Etiket: Gerekiyor””

  • “Turizmdeki Krize Alışmak Yerine Çözümler Üretilmesi Gerekiyor”

    Rusya ile yaşanan uçak krizinden ve Türkiye’deki terör saldırılarından sonra ekonomik anlamda en büyük darbeyi turizm sektörü aldı. Olumsuz etkilenen turizm hakkında alternatif seçenekleri ve koşulları değerlendiren Plato Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Program Başkanı Ezgi Erşahin, “Kötüye giden turizmdeki krize alışmaya çalışmak yerine çözümler üretilmesi gerekiyor” dedi.

    Türkiye turizmi tarihin en zorlu virajından geçiyor. Son olarak da İstanbul Vezneciler’de yaşanan bombalı saldırı turizm için yeşermeye çalışan umutları daha da olumsuz etkiledi.

    Türkiye’nin imajını düzeltmek ve güven ortamını sarsan olaylar doğrultusunda en azından yaşanan krizi daha da aza indirmek için neler yapabiliriz sorusuna yanıt olarak Ezgi Erşahin, “Turizmin düzelmesi için devlet organlarına ve sektörün önde gelen kurumlarına çok iş düşüyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Türkiye, yurt dışında güvenli olmayan ve gidilmemesi gereken ülke olarak gösteriliyor. Yaşanan olumsuz olaylar 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 50’lilere varan düşüşe neden oldu. Diğer önemli bir nokta da bunun devam ediyor olması. Krize alışmaya çalışmak değil de krize yönelik çözümler ya da krizden en az zararla kurtulabileceğimiz uygulamalara gidilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “GÜVEN ORTAMI OLUŞTURMALIYIZ”

    Öncelikle çözüm odaklı bakıldığında ülkede güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkartılmasını gerektiğini söyleyen Erşahin, “Bu şekilde bir güven ortamı oluşturamadığımız takdirde ülke imajı bakımından geri dönüşü olmayan yerlere gidebiliriz. Sağlıklı bir güven ortamından sonra alternatif turizm seçeneklerini ortaya çıkarmalıyız. Örneğin sektör, sağlık, kongre, kurvaziyer ve gastronomi turizmine yönelebilir. Çok turist mi istiyoruz yoksa kaliteli, nitelikli, ülke ekonomisine gerçekten katkıda bulunacak turist mi bunu da değerlendirip gözden geçirmemiz gerekiyor. Bölgesel bazda ele aldığımız zaman da yöresel etkinlikler, uluslararası davetler yaparak sosyal medya üzerinden ucuz ve pratik bir şekilde bu etkinlikleri yurt dışında tanıtımı yapabiliriz. Tarihi, kültürel ve sosyolojik anlamda her şeyiyle çok zengin bir ülkeyiz. Fakat maalesef bu avantajlarımızdan seneler boyunca maksimum düzeyde yararlanamadık. İşte bu değerlerle birlikte diğer alternatif turizm çeşitlerine destek verilebilir” diyerek önerilerde bulundu.

    “İÇ TURİZME ÖNEM VERMELİYİZ”

    “Diğer bir seçenek de diğer turizm şirketleriyle anlaşmalara gitmek. Örneğin seyahat firmaları, yiyecek-içecek şirketleri ve konaklama hizmetleri anlaşmalar yapıp toplu indirimler sağlayabilirler” diyen Erşahin aynı zamanda , “Zaten yurt dışından gelen gelirde bir düşüş söz konusu. Sağlanan indirimler ve avantajlar ile birlikte gelirde oluşan düşüşü dengelemek adına iç turizme yönelirsek hem boş olan odalar dolacaktır hem de Türkiye’deki yurt dışına gitmeyi düşünen yerli turisti aktif hale getirmiş oluruz. En azından iç turizme verdiğimiz önemle birlikte daha iyi bir konuma gelebiliriz” ifadelerinde bulundu.

    “MÜŞTERİ PROFİLİNİZE GÖRE HAREKET…”

    Son zamanlarda Arap turistlerin tatil için Türkiye’yi tercih etmesiyle birlikte artan “helal turizm” için de değerlendirmelerde bulunan Erşahin, “Şuanda değişen bir turist profili var. Daha çok Arap turistlerin ülkemizi seçmesiyle birlikte ‘helal turizm’ adı altında oteller konseptlerini ve içeriklerini değiştirmeye başladı. Yedikleri yemeklerden tutun da kalacakları yere kadar oteller değişimler yapıyor. Aynı zamanda diğer bir değişim de yüzme yerlerinin kadın erkek bölümü olarak ayrılması. Sonuçta sizin müşteri profiliniz ne ise ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Hele ki kötü bir turizm sezonu geçirdiğimiz şu günler de en azından büyük yatırımlar yapamadığımız için sektörü böyle küçük değişimlerle birlikte daha iyi hale getirebiliriz” diye konuştu.

    “ÇALIŞANLAR ÇIKARTILMAMALI”

    Son olarak da krizle birlikte küçülmeye giden otel işletmelerinde işten çıkarılma olaylarına karşı, “Çalışanların işten çıkarılıp giderler düşürülsün diye hemen bir çözüme gidilmemeli, işletmelerde çalışanın motivasyonunu sağlanmalı ve süregelen eğitim kalitesi arttırılmalıdır” diyen Erşahin aynı zamanda “Özellikle konaklama işletmelerinde kriz yönetiminin çok iyi olması gerekiyor. Turizm pazarlama karmasının bir unsuru insan ve orta da bir hizmet üretimi söz konusu. Verilen eğitimler ve motivasyonlar doğrultusunda yapılacak olan hizmet kalitesi arttırılmalı ve devamlı hale getirilmelidir. Bu çalışmalar ve değerlendirilmeler ne kadar iyi yapılırsa o kadar çok bu krizden en az zararla çıkabiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Vali Karaloğlu: “Bursa’nın 2026 Kış Olimpiyatlarına Talip Olması Gerekiyor”

    Bursa Valisi Münir Karaloğlu, şehrin 2026 kış olimpiyatlarına talip olması gerektiğini söyledi.

    Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından Bursa Valiliği koordinasyonunda, gerçekleştirilen ’Uludağ sürdürülebilir turizm planı tanıtım toplantısı’ gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında konuşan Karaloğlu, “Uludağ’ın şu anda bulunduğu seviye ve noktanın, olması gereken olmadığını hepimiz biliyoruz. Uludağ’ın en büyük problemlerinden bir tanesi sahibinin çok olması. Bazen sahipsizlik problemdir, bazen de sahibin çok olması. Bazen sevgisizlik problemdir, bazen de çok sevmek problem. Uludağ bir orman bölgesi bunu değiştiremeyiz. Ormanlarımız anayasamıza göre korunur, korunması da gerekir. Uludağ aynı zamanda bir milli parktır. Bunu da korumamız gerekir. Uludağ’da doğal sit alanlarımız var. Bunları koruyamazsak Uludağ özelliğini kaybeder” dedi.

    Sadece kış sezonunda hizmet veren Uludağ’ın 12 ay kullanılmasının zorunlu olduğunu belirten Karaloğlu, bu doğrultuda yetki sahasına giren tüm kurumların ve işletme sahiplerini ortak aklı ortaya koymaları konusunda uyardı. Taraflar arasında ciddi bir işbirliği oluşturulabilindiği takdirde Bursa’nın 2026 kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapabileceğini ve aynı yıl kutlanacak olan Bursa’nın fethinin 700. yılına anlam katacağını belirtti. Bu planlamanın, ilerleme yolunda yapılacak çalışmaların birinci ayağı olması gerektiğini dile getiren Karaloğlu, “Bizim hedefimiz 12 ay Uludağ. Şu anda 1 Ocakta açılıp, 15 Mart’ta kapanan bir Uludağ kış sezonundan bahsediyoruz. Yazıktır, günahtır. Bakın bu içinde bulunduğumuz otel geçen sene sezonda açıldı ve martta kapandı. Şimdi bu kadar devasa bir yatırımı sadece üç aylık bir sezon için bin 800 rakıma inşaat yapmanın, beton yapmanın maliyetini de düşünürseniz bir manası yok. Biz Uludağ’ı 12 ay kullanmak zorundayız. Uludağ rakamlarına baktığınızda Uludağ’a giden, gelen insanların yüzde 65-70’inin kışın dışında geldiğini görüyoruz. Ama gelen ne görüyor burada? Gelen bir şey bulamıyor” diye konuştu.

    Bütün tarafların Uludağ’ı hak ettiği yere taşıması gerektiğini dile getiren Karaloğlu, “Artık rekabet var, eskiden tek tabancaydık. Bugün çok sayıda kayak merkezi var Türkiye’de. Her merkezinde kendisini yenileme noktasında uluslararası merkez olma noktasında gayreti var. Biz Uludağ’da yapmamız gerekeni yapmazsak bugünü arar hale geliriz. Artık Bursa’nın uluslararası yarışları alabilecek kayak alanlarına kayak pistlerine ihtiyacı var. Eğer biz planı ortaya çıkarttıktan sonra bu taraflar arasında ciddi bir işbirliğini oluşturabilirsek Bursa’nın 2026 kış olimpiyatlarına talip olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun iki sebebi var. Artık Uludağ’ın uluslararası standartlarda bir kayak merkezi seviyesine ulaştığını dünyaya göstermek. 2026 Bursa’nın fethinin 700. yılıdır. Aynı zamanda bizim içinde 700. yıl kutlaması kış olimpiyatlarının Bursa’da yapılmasına vesile olabilir. Ama bunun için gerçekten çok ciddi çalışma yapmak lazım. Bu planlama bunun birinci ayağı olabilir” şeklinde konuştu.

  • Bakan Eroğlu: “CHP Liderine Hesap Yapmayı Hatırlatmak Gerekiyor”

    Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından 83 milyon TL’ye tamamlanması planlanan ve aralarında Nevşehir Su Arıtma Tesisi’nin de bulunduğu üç tesisin temeli, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun da katıldığı törenle atıldı.

    Nevşehir Belediye Meydanı’nda düzenlen toplu temel atma töreni için Nevşehir’e gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan, AK Parti Nevşehir milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Ebubekir Gizligider, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Metin Alkaya, Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Emniyet Müdürü Metin Kalayoğlu, AK Parti Nevşehir İl Başkanı Mehmet Ali Tanrıver ile çok sayıda daire müdürü ve vatandaşlar tarafından tören alanında karşılandı. Törende yaptığı konuşmada Türkiye’de 3 buçuk milyar fidanı toprakla buluşturduklarını belirten Bakan Eroğlu, ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun matematik hesabını bilmediğini, ona matematik hesabının öğretilmesi gerektiğini kaydetti. İlk defa Dünya Ormancılık Günü’nün ABD dışında Türkiye’de yapıldığına dikkat çeken Eroğlu, “Onlar bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakarak değil, yaptığımız çalışmaları takdir ettikleri için bunu söylediler. Yabancı takdir ediyor ama bizdeki muhalefet 3.5 milyar fidan Türkiye’ye sığmaz diye hesap yapmışlar. Muhalefet liderinin eline tutuşturmuşlar. Tabi ilkokul çocuklarının yaptığı hatayı yapmışlar, kilometrekareyi metrekareye çevirirken binle çarpmışlar. Halbuki binin karesi ile çarpacaklar. Onlara ilkokul 5’inci sınıf talebelerinin hesabını hatırlatmak gerekir. Allah nasip ederse 2023 yılına kadar dünyadaki her insan için bir fidanı Türkiye’de dikeceğiz. Bu da 7 milyar ediyor. 7 milyar fidanı Türkiye’ye dikeceğiz. Onlar hala Türkiye’deki topraklar bu kadar fidanı almaz diye hesap ededursunlar” diye konuştu.

    Nevşehir Belediyesi önünde gerçekleşen temel atma töreni sonrasında Nevşehir Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Eroğlu, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin “Yeni anayasa konusunda ne gibi çalışmalar yapılıyor?” sorusu üzerine Bakan Eroğlu, “Biz anayasa konusunda kararlıyız, milletimize sunacağız” dedi. Bakan Eroğlu, “Şimdi herkes yeni anayasadan bahsediyor. Biliyorsunuz bütün partiler seçimlerden önce hem 7 Haziran hem de 1 Kasım seçimleri öncesinde ’biz özellikle darbe anayasasını kabul etmiyoruz, yeni bir anayasa yapacağız’ dedik. Fakat bizden başka ciddi bir adım atan yok. Bunların samimi olmadıkları aşikar. Esasen geçen dönem hatırlarsanız AK Parti şunu söyledi; bizim milletvekili sayımız çok fazla ama biz şuna razıyız, bütün partiler eşit sayıda temsilci göndersin. Bizim iki ise onların da iki olsun. Fakat biliyorsunuz belli bir noktaya kadar gelindi, mutakıp kalındı. Ondan sonra görüşmeler kesildi. Ya hiç olmazsa anlaştınız mı anlaştık, bunu geçirelim dedik. Maalesef çark ettiler. Şimdi de biliyorsunuz hemen seçimlerden sonra tüm siyasi partilere talepte bulunduk. Meclis Başkanımız bununla ilgili ilk defa bir oturum yaptı. Toplantılar yapıldı. Orada da toplantılardan kaçtılar. Biz her türlü teklife açığız, gelin konuşalım diyoruz. Ama baktık olmayacak. Biz millete söz verdik. Biz şimdi kendimiz hazırlık yapıyoruz. Ama bütün taraflara soruyoruz. Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlara katılımcı bir şekilde insan hak ve özgürlüklerini esas alan, onları koruyan, insana saygılı, insan haysiyetini koruyan anayasa yapmak için kolları sıvadık. Şuanda çalışılıyor. Biz anayasa konusunda kararlıyız. Milletimize sunacağız. Bizim ne kadar samimi olduğumuzu bütün millet görüyor” şeklinde konuştu.

    AK Parti hükümetine terör konusunda destek vermesinden dolayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Bakan Eroğlu, CHP’nin ise bu konuda raydan çıktığını söyledi. Bakan Eroğlu, “Şimdi Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Başbakanımız da Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti. Hakikaten terör konusunda hükümetin yanında yer aldığını beyan etti. Hatta bir Bakanlar Kurulu toplantımızda Sayın Başbakanımız Sayın Devlet Bahçeli ile konuşacağım randevumuz var diye bir ara verdik. Görüştü ve terör konusunda Sayın Bahçeli’nin tam destek verdiğini ifade ettiler. Terör konusunda destek vermemek gibi bir anlayış olur mu? Hangi parti olursa olsun, terör belli bir süre sonra onları da yakar. Ama CHP’nin bu şekilde davranmasını CHP’li kardeşlerimizin takdirlerine sunuyorum. CHP raydan çıkmıştır. O bakımdan bütün CHP’ye gönül vermiş olan, oy vermiş olan bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum. Bunu lütfen dikkatle takip etsinler. Teröre karşı kim mücadele veriyor, bu bayrağı kim zirveye taşımak istiyor, vatanın milli beraberlik kardeşliğini kim destekliyor bunları dikte alarak fark ederlerse memnun olurum” dedi.

  • Bursa’ya Büyük Bir Şehir Kütüphanesi Gerekiyor

    Bursa’da yüksek lisans ve doktora yapan araştırmacılar, Kütüphaneler Haftası’nda İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bir araya geldi. Çalıştayda konuşan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli, Bursa’da araştırmacıların gece gündüz kullanabilecekleri çok büyük ve konforlu bir şehir kütüphanesine ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Tahtakale’deki tarihi İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi’nin en güzel hizmet günlerini yaşadığını belirten İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Yurtsever de, eskiden ürkütücü gelen İnebey Medresesi’nin devasa merdivenlerden salavatlar okuyarak çıktıklarını, tarihi İnebey Kütüphanesi’nde, bugün güler yüzlü yöneticilerin araştırmaya gelenleri kucakladığını söyledi. İklimlendirme imkanı sağlandıktan sonra eserlerin daha güvenilir muhafaza edildiğine dikkat çeken Murat Yurtsever, “Bu mekan aslında bir el yazma eser kütüphanesi olduğu gibi, içerisinde tek nüsha olan Biruni gibi kıymetli araştırmacıların eserlerinin de barındığı bir müze özelliği taşıyor. Memluk (Mısır) Sultanı Berkuk’un 6 asır önce Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt Han’a gönderdiği dev Kur’an-ı Kerim de, bugün birçok fakültede ders olarak okutulan el yazma eserler de bu tarihi binada muhafaza ediliyor” dedi.

    Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Bilal Kemikli de İzmir İktisat Kongresi’nde alınan bir karara istinaden, büyük işletmelerin karlarından belli bir miktar parayı kültür faaliyetlerine harcama mecburiyeti bulunduğuna dikkat çekerek, “Sümerbank kuruluşu kapatılmaya karar verilince, Anadolu’nun değişik şehirlerindeki kamu fabrikalarında bulunan kütüphanelerden 9 kamyon kitap Bursa’daki Merinos Fabrikası depolarına getirildi. Ancak bu kitaplar maalesef hurda denilerek sahaflara geçti. Sahaflara geçmesi belki kitap meraklıları için bir kayıp değildir ancak bu eserlerle Bursa’ya çok güzel bir büyük kütüphane yapılabilirdi. Bu dönemde aynı şekilde bazı tanınmış ressamların eserlerinin bulunduğu resim koleksiyonu da Merinos’a getirilmişti. Bu resimler halen Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin elindeyse bir resim müzesi de açılabilir. Ancak araştırmacılar Bursa’daki kütüphanelerde çalışamıyorlar. Büyük bir şehir kütüphanesi gece gündüz araştırma yapmak isteyenlere, okumak isteyenlere en detaylı şekilde hizmet verecek şekilde inşa edilebilir” diye konuştu.

    İnebey El Yazma Eserler Kütüphanesi yetkilileri de restorasyon bölümü ile birlikte her türlü imkanı kitapseverler için kullandırdıklarını kaydederek, yangın riski bulunan İnebey Hamamı’nın da kamulaştırılarak kütüphaneye tahsis edilmesini istediler.

  • Çalımbay: “Beşiktaş Maçından Puan Veya Puanlarla Ayrılmamız Gerekiyor”

    Kasımpaşa Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, hafta sonu oynayacakları Beşiktaş maçından puan veya puanlarla ayrılmaları gerektiğini söyledi.

    Kasımpaşa Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Spor Toto Süper Lig’in 27. haftasında sahalarında oynayacakları Beşiktaş maçı öncesinde Kasımpaşa Kemerburgaz Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Çalımbay, ligin ikinci yarısında istedikleri sonuçları alamadıklarını belirterek, “Sakatlıklar ve cezalılar olmak üzere bir çok şanssızlık yaşadık. Maalesef ikinci yarı takımımız açısından iyi olmadı. Onun için kendi sahamızda yapacağımız Beşiktaş maçından puan veya puanlarla ayrılmamız gerekiyor. Takımıma güveniyorum. Ligin ikinci yarısında belki de ilk defa tam kadro maça çıkacağız. Sadece Pavelka’nın sakatlığı var. Bir de Veysel Sarı kart cezalısı. Bunlar dışında tam kadro olarak sahada olacağız” dedi.

    “BU SENE LİGİ İLK 10 İÇİNDE BİTİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Galibiyete kendilerinin daha çok ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Çalımbay, “Kalan 8 maçta mutlaka bir seri yakalamamız gerekiyor. Yukarıyla puan farkı yok. Şanssız şekilde kaybettiğimiz puanları telafi etmek için Beşiktaş maçı çok önemli. Bu sene ligi ilk 10 içinde bitirmemiz gerekiyor. Onun için Beşiktaş maçını en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım. Kendi sahamızda oynamamız bizim için büyük bir avantaj gibi gözüküyor ama bu seneki en büyük sıkıntılarımdan bir tanesi taraftarın istediğimiz şekilde olmaması. Onların desteklerinden maalesef istediğimiz gibi yararlanamıyoruz. Diğer takımlar, taraftarının desteğiyle daha iyi ve coşkulu oynuyor. Bizim öyle bir şansımız bu sene hiç olmadı” diye konuştu.

    “İNŞALLAH YİNE HAKEM HATALARINA MARUZ KALMAYIZ”

    Sezon başından beri çektikleri en büyük sıkıntılardan bir tanesinin hakemler olduğunu belirten tecrübeli teknik adam, “İnşallah yine hakem hatalarına maruz kalmayız. Bizim en büyük korkumuz bu. Bursaspor maçında mağlupken bile penaltımız verilmedi. Kazansak da kaybetsek de hakem hatalarının olmasını istemiyoruz. Bu sene en çok mağdur olan takımız. En az 13-14 puanımız gitti. Bundan sonraki maçlarda hakem hatası olmayacağını düşünüyoruz” dedi.

    “BEŞİKTAŞ İLE İLK DEFA OYNAMIYORUM”

    Beşiktaş ile kendisi arasında çıkan haberler ile ilgili bir soru üzerine Çalımbay, “Beşiktaş ile ilk defa oynamıyorum. Bundan önce de karşılaşıyorduk. Bu konuşanlar, neden Beşiktaş ile 3-3 berabere kaldığımız zaman, o maçta yaşananları konuşmuyor. Beşiktaş maçı yaklaşınca herkes kendine göre bir şey çiziyor. Ben, Kasımpaşa’dayım ve çok büyük sorumluluğum var. Benim için Beşiktaş ile oynamak farklı ama hiçbir şey ifade etmez. Bizim maç kazanmamız gerekiyor. Onun için öyle şeyleri kimse aklının ucundan dahi geçirmesin. Çünkü ben futbola minnettarım. Futbola ters gelecek bir şeyi yapmam mümkün değil. Beşiktaşlı olmamızın, Beşiktaş’ta takım kaptanlığı yapmamızın bu maçla bir alakası yok. Bize Beşiktaş’ta böyle öğrettiler. Bizim bir sorumluluğumuz var. Bunu da en iyi şekilde yerine getireceğiz” diye cevap verdi.

    “TEKNİK DİREKTÖRLERİN HER ŞEYDEN ÖNCE BİR SORUMLULUĞU VE KULÜBÜNE SAYGISI VARDIR”

    Teknik Direktör Rıza Çalımbay, sözlerine şöyle devam etti:

    “Beşiktaş’ın benimle maçı var. İki hafta sonra da Aykut hocanın Fenerbahçe ile maçı var. Bu kez aynı şeyleri Aykut hoca için söyleyecekler. Orada oynadılar diye yanlış bir şey düşünmek, en büyük yanlış. Teknik direktörlerin her şeyden önce bir sorumluluğu ve kulübüne saygısı vardır. Böyle bir şey kimsenin aklının ucundan dahi geçmesin. Bizim çizdiğimiz yol bellidir. Öyle şeylerle veya başka düşüncelerle bizim işimiz olmaz.”

    “ÖZELLİKLE DEFANSIMIZI BİR TÜRLÜ BİR ARAYA GETİREMEDİK”

    Ligin ikinci yarısında çok sıkıntılar yaşadıklarının altını çizen Çalımbay, “Devre arasında Popov, Pavelka ve Koita transferlerini yaptık. Pavelka ve Koita’dan istediğimiz şekilde yararlanamadık. Pavelka’nın oynaması için 3-4 haftası var. Scarione ve Eren’in sakatlıkları oldu. Özellikle defansımızı bir türlü bir araya getiremedik. Beşiktaş maçı, bizim için bir şans. Buradan çıkaracağımız iyi bir sonuç, moral verecek. Milli takım arasını çok iyi şekilde değerlendirdik. Zor bir maç oynayacağız. Bunun farkındayız. Beşiktaş’ın güçlü bir takım olduğunu biliyoruz. Zaten öyle olmasa lider olmaz ama biz de kendimize güveniyoruz. Üç ihtimalli bir maç oynayacağız. İnşallah kazanmak bize nasip olur” şeklinde cevap verdi.

    “EREN İLE İLGİLİ BİR TRANSFER GÖRÜŞMESİ YOK”

    Kasımpaşa Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, futbolcusu Eren’in basında çıkan transfer söylentileri hakkındaki ise, “Eren ile ilgili bir transfer görüşmesi yok. Eren’in sözleşmesi burada devam ediyor. Sezonu en iyi şekilde bitirmesi gerekiyor çünkü Eren’in hedefi, İsviçre ile Avrupa Şampiyonası’na gitmek. Kalan 8 maçı en iyi şekilde geçirmesi lazım. Bundan önce çok şanssızlıklar yaşadı. Sezon bitince transfer isteyen varsa gelip yönetimimizle görüşür. Yönetim de uygun görürse, o zaman Eren ile ilgili bir şeyler ortaya çıkar. Yazılanlar veya çizilenlerin kulübümüzle veya Eren ile alakası yok. Eren ile röportaj yapmayanlar, şimdi yapmak için uğraşıyor. O yönden rahatsız olur. Eren’in önünde bir hedefi var. İsviçre kadrosuna girmesi gerekiyor. Onun için de bu 8 maçı çok iyi değerlendirmeli. Transfer ondan sonra. Nasıl Donk bizden gittiyse Eren de aynı şekilde gider” sözlerini tamamladı.