Etiket: Gerekçeli

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AYM’ye ’Gerekçeli Karar’ Yanıtı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül’e ilişkin gerekçeli kararı konusunda, “Anayasa Mahkemesi, bu olayda kendilerini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi bu noktada inceleme yapması doğru değildir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye iki günlük ziyaret gerçekleştiren Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ortak basın toplantısı düzenledi. Açıklamaların ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı ilhakı ve Kırım’da üs oluşturmasına yönelik soru üzerine, “Kırım’ın işgalinden sonra Rusya’nın Kırım’da oluşturmakta olduğu üs konusu, işgalden hemen sonra başladı ve bu süreç de acımasız bir şekilde devam etti, devam ediyor. Hatta bölgedeki tersaneler de şu anda işgal edilmiş durumda. Bunlar sıradan olaylar değil. Kendileriyle bunları konuştuğumuz zamanlarda verilen cevaplar çok daha farklıydı. Tabi siyasetleri dürüstlük üzerine kurulu olmayınca bunları konuşmak çok çok rahat oluyor” yanıtını verdi.

    “Suriye’ye girişleri ve Suriye’de zaten daha önce Tartus’ta bir deniz üssü vardı, Suriye’ye girdikten sonra Lazkiye’nin kuzeyinde de hava üssünü kurdular” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Şu anda Lazkiye’deki hava üssünde 50 civarında uçakları var. Hatta şu anda en ileri teknolojide olan uçakları da yine bu üste bulunuyor. Rus yetkililere bunu sorduğunuz zaman, Esed kendilerini oraya davet etmiş, bunu söylüyor. Siz her davet edildiğiniz yere girmek zorunda mısınız? 500 bine yakın insanı öldüren, bir devlet terörü estiren kişi var, siz onun davetine uyuyorsunuz. Böyle bir yanlış olamaz. Tüm uluslararası camia, Rusya’nın Suriye’deki yaklaşımını çok farklı bir şekilde ele alıp gereğini yapmalıdır. Gücünü nereden alıyor; bir, silahtan, iki, ’Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesiyim’ diyor. ’Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Rusya hakkında karar vermesi mümkün mü? Olay bu kadar basit.”

    AYM’NİN DÜNDAR VE GÜL’E İLİŞKİN GEREKÇELİ KARARI

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’e ilişkin gerekçeli kararının açıklandığı hatırlatılarak, “Gerekçeli karara yorumunuz ne olur?” sorusu üzerine Erdoğan, “Ben tabi bu gerekçeli kararı malum bugün misafirlerim sebebiyle okumuş değilim ancak 33 sayfalık bir gerekçeli karar açıklamış olduklarını duydum. Herhalde gerekçeyi izahta zorlandılar. Ben Anayasanın 104. maddesinin bana yüklemiş olduğu sorumluluğun gereğini yerine getirmekteyim. Anayasayı gözetmek benim de şüphesiz asli görevlerimden bir tanesidir. Bu çerçevede ben görüşlerimi açıkladım ama tekrar ediyorum, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda yargı yolunun tüketilmesini beklemek durumundadır. Yerindelik denetimi yapamaz, yapmamalıdır. Anayasa Mahkemesi bu olayda kendilerini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi de bir bu noktada inceleme yapması doğru değildir” karşılığını verdi.

    TÜRKİYE-AB ZİRVESİ

    “Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Zirvesi’ni ve ardından ortaya çıkan teklifleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Öncelikle bildiğiniz gibi bu verilecek destek Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütçesine verilecek destek değildir. Verilecek destek sadece mültecilere yapılacak yatırımlara ve onlara yapılacak harcamalara aittir. Şu ana kadar yapılan yatırım 10 milyar doları bulmuştur. Buna yönelik de değil çünkü buna yönelik olsa Avrupa Birliği yeni projeler istemez. Ve proje üzerinden yardımdan bahsediliyor. Yapmış olduğumuz yatırımlar üzerinden verilecekse bu yardım AB elemanlarını görevlendirir, bizde 22 kadar kamp var, gelirler kampları görürler, gezerler, oralarda ne, nedir, ne gibi yatırımlar yapılmış görürler, kararlarını verirler ve ona göre de yardımı gönderirler. Eğitime yapılan destek ortada, sağlık da yapılan yatırım, harcama ortada, altyapı, üstyapı yatırımlarıyla ilgili harcama ortada. İş bilen adamlarını gönderirlerse zaten rakam ortaya çıkacaktır. Ama dert o değil, dert bundan sonra ne yapılacak ne harcanacak, ona göre mali destek vereceklerini söylüyorlar. 4 ay geçti henüz bir şey yok. Bu yıl için de 3 milyar Euro’nun geleceğinden bahsediliyor. Bakalım kalan 8 ay içerisinde gerçekten bu para gelecek mi? Onun için de ben Cumhurbaşkanı olarak gücenmesinler ama çok açık, net bir şey söylüyorum, bu yardımı, desteği görmeden ’Destek geldi’ demem” ifadelerini kullandı.

  • Batuhan Yaşar: “Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar Ve Erdem Gül İle İlgili Gerekçeli Kararı”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesine, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili gerekçeli kararını taşıdı. Yaşar, “Anayasa mahkemesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirilerini dikkate aldı mı”, “Anayasa Mahkemesi esasa girdi mi” sorularına cevap arayarak “Anayasa Mahkemesi’nde takip edilen dosyaya” yazısında yer verdi.

    Yaşar’ın yazısının tamamı ise şöyle:

    “Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili gerekçeli kararı, kararın nasıl alındığını ve hangi tartışmalar yaşandığını öğrenmeye çalıştık.

    İhlal kararı öncesini, sonrasını araştırdık.

    İlginç olaylar yaşanmış. İlginç sözler sarf edilmiş gerçekten.

    Ama hepimiz de çok iyi biliyoruz ki, bugüne kadar Yüksek Mahkeme’nin aldığı kararlar özellikle de “hukuk dışında” daha fazla tartışılmıştır.

    Çok zorlama kararların altında imzasının olduğu bilinen gerçeklerdendir.

    Hatta bazen hukuki zemini bile bulamadığı durumlar olmuştur.

    Garip içtihatlar oluşturma kabiliyetine sahip olduğu malumdur.

    Zaman zaman kendisini TBMM’nin yerine bile koyduğu olmuştur.

    Gelin isterseniz Can Dündar ve Erdem Gül serbest bırakıldıktan 12 gün sonra gerekçelendirilen karar nasıl alındı önce ona bakalım..

    Aslında böyle bir karar çıkacağı günler öncesinden belliydi.

    Açıkçası Yüksek Mahkeme’nin böyle bir karara imza atacağı izlenimini edinmiştim.

    -1. Derece mahkeme daha karar bile almamışken, bırakın kararı duruşmalar bile başlamamışken AYM’nin ihlal yapıldığı sonucuna varması aslında AİHM’in benzer kararlar alabildiği sonucuna dayandırıldı. (AİHM’nin duruşmaları bile başlamadan 1. Derece mahkemeyi devre dışı bırakan bir kararı var mıdır, araştırmak gerekir.)

    -Uzun tutukluluk üzerinden “ihlal yapılmıştır”a ulaşıldı. (Uzun tutukluluk diyebilmek için süre kaç gündür? 92 gün uzun tutukluluk demek midir? Bu konunun da açıklığa kavuşturulması gerekiyor.)

    AYM özetle şunu dedi:

    “Mahkemenin bitmesini bekleyemeyiz, burada uzun tutukluluk vardır.”

    Ayrıca, söz konusu kararın Cumhurbaşkanına veyahut hükümete karşı olmadığına dair vurgulu ifadeler kullanılıyordu o tarihlerde..

    Yüksek Mahkeme, Can Dündar ve Erdem Gül kararının “gerekçesine” ise pazartesi akşamı saat 19.30’da son şeklini verdi.

    Daha sonra aksi istikamette oy kullanan 3 üyenin muhalefet şerhleri beklenmeye başlandı.

    Sizler bu satırları okurken gerekçeli karar da Resmî Gazete’de yayınlanmış olacak.

    Evet, İncek taraflarında şubat ayının son günlerinde sıcağı sıcağına bazı tespitler de yapılmıyor değildi:

    -Paralel yapı davalarına ilişkin gelen dosyalar reddedildi.

    -Hidayet Karaca’nın yaptığı bireysel başvuru reddedildi.

    -Yine 8 emniyet amiri ile ilgili dosya reddedildi.

    Dolayısıyla şimdi bu sonuç çıktı ama bakın biz bu bu kararları da aldık..

    Yani biz kimseye, hiçbir kuruma karşı bir tutum içinde değiliz, deniliyordu aslında bu örneklendirmeler eşliğinde…

    Kararın ardından malum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert eleştirileri geldi..

    Ardından AYM Başkanının yaptığı savunma.. Savunma diyorum çünkü Cumhurbaşkanının sözlerine karşılık gelen ifadeler vardı..

    Bizim kararlarımız herkes için bağlayıcıdır, dedi Yüksek Mahkemenin Başkanı..

    Tekrar Cumhurbaşkanı konuştu ve tartışmalara son noktayı koydu:

    “Anayasa ve yasa değişikliklerinde evet bağlayıcıdır ama bireysel başvurularla ilgili olarak böyle bir şeyi öne süremezsiniz. Zaten yanlış buradan kaynaklanıyor.”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika dönüşü yaptığı bu eleştirilerin gerekçeye direkt olarak yansıdığını görüyoruz:

    Fazla uzatmadan AYM’nin gerekçeli kararını özetleyelim:

    -Bu suç olmaz veya kabul edilemez gibi ifadeler değiştirildi.

    -Esasa hiçbir şekilde girilmedi.

    -Suçlama ve savunmaya ilişkin yorum ve değerlendirme yapılmadı.

    -Takdir mahkemeye aittir vurgusu dikkat çekiciydi.

    -Yargılama tutuksuz yapılmalıdır, denildi ve gerekçe olarak tutuklu yargılamaya yönelik yeterli delil olmadığı ifade edildi.

    -İhlal kararına gerekçe olarak, Anayasa’nın 17. Maddesi (özgürlük ve güvenlik) ile 20-22. Maddeleri (ifade ve basın hürriyeti) gösterildi.

    Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarının tam da yerini bulduğunu görüyoruz:

    Gerekçeli kararda davanın esasını veya mahkeme sürecini etkileyecek bir kelime bile kullanmamış.

    Şubatın son günlerinde Akın İpek ile ilgili de AYM’nin hak ihlali kararı verileceğine dair bir dedikodu dolaşıyordu ortalıkta..

    Kulağımıza gelen bilgilere göre de, bazı eski ve yeni CHP milletvekilleri Akın İpek’in AYM’deki dosyasını takip ediyormuş..

    Bu konuyu da titiz bir şekilde araştırdık..

    AYM kuruluş yıl dönümüne, yani 25 Nisan’a kadar 2013 yılı dosyalarını bitirmek için gece gündüz çalışıyor..

    Ama Akın İpek’in bireysel başvurusunun yakın bir zamanda görüşülmesi pek mümkün görünmüyor..

    Paralel yapının adalet mekanizmasına hakim olduğu günler artık geride kaldı. Algı operasyonları ile gazete ve televizyonlardaki mahkeme günleri de..

    Biz burada kimseye suçlu veya suçsuz diyemeyiz..

    Bu kararı verecek olan bağımsız mahkemelerdir..

    Adalete güvenin yeniden tesisi olmazsa olmazımızdır.”