Etiket: Gerekiyor””

  • Sağlık Bakanı Akdağ: “Daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerekiyor”

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

    Bakan Akdağ, ilk olarak Erzincan Valiliğini ziyaret etti. Ardından Valilik şeref defterini imzalayarak, Valilik makamına geçti. Bakan Akdağ Valilik makamın da yaptığı açıklamada sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekerek, Erzincan’a yapım aşamasında olan yatırımlara değindi.

    Bakan Akdağ açıklamasında; “Erzincan’da kalp ameliyatı yapıyoruz. Erzincan’da bir kalp krizine acil müdahale ederek kalp damarlarını açacak müdahaleler gerçekleştiriyoruz. Erzincan’da özellikle Üniversitemizde ve Tıp fakültemizle çok uyumlu bir çalışma içerisindeyiz Sağlık Bakanlığı olarak. Bu uyumlu çalışma bize her geçen gün burada verilen sağlık hizmetlerini daha mükemmel hale getirmeyi sağlıyor. Laboratuvardan tutunda her türlü yan dal hizmetlerinin verildiği bir şehirde yaşıyoruz. Yeni hastanemiz var. Bizim AK Parti hükümetleri döneminde tamamladığımız ve Erzincanlı hemşehrilerimizin hizmetine sunduğumuz, ama hizmetleri genişlettikçe bu sefer mekanlarda yetmemeye başlıyor. Dolayısı ile bu yeni hastanede mimari olarak da birleşik çalışacak bir başka yeni hastane inşaatına da başlıyoruz. İhaleyi bitirdik. İş teslimini yapmak için hazırlanıyoruz. Böylece toplamda yaklaşık 75 bin metre karelik kapalı alan olan 350 yatak kullanabileceğimiz ihtiyaç durumunda Allah korusun herhangi bir tabii afet yada ihtiyaç durumunda bunu 400 yatağa çıkarabileceğimiz mükemmel bir hastane kompleksine de İnşallah önümüzdeki bir, iki yıl içerisinde sahip olacağız. Gerek vatandaşlarımızın araçlarını getirdiklerinde kullanacakları geniş bir kapalı otoparkın yapılıyor olması gerek hastaların ayaktan geldiklerinde geniş poliklinlik alanlarında ferah bir biçimde randevulu bir biçimde muayene olabilecekleri gerekse hasta odalarımızın tek yataklı nadiren kalabalık zamanlarda bazı odalar çift yatalı olabilir. Genelde tek yataklı banyolu tuvaletli bir refakatçi yatağı bulunan buzdolabı olan televizyonu olan adeta iyi bir otel odasında kalabilecek, bakımlarını yapabileceğimiz bir hastanemiz olarak bir bütün olarak. Burada sadece bina meselesi değildir. Özellikle üniversitesi ile güçlü ve uyumlu işbirliği Erzincan’ı sağlık acısından büyük ölçüde kendi kendisine yeten bir hale getirmiştir. Nüfuslar itibari ile nadir bir takım işlerden dolayı Erzincan dışına çıkmak gerekebilir. Mesela organ nakli gibi, bunlar normal karşılamak gerekiyor. Erzincan’da aslında ilklerden birini daha gerçekleştirdik. Üniversitemiz de diş hekimliği fakültesi ile bizim ağız diş sağlığı merkezimizle birlikte çalışabilir hale getirdik. İnşallah bu yeni yapacağımız bu hastanemizle beraber yeni aile sağlığı merkezimizde var 10 adet bunun dışında il sağlığı halk sağlı genel sekreterlik binası Erzincan için planladığımız sağlıklı yaşam merkezimiz var. Bunu da 2 yıl içerisinde tamamlayıp Erzincanlı hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.

    “Daha sağlıklı bir yönetim için, yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılması gerekiyor”

    Yapmaya çalıştığımız budur. Güçlü bir meclis öte taraftan doğrudan seçilen cumhurbaşkanı ile güçlü bir yürütme Türkiye’yi Allah’ın izniyle arzuladığımız, özlediğimiz, muhasır medeniyetler üzerine uçurarak götürecektir. Bizim şartlarımız ve çevremiz itibariyle dünyada başta Müslüman ülkeler olmak üzere, mazlum ülkelerin Türkiye’de beklentileri itibariyle, bizim milletimizin bizden beklentileri itibari ile koşarak iş yapmaya ihtiyacımız var. Biz yürüyerek iş yapamayız. Biz unu elemiş eleğini asmış zengin Avrupa ülkelerinin yönetim biçimleri ile Türkiye’nin yönetim biçimi aynı olamaz. Kaldı ki İtalya’da bir örneğini gördük. İstikrarı sağlamak üzere farklı kanunlar yaptı. Türkiye artık Allah’ın izniyle Nisan’da kir referandumla birlikte Cumhurbaşkanını seçen ve o cumhurbaşkanı ile 5 sene boyunca istikrarlı bir biçimde hizmet edeceğini bildiğimiz, hizmetin geleceğini bildiğimiz bir yapıya bürünüyor. Bir taraftan da gençlerin önü açılıyor. Bunu muhalefet çevresi küçümsüyor ama bunu asla küçümsememek lazım. Biz bir taraftan 18 yaşındaki gençlere seçme hakkı veriyoruz, artık sen ülkeyi yönetenleri seçebilirsin o yaşa geldin diyoruz, hala anayasamız bu gençlerin seçilme hakkı olmadığını söylüyor. Bu büyük bir çelişki. Buranın diğer ülkelerden bir farklılığı var. Özellikle Avrupa ülkelerinde bir farklılığı var. Bizim nüfusumuzun büyük bir kısmı genç. Türkiye’de yaş ortalaması 31’dir. Biz gençlerimize güveniyoruz. Yeni anayasa değişikliği sadece yeni cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili değil, buna benzer başka güzelliklerde getirdiğini bilmemiz gerekiyor. Her ne kadar kendi tarihleri tek adamlıkla ve darbe şakşakçılığı ile geçmiş birileri, bu meseleye sahip çıksalardı, milletimizin feraseti bu yeni yönetimle İnşallah Nisan ayında getirip Türkiye’nin yönetimi olarak belirleyeceğine ben inanıyorum” dedi.

    Bakan Akdağ, Erzincan Valiliğine olan ziyaretinin ardından Erzincan Belediyesi Çok Amaçlı Toplantı Salonunda düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclis toplantısına katıldı.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Bizim ihracat seferberliği yapmamız gerekiyor”

    Gaziantep Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Gaziantep’in Yıldızları 2016 Ödülleri”, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin katılımıyla sahiplerini buldu. Başbakan Yardımcısı Şimşek, ihracat seferberliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Gaziantep Sanayi Odası tarafından her sene başarılı firma ve iş adamlarını ödüllendirmek amacıyla düzenlenen ödül töreni, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin katılımıyla gerçekleşti. Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki ödül törenine Başbakan Yardımcısı Şimşek ve Bakan Tüfenkci’nin yanı sıra Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, AK Parti Milletvekilleri Ahmet Uzer, Canan Candemir Çelik, Mehmet Erdoğan, Abdulkadir Yüksel, Nejat Koçer, CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu ve iş adamları katıldı.

    Başbakan Yardımcısı Şimşek, yaptığı konuşmada iş adamlarının yanında olduklarını vurgulayarak, “En büyük teşekkürü hak eden ihracat, üretim yapanlardır. Onun için ödül alanları özellikle tebrik ediyorum. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Türkiye’nin başarısı özel sektörün dinamizmine göre inşa edilmiştir. Sanayi değince aklımıza Konukoğlu geliyor. Konukoğlu, Gaziantep için büyük bir şanstır. Ben bütün iş adamlarımıza teşekkür ediyorum. Bu ülkenin geleceği aydınlık, bu ülkenin geleceği parlaktır. Türkiye çok badireler atlattı ama hala güçlü bir şekilde ayaktadır. Türkiye’nin temelleri sağlamdır. Türkiye Gezi, 17-25 Aralık operasyonu, dört seçim, terörün her türlüsü, 15 Temmuz darbe girişimi bütün bunlara rağmen Türkiye bu şokların hepsini atlattı. Bütün bunlara rağmen Türkiye yüzde 9 büyüdü. Kötümserliğe yer yoktur. Bu sıkıntılı dönem devam ediyor. Hala Türkiye’ye karşı bir tehdit var. Ama bu ülkede siyasi istikrar var. Türkiye sorunlarını iyi bilen, çözümleri iyi bilen güçlü bir hükümet var. Onun için kötümser olmayın. Biz KOBİ’lerimize kefil oluyoruz. Biz hazine olarak üreticiye kefil oluyoruz. Kamu maliyesi güçlü olmasaydı biz bu destekleri sağlayamazdık. Biz işverenlerin her türlü yanındayız, vergi barışını yaptık, işçi çalıştıranların yanında olduk. Hükümet olarak özel sektörün yanındayız. Seferberlikten kastımız, bizim bir ihracat seferberliğine ihtiyacımız var. 100 yıl önceki tehditlere benzer tehditler var. Katma değer zincirinde yukarı çıkmamız gerekiyor. Ne yaparsanız bunun biraz daha fazlasını yapın. Ar-Ge personeli çalıştırırsanız maaşını ödüyoruz. Patent kanunu çıkardık. Geride ufak tefek şeyler kaldı. Şimdi sizin bir seferberlik anlayışıyla bir atılım yapmanız gerekiyor. Bizde bir reform seferberliği yapacağız” diye konuştu.

    “Biz her zaman sanayicilerimizin yanındayız”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci ise, iş verenlerin desteğe ihtiyacı olduğunu söyleyerek, “Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümünde Gaziantep Türkiye’nin yıldızıdır. Yeni pazar, yeni üretim-geliştirme adına Gaziantep Türkiye için örnektir. Bütün Gazianteplilere teşekkür ediyorum. Bizler zorlukların adamıyız. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah bu terörü yeneceğiz. Özellikle sanayicilerimizin önünü açma talepleri var. Biz her zaman sanayicilerimizin yanındayız. Sadece kamu yetmez, özel sektörün güçlenmesi gerekiyor. İş alemi büyüyor, bunda burada oturan iş adamlarının etkisi büyüktür. Biz her fırsatta reel sektörün önünü açmaya çalışıyoruz. Biliyoruz iş verenlerin desteğimize ihtiyacı var. İş adamlarımızın kredi alma sıkıntısı var. Bu noktada bizler teminat noktasında kolaylık sağlayacağız. Artık iş adamları makineleri teminat olarak kabul edecek. Örneğin fıstık ağacını bankalar teminat olarak kabul edecek. Siz çalışırsınız, üretirsiniz, biz sizin önünüzü açarız. Habur’u işler hale getirdik, Habur’da sadece bir noktada işlemlerinizi bitirip geçeceksiniz. İhalesi bitti, faaliyete girecek. Sicil affıyla ilgili esnafımızdan gelen taleple bunu da Meclise getirdik, Meclis açıldığında bu Meclisten hızlı bir şekilde geçecek. Türkiye’nin üreterek büyümesi lazımdır. Anayasa değişikliğini Türkiye’nin koalisyonlarla yönetilemez hale getirilmemesi için yapıyoruz. Bu ülkenin bekası ve geleceğine sahip çıkma adına bu anayasayı yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu da, KOBİ’lere verilecek kredinin piyasayı rahatlatacağını belirterek, “15 Temmuz’da Gaziantep vatan hainlerine yol vermedi. 95 yıl önce de vermemişti. Piyasalarda sıcak para sıkıntısı var. Buna rağmen Gaziantep sanayisinde 120 fabrika açıldı. KOBİ’lere verilecek kredi piyasayı rahatlatacak. Hala bizim kalifiyeli eleman ihtiyacımız var. Devletin bütün liselerinin meslek lisesi haline getirilmesi gerekiyor” dedi.

    “Biz terörle mücadelede sonuna kadar devletimizin yanındayız”

    Gaziantep’in vatanına her zaman sahip çıktığını belirten TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bu topraklara 95 yıl önce Gaziantep kimsenin göz koyamayacağını gösterdi. Gaziantep vatanperverliğini 15 Temmuz’da bir kez daha gösterdi. Şehit ailelerine en büyük katkıyı bizler yaptık. Gaziantep 21 milyon TL’yi tek başına yaptı. İçinden geçtiğimiz süreçte ülkemiz üzerinde yine oyun oynanıyor. Terör örgütleri Türkiye’ye karşı savaş açmış durumdadır. Biz bin yıldır bu topraklarda bütün hainlerin hesabını gördük, birliğimizi kimse bozamaz. Biz terörle mücadelede sonuna kadar devletimizin yanındayız. Başarılı firmalarımızı ödüllendiren bu tören Gaziantep’te geleneksel hale geldi” şeklinde konuştu.

    Konuşmalardan sonra başarılı firmalara ödülleri verildi.

  • Üzülmez: “İnanarak ve kenetlenerek bu camiayı en iyi yerlere getirmemiz gerekiyor”

    Gaziantepspor’un yeni teknik direktörü İbrahim Üzülmez, “İnanarak, birbirimize kenetlenerek, bu camiayı en iyi yerlere getirmemiz gerekiyor” dedi.

    Gaziantepspor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, Celal Doğan Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında, kendisine verilen yeni görevin hayırlara vesile olmasını istedi. Gaziantepspor’da 1999-2000 yıllarında görev aldığını hatırlatan Üzülmez, “Bugün Türk futbolunda İbrahim Üzülmez olarak eğer ön plandaysak, isim yaptıysak, bunda Gaziantepspor camiasının çok büyük etkisi vardır. Güzel işler yapmıştık. O dönemde Gaziantepspor’u çok güzel yerlere getirmiştik. Amacım; o dönemde yakaladığımız başarıyı bu yeni görevimde devam ettirmektir. İşimiz hiçte kolay değil, bunun farkındayım” dedi.

    “Gaziantepspor’un altlarda değil daha üstlere olması gerektiğini düşünüyorum”

    Gaziantepspor’un son 5 maçta yenildiğini ve en fazla da gol yiyen 3 takımdan birisi olduğunu söyleyen Üzülmez, “Bizim de bu takıma gelmemizdeki amacımız; zaten kötü gidişatı değiştirmektir. Ben kendime inanıyorum. Geçmişte yakaladığımız o başarıyı, bu yeni görevimde de yapacağıma inanıyorum. Takımımız son zamanlarda bir takım sıkıntılar yaşamış olabilir, son 5 haftaya baktığınızda bunu görüyoruz. Bunu değiştireceğiz. Önce inanarak, birbirimize kenetlenerek, bu camiayı en iyi yerlere getirmemiz gerekiyor. Gençlerbirliği ve Gaziantep, bu ligin düşmeyen iki takımından birisidir. Gaziantepspor’un altlarda değil daha üstlere olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Futbolculuk dönemimde bu takım bana çok şey kattı”

    Bir gazetecinin kentte ve taraftarlarda “Gaziantepspor küme düşecek” şeklinde algının oluştuğunu belirtmesi üzerine Üzülmez, “Benim kafamdaki olay, şehrin içerisindeki gibi bir düşünce olmuş olsa zaten bu görevi kabul etmezdim. Bu takım küme düşecek düşüncesini taşımış olsam burada olmazdım. Buraya geliş amacım belli. Bu kötü durumdan bu camiayı ayağa kaldırmak, yukarılara taşımak. Olumsuz düşünceye sahip insanlar olabilir, bu gayet doğaldır. Bizde o olumsuz düşünceler içerisinde olan kitleleri, yaptıklarımızla inandırmak istiyoruz. Bize güvenmelerini sağlayacağız. Gençlerbirliği camiası ile bunu güzel bir şekilde ortaya koyduk. O takım da aynı düşünce içerisindeydi. Tüm kamuoyunun ’bu takım küme düşer’ düşüncesine sahipken, ancak Gençlerbirliği’nin şu anki konumuna baktığınız zaman çok önemli mesafeler kat etti. Takım şu anda yoluna bakıyor. Şu anda ligin en az gol yiyen takımlarından birisi. 8 gol yemiş bir takım. Arkadaşlar önce saha içerisindeki birlikteliği sağlamamız lazım. Ben kendime inanıyorum, kendime güveniyorum. Kendime inandığım ve güvendiğim için bu camiayı tercih ettim. Zor bir durumdayız. Ama bu zor durumdan sadece İbrahim Üzülmez’in üzerine bırakarak, zor durumdan çıkamaz. Başkanı, yönetimi, kenti, taraftarı ve oyuncusuyla kenetlenmemiz lazım. Bu kenetlenmeyi sağlayamazsak zaten sıkıntı yaşarız. Yoksa bende sihirli değnek yok. Gel Gaziantepspor’a git, üst kısımlara taşı, öyle bir şey yok. Bu kent, bu taraftar, bu takımı sahipsiz bırakmadı. Bu kent, yıllar boyunca takımına sahip çıktı, gene de sahip çıkacak. Tüm taraftarımız ile şehrin ileri gelenlerinin takıma sahip çıkmasını istiyorum. Bu takım iyi yerlerde olacaktır. İyi yerlere getireceğiz ama öncelikle kendimiz inanacağız. Takıma önce inanç lazım, kendine inanmayan bir bireyden bir şeyler beklememiz gerekmez. Ben de başarısız olabilirim ama benim yapımda ve karakterimde pes etmek gibi bir düşünce söz konusu olamaz. Sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz. Futbolculuk dönemimde bu takım bana çok şey kattı. Ben buradan Beşiktaş’a gittim. Hem bir vefa anlamında Gaziantep’e gelip güzellikler yaşatmak hem de takımı bu kötü gidişattan kurtarıp en iyisini yapmak istiyorum” şeklinde konuştu.

    “Hafta sonu 6 puanlık bir maça çıkacağız”

    Hafta sonu Lig’in 15. haftasında Çaykur Rizespor ile oynanacak maç hakkında konuşan Üzülmez, “Futbol tabiriyle 6 puanlık maç filan derler ya bu takım, pazar günü öyle bir maça çıkacak. Oyunun başından sonuna kadar takımı desteklen bir taraftara ihtiyacımız var. Çıkacağız, inanacağız, güveneceğiz, kenetleneceğiz. Bu sinerjiyi yakalamamız lazım” diye konuştu.

  • Genç mühendisin kurtulması için 35 bin lira gerekiyor

    Bursalı üniversite öğrencisi Merve Akgün, yakalandığı hastalıktan kurtulabilmesi için iki hafta içerisinde ameliyat olması gerekiyor. Arkadaşları ve ailesi ameliyat masrafı olan 35 bin lirayı bulmak için kampanya başlattı.

    Bursa’da oturan ve Bartın Üniversitesi’nden Çevre Mühendisi olarak mezun olan 22 yaşındaki Merve Akgün, bu kez aynı üniversitenin Metalürji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü’nü okumaya başladı. Bir süre önce baş ağrısı şikayetiyle Bartın Devlet Hastanesi’ne giden genç mühendis, yapılan tetkikler sonrası hayatını karartan haberi öğrendi. Doktorlar genç kıza beyninde büyük bir tümör olduğunu ve en fazla iki hafta içerisinde ameliyat olması gerektiğini söyledi.

    Aldığı bu haberle adeta yıkılan genç kıza asıl darbe yine doktorlardan geldi. Genç kıza, beynindeki tümörün büyük olması ve hastanedeki ameliyat malzemelerinin yetersizliği nedeniyle ameliyat için başka bir hastaneye gitmesi gerektiği söylendi.

    Hastane hastane gezdi

    Hastane hastane gezen talihsiz mühendis, bu kez soluğu İstanbul’daki özel bir hastanede aldı. Buradaki doktor da aynı tanıyı koyarak acil ameliyat olması gerektiğini, ameliyat sonrası ise fizik tedavi ve kemoterapi uygulanabileceğini söyledi.

    Ameliyat ücreti 35 bin lira

    Talihsiz Merve, ameliyatın 35 bin liraya mal olacağını duyunca bir şok daha yaşadı. Fabrika işçisi baba Nejdet Akgün’ün maddi durumu bu ameliyatı karşılamaya yetmiyor. Merve’nin arkadaşları, sosyal medya hesaplarından  #BuAmeliyatYapılacak hashtag’iyle yardım kampanyası başlattı. Merve’nin ameliyatı için gerekli paranın toplanması için oluşturulan sayfalara ise ilgi yoğun.

    Merve: “Büyük şok yaşadık”

    Hayatının dolu dizgin devam ettiği dönemde böyle bir haber ile şok olduğunu anlatan Merve Akgün, “Başka bir sebeple gittiğim hastanede beyin dalgalarımda tuhaflık olduğu için EGG ve MR çekimleri istendi ve sonuçlarda beynimde tümör olduğu teşhisi koyuldu. Anlamamıştım olayın ciddiyetini. Doktorum bana durumun çok ciddi olduğunu ve hemen donanımlı bir hastaneye gitmemi söyledi. Apar topar Bursa’ya ailemin yanına döndüm. Bir çok doktorla görüştüm ve hepsi, beynimdeki tümörün çok büyük olduğunu ve hayati bölgenin de yüzde 20’sinin içinde olduğunu söyledi. Yani maksimum yüzde 80’lik bölümü alınabilir tümörün. Kalan kısımı için kemoterapi ve radyoterapi göreceğimi söylediler. Hem ben hem ailem hem çevrem büyük bir şoktaydı nasıl olur. Evet beynimde 6 santim kocaman bir tümör var ve acilen ameliyat olmam gerekiyor” diye konuştu.

    “Kör kalma, duymama, felç olma riskim var”

    Görüştüğü doktorların ameliyatın çok riskli olduğunu söylediğini anlatan genç mühendis, “Kör kalma, duymama, felç ve hatta masada kalma riskimin olduğunu söylediler. Görüştüğüm hastanelerde ameliyat için yeterli donanım ve ekipman yok. Bu eksiklik risk oranını daha da arttıracaktır dediler. Özel hastanelere de gittim. Sadece muayenesi 500 TL olan doktorların ameliyat için söyleyecekleri meblağlar belliydi. Bir mucize oldu ve İstanbul’da bir alanının en iyilerinden biri olan profesör ile irtibata geçtim. Normalde 80 bin liralık ameliyat içinde bulunduğum özel durumlardan ötürü 35 bin liraya indirildi” dedi.

    “Canımı yakıyor ama ailem bu parayı bulamaz”

    İstanbul’daki özel hastaneden istenen 35 bin liralık ameliyat masrafını ailesinin karşılamasının zor olduğunu da anlatan Merve, “Bu sadece hastane, ameliyathane ve ameliyata girecek ekibin ücreti. Allah bin kere razı olsun ama canımı yakan konu bu 35 bin lira olan ücreti ailem karşılayamıyor. Babam asgari ücretle sanayide teknik bir atölyede çalışıyor. Annem günü birlik işlere gidiyor. Ailemde okuyan bir erkek kardeşim daha var. Giresun’da okuyor. Ailem dedemlerle birlikte yaşıyor. Satabileceğimiz hiç bir şey yok üstümüze. Bu imkânlarla kredi de çekemiyoruz. Teminat gösterilecek bir şey yok. Öyle bir durum ki bu kolay anlatamam” diye konuştu.

    “Okulumun dereceye giren öğrencilerindenim ama…”

    Bartın Üniversitesinde Çevre Mühendisliğini bitirdiğini, çift anadal yaptığını ve ikinci üniversiteyi bitirmesi için 4 dersinin kaldığını da söyleyen Merve Akgün, “Sınavlarıma girecektim. Böyle bir şeyi öğrendim. Evet ben 4 yılda 2 mühendislikten mezun olacaktım. Okulun derece öğrencilerinden biriyim. Hiç şüphelenmedim bu hastalıktan. Her baş ağrımda her dalıp donduğumda çok ders çalışıyorum yoğunluktan oluyor deyip geçtim. Ben hep güçlü, hep çalışkan bir kızdım. Şimdi de öyle” dedi.

    “Daha 22 yaşındayım hayallerim var”

    “Hemen ameliyat olmam gerekiyor ve donanımlı bir hastanede ameliyat olmam gerekiyor. Bu noktada maddiyat karşıma duvar gibi çıktı. Devlet hastanelerinde bu kadar ciddi bir operasyon için yeterli donanım yok. Ben bu parayı toparlayıp başarılı bir doktora canımı emanet etmek istiyorum. Lütfen bana yardımcı olun sesimi duyanlar olsun” diye yardım isteyen genç mühendis, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ben o ameliyat masasında kalmak istemiyorum daha 22 yaşındayım. Daha almam gereken ikinci diplomam var ve 22 yaşıma kadar sığdıramadığım gerçekleştirmek istediğim hayallerim var.”

    Arkadaşları tarafından Merve’nin ameliyat ücreti için açılan yardım hesapları ise şöyle:

    İletişim:

    Merve Akgün

    merve.akgn11@gmail.com

    akkus.betul@hotmail.com

    0545 543 44 07

    Türkay Karabaş

    turkaykarabas19@hotmail.com

    0545 543 44 06

    Yardım Hesabı:

    Merve Akgün

    Ziraat Bankası

    Şube: Yalı / Bartın Şubesi

    Hesap Numarası: 1631-62043073-5001

    Iban Numarası: TR 0400 0100 1631 6204 3073 5001

  • İpekoğlu: “Hakem hatalarında üç maymunu oynamak gerekiyor”

    TFF 1. Lig takımlarından Adana Demirspor’un Teknik Direktörü Engin İpekoğlu, “Türk futbolundaki paydaşların özellikle hakem hatalarında üç maymunu oynaması gerekir” dedi.

    Adana Demirspor, ligin 11. haftasında pazar günü deplasmanda oynayacağı Giresunspor maçı hazırlıklarını hız kesmeden sürdürmeye devam ediyor. Teknik Direktör Engin İpekoğlu, Aytaç Durak Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında Eskişehirspor maçında yenildikleri için üzgün olduklarını söyledi.

    “Yorum yapınca PFDK’ya sevk ediliyoruz”

    Eskişehirspor maçı sonrasında düzenlenen basın toplantısında hakemle ilgili söylediği “Özgür Yankaya ve ekibi maçı bizden alıp Eskişehirspor’a verdi” sözlerinden dolayı Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk edildiğini hatırlatan İpekoğlu, “Bu konuyla ilgili çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Yorum yaptığımız zaman anında ceza kuruluna sevk ediliyoruz. Herhalde Türk futbolundaki paydaşların özellikle hakem hatalarında üç maymunu oynaması gerekir diye düşünüyoruz” dedi.

    “Gol bölgesinde değerlendiremediğimiz pozisyonlarımız var”

    Mağlup olacak bir oyun sergilemediklerini belirten İpekoğlu, “Futbolcularla yaptığımız toplantıda da söyledim, biraz hakem, biraz şanssızlık, biraz da beceriksizlik diyeceğiz. Özellikle gol bölgelerinde değerlendiremediğimiz pozisyonlar var. Eskişehirspor gibi rakibe karşı 3-4 tane pozisyonumuz vardı, bunlardan en az birini gol yapmamız gerekirdi diye düşünüyorum. Yapacak bir şey yok, geride kaldı” diye konuştu.

    “Hedefe oynuyorsak bunun ilk ayağı Giresunspor maçı”

    İpekoğlu, TFF 1. Lig’in 11 haftasında deplasmanda Giresunspor ile zor bir maç oynayacaklarını da sözlerine ekleyerek şunları söyledi:

    “Eğer bir hedefe oynuyorsak bundan sonraki maçlarda puan ya da puanlar almak zorundayız. Bunun da ilk ayağı Giresunspor maçı. Giresunspor ile zor bir maç oynayacağız. Özellikle iç saha maçlarında agresif oynayan, hücum hattında iyi oyunculara sahip bir takım. Biz de ümit ediyor ve diliyoruz ki sakat olan arkadaşlarımız, Giresunspor maçına kadar aramıza katılır. Pote’nin önemli bir şeyi yokmuş, en azından bu sevindirici ama 4-5 tane önemli oyuncumuzdan şuan itibariyle yoksunuz gibi gözüküyor.”

    Kelleci: “Haklarımız yeniyor”

    Adana Demirspor’un başarılı futbolcularından Tufan Kelleci ise verilmeyen penaltılardan dolayı haklarının yendiğini belirtti. Takımın şu anda iyi durumda olduğunu söyleyen Tufan, “Çok iyi çalışıyoruz. İlerleyen maçlarda da daha iyi duruma geleceğiz” dedi.