Etiket: “Gereğini

  • Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırılmalıdır” dedi.

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, online eğitime devam edilmesinin ardından öğretmenlere ödenecek ek ders ücretleri konusunda yer alan çeşitli manipülasyonlar hakkında konuştu. Geylan, “Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Öğretmenlerin yıl içi planlamalarını eğitim-öğretim yılı başında yaptıklarını belirten Geylan, “Öğretmenlerimiz, öğretim yılı başında kendilerine tebliğ edilen haftalık ders çizelgesindeki ek ders ücreti ve maaşları üzerinden ödemelerini planlar. Belki kredi çekmiştir, belki taksit ödemeleri vardır. Ancak salgın nedeniyle tekrar uzaktan eğitime geçilmesiyle yurt genelinde uygulama birliğinden uzak yeni bir karmaşayla karşı karşıyayız. ‘Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeniden uzaktan eğitime geçileceğini duyurduğu açıklamada ‘öğretmenlerimizin ek ders ücretleri ödenecek’ diye özellikle vurgulamıştı. Nitekim biz de o akşam yaptığımız açıklamada ‘zaten ekonomik sıkıntılar içerisinde olan öğretmenlerimizin ek ders ücretlendirmeleri hususunda karmaşa oluşturacak yeni düzenlemelere gidilmemelidir. Öğretmenlerimizin mevcut haftalık ders çizelgeleri üzerinden yürütülen uygulama devam ettirilmelidir’ demiştik. Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırmalıdır” dedi.

  • Vakıflar gereğini yaptı, kiralar ertelendi

    Vakıflar gereğini yaptı, kiralar ertelendi

    Erzurum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin girişimleri sonuç verdi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, uhdesindeki işyerlerinde çeşitli meslek kollarında faaliyet gösteren esnafların kira ödemelerini Temmuz ayına kadar erteledi. ESOB Başkanı Rasim Fırat, “Belediyelerimizden de müjdeli haber bekliyoruz” dedi.

    ESOB Başkanı Rasim Fırat, geçen hafta Büyükşehir, ilçe belediyeleri ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait işyerlerinden üç ay süreyle kira almamasını talep etmiş bu konuda Birlik olarak girişimlerde bulunulmuştu. Müjdeli ilk haber Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden geldi. Bölge Müdürü Cengiz Keskin imzasıyla ESOB’a gelen yazıda, “İlgi yazınızdaki bahse konu COVID-19 virüsü nedeniyle kira ödemelerinde düzenleme yapılması hususunda, Genel Müdürlüğümüz, İçişleri Bakanlığınca faaliyetleri durdurulan hamam, lokanta, kahvehane, kafe, kuaför vb. şeklinde faaliyet gösteren kiracılarımıza yönelik Mart ayı dahil borcu olmamak kaydıyla Nisan, Mayıs ve Haziran kiraları, gecikme zammı uygulanmaksızın, Temmuz ve Aralık ayları arasında eşit olarak paylaştırılmak suretiyle tahsil edilmek üzere tehir edilmiştir” denildi.

    Fırat teşekkür etti

    Taleplerine kısa sürede olumlu karşılık veren Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür eden ESOB Başkanı Rasim Fırat, “Elektrik, su, doğalgaz ve sosyal güvenlik primi gibi sabit ödemeleri devam eden esnafa bu süreçte nefes aldıracak düzenlemeler yapılması şart. Biz Birlik olarak elimizden geldiği kadar esnaf ve sanatkarlarımızın beklentilerine cevap verecek düzenlemeler yapılması noktasında girişimlerde bulunuyoruz. Bu anlamda yaptığımız resmi yazışmalarımız sonuç verdi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü Temmuz ayına kadar kiraları erteledi. Aynı şekilde Büyükşehir başta olmak üzere diğer belediyelerimizden de müjdeli haberler bekliyoruz. Umuyorum onlardan da en kısa sürede olumlu sonuçlar alırız” dedi.

    Yapılandırma şart

    Öte yandan esnafın biriken borçlarını ödeyebilmesi için yeni bir yapılandırmanın şart olduğunu vurgulayan Başkan Fırat, şöyle dedi. “Adeta ayakta kalma mücadelesi veren esnaf ve sanatkarımızın dayanma gücünü artıracak önlemlerin alınmasını istiyoruz. Esnafa yönelik hazırlanmasını talep ettiğimiz özel bir paket, başta esnafımız olmak üzere piyasada psikolojik ciddi bir rahatlama oluşturacaktır.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Memlekete gitmenin kazası olur ama seçimin asla kazası olmaz. Partili partisiz vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum. Bu normal bir seçim değil, bir dönüm yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın muhakkak bu hakkını kullanmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’un ilçelerini kapsayan miting programlarının ardından TRT canlı yayınına katılarak soruları cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Memlekete gitmenin kazası olur ama seçimin asla kazası olmaz. Partili partisiz vatandaşlarımıza demokratik hakkını muhakkak kullanmasının gereğini hatırlatmak istiyorum. Bu normal bir seçim değil, bir dönüm yaşıyoruz. Vatandaşlarımızın muhakkak bu hakkını kullanmaları gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Biz batı ülkeleri gibi yüzde 30-35-40 gibi oranda seçim yaşamıyoruz. Hele şimdi yeni yönetim sistemini ilan edeceğim bu seçimde bütün vatandaşlarımızın sandığa gitmesini ve bu konuyla ilgili kararı vermesinde güç kaynağı olmasını istiyorum” dedi.

    “Yurtdışında oy kullanma aldığım rakamlara göre 2 milyonu aşmış durumda”

    Yurtdışındaki oy kullanmalarıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son kullandıkları oylarda bu seçimde aldığım rakamlarda 2 milyonu aşmış vaziyette. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın haklarını zorlaştırmalarına rağmen, engellere rağmen yılmadılar usanmadılar hatta yüzlerce km uzaklıktan gelerek oy kullandılar. Benim Türkiye dışındaki bütün vatandaşlarımızın bu konudaki duyarlılığı her türlü takdirin üzerindedir. Bu seçimlerde vatandaşlarımın buralarda atacakları oylarla Türkiye’de ki yeni yönetim sistemi değişikliğine katkılarının olacağına inanıyorum. Onlara bütün kalbimle teşekkür ediyorum” dedi.

    “Muhalefet dersine tam çalışmamış”

    Yapılan yatırım önceliklerinden bahseden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz savunmayı biraz beriye aldık, eğitimi bir numara yaptık. Eğitim altyapısına yüklendik. Fiziki altyapıya yüklenirken, öğretmen kadroları konusunda çok ciddi adımlar attık. 580 bin öğretmen ataması yaptık. 280 bin derslik yapmışız. Resmi rakamlarla ortalama 32 oldu. Tekstil kağıdıyla okumak zorunda kaldık. Saman kağıdında mürekkeple, özel makinesi vardı. Bazen üst sınıftaki abilerimizden parayla almak isterdik. Onlar vermezdi. Kırtasiyede kitap bulamazdık. O acıları yaşadığımız için kitapları hazırlattık, masalara koyduk. Öğrenciler ücretsiz olarak kitaplarını sıralarda buldu. Bunlar bize heyecan ve güç veriyor. Üniversite öğrenciler 45 lira burs alıyordu. Şimdi 470 lira burs alıyorlar, master 940 lira, doktora öğrencileri asgari ücret alıyor. Bay muharrem üniversiteleri ücretsiz yapacağım dedi. Zaten ücretsiz, beyefendinin bundan haberi yok. Herhalde vakıf üniversiteler veya özel üniversiteyle karıştırdı. Dersine tam çalışmamış. Şu anda üniversitesi olmayan ilimiz yok. Her ilde üniversite var” şeklinde konuştu.

    “Batı çıldırıyor, 29 Ekim’den sonra daha da çıldıracaklar”

    3. havalimanıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya artık bu konuda rekabet içerisinde. Batıda öyle hava yolu firmaları var ki, Türk Hava yollarını izliyorlar. Destinasyon olarak dünyanın bir numarası Türk Hava Yolları, şu anda filomuz 400 doğru yaklaşıyor. Geniş gövdelide alımlar yapılıyor. THY böyle bir havalimanı yakışırdı. Burada 6 pist olacak. Toplam proje alanı 76,5 milyon metrekare, bizim Atatürk Havalimanı ise 12 milyon metrekare, yani 5,5 kat daha büyük. Atatürk Havalimanına ihtiyacımız kalmayacak. Bunun üzerine bir adım atarak Atatürk Havalimanını Millet Bahçesi yapalım dedik. Çevreci olmak sıradan bir olay değil. Millet Bahçesini dünyaya örnek bir proje yapıyoruz. Bu projenin yatırım bedeliyle beraber 32 bin kişi çalışıyor, tam faaliyete geçince 100 bin kişi çalışacak. Bu Batıyı çıldırtıyor. Çılgın Türkler ne yapıyor diyorlar. Daha çok çıldıracaklar. 29 Ekimden sonra açılış yapacağız ilk etapta 90 milyon taşıyacağız, 2023’te 150 milyona çıkıyor. Bu onların ciddi manada ekmeğini alacak. Bizim yeni aldığımız geniş gövdeli uçaklar, dünyanın bir ucundan diğer ucuna gidebiliyor. Birilerini rahatsız ediyor” dedi.

    “Pazartesi Türkiye çok farklı bir şekilde uyanacak”

    Kurları iyice düşürmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pazartesi Türkiye çok farklı bir şekilde uyanacak. Bugünden yabancı birçok köşeler, kredi kuruluşları falan kurlarla ilgili olayı iyice düşürmeye başladılar. Bu gösteriyor ki, onların da yaptığı araştırmalarda Türkiye’de durum onların planladığı veya beklediği gibi değil tam tersine gidiyor. Bizde bunu arazide görüyoruz. Büyümedeki 7,4 oranı çok önemli. G-20 ülkeleri arasında Hindistan sonra ikinci sıradayız. Türkiye artık işsizlikte son dönemlerin en düşük oranına geldik. 10,1 orana geldik. Genç işsizlikte düşüş var. Türkiye artık karşı tarafa özgüven aşılıyor. Bizde bunu yeni sistemle sıçrama sürecine sokacağız. Bu sistemin bize en önemli getireceği, çok pratik ve seri bir şekilde bir atak inşallah Türkiye’nin ekonomisini daha iyi yere getirecek. 6 ekonomi ile ilgili birim vardı 3’e düşüyor. Bizim ekonomi ile ilgili süreci çok daha iyi yere taşıyacak” şeklinde konuştu.

    “Cumhurbaşkanlığı adayı seçiminde Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı çok yanlıştı”

    Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın İnce, sayın Kılıçdaroğlu, kongrelerde birbirlerine hakaretlerini biliyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bana göre Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı çok çirkindi. Gel bakalım Muharrem. Kısa bir süre önce kongrede sayın İnce’nin genel başkanına karşı yaptığı konuşmada, 1 yenileceksin, 2 yenileceksin gibi söyleyiş üslubu kötüydü. Vatandaş bunların haline gülüyor. Ben yine de Bay Muharrem’in Bay Kılıçdaroğlu’nun oyununa geldiğini görüyorum. Seçimi kazanamayacağını biliyor. Ben seçimden sonra Bay Kemal’i daha rahat yenerim diyor. Diğerlerini konuşmaya gerek yok. Burada benim milletimin gerçekten bunlara Pazar günü demokratik ders vermesi lazım. CHP gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Bay Muharrem aday oldu ilk ziyaret ettiği yer millet olarak siz değilsiniz, CHP değil. Edirne cezaevinde terör örgütünün arkasında olan kişiyi ziyaret etti. Adeta icazet alıyor veya destek alıyor. 7 Haziran seçimlerinin akabinde tüm Kürt kardeşlerimi sokağa döküp orada 53 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan kişi. YSK bu ruhsatı verdi diye her şey halloluyor mu? Kaldırın dokunulmazlığı diyordu. Şimdi içerdesin, mahkum değilsin tutuklusun. Tutuklu olmak seni temize çıkartmıyor. Bu süreç içerisinde belki mahkum olacaksın. Bizim bunları görmemiz lazım. Ana Muhalefeti adayının ziyaret edip meydana çıkıp bunu söylemesi, Diyarbakır’a gidip onların desteğiyle miting yapıyorsun. Bunlarla milleti aldatamazsın. Sizin gitmediğiniz zamanlarda AK Parti oradaydı. Biz orayı ihmal etmedi. Onun için biz Güneydoğu’da güçlüyüz. Güneydoğu, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari şimdi kayyumla beraber çok başka. Biz burada çok ciddi yatırımlar yaptık. Onlar yıkım ekibi biz yapım ekibiyiz. Buralar bizim vatan topraklarımız, burayı yıktılar diye kendi haline bırakamayız. O insanlara dedik ki, Nusaybin’i ne hale getirdiler. Ben helikopterle gezdim ve konuşmamda söyledim” diye konuştu.

    “Ret politikalarını ayaklarının altına alan biziz”

    “Verdiğimiz imkanlar yatırımlar çok fazla, inkar politikalarını ayaklarının altına alan, ret politikalarını ayaklarının altına alan biziz. Bunlar Kürtçe konuşamazdı, propaganda yapamazdı önünü açtık. Bunlara rağmen bakıyoruz buralarda çelişki var. Merkezden çıkıyorsunuz. Havalimanına doğru gelirken, 4 gidiş 4 geliş yol. Dicle vadisi, piknik alanları, Suriçi, kurşunlu cami buraları kurşunladılar. TRT Şeş bunlarla ilgili yayın yapmıyor mu? Bu özgürlük değil mi? biz verdik benim Kürt kardeşlerim görmüyor mu? Bütün bunlara rağmen bu teröristlerin arkasından gidiyorlar. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin önünde Kürt anneler hüngür hüngü ağladılar. Başbakanlıkta kabul ettim ve konuştum. Kürt anneleri bu şekilde ağlatan terör örgütü bu HDP nasıl oluyor da oy alıyor ben anlamakta zorlanıyorum. Devranın değiştiğini görüyorum. Van, Diyarbakır mitingi, Şanlıurfa, Gaziantep muhteşemdi. Gaziantep’te bugüne kadar yapılmayan mitingi yaptım. Biz buralarda bir numarayız, açık ara öndeyiz. İnşallah bu defa Diyarbakır’da, Mardin farklı bir netice ortaya koyacak diye inanıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Vali Aktaş: “Sular kirletiliyorsa DSİ gereğini yapacak”

    Çankırı Valisi Hamdi Bilge Aktaş, “Sular kirletiliyorsa DSİ gereğini yapacak. Diğer birimler de kendi üstüne düşen görevler neyse onu yapacak. Bizler görevimizi yapmak zorundayız” dedi.

    Çankırı İl Su Koordinasyon Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. DSİ 52. Şube Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen Çankırı İl Su Koordinasyon Kurulu toplantısında öne çıkan konu artan su kirliliğinin gelecekte büyük tehlike oluşturacağı oldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan DSİ 52. Şube Müdürü Serkan Kaman, Çankırı, Batı Karadeniz ve Kızılırmak havzası konusuna değindi.

    Meteorolojik değerlendirmelerde bulunmak üzere kürsüye gelen Çankırı Meteoroloji Müdürü Mesut Menteş, Merkez ve tüm ilçelerde gözlem istasyonları kurduklarını dile getirerek, Çankırı’da az olan yağış sisteminin çok daha bilinçli kullanılması ve ona göre çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

    Göller ve Sulak Alanlar Eylem Planı ve yer üstü suları kalite değerlendirmesi konusunda katılımcılara bilgi veren Yüksek Kimya Mühendisi Fikriye Baltacı, “Ülkemiz yarı kurak bir iklimde. Su kaynaklarımız sınırlı. Türkiye su zengini bir ülke değil, su azlığı çeken ülke durumundayız. Su kaynaklarımızın korunması akılcı kullanımı ve bütünleşik havza önem arz etmektedir. Göller ve Sulak Alanlar Eylem Planı hazırlanmıştır. Çankırı’da önemli göl yoktur küçük göller vardır bu göller kışın su toplar yazın kurur. Kentsel arıtma atıkları tesislerinden kitleniyor. Çankırı’da katık atık durumu endişe verici. Bu nedenle düzensiz depolama sahasının rehabilitasyonu gerekiyor. Tatlıçay çok kirli su sınıfı sınıfında, Güldürcek Barajı çıkışı az kirli. Su kaynaklarını gelecek nesillere çok iyi bir şekilde aktarılması gerekiyor” dedi.

    Su kaynaklarının iyi kullanılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasına başlayan DSİ 5. Bölge Müdürü Mahmut Dündar, “Ülkemiz su kaynakları bakımından zengin bir ülke değil. Ülkemizde ortalama yağış miktarı 574 mm civarında. Çankırı’da ise bu rakam 450 mm civarında yani ortalamanın altında. Bizim bölgemize bağlı illerde aynı şekilde Türkiye ortalamasının altında sonuçlar” açıklamasını yaptı.

    İnsanoğlunun doğaya büyük zarar verdiğini de dile getiren Dündar, “Yaşamsal kaynaklarımızı hoyratça kullandık. Bırakın içmeyi sulamada bile kullanmak tehlikeli duruma geldi. Bu duruma biz getirdik. Nehir her şeyi götürür mantığı ile her şeyi Kızılırmak Nehri’ne attık. Gelinen noktayı görüyorsunuz. Kızılırmak çok acınacak bir durumda. Geleceğimizi karartıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Suya yapılan her türlü müdahaleyi önlemek lazım” diyerek konuşmasına başlayan Vali Hamdi Bilge Aktaş ise, şöyle konuştu:

    “Eskiden kamu hizmetleri yapılamıyordu. Sonra millet bu hizmetleri yapsın diye kamuya devretti. Daha sonra devlet hizmet yapacağız zaman vatandaşlar ‘demokrasi var, insan hakları var’ diyor. Hiçbir bahane üretemeyiz. Toplum yetkilerini bize devletti. Biz bu yetkileri toplum millet adına kullanacağız. Sular kirletiliyorsa DSİ gereğini yapacak. Diğer birimler de kendi üstüne düşen görevler neyse onu yapacak. Bizler görevimizi yapmak zorundayız. Çankırı su konusunda Türkiye de su fakiri bölgelerimizden birisi. Su olarak içme suyu kullanma sulama suyu sorunları kirlenme sorunları var. Bunların mazereti yok bu öncelikli iş. Her konudan önce su yapılmalı su kadar önemli hiçbir şey yok. Susuz yaşamak mümkün değil. Suya yapılan her türlü müdahaleyi önlemek lazım. Dereleri çok fazla kirletmişiz. İnsanlar kaçak olarak ev bile yapıyor. Devlet belediye zamanında bunları seyretmiş. Temiz suyu gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Bahane üretemeyiz. Görevimizi yerine getireceğiz. DSİ gereğini yapacak, sonra bana diyecekler suyu şunlar kirletiyor diye biz de gereğini yapacağız. Suyumuzu korumak zorundayız. Bize ne görev düşerse bunu seve seve yaparız.”

  • Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Turbay: “Katil Esed acilen durdurulmalı, BM derhal gereğini yapmalı”

    Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen) ve Uluslararası Emek Hareketi Konfederasyonu (ICLM) Genel Başkanı Mürsel Turbay, “Katil Esed acilen durdurulmalı, BM derhal gereğini yapmalı” dedi.

    Suriye rejim uçaklarının İdlib’te gerçekleştirdiği kimyasal saldırıyı lanetleyen Bem-Bir-Sen ve ICLM Genel Başkanı Mürsel Turbay, 6 yıldan bu tarafa eli kanlı katil Esed tarafından Suriye’de tam bir soykırım suçu işlendiğini ifade etti. Turbay, Suriye rejimi ve destekçilerinin insanlık suçu kapsamına giren saldırılarına karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini göreve davet etti. Suriye’de yaşanan vahşetin dayanılmaz boyutlara ulaştığına dikkat çeken Turbay, “Uluslararası toplum derhal harekete geçmelidir. Bu vahşete karşı sadece Türkiye değil, bütün ülkeler sorumluluklarını yerine getirmelidir. İnsanlık bu zulme daha fazla seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Başta ABD olmak üzere birçok Batılı ülke kimyasal silah kullanımını ‘kırmızı çizgi’ olarak deklare etmiştir. Zalim Esed kendi halkına karşı vahşette aşılmadık hiçbir çizgi bırakmamıştır. Çoluk çocuk demeden onlarca kez kimyasal silahlarla adeta toplu kıyıma girişen bu zalimi durdurmanın zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. Dünyanın gözü önünde alenen savaş suçu işleyen bu cani için Birleşmiş Milletler derhal harekete geçmeli ve gereğini yapmalıdır” dedi.

    Suriye rejiminin başındaki eli kanlı katil Esed’in tamamen kontrolden çıktığını belirten Turbay, şöyle devam etti:

    “Devlet terörü estiren zalim Esed, acilen Lahey’de Savaş Suçları Mahkemesinde yargılanmalıdır. Masum insanların katledilmesi karşısında tepkisiz kalmak, küçücük bebeklerin hayatını rejimin insafına bırakmak, yeni katliamlara davetiye çıkarmak anlamı taşımaktadır. Başta ABD ve Rusya olmak üzere Ortadoğu’da masum çocukların kanları üzerinden çıkar paylaşımına girişen ülkeler, eğer azıcık vicdanları kaldıysa bu katili derhal yargılamalı ve en ağır cezayı vermelidir.”

    İdlib’te ölen masumların kimyasal gazla adeta kuş gibi çırpınarak can verdiklerine işaret eden Turbay, “Bu manzara karşısında gözü yaşarmayan, vicdanı sızlamayanlar tamamen insanlığını yitirmiş demektir. Esed rejimine göz yuman ve destek veren Rusya ve bölge ülkeleri bilmelidir ki adili mutlak olan Allah, ortak oldukları bu vahşetin bedelini eninde sonunda onlara ödetecektir” dedi.