Etiket: Gibi

  • Kartallı miniklere bayram gibi şenlik

    Kartallı miniklere bayram gibi şenlik

    Covid-19 salgınına karşı ilçe genelinde çalışmalarını sürdüren Kartal Belediyesi, bu süreçte Kartallı minikleri de unutmadı. 17-27 Eylül tarihleri arasında Kartal Masal Müzesi ve Eğlenceli Çocuk Kütüphanesi bahçesinde çocuklara yönelik çok sayıda oyun ve gösterinin yer aldığı açık hava etkinliği düzenleniyor.

    Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliklerde ’Zamane Meddahları’, çocuk şarkıları, pantomim atölyesi, ’Karagöz & Hacivat Atölyesi’ başta olmak üzere çeşitli oyunların ve gösterilerin olduğu programlar sergilenecek.

    Etkinliklerle ilgili bir açıklama yapan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, “Okulların açıldığı bugünlerde, pandemi sürecinde sokak ve parklarda oyuna ve eğlenceye hasret kalan miniklerimizi 10 gün sürecek olan etkinliklerimizle biraz eğlendirmek ve zinde şekilde derslerine hazırlamak istiyoruz. Şimdiden çocuklarımıza iyi eğlenceler diliyorum” dedi.

  • Kandemir: “Yalanı adeta elbise gibi giymiş bir muhalefet var”

    Kandemir: “Yalanı adeta elbise gibi giymiş bir muhalefet var”

    AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, karşılarında çok kolay yalan söyleyebilen, yalanı adeta elbise gibi giymiş bir muhalefetin olduğunu belirterek, “Bu muhalefet anlayışına karşı bizim alnımız ak, başımız dik çalışmalarımızı anlatmamız lazım” dedi.

    Taşköprü Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen AK Parti Taşköprü İlçe Başkanlığı 7. Olağan Kongresi’nde konuşan Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, “Karadeniz’de gaz bulursunuz, sevinemezler. Çünkü bunlar ayaklarını bu topraklara koymuş isimler değiller. Oy verenler istisna tutuyoruz. Derdimizi iyi anlatmamız lazım. Hatırlayın birileri Suriye’de bir terör devleti kuracaktı, kuşatacak Türkiye’yi Ortadoğu’ya geçişini engelleyecekti. Burada bir takım büyük devletler işte bugün efelenenler, önemli daha görmediğimiz birileri bir hesap yapmışlar. Onların firmaları burada büyük büyük hendekler kazmış, yeraltında büyük büyük depolar yapmışlar. Akıllarınca bizi terbiye edecekler. Bugün kararlılıkla Suriye’ye giriyoruz denildiğinde, muhalefettekilerin söylediklerini unutmamamız lazım. Ne işimiz var bizim Suriye’de diyorlar. Fakat kahraman ordumuz o paçavra sürülerini adeta dağıttı ve geçti. Onların kurdukları o büyük planlar kendilerine göre yaptıkları tahkimatlar adeta dağıldı gitti. Kahraman Mehmetçiğimiz bugün aynı mücadeleyi yine veriyor. Belki birer ikişer geliyor şehit haberleri ama ezan susmasın diye bu ülkenin canı pahasına mücadele ediyor. Kahraman Mehmetçiğimiz dağlarda çarpışmaya devam ediyor. Öyle tehlike geçmiş falan değil. Biz, iddiamızı yüksekleri koydukça, kendi yolumuzu biz kendimiz keseriz, kimseye eyvallah etmeyiz dedikçe sağlar birleşecek, Türkiye’yi acaba kuşatabilir miyiz diye hesaplar artacak. Bunu görebiliyoruz” diye konuştu.

    “Cumhur İttifakı ile el ele verip gerçekleri anlatmak durumundayız”

    2023 seçimlerinin kolay bir seçim olmayacağını söyleyen Kandemir, “Biz 2023’e giderken Cumhur İttifakı ile el ele verecek ve necip milletimize gerçekleri anlatacak, anlatmak durumundayız. Bizim başka kimsemiz yok. Teşkilatınızın var. Biliyoruz ki AK Parti teşkilatları, haktan yana taraf alanların hakkın temsilcilerinin mücadele ettiği teşkilatlardır. Bizim arkadaşlarımız önde kim var, arkada kim var diye bakmadan isminin önündeki sıfata katılmadan mücadele edenlerin olduğu bir ailedir” şeklinde konuştu.

    “Yalanı adeta elbise gibi giymiş bir muhalefet var”

    Teşkilatlara da uyarılarda ve tavsiyelerde bulunan Kandemir, şunları söyledi: “Aramıza nifak düşmeden, aramıza kötülükleri sokmadan el ele, gönül gönüle Türkiye için gayret bekliyoruz. Şimdi buraya gelirken şöyle çalışmalara baktım. Evliyalar diyarı, şehitlerin diyarı Kastamonu, AK Parti siyaseti hareketinin yüreğinden geçen bir heyecanının tam da hissedildiği bir şehirdir. Bizi en iyi anlayan hemşehrilerimizin, bizin dünyamızı paylaşan hemşehrilerimizin olduğu yerdir Kastamonu. Onun için burada sadece Kastamonu’da yaşayanlara değil, büyükşehirlerde yaşayan hemşerilerimize de derdimizi, heyecanımızı anlatmamız lazım. Karşımızda çok kolay yalan söyleyebilen, yalanı adeta elbise gibi giymiş bir muhalefet var. Bu muhalefet anlayışına karşı bizim şöyle alnımız ak, başımız dik çalışmalarımı anlatmamız lazım”

    “2023 yılında Cumhur İttifakı ile el ele vereceğiz ve kazanacağız”

    2023 yılında yapılacak seçimlerin önemine değinen Kandemir, şöyle devam etti: “İsmini hatırlamadığımız, bilmediğimiz komutanları ve askerleri fetihle karanlık bir çağ kapattılar ve yeni bir çağın kapısını araladılar. Çünkü biz, 100 sene sonra tarihi yazanlar bir çağ kapandı, bir çağ açıldı, İstanbul’un fethiyle dedik. Bugün ismini bilmediğimiz o askerler gibi, o komutanlar gibi işte tam böyle bir mücadelenin içerisindeyiz. Belki ismimiz hatırlanmayacak, belki de bilinmeyecek ama eminim Tayyip Erdoğan’ın yanında saf tutmuş kardeşlerimiz olarak Allah onlardan razı olsun denilerek ardımızdan Fatihalar okunacak. Kaderimizi yaşıyoruz, kaderimizi yaşayacağız. Biz AK Parti ailesi olmaya geliyoruz. 2023 yılında Cumhur İttifakı ile el ele vereceğiz, gönül günüle vereceğiz. İnşallah Türkiye’yi çok daha güzel yarınlara taşıyacağız. Ben, bu salonda bu heyecanı gördüğümüz ifade etmek istiyorum. Yeni başkanıma ve ekibine şimdiden başarılar diliyorum”

    “Taşköprü’ye doğalgazın gelmesini sağladık”

    AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ise, “Taşköprü ilçemize AK Parti olarak büyük hizmetlerin gelmesi için çalıştık, Kastamonu’da ve bölgemizde bir ilk olan Atık Su Arıtma Tesisini hayata geçirdik, Taşköprü Cumhuriyet meydanı projesi Belediye ve KUZKA aracılığı ile yaptık, Taşköprü OSB için mücadeleler verdik ve bürokratik engelleri bir bir aştık. Geçtiğimiz ay ise ilk tesisin temel atma törenini hep birlikte yaptık, ilçeye doğalgaz getirdik” dedi.

    “Yangında zarar gören vatandaşlarımızın yanındayız”

    AK Parti Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü de, Taşköprü’de geçtiğimiz günlerde çıkan orman yangınında zarar gören vatandaşlara geçmiş olsun temennisinde bulunarak, “Yangından zarar gören vatandaşlarımızın yanındayız. En kısa sürede zararlarını gidermek içinde çalışıyoruz. Allah böyle afetleri bir daha bizlere yaşatmasın” dedi.

    Teşkilatlara uyarılarda da bulunan Ünlü, “Kongreler her zaman oluyor. Bundan önceki başkanlarımıza ve yönetimlerine çalışmalarından ötürü teşekkür ediyoruz. Bundan sonra görev alacak yeni başkan ve yönetimlerine de başarılar diliyoruz. Biz, hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi bozmayacağız. Başkan olalım ya da olmayalım, yönetimde olalım ya da olmayalım her zaman davamız için, liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olacağız, destekçisi olacağız. Bu yüzden Allah birlik ve beraberliğimiz her zaman daim etsin, bozmasın” diye konuştu.

    Üyelik çalışmalarına da değinen Başkan Ünlü, “Kastamonu’da üyelik çalışmalarımız devam ediyor. Hedeflerimize ulaşmak için üyelik çalışmalarını önemsiyoruz. Bu hedefte ilerliyoruz. 2023 hedefleri doğrultusunda üyelik çalışmalarımız devam ediyor. Şu anda gayet iyi durumdayız. İnşallah daha da iyi duruma geleceğiz” şeklinde konuştu.

    “2023 yılı içinde görev aldığımızın bilincindeyiz”

    Kongrede konuşan AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Erol ise, “Bugün yaptığımız kongrede görev alacak yönetim kurulumuzun, 2023 yılı içinde görev alacağının bilinci içerisindeyiz. Milletimize hizmetkar olma bilinci içerisinde bu dönemde şahsın ve yönetim kurulum olarak bu kutlu görevde gece gündüz demeden birlik ve beraberlik içerisinde çalışacağımızı belirtmek isterim. Liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere çizdiği hedef doğrultusunda gücümüze güç, nefesimize nefes katarak bu yolda ilerleyeceğimize emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    Kongrenin ardından tek liste halinde gidilen seçimde mevcut başkan Hüseyin Erol, güven tazeleyerek tekrar başkanlığı seçildi.

  • Bakan Pakdemirli: “Nemin az olmasından dolayı bütün ormanlarımız çıra gibi”

    Bakan Pakdemirli: “Nemin az olmasından dolayı bütün ormanlarımız çıra gibi”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, aynı anda Türkiye’nin birçok yerindeki orman yangınlarıyla mücadele ettiklerini belirterek, “Meteorolojik koşullar nedeniyle ciddi bir şekilde nemin az olmasından dolayı bütün ormanlarımız neredeyse çıra gibi. Gün içerisinde orman yangınlarıyla mücadele edebileceğimizin de üstünde yangınlar ile mücadele etmek zorunda kalıyoruz” dedi.

    Denizli’nin Çardak ilçesine bağlı Hayriye Mahallesi’nde başlayan ve henüz kontrol altına alınamayan orman yangınını, geniş bir alanda devam ediyor. Havanın kararmasıyla birlikte havadan müdahaleye ara verilen yangını, kontrol altına almak için karadan yoğun müdahale sürüyor. 7 saattir devam eden yangın için İzmir’den helikopterle Denizli’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, havadan yangının devam ettiği sahada inceleme yaptı. İncelemelerinin ardından saha ekiplerini denetleyen Bakan Pakdemirli, burada yangının durumu ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Saat 13.40 sıralarında çıkan yangına 10 dakika sonra müdahalenin başladığını belirten Bakan Pakdemirli, “Şuanda Türkiye’nin birçok yerinde yangınımız var. Maalesef aynı buranın dışında Uşak, Kastamonu, Sinop, Taşköprü ve Çubuk’da yangınlara müdahale ediyoruz. Sinop Boyabat tamamı ile kontrol altına alındı. Uşak’taki yangında belli noktaya geldi. Ama şuanda Kastamonu Taşköprü’de ve Çubuk’ta şiddetli bir yangınımız var. Maalesef tabi meteorolojik koşulların bu hafta için aleyhimize işleyeceğini söylemiştik. Meteorolojik koşullar nedeniyle ciddi bir şekilde nemin az olmasından dolayı bütün ormanlarımız neredeyse çıra gibi. Gün içerisinde orman yangınlarıyla mücadele edebileceğimizin de üstünde yangınlar ile mücadele etmek zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

    “25 hektar alan zarar gördü”

    Denizli’deki yangınla mücadelede önemli bir mesafe kat edildiğine dikkat çeken Pakdemirli, şöyle konuştu:

    “Bu yangında 49 arazöz, 16 tanker, 2 ilk müdahale aracı, 7 helikopter, 5 dozer, 8 tane dozerimiz yolda ve 150 personel ile bu yangına müdahale ediyoruz. Havadan gördüğümüz kadarıyla bu yangın, büyük bir yangın değil. Kontrol altına alamayacağımız ve ya üstesinden gelemeyeceğimiz bir yangın değil. Sadece etrafını tamamen çevrelememiz gerekiyor. Ek gelen yoldaki takviye araçlarla birlikte inşallah gece ilerleyen saatlerde yangını çevrelersek tamamen kontrol altına aldık diyebileceğiz. Şu anda helikopter ile yukarıdan görebildiğimiz kadarıyla göz kararı söyleyebileceğimiz 25 hektar gibi bir alan etkilenmiş gözüküyor. Alanın merkezinde ateş biraz harlı onun dışındaki yerlerde ateşle çok önemli bir sıkıntı yok. Rüzgar şimdilik lehimize gözüküyor. Gece ilerleyen saatlerde hava ile ilgili önemli bir gelişme olmazsa rüzgarda lehimize görünüyor. Yangınla ilgili çok deneyimli bir ekip burada. Çok hızlı bir şekilde inşallah burayı da hallederiz. Çok geniş bir alan değil, şu anda bir kanyonda hapsolmuş durumda. Büyük bir yangın değil. Çok daha büyük yangınlarla mücadele ettiğimiz oluyor. Sadece önemli olan bunu tutmak. Etrafını çevirmek ve kaçmamasını sağlamak. Arazi koşulları gereği de bizi aşırı zorlayacak bir yangın değil. Çünkü yanının etrafında ciddi yollarımız var. Açılması gereken ek yollarda dozerler vasıtasıyla açılacak. Gereği yapılacak”

  • Dev kamyon pikabı kağıt gibi ezdi: 1 ölü

    Dev kamyon pikabı kağıt gibi ezdi: 1 ölü

    Bursa’nın Orhaneli ilçesindeki termik santraline kömür taşıyan dev kamyon, pikap kamyonetin üzerinden geçti. Kamyonetin sürücüsü araçtan atlayıp kurtulurken, yanındaki yolcu hayatını kaybetti.

    Olay, Orhaneli Termik Santralin kömür havzasında meydana geldi. İddiaya göre, termikte çalışan Sinan Durak mesaiye başladıktan sonra aynı şirkete ait pikap kamyonetin sürücüsü ile birlikte kömür sahası içerisinde kontrole çıktı. Kamyonet kömür havzasına giden dar yolda ilerlerken kömür ve hafriyat taşıyan İ.A. idaresindeki dev kamyonla burun buruna geldi. Kamyonetin sürücüsü son anda şoför mahallinden atlayıp canını kurtardı. Araçta yolcu tarafında bulunan Sinan Durak ise dev kamyonun üzerinden geçip adeta pestile çevirdiği kamyonetin içerisinde ezilerek can verdi. Termik santral içerisinde itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yapılan kontrolün ardından Durak’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

    Jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından olayla ilgili Orhaneli Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma başlatıldı. Hayatını kaybeden 28 yaşındaki 1 çocuk babası Sinan Durak’ın cenazesi otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Durak’ın yarın Çöreler köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

  • Prof. Dr. Cansızlar: “Altın kriz ve savaş gibi karmaşık ve belirsizlik ortamlarını sever”

    Prof. Dr. Cansızlar: “Altın kriz ve savaş gibi karmaşık ve belirsizlik ortamlarını sever”

    Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Cansızlar, “Altın kriz ve savaş gibi karmaşık ve belirsizlik ortamlarını sever. Amerika’daki seçimler burada önemli bir kıstas. 3 Kasım’da gerçekleşecek seçimlerde Donald Trump kaybederse; altınla ilgili dalgalanmaların uzayacağı söylenebilir” dedi.

    Sermaye Piyasası Kurulu önceki başkanlarından olan Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Cansızlar, Türkiye ekonomisinin son durumunu İhlas Haber Ajansı’na değerlendirdi.

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 3 Kasım Salı günü yapılması planlanan Başkanlık Seçimlerinden çıkacak sonucun; altın ve döviz piyasalarındaki hareketlenmeyi doğrudan etkileyeceğinin sinyallerini veren Prof. Dr. Cansızlar, dünyada yaşanan Covid-19 salgınının da piyasaları etkilediğine değindi.

    Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan Covid-19 salgınının oluşturduğu kaos ortamıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Cansızlar, “Son gelişmeler pek sürpriz değil. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pandemi dolayısıyla ortaya çıkan olumsuzluklar hissediliyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde çeşitli dalgalanmalar oluyor. Bizim kendi ekonomik yapımıza özgü birtakım durumlar nedeniyle bu dalgalanmalar bizde daha fazla hissedilir hale geldi” ifadelerini kullandı.

    “Dövize ihtiyacı olan bir ülkeyiz”

    Dünya genelinde ekonomide yaşanan dalgalanmaların Türkiye’de daha fazla hissedilmesinin sebeplerini de açıklayan Cansızlar, “İzlenen ekonomi politikalarıyla ilgili birtakım değerlendirmeler var. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de parasal bollaşma söz konusu. Türkiye’de parasal bollaşma hem para basımı ve hem de faizlerin indirilerek kredi genişlemesi yoluyla oldu. Ancak bizim Türk Lirası (TL) rezerv para olmadığı için parasal genişlemenin üretimle desteklenmesi lazımdı. Ancak bollaşan para, üretimin artmasından ziyade daha çok altın, döviz ve borsaya yönelmeye başladı. Dış finansmana dolayısıyla dövize ihtiyacı olan bir ülkeyiz biz. Ekonomik yapı olarak, üretim yapısı olarak Türkiye ekonomisi ithalata ve dış finansmana bağımlı. Tasarruf düzeyi de yeterli değil” diye konuştu.

    “Yıllardır dünyada genel kabul görmüş ve denenmiş birtakım iktisat teorileri var”

    Türkiye’nin ihracatının yeterli seviyede olmadığını söyleyen Cansızlar, üretimin ithalata bağımlı olması nedeniyle ithalatın da çok fazla olduğunu hatırlatarak Türkiye’nin sürekli dış açık verdiğini ifade etti. Cansızlar, “Bu durum bizim kırılganlığımızı diğer ülkelere göre çok daha fazlalaştırıyor. Dünyada alınan tedbirlere paralel Türkiye de tedbirler almaya çalıştı. Ancak, çok farklı bir ekonomi politikası uygulamaya yöneldi. Yıllardır genel kabul görmüş ve denenmiş birtakım iktisat teorileri var. Buna örnek faizle enflasyon arasındaki ilişki. Burada görüş farklılığı olabilir, ama bizim gibi gelişmekte olan çoğu ülkelerde olduğu gibi faizin toplam üretim maliyeti içerisindeki payı ülkemizde Merkez Bankası’nın yaptığı araştırmalara göre ancak yüzde 15 – 20 gibi çok düşük bir seviyede bulunuyor. Burada bakılması gereken asıl mesele üretimin maliyetidir. Üretim maliyeti içinde yer alan tüm unsurlar -ki faiz bunlardan biridir- analiz edilmeden enflasyonu sadece faiz faktörüne bağlamamak gerekir. Üretimi petrol ve doğalgaz başta olmak üzere ithalata, yanısıra finansmanı da dışa bağlı bir ekonomide döviz kurunun yükselmesi, enflasyonun artmasına daha çok katkı yapar. Yapılan araştırmalarda döviz kurunda, sepet bazında yüzde 10 artış olduğunda, bu artış TÜFE’ye iki yıl içinde birikimli olarak 1.7 puanlık bir etki yapıyor. Üretimi ithalata ve finansmanı dışa bağımlı olmayan ülkelerde belki faiz enflasyonun en önemli belirleyicilerinden biri olabilir ama bu bizim gibi ekonomilerde maalesef fazla geçerli olamıyor. İthalata bağımlı olmak derken, ithalatın yarısına yakın bölümünü doğal gaz ve petrol karşılıyor. Geri kalan kısmını da aramalı, nihai mal gibi ürünler teşkil ediyor” şeklinde konuştu.

    “Faizden çekinmemek lazım”

    Türkiye ekonomisinin yumuşak karnının döviz kuru olduğunu aktaran Cansızlar, hükümetin bu dönemde aldığı tedbirleri doğru bulduğunu sözlerine ekledi. Cansızlar, “Tamamen serbest dalgalı kur rejimi hiçbir yerde uygulanmaz. Müdahaleli bir kur rejimi olması lazım. Yönetilebilir dalgalı kur rejimidir bunun adı. Ancak,bu müdahalenin herkes tarafından bilinecek şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerekir. Fakat siz dolaylı yollardan, kapalı kapılar ardından başka yöntemlerle dövizi baskılamaya çalışırsanız hem yabancı yatırımcılar hem de yerli tasarruf sahipleri nezdinde soru işaretlerine sebep olursunuz. Nitekim Türkiye son dönemde faizi biraz baskıladı. Bu piyasaya biraz canlılık getirdi. Üretimi artırmak adına bir şeyler yapılmaya çalışırken bu defa da mevcutların fiyatları arttı. Faiz düşük, enflasyon yüksek; dolayısıyla negatif yönlü bir reel faiz var. Vatandaş eline geçen parasal bollaşmanın verdiği rahatlıkla ya altına ya da dövize gitti. Politika faizini 8,25’te değil daha yüksek bir seviyeye çekmek lazım. Faizden çekinmemek lazım” ifadelerini kullandı.

    “Faiz oranlarının yüzde 13’ün üstünde olması lazım”

    Türkiye ekonomisinin potansiyeli olan güçlü bir ekonomi olduğuna değinen Cansızlar, “Yapmamız gereken reform paketini; kısa, orta ve uzun vade diye ayırarak iyi bir program yapmak lazım. Yoksa işin içinden çıkılamaz diye bir şey yok. Kısa vadede benim düşüncem; faiz oranını arttırmak. Piyasadaki faiz 12,9, siz kalkıp 8,25’lerde ısrar ederseniz olmaz. Doğasına aykırı durumun. Faiz oranlarının yüzde 13’ün üstünde olması lazım. Nitekim TCMB’nın faiz koridoruna geri dönüş sinyalleri vermeye başlaması olumludur. Ardından dışarıya karşı bir güven ortamı oluşturmak gerekiyor. Türkiye ekonomisi dış dünyaya entegre, parası konvertibil bir ekonomidir, dışarıya kapatmak doğru değil. Nitekim TL swap piyasası ile ilgili tedbirlerin gevşetilmesi olumludur. Kırılgan bir yapımız var bunu kabul edeceğiz. Katar dışında uluslararası piyasalardan fon elde etmeliyiz. Başta AB ve IMF olmak üzere uluslararası kuruluşlarla iyi ilişkiler yeni baştan kurularak güven kazanılması lazım. Güveni kaybetmek bir anda olur ama kazanmak zaman ister. IMF’den çekinmemeliyiz. Biz kurucu ortaklarındanız. Oradaki fonlar çok düşük faizli fonlar” diye konuştu.

    “Trump kaybederse altınla ilgili dalgalanmalar uzar”

    Altın fiyatlarının sürekli bir artış göstermesi üzerine de konuşan Cansızlar, ABD’de gerçekleşecek Başkanlık Seçimine dikkat çekti. Cansızlar, “Yatırımcılara somut bir öneri vermek mümkün değil. Altın kriz ve savaş gibi karmaşık ve belirsizlik ortamlarını sever. Kargaşa ortamlarında insanlar en güvenilir meta olan altına yönelir. Altının zaten arzı kısıtlıdır. Talep fazla olunca da yükseliyor. Bu ortam devam ettiği sürece altındaki yukarı yönlü dalgalanmaların devam edeceğini düşünüyorum. Ama hangi seviyeye kadar olacağını söylemem mümkün değil. Amerika’daki seçimler burada önemli bir kıstas. 3 Kasım’da gerçekleşecek seçimler Donald Trump lehine olumlu sonuçlanırsa gerginlik azalacak ve aşı da bulunursa ortam sakinleşir altın açısından. Diğer bir senaryoda Trump kaybederse; altınla ilgili dalgalanmaların uzayacağı söylenebilir” ifadelerini kullandı.

    “Sert tedbirler almakta yarar var”

    Her yönden potansiyeli yüksek Türkiye’nin ekonomik yönden daha güçlü bir seviyeye gelebilmesi için bir an evvel sert tedbirlerin alınması gerekliliğine değinen Cansızlar, “Euro ve Dolarla ilgili de piyasalarda dalgalanmalar var. Özellikle Euro konusuna baktığımızda; doların dış dünyada değeri düşüyor. Diğer dış paralar nezdinde Dolar değer kaybediyor. Dolar değer kaybedince insanlar Euro’ya yöneldiler. Doların sadece bizde birtakım kırılganlıklar nedeniyle fiyatı yukarı yönlü artmaya başladı. Hiçbir şey yapmadan bu şekilde devam edersek hem altın hem Euro hem de Doların fiyatının yükseleceğini tahmin ediyorum. Kararsızlık ve çekingenlik doğru değil. Sert tedbirler almakta yarar var. Aksi takdirde bu işin maliyeti giderek artar” dedi.