Etiket: Gerekiyor””

  • Bakan Özhaseki: “7,5 milyon binanın bir an önce değişmesi gerekiyor”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Vatandaşların binalarını deprem testi yapması gerekiyor. Gücü yetmeyene belediye yardımcı olmalıdır. Bize de kentsel dönüşüm yasalarını düzenleyeceğiz. Binlerce bina dönüşecek. 7,5 milyon binanın bir an önce değişmesi gerekiyor. Coğrafyamızda yer altı ve yer üstü hareketlidir” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Gaziantep’te STK ve İnşaat sektörü temsilcileriyle “Çevre ve Şehircilik Buluşmaları” toplantısına katıldı. Bakan Özhaseki yaptığı konuşmasında, kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak, İstanbul’da 3 büyüklüğünde olacak bir depremin birçok binayı yıkmaya yeteceğini söyledi. Birçok şehrin kimliksiz ve sağlıksız olduğunu söyleyen Özhaseki, bunları gördüğünde içinin yandığını belirtti. İstanbul’da mahalle bazlı kentsel dönüşümü eleştiren Özhaseki bunun şehir bazlı yapılması gerektiğini ifade etti.

    Bakan Özhaseki, birçok şehrin sağlıksız ve kimliksiz olduğunu belirterek, “Gaziantep sanayicisi belediyesi yönetimi uyumludur. Burada kentsel dönüşüm doğru yapılmalıdır. Bu iş İstanbul’da çok kötü yapılıyor. Mahalle bazlı yapılıyor. Önce şehir sonra mahalle bazlı düşünmek gerekir. Böyle yapmazsak vazifemiz eksik kalır. Bizde şehircilik çok hızlı geliştiği için çevreyi de beraber tuttuk. Çevre Allah’ın bize emanetidir. Birçok ülke çevreyi kirletirken, kurallar onlar için farklı, bizim için farklı işliyor. Çoğu Avrupa ülkesi termik santrallerle yaşıyor. 2023’e kadar çöplerimizin hepsi temiz olarak geri dönüşecek. Şehircilikte çevre gibi üzerinde oynamak kolay değil. Sağlıksız ve kimliksiz şehirlerimiz var. Eski şehirlerimizin üstüne yeni şehirler inşa etmişiz. Şehirlerimizi mahvetmişiz. Deprem bölgesinde ve düz ovalarda şehirler kurmuşuz. Bu içimi yakıyor. O yüzden bizim bu konuda çözüm bulmamız gerekiyor. En çok kentsel dönüşüm meselesi önemlidir. En az 200 bin konutu yıkmamız gerekir. Ama bunu planlı yapmamız gerekiyor. Müteahhitliğe başladım, çünkü Türkiye’yi değiştirip dönüştürmemiz lazımdır. İstanbul depremi felaketi kapıda. Binalar olduğu yerde yıkılıyor. 3 şiddeti bile birçok binanın yıkılmasına yeter. Hem şahıslara, hem belediyelere hem de bakanlığa düşen görevler var. Vatandaşların binalarını deprem testi yapması gerekiyor. Gücü yetmeyene belediye yardımcı olmalıdır. Bize de kentsel dönüşüm yasalarını düzenleyeceğiz. Belediyeye faiz almadan borç para vermeliyiz. Türkiye de inşaat sektörünün önü açık. Çünkü binlerce bina dönüşecek. 7,5 milyon binanın bir an önce değişmesi gerekiyor. Coğrafyamızda yer altı ve yer üstü hareketlidir” dedi.

    “Teröristlerle milletin oyunu bir tutmam”

    Özhaseki, Avrupa ülkelerinin teröristleri desteklediğini belirterek, terörle mücadeleyi en sert şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Ülkenin kalkınmaya ihtiyacı olduğunu belirten Bakan Özhaseki, bunun için ise 16 Nisan referandumunun çok önemli olduğunu ifade etti. Teröristlerle milletin oyunu bir tutmayacağını vurgulayan Özhaseki, “15 Temmuzda iki Avrupa ülkesi bize geçmiş olsun demediler. Hatta şaşırdılar darbeciler nasıl iktidarı deviremediler diye. Hala bize gelip darbecilere kötü muamele yapmayın diyorlar. Keşke çevre ye verdikleri önemi dünya devletleri hayatlarını kurtarmak için denizde boğulanlara da verselerdi. Hollanda’da teröristler cirit atıyor Yunanistan abileri verme dediği için vermiyorlar. Vesayetçiler ne yaparsak bize çelme atmaya çalıştı. Tezgah üzerine tezgah yapılıyor. Danıştay saldırısı da bunların işiydi. Ardından Cumhuriyet mitingleri ardından da generallerin fabrikaları arayıp işçileri mitinge getirmeye zorladı. Cumhuriyet tarihinde yaptığımız en sert mücadeleyi PKK teröristlerine karşı yaptık ve onları şehirlerde bitirdik. FETÖ’yü de aynı, bitireceğiz, her yerden temizleyeceğiz. Ama bizim şimdi kalkınmaya ihtiyacımız var. Ben teröristlerle milletin oylarını bir tutmam” dedi.

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, şehir olarak Konya ve Kayseri’yle yarıştıklarını belirterek, “400 bin Suriyeliye ensar olduk. Birçok projeyi bitirdik. Bugün 5 köprülü kavşağımızı bitirdik. Su sıkıntımız var. 120 kilometreden su getireceğiz. Bununla 120 milyon TL cebimizde kalacak. Sıkıştığımızda hep bize destek verdiniz. Sizlere çok teşekkür ederiz. Yüzde 20 büyüdük, en büyük sorunumuz konuttur. Konut için 6 ay boyunca bir planlama yaptık. Şuan 3 bin konutumuzun temelini attık. Biz taşımada Konya’nın 3 katıyız. Yeraltına inmemiz gerekiyor. Metroya geçmemiz gerekir. Eskiden Konya ve Kayseri ne yapıyor diye bakardık, şimdi Konya Kayseri bize bakıyor” dedi.

    Vali Yerlikaya da, insan neyse şehrinin de o olduğunun altını çizerek, “Kayseri, Konya ve Gaziantep her zaman en iyisini yapmak istiyor. İnsan neyse şehri de odur. Biz bu şehre hizmet ediyoruz. Sadece kendi halkımıza değil, 400 bin Suriyeliye de bakıyoruz. Bu nüfus 33 ilden daha büyüktür. Yarabbi bizi devletimizle imtihan etme. 15 Temmuz da hainlere dersini verdik. Cerablus’a 500 jandarma göndereceğiz, nerede yatıracağımızı bilmiyoruz. Şimdi onu araştırıyoruz. Çünkü her yer yerle bir edilmiş. Çok projemiz var. Onlara inşallah hayata geçireceğiz. Keşke bugünkü irade 50 yıl öncede olsaydı. Sıkıntımız geçmişte belediyecilik işini doğru yapmamamız. Bu şehir kurtuluş mücadelesinde örnek olmuştur. Bu sene 6 milyar 258 milyar dolar ihracatımız oldu. Kul hakkı gibi çevreninde bizim üzerimizde hakkı var” diye konuştu.

    Konuşmaların sonunda bakan Özhaseki’ye çeşitli hediyeler verildi.

  • Aşut: “Alternatifleri oluşturmamız gerekiyor”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, başta Hollanda olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye yönelik tavırlarını protesto ederek, yapılanın hiç doğru olmadığını söyledi. Bu ülkelerin Türkiye ihracatının yüzde 50’ye yakın bölümünü oluşturduğuna dikkat çeken Aşut, “Ticaretimizin devam etmesi gerekiyor, ancak bu şartlar altında bizim devam etme şansımız yok. Alternatifleri oluşturmamız gerekiyor” dedi.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Aşut, aylık basın toplantısında Oda çalışmalarını ve gündemdeki konuları değerlendirdi. Aşut’a toplantıda, MTSO Başkan Yardımcısı Nuh Yüksel Güngör ve Eğitim ve Kalkınma Vakfı Başkanı Sadık Çağatay Güneş de eşlik etti.

    MTSO tarafından Akdeniz Turizm Forumu MEDITOUR 2016 çerçevesinde hazırlatılan “Mersin’in Gizemi” adlı tanıtım filminin izletilmesiyle başlayan toplantıda, konuşmasına Milli İstihdam Seferberliği ile başlayan Aşut, seferberlik kapsamında devletin olağanüstü önemli destekleri olduğunu, ancak nihai amacın sadece bu desteklere güvenmek olmaması gerektiğini söyledi. İş dünyası olarak bu seferberliğin bir parçası olmak için tüm gayretlerini göstereceklerini belirten Aşut, “Sonuçta iş ve aş toplumsal huzur demektir. Ancak, amacımız sürekli ve kalıcı istihdam ise öncelikle üretime, ihracata odaklanmak zorundayız. İnsanımızı sadece birer çalışan olarak değil, özellikle yenilikçi fikirleri olanları girişimciliğe teşvik etmek zorundayız. Atıl potansiyelimiz olarak duran kadınlarımızı ekonominin ve üretimin bir parçası yapmak zorundayız. Gençlerin gücünü daha fazla küçümsememeliyiz ve destek olmalıyız. MTSO olarak kendi gücümüzle vizyonumuzla bunu yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    “Memur bir Türkiye değil, girişimci bir Türkiye olmak zorundayız”

    Yeni girişimcilerin zor ekonomik şartlar arasında kısa sürede yok olmamaları için KOBİ Akademi projesini hayat geçirdiklerini dile getiren Aşut, “Ülkemizin firma yaş ortalaması çok genç. 100 yılı aşan firma sayımız yok denecek kadar az. Bunun arkasında memurluğa meyilli bir millet olmamızın, ülkemizde girişimcilik kültürünün geç oluşmasının yanında başka nedenler de var. Ne yazık ki, oyunu ekonominin evrensel kurallarına göre oynamıyoruz. Gelişmiş dünya ekonomileri şirketlerde kurumsallaşmaya giderken, biz ne yazık ki, geleneksel tek kişiye bağlı aile şirketi mantığından sıyrılamadık. Ürünlerimizi ve firmamızı markalaşma konusunda bir adım öteye taşıyamadık. Kalıcı girişimcilik ve firmaların kalıcılığı için KOBİ Akademi’nin yeni kurulan Mersin firmalarına olağanüstü yararlı olacağına inanıyorum. Memur bir Türkiye değil, girişimci bir Türkiye olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “Hiçbir dış sorun bizim içeride kendi eksiklerimizi gidermememiz kadar bize zarar vermiyor”

    Mersin’in, 2008-2009 krizinden bu yana ihracatını koruduğuna işaret eden Aşut, büyük sıçramalar yapılmasa da zor zamanda var olanı korumanın önemli olduğunu vurguladı. Mersin’in, hayata geçirilemeyen yatırımların sıkıntılarını yaşadığı eleştirisinde bulunan Aşut, “Her sıkıntıya rağmen yüksek teknolojili ve katma değerli ürünlerdeki yüzde 3’e yakın artış çok önemlidir, gelecek için bir umuttur. Havaalanımız zamanında bitseydi, lojistik merkez ve tarım-gıda teknoparkı gibi önemli katma değer yaratacak olan projeler bürokrasiye takılmasaydı, imar planlarındaki sanayi, ticaret, üretim alanları çok daha önce yatırımı teşvik edecek şekilde hazırlanmış olsaydı, bugün bu sıkıntılar arasında çok daha farklı bir Mersin olurdu. Bizim dışımızdan kaynaklanan sorunlar var ve bu bölgesel ve küresel sorunlar bizim kontrolümüzde değil. Ancak, hiçbir dış sorun bizim içeride kendi eksiklerimizi gidermememiz kadar bize zarar vermiyor. Kendi eksiklerimiz bizi çok daha fazla geri atıyor” şeklinde konuştu.

    “Mersin’in Gizemi tanıtım filmi üçüncülük ödülü kazandı”

    Aşut, MTSO’nun Akdeniz Turizm Forumu MEDITOUR 2016 çerçevesinde Mersin için hazırlattığı ve bir Mersin firmasının çektiği “Mersin’in Gizemi” adlı tanıtım filminin, ITB Berlin fuarının bir parçası olan Golden City Gate isimli Turizm Filmleri yarışmasında 42 katılımcı kent arasında üçüncülük ödülü kazandığını da bildirdi. Filmin fuara binlerce insan tarafından izlendiğini, Mersin için önemli bir imaj ve tanıtım çalışması olduğunu dile getiren Aşut, şunları söyledi: “Her alanda dünya kalitesinde iş yapan bir Mersin hedefimizdir. Bunu çeken firmanın bir Mersin girişimcisi olması ise ayrıca gurur vericidir.”

    Aşut, turizme yönelik çalışmaları kapsamında kruvaziyer endüstrisinin en büyük fuarı olan Seatrade 2017’de Mersin olarak yer alacakları bilgisini de verdi.

    Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Aşut, başta Hollanda olmak üzere Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka gibi bazı Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında yaşanan gerilimin ekonomiye ve ihracata etkilerinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi: “Yaratılan tüm olumsuz süreci tekrar protesto ederek başlamak istiyorum. Sonunda biz iş dünyası karşılıklı işbirliklerini devam ettirmek zorundayız. Mersin’in ve Türkiye’nin de yüzde 50’ye yakın ihracatını oluşturan ülkeler bunlar ve dünyanın şu anda zengin olan bölgesi. Ticaretimizin devam etmesi gerekiyor. Ancak, bu şartlar altında bizim devam etme şansımız yok. Alternatifleri oluşturmamız gerekiyor.”

    “Yapılan doğru doğru bir çalışma değil. Bu süreci haklarımızdan feragat etmeden daha iyi yönetebilmemiz lazım”

    Yıllardır alternatifleri oluşturmak için çalıştıklarına dikkat çeken Aşut, Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi’ni bu amaçla çalıştırmaya başladıklarını söyledi. “Elimizdeki ürünleri hangi bölgelere daha iyi kaynaklarla nasıl aktarabiliriz, ona bakıyoruz” diyen Aşut, yaşanan sürecin yanlış olduğunu vurgulayarak, “Ama bu süreci haklarımızdan feragat etmeden daha iyi yönetebilmemiz lazım. İnsan hakları diyorsunuz, basın özgürlüğü diyorsunuz, demokrasi diyorsunuz, her şeyi söylüyorsunuz ve biz Avrupa Birliğiyiz diyorsunuz, karşılığında yapılan da hiç doğru bir çalışma değil. Ne için yapıldığını hepimiz biliyoruz zaten. O çerçevede bizim daha diplomatik hareket ederek, iş dünyası kendi çıkarlarını koruyarak bir yerlere gitmesi lazım. Ama sıkıştığımız için de bizim tekrar dönüp Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezimizi tetikleyip iş dünyası ile paylaşmamız gerekiyor. Biz bu yönde önemli adımlar attık, firmalarımızı başka yönlere yönlendirme yönünde birçok çalışmayı ortaya koyduk. Sanıyorum bu süreci kısa sürede geçeceğiz ve Türkiye’nin büyük potansiyeli olan, varlığı olan insan gücümüzü farklı yönde yönetmeye gayret edeceğiz. Mersin de bu çalışmada bir nebze katkı sağlayacaktır” dedi.

    “Hollanda, 7. sırada çalıştığımız önemli ülkelerden biri. Bir anda kaldırıp atma şansımız yok”

    Mersin’de 7 tane Hollanda firması olduğunu ve bunlarla iş yaptıklarını belirten Aşut, “Türkiye, Mersin’in AB ile yaptığı ihracatın içindeki dış ticaret rakamlarına baktığınız zaman Hollanda da bizim 7. sırada çalıştığımız önemli ülkelerden biri. Bir anda kaldırıp atma şansımız yok. Bu süreç devam edecektir. Karşı taraftaki iş dünyası da rahatsız. Onlar da gerekli tepkilerini kendi içlerinde veriyorlar. Biz de gerekli şekilde karşı tarafla bilgi paylaşmaya devam ediyoruz. Ama MTSO’nun ne kadar doğru bir yatırım yaptığını net olarak söylemek istiyorum. Ticari İstihbarat ve Bilgi Merkezi mutlaka tüm şirketler tarafından kullanılacaktır ve kullanılır pozisyonda. Şu anda aktif bir hareket var” ifadelerini kullandı.

    “Mersin’in istihdamına olumlu artış var”

    İstihdam verilerinin önümüzdeki ayın sonlarına doğru açıklanacağını dile getiren Aşut, ancak yaptıkları çalışmalarda Mersin’deki istihdamda olumlu yönde bir artış gördüklerini ifade ederek, Şubat ayında teşviklerin çalışmaya başladığını, Mart ayı sonunda da çok farklı bir sonucun rahatlıkla pozitif yönde görüleceğini kaydetti. Mersin’in, istihdam seferberliğinde yine Türkiye’de örnek olan bir çalışmayı ortaya koymuş olacağının altını çizen Aşut, Mersin’in reel olarak ne yapması gerekiyorsa onu yaptıklarını, 2017 Aralık ayı sonunda açıklanacak istihdam verilerinde yüzde 5’i çok rahatlıkla aştıklarının görüleceğini belirtti.

    “Kurumlar olarak bir araya gelemiyoruz”

    Aşut, Mersin’deki eksikliklere yönelik bir soru üzerine de şunları söyledi: “Kurumlar olarak bir araya gelemiyoruz. Gelmemiz gerekirken gelemiyoruz. Toplum liderleri bir araya gelirse sorunlar çok rahat çözülebilir. Girdiğimiz süreçte Mersin’de bir kutuplaşma var. Türkiye’de de aynı. O kutuplaşmayı kent çıkarları için ortadan kaldırmamız gerekiyor.”

  • Bakan Ağbal: “KDV Kanunu’nda köklü değişiklik yapmak gerekiyor”

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde düzenlenen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katılan Maliye Bakanı Naci Ağbal, “KDV Kanunu’nda mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Çorlu Silver Side Hotel’de düzenlenen MÜSİAD 95’inci Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Bakan Ağbal, Türkiye’nin son 14 yılda büyüdüğünü, geliştiğini ve kalkınma konusunda önemli mesafeler kaydettiğini söyledi. Maliye politikasını da iki temel eksende düşünmek gerektiğini belirten Bakan Ağbal, “Maliye politikası bir taraftan ekonomik istikrara katkı verdi, diğer taraftan da büyüme politikalarına destek verdi ve özellikle maliye politikasını ve özelde vergi politikasını büyümeye destek veren bir çerçeve içerisinde daha da iyileştirmek istiyoruz. Son 1 yıl içerisinde yaptığımız düzenlemelere bakacak olursanız şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki gerçekten yatırıma, üretime, istihdama, ihracata destek veren çok sayıda düzenlemeyi ardı ardına hayata geçirdik. Yatırım maliyetlerinin aşağı çekilmesi, üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi, kayıtlı ekonomiye destek olmak bakımından işlem maliyetlerinin düşürülmesi, piyasada rekabet eşitsizliğine neden olan vergi uygulamalarının ortadan kaldırılması, gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdik” dedi.

    “KDV’den herkes şikayetçi”

    Önem verdikleri konulardan bir tanesinin de Katma Değer Vergisi Kanunu olduğunun altını çizen Bakan Ağbal, “Gerek sizlerden gelen talepler gerekse sizlerin tarafından ifade edilen şikayetler çerçevesinde gördüğüm şey şu ki katma değer vergisi kanununda mutlaka ve mutlaka köklü bir takım değişiklikler yapmak gerekiyor. KDV’den herkes şikayetçi. KDV’den memnun olan kimseyi görmedim şu ana kadar. Ne zaman KDV konusu açılsa ya oranlar aşağı çekilsin, ya iade süreleri kısaltılsın, bu karmaşıklıklar ortadan kaldırılsın şeklinde çok sayıda talep var. Bugün baktığınızda dünyada ülkelerin çoğu KDV kanunlarını uyguluyor ama farklı farklı KDV sistemleri var, farklı farklı KDV uygulamaları var. 1985 yılında uygulamaya koyduğumuz Katma Değer Vergisi Kanunu’nu artık 32 yıllık bir süreden sonra yeniden masaya yatırma zamanı geldi. Biz istiyoruz ki KDV Kanunu mükellef üzerinde eziyete dönüşmesin, kayıtlı olmayı cezalandırmasın, üretimi yatırımı engellemesin. İşletmeler üzerinde ağır finansman yükleri oluşturmasın, uygulaması kolay olsun, bürokrasisi az olsun. Uygulayıcılar bakımından da idare bakımından da ciddi bir denetleme ciddi bir uyum meselesi olmaktan çıksın. Onun için kapsamlı bir KDV reform çalışması başlattık” diye konuştu.

    “32 yıllık uygulamayı gözden geçireceğiz”

    “İdare olarak hem 32 yıllık uygulamayı baştan sona gözden geçireceğiz hem de inceleyeceğiz ve özellikle de iş hayatımızdan sanayicilerimizden, işletmelerimizden gelen önerilere kulak vereceğiz” diyen Bakan Ağbal, “Bütün bu çalışmalar sonunda da kapsamlı bir KDV reform paketini inşallah Bakanlar Kuruluna getireceğiz. Burada birinci önceliğimiz KDV kanunun gerçekten yeni geliştirilecek yapısı itibariyle bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması ve işletmelerimizin uyum bakımından daha rahat edecekleri bir sisteme kavuşturulması. Özellikle vergi oranlarının farklılığı veya ihracat işlemleri nedeniyle işletmelerimizin üzerinde KDV yükü kalıyor. Bu kadar finansmana erişimin zor olduğu sıkıntılı dönemlerde bu sefer vatandaş finansa erişemezken mevcut finansını da gidip KDV’de bırakıyor. Dolayısıyla bütün bunlarla radikal bir şekilde geliştirecek çalışmayı hep beraber yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

    “Teknolojiyi daha fazla kullanacağız”

    Özellikle defter tutma konusunda önümüzdeki dönemde büyük kolaylıklar getireceklerini söyleyen Bakan Ağbal, “Artık teknolojiyi daha fazla kullanacağız, e-devlet uygulamalarını kullanacağız. Artık vatandaşımız defterini eski usulle 40 yıl öncesinin usulüyle gidip notere tasdik ettirmekten kurtulacak. Tamamen elektronik ortamda devlet olarak bizim sağlayacağımız ortamda doğrudan doğruya defterini tutabilecek. Böylelikle, tasdiktir, saklamadır bunlar da kalkacak. Dün akşam da söyledim, sanayi diyoruz, teknoloji diyoruz, yapay zeka diyoruz o zaman bütün bunların devletin uygulamalarına da gelmesi lazım. İnşallah gelir idaresi başkanlığı üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Özellikle küçük orta ölçekli işletmelerimizden başlamak üzere artık defter tutma işini, belge düzenleme işini tamamen elektronik ortama taşıyacağız. İşletmelerimiz öyle bir zaman gelecek ki artık beyanname doldurmayacak, beyanname vermeyecek biz sistemden otomatik olarak beyannamesini yazacağız” dedi.

    “Bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet”

    Bakan Ağbal açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Sistem, mevzuat, uyumlu mükellefe olabildiğince kolaylık getirmeli, ona destek olmalı. Ama her şeye rağmen sistemin tüm iyileştirmelerine rağmen buna uymak istemeyen, vergisini ödemek istemeyen primini ödemek istemeyene de gerçekten caydırıcı yaptırımlar getirilecek, bunu sağlayacağız. Bizim mevcut sistemlerimiz maşallah hep herkes yanlıştır diye yapılmış. Hep herkes eksik öder diye yapılmış. Ama ne olmuş eksik ödeyen eksik ödemeye devam etmiş ama iyi niyetli mükellef ne yapmış biraz sıkıntı çekmiş. Şimdi biz diyoruz ki biz mükellefimize inanıyoruz, biz mükellefimize güveniyoruz. Mükellefimiz devletine karşı yükümlülüklerini en iyi şekilde yerine getirir. O zaman kuralları da buna göre inşa edeceğiz. Bütün bunlara rağmen, bütün bu imkanlara rağmen birisi eğer yanlış yapıyorsa da aynen batı memleketlerinde olduğu gibi devlet bunun üzerine çok daha etkin ve caydırıcı gidecek. Niye, aslında haksız rekabet olmasın diye. İyi niyetli mükellefin hakkı yenmesin diye. Bugün bir çoğumuzun şikayet ettiği konu haksız rekabet.”

  • Fuat Çapa: “Puanların değerini bilerek oynamamız gerekiyor”

    TFF 1. Lig takımlarından Boluspor, 22. haftada deplasmanda oynayacağı Samsunspor maçı için hazırlıklara başladı. Boluspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, “Her puanın ne kadar değerli olduğunu görüyoruz. Oynayacağımız karşılaşmanın getireceği puanların değerini bilerek gerekiyor” dedi.

    Boluspor, ligin 22. haftasında oynayacağı Samsunspor karşılaşmasına kendi tesislerinde fartleks çalışması ile başladı. Antrenman sonrasında basın mensuplarına hafta sonu oynanan Ümraniyespor maçını değerlendiren Teknik Direktör Fuat Çapa, maça çıkmadan önce zor bir karşılaşma olacağını bildiklerini ifade ederek, “Son 4-5 maça baktığımızda iyi sonuçlar alamadık. Tekrar galibiyetle başlamamız gerekiyordu. Bunun da Ümraniye ile olması bizim için gayet iyi oldu. Oyuna baktığımızda hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Sonuç 1-0 ama daha fazla olabilecek çok sayıda pozisyon ürettik ama maalesef değerlendiremedik. Sahada iyi duran ve ne yaptığını bilen bir Boluspor vardı. Bundan sonraki süreçte bu artacak çünkü ligde oymaya alışacağız ve birlikte daha fazla antrenman yapma imkanına sahip olacağız” şeklinde konuştu.

    “Erkan hocanın ya ilk ya da ikinci dediği doğru değil”

    Boluspor karşılaşmasının ardından hakemi kural hatası yapmasına rağmen tebrik ettiğini belirten Ümraniyespor Teknik Direktörü Erkan Sözeri’nin tavrına çok şaşırdığını söyleyen Fuat Çapa, “Maçtan sonra yönetiminden dolayı bizim tepki gösterdiğimiz hakeme, Erkan hoca ‘ben mağlup olan hoca olarak söylüyorum, bu hakem şampiyonlar ligi yönetir’ dedikten sonra aynı kişiyi kural hatasından dolayı federasyona söylemek nasıl oluyor bilmiyorum. Ya ilk söylediği doğru değil ya da ikinci yaptığı hamle doğru değil diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Her takımın bir hedefi var”

    Ligde son haftaların önemli olduğunu belirten Fuat Çapa, “Bundan sonraki süreç artık maratonun sonu. 13 hafta kaldı ve herkes için önemli haftalar. Her puanın ne kadar değerli olduğunu görüyoruz. Her karşılaşma yüksek düzeyde mücadeleyle geçiyor. Çünkü artık, çok kredisi olan takım görüntüsü yok ligde. Her takımın bir hedefi var. İlk 2 ve 6’ya girmek için ve ligde kalabilmek için mücadele eden takımlar var. Bu açıdan sıralamaya bakmayıp sadece oynayacağımız karşılaşmayı ve onun getireceği puanların değerini bilerek hazırlanmamız ve oynamamız gerekiyor” dedi.

  • Çalımbay: “Öyle ucuz penaltı verilmemesi gerekiyor”

    Antalyaspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Atiker Konyaspor beraberliği sonrası maçı hakemine yüklenerek, “Öyle ucuz penaltı verilmemesi gerekiyor” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 20. haftasında Antalyaspor, 9 kişi kaldığı Konyaspor deplasmanında sahadan 1-1’lik beraberlikle ayrıldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Konya’ya gelirken tek hedeflerinin galibiyetle ayrılmak olduğunu ifade ederek, “İlk yarı istediğimiz şeyleri yaptık. Golü de bulduk. İkinci yarı karşı takımın atağı başlayacaktı ve bu da normaldi. İkinci yarı golde yiyebilirdik ve yedik ama kesinlikle bu maçta 90 dakika çok iyi şeyler yapacaktık ve buna yürekten inanıyorduk. Taki hakem arkadaşımızın bize göre yaptığı hatalardan dolayı. Bizi geren bir maç oldu. Verdiği penaltının penaltı ile alakası yok. Öyle ucuz penaltı verilmemesi gerekiyor. Ondan sonra benim oyuncum haksız bir penaltı verdiği için gergin ve sinirli olabilir. Bir kere hakemin oyuncuyu sakinleştirip penaltıyı attırması gerekiyor. Ondan sonra taca çıkan topu devem ettiriyor. Bizim arkadaşımız faul yapıyor ve sarı karttan sonra kırmızı kart ile oyun dışı kalıyor. Ondan önce Ali Çamdalı’nın Ali Turan’ın sarı kartlık pozisyonları var, hiçbir şey demiyor. Biz yarım saat 9 kişi kaldık, 9 kişi ile en iyi şekilde mücadele ettik. Arkadaşlarımız çok iyi mücadele etti. Oyunu ileride tutmaya çalıştık. 11-11 olsaydı çok iyi bir lig maçı olacaktı. Gelen taraftarlar güzel maç seyredecekti. Ama belli bir şeyden sonra oyun stratejisi tamamen değişti bizde. Tabi ki 9 kişiden sonra da kazanılmış bir bir puan var. O yüzden de arkadaşlarımı kutluyorum” dedi.

    Çalımbay, hakemlerin kolay penaltı vermemesi gerektiğini de vurgulayarak, “Hakem arkadaşlarımdan ricam çok basit penaltı çalıyorlar. Tabii ki penaltıysa versinler ama dikkatli olmak gerekiyor. Bizim için baktığımız zaman aldığımız bir puan çok iyi” ifadelerini kullandı.