriyor” diye konuştu.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar ise EİB Yönetim Kurulu Başkanlarının seçim sonrasında kendilerini ziyarete gelmelerinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Yazar, “Ürün Denetmenliği yaptığım dönemde tarım ürünleri ihraç eden firmalarla gayet güzel diyaloglar kurduk. Önümüzdeki 4 yıllık dönemde Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanlarıyla bu verimli işbirliğini daha ileri taşıyacağımıza inanıyoruz. Bu ziyaret bu inancımı pekiştirdi” şeklinde konuştu.

    Ekonomi Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürü Umut Yazar’ı ziyarete; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Koordinatör Başkan Yardımcısı Mevlüt Kaya, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz katıldı.

  • Güray: “İran halkıyla et tırnak gibiyiz”

    Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreter Halil İbrahim Güray, Türkiye-İran ilişkilerine dikkat çekerek, “Biz İran halkıyla etle tırnak gibiyiz” dedi.

    DAKA organizasyonuyla bölgede gelişmekte olan tekstil sektörünü İran pazarına tanıtmak ve tekstil sektöründe iki ülke arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla ‘TRB-2 Bölgesi-İranlı Tekstil Yatırımcılar Toplantısı’ düzenlendi. Elite World Van Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya İran’ın Tebriz ve Urumiye kentlerinden iş adamları, sanayi ve ticaret odası temsilcileri ve kamu görevlileri katıldı. Van, Muş, Hakkari ve Bitlis’te faaliyet gösteren DAKA hakkında bilgi veren Genel Sekreter Halil İbrahim Güray, DAKA’nın bir yönetim kurulu olduğunu belirterek, “Van, Muş, Bitlis ve Hakkari illerinin valileri, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odası başkanları ve il genel meclisi başkanlarından oluşuyor. Bakanlık olarak da Kalkınma Bakanlığına bağlı çalışıyoruz. Bir de yönetim kurulunun altında genel sekreterlik makamı var. Genel sekreterlik de genel sekreter ve uzman personellerden oluşuyor. Esas sahada çalışan genel sekreterlik ekibidir. Faaliyet alanlarımız Van, Muş, Bitlis ve Hakkari illeridir. Amacımız; illerimizin tanıtımını yapmak, dışarıdan gelen yatırımcılara rehberlik yapmak, yatırımcılara mali destek sağlamak ve bölge planlarını hazırlamaktır” dedi.

    “İran bizim için çok önemlidir”

    Yatırım konusunda İran’a ayrı bir sayfa açtıklarını ifade eden Güray, “İran bizim için çok önemlidir. Van üzerinden düşündüğümüz zaman İran ile bizim 300 kilometre sınırımız var. Bu sınır sadece resmiyettedir. Biz İran halkı ile Türkiye halkı etle tırnak gibiyiz. Biz bu ikili ilişkilerden özellikle ticari anlamda birçok fırsat oluşturabileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle DAKA bünyesinde bir ‘İran Masası’ oluşturduk. İran Masası, kısaca bölgemiz ile İran arasındaki ticari, sosyal ve turistik faaliyeti geliştirmek, gerek Türkiye’de yatırım yapmak isteyen İranlı yatırımcılara rehberlik etmek, gerekse Türkiye’den İran’a yatırım yapmak isteyen yatırımcılara rehberlik etmektir. Amacımız, bölgemiz ve İran arasında işbirliğini tesis etmek, toplantılar düzenlemektir. Bu toplantı da onlardan bir tanesidir” diye konuştu.

    “Avrupa’ya mal gönderirken neden İran’a ihracat yapmıyoruz?”

    Van, Bitlis, Muş ve Hakkari’nin içerisinde bulunduğu TRB-2 bölgesinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti teşviklerinden yararlanan en avantajlı bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Güray, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yaş ortalamasında da en genç nüfusa sahibiz. Bu ikisi bir araya geldiğinde, tekstilciler için özel bir avantaj doğdu. Devletimiz bu fırsat alanını daha da güçlendirmek için buraya tekstilkent kurdu. Tekstilkent örnek bir tesis ve Türkiye’de başta gelen tekstilkentlerden biridir. 300 dönüm üzerine 54 bin metrekare ile kuruldu. Şu anda kurulum aşamasında 14 firmamız var. Bunların 10 tanesi üretim yapıyor ve bin 400 çalışanı var. Tam rakam ile çalışmaya başladıktan sonra bu rakam 3 bine kadar çıkacak. Tekstilkentin önemsediğimiz bir diğeri ise, çok kaliteli üretim yapılması, Türkiye’nin birçok markasına Van Tekstilkentten ürün gönderiyor olmasıdır. Aynı zamanda birçok Avrupa ülkesine de ihracat yapıyor. Bizde dedik ki İran’ın yanı başında ki bu fırsatı, İranlı tekstilcilere anlatalım. Avrupa’ya mal gönderirken neden İran’a ihracat yapmıyoruz? Karşılıklı işbirliğini konuşalım.”

    “Türkiye’deki potansiyellere iyice göz atalım ve faydalanalım”

    İran-Türkiye İş Konseyi Eş Başkanı ve İran-Tebriz Ticaret Odası Temsilciler Kurulu Üyesi Rıza Kami ise toplantıya katılan tüm iş adamlarına teşekkür etti. Kami, “Bugün de çok mutluyuz ki milletimiz ile Türkiye milleti arasında bu kardeşlik devam ediyor. Ekonomik alışverişimiz çok yükselmiş, fakat hedeflenen 30 milyar dolarlık hedefe ulaşmak. Bu hedefimize henüz ulaşmış değiliz. Bu konuda devlet tarafından ekonomik anlamda başarı elde edilmiş. Ancak özel sektör ise bu konuda yüzde 20’lik bir başarıya sahip. Gelecekte özel sektör çalışmalıdır. Bu çalışmaların başında da tekstil geliyor. Hazır giyim ve tekstil özel sektörde çok önemli bir yere sahip. Bu yüzden İran’dan gelen arkadaşlardan rica ediyorum. Bu iki günde Türkiye’deki potansiyellere iyice göz atalım ve faydalanalım. İran’a gelip yatırım ve üretim yapsınlar. Bizi bir araya getiren DAKA’ya teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmalardan sonra tekstilci iş adamlarının katılımıyla yapılan ortak toplantının ardından İran heyeti, Van Tekstilkenti ziyaret etmek üzere buradan ayrıldı.

  • Selahattin Demirtaş: “Okyanustaki Küçük Balık Gibiyiz”

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Tabi ki devasa bir ahtapotla okyanusun ortasında mücadele eden küçük kırmızı balıklar gibiyiz. Karşımızdaki güçler küçümsenecek güçler değil” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Çağlayan’daki Figora Düğün Salonu’nda düzenlenen İstanbul İl Konferansı’nın açılışını gerçekleştirdi. Burada bir konuşma yapan Demirtaş, “Bütün doğru tahlilleri, tespitleri çözüm noktasında pratikleştirmede çok büyük eksiklikler yaşıyoruz. Karşımızdaki güçler küçümsenecek güçler değil. Tabi ki devasa bir ahtapotla okyanusun ortasında mücadele eden küçük kırmızı balıklar gibiyiz. Bu ahtapotun zayıf noktaları var. Öyle ürkütücü, korkutucu görüldüğüne bakılmasın. Hiç sıradan bir zafer elde etmedik. Nasıl bir adaletsizlikle, eşitsizlik karşısında kampanya yürüttüğümüzü biliyorsunuz. 1 Kasım seçim ortamına giderken şiddet vardı. 7 Haziran’a giderken Türkiye güllük gülistanlıktı. Bu yanıltıcıdır” dedi.

    7 Haziran seçimleri öncesi 146 yerde saldırıya uğradıklarını kaydeden Demirtaş, “Biz 7 Haziran’a giderken 146 yerde saldırıya uğramış bir patiyiz. Biz güllük gülistanlık ortamda seçime gitmedik. Zannediyorlar ki barış süreci vardı ortam son derece çalışmaya elverişliydi, HDP’liler bu fırsatla bir sonuç elde etti. Hayır yok öyle bir şey. Biz her yerde en ağır saldırılarla karşı karşıya kaldık. Adaletsiz bir seçimdi. Medya desteği almadık. Hazine yardımı almadık. Bürokrasi aleyhimize çalıştı” diye konuştu.

    “Zor bir dönem olacak” diyen Demirtaş, “HDP’nin başladığı işi büyüterek sonuna doğru götürmesi lazım. Burada yarım bırakılırsa büyük trajediyle karşılaşırız. On yıllarca bu sahalarda demokrasi, özgürlük mücadelesi toparlanamayacak şekilde yara almış olur” ifadesini kulandı.

  • Yaşar Değirmenci: “Biz İslam Okyanusuna Akan Dereler Gibiyiz”

    Yazar Yaşar Değirmenci, “Biz İslam Okyanusuna akan nehir ve dereler gibiyiz. Bu okyanusta birer damlayız” dedi.

    Eyüp Belediyesi Sertarikzade Kültür ve Sanat Merkezi’nde yazar Yaşar Değirmenci “Ümmet” kavramı hakkında konferans verdi.

    Surelerin Kimliği adlı söyleşide, Besmele’den başlayıp ve Fatiha’daki temel kavramları işleyen Değirmenci, isimler ve sıfatlar üzerinden Kuran-ı Kerim surelerinin kimliğini öğrenme çabasının Müslüman olmanın bilincine ulaşmada önemli bir çalışma olduğunu söyledi.

    Yaşar Değirmenci, “Herkes bağlı oldukları teşkilat, cemaat, tarikat ve derneklerini İslam’la özdeş haline getiriyor. Bu yanlışlığı düzeltmemiz gerek. Zira gruplar, teşkilatlar ve cemaatler İslam okyanusundan istifade ediyorlar ama okyanustan alıp götürdüğü bir bardak suyu, bidonu ya da depoyu okyanus zannederek hareket ediyorlar. Biz İslam Okyanusuna akan nehir ve dereler gibiyiz. Bu okyanusta birer damlayız” dedi.

    Allah’ın Kuran’da bahsettiği “en hayırlı ve orta bir ümmet” olmanın gerekliliklerini yerine getirmemiz gerektiğini ifade eden Değirmenci konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Müminsek davamızı iddiada bırakmayacağız. İddianın ispatı olan iman etmenin bedelini ödeyen kim? Hz. Muhammedi sevmemizin alameti elimizi göğsümüze koymak, Hırka-i Şerif Camii’nde efendimizin hırkasını öpmek ya da Eyüp Sultan Camii’nde türbe sırasını girip Fatiha okumak değil. Bugün maalesef örf, gelenek ve adetler dinin yerini aldı. Duygusal bir dindarlıktan ilmi bir dindarlığa geçmeliyiz fakat ilim sahibi dindarlar da hissiyatı elden bırakmamalı. Bu yüzden Alimler bunu Beyan, Burhan ve İrfan ekolleri olarak bir dengeye oturtmuşlardır. Şuan ifrat ve tefrit salıncağında ümmeti sallandıran iki grup görüyoruz. Birisi tamamen zücaciye dükkanına giren fil gibi ortalığı kırıp döküyor diğeri de Allah’a giden yollardan sadece bir vesile olanı Fatiha suresinde geçen istikamet yolu olarak görüyor. Amaç başkadır araç başka. Gaye başka, vesile başka. Karıştırmamalıyız. Biz ezilip çiğnenebiliriz ama Peygamber ve onun sünnetini ezdirmemeliyiz. Hiçbir şey için Ayet ve Hadis gölgede bırakılmaz. Bu dersleri dinimizin talim ve terbiye dersleri olarak görüyoruz.”