Etiket: Gerekenler

  • Av köpeği eğitimde dikkat edilmesi gerekenler

    Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) 7. Grup Pointer Irk Hakemi Erdoğan Köroğlu, av köpeklerinin yetiştirilmeleriyle ve yetiştirilirken yapılan yanlışlıklarla ilgili bilgiler verdi.

    Av köpeği meraklılarının en çok önemsedikleri konulardan bir tanesi, avda kullanacakları köpeği en doğru şekilde eğitmek. Uzmanlar, yanlış yapılan eğitim sonucunda köpeğin tekrar eski haline dönmesinin çok zor olduğunu söylüyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan KIF 7. Grup Irk Hakemi Erdoğan Köroğlu, av köpeği yavrusu alacaklara yavrunun annesinin ve babasının iyi avlanması gerektiğini söyledi. Açıklamalarına devam eden Köroğlu, “Av köpeği yetiştiricileri kendileri üretici değillerse ve başka bir yerden yavru alacaklarsa birinci şart yavrunun annesinin ve babasının avcı köpek olması. Yani sürekli ava giden köpeklerden yavru edinilmeli. Köpeği yetiştirmek isteyen kendine uygun karakterde yavru seçmeli. Bu işlemde köpek alınan yerden yardım alınması gerekir. Çünkü ilk görüşte köpeğin karakterini bilemezsin. Onları sürekli izleyen köpeğin bakıcısı ve üreticisi olduğu için onlardan yardım alınmasını tavsiye ederim. Annesi babası avlanan köpek illaki avcıyı tatmin edecek kadar av yapar” dedi.

    Sözlerine, köpeğin avı getirirken nasıl eğitilmesi gerektiğini de ekleyen Köroğlu, “Avcılarımız bir tahta üzerine bıldırcın veya keklik kanadı bağlıyorlar. Böylelikle küçükten köpek avı sıkmadan getirmeye alışıyor. Ondan sonra çok zor bir şeyi yok. Bunu oyunla öğrendikten sonra, kuş vurulduğu anda köpek ne yapması gerektiğini yani avı ağzına aldıktan sonra sahibine getirmesi gerektiğini biliyor” diye belirtti.

    “Tüfek sesinden korkma olayları olabiliyor”

    Av köpeği yetiştiricilerinin en büyük yanlışlarının, köpeklerin eğitim çağına gelmeden tüfekle alıştırılmaları olduğunu söyleyen Erdoğan Köroğlu, şöyle konuştu;

    “Bazı köpeklerin karakteri baskın olmuyor. Biraz daha ürkek oluyor. Tüfek sesinden korkma olayları olabiliyor. Tam eğitim çağına gelmemiş 3 aylık bir köpeğin yanında tüfek atıyorlar. Tüfek atılmaz. Daha çok el şaplatarak, tahtaları birbirine vurarak veya küçük sesler çıkartarak tüfek sesine alıştırılması gerekir. En büyük yanlış ve eksiklik bu. 3 aylıkken, 4 aylıkken av köpeğini alan kişi diyor ki: “Ben bu köpeği küçükten tüfek sesine alıştırayım” Sonra köpeğin kulağının yanında tüfeği atıyor. Bu sefer köpek bundan ürküyor ve köpekte belli bir etki bırakıyor. Düzeltilmesi de çok zorlaşıyor. Bu çok büyük bir risk. Köpeği küçük seslerle alıştırarak, büyüdükçe tüfek sesine alıştırmak daha uygundur. En çok gördüğüm eksiklik bu.”

    “Ölümle sonuçlanan avlar oldu”

    Avcıların yaşlanan av köpeklerini, avda fazla yormamaları gerektiğini vurgulayan KIF 7. Grup Irk Hakemi Erdoğan Köroğlu, “Köpek yaşlandıkça fiziksel performansı, kulak işitmesi düşer. Yaşlanan köpekleri avda kullananlar, köpekleri çok yormadan kullansınlar. Yoksa kendilerinin de üzülebilecekleri bir sonuç çıkar. Ölümle sonuçlanan avlar oldu. Yaşlı köpeği ava götürdüğünde fazla performansa dayanamıyor. Fiziksel olarak artık yaşı müsaade etmiyor. Geçen sene çok sevdiğim bir arkadaşımın köpeği bu şekilde öldü. Köpeği de ben vermiştim. Çok üzüldük. Bir daha başıma böyle bir şey gelir diye köpek bakmıyor şuanda” şeklinde konuştu.

  • Yaz beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler

    Diyetisyen Pelin Altunsoy, kilo vermek isteyenlerin yemeklerden aşırı kısıtlayarak kilo vermeye çalışsa da aslında metabolizmalarını yavaşlattıklarını unutmamaları gerektiğini ifade ederek, “Sağlıklı beslenme önerileri yaz içinde geçerlidir. Günde 3 ana, 3 ara öğün olacak şekilde beslenmek çok önemli” dedi.

    Altunsoy, kilo kontrolünü elde tutmak için öncelikle güne kahvaltı yaparak başlanması gerektiğini belirterek, “Protein kaynağı sayesinde de tok tutucu özelliğe sahip olan yumurta mutlaka tercih edilmelidir. Yanında ise yarım yağlı peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillik, tam buğday veya tam tahıllı ekmek ile sofranızı renklendirin. Reçel, marmelat, bal gibi tatlı yiyecekleri tüketmemeye özen gösterin” diye konuştu.

    Sağlıklı ara öğünlerin kilo verimine yardımcı olurken, gazlı ve şekerli içeceklerin kilo alımına sebep olmasının yanında aynı zamanda asidin, mideyi genişletme etkisinin bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Kendinizin hazırlayacağı meyveli süt, meyveli yoğurt, ayran, kefir, light limonata ile meyve salatası, kuru meyve ve yağlı tohumlar (ceviz, fındık veya badem) hem tok tutacak hem kan şekerinizi dengeleyecek hem de metabolizmayı hızlandıracaktır. Şeker ihtiyacınızı şerbetli, yağlı, kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyve salatası, sade dondurma veya buzlu meyveler şeklinde tercih ediniz. Fakat yaz döneminde artış gösteren meyveler aşırı tüketiliyor, lifli olması yanı sıra şeker olduğu unutulmamalı ve mutlaka sınırlandırılmalıdır.

    Havaların ısınması ile birlikte vücuttaki sıvı ve mineral kaybı dolayısıyla ödem (şişlik) oluşuyor. Bol su, az tuz, bol yeşillik, lifli gıdalar tüketerek, basit karbonhidratlı (beyaz un, şeker gibi) tüketmeyerek ve hareket yaparak vücudunuzdaki ödemden arınmanız mümkün. Aynı zamanda suyunuza koyacağınız çubuk tarçın, karanfil, nane ve meyveler vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı olacaktır. Ödem oluşumunu ve kilo alımını engellemek için alkol alımı sınırlandırılmalıdır. Gün içerisinde 2-3 fincan sade yeşil çay tüketmeniz hem metabolizmayı hızlandırır hem de ödemi atmayı destekler. Özellikle yaz sıcaklarında 2.5-3 litre su tüketmeyi de ihmal etmeyin.

    Öğle yemeği hafif olacak şekilde; zeytinyağlı sebze yemekleri, peynirli, tavuklu veya ton balıklı salata ile sindiriminizin rahat olması sağlanmalı. Tabi yanında yoğurt, ayran, cacık ve mevsimsel salatayı ihmal etmeyerek. Eğer yemeğin yanında bulgur pilavı, makarna veya patates var ise ekmek tüketmeyin.

    Akşam yemeklerinde ise et, tavuk, balık gibi protein içeriği yüksek olan besinleri tercih edebilirsiniz. Yanında yoğurdu, salatası ve ekmeği olacak şekilde. Mümkün olduğu kadar işlenmiş et ürünlerinden (salam, sucuk, sosis) uzak durun. Kavurma, kızartmadan ziyade düşük yağlı haşlama, buğulama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini uygulayacak şekilde tüketim sağlayın. Yatmadan 2-3 saat önce ise beslenmeyi mutlaka bitirin. Çünkü yenilip yatıldığında metabolizma yavaşlayacağından, yedikleriniz yağa dönüşecektir.

    Günde en az 30 dakika olacak şekilde yürüyüş, yüzme gibi aktiviteniz olsun. Yazı rahat geçirmek için sağlıklı beslenme, bol su, düzenli uyku ve hareketi yaşam biçimi haline getirilmeli.”

  • Bayramda çocuklar ve dikkat edilmesi gerekenler

    Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, bayramda çocuklar için dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgi verdi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, “Kültürümüzün ve manevi değerlerimiz vazgeçilmezlerinden olan bayramlarımız çocuklarımız için hem kültürlerini geleneklerini manevi değerlerini öğrenmeleri hem de sosyalleşmeleri için çok kıymetli zamanlardan olmaktadır. Çocuklar aileleriyle beraber vakit geçirecekler, yıl boyu belki çok sık görmedikleri akrabaları, dostları tanıyıp misafir olma misafir ağırlama bayramlaşma gibi kavramları tanıyıp pekiştirme imkanı bulacaklar” diye konuştu.

    Önemli noktalara değinen Bekaroğlu, “Bayramları yaşarken çocuk güvenliğini sağlamak da bir o kadar önemlidir. Bunları yaparken siz ebeveynlere ve yetişkinlere, çocuklar için önemli olan birkaç noktaya dikkat çekelim: Bayramlarda gelen veya gidilen kişilerle çocuklarınıza bayramlaşmayı öğretin gösterin örnek olun, merhaba demeyi, misafire hoş geldin demeyi, el öpmeyi veya sarılmak gibi değerleri öğretin gösterin ancak istemeyen çocuğa ısrar etmeyin, yapmadığı için ‘yabani olmak’ gibi ithamlarda bulunmayın, onlara kızmayın. Kendisini hazır hissettiğinde size katılacaktır. Sadece zaman verin, sizleri ve ortamı gözlemlemesine izin verin. Bayram namazı, kabir ziyaretleri gibi bayram geleneklerinde çocukların da size eşlik etmesini, bu ortamlarda neler yapıldığı, nasıl davranıldığı gibi durumları gözlemlemesine, size sorular sormasına fırsat oluşturun. Sorularına yaşına uygun açıklamalarda bulunun. ‘Büyüyünce anlarsın’ gibi konuyu kapatmak değil ama kaldıramayacağı kadar derin açıklamalara da girmeden, yaşına uygun cevaplarla zihninde somutlaşmasına olanak sağlayın. Eski zamanlarda çok daha güvenle yapabildiğimiz; çocukların kapı kapı gezerek mahallelerde hem bayramlaşıp hem de şeker toplanılan dönemlerden, günümüzde güvenlik sorunları endişesiyle maalesef ki uzaklaştık. Bu geleneğimizi hem korumak çocukları bu eğlenceden ve sosyalleşmeden mahrum etmemek hem de tedbirli olarak, çocuklarınızı kontrolümüz dahilinde şeker toplamaya gönderin, tanımadığınız veya göremeyeceğiniz yerlere bırakıp gitmeyin, çocuk gruplarıyla beraber sizler de onların şeker toplamalarına eşlik edebilirsiniz. Tanımadıkları kişilerden şeker almaları veya almadıklarında/istemediklerinde ‘çok ayıp’ gibi zorlayıcı ısrar edici tutumlardan kaçının. Güven hissetmediği kişiye yaklaşmak istemediğinde ısrar etmeyiniz. Anne/baba yanında iken güvende olduğunu hatırlatıp kararına saygı duyun. Kişileri doğru şekilde muhakeme edip ayırt etmeye başladığında tutumlarını düzenleyecektir, ona zaman tanıyın. Bayramlaşırken çocukları aileden, akrabalar tanıdık kişiler olsalar dahi onları öpmeleri, sarılmaları kucaklarına oturmaları gibi davranışlarda ısrar etmeyin” şeklinde konuştu.

    Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu açıklamasına şöyle devam etti: “Gittiğiniz yerlerde ‘çok samimi yakın akrabalar’ dahi olsa, tuvalet ihtiyaçlarında çocuklarınızla ebeveynleri dışındaki kişilerin götürmelerine izin vermeyin. Çocuğa güvenli dokunma ile güvensiz dokunma arasındaki farkı, özel bölgelerini öğretiniz. Tanıdık bile olsa istemediği zaman kendisine dokunulmayacağını öğrenmeli. Cinsel istismarlarda istismarcının her zaman yabancı kötü kişiler değil, güvendiğimiz bildiğimiz kişilerin ön planda olduğu gerçeğini üzülerek hatırlatmak isterim. Üstelik bu kişilerin çocuklarla nasıl reddedilmeden temas edileceği iletişim kurulacağı konusunda da farkındalıkları yüksektir. Toplum kuralı olarak uyguladığımız istemediği halde sarılana ses çıkarmama, istemese de öptürme gibi ısrara maruz kalan çocuklar, istismarcıların taleplerini de aynı şekilde yorumlayıp sessiz kalmaları gerektiğini düşünmekte ve onları bu hususta korumamızı zorlaştırmaktadır. İlaveten istemediği halde bu konularda çocukları zorlamak veya ‘yabani, şımarık vb.’ yapıcı olmayan aşağılayıcı ithamlarda bulunmak da bir duygusal istismardır. Önce aileler olarak çocuklarımızı istismara maruz bırakmayalım. İstediğin zaman gelip sarılabilirsin merhaba diyebilirsin gibi yapıcı ifadeler kullanmak hem yol gösterici hem zaman tanıyıcıdır.”

    Ayşenur Bekaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Çocukluklarımızın en kıymetli anılarından olan bu güzel bayramlarda çocukların akrabaları, kuzenleri, mahalle arkadaşları akranları gibi sosyal ortamlarda da bol bol zaman geçirmelerini sağlamak gelişimlerine tarifsiz ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu zamanları yaşamalarına fırsat verin, geçen zaman geri gelmeyecek. Tekrar bu yaşlarına dönmeyecekler. Sadece yaşarken gözümüzün önünden ayırmayalım. Değerlerimizin ve ailelerimizin, eşimizin, dostlarımızın kıymetlerinin farkındalığı ile geçen zamanın kıymetini de özümseyerek geçecek, sağlıklı, mutlu, birlikte güzel bayramlar dilerim.”

  • Bayram şekeri yedikten sonra yapılması gerekenler

    Samsun Diş Hekimleri Odası Başkanı Abdullah İlker, Ramazan Bayramı’nda tüketilen bol şekerli gıdaların ardından ağzın çalkalanması, su içilmesi ve dişlerin de 3 dakikadan fazla fırçalanması gerektiğini söyledi.

    Diş Hekimi Abdullah İlker, Ramazan Bayram’ında tatlı yiyeceklerin tüketilmesinin ağız ve diş sağlığına olan etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. İlker, çok şeker tüketmenin dişlerin çürümesini hızlandırdığını söyledi.

    Diş çürümesinin önüne geçmek için açıklamalarda bulunan Abdullah İlker, “Ramazan’da tatlı tüketimi çok oluyor. Ramazan Bayramı’nda adet olarak baklava, şeker, lokum, çikolata ve sütlü tatlılar ikram edilir. Bu gibi karbonhidratlı maddeler diş çürümesini hızlandırır. Dişlerde var olan küçük çürükler, çatlaklar, diş eti çekilmesi, diş cebi gibi rahatsızlıkları karbonhidratlar arttırır. Bu gibi olumsuzlukları önlemek için tatlı şeyler yedikten sonra mutlaka ağzımızı suyla çalkalamamız ve üzerine su içmemiz gerekir. Ağzımızda tatlı karbonhidratların birikmesini önlememiz gerekir. Bu işlemlerin ardından da dişlerimizi fırçalamamız gerekir. Diş fırçalaması süresi de en az 3 dakikadan fazla olması gerekiyor. Biz, genelde dişlerimizi çok kısa sürede fırçaladığımızı zannediyoruz. Dişleri az fırçalamak, hiç fırçalamamakla eş değerdedir. Mutlaka bütün dişleri önden, arkadan, içeriden, dışarıdan 3 dakikayı açacak şekilde fırçalamamız gerekir” dedi.

    İlker, ayrıca diş protezlerinin de çıkartılarak fırça ile temizlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Araç kiralayacak olanların dikkat etmesi gerekenler

    Bayram öncesinde araç kiralamak isteyenler için dikkat edilmesi gerekenler sıralandı. Vatandaşlar abartılı ilanlar konusunda uyarıldı.

    Çekmeköy’de faaliyette bulunan Gökas Filo Araç Kiralama’nın Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Göz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi vatandaşları araç kiralama konusunda uyardı. Göz, “Bayramlar mutluluğumuz olsun acımız olmasın” direyerek bayram öncesinde araç kiralamak isteyenler için dikkat edilmesi gerekenlerin önemine dikkat çekti.

    “Abartılı ilanlara kanmayın”

    Gökhan Göz, sektörde doğru firma seçiminin sorunlara karşı alınacak en iyi tedbir olduğunu belirterek, “Bilinen, tanıdık oto kiralama firmalarının tercih edilmesi çok önemlidir” diyerek, araç kiralayacak vatandaşlardan internet veya gazetelerde verilen abartılı ilanlara inanılmaması gerektiğini belirtti. Göz, “Kiralayacağınız aracın 3 yaşını geçmemiş olmasına dikkat edin. Kiralamak istediğiniz otomobile ait firmanın kurumsal olmasına sabit bir adres ve telefonu ile sürekli hizmet vermesine ve yol yardım hattına sahip olmasına özen gösteriniz. Araç kiralamayı ilk kez yapacaksanız acele etmeyin ve iyi bir araştırma yapın” dedi.

    “Boş senetlere imza atmayın”

    Arabanın bakımı ile ilgili tüm belgelerinin yetkililerden istenip kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çeken Göz, “Firmadan güveni sözle değil mutlaka yazılı belge ile sunmasını talep edin. Sözleşmeyle birlikte bir de açık senet imzalatmak isteyenler firmalar olduğunda bunlardan kaçının. Hiçbir kurumsal firmanın bu anlamda bir talebi olamaz. Eğer imzalayacaklar ise senedin arkasına bu senedin teminat konusunun araç kiralama olduğunu belirtmeli ve hangi şartlarda geçerli olacağını kendi el yazısıyla not düşmelidir. Araç tesliminde ve aracı teslim ettikten sonra sözleşmenin bir kopyasını, imzalamışlarsa eğer teminat senedini ve karşı tarafından borcu yoktur, araç sorunsuz teslim alınmıştır yazısını almayı unutmamalıdır” ifadelerinde bulundu.