Etiket: geri

  • Uçan araba, sürücüsüz araç ve roket yarışmaları ile TEKNOFEST için geri sayım başladı

    Uçan araba, sürücüsüz araç ve roket yarışmaları ile TEKNOFEST için geri sayım başladı

    İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen ve 550 binden fazla ziyaretçisiyle dünyanın en büyük ikinci havacılık etkinliği olan TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali için geri sayım başladı. TGRT Haber’in de medya sponsoru olduğu ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ sloganı ile yola çıkan TEKNOFEST’e genç Lagâriler, Hezarfenler de yarışma başvurularını yapmaya davet edildi.

    Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen ve ’Milli Teknoloji Hamlesi’ sloganı ile yola çıkan TEKNOFEST’in, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi yürütücülüğünde Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle hayata geçen festivalin 17-22 Eylül tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirileceği açıklandı.

    Bu yıl yine ilklere sahne olacak TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin Atatürk Havalimanı Özel Hangarlar Bölgesinde gerçekleşen tanıtım toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı – Teknofest İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı – Teknofest Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, proje paydaşları ve diğer davetlilerin katılımlarıyla düzenlendi. TGRT Haber’in de medya sponsoru olduğu TEKNOFEST’in açılışına İhlas Medya Temsilcisi Kadri Yeltekin de katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Teknofest Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, ’’Rüyamız olan TEKNOFEST, havacılık ve teknoloji sevdalısı gençlerin heyecanı, ekibimizin vizyonu, paydaşlarımızın katkıları ve milletimizin teveccühü ile gerçek oldu. Milli Teknoloji Hamlesi,TEKNOFEST sayesinde yüzbinlerce genç ile buluştu. Bu yıl 17-22 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek festival, yeni evimiz olan Atatürk Havalimanı’na taşınıyor. Ülkemiz ve dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçilerimizin daha rahat ulaşacağı, İstanbul’da teknolojinin solunacağı bir hava oluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız, ülkemizi yüksek teknoloji, havacılık ve uzay alanlarında zirveye taşıyacak gençlerimizin çalışmalarıyla toplumsal bir dönüşüm sağlamak’’ dedi.

    ’’Genç Lagârileri, Hezarfenleri gecikmeden yarışma başvurularını yapmaya çağırıyorum’’

    ’’Havacılık ve uzay alanında geleneği çok eskiye dayanan bir medeniyetin çocuklarıyız’’ diyen Bayraktar, ’’Takiyüddin, Hezarfen Ahmet Çelebi, roket çalışmalarıyla Lagâri Hasan Çelebi, Kirkor Divarcı, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş bizlerin öncüsüydü. Ancak çalışmaları sistemin engellerine takılarak akamete uğradı. Şimdi TEKNOFEST’te tohumlanacak fikirlerin filizlenmesiyle açığımızı kapatıp, dünyanın önüne geçmek için çalışıyoruz. Türkiye’nin en kapsamlı ve geleceğe yön verecek teknoloji yarışmalarını düzenliyoruz. Şahsen, gençlerimizin bu yarışmalara katılmalarının, somut projeler üretmelerinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Bundan 5-10 yıl sonra, bu yarışmalara katılan gençlerimizin Türkiye’nin en önemli teknoloji girişimlerini kurduklarını, en kritik projeleri hayata geçiren ekiplerde yer aldıklarını, inşallah hep birlikte göreceğiz. Buradan genç Lagârileri, Hezarfenleri gecikmeden yarışma başvurularını yapmaya çağırıyorum’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Artık ikinci uçuş için hazırlanma vakti’’

    Bayraktar sözlerini şöyle sonlandırdı: ’’Dünya havacılığında bir gelenek vardır. Yapımı tamamlanan bir uçak, en zor ve bilinmezlerle dolu ilk uçuşu için piste çıktığında,emek veren tüm ekip, cüzdanlarını bir torba içinde pilota teslim eder. Bu, biz uçamıyoruz ama en değerli şeyimizi güvenimizin göstergesi olarak emanet ediyoruz demektir. Geçtiğimiz yıl, paydaşlarımız, ekibimiz, gönüllülerimiz ve aziz milletimiz emeğini, çabasını ve en değerlisi olan gönüllerini bize emanet etti. Allah’a şükür, en zoru olan ilk uçuşu birlikte başarıyla tamamladık. TEKNOFEST uçağını emekleriyle havalandırıp, gönülleriyle piste indiren herkese çok teşekkür ederim. Artık ikinci uçuş için hazırlanma vakti. Bu kez gözümüz daha yükseklerde. Gençlerimizden yarışmalara katılmalarını, medyamızdan dünyaya açılabilmemiz için desteğini, aziz milletimizden de yine en değerlisi olan gönlünü ortaya koymasını istiyoruz. İnanıyorum ki ülkemizin tam bağımsız ve müreffeh yarınlarına varmak ve Milli Teknoloji Hamlesi’nin devam etmesi için desteklerini esirgemeyeceklerdir. TEKNOFEST ekibi adına tüm milletimizi, geleceğin aydınlık Türkiye’sini kurmanın hayalini taşıyan gençlerimizin heyecanına ortak olmaları için davet ediyorum’’.

    Toplantıda söz alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ’’2018’de TEKNOFEST, dünyada ikinci oldu. Burada ise ikincisi başlıyor, en kısa zamanda dünyada birinci olması adına katılımcılara, destek verenlere ve organizasyon ekibine bir görev düşüyor. Katılımcı ve organizasyonda dünyada birinci olsak bile asıl önemli olanın; bu festivalin çıktısı. Yani bu festival yapıldıktan sonra Türkiye’de gençlere bu konulara ilgisi, Türkiye’de uzay ve havacılık teknolojileri adına acaba hangi noktaya geldik buna katkısı ne? Bu konuda birinci olabilmişsek bu daha çok önemli diye düşünüyorum. Bu konuda T3 Vakfı Başkanına canı gönülden teşekkür ediyorum. Kendisi, Türkiye’de havacılık adına yeni bir tarihin başlangıcını çalışmalarıyla başlattı. İnanıyorum ki TEKNOFEST’te aynı adımın devamı olacak, aynı adımın devamı olan çalışmalar da İstanbul ve ülkemizin marka değeri katkısından öte dünyada teknoloji ve uzay ve havacılık teknolojileri adına belirli noktaya taşıyacağına inanıyorum’’ şeklinde konuştu.

    ’’TEKNOFEST, bizim milli teknoloji hamlesi için çok önemsediğimiz bir adım oldu’’

    TEKNOFEST’in milli teknoloji hamlesi için çok önemsedikleri bir adım olduğunu belirten Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Bu organizasyonun hayalini kurarken, toplumun 7’den 70’e inandığı, gençleriyle, çocuklarıyla adeta bir toplumsal seferberliğe dönüşmesine umduğumuz milli teknoloji hamlesinin bir çatı organizasyonu olmasını ümit ediyorduk. Bunu büyük ölçüde başardığımızı düşünüyoruz. 550 binden fazla ziyaretçiyle, 150’den fazla kurumun ve firmanın katılımıyla dünyanın en büyük 3’üncü havacılık etkinliği, günlük ziyaretçi sayısı açısından da dünyanın en büyük ikinci havacılık etkinliği İstanbul’a çok yakıştı diye düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl 14 teknoloji yarışması TEKNOFEST’te düzenlendi. Bu sadece Türkiye için değil, dünya için de erişilmesi güç bir ölçek. 83 ülkeden ve Türkiye’nin 50 farklı şehrinden binlerce takım TEKNOFEST yarışmalarına katıldı. 5 binin üzerinde takımda 30 binden fazla yarışmacımız vardı. Bunlardan 750 takım 2 bin 500 yarışmacıyla finallere geldiler. Bu takımlara malzeme destekleri, teknik danışmanlık destekleri sunuldu. Çok büyük teknoloji yarışma ödülleri sunuldu. Paydaşlarımız bu yarışmalara sahip çıktılar. Türkiye’de belki biz bir ilke imza attık. Ancak televizyon yarışmalarında görülebilecek seviyede ödüller ilk kez Türkiye’de, bilim ve teknoloji alanında gençlere sunulmuş oldu” diye konuştu.

    Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ise şöyle konuştu: “Aslında test uçağımızın yani TEKNOFEST’in kabiliyetleri ile ilgili bir şeyler keşfettik. TEKNOFEST ile bir dizayn yapıldı, onun içine koyulan yakıtın özgün enerjisi ile ilgili bir tahminimiz vardı. Motorlar çalışınca Take Off’a geçtiği zaman o enerjinin ne kadar büyük olduğunu hepimiz sahada gördük. Doğrusu o enerjinin büyüklüğü hepimizin beklentisinin çok üzerinde oldu. Demek ki bu milletin enerjisi, bu konudaki hevesi, gençlerimizin bu konudaki beklentileri çok büyük. TEKNOFEST’in en büyük rollerinden birisi; bu heyecanı, bu enerjiyi ölçülebilir şekilde ortaya koyması oldu. İnşallah bu seneki festivalde bu enerjinin ne kadar büyük olduğunu bir daha gösterecek. İlk uçuşun sonrasında biraz daha ustalaşmış uçuşlarla çok daha ileri mesafelere gittiğimizi göreceğiz. Bu millete özellikle gençlerimize güvenmek ilgili çok güzel örnekler gördük ve göreceğiz. Eğer bir şey insan yapısı ise biz daha iyisini yaparız. Bu festivallerde bunları göreceğiz. Bu festivalde yarışmalar zinciri var, bu bir anlamda olimpiyat gibi oluyor. Festivalde yarışmalar başlayana kadar, çeşitli illerimizde hazırlık çalışmalarına gençlerimiz katılacaklar, festival ise bir final olacak. Hem başkanlığımız bünyesinde yapılan benzer yarışmalar hem de Türkiye’de diğer kurumların yaptığı çeşitli faaliyetlerin entegre olmasıyla ekilen tohumların büyüdüğünü göreceğiz”.

    Uçan araba, sürücüsüz araç ve roket yarışmaları

    Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST kapsamında, gençlerin geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmalarını desteklemek için 19 farklı kategoride teknoloji yarışmaları da düzenleniyor.

    TEKNOFEST 2019 yarışmaları şöyle: Uçan Araba Tasarım Yarışması, Akıllı Mekanlar Hackathon Yarışması, İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması, Roket Yarışması, Savaşan İHA Yarışması, Robotik Fetih 1453 Yarışması, Yapay Zeka Yarışması, Mini Jet Radyal Kompresör Tasarım Yarışması, Sürü İHA Yarışması, İnsansız Hava Aracı Yarışması, Model Uydu Yarışması, Efficiency Challenge Robo Taksi Yarışması, İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması, Robotik Yarışmaları, Turbo Fan Motor Tasarım Yarışması, Hack İstanbul, Travel Hackathon, World Drone Cup ve TakeOff yarışmaları.

    Başvurular 28 Şubat tarihine kadar devam ediyor

    Yarışmalara ortaokul, lise, üniversite takımları ve profesyoneller katılabilecek geleceğin teknoloji ürünlerini geliştirecekler. Teknoloji yarışmalarında kazanan takımları, toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde bir ödül bekliyor. Teknoloji yarışmalarına başvurular web adresi üzerinden 28 Şubat tarihine kadar devam ediyor. Yarışmacı takımlara malzeme desteği ve teknik danışmanlık da sunulacak.

  • ABD’de yaşayan Kahraman ailesi çocuklarının geri verilmesi için savaşıyor

    ABD’nin Arizona eyaletinde yaşayan Türk aile, Çocuk Hizmetleri Servisi (DCS) tarafından kendilerinden alınan 6 yaşındaki ikiz çocuklarını geri almak için savaşıyor.

    Arizona’nın Mesa kentinde yaşayan Kahraman ailesinin 6 yaşındaki ikiz çocukları Çocuk Hizmetleri Servisi (DCS) tarafından çocuk ihmali gerekçesiyle aileden alındı. Çocukların doğumlarından bu yana birçok gıdaya ve kimyasala alerjisi ve duyarlılığı bulunduğunu ifade eden aile, çocuklarını buğday ve benzeri işlenmiş, genetiği oynanmış gıdalardan uzak tuttukları bir diyetle beslediklerini belirterek, bu diyetle çocuklarının sağlıklı büyüdüklerini ifade etti. Çocukların okula başlaması ile beraber sorunların yeniden baş gösterdiğini söyleyen Kahraman ailesi, okulda bulunan tahta silgisi, marker gibi malzemelerden dolayı rahatsızlanan çocuklarını hastaneye götürdüklerini anlattı. Tetkiklerden sonra eve dönen çift, çocuklarındaki sorunun devam etmesi üzerine bu sefer de Cardon Çocuk Tıp Merkezi Acil Bölümüne gittiklerini, buradaki doktorun yaptığı tetkiklerde çocuklarda yetersiz beslenme bulunduğunu söyleyerek DCS’ye başvurduğunu söyledi. DCS’nin bunun üzerine çocukların velayetini ellerinden aldıklarını belirten aile, organik gıdalar ile besledikleri çocuklarını acil servise açken götürdüklerini, ilk testlerde bu nedenle kan değerleri düşük çıktığı için DCS’nin çocukları aldığını söyledi. Başta çocuklarının kendileri ile görüşmesine izin verildiğini ifade eden aile, çocuklarına ne yedirildiğini sormaları üzerine bu iznin kaldırıldığını ve telefonla dahi görüşmelerine izin verilmediğini dile getirdi.

    Kahraman çifti, çocuklarının geri verilmesi için kendilerini destekleyenler ile birlikte hastane önünde protesto gösterisi yaptı. İHA’ya açıklama yapan baba Ahmet Kahraman, “Geçen hafta Cuma akşamından itibaren haklarımıza el konuldu. Çocuklarımızı bize göstermiyorlar ve telefonla görüştürmüyorlar. Hastanede yatan oğlum Kenan’ı taburcu etmişler ve bir eve yerleştirmişler. Neresi olduğunu veya kardeşi ile beraber olup olmadığını bilmiyorum” dedi.

    Hafta sonu olduğu için işlemlerin daha yavaş ilerlediğini söyleyen Kahraman, “Cuma akşamı Kenan ile konuşurken oğlum farklı yiyecekler yediğini söyledi. Bunun üzerine hemşire odaya girerek oğlumla ne yiyip ne yemediğini konuşamayacağımı söyledi. Ben de biraz ters çıktım. Bunun üzerine hemşire sosyal servise haber verdi ve polisle beraber gelerek bizden ayrılmamızı istedi. Ayrılmayacağımı söyleyince polis kelepçe takarak tutuklama tehdidinde bulundu. Bunun kayıtları da var. Pazartesi günü çocuk mahkemesine gerek kalmadan çocuklarımızı inşallah bize geri verirler. Hastanenin içerisinde kayıt yaptığımı düşünerek tabletimi aldılar. Özel eşyalarımı alıkoyma hakları yok. Bununla da ilgili ayrıca yasal işlem başlatacağım” dedi.

    Aileye destek vermek için protestoya katılan Türk Amerikan Güvenlikçiler Derneği Başkanı Fatih Özonur da, “Yaşananlar çok tatsız. Ailenin bir an önce bir araya getirilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Can Oğuz ise, konudan haberdar olduklarını ve aile ile görüştüklerini ifade ederek, DCS ve hastane ile görüştüklerini söyledi. “Temennimiz sorunun bir an önce çözülmesi” diyen Oğuz, Los Angeles Konsolosluğunun konuyu yakından takip ettiğini ifade etti.

  • CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye başkan adayı Ahmet Akın’ı geri çekti

    Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir Büyükşehir Belediye başkan adayı Ahmet Akın’ın adaylığını geri çekti.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylığını çektiği Milletvekili Ahmet Akın bir basın açıklaması yayımladı. Akın, parti meclisinin kararıyla adaylığının geri çekildiğini belirterek, “Parti meclisimizin aldığı karar ile açıklanan adaylığım resmi olarak devam ettiği için bugüne kadar açıklama yapmadım. Bugün, yine parti meclisimizin kararıyla adaylığım geri çekildi. Milletimiz için hayırlı olsun. Benden fedakarlık yapmam isteniyorsa, ülkem için, milletim için, vatanım için gözümü kırpmadan fedakarlık yapacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Adaylık benim şahsi meselem olamaz. Meselemiz memleket meselesidir. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı adaylığım açıklandığı günden bu yana, parti örgütümüzün her kademesindeki mücadele arkadaşlarım başta olmak üzere, bana kucak açan, sahip çıkan tüm hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

  • Kocaoğlu’nun grevdeki işçilere zam teklifi geri çevrildi

    Metro A.Ş.’ye giderek işçiler ve sendikacılarla sürpriz bir görüşme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Metro için yüzde 25, İZBAN için de yüzde 30 zam teklifi götürdü. Ancak sendika bu teklifleri reddetti. 31 Mart akşamına kadar görevinin başında olduğunu hatırlatan Başkan Kocaoğlu, “Nasıl olsa bırakıyorum diye işi savsaklamayacağım. Enkaz bırakmayacağım. ’Nasılsa ben değil gelen ödeyecek’ demek doğru değil. Bana yakışmaz. Popülist davranmayacağım” şeklinde konuştu.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Metro A.Ş.’ye bağlı metro ve tramvay çalışanlarıyla bir araya gelerek yeni yıllarını kutladı ve verdikleri hizmetlerden ötürü teşekkür etti. Halkapınar’daki Metro Genel Müdürlük binasında sendika temsilcileriyle de görüşen Başkan Kocaoğlu, 450 sendikalı işçiyi ilgilendiren metro toplu sözleşme görüşmelerinde işçilerin maaşlarına yüzde 25 zam önerisi götürdü. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, bu teklifin kabul edilmesi durumunda İZBAN için de “yüzde 30” teklifini ortağı TCDD’ye ileteceğini söyledi. Ancak sendika kanadından her iki teklife de olumsuz yanıt geldi.

    İzmir Metro A.Ş. işçilerine hitaben bir konuşma yapan Başkan Kocaoğlu, “31 Mart akşamına kadar görevimin başında olacağım. Nasıl olsa bırakıyorum diye işi savsaklamayacağım. Enkaz bırakmayacağım. ’Nasılsa ben bir kuruş ödemeyeceğim, gelen ödeyecek’ demek doğru değil. Bana yakışmaz. Popülist davranmayacağım. Alkışlanıp gitmek için değil, 15 yıldır neyi doğru biliyorsam yine aynı tutarlılıkla, aynı yaşam felsefesiyle çalışacağım” dedi.

    Toplu ulaşım hizmeti veren Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının İzmirlileri ve İzmir’e konuk gelenleri olduğu kadar aynı zamanda kendi eş ve çocuklarını, yakınlarını, akrabalarını, komşularını taşıdığını, onları işe, okula, hastaneye yetiştirdiğini hatırlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz bir aileyiz. Bu kent ve bu belediye hepimizin. 15 yıldır Büyükşehir Belediye Başkanlığınızı yapıyorum. Yaptığım yatırımları bir kenara bırakın. Ama çalışanlarım arasında kimseyi siyasi görüşünden, mezhebinden, nereden gelip nereye gittiğinden ötürü ayırmadığımı, onlara aynı nazardan baktığımı herkes iyi bilir. Böyle bakmaya da devam edeceğim. Türkiye’de ilk defa 6 bin 500 taşeron işçiyi bir günde kadroya ben aldım. Bundan dolayı ’icat çıkartıyor’ diye başıma gelmeyen kalmadı. 15 yıldır icat çıkartmaya devam ediyorum. 3 ay daha devam edeceğim. 88 gün kalmış. Hep emekten, işçiden, köylüden, ezilenden yana tavır aldım. Yaşamım boyunca da almaya devam edeceğim. Her şeyimi sorgulayabilirler ama kimse benim emeğe, ezilene, insana bakışımı sorgulama hak ve hukukuna sahip değildir. 71 yıllık yaşamımda bunu ispat etmiş bir kardeşinizim. Bunun da böyle bilinmesi gerekir. Para vardır, yoktur. Para verilebilir, verilemez. Hesap tutar, tutmaz ama önemli olan kötü gün dostluğudur. Önemli olan dostluktur. Önemli olan belediye başkanının ne yapacağını, ne yapmayacağını 27 bin kişilik Büyükşehir Belediye ailesinin bilmesidir. Başkanın net olması, açık olması önemlidir. Vereceğini verirsin, veremeyeceğini nasıl vereceksin?”

    “İzmirlilerin parasını kullanıyorum”

    Başkan Kocaoğlu, 1 Ekim tarihi itibariyle yaptığı basın toplantısı ile 2019 yerel seçimleri için Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmama kararını duyurduğunu ancak 31 Mart akşamına kadar görevinin başında olacağının altını çizerek şunları söyledi: “15 yıl belediye başkanlığı yaptım ve bu süre yeterli. Şimdi bayrağı bir arkadaşa devredip hizmetleri daha da ileriye taşımasını istiyorum. 15 yıldır neyi doğru biliyorsam, son güne kadar aynı tutarlılıkla, aynı yaşam felsefesi ile çalışmaya devam edeceğim. Sendika’nın İzmir Şube yönetimiyle bir önceki toplu sözleşme döneminde bir araya geldik. Toplu sözleşmeyi imzalayamadılar. Bunun böyle olacağını da zaten söylemiştim. Nitekim Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay’la birlikte imzaladık. 70 yıllık Demiryol-İş Sendikası bu kadar yıl içinde sadece bir kere greve gitmiş. Son iki yıl içinde de İzmir’de iki defa grev yapıyor. Aynı sendikanın başka yerlerde toplu sözleşmeleri var. Biliyoruz. Oradaki rakamların bizim verdiğimiz rakamla uzaktan yakından alakası yok. Bu ayrı bir oyun. Eğer ben popülist davransam ’bir kuruş ödemeyeceğim, gelen ödeyecek nasılsa’ derdim. Ama bu doğru değil. 15 sene boyunca İzmirlilerin 3 defa güvenerek oy verdiği, kentin şehremini olarak benim yapacağım bir iş değil bu. Yapmamam da gerekir. İzmirlilerin parasını kullanıyorum ve 27 bin kişilik koca bir gemiyi su almadan yürütmek zorundayım.”

    “Farklı senaryolar var”

    Demiryol-İş Sendikası İzmir Şubesi yöneticileri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun salondan çıkmasının ardından işçilerle toplanarak yüzde 25’lik zam önerisini değerlendirdi ve teklifi reddetti.

    Metro’da anlaşma sağlanması durumunda İZBAN için de yüzde 30’luk zam teklifini ortağı TCDD yönetimine ileteceğini hatırlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Ancak bunu da yapamadık. Maalesef bir dayatma ile karşı karşıyayız. Türkiye gerçeklerine göre verilebilecek en iyi rakamları önermemize rağmen ısrarla olumsuz cevap alıyoruz. Grev haktır ama işverenin verebileceği en iyi orandaki zamma karşılık vatandaşları mağdur etmek, onların toplu ulaşım hakkını ellerinden almak ve bunu sadece İzmir’de yapmak, aklımıza farklı senaryolar getiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak hemşehrilerimize toplu ulaşım hizmeti konusunda alternatifler üzerinde çalışıyoruz. Bu dayatmaya karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Ben İzmir ve İzmirliler için mücadele ediyorum. Bu süreçte hemşehrilerimizin desteğini bekliyorum” şeklinde konuştu.

  • Yeni yıla geri dönüşümle girdiler

    Tepebaşı Belediyesi Gençlik Merkezleri, 2018 yılına düzenlenen yeni yıl atölyesinde, kullanılmayan eşyalardan yılbaşı hediyeleri üreterek verimli bir şekilde veda etti.

    Tepebaşı Belediyesi Gençlik Merkezileri, Toy Gençlik Derneği çatısı altında faaliyetlerine devam eden Üstünüze Afiyet ekibi, yılbaşında yaşanan gereksiz tüketimin önüne geçmek için gerçekleştirdiği etkinliklere devam ediyor. Üstünüze Afiyet ekibi, 15 Aralık’ta yapılan Takas Pazarı’na ek olarak, yine Gençlik Merkezleri desteğiyle bu sefer yeni yıl atölyesi gerçekleştirdi. Herkese açık olan atölyeye katılan gençler, 5 farklı masada ileri dönüşüm ile kullanılmayan ürünlerle yeni yıl hediyelerini hazırladı. Atölye çalışmasında; kullanılmayan mantarlar ile minik saksılar, içeceklerin metal kapakları ile rozetler yapılırken müsvedde kağıtlar ile origami ürünleri ortaya çıkarıldı. Yine kullanılmayan elbise ve kıyafetlerden de yastıklar, kalemlikler ve çantalar yapıldı. Atölyede ayrıca GençBank desteği de vardı. Gençlerin sosyal projelerine destek veren ekip bu projede de gençlerin tüketime karşı durmasını sağlamak için atölyeye katkılarını sağladı. Eskişehir GençBank, atölyede kullanılacak materyallerin temini için Üstünüze Afiyet ekibine destek oldu.

    Amacı gereksiz tüketime karşı durmak olan Üstünüze Afiyet, gelecek dönemde de atölye, takas pazarı ve dönüşüm sofraları ile etkinliklerine devam edecek.