Etiket: geri

  • Türkmenler Kaybettikleri Bölgeleri Geri Aldı

    Bayırbucak bölgesinde, rejim güçlerine ve Ruslara karşı mücadelelerini sürdüren Türkmenlerin 2. Sahil Komutan Yardımcısı Alparslan Çelik, düşürülen Rus savaş uçağının pilotlarının öldüğünü söyledi.

    Kızıldağ’a başlattıkları operasyona Rus destekli saldırı olduğunu belirten Çelik, “Rejim güçlerine havadan destek veren Rus savaş uçağı Türkiye sınırına geçince Türk uçakları tarafından anında vurularak düşürüldü. Bu elimdeki Suriye sınırları içerisine düşen Rus savaş uçağından atlayan pilotların paraşütlerinin bir parçası. Diğer parçaları da iç tarafta. Şu anda Kızıldağ tekrar Türkmenlerin elinde. Biz geçen açıklamamızda Esad ve destekçilerinin hadlerini bilmesi konusunda onları uyarmıştık” dedi. Çelik, paraşüt tutangacını göstererek, “Bu da kanıtıdır. Herkes haddini bilsin” diye konuştu.

    Rus savaş uçağından atlayan pilotların ölü olarak ele geçirildiğini de aktaran Çelik, şöyle devam etti:

    “Paraşütle atladılar. İkisi de öldü. Cenazeleri iç tarafa düştü. Arkadaşlarımız onların cesetlerini getirmeye gittiler. Rus uçağı olduğu kesin bomba yüklüydü. Bize attığı ilk bombanın ardından, Türk hava sahasına girince Türk savaş uçakları tarafından vuruldu. Pilotlar uçaktan atladılar. Onların atladıklarını görünce bizler de ateş açarak onları öldürdük. Ondan sonra iki helikopter geldi ancak Türkiye’ye yakın bölgelere geçemediler. Pilotları kurtarmaya geldiler ancak Türk hava sahasına yakın olduğu için geçemediler. Türk devleti fırsat vermedi.”

    Şu anda Türkmen dağının tamamen Türkmenlerin elinde olduğunu ifade eden Çelik, “Türkmen dağı düştü haberleri tamamen yanlış. Kızıldağ’da kaybettiğimiz bölgeleri geri aldık. Kızıldağ tamamen bizim elimizde” dedi.

    Türkiye’ye yapılan yardımlardan dolayı teşekkür eden Çelik, “Türkiye her noktada bizim yanımızda. Türk milletinin duaları ve Türk devletinin yardımlarıyla burada dimdik ayaktayız. Yıkılmayacağız. Türkmen dağı Türk’ün yurdudur. Allah’ın izniyle biz var oldukça Türkmen dağı düşmeyecektir” şeklinde konuştu.

    Türkmen Cephesi Tugay Komutanı Muhammed Abdullah ise, Kızıldağ ve Fokluk bölgesinin ellerinde olduğunu belirterek, “45 tepesine doğru yaklaştık dağın kontrolü tamamen Türkmenlerin elinde. Biz eski noktalarımızı tekrar geri almakla beraber onun üstüne daha da ilerledik, ilerlememiz devam ediyor” dedi.

    Rusya’ya ait uçağın Türkiye tarafından sınır ihlali yaptığı için düşürüldüğünü ifade eden Abdullah, “Pilotlar hakkında bilgi sahibi değiliz biz cephedeyiz. Acısu bölgesinde birkaç gündür devam eden top atışları son buldu kendi bölgelerine Keseb’e çekildiler. Bizim ilerleyişimiz Kesep’e kadar sürmesi için kendi aramızda bir koordine yapacağız daha sonra ne yapacağız konusunda karar vereceğiz” diye konuştu.

    Gözyaşları içinde Türkiye Cumhuriyeti devletine ve hükümetine teşekkür eden Abdullah, “Türkiye’den Allah razı olsun, Türkiye bize oldukça destek verdi, Türk halkı bize destek oldu. Allah onlardan razı olsun. Biz çocuklarımızı Türk devletine emanet edip tekrar cepheye savaşmaya gidiyoruz. Ailemiz Türk devletine emanet” ifadelerini kullandı.

  • Eşinin Ölüm Yıl Dönümünde Sahnelere Geri Döndü

    Bilecik’te usta oyuncu Nejat Uygur’un ölüm yıl dönümde sergilenen ’Markopaşa’ adlı oyunla eşi Nejla Uygur tekrar sahnelere dönerken, oyun sonunda duygu dolu anlar yaşandı.

    Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde ’Markopaşa’ adlı oyunu Belediye Başkanı Selim Yağcı, İl Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş ve 9. Jandarma Alay Komutanı Alpay Mehmet Yiğit ile tiyatro severler izledi. Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’nın büyük özverileri ile düzenlenen ve bu yıl ’10. Ulusal Bilecik Tiyatro Festivali’ olarak kutlanan festivalin ilk gününde 25 yıl önce Nejat Uygur tarafından sahnelenen ’Markopaşa’ adlı müzikhol oyununun sonunda duygu dolu anlar yaşandı. Behzat ve Süheyl Uygur’la birlikte yıllar sonra ’Markopaşa’ oyunuyla sahneye çıkan Nejla Uygur ise geceye ve tiyatro oyununa ayrı bir anlam kazandırdı. Oyunun arasında Bilecik Belediyesi salonu hınca hınç dolduran seyircilere, üzerinde Nejat Uygur’un resminin bulunduğu maskeler dağıttı. Oyun sonunda Kristal Çınar ödülüne layık görülen Nejla Uygur, ödülünü Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’nın elinden aldı.

    “TİYATRONUN DUAYENİ NECAT BABANIN BÖYLE ÖZEL BİR GÜNÜNDE BU ETKİNLİĞE BAŞLAMAK AYRI BİR DEĞER KATIYOR”

    Verilen ödül sonrası bir konuşma yapan Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, bu tiyatro festivaline başladıklarında 10’uncusunu düzenleyeceklerini görmenin uzak bir hedef olduğunu anlattı. Bu akşam festivalin 10’uncu yılını gördükleri 10. Ulusal Bilecik Tiyatro Festivali’nin ilk gecesinde olduklarını söyleyen Yağcı, “Mekanlar önemlidir. Ama mekanlara anlam kazandıran insanlardır. Bu mekanları yapıyoruz, gurur duyuyoruz. Ama içerisinde böyle güzel sanat eserlerini seyrettiğimizde böyle güzel sanat sevenlerle bu sanat eserlerini ve sanatçılarımızı buluşturduğumuz da mekanlar gerçek anlamını buluyor. Birde ustaların ustası tiyatronun duayeni Necat Babanın böyle özel bir gününde bu etkinliğe başlamak ayrı bir değer katıyor. Onun için bu akşam hem duyguluyuz hem onurluyuz hem mutluyuz hem de gururluyuz. Çok fazla söze de gerek yok. Bu hizmeti yapmaktan böyle bir etkinlikte bulunmaktan ve onuncu yılı kutlamaktan gerçekten büyük mutluluk duyuyorum. Daha nice on yılları görmek dileğiyle” dedi.

    Konuşmanın ardından salondakilere Nejat Uygur’un resimlerinin ve tiyatro oyunlarından belli bölümlerinin oluşturulduğu bir sinevizyon gösterisi izletildi. Nejla Uygur’un bu sırada gözyaşlarına hakim olmadığı anlarda salonda da duygu dolu analar yaşandı. Daha sonra oyun arasında üzerinde Nejat Uygur’un resminin bulunduğu maskeleri takan seyircileri gören Nejla Uygur, bir kez daha gözyaşlarına boğuldu.

    Duygu dolu anlar yaşanan o dakikalarda mikrofonu eline alan Behzat Uygur, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı ve seyircilere teşekkür etti. Uygur, “Tabi annemiz başka bir duyguyla bakıyor. Çok güzel bir sürpriz. Beni hep gülümseyerek anın beni hep tiyatro sahnesinde anın. Ne güzel bir doğum gününde harbiye açık havada kutladık. Tabi belki bizim için üzücü bir durum. Hepimiz için üzücü bir durum. Annemiz Nejat baba turneye gitti diyor bizde öyle düşünüyoruz. Ama eminim ki şu anda bizleri izliyorsa bu güzel sürprize çok çok mutlu olmuştur. Bu güzel sürpriz için herkese çok teşekkür ediyorum. Ustamızın sözleriyle veda edelim. Büyüklerin elinden küçüklerin gözlerinden ortancaların alnından öpüyoruz. Yaşasın Tiyatro” diye konuştu.

    Tiyatro oyunu sonrası salonu dolduran seyircilere Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, rahmetli Nejat Uygur için hazırlattığı helvayı kendi elleri ile dağıttı.

  • ‘Türkiye İnovasyon Haftası’nda Geri Sayım Başladı

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) İstanbul’da 4’üncü kez düzenleyeceği ‘Türkiye İnovasyon Haftası’ etkinlikleri 3 Aralık’ta başlayıp 3 gün boyunca devam edecek. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye İnovasyon Haftası’nın önemine değinerek, “Bu amaçla ticari faaliyetlerde katma değerin arttığı, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüştüğü ve şirketlerde yeni buluşların geliştiği kültürlerin yaygınlaşmasını istiyoruz” dedi.

    Türkiye’nin başta 2023 olmak üzere gelecek hedeflerine inovasyon, Ar-Ge ve tasarım odaklı ulaşılacağını öngören Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), bu yıl dördüncüsünü gerçekleştireceği ‘Türkiye İnovasyon Haftası’ etkinliklerinde ‘Sınırsız inovasyon, sınırsız potansiyel’ temasıyla dünyaca ünlü konukları ağırlayacak. 3 Aralık’ta başlayıp üç gün sürecek etkinliklerde “Teknolojiyle dünyayı değiştirebilir miyiz?” konferansıyla Easton Lachapelle, nano teknoloji konferansıyla da Dave Blank katılımcılara inovatif olmaları yönünde ilham verecek. Bu yılki etkinliğin bir başka önemli noktası ise ilk kez ‘Küresel IMProve Ödülleri’nin İstanbul’da verilecek olması.

    Ekonomi Bakanlığı’nın katkıları, TİM’in organizasyonu, Arçelik A.Ş., TEB, Sabancı Holding, THY ve Turkcell’in sponsorluğunda İstanbul’da düzenlenecek dördüncü ‘Türkiye İnovasyon Haftası’ etkinlikleri Türkiye’de inovasyon dalgası yarattı. İstanbul’da 2012’deki ilk yıl etkinliklerini 15 bin kişi izlerken, 2013’te 27 bin, 2014’te ise 40 bin kişi izlemişti. Geçen yıl ayrıca etkinlikleri TİM TV’den 83 bin kişi canlı takip ederken, inovasyon ruhu Anadolu’da İzmir, Ankara, Gaziantep ve Adana’ya da taşınmıştı.

    GİRİŞİMCİLİK EKO SİSTEMİ OLUŞTURULACAK

    Etkinliklerle ilgili bilgi veren TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Hollanda’nın bu yıl partner ülke olarak destek vereceğini aktardı. Büyükekşi, Amerikalı yazılım mühendisi Watts Humphrey’nin “İnovasyon, fikirlerin üretilebilir ve pazarlanabilir forma dönüştürülme sürecidir” sözlerini hatırlatarak, “Bizim amacımız Türkiye’de hem fikirlerin değer gördüğü, kaliteli fikir üretiminin arttığı; hem de bu fikirlerin inovasyonla birlikte ticarileşme sürecinin kolaylaştığı girişimcilik ekosistemini oluşturmak. Bu amaçla ticari faaliyetlerde katma değerin arttığı, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüştüğü ve şirketlerde yeni buluşların geliştiği kültürlerin yaygınlaşmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Dünyanın hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecinde olduğunu hatırlatan ve yenilikçi zihinlere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Büyükekşi, bu konuda İnovaLİG organizasyonunun önemine değindi. Büyükekşi, “İnovaLİG’de başarılı olan firmalarımız etkinliklerimizde ödüllendirilecek. Ayrıca Avrupa çapında yapılan ve 30 ülkenin temsilcilerinin katılacağı ilk ‘Küresel IMP³rove Ödülleri’ de İstanbul’da Cumhurbaşkanımızın katılımıyla verilecek” dedi.

    HOLLANDA PRENSİ ORANJE’DE ETKİNLİKLERE KATILIYOR

    Partner ülke Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom, Hollanda Kraliyet ailesinden Prens Maurits Van Oranje’nin etkinliğe inovasyon heyetinin sembolik lideri olarak geleceğini ve bir de konuşma yapacağını müjdeledi. Türkiye-Hollanda bilim mutabakatı imzalayacaklarının da altını çizen Schuddeboom, “Hollanda’da toplumsal konuları ele alan ortak araştırma programları ve inovasyon merkezlerinin oluşturulması için maddi ve beşerî yatırımlarda bulunuyoruz. Bunu Hollandalı iş ortaklarının yanı sıra uluslararası ortaklarla da gerçekleştiriyoruz. Türkiye’deki kurumları da inovasyon ağımıza katmayı hedefliyor ve biz de sizin inovasyon ağınıza dâhil edilmeyi arzuluyoruz. Diğer bir deyişle: rekabet yerine yaratıcı işbirliği istiyoruz” şeklinde konuştu.

    ARÇELİK’TEN İNOVASYON DESTEĞİNE DEVAM

    Etkinlik sponsorlarından Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Hakan Bulgurlu da konuşmasında “Türkiye’deki başarı hikayemizi dünyadaki farklı pazarlara taşıyoruz. Türkiye’de 8, Tayvan ve İngiltere’de 2 Ar-Ge Merkezi olmak üzere toplam 10 Ar-Ge Merkezi, 1000’in üzerinde Ar-Ge çalışanı, 2000’den fazla patent başvurusu ile sektörümüzde Ar-Ge lideri konumundayız. Global vizyonumuzu desteklemek amacıyla, ABD ve Almanya’da yeni Ar-Ge merkezleri açmayı hedefliyoruz. MIT ve Cambridge gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri ve araştırma merkezleri ile yaptığımız stratejik işbirlikleri ile yetkinliklerimizi güçlendiriyoruz. İnovasyon alanındaki girişimlere liderlik etmeye ve ekosistemin gelişimine destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

    Sabancı Holding Kurumsal İletişim Direktörü Suat Özyaprak da “Tüm paydaşları bir araya getiren Türkiye İnovasyon Haftası gibi buluşmalar, bu kültürün gelişmesi için ideal bir zemin hazırlıyor. Geçen 10 yılı aşkın sürede; Sabancı üst yönetimin inovasyon kültürünü sahiplenmesi, teşvik etmesi, takip etmesi ve ödüllendirmesi ile inovasyonun ve yenilikçiliğin Sabancı DNA’sına işlendi. İnovasyonla gelen başarılar, hem bizim hem de Türkiye ekonomisi için de ilham verici; zira Türkiye geleceğe inovasyonla koşabilir. Gelişmiş ülkelerin yaklaşım ve başarıları da bunu gösteriyor. Yeni bilgiyi üreten, sürekli yenilenen, teknolojiyi sadece tüketmeyen, geliştiren, ürün ve hizmetlerini çeşitlendirenler rekabetin kazananı olabiliyor” ifadelerini kullandı.

    TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, yapmaktan en çok hoşlandıkları işlerden birinin Türkiye İnovasyon Haftası’ etkinlikleri olduğunu dile getirerek, “Wave İnovasyon Sergisi ve Dünyayı Değiştiren 5 Akım’ çalışmasını etkinliklerde sergileyeceğiz. Burada yeni düşüncelerin farklı bakış açılarını paylaşacağız. Ayrıca ‘Çöpten yapılmış müzik aletlerini çalan Paraguaylı grup The Recycled Orchestra’sının ilginç konserlerini katılımcılara sunacağız. Büyük ölçekli sosyal eğitim platformu ‘Manetho’ projemizle de eğitim alanındaki uygulamalarımızı etkinlikte sergileyeceğiz” diye konuştu.

    Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, “İnovasyon yalnızca büyük şirketlerin değil büyük toplumların gündemine gelmeli” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Turkcell olarak biz de içinde bulunduğumuz sektörün lideri olarak bulunduğumuz konumun farkındayız. Faaliyette bulunduğumuz ülkelerde en gelişmiş hizmetleri getirmeye çalışıyoruz. Bunların büyük bir ekosistemin parçası olduğunun bilinciyle bizimle çalışan kurumlara da bunu aşılamaya çalışıyoruz. 750 kişilik Ar-Ge merkezimizdeki çalışmalarımızla yazılım, servis ihraç ediyoruz. İnovasyon için hepimize düşen görev var. Yeniliği kucaklamamız lazım, daha fazla çalışmamız lazım. İnovasyonu bisiklete binmeye benzetiyorum. Türkiye’nin inovsayon için pedalı daha hızlı çevirmesi lazım”.

    THY Kurumsal İletişim Başkanvekili Neşet Dereli de inovasyonun rekabette kalmak için önemine değinerek, “İnovasyonla uçuyoruz. Dünya havayolları liginde emin adımlarla ilerliyoruz. Yeniliği ürünlerimize yansıtıyoruz. Örneğin kendi koltuklarımızı üretiyoruz, müşteri hizmetleri anlamında farklı çalışmalar yürütüyoruz. Ana hedefimiz beklentilerin üzerinde hizmet vermek ve bunu da ancak inovasyonla yapabileceğimizin farkındayız” şeklinde konuştu.

    HER ALANDA ‘İNOVASYON RUHU’

    ‘Türkiye İnovasyon Haftası’nda Easton Lachapelle ve Dave Blank’ın konferanslarının yanı sıra uluslararası ve Türk iş dünyasının ünlü isimlerinden Hüsnü Özyeğin, Ali Koç, Charles Adler, Dale Dougherty gibi birçok konuşmacı katılacak. ‘Sıra dışı kadınlar’, ‘Geleceğin şehirleri’, ‘E-Ticaret’ gibi panellerde inovasyonun şifreleri anlatılacak.

    Ayrıca robot gösterisi yapılacak etkinliklerde, Shell Eko Maraton ve TÜBİTAK işbirliğiyle gerçekleşen yarışmaya katılan araçlar sergilenecek, Deri Tanıtım Grubu’nun ‘Dijital Hologram ve İnteraktif’ kurgusu çalışması ilk kez sunulacak. 3 gün boyunca etkinliklere özgü tasarımlar gerçekleştirilip sergilenirken, ‘Daha azıyla çok daha fazlasını başar’ sloganıyla büyük başarı kazanmış ’Frugal İnovasyon’ kitabı da ücretsiz dağıtılacak.

  • (Özel Haber) Emekli Öğretmen 78 Yaşında Hukuk Kazanarak Sıralara Geri Döndü

    Kocaeli’nin Derince ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Muharrem Açıl (78), 50 yıl sonra hayalini gerçekleştirerek, Hukuk Fakültesi öğrencisi oldu.

    Kocaeli’nin Derince ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Muharrem Açıl, gençlik yıllarından beri hayalini kurduğu Hukuk öğrencisi olma arzusunu 78 yaşında gerçekleştirdi. “Okumanın yaşı yoktur” sözünü adeta gerçeğe dönüştüren Açıl, Köy Enstitüsü’nden 1956 yılında mezun olduktan sonra 19 yaşında Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Mercimekli (Hâspînas) köyünde öğretmenliğe başladı. 1964 yılında öğretmenlik yaparken İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanan, fakat öğretmenlik yaptığı için devam edemeyen emekli öğretmen Açıl, 50 yıllık hukuk fakültesi okuma arzusunu hiç yitirmedi. emekli öğretmen Muharrem Açıl, bu hayalini 7 torun sahibi olduktan sonra gerçekleştirdi. Öğrenciler tarafından hayli ilgi gören Açıl, gençler arasında yeniden gençleştiğini söyledi.

    Hukuk öğrencisi olma arzusunun 50 yıldır sürdüğünü belirten Açıl, “Ben 1938 doğumluyum. Geyve’nin Doğantepe köyünde, 5 çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. 1956 yılında Köy Enstitülerinde son sınıf öğrencilerine yurt gezileri yaptırırlardı. Yarın öbür gün öğretmen olarak Anadolu’ya atandıklarında ülkelerini tanısınlar. Ekonomik yönden, kültürel yönden, coğrafi yönden diye yurt gezileri yapılırdı. İstanbul’a yapılan bir geziye katıldım. İstanbul’da dört gün kaldık. Hukuk fakültesi binasını o zaman gördüm. Binanın heybeti çok ürpertici, değişik duygular oluşturdu. O zaman ben arkadaşlarıma dedim ki; ‘Eğer ben bu binada hukuk okumazsam yuh olsun bana’. Bu benim içimde öyle bir ukde kaldı. Öyle bir hukuk tutkum vardı benim. O zaman belki de üniversite binasının, o kütüphanelerin dolu olması, beni etkilemişti. Öyle bir tutkum vardı içimde. Hukuk fakültesini kazandım İstanbul’da, ama hukuk fakültesinin devam mecburiyetinin olduğunu bilmiyordum. Gittik geldik, sınavlara gittim bir ders vermişim sadece. Diğer derslere girdim. Dediler ki; ‘Devam mecburiyeti var burada, siz devam etmemişsiniz. Böyle olmaz. Böyle yürümez bu iş’ dediler. Ben ondan sonra bıraktım. Tekrar öğretmenliğim devam ediyordu. Devam etmem mümkün değildi” dedi.

    “KIZIM İKNA ETTİ”

    Konuşmalarında sürekli hukuk fakültesi öğrencisi olma arzusunu dile getirdiğini söyleyen emekli öğretmen Açıl, “Bu benim içimde bir ukdeydi herhalde. Çocuklarımın arasında, ‘Bugün benim imkanlar el verseydi de ben hukuku bitirseydim, çok daha değişik olurdu’ derdim. Böyle de bir af çıkınca, kızım da buradan Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi olarak emekli olmuştu. Kızım bana, ‘Baba bir dene’ dedi. ‘Denemezsen bir şey öğrenemezsin. Ama denersen belki bir şey öğrenirsin. Bir dene’ dedi. Kayıt işlerinde de benimle ilgilendi sağ olsun. Ben de kaydımı tazelettim. İstanbul Hukuk Fakültesi olarak kaydımızı yaptırdık. Ama İzmit’ten İstanbul’a mesafe olarak yakın görünse de, en az beş saatiniz yollarda geçiyor. Onun için bu yaşta bu yolculuk yorucu oluyor. Verimli olamaz dedim ve kaydımı buraya aldırdım. Aftan yararlanan öğrencilerde ikamet ettiği ilde okumaları açısından kolaylık sağlanıyor. Ben de bu kolaylıktan faydalandım” diye konuştu.

    50 YILLIK ÖZLEMİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR

    Yeniden öğrenci olmanın kendisine hayata taze bir bakış kazandırdığını ve 50 yıllık özlemini giderdiğini belirten Açıl, “Gençlerin arasında gerçekten insan çok daha değişik görüyor, çok daha farklı görüyor kendini. Onların arasında hayata taze bakış geldi bana. Zaten de idealimde bu vardı. Birine model olmak. Sadece hukukta değil. Başka bir dalda da, gençlere model olmak benim için çok önemliydi. Bu arzumu 1964’ten 2015 yılına kadar, hesap edin, 50 yıllık bir özlemi gerçekleştiriyorum. Ben gençlerden bu kadar ilgi beklemiyordum. Burada gençler çok ilgilendiler ve hepsi de takdirle karşıladı. Hatta takdirle beraber bir saygı duymaları her hareketlerinden görülüyordu. Onun için ben onlara çok şey borçluyum gibi geliyor bana, çünkü bende yeni bir canlanma başladı, onların bu davranışları sayesinde” ifadelerini kullandı.

    Son olarak genç öğrencilere tavsiyelerde bulunan Açıl, “Öğretmenlik her halde biz sağ olduğumuz sürece bırakamayacağımız bir meslek. Zaman çok kıymetli bir varlık, bunu kaybettikten sonda insan anlıyor. Hani derler ya ’sözünü ve zamanını harcamadan iyi düşünün. Harcadıktan sonra ikisini de geri getiremezsin.’ Ben gençlere bunu diyorum. Bu zamanın kıymetini bilsinler ve ona göre değerlendirsinler, onu kaybettikten sonra geri getirmek mümkün değil, üzülmek de bir işe yaramaz” şeklinde konuştu.

    Hukuk öğrencisi Cihat Yılmaz da, bizim için de ilginç bir durum. Biz ilk geldiğimizde de Muharrem ağabeyi gördüğümüz zaman duygulandık açıkçası, çünkü bu yaşta bu azmi görmek, bizi de cesaretlendirdi okumak açısından. Biz de kendimizde okuma azmi gördük, okuma azmi daha da canlandı. Bu kadar okuma aşkıyla yanıp tutuşan bir insanın yanında, bizim zaten çalışmamamız, bizim eksikliğimiz olduğunu düşündük. Bizim de çalışma azmimiz daha da arttı Muharrem Ağabeyle beraber” ifadelerini kullandı.

  • Fazla Çöp Vergisi Ödeyenler Parasını Geri Alabilecek

    Çevre temizlik vergisi ikinci taksit ödemeleri ödemeleri kasım sonunda bitiyor.

    Yeminli Mali Müşavir Ahmet Gündüz, vatandaşların kullanmadıkları mekânlar için ödeme yaptıklarını, yanlış metrekare beyanından dolayı fazla para ödediklerini söyledi. Gündüz, fazla ödemelerin geri alınabileceğini ve bu ödemelerin gelir ve kurumlar vergisinde gider yazılabileceğini vurguladı. Gündüz, “Bu durumu bilmeyen çok sayıda vatandaş gereksiz yere ödeme yapıyor. Bunun için belediyeye yazılı dilekçe ile başvurulması gerekir. Bir mekan boşsa elektrik ve su sayacı incelemesiyle bu anlaşılır. Bu durumda gereksiz yere ödeme yapılmaz” dedi.

    YMM Gündüz, dilekçe vermeyenlerin ise çevre temizlik vergisi ödemek durumunda kalacağını söyledi. Gündüz, “Danıştay 9. Dairesi’nin 1996/6408 esas numaralı kararıyla yanlış veya fazla ödenen vergiler geri alınabilir. Muaf olmasına rağmen vergi ödeyenler belediyeye dilekçe yazmalıdır. Öte yandan belediyeler 5 yıl içinde almak durumunda oldukları vergiyi tahakkuk ettirmemişse bir daha bunu alamaz. Vatandaşlar ise ödemedikleri vergileri kendi rızalarıyla gidip ödediklerinde pişmanlık hükümleri devreye girer. Böylelikle ödemede indirim yapılır. İşyeri kiracısının temizlik vergisini ev sahibi ödemek durumunda değildir” diye konuştu.