Etiket: Germe

  • Cerrahi Yüz Germe Operasyonları Rafa Kalkıyor

    Op. Dr. Bülent Cihantimur Örümcek Ağı estetiği ile 2020 yılında cerrahi operasyonlar kadar etkili sonuçlar alınabileceğini ve yüz germe operasyonlarının artık rafa kaldırılacağını söyledi.

    Op. Dr. Bülent Cihantimur, ‘’2011’den bu yana yaptığım Örümcek Ağı estetiği uygulaması, her geçen gün çok daha fazla avantajıyla geliyor ve sürekli tekniği geliştiriyorum. Örneğin, ilk başlarda az da olsa bazı hastalarımızda yaşadığımız kızarma sorununu görmüyoruz. Günden güne gelen gençleşmeyi çok daha hızlı bir şekilde almaya başladık. Öngörülerime göre 2020 tarihinde cerrahi yüz germe, Örümcek Ağı estetiği sayesinde ortadan kalkacak. İnsanlar anında cevap alabildikleri, iz bırakmayan, sosyal hayatı engellemeyen ve en önemlisi doğal bir duruş sergileyen Örümcek Ağı estetiği ile gençliğin anahtarını alabilecekler, cerrahi yüz germe operasyonları rafa kaldırılacak” dedi.

    ÖRÜMCEK AĞI ESTETİĞİNİN FARKI

    Örümcek Ağı estetiğinin neden bu denli sevildiğini anlatan Op.Dr. Bülent Cihantimur, “Çok seviliyor, çok popüler bir uygulama oldu çünkü yaptıranlara birçok fayda sağlıyor. Öncelikle ameliyatsız, kesisiz bir teknik. Acısız, iyileşme dönemi gibi bir süreci yok, işlemden hemen sonra makyaj dahi yapılarak ya da erkek hastalarımız için, zaman kaybına sebep olmadan iş hayatına dönebilecekleri pratik bir uygulama. Doğallıktan ödün vermeyen bir yapısı var, kolajeni aktif hale getiriyor, cilt kendi kendini onarıyor, yeniliyor ve kırışıklıklar, form kayıpları bu süreçte toparlanıyor, yüz küçülüyor. Örümcek Ağı estetiğini 6 seneye yakın bir zamandır yapıyorum. Tekniğin insanlar tarafından sevilmesi ve sonuçlarının iyi olması onu popüler hale getirdi ve birçok benzer yöntem çıkmaya başladı. Örümcek Ağı estetiğinin en büyük farkı, yerleştirdiğimiz iplerin kalitesi, iplerin anatomiye uygun şekilde diziliş şekli ve uygulayıcının konuya hakimiyetidir. Sanatsal bir bakış açısı gerektiriyor. Herkese aynı adette ip yerleştiremezsiniz. Buradaki belirleyicilik, hastanın cilt yıpranma derecesidir. Dolayısıyla tek yanağa 100’den fazla ip yerleştirdiğim hastalarım var, bu da el becerisi gerektiriyor. İşe yaraması için anatomiyi bilmek ve malzemelerin kaliteli olması gerekiyor” açıklamasında bulundu.

    ÖRÜMCEK AĞI ESTETİĞİ KİMLERE UYGUN DEĞİL

    “Örümcek Ağı estetiğini herkes yaptırabilir. Sadece çektiğimizde cildinde 1 cm’den fazla deri fazlalığı oluşmuş bireylere önermiyorum çünkü bu durumda sonuç almakta zorlanabiliriz. Özellikle yaşlanma belirtileri başlamamış bireyler bu işlemi geciktirme tedavisi gibi görebilirler. Ayrıca ince çizgileri, kaz ayakları ve barkod çizgileri belirmiş veya cildinde form kayıpları yaşayanlar da yaptırabilir. Tedaviye ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi, çünkü bu şekilde yaşlanmanın önüne geçmiş oluyorsunuz. Cilt yıpranma derecesi ne kadar fazla ise, yerleştirdiğimiz ip sayısı da bir o kadar artıyor” diyen Cihantimur zamanında önlem almanın gençleştirme tedavilerinde çok önemli bir yeri olduğunun altını çizdi.

  • Hamilelik Sonrası Karın Germe İle Vücudunuzu Rahatlatın

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlgi Güler, hamilelik sonrasında vücudun rahatlaması için karın germe operasyonu önerisinde bulundu.

    Karın germenin karın ve bel bölgesindeki yağların fazlalık olan cilt ile birlikte alınması işlemi olduğunu kaydeden Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlgi Güler, “Ameliyatta gevşemiş olan karın ön duvarı kasları onarılır. Doğum yapmış ve/veya aşırı kilo alıp vermiş karın ön duvarı zayıflamış kişilerde uygulanabilir. Karın bölgesinde deri ve yağ fazlalığı sadece öne doğru eğilir pozisyonda belirginleşiyorsa mini karın germe yeterli olabilir. Karnın sarkıklığı ile kıyafet seçiminde zorlanan, öne ağırlık nedeniyle bel ve sırt ağrıları olan, sürtünme ile çeşitli deri bozuklukları olan hastalara karın germe uygulanabilir. Bireyin gerçekçi beklentiler içinde olması en önemli faktördür. Ayrıntılı medikal öykünüz alınır. Alerjiniz ve ilaç kullanımınız sorgulanır. Ek hastalığınız varsa kontrol altına alınmış olmalıdır. Fizik muayeneniz yapılır. Fotoğraflarınız çekilir. Anestezi hazırlıklarına başlanır” diye konuştu.

    Ameliyat öncesinde kan dolaşımını azalttığı ve yara iyileşmesini bozduğu için sigaranın bırakılması gerektiğini belirten Dr. Güler, “Kanamayı artırabilecek aspirin, antiinflamatuar ilaçlar gibi medikal tedavilerin kontrol altında bırakılması ve kullanılmaması gerekir” dedi.

    KARIN GERME NASIL YAPILIR?

    Dr. Güler, “Abdominoplasti genel anestezi altında ameliyathane şartlarında yapılır ve ortalama 3 saat kadar sürer. Abdominoplastide kesi bikini çizgisi içinde kalacak şekilde planlanır. Karın ön duvar kaslarındaki zayıflama onarıldıktan sonra (plikasyon) deri aşağı doğru gerilerek fazla cilt ve yağ dokusu çıkarılır, göbek deliğinin yeni yeri planlanır ve yeni göbek deliği oluşturulur. Kesiler deri altında kalan eriyebilen dikişlerle kapatılır. Mini abdominoplastide kesi daha kısadır, yine fazla deri ve yağ dokusu çıkarılır, kas onarımına gerek olmayabilir. Tam karın germe ameliyatı sonrası vücut hatlarının belirgin olması için ameliyat liposakşın (yağ emme) ile beraber uygulanabilir. Kombine ameliyatlarda önce liposakşın uygulanarak bel bölgesindeki fazlalık yağlar da alınır. Ameliyat sırasında hastaya emboli koruyucu çorap giydirilir, idrar sondası takılır. Ameliyat sonrası kesi hattına biriken kanların dışarı alınmasını sağlayan direnler konulur. Karın korsesi takılarak ameliyat bitirilir. Karın germe sonrası dönem 1-3 gün sonra drenler çekilerek taburcu edilirsiniz. Ameliyat sonrası dönemde ağrı kesicilerle giderilebilen ağrılar olabilir. 2-4 hafta sonra işe dönebilirsiniz, 3. haftadan sonra ameliyatın vücutta neden olduğu değişiklik fark edilmeye başlanır. Ortalama 4 hafta korse kullanılması önerilir. 2 ay kadar ağır kaldırmadan ve ağır sporlardan kaçınmanız önemlidir” şeklinde konuştu.

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlgi Güler, karın germe risklerini de şöyle açıkladı:

    “Ameliyatın nadir olmakla beraber en korkulan riski akciğer embolisidir. Aşırı obez, sigara kullanan, diabeti olan ileri yaş hastalarda bu risk artar. Ameliyat sırasında kullanılan varis çorapları, ameliyat sonrası dönemde hastanın mümkün olduğunca erken ayağa kalkıp yürümesi bu riski oldukça azaltır. Yara iyileşme bozuklukları, enfeksiyon ve ameliyat bölgesinde sıvı birikimi diğer komplikasyonlar arasında sayılabilir. Karın germe ameliyatında karın kasları kesilmediğinden (hatta güçlendirilir) ameliyat sonrası ileriki dönemlerde hastanın gebe kalmasında hiçbir sakınca söz konusu değildir.”

  • Sallanan Kollar İçin Bir Çözüm De Kol Germe Ameliyatları

    Formunu kaybetmiş, sallanan ve estetik dışı bir görüntüye sahip olan kollar için etkili çözüm yollarından bir tanesi de kol germe ameliyatları.

    Kol germe ameliyatlarının, kol iç bölgesinde oluşan sarkıklık sebebiyle estetik açıdan sorun yaşayan hastalara uygulanan bir operasyon olduğunu söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, kollardaki bu problemin özellikle kolun iç üst kısmında, yaşı ilerleyen, sık kilo alıp veren ve uzun süre kilolu kalıp, yüksek miktarlarda kilo veren kişilerde görüldüğünü vurguladı. Kol derisinin kilo alıp verme durumlarında lif dengesini çok çabuk kaybeden bir yapıya sahip olduğunu ve sarkmaların bu nedenle bu bölgede daha net gözlemlendiğini ifade eden Cihantimur, ‘’El gibi hareketli bir organın uzantısı olan kollar, sarkan bu oluşumu, hareketlilik sebebiyle çok daha fazla gözler önüne serer. Kol sarkıklığı olanlar, özellikle yaz aylarında askılı kıyafetleri giymekten, alkışlamak ya da el sallamak gibi çok basit günlük hareketleri yapmaya çekindiklerinden bahsederek, özgüven kaybı yaşadıklarını dile getiriyorlar. Bozulan lif dokusunu, yapılan kol egzersizleriyle bir yere kadar toparlayabilmeniz mümkündür ama en kalıcı çözüm kol germe ameliyatlarıdır” diye konuştu.

    MEVCUT YAĞLANMA VE SARKIK DERİ ÇIKARILIYOR

    Kol germe estetiğinin genel anestezi altında yapıldığını ve kollardaki sarkıklığın derecesine göre operasyon planlandığını belirten Cihantimur, ‘’Kol iç kısmına ve koltuk altına gelecek şekilde kesi yapılır. Mevcut yağlanma giderilir ve sarkan deri çıkarılır. Hastaya, iyileştikten sonra en az izi bırakacak şekilde estetik dikiş yapılarak, operasyon sonlandırılır. Kol estetiğinde liposuction gibi yağ çekme sistemleri de kullanılır fakat bu sistemlerin sarkan cilt dokusu üzerinde bir etkisi yoktur. Liposuction uygulaması ile sadece yağ çekilir. Sarkan dokudan da kurtulabilmek için cerrahi yöntemlere başvurularak, dokunun çıkarılması gerekir” ifadeleriyle sözlerini sürdürdü.

    DİKİŞ İZLERİ NE KADAR BELLİ OLUR?

    Kol germe ameliyatlarında en fazla merak edilen sorulardan dikiş izlerinin ne kadar belli olacağı konusunda da bilgi veren Cihantimur,” Mevcut kol sarkmanız sizi, oluşacak cerrahi dikiş izinden daha fazla rahatsız ediyorsa, kol germe ameliyatını tercih etmelisiniz. İzler, kol germe ameliyatından sonra uygulanan leke iz tedavileriyle minimum seviyeye çekilerek, olabildiğince silikleştirilmeye çalışılır” diye konuştu.

    KOL GERMEDE AMELİYATSIZ ÖRÜMCEK AĞI TEKNİĞİ

    “Eğer kol içlerindeki sarkıklık ileri düzeyde değilse, toparlamak ve ileriye dönük sarkıklıkların önüne geçebilmek için Örümcek Ağı Estetiğinden faydalanabilirsiniz. Medikal iplerin cilt alt dokusuna örümcek ağı gibi işlendiği Örümcek Ağı tekniği, ameliyatsız cilt gençleştirme uygulamalarından birisidir” diyen Cihantimur kendi geliştirdiği bu iz bırakmayan tekniğin, yer çekimine ve kilo alıp vermeye bağlı olarak gelişen sarkmaların toparlanmasına ve kol içlerinin form kazanmasına da fayda sağladığını vurguladı.

  • Endoskopik Alın Germe Ameliyatı

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, endoskopik alın germe ameliyatında 1 hafta sonra normal hayata dönülebildiğini söyledi.

    Endoskopik alın germe ameliyatı hakkında açıklamalarda bulunan Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Aslında alın germe ameliyatı olarak adlandırılan operasyon üst yüz germe ameliyatıdır. Bu operasyonda yapılan ana işlem alın ile şakak bölgesini gererek aynı zamanda kaşları da kaldırmayı sağlamaktır. Alın germe operasyonları iki teknikle gerçekleştirilir. Birinci yöntem klasik olarak geçmişten bugüne kullanılan klasik yöntem, diğeri ise çok daha yeni geliştirilmiş olan endoskopik alın germe ameliyatıdır. Klasik yöntemde saçların içinden iki şakak arasında kalan bölge kadar uzunlukta deriye kesi açılarak bu yukarı kaydırılır, fazlalıklar kesilir ve gerginleştirilmiş halde tekrar iki deri ucu dikilir. Ancak artık bu yöntem geçmişte kullanılmış bir yöntem olarak kalmıştır. Bunun yerine artık endoskopik yöntem tercih edilmektedir” dedi.

    “ENDOSKOPİK ALIN GERME AMELİYATI”

    Endoskopik alın germe ameliyatının nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili de detaylı bilgiler aktaran Opr. Dr. Nazmi Bayçın, “Endoskopik alın germe ameliyatı sırasında ben 4 yerden 1,5-2 cm uzunluğunda kesiler açıyorum. Bunların 2 adedi sağ ve sol şakak bölgesinde ve 2 adedi de onların biraz üzerinde bulunuyor. Bu kesilerden bir tanesinden çapı yaklaşık olarak yarım santimetre kadar olan bir kamerayı sokuyorum. Diğer kesilerden sokulan bu operasyon için özel olarak tasarlanmış aletler yardımı ile daha önce bir kesiden içeri sokulan kameradan elde edilen görüntüler ile alın derisini kaşların alt kenarına kadar kemiklerden ayırıyorum. Bunun arkasından alında çizgilere neden olan kaslardan küçük bir bölümünü keserek onların zayıflamasını sağlıyorum. Bu işlemin ardından da alından ayrılmış olan deriyi yukarı doğru gerdirerek sabitliyorum. Bu sabitleme işlemi için birkaç değişik teknik mevcuttur. Bunlardan o an için en uygun olan biri kullanılabilir. Endoskopik alın germe ameliyatı 1,5 saat civarında sürer. Operasyonun uygun donanıma sahip bir hastanede yapılması gerekir. Genel anestezi altında gerçekleştirilmelidir. Hastanın 1 gün hastanede kalması yararına olacaktır. Operasyondan sonra sizi çok rahatsız edecek bir seviyede ağrı oluşmaz. Oluşan ağrıları da normal ağrı kesiciler kolaylıkla dindirebilirler. Ameliyat sonrasında alnınızda oluşan gerginlik hissine alışmanız biraz aman alacaktır” diye konuştu.

    “İYİLEŞME DÖNEMİ NE KADAR SÜRER?”

    Dr. Nazmi Bayçın, gerçekleştirilen operasyonlardan sonra ki iyileşme dönemi ile ilgili olarak da şu bilgileri aktardı: “Göz çevresinde bulunan doku çok gevşek olduğu için bu bölgede şişme ve morlukların oluşması normaldir. Morluk ve şişliklerin her hastada oluşması kaçınılmazdır. Sadece bunların derecesi her hastada farklı farklı olacaktır. İlk gün uygulanacak olan buz kompresi bu morluk ve şişliklerin en alt düzeyde oluşmasını sağlayacaktır. Bu yüzden gece uyuyana kadar bu gözün etrafına buz koymak büyük fayda sağlayacaktır. Ameliyatın ardından geçen birkaç saat içinde anestezinin etkisi geçip de kendinizi toparladığınızda artık kalkıp dolaşabilirsiniz. Operasyonun olduğu ilk gün bile çoğunlukla ihtiyaçlarınızı kendiniz görecek kadar iyi hissedeceksiniz. Bu operasyon hastayı yatağa bağlamayan bir operasyondur. Kendinize olan güveniniz ne kadar yüksekse eve gittiğinizde de ev hayatınızı yatakta değil ayakta geçirebilirsiniz. Meydana gelen morluk ve şişlikler normal olarak 1 hafta içinde yok olurlar. Bu yüzden normalde 1 hafta sonra işinize dönebilirsiniz. Ancak bu şişlik ve morarıklıklar önemli değil derseniz 4 gün sonra iş başı yapmanızda bir sakınca yoktur. Bu tercihi yapmak size kalmıştır. Bu süre sonunda uçak yolculuğu yapmanızda da bir sakınca bulunmaz.”

  • Kol Germe Ameliyatı İle Sarkmalara Son

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın, kol sarkmalarından kurtulmanın kesin yönteminin ‘kol germe operasyonu’ olduğunu söyledi.

    Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Nazmi Bayçın yaptığı açıklamada, “Sık şekilde kilo alıp vermek ya da ilerleyen yıllara bağlı olarak insanların kollarının özellikle alt bölümlerinde gevşeme ve sarkmalar oluşur. Kolsuz bir elbise ya da kısa kollu bir tişört giyildiğinde kollar hafiften bile olsa yukarı kaldırıldığında orada meydana gelmiş olan sarkma ve gevşemeler iyice belirginleşir. Yaş ilerledikçe bu tür sarkmalar neredeyse tüm insanlarda görülür ancak bu duruma sıklıkla kilo alıp veren gençlerde de yoğun olarak rastlanabilmektedir. Kollardaki deride oluşan bu tür gevşeme ve sarkmaları ‘brakioplasti’ adı verilen operasyon ile ortadan kaldırabilirsiniz” dedi.

    “AMELİYAT SONRASINDA KOLDA İZ OLUŞUR MU?”

    Opr. Dr. Nazmi Bayçın kol germe ile ilgili açıklamalarına, “Kolunuzu kaldırıp yere paralel bir hale getirdiğinizde dirseğinizden koltuk altınıza kadar olan bölümdeki fazlalıklar ciddi anlamda göze çarpacaktır. Eğer kişinin kolu yağlanmış ancak oradaki deride bir gevşeme ya da sarkma meydana gelmemişse bu durumda buradaki yağları ilposuction işlemi ile almak en doğru çözüm yolu olacaktır. Tabii yaş ilerlemesine bağlı olarak oluşan sarkma ve gevşemelerde liposuction uygulanamaz. Böyle durumlarda fazla olan deri ve altındaki yağlar birlikte çıkarılarak alınmalıdır. Bu sayede derideki gerginlik sağlanırken fazla yağlar da alınmış olur. Kol germe operasyonunda kolda gevşekliğe neden olan tüm dokular alınan deri ile birlikte çıkarılır ve deri gerginleştirilerek tekrar dikilir. Fazlalık meydana getiren deri dikildiği için açılan kesi kadar bir dikiş iz op hat boyunca meydana gelir. Oluşan bu izin ise kola arkadan ya da önden bakıldığında görülmeyecek şekilde beden ile temas eden hattın arkaya yakın tarafında olmasına özen göstermek önemlidir. Bu nedenle ben ameliyat sırasında oluşacak olan izin kolsuz bir elbise giydiklerinde dikkat çekmeyecek bir yerde olmasını sağlamak için planlama yapıyorum” diye konuştu.

    “İYİLEŞME SÜRECİ NASIL?”

    Ameliyat ve sonrasındaki iyileşme dönemi hakkında da Dr. Bayçın, “Bu ameliyatın uygun donanıma sahip bir hastanede gerçekleştirilmesi gerekir. Genel anestezi altında yapılmalıdır. Zaman olarak 2 saat civarında sürecektir. Ameliyat sonrasında hastanede sadece 1 gün kalmak yeterli olacaktır. Operasyonun sonrasında oluşan ağrılar normal ağrı kesiciler ile önlenebilir. Çok hafif sizi rahatsız etmeyecek düzeyde bir ağrı hissedersiniz. Ameliyat sonrasında kolun arka yüzünde morarma ve şişlik meydana gelebilir. Bunların tamamen düzelmesi ise birkaç haftayı bulabilir. Ameliyattan sonraki 2 ya da 3 gün içinde uçak yolculuğu yapabilecek durumda olursunuz. Operasyondan 3 gün sonra banyo yapmanızda bir sakınca olmayacaktır. Bu operasyon sonrasındaki iyileşme dönemi ise kişiye göre farklılaşmaktadır. Genel olarak 5 ile 7 gün arasında hastalar tamamen iyileşmektedirler. Günlük çalışma hayatınıza dönmeniz için de bu kadar zaman gerekecektir. Bu ameliyatta kendi kendine eriyen dikişler kullanıldığı için dikiş aldırma gibi bir zorluk olmayacaktır. Spor yapmaya ya da güce dayalı işlerle uğraşmaya ise 4 hafta sonrasında başlamanız mümkündür” ifadelerini kullandı.