Etiket: Getirecek

  • “Arabuluculuk, ticari hayata barış getirecek”

    İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak, 1 Ocak 2019’dan itibaren yürürlüğe giren ‘Ticari Davalarda Arabuluculuk Uygulaması’ ile çok sayıda uyuşmazlığın kısa sürede mahkeme dışında çözümlenebileceğini, arabuluculuğun ticari hayata barış getireceğini söyledi.

    Alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklarda da dava şartı haline getirilen arabuluculuk uygulaması, 1 Ocak 2019’dan itibaren başladı. İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak “7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirildi. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile ilgili uyuşmazlıklar için önce arabuluculuğa başvurulacak. Uyuşmazlık bu yolla çözümlenemezse, arabuluculuk sürecinde alınacak son tutanağın aslı veya onaylı kopyası ile dava açılabilecek” dedi.

    “Ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmını arabulucular çözecek”

    Ticari uyuşmazlıkların mevcut yasal düzenleme çerçevesinde arabuluculukla çözümlenebileceğini, arabuluculuğun ticari hayata da barış getireceğini belirten Prof. Yeşilırmak, ticari uyuşmazlıkların iş uyuşmazlıklarından farkları olsa da, önemli miktarda uyuşmazlığın arabulucular tarafından çözümlenmesinin beklendiğini söyledi.

    Prof. Yeşilırmak, ticari davalarda arabuluculuk uygulaması sürecini şöyle açıkladı: “Ticari uyuşmazlıklarda da başvurular uyuşmazlık konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna veya arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde, görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılacak. Başvurular, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırılacak. Gerekli olursa arabulucu süreyi iki hafta daha uzatabilecek. Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için arabuluculuk görüşmesinin yapılmaması, tarafların sürecin sonunda anlaşması veya anlaşamaması hallerinde arabuluculuk faaliyeti son bulacak. Bu durumda, arabulucu, son tutanağı tutup arabuluculuk bürosuna bildirecek.

    Yargılama giderleri ise faaliyetin sonucuna göre ayrı ayrı düzenlendi. Şayet taraflar faaliyetin sonunda anlaşırsa arabuluculuk ücreti Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça eşit olarak karşılanacak. Bu durumda ücret tarifede yer alan iki saatlik ücret tutarından az olamayacak. Şayet taraflara ulaşılamaz, taraflar katılmadığı için görüşmeler yapılamaz veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşması mümkün olmaz ise iki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek. İki saatten fazla görüşmeler sonunda taraflar anlaşamaz ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacak. Arabuluculuk bürosu tarafından yapılan zorunlu giderler, anlaşma sağlanması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenecek. Anlaşmaya varılamaması halinde giderler ileride haksız çıkan tarafça ödenmek üzere Bakanlık bütçesinden karşılanacak.”

    Nasıl arabulucu olunur?

    Arabulucu olabilmek için Türk vatandaşı olmak, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az 5 yıl tecrübeli olmak, tam ehliyetli olmak ve kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Adalet Bakanlığının yazılı ve sözlü sınavlarında başarılı olmak gerektiğini belirten Prof. Yeşilırmak, İbn Haldun Üniversitesi bünyesindeki Sürekli Eğitim Merkezi’nde (İHSEM) verilen Arabuluculuk Eğitimlerine başvuruların devam ettiğini söyledi. 14 modülden oluşan Arabuluculuk Eğitimi Sertifika Programının süresi 84 ders saati. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığınca uzman bir ekibe hazırlatılan eğitim kitapçığının takip edildiği bu programda, teorik eğitimin yanında arabulucuda olması gereken becerilerin kazandırılmasına yönelik pratik eğitimler de veriliyor. Ayrıca üniversiteden yapılan açıklamada başvuru ve detaylı bilgiler için ihsem.ihu.edu.tr sitesinin ziyaret edilebileceği bildirildi.

  • “Arabuluculuk, ticari hayata barış getirecek”

    İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak, 1 Ocak 2019’dan itibaren yürürlüğe giren ‘Ticari Davalarda Arabuluculuk Uygulaması’ ile çok sayıda uyuşmazlığın kısa sürede mahkeme dışında çözümlenebileceğini, arabuluculuğun ticari hayata barış getireceğini söyledi.

    Alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklarda da dava şartı haline getirilen arabuluculuk uygulaması, 1 Ocak 2019’dan itibaren başladı. İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ali Yeşilırmak “7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirildi. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile ilgili uyuşmazlıklar için önce arabuluculuğa başvurulacak. Uyuşmazlık bu yolla çözümlenemezse, arabuluculuk sürecinde alınacak son tutanağın aslı veya onaylı kopyası ile dava açılabilecek” dedi.

    “Ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmını arabulucular çözecek”

    Ticari uyuşmazlıkların mevcut yasal düzenleme çerçevesinde arabuluculukla çözümlenebileceğini, arabuluculuğun ticari hayata da barış getireceğini belirten Prof. Yeşilırmak, ticari uyuşmazlıkların iş uyuşmazlıklarından farkları olsa da, önemli miktarda uyuşmazlığın arabulucular tarafından çözümlenmesinin beklendiğini söyledi.

    Prof. Yeşilırmak, ticari davalarda arabuluculuk uygulaması sürecini şöyle açıkladı: “Ticari uyuşmazlıklarda da başvurular uyuşmazlık konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna veya arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde, görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılacak. Başvurular, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırılacak. Gerekli olursa arabulucu süreyi iki hafta daha uzatabilecek. Taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için arabuluculuk görüşmesinin yapılmaması, tarafların sürecin sonunda anlaşması veya anlaşamaması hallerinde arabuluculuk faaliyeti son bulacak. Bu durumda, arabulucu, son tutanağı tutup arabuluculuk bürosuna bildirecek.

    Yargılama giderleri ise faaliyetin sonucuna göre ayrı ayrı düzenlendi. Şayet taraflar faaliyetin sonunda anlaşırsa arabuluculuk ücreti Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça eşit olarak karşılanacak. Bu durumda ücret tarifede yer alan iki saatlik ücret tutarından az olamayacak. Şayet taraflara ulaşılamaz, taraflar katılmadığı için görüşmeler yapılamaz veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşması mümkün olmaz ise iki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek. İki saatten fazla görüşmeler sonunda taraflar anlaşamaz ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacak. Arabuluculuk bürosu tarafından yapılan zorunlu giderler, anlaşma sağlanması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenecek. Anlaşmaya varılamaması halinde giderler ileride haksız çıkan tarafça ödenmek üzere Bakanlık bütçesinden karşılanacak.”

    Nasıl arabulucu olunur?

    Arabulucu olabilmek için Türk vatandaşı olmak, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az 5 yıl tecrübeli olmak, tam ehliyetli olmak ve kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Adalet Bakanlığının yazılı ve sözlü sınavlarında başarılı olmak gerektiğini belirten Prof. Yeşilırmak, İbn Haldun Üniversitesi bünyesindeki Sürekli Eğitim Merkezi’nde (İHSEM) verilen Arabuluculuk Eğitimlerine başvuruların devam ettiğini söyledi. 14 modülden oluşan Arabuluculuk Eğitimi Sertifika Programının süresi 84 ders saati. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığınca uzman bir ekibe hazırlatılan eğitim kitapçığının takip edildiği bu programda, teorik eğitimin yanında arabulucuda olması gereken becerilerin kazandırılmasına yönelik pratik eğitimler de veriliyor. Ayrıca üniversiteden yapılan açıklamada başvuru ve detaylı bilgiler için ihsem.ihu.edu.tr sitesinin ziyaret edilebileceği bildirildi.

  • Honda, EICMA’da sergilediği modelleri 2019’da Türkiye’ye getirecek

    Honda, dünyanın en büyük motosiklet fuarı EICMA’da orta sınıf motosiklet dünyasına tamamen yeni bir soluk kazandıracak 5 yeni ürün tanıtırken, ürün gamındaki yenilikleri de sergiledi. Yeni tanıtılan modeller arasından 2019 yılında Türkiye’ye gelecek olan CB650R ve CBR650R modelleri Naked ve Super Sport segmentini tercih edenlerin dikkatini çekti.

    Honda, Milano’da gerçekleştirilen 2018 EICMA’da 2019 model yılı için Avrupa motosiklet ürün gamının tamamını sergiledi. Markanın yenilik rüzgarında iki adet tamamen yeni model ismi ve kapsamlı bir şekilde yenilenen üç model yer alacak.

    EICMA süresince sergilenecek olan yeni CB650R, CBR650R, Super Cub C125 modelleri 2019 yılında Türkiye’deki motosiklet fuarı ile birlikte satışa çıkacağı açıklandı. Orta sınıf Naked dünyasına yeni bir görünüm sunan yeni CB650R, Honda’nın Neo Sports Café’ konsepti ile geliştirilen ürün ailesini tamamlayacak. Diğer yeni model olan CBR650R ise CBR1000RR Fireblade modeline dayanıyor. CBR650R, 70 kW gücünde yüksek devirli, yüksek performanslı dört silindirli motoru hafif bir şasi ile birlikte sunuyor.

    Milano’da dünyanın her yerinden motosiklet severleri bir araya getiren fuarda ayrıca Honda’nın yenilenen modelleri de dikkat çekti. CBR1000RR Fireblade serisinin yenilenen modeli ve SP versiyonu da Türkiye’ye gelecek modeller arasında yer alacak. CBR1000RR Fireblade ile CBR1000RR Fireblade SP, yeni renk seçenekleri ve optimum pist performansına yönelik ’Bir sonraki aşama Tam Kontrol’ geliştirmeleri ile satışa çıkacak.

    CB1000R 2019’da yeni bir metalik gümüş renkle satışa sunulurken, Integra için yeni bir inci beyazı seçeneği olacak. NC750X için daha koyu gümüş yan kaplamalar gelecek. X-ADV modelideyeni renk seçenekleri ile 2019 yılında Honda bayilerinde olacağı bildirildi.

    EICMA’da yer alan yeni modellerden CB500F, CBR500R ve CB500X ise Avrupa pazarında satışta olacak.

  • Metin Külünk: “Yeni dünya düzeni ya kriz ya da savaş getirecek”

    Eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, yeni dünya düzeninin ya kriz ya da savaş getireceğini söyledi.

    Balıkesir’de düzenlenen ’Çok Kutuplu Dünyada Türkiye’ konulu söyleşiye katılan eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, her iki dünya savaşından sonra dünyadaki ekonomik ve siyasi düzenin değiştiğine dikkat çekti. Dünyanın çok kutuplu dünya düzenine geçmesinin de üçüncü bir dünya savaşına sebep olabileceğini ifade eden Külünk, “Bu sistem ancak bir büyük krizin arkasından veya savaşın arkasından gerçekleşecektir. Kaşıkçı meçhulü, para savaşları, ticaret savaşları, Suud-Amerika gerginliği, Rahip Brunson’un üzerinden başlayan tartışmalar, İran üzerindeki Amerika’nın yaptırımlarının Kasım’da daha da şiddetleneceği mesajı gündemde yerini koruyor. Ne oluyor dünyada? Trump önüne gelene kabadayılık yapıyor. Bütün bunların hepsinin sebebi ne? Nereye gidiyoruz, dünya nereye gidiyor, Türkiye nereye gidiyordan hareket ederseniz dünyadaki büyük gelişmeleri ıskalarsınız. Dünya nereye gidiyor, dünyada ne oluyor? Bir hesaplaşma var. Bu kimle kimin arasındaki hesaplaşma? Yeni yeni kavramlar hayatımıza giriyor. Bu kavramların inşa edeceği bir sosyal, iktisadi yapı, yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor. Bunları görmeden yaşadığımız hadiseleri kavrayabilmemiz mümkün değil. Türkiye’nin yaşadığı hadiselerin hiçbirisi salt kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan sıkıntılar değil. Türkiye dünyasız, dünya Türkiye’siz olmaz” dedi.

    Dünyanın yeni para sistemine döndüğünü belirten Külünk, “Amerika’nın temel problemlerinden birisi doların egemenlik alanı daralıyor. Dünya IMF’nin bir merkez bankası olduğu, Amerika’nın dünyanın merkez bankası olduğu ve yeni bir kağıda dayalı bütün paraların tedavülde kaldığı ancak arkada bütün paraların aklı olacak yeni bir para sistemi inşa ediyorlar. Tek Kuşak Tek Yol Projesi Çin’den Londra’ya kadar 65 ülkeyi ilgilendiriyor ve bu proje dünya ticaret merkezinin değişmesi anlamına geliyor. Çin bu projeyle Batı’ya doğru ilerliyor ve ABD de gerek ekonomik, gerekse de siyasi gücünü kaybetmemek için bu projeyi engellemek için bölgede terör örgütlerini kullanıyor. Terör örgütleri Üçüncü Dünya Savaşı’nın aparatıdır” diye konuştu.

    Yeni dünya düzeni ile birlikte dijital devrim ve dijital sermayenin de önem taşıyacağını belirten Külünk, “Para aklı dünyayı dijital devrim, robotik devrim, yapay zeka üzerinden okuyor. Bu kavramların ortaya çıkardığı yeni dijital servet kavramı gelişiyor, dijital para gelişiyor. Dijital para tartışması doların egemenliğini tartıştırıyor, doların egemenlik tahtı çöküyor. Artık dünyada dijital servet konuşulacak. Dijitalleşme üzerinden para sistemi, dünya vergi sistemini konuşacak. Dijital devrim üzerinden dünya kolay kontrol edilebilir hale getirilecek. Dünya iki büyük devrimi yapıyor. Birincisi dijitalleşme devrimi, ikincisi robotik ve yapay zeka devrimi. Bu iki devrim üzerinden sosyalleşme, bütün kavramlar gelişiyor” şeklinde konuştu.

  • Aselsan’dan denizlerimizi daha da güvenli hale getirecek; torpido

    Aselsan, üç tarafı denizler ile çevrili Türkiye’nin daha da güvenli olması için yeni bir torpido geliştiriyor. Adı Tork olan, Tübitak’ın da destek verdiği belirtilen proje sayesinde, Türk savaş gemilerine ve denizaltılarına gönderilecek torpidolar yine torpido kullanarak bertaraf edilecek.

    Aselsan, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu desteğiyle yürüttüğü çalışmalar dahilinde kısa süre içinde Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu Tork’un prototipini üreterek test etmeye başladı.

    Torpidoya karşı torpido

    Savaş gemilerine veya denizaltılara karşı atılacak olan akustik güdümlü, tel güdümlü, tel güdümsüz ve dümen suyuna güdümlü torpidoları imha edecek olan Tork, Türk savaş gemilerine veya denizaltılarına yaklaşan torpido tehdidine karşı, hassas şekilde ilerleyecek. Söz konusu sistem olası bir tehdide karşı olan mesafesini ve yönünü ölçecek, imha mesafesine geldiğinde patlayarak, tehdidi imha edecek veya görev yapamaz hale getirecek.

    Alınan bilgilere göre özgün ve güncel olarak dizayn edilen ve boyu üç metre ağırlığı 200 kiloyu bulan Tork, yine Aselsan tarafından geliştirilmiş, HIZIR ve ZARGANA gibi torpidoya karşı tedbir sistemleri ile birlikte çalışarak, torpidoya karşı tedbir etkinliğini en üst düzeye çıkartacak.