Etiket: Getirilmesi

  • Zorla getirilmesi olan bir kişi polis ekiplerince evde ölü bulundu

    Karabük’te bir kavgadan dolayı savcılıkta ifadeye gitmeyen ve zorla getirilmesi olan Uğur Yılmaz (40) polis ekipleri tarafından yaşadığı metruk haldeki evde ölü olarak bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Atatürk Mahallesi Alptekin caddesi 31 No’lu evde meydana geldi. Bir kavgadan dolayı şikayet edilen ve savcılığa ifadeye gitmeyen Uğur Yılmaz hakkında zorla getirilme kararı çıktı. Bunun üzerine şahsın Atatürk Mahallesinde babasına ait metruk evde tek başına yaşadığını tespit eden 3 Nisan Karakolu ekipleri eve gitti. Kapısı açık olan metruk eve giren ekipler Yılmaz’ı odada bulunan çekyat üzerinde hareketsiz bir şekilde bulunca durumu 112 ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede şahsın öldüğünü tespit etti.

    Öte yandan yıllar öncesi annesi vefat eden Yılmaz’ın evin giriş kapısının eşiğine ‘Anne neredesin ya’ diye yazdığı yazı ile evin dışında ve odada çok sayıda içki şişesi ile boş kolonya şileleri ise dikkat çekti.

    Haber verilmesi sonrası Yılmaz’ın babası ve kız kardeşleri olay yerine geldi. Kardeşlerinin öldüğünü öğrenen ablaları gözyaşlarına boğuldu.

    Olay Yeri İnceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından evde ölü olarak bulunan Uğur Yılmaz’ın donarak mı, ya da kullandığı alkol veya kolonya sonrası mı öldüğünün belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Bingöl’de 5 teröristin etkisiz hale getirilmesi

    Bingöl’de, bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik sürdürülen operasyonda etkisiz hale getirilen 5 teröristten birinin kadın olduğu açıklanırken, bölgede yapılan aramada teröristlere ait 5 adet M-16, 1 adet keskin nişancı tüfeği, mühimmat ve 174 kilogram toz esrar ele geçirildi.

    Bingöl Valiliği, Terörle Mücadele Harekatı kapsamında Genç ilçesi Toklu mezrası kırsalında ‘Şehit Jandarma Astsubay Üstçavuş Selçuk Karabakla-16’ operasyonunda etkisiz hale getirilen 5 teröristten birinin kadın olduğunu açıkladı. Açıklamada, “5 adet M-16 Piyade Tüfeği, 1 adet Dragunov Keskin Nişancı Tüfeği, 3 adet Kaleşnikov Piyade Tüfeği, 1 adet 7,65 milimetre Tabanca, 17 adet M-16 Piyade Tüfeği Şarjörü, 1 adet Dragunov Keskin Nişancı Tüfeği Şarjörü, 3 adet Kaleşnikov Piyade Tüfeği Şarjörü, 500 adet 5,56 mm. Fişek, 97 adet 7,62 mm. Fişek, 1 adet Gündüz Görüş Dürbünü, 3 adet Büyük Yeasu Telsiz, 1 adet Yeasu El Telsizi, 174 Kilogram Toz Esrar, Örgütsel doküman ile elektronik cihaz ve çok miktarda yaşam malzemesi ele geçirilmiştir” denildi.

    Bölgede, halkın da desteğiyle huzur ve güvenliği sağlamaya yönelik terörle mücadele faaliyetlerine aralıksız devam edileceği belirtildi.

  • Ankara’daki Hitit Güneş Kursu Anıtı’nın Çorum’a getirilmesi için çalışma başlatıldı

    AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Ankara’da uzun yıllar kentin amblemi olarak da kullanılan Sıhhiye’deki Hitit Güneş Kursu Anıtı’nın Çorum’a getirilmesi için girişimde bulunduklarını söyledi.

    Hititler’e ait tüm simgelerin, sembollerin, tarihi nitelikteki tüm bilgi ve belgelerin Çorum’da olması gerektiğini vurgulayan AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, “Bunun için de en uygun yer Boğazkale, Alacahöyük ve Şapinuva’dır. Bir defa Boğazkale ve Ortaköy isminin değişmesi gerekiyor. Literatüre uygun olarak Boğazkale isminin Hattuşa, Ortaköy isminin ise Şapinuva olarak değişmesi gerekiyor. İlk adımın bu olması lazım” dedi.

    Anadolu Medeniyetler Müzesindeki her üç eserden bir tanesinin Hititler’e ait olduğunu, bu eserlerin de ne pahasına olursa olsun Çorum’a getirilip sergilenmesi gerektiğini ifade eden Uslu, “O eserleri görmek isteyenlerin Ankara’ya gidip eserleri gördükten sonra dönmek yerine burada konaklaması gerekir. Bunun için de girişimlere başlayacağız. Almanya’nın 96 yıl önce Türkiye’den kaçırdığı sfenksin getirilmesi nedeniyle övünüyoruz. Dış ülkelerdeki Türkiye’ye ait eserlerin Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini biliyoruz. Kültür Bakanlığımız başta olmak üzere devletimizin bazı çabalarının olduğunu görüyoruz. Böyle olunca niye peki dış ülkelerdeki eserler Türkiye’ye gelmeli de Türkiye’deki eserler yerinde sergilenmemeli mi sorusu ortaya çıkıyor. Bu nedenle bütün medeniyetimizi simgeleyen tarihi eserlerin yerinde sergilenmesini doğru buluyoruz. Çiçek nasıl dalında güzelse, tarihi eserlerin de yerinde değerlendirilmesinin uygun olacağı görüşündeyiz” diye konuştu.

    Hitit Güneş Kursu’nun Hititler’e ait simgelerden birisi olduğunu anlatan Uslu, “Ankara Sıhhiye Meydanı’nda anıt olarak sergileniyor. Bu gibi eserlerin kopya edilmek suretiyle kullanılması amacının ötesinde yerinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Ankara’daki Sıhhiye Meydanı’nda bulunan Hitit Güneş Kursu’nun mutlaka yerinde, Hititler’in yaşadığı topraklar olması gerektiğini düşünüyoruz. Elbette biz ced arayışında değiliz. Ceddimiz belli ama Hititler de hem Anadolu’nun hem de Çorum’un gerçeğidir. Dolayısıyla ilk yazılı barış anlaşmasını yapmak suretiyle, ilk kez kadın haklarını tanımış olması suretiyle, Çorum’da çok dilli, çok kültürlü bir hoşgörü kültürünün oluşmasına katkı sağlamış olması nedeniyle Hititler’in önemli bir Türkiye gerçeği olduğunu biliyoruz. Herkesin böyle bilmesi açısından da Hititler’e ait eserlerin Çorum’da sergilenmesi, görmek isteyenlerin de bu kadim şehre gelmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

  • Minik Firdevs, tedavisinde gerekli ilacın getirilmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan yardım istedi

    Adıyaman’da, doğuştan SMA hastası olan 5 yaşındaki Firdevs Koparal hastalığının Türkiye’de henüz bulunmayan SMA hastalığında kullanılan “Nusinersen” ilacının Türkiye’ye getirilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istedi.

    Adıyaman’da, ikamet eden Mehmet ve Fatma Koparal çiftinin 3.çocuğu olan 5 yaşındaki doğuştan SMA (Kas erimesi) hastası olan Firdevs Koparal, SMA hastalığında kullanılan ve henüz Türkiye’de bulunmayan Nusinersen ilacının Türkiye’de de kullanılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’dan yardım bekliyor.

    2010 yılında 1 yaşındaki Muhammed Emin isimli çocuğunu SMA hastalığından kaybeden ve daha sonra doğan Firdevs’sin de aynı hastalığa yakalandığı doğduğu günden bu yana eve alınan cihazlarla hayata tutunmaya çalıştığını söyleyen Anne Fatma Koparal gözyaşları içerisinde Nusinersen ilacını bir umutla beklediğini vurguladı.

    Yurt dışında SMA hastalığında kullanılan ve başarılı sonuçlar elde edildiği öğrenilen Nusinersen ilacının Türkiye’ye getirilmesini isteyen Baba Mehmet Koparal, “Doktorlarımızın yaptığı incelemeler sonucunda kızımın SMA hastalığına yakalandığını öğrendik. Doktorlarımız Türkiye’de bu hastalığın tedavisinin olmadığını söyledi. Şuan kızım 5 yaşında ve 3 yaşına kadar gezmediğimiz bir il gitmediğimiz bir doktor kalmadı. Ve son olarak kasları erindiğinden nefes alamadığından evde cihazlara bağlı. 2 yıldır çocuğum cihazla yaşıyor. Cihazla yaşandığından dolayı 24 saat kızımızın başında bekliyoruz. Mesela elektrik kesildiği anda ne yapacağımızı şaşırıyoruz. İlacın şuana kadar Türkiye’de olmadığını Amerika’da, bu ilacın olduğunu öğrendik haberlerden. Şuan bu ilaç sadece 8 ülkede kullanılıyor. Türkiye’de kullanılmadığı için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan bu ilacın Türkiye’ye getirilmesi için yardım istiyoruz. Şuanda tek beklentimiz ilaç” şeklinde konuştu.

    Anne Fatma Koparal ise gözyaşları arasında yaptığı açıklamada, “Kızım bana anne neden ben okula gitmiyorum, neden ben yürüyemiyorum, anne neden ben sana ekmek almaya gidemiyorum diye sürekli soruyor. Bana diyor ki anne eğer ilaç gelirde düzelirsem ilk olarak sana gidip ekmek alacağım diyor. Kızım her geçen gün gözümüzün önünden eriyip gidiyor. Kızımın sayılı günleri var. Doktorlar bize 2-3 yaşına kadar yaşar dedi şuan çok şükür 5 yaşında. Bu makinelerle kızımın ömrü ya 5’tir yada 6’dır. Her gün kızım ölecek korkusuyla yatıp kalkıyorum. Her gün kızımın nefesi ne zaman kesilir korkusuyla yaşıyorum. Cumhurbaşkanımızdan, başbakanımızdan yardım istiyoruz. Allah rızası için o ilacı bize ve bizim gibi olanlara kavuşturun. Tek umudumuz o ilaç. Eğer o ilaç gelmezse kızım ölecek” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayranlarının biri olan Minik Firdevs ise, “ İlaç gelecek ve ben iyi olacağım, koşacağım, top oynayacağım” şeklinde konuşarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini ziyaret etmesini ya da kendisiyle telefon ile görüşmek istediğini vurgulayarak ilaç beklediğini dile getirdi.

  • Bakan Kılıç: “Fikirlerin Şiddetle Yan Yana Getirilmesi Kabul Edilemez”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, fikirlerin şiddetle yan yana getirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu 78. Olağan Genel Kurulu Vali Galip Demirel Vilayetler Evinde yapıldı. Genel Kurul’da konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi. ODTÜ’de yaşanan gerginliğe değinen Kılıç, “Fikir müzakere edilebilir ama bunun herhangi bir şekilde şiddetle yan yana getirilebilmesi hiçbirimizin kabul edebileceği bir şey değildir” dedi.

    Bakan Kılıç, Genel Kurulda yaptığı konuşmada Kredi Yurtlar Kurumunun öğrencilere sadece barınma imkânı sunan bir kurum olmaktan çıktığını belirterek, “Kredi yurtlar kurumunda barınan öğrencilerimize sunulan eğitim, seminer, kariyer eğitimi, kariyer desteği ve aynı zamanda akademik destek noktasındaki çalışmalarla üniversitedeki eğitimlerine destek olabilecek imkan sunuyor” ifadesini kullandı.

    2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’de yurt sayısının 190 olduğuna dikkat çeken Kılıç, şöyle konuştu: “Şuan yurt sayımız 570’in üzerine çıkmış durumda. 2002 yılında 190 yurtta 180 bin öğrenciyi barındırma kapasitesine sahip idik. 2002 yılında yurtlarımızda barınan öğrencilerimize sağlayabildiğimiz gıda yardımı 11 liraydı. Aradan sadece 13 yıl geçti. Şuan kredi yurtlar kurumunun geldiği kapasite 450 binin üzerinde. 2015 yılı içerisinde verdiğimiz yemek yardımı aylık 240 liraydı. İnşallah önümüzdeki sene 270 lira olacak. Kredi yurtlar kurumumuzun öğrencilerimize sağlamış olduğu kredi ve burs imkanı noktasında 2015 yılı içerisinde verdiğimiz kredi ve burs miktarı aylık olarak 330 liraydı. Sayın Başbakanımızın talimatları doğrultusunda 1 Ocak’tan itibaren bu rakam kredi ve burs olarak 400 lira olacak. Eğer bugün Türkiye’miz de devletimizin imkânları ile biz yüksek öğrenimde eğitim gören öğrencilerimize 400 lira kredi ve burs imkânı sağlayabiliyorsak bu son 13 yılda Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin açık bir ispatıdır. Yüzde 300’ün üzerinde yurt sayısı, yüzde 230’un üzerinde bir kapasite artışıyla karşı karşıyayız. Bunun getirdiği bazı zorluklar var. Bu zorluklardan biri de yurtlarımızdaki kurum çalışanlarının üzerindeki yükün artmasıdır. Biz bunu yoğun bir şekilde kurumumuza geçiş yapmak isteyen memur arkadaşlarımızı alarak, ayrıca sözleşmeli personel alarak gidermeye çalışıyoruz. Önümüzdeki sene de yine bir alımımız olacak.”

    BARINMA NOKTASINDA EKSİĞİMİZ KALMAYACAK

    “Kredi yurtlar kurumunu sadece barınma imkânı sağlayan bir kurum olmaktan ziyade aynı zamanda milli ve manevi değerlerin ülkemizin geleceğine katkı sağlayabilecek gençlerin kendilerini yetiştirebilmeleri anlamında en üst seviyedeki imkânı sunmak için çalıştığımız bir kurum olarak görüyoruz” diyen Bakan Kılıç, yeni dönemde TBMM’den geçirilen yasa ile Kredi Yurtlar Kurumunun kendi yurtlarını inşa etme yetkisini aldığını kaydetti. Kılıç, “Yakın ilişki içerisinde planlamaları yaptığımız sürece inanıyorum ki barınma noktasındaki eksiğimiz kalmayacak. Bazı yerlerde eksiğimiz var, bazı yerlerde kapasite noktasında hiçbir sıkıntımız kalmadı” diye konuştu.

    Milli ve manevi değerlerimizin gençlere aktarılması noktasında hepimizin sorumluluğu olduğunu anlatan Kılıç, şunları söyledi: “Daha iyi bir noktaya gelmemiz için hep beraber çalışmamız gerekir. Öğrencilerimize en iyi imkânı sunmak durumundayız. Herkesin inancı doğrultusunda, fikri ve düşüncesi doğrultusunda yaşayabilmesi, fikirlerini paylaşmasını, müzakere etmesinin önünü açmak durumdayız. Ama hiçbir şekilde kanunda aykırı veya şiddet içeren hiçbir şeyin içerisinde gençlerin olmasını istemiyoruz. Bu noktada çok sağduyulu, yoğun bir çaba içerisinde kendini geliştirmeye çalışan gençlerimizse en büyük desteği bizlerin vermesi gerekiyor. Onlara örnek olmalıyız hem bu imkânları da onlara vermeliyiz.”

    ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ

    ODTÜ’de yaşanan talihsiz gelişmeyle alakalı olarak konunun takipçisi olduklarının altını çizen Bakan Kılıç, “Her gencimiz bizim için değerlidir. Her kardeşimize karşı sorumluluğumuz var. Üniversitelerimiz içerisinde fikir hürriyetinin, inanç hürriyetinin en üst noktada savunulması noktasındaki düşüncemiz hiçbir şekilde bir alternatif kabul etmez. Özellikle öğrenci kardeşlerimizin birbirleri ile olan diyaloglarının sağlıklı olabilmesi için; fikir paylaşımı noktasında her fikir dile getirilebilir, her fikir tartışılabilir, her fikir müzakere edilebilir ama bunun herhangi bir şekilde şiddetle yan yana getirilebilmesi hiçbirimizin kabul edebileceği bir şey değildir” şeklinde konuştu.