Etiket: Gerekir”

  • DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’

    DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’ dedi.

    CHP Genel Merkezi’nde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Çerkezoğlu, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “DİSK heyeti olarak Mecliste grubu bulunan siyasi partilerle bir dizi görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla da bir görüşme yaptık. Asgari ücret, tespit komisyonu tarafından belirlenmiş olsa da TBMM’de yapılacak bazı yasal düzenlemelerle arttırılması mümkündür. DİSK olarak ilk günden itibaren asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerektiğini ve asgari ücretteki kesinti yükünü devlet tarafından hazineden karşılanması gerektiğini ifade etmiştik. Bugün asgari ücretin bir miktar da olsa yükseltilmesi için TBMM’nin asgari ücreti tümüyle vergi dışında bırakmak ve asgari ücret üzerinde SGK kesinti yükünün devlet tarafından karşılanması konusunda yasal düzenlemeler yapmak için göreve çağırıyoruz. 2008 yılından beri 12 yıldır bu ülkede işverenlere 5 puan SGK prim desteği verilmektedir. 12 yıldır işverenlere verilen bu destek pandemi süresince işçilere de verilmelidir’’ şeklinde konuştu.

  • Doç.Dr. Çılgın,”Emzirme oranı yüzde 43, yüzde 100 olması gerekir”

    Doç.Dr. Çılgın,”Emzirme oranı yüzde 43, yüzde 100 olması gerekir”

    Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ülke genelinde yapılan öneri ve uyarılara rağmen bebeklerde emzirme oranının düşük olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hasan Çılgın, “Ülkemizin verilerine göre emzirme ve anne sütünün kullanımı vurgulanmasına rağmen ilk 6 ayda ek gıdasız oranı yüzde 43’lerde görülmektedir. Oysaki bütün bilgilendirme, reklam ve Sağlık Bakanlığı’nın önerilerine rağmen bu oran yüzde 100’e çıkması gerekirken oran oldukça düşüktür” dedi.

    Elazığ Mediline Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hasan Çılgın, Dünya Emzirme Haftası nedeniyle anne sütü ve emzirme konusunda bilgi verdi. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere yapılan bilgilendirmeler dahilinde Türkiye’de emzirme oranının yüzde yüz olması gerekirken yüzde 43’te kaldığını aktaran Doç. Dr. Hasan Çılgın, yeni doğan bebeğin iki saat aralıklara emzirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle ilk 6 ayda bebeklere ek gıdasız anne sütünün öneren Çılgın, annelerin ise dikkat etmesi gereken konuları aktardı.

    Anne sütünün yeni doğan bir bebek için elzem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Çılgın, “ Bebeğin büyümesi ve gelişmesi özellikle nöro gelişimsel ve gastro intestinal sistem olgunlaşması için bebeğin mutlaka ihtiyaç duyduğu bir besin kaynağıdır. Özellikle ilk beş gündeki anne sütünün kolostrum olarak tarif etmekteyiz. 5-15 gün arası geçiş sütü ve 15 günden olgun (matür) süt olarak tanımlanmaktadır.Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in özellikle ilk 6 ayda ek gıdaya ihtiyaç duymadan sadece anne sütünün, emzirmenin yeterli olduğunu vurgulamaktadır. Ülkemizin verilerine göre emzirme ve anne sütünün kullanımı vurgulanmasına rağmen ilk 6 ayda ek gıdasız oranı yüzde 43’lerde görülmektedir. Oysaki bütün bilgilendirme, reklam ve Sağlık Bakanlığının önerilerine rağmen bu oran yüzde yüze çıkması gerekirken oran oldukça düşüktür. Anne sütünde bulunan immunoglobulin a, bebeği enfeksiyonlara özellikle de immünolojik enfeksiyon enfeksiyonlara karşı oldukça korumaktadır”dedi.

    Annelerin doğumdan sonra en az 2 saat içinde bebeği emzirmesi gerektiğine dikkat çeken Doç.Dr. Çılgın,daha sonrası süreçte ise her 2 saatte bir bebeğin emzirilmesi gerektiğini kaydetti.

    Her iki saatte bir emzirmenin yapılmasıyla süt kanallarının özellikle oksitosin salgılanmasının sağlanması gerektiğine değinen Çılgın,”Dolayısıyla süt kanalları açılmalı ve sütün düzgün gelmiş olması sağlanabilsin. Ayrıca bebekteki hipoglisemiyi önlemek için en geç 2 saat sonra emzirmeye başlanmalı. Özellikle ilk beş gün içinde 2 saat bir emzirme ritmini sağlamalılar”diye konuştu.

  • Diş kırıklarının tedavi edilmesi gerekir

    Diş kırıklarının tedavi edilmesi gerekir

    Diş kırıklarının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini açıklayan Diş Hekimi Dündar Özbaylar, “Dişlerimiz her ne kadar çok sert ve güçlü yapılar olsalar da ağır bir darbe aldıklarında ya da küçük ama uzun süreli travmalar sonucunda çatlayıp kırılabilirler. Bir diş kırığında en önemlisi geride kalan diş dokusunu en kısa zamanda sağlıklı hale getirmektir” dedi.

    Diş mine tabakası çeşitli sertlik ölçüm derecelerinde sınıflandırmaya dahil edilmiş ve dünya üzerinde bulunan birçok maddeden daha sert olduğunu ifade eden Diş Hekimi Özbaylar: “Günlük yaşantımızda yüz üstü düşmelerde özellikle ön dişler, sert kabuklu bir kuruyemişi kırmaya çalışırken de arka dişlerimiz kırılabiliyoruz. Ya da bir gazoz kapağını dişimizle açmaya çalıştığımızda dişimiz kırılabilir. Çürük varlığında direnci iyice azalmış olan bir diş en ufak bir travma ile kırılabilir. Ekmek yerken dişim kırıldı diyen çok kişiden duymuşuzdur. İçilen soğuk suyun hemen ardından içilen sıcak bir çay, diş yüzeyinde çatlamalara sebep olabiliyor. Büyük kırıklarda ise kalan diş dokusunun ileri tedavileri gerekebilir. Diş kökü, aldığı travmaya bağlı olarak çene kemiği içinde yerinden oynamış olabilir, canlılığını kaybedebilir. Bu durumda önce kanal tedavisi ve dişin çene kemiği içinde sabitlenmesi ile ilgili tedaviler yapılmalıdır. Arka bölgedeki diş kırıklarında standart bir kompozit ya da porselen dolgulardan faydalanabileceğimiz gibi çeşitli fiber post (vida vb.) gibi malzemelerden destek alınarak porselen kuron (kaplama) ile tedavi tamamlanabilir. Kök yüzeyine inen ve kemik içerisinde oluşan bir çatlak hattı gözden kaçabilir veya röntgen yardımıyla tespit edilse bile tedavisi mümkün olmayabilir. Diş kırıklarından sonra, kısa zaman içinde diş doktorunuza başvurduğunuz takdirde sağlığınız açısından en doğru tedavi yapılmış olacaktır.

    Doğru tedavi yapıldığı takdirde, beklenen estetik de sağlanacaktır. Çürükler, dişeti hastalıkları ve travmalar (çarpma, darbe) başlıca diş çekim nedenleridir. Çekim sonrası, ağızda oluşan boşluklar nedeniyle, bir süre sonra çiğneme zorlukları ve yandaki dişlerin devrilmesi gibi istenilmeyen durumlar ortaya çıkar. Bu çekim boşlukları implant (diş ekimi) veya protezlerle tamamlanmalıdır. İmplant ve protezlerin sağlıklı olarak yapılabilmesi için öncelikli koşul ise yeterli kemik hacminin varlığıdır.” diye konuştu.

  • Prof. Dr. Acemoğlu: “Türkiye’nin büyümeyi verimli hale getirmesi gerekir”

    Prof. Dr. Acemoğlu: “Türkiye’nin büyümeyi verimli hale getirmesi gerekir”

    Prof. Dr. Daron Acemoğlu, “Türkiye’nin 2002’den 2007’ye kadarki büyümesine bakarsanız eğer, çok hızlı bir toplam faktör verimliliği artışı var. Yüksek kaliteli bir büyümedir. 2007’den sonrasına bakarsak eğer negatiftir. 12 senedir Türkiye, negatif toplam faktör verimliliğiyle büyüyor. Türkiye’nin üretmeye, teknolojiye, insan kaynaklarına ihtiyacı var” dedi.

    Massachusetts Institute of Technology (MIT) Ekonomi Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Daron Acemoğlu, ‘Finans Piyasalarının Geleceği’ adlı konferansta Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta Ünlü Ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu Türkiye’nin ekonomisi ile ilgili soruları cevapladı. Yaklaşık 1,5 saat süren konferansta Prof. Dr. Acemoğlu, Türkiye’de uzun vadeli ve sağlıklı büyümek için reformlar yapılması gerektiğine dikkat çekti.

    “Türkiye’nin üretmeye ihtiyacı var”

    Sunumunda ekonomik büyümede toplam faktör verimliliğine değinen Acemoğlu, “Türkiye’nin 2002’den 2007’ye kadarki büyümesine bakarsanız eğer, çok hızlı bir toplam faktör verimliliği artışı var. Yüksek kaliteli bir büyümedir. 2007’den sonrasına bakarsak eğer negatiftir. 12 senedir Türkiye, negatif toplam faktör verimliliğiyle büyüyor. Bu korkunç bir şey. 2007 senesinden beri hemen hemen tüm yatırımlar, inşaat sektörüne gidiyor. Bu başka ülkelerde çok az olan bir şey. Üretkenlik, teknoloji yerine bina ve yol. Tamam, Türkiye’nin çok ihtiyacı var bina ve yola ama sadece bina ve yola ihtiyacı yok. Biraz da üretmeye ihtiyacı var, birazda teknolojiye ihtiyacı var, birazda insan kaynaklarına ihtiyacı var” dedi.

    Acemoğlu, sağlıklı büyümenin anahtarının reformlar olduğunu kaydederek, “Uzun vadeli ve sağlıklı büyümenin de tek yolu özgürlüğü destekleyen kurumlardır ve Türkiye’de şu anda öyle bir durumdayız ki artık yavaş yavaş herkes anlıyor ki sağlıklı büyümek için bir reformlara girmek lazım. Bence gereken reçete şu anda acı hapı alın sonra gelecekte iyi olacak değil, hem orta vadeyi hem kısa vadeyi bir şekilde yaparsak şu an ki durumumuzu da değiştirebiliriz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de belki de gelecek seneler içinde orta vadeyi ve kısa vadeyi beraber yapabileceğimiz önemli fırsatlar var”

    Kısa vade de yapılması gerekenler listesinde şirketlerin bilançolarını düzeltmek, bankaların bilançolarını düzeltmek gibi maddelerin bulunduğunu belirten Acemoğlu, “Kısa vade de şirketlerin bilançolarını ve bankaların bilançoları düzeltilmeli. Verimsiz olan şeyleri geri kesip yabancı sermayeyi getirip ekonominin büyümeye girmesine yol açmak. Bunlar zaten insanların refahları için olan bir şey ama bunları yapabilmemiz için orta vadeye de yapmamız lazım. Çünkü eğer orta vadeye doğru yatırım yapmazsak, birincisi bu yaptıklarımız bir işe yaramaz, ikincisi zaten yabancı sermayede gelmez. Türkiye’de belki de gelecek seneler içinde orta vadeyi ve kısa vadeyi beraber yapabileceğimiz önemli fırsatlar var” şeklinde konuştu.

  • Başkan Vergili: “Hollanda’da seçimler değil, yerel yönetimlerin düzelmesi gerekir”

    Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi 2014-2018 dönemi Türkiye Milli Heyeti Asıl Üyesi olarak kongrenin 35. oturumunda konuşan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Hollanda’da seçimlerin değil yerel yönetimlerin düzelmesi gerektiğini söyledi.

    Belediye Başkanı Rafet Vergili, Fransa’nın Strasbourg şehrinde, 6-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenen kongrede Avrupa’daki yerel yönetim sistemine değinerek, “Belediye Başkanı, Belediye Meclisinde görüşü alındıktan sonra il valisinin teklifiyle kraliyet kararnamesiyle atanır ve en önemli organ il meclisleri yani vilayet yönetimlerin birincisi meclise kraliçenin konseyi vali başkanlık eder, ikincisi ilin yürüttüğü kurul kraliçenin konseyinin başkanlığında il nüfusuna göre 3/9 üyeden oluşur. Vali ataması birkaç meclis üyesinin görüşü alınarak İçişleri Bakanı teklifi üzerine kraliyet kararnamesi ile atanır. Kraliyet komiseri ilin bütün faaliyetlerini yürütmekte ve kurallar koymaya yetkilidir. Valinin görevi Belediye Meclisinin Yürütme Kurulunca verilen kararların uygulayıcısıdır ve bütün davalarda temsil eder. Seçim yapılıyor, gerçek görevliler atanıyor. Hollanda’da yerel yönetimleri Avrupa Yerel Yönetimlerinde, Yerel Yönetimler Yasasına uygun diyebilir misiniz? Gerçek şu ki buradaki temsilciler ve atanmış kişiler komisyonlarda görev alıyor, başkan oluyor, raporlar düzenliyor, takdir sizlerindir” dedi.

    “Hollanda’da seçimler değil, yerel yönetimlerin düzelmesi gerekir”

    Hollanda’daki yerel yönetimlerinin düzelmesi gerektiğini belirten Vergili, “Hollanda’da seçimler değil, yerel yönetimlerin düzelmesi gerekir ki şu anda Türkiye’de atanan Valilerden daha tehlikeli boyutta Hollanda’da yerel yönetimlerin idaresi mevcuttur. Bugün Hollanda’da her şey iyi olabilir. Yarın belirsiz hukuki düzenlemeler gerekir. Hollanda’nın Avrupa Birliği Yerel Yönetimine uygun kanunlar düzenlemesi gerekir” ifadelerini kullandı.