Etiket: Geriye

  • Silopi’den Geriye ’Mağduriyet’ Kaldı

    Terör, Şırnak’ın Silopi ilçesinde derin acılar bıraktı. İlçede, 37 gün boyunca yaşanan çatışmalardan geriye sadece mağduriyet kalırken, birçok vatandaş evlerinin harabeye dönmesinin üzüntüsünü yaşıyor. Küle dönen evlerine bakarak, büyük kayıplarının olduğunu anlatan 13 yaşındaki Hüseyin ve 11 yaşındaki Rezan’ın sözleri ise yürekleri burkuyor.

    Teröristlerin, hayatı zindana çevirdiği Silopi’de ilan edilen sokağa çıkma yasağının 37’nci günün ardından kaldırılması ile birlikte, ilçede yaşanan mağduriyet de gün yüzüne çıktı. Yasağın ilan edileceğinin duyurulması ile birlikte yanlarına sadece birkaç eşya alarak, ilçeyi terk eden vatandaşlar, geride bıraktıkları evlerine dönmeye başladı. Ancak vatandaşlar gördükleri manzara karşısında büyük şok yaşadı. Evleri ve iş yerleri harabeye dönen vatandaşların çoğu çaresiz kaldı. 37 günün ardından evlerine dönen Hüseyin T. ile Rezan T.’nin sözleri ise yürekleri burktu.

    “EVLER YANMASIN, YIKILMASIN”

    Uzun bir aradan sonra evlerine dönmenin heyecanını yaşadıklarını anlatan Hüseyin T., “Evimizi böyle görünce çok üzüldüm. Hiçbir şeyimiz kalmamış. Erzağımız bile yok. Bize erzak yardımı yapılsın. Artık böyle şeyler yaşanmasın. İnsanların evleri yanmasın, yıkılmasın” dedi.

    “ÇOK ÜŞÜYORUZ”

    Okulunu çok özlediğini belirten Rezan T. ise, “Evimiz yanmış. Sokakta yatırıyoruz. Çok üşüyoruz” diye konuştu.

    “HİÇBİR ŞEYİMİZ KALMADI”

    Cengiz Yıldırım (60) adlı vatandaş, evlerinin tamamen yıkıldığını anlatarak, “Hiçbir şeyimiz, yiyecek erzağımız bile kalmadı. Artık yeter” ifadelerini kaydetti.

    “EVİMİZ YOK, DIŞARIDA KALIYORUZ”

    Ardahan’da askerlik yapan ve tezkeresinin alınca memleketi Silopi’ye dönen Metin Yağan, gördüğü manzara karşısında çok üzüldüğünü vurguladı. Askerden bugün geldiğini anlatan Yağan, şunları söyledi:

    “Baktım ki mahallemizin hepsini yakmışlar, yıkmışlar. Evimiz yanmış. Ardahan’da askerdim, bugün geldim baktım ki evimiz kalmamış, dışarıda kalıyoruz. Yetkililerden yardım istiyoruz.”

    “KİMSE MAĞDUR OLMASIN”

    Yasağın 10’uncu gününde evlerini terk ettiklerine dikkat çeken Medine Nas ise, “Geldiğimizde evimizin tamamının yıkıldığını gördük. Elbise, dolap, erzak hiçbir şeyimiz kalmamış. Biz istiyoruz ki barış olsun, hoşluk içinde yaşayalım. Kimse mağdur olmasın artık” dedi.

  • TEK Seansta “Zamanı” Geriye Sarın

    Her kadının hayali olan kırışıksız ve genç bir yüz artık imkansız değil. Cildin alt katmanlarındaki taşıyıcı dokulara, odaklanmış ses dalgaları gönderecek doğal kollajen üretiminin harekete geçmesini sağlayan Fokuslu Ultrason (Focus Ultrasound) tekniği ile cilde genç bir görünüm sağlamak mümkün.

    Acısız, ağrısız, iğnesiz ve ameliyatsız Fokuslu Ultrason teknolojisi, 30-45 dakika süren bir işlemle genç görünmenin yolunu açıyor. Adana Estelite Güzellik ve Estetik Merkezi Kurucu Ortaklarından Dr. Gizem Toktaş Geylani, kadınların yıllara meydan okumasını sağlayan Fokuslu Ultrason tedavisini anlattı. Dr. Gizem Geylani, Estelite Güzellik ve Estetik Merkezi’nde başarıyla uygulanan tedavi için, bireyin sosyal yaşamından uzaklaşmadan, morluk ve yaralara sebep olmadan gerçekleştirildiği vurgusunu yaptı.

    SES DALGALARI CİLDİ TAZELİYOR

    Doğru düzeyle, doğru teknik ve teknolojiyle, ses dalgalarının ciltteki kollajen üretimini harekete geçirdiğini kaydeden Dr. Gizem Geylani, cerrahi müdahale ve ameliyat zahmetinin geride kaldığını dile getirdi. Fokuslu Ultraton tekniğinin, ciltteki kollajen üretimini harekete geçirdiğini belirten Geylani, “Kollajen üretimi, ciltteki bağ dokusunu güçlendiriyor ve yaşlanmanın etkilerini azaltıyor. Fokuslu Ultrason teknolojisiyle, 30-45 dakika süren seanslarla hanımlar tek seferde son derece taze ve yenilenmiş bir yüze kavuşuyorlar” dedi.

    2 YILDIR BAŞARIYLA UYGULANIYOR

    2012 yılından bu yana meslektaşları Dr. Dilek Şire Eren ve Dr. Can Mustafa Eren ile birlikte Estelite Güzellik ve Estetik Merkezi’nde Adanalılara hizmet verdiklerini belirten Dr. Gizem Toktaş Geylani, son 2 yıldır da Fokuslu Ultrason teknolojisiyle birçok kadının hayatına dokunduklarını vurguladı. Anne karnındaki bebeklerin görüntülenmesi için kullanılan tekniği gelişmişi olan Fokuslu Ultrason tedavisini Dr. Gizem Geylanli şu sözlerle anlattı:

    “Bu teknoloji temelinde, güçlü ses dalgalarının, cildin alt katmanlarına ulaşarak, buralara kontrollü olarak hasar vermesidir. Ortaya çıkan hasara, doğal olarak tepki veren cilt, kendi kendini iyileştirme sürecinde kollejan üretimini arttırır. Ciltteki yenilenmeyle birlikte gençleşme de sağlanmış olur.”

  • Tahliye Olanlara Geriye Dönük Borçlanma İmkanı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, tahliye olan tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde kaldığı süre kadar geriye dönük borçlandırılarak, borçlandırılan sürelerinin emekliliklerine sayılmasına olanak sağlanması için yasa teklifi verdi.

    CHP Milletvekili Yaşar Tüzün, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunduğu yasa teklifi hakkında bilgi vererek zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihalelere satımlara fesat karıştırma, bölücü terör, cinsel istismar, kadına ve çocuğa yönelik şiddet suçlarından cezaevine girenlere emeklilik için geriye dönük borçlanma hakkı tanınmayacağını belirtti. Tüzün, “Kader mahkumlarını, cezaevinden çıktıktan sonra ömür boyu açlığa mahkum eden ve yeniden suç işlemeye özendiren düzenlemelerin değiştirilmesi için yasa teklifi hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunduk. Teklifte, tahliye olan mahkumlar, cezaevlerinde kaldığı süre kadar geriye dönük borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri emekliliklerine sayılacak. Ancak bazı suçlardan cezaevine girenler bu haktan yararlanamayacak. Yasa teklifinin gerekçesinde, eski ceza infaz sisteminde cezaevlerinin, suçluların dört duvar arasında tutulduğu, suçluların toplumdan soyutlanarak yalnız cezaya değil, aynı zamanda unutulmaya da mahkum edildiği yerler olarak kabul edildi” dedi.

    “TAHLİYE OLDUKTAN SONRA HÜKÜMLÜLÜK SÜRELERİNİ GERİYE DOĞRU BORÇLANMA HAKKI BULUNMAMAKTA”

    Modern infaz anlayışına göre ise cezaevlerinin, suç işlemiş kişilerin topluma yeniden kazandırılması amacıyla eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin yapıldığı yerler olarak değerlendirildiğini vurgulayan Tüzün, şu görüşlere yer verdi:

    “Bu anlayış çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular, özgürlükten mahrum bırakılmanın sonucunda kaybettikleri haklar dışında, diğer bütün insan haklarına sahip olmaya devam ederler. Türkiye, tam üyeliği hedeflediği Avrupa Birliği normları çerçevesinde cezaevlerinin fiziki durumundan yönetimine ve tutuklu-hükümlü haklarına kadar çok sayıda düzenleme yapmasına karşın sosyal güvenlik haklarıyla ilgili mevzuatta eksiklikler ve çelişkiler bulunmaktadır. Yürürlükteki mevzuatta yer alan ‘çalıştırma’ ibaresi fiilen çalışmayı ifade ettiğinden, tutuklu ve hükümlülerin kendileri cezaevinde iken dışarıda bir işverenin iş yerinde zorunlu sigortalı gösterilmelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kabul edilmedi. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarından dolayı 5510 sayılı yasa kapsamında 4/b sigortalısı olanların, tutuklandıklarında veya hüküm giydiklerinde 4/b sigortalılıklarının devam edip etmeyeceği ile ilgili olarak SGK il müdürlükleri arasında uygulama birliği bulunmadığı. Hükümlülerin cezaevinden tahliye olduktan sonra hükümlülük sürelerini geriye doğru borçlanma hakkı bulunmadığın ancak, sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır hükmü bulunuyor. Kanun metnindeki bu hükümler nedeniyle, mahkumların infaz sonrası, cezaevlerinde kaldığı süreleri borçlanma hakkı olmadığı gibi, bu sürelerde sigortalı olma hakları da bulunmamaktadır. Bu durum, mahkumların infaz sonrası ömür boyu cezalandırılması gibi çağdışı bir uygulamaya yol açmaktadır.”

  • Ölen Anne İle Oğuldan Geriye Bu Fotoğraflar Kaldı

    Amasya’da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybeden anne ile oğlundan geriye ailece çektirdikleri fotoğraflar kaldı.

    50 yaşındaki anne Yasemin Zeren ile 14 yaşındaki oğlu Anıl Ali Zeren, bu sabah Amasya merkez Kurşunlu Mahallesi’ndeki evlerinde yakınları tarafından ölü bulundu.

    Olayı duyunca balık satma gittiği Çorum’un Mecitözü ilçesinden evine dönen Mehmet Ali Zeren, karısı ve oğlunun cansız bedeniyle karşılaşınca sinir krizleri geçirdi. Acılı adamı polisler ve yakınları sakinleştirmeye çalışırken, Alper ile kardeşi Yasemin’de ekiplerinin incelemesinin ardından anneleri ile kardeşlerinin cansız bedenlerini görünce gözyaşlarını tutamadılar.

  • Zamanı Somon DNA’sı İle Geriye Alın

    Estetik Tıp Derneği Başkanı Operatör Dr. Hasan Subaşı, yaşın ilerlemesi ve çevresel faktörlerin etkisiyle kaçınılmaz olarak bozulan cildin onarımının yanısıra ışıl ışıl bir görüntüye sahip olabilmek için somon DNA’sının iyi bir alternatif olduğunu söyledi.

    “Zamanı durduramazsınız ama somon DNA’sı aşısı ile geriye alabilirsiniz” diyen Estetik Tıp Derneği Başkanı Opr. Dr. Hasan Subaşı, genetik yapıya bağlı olarak insanların cildinde farklı olmakla birlikte yaşlanma belirtileri görüldüğünü hatırlattı. Genlerde bulunan DNA yapısının cilt yaşlanması ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Dr. Hasan Subaşı, “Günümüzde genç ve güzel görünmek herkesin önemli bir isteğidir. Zamanla ciltteki kolajen ve elastin lifleri parçalanır. Aynı zamanda nem sağlayan vücudun kendi hyaluronik asit miktarı da değişir. Bundan dolayı cildimiz daha kuru bir hale bürünür ve elastikiyeti azalır. Bu durumdan kurtulmanın önemli bir yolu somon DNA’sıdır. Pi adını verdiğimiz sistem, cilt gençleştirmede klinik olarak kanıtlanmış yepyeni ve üstün yaklaşım sunan bir protokoldür” diye konuştu.

    “Pİ SİSTEMİ GÜNEŞ IŞINLARININ HASARINI ENGELLİYOR”

    Cilt yapısını destekleyen, güçlendiren, cildi derinlemesine nemlendiren, cilt elastikiyetini ve parlaklığını arttıran Pİ sisteminin UVB (güneş ışınları) nedeniyle oluşan radyasyon hasarını engellediğini bildiren Dr. Subaşı, bu sayede pürüzsüz ve aydınlık bir cilde sahip olmanın mümkün olduğunu ifade etti. Dr. Subaşı, böylece cilt yenilenmesinin ve gençleşmesinin sağlandığına dikkat çekerken, bahsettiği protokolü oluşturan polinükleotidler (somon DNA’sı) ve hyaluronik asit moleküllerinin vücudun tamamen doğal elemanları olduğunun altını çizdi.

    Uygulamanın doğallığına vurgu yapan Opr. Dr. Hasan Subaşı, “Pi sistem, yüz, dekolte, boyun, dudak, akne skarları (izleri), eller, çatlak tedavisi, göz çevresi, saç (hormonal saç dökülmesi) gibi vücudun son derece geniş bölümünde kullanılabilir. Daha ilk seanstan itibaren ciltteki etkiyi görebilirsiniz. Kliniğimde mümkün olduğunca doğal ürünler kullanarak beklenen etkinin en kısa sürede alınmasını sağlayan ve dünya çapında başarısı kanıtlanmış yöntemleri uyguluyorum. Somon DNA’sı uygulamasında etki, her seanstan sonra kademeli olarak artar. Ve bu etkisini ortalama olarak 12 ay boyunca korur” dedi.

    Opr. Dr. Hasan Subaşı, Pi sistemin kadın, erkek, genç, olgun, tüm cilt tipleri için uygun olduğunu belirterek, su moleküllerinin olması gereken yere yönlendirilerek hyaluronik asit miktarının artmasını sağladığını aktardı. Uzun süren nemlendirme etkisi için su moleküllerinin de bu yöntem sayesinde tutularak depolandığını dile getiren Dr. Subaşı şöyle konuştu:

    “Somon DNA uygulaması cildi su kaybına karşı korur ve güçlendirir. Bütün bu etkilere biorevitalizasyon denir. Yani dokuları eski haline döndürmek ve gençleştirmek. Kronolojik yaşlanma ve güneş ışınlarının etkisi ile foto yaşlanmanın cilt üzerindeki belirtilerinin fizyolojik olarak normale dönüşmesini sağlar. Ama en önemlisi fibroblastların, kök hücrelerin rejevenasyonu (gençleştirme) aynı zamanda harekete geçmelerini sağlar ki, bu da kolajen ve elastin liflerinin gelişmesini sağlar. Bunları yaparken bir takım moleküller salgılanır ve bunların devreye girmesiyle yalnız bölgesel değil aynı zamanda genel bir gençleşme sağlanır.”

    Gençlik aşısı olarak da adlandırabilecek somon DNA’sı tedavisinin cerrahi müdahale istemeyen kişiler tarafından çok tercih edilen uygulamalardan biri olduğunu belirten Opr. Dr. Subaşı, doğal bir serum kullanıldığı için yöntemin alerjiye de sebep olmadığını açıkladı.

    CİLDİNİZ İÇİN İLERİYE DÖNÜK BİR YATIRIM

    Estetik Tıp Derneği Başkanı Operatör Dr. Hasan Subaşı, somon DNA’sının anti aging (yaşlanmayı geciktiren) etkisinden dolayı genç hastalar tarafından ileriye yönelik bir yatırım olarak değerlendirildiğini vurgulayarak, “15 günlük periyodlarla 4 seans uygulanan tedavinin ağrısız neticelerin doğal olması ve hiçbir iz bırakmaması çok tercih edilmesini sağlıyor. Yüz, boyun, dekoltede ve ellerde hasarların giderilmesi, canlı ve yenilenmiş bir cilt için çok iyi sonuçlar almaktayız. Kombine tedavilerle uygulanmasında hiçbir sakınca yoktur. Lazer ve ışık tedavileri ile birlikte hücrelere somon DNA’sı uygulandığında canlı ve ışıl ışıl bir cilde sahip olmanız mümkün” dedi.