Etiket: Gerçekleştirildi

  • TOKİ 3.etap inşaat ihalesi gerçekleştirildi

    TOKİ 3.etap inşaat ihalesi gerçekleştirildi

    Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) arasında düzenlenen protokol çerçevesinde 4 etaptan oluşan ve 3 bin 885 konutun ilk 2 etabı tamamlanarak hizmete sunuldu. TOKİ 3. etap inşaat kapsamında 886 adet konut yapılacak.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından konuyla ilgili olarak verilen bilgilere göre, Beydağı Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında tamamlanarak hizmete giren ilk 2 etaptan sonra 3. etapta da çalışmaların tamamlandığı bildirildi.

    3. etap kapsamında 200 dönüm alan proje alanı olarak belirlenerek, bu alan içerisinde kalan ve anlaşma sağlanamayan vatandaşlara ait parsellere yönelik kamulaştırma davaları açıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan bu davalar neticesinde toplam 25 milyon lira kamulaştırma bedeli ödendi.

    Kamulaştırılan alandaki binaların yıkımı ise yüzde 90 oranında tamamlanarak, söz konusu alan inşaata hazır hale getirildi. İnşaatlara ilişkin proje aşamasında da Büyükşehir Belediyesi tarafından gerekli izahat ve önerilerde bulunularak, yatay mimarinin esas alınması ve binaların maksimum 6 katlı olacak şekilde projelendirilmesi sağlandı.

    Malatya Beydağı Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında, depreme dayanıklı tünel kalıp sistemi ile 886 adet konut ve 38 dükkan yapılacak. Sözleşmenin imzalanmasına müteakip 600 günde tamamlanmasını öngören ihale kapsamında ayrıca, yapı alanının altyapı ve çevre düzenleme işleri de gerçekleştirilecek.

    Böylece hak sahipleri daha modern, estetik, yaşam kalitesi yüksek, her türlü sosyal altyapı ve hizmet tesislerinin bulunduğu bir merkezde ikamet etme imkanına kavuşmuş olacak.

    “İlk 2 etap çalışmalarında 3 bin 885 konut yapıldı”

    Öte yandan, Beydağı Kentsel Dönüşüm Projesi 3. Etap çalışmaları ile ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Gelişim ve Planlama Şube Müdürü Mevlüt Geleri, “Malatya Büyükşehir Belediyesi ile TOKİ arasında yapılan protokol kapsamında başlatılan Beydağı Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi 4 etap halinde planlanmıştır. 4 etap olarak çalışmaların yapıldığı Kentsel Dönüşüm Projesinde ilk 2 etap çalışmaları kapsamında 3 bin 885 konut, ile diğer sosyal tesisler yapılarak proje tamamlanmıştır.3. etap çalışmaları kapsamında belirlenen 20 hektarlık proje alanı belirlenmiştir. Bu alanda 2019 itibariyle kamulaştırma çalışmalarına başlanmış bu kapsamda şu ana kadar Büyükşehir Belediyesi tarafından 25 milyon kamulaştırma bedeli ödenmiştir. Kamulaştırma çalışmalarının tamamlandığı alanda 1000 bağımsız bölümün yıkımı gerçekleştirilerek inşaata hazır hale getirilmiştir. TOKİ tarafından bu alanın ihalesi 17 Ağustos 2020 tarihi itibariyle yapılmıştır. Bu kapsamda 886 konut ile 38 işyeri için proje ihalesi tamamlanmıştır. Yapılan ihale kapsamında tüm sosyal donatı alanları, çevre düzenleme çalışmaları ile Güney Kuşak Yolunun bu alan içerisinde kalan bölümü ile DSİ’ye ait kanalın deplase çalışmaları bu ihale içerisine alınmıştır. Büyükşehir Belediyesi ile TOKİ arasında yapılan görüşmelerde yapılaşma tamamen yatay mimari esas alınarak projelendirilmiştir” dedi.

    “Bu bölge Malatya’nın kanayan yarasıydı”

    Merkez Beydağı Mahalle Muhtarı Hakverdi Sevgi ise, “TOKİ tarafından 3. ve 4. etap çalışmalarının bayağı geciktiği bu alanda çalışmaların bu aşamaya gelmesi bizleri mutlu etmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanımız Selahattin Gürkan, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum ve Milletvekillerimizle bir araya gelerek buradaki çalışmaları hızlandırdı. Bu bölge Malatya’nın kanayan bir yarasıydı. 13 yıldır bu alanda evlerimizle ilgili hiçbir çalışma yapamıyorduk. Sayın Başkanımız buranın kamulaştırma çalışmalarını hızlandırarak kamulaştırma bedelleri ödenerek ihalesi de yapıldı. Sayın Başkanımız burada dikey değil yatay mimariye göre konutların inşa edileceğini söylemişti. Buradaki binalar Sayın Başkanımızın söylediği gibi 5-6 katlı yapılacak. Başta Sayın Başkanımız Selahattin Gürkan başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu alandaki çalışmalar tamamlandığı zaman bölgemiz sosyal donatılarıyla birlikte daha ferah ve nezih bir ortama kavuşacak. Büyükşehir Belediyemizden ricamız burada inşa edilecek fazla konutların bölgemizdeki insanlara sunulmasını rica ediyoruz. Taleplerimizin Sayın Başkanımız tarafından karşılanacağına inanıyorum. Çünkü Sayın Başkanımız bugüne kadar ne söz verdiyse yerine getirdi” şeklinde konuştu.

  • Van’da pandemi kurulu toplantısı gerçekleştirildi

    Van’da pandemi kurulu toplantısı gerçekleştirildi

    Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez; hastanelerde bugün itibariyle toplam yatan hasta sayısının 160 civarında olduğunu ifade ederek, “Hastanelerde 5 entübe hastamız, bugüne kadarda korona virüs nedeniyle 10 vatandaşımız vefat etti. Şu ana kadar 1500 vatandaşımız iyileşerek taburcu edildi” dedi.

    Van İl Pandemi Kurulu toplantısı, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez başkanlığında gerçekleştirildi. Tarım İl Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıda İl Sağlık Müdürlüğünden Uzm. Dr. Abdullah Sarıöz Pandemi sürecinin başlangıçtan itibaren Van’da yapılan çalışmalar hakkında sunum eşliğinde katılımcıları bilgilendirdi. Korona virüs salgınıyla mücadelede ilin güncel durumu ile yeni kontrollü sosyal hayatla ilgili alınan tedbirlerin değerlendirildiği İl Pandemi Kurulu toplantısında konuşan Vali Bilmez, kontrollü sosyal hayat döneminin başlamasıyla birlikte pandemi sürecinde yürütülen çalışmalar, aktif vakalarda Van’ın son durumu ve önümüzdeki dönemde devam edecek tedbirlerle ilgili bilgi verdi. Sosyal mesafe ve maske kullanımı gibi tedbirlere herkesin riayet etmesi gerektiğini ifade eden Vali Bilmez, kontrollü sosyal hayat dönemi içerisinde düğün ve cenaze gibi toplu alanlarda vatandaşların fazla kalmaması gerektiğini belirterek, “Bildiğiniz gibi korona virüs salgını ile mücadelede geçtiğimiz Haziran ayı ile birlikte kontrollü sosyal hayat dönemine geçmiş bulunuyoruz. Ancak, son günlerde düğün, nişan, taziye, akraba, eş ve dost ziyaretlerinde maske kullanılmaması ve sosyal mesafe kuralına uyulmaması nedeniyle ilimizde vaka sayısında arzu etmediğimiz artışlar gözlenmektedir. Bu vaka sayılarında yaşanan dalgalanmalar tehlikenin geçmediğini, tedbirlerin bütün ciddiyetiyle uygulanması gerektiğini bizlere göstermektedir. Dolayısıyla bugüne kadar yapılan başarılı çalışmaların boşa gitmemesi için vatandaşlarımızın rehavete kapılmadan maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaları büyük önem arz etmektedir. Sürecin başından bu yana Van’daki bütün kamu kurum ve kuruluşların işin ucundan tutarak örnek davranış sergiledi. Hastanelerimiz koordineli bir şekilde süreci yönetmeye çalışıyor. Vatandaşlarımızın hastanelere sadece acil tedavi ve ameliyat için gidilmesi, acil olmadıkça tedavilerin bir süre ertelemelerini istiyoruz. Hıfzıssıhha kurulu kararıyla yasaklanan hasta ziyaretleri için hastanelere gidilmemeli ve buna herkesin uyması gerekiyor. İlimizde Kurban Bayramı’nda resmi bayramlaşma olmayacak. Vatandaşlarımız bayramda kalabalık yerlerde ve toplu yemeklerde bir araya gelmemeli. Kurban Bayramı’nda mezarlıklar toplu şekilde ziyaret edilmemeli. Bayramda mümkün olduğunca bir araya gelmeden bayramlaşmayı teknolojiden faydalanarak geçirmeliyiz. Yine aynı şekilde düğün-derneklerde toplu yemeklerde uzak durulmalı, sosyal mesafe ve maske takmaya özen göstermeliyiz” dedi.

    “Hastanelerde 5 entübe hastamız, bugüne kadarda korona virüs nedeniyle 10 vefat eden vatandaşımız var”

    Normalleşmeyle ildeki vakalarda artışlar olduğunu söyleyen Vali Bilmez, “Hastanelerde bugün itibariyle toplam yatan hasta sayısı 160 civarında. Test sonucu pozitif olup klinik bulgusu olmayan ve aynı zamanda durumu iyi olan evde de kronik hastası bulunmayan 70 civarında hastamızda doktor gözetiminde evde tedavi görüyor. Günlük ortalama 30 civarında hastamız yoğun bakımda tedavi görüyor. Hastanelerde 5 entübe hastamız, bugüne kadar da korona virüs nedeniyle 10 vefat eden vatandaşımız var ve şu ana kadar 1500 vatandaşımız iyileşerek taburcu edildi” şeklinde sözlerini tamamladı.

    Soru-cevapla devam eden toplantıya Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez’in yanı sıra Vali Yardımcısı Ferhat Atar, İpekyolu Kaymakamı ve İpekyolu Belediye Başkan Vekili Sinan Aslan, Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit, İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ, Van İl Sağlık Müdürü Dr. Mahmut Sünettçioğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Görentaş, AFAD İl Müdürü Osman Uçar, Van Kızılay Şube Başkanı Uğur Demiroğlu Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Nevzat İnanç, İl Müftüsü Ömer Keskin, oda temsilcileri ve Pandemi Kurulu üyeleri katıldı.

  • GSO ve GAGİAD işbirliğinde, ’dijital çalışma ortamı nasıl oluşturulur’ toplantısı gerçekleştirildi

    GSO ve GAGİAD işbirliğinde, ’dijital çalışma ortamı nasıl oluşturulur’ toplantısı gerçekleştirildi

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Gaziantep Genç İş Adamları Derneği (GAGİAD) işbirliğinde, videokonferans yöntemi ile ‘’Dijital Çalışma Ortamı Nasıl oluşturulur’ konulu toplantı gerçekleştirildi.

    GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Koçer’in açılış konuşması yaptığı toplantıda Uzman Başak Tecer ve Yücel Bağrıaçık katılımcılara büyük veri, yapay zeka, endüstri 4.0 ve makine öğrenmesi gibi kavramlarla işyerlerinin dijital dönüşüme ne kadar hazır olduğu ve neler yapmaları gerektiği konusunda katılımcılara bilgiler verdi.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, tüm dünyanın bir taraftan krizlerle boğuştuğunu, bir taraftan da müthiş bir değişim yaşandığını belirterek, “Adeta bir zaman makinasındayız ve hızla başka bir zamana yolculuk yapıyoruz. pandemi öncesinde, ‘Dijital çağa hazır olmalıyız. Kendimizi de buna göre hazırlamalıyız. Teknolojik devrimi gerçekleştirmeliyiz’ derken, bunun ne kadar doğru olduğunu pandemi ile birlikte bir kere daha gördük” dedi.

    “Daha önceki sanayi devrimlerini kaçırmış bir ülke olarak, içinde bulunduğumuz sanayi 4.0’ı kaçırmak gibi bir lüksümüz yok” diyen Ünverdi, “Biliyoruz ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunun hepimiz farkındayız ama bunu özümsemek ve kendimize buna uygun yeni yol haritaları çizmek durumundayız. Kurulacak bu yeni dünya düzeninde sadece üretmek değil, sürdürülebilirlik ve kendinizi koruyabilmek için de teknolojiye uyum sağlamak zorundasınız. Artık savaşlar bile bilindik konvansiyonel yöntemlerle yapılmıyor. Bugün biyolojik savaşlar konuşuluyor, dijital dünyada siber saldırılar yapılıyor. Bununla birlikte, tabi her dönem kendi fırsatlarıyla birlikte geliyor, sıfırdan başlama imkanı bulabiliyorsunuz. Türkiye’nin yerli otomobil hamlesi de buna en iyi örnektir. Benzinli ve dizel motorlara yatırım yapmanın maliyetler ve pazar açsısından çok zor hale geldiği bir dönemde, elektrikli motor teknolojisi ile bu yeni çağda ülke olarak biz de varız diyebiliyoruz” şeklinde konuştu.

    Bugüne kadar fabrikaların büyüklüğü, çalıştırılan insan sayısı, makine sayılarının en büyük referans kaynakları olduğunu ancak günümüzde artık fikirlerin yarıştığının altını çizen Adnan Ünverdi, “Bu yüzden de en başta düşünsel dönüşümü gerçekleştirmek, yeniliğe açık olmak, alışkanlıklarımızı değiştirmek zorundayız. Bunu yapacak da bizleriz. Bu noktada GAGİAD’ın yenilikçi çalışmalarını çok değerli buluyorum. GAGİAD geçmişten günümüze çok güzel projelere imza atmış, yol gösterici olmuştur. Yeni başkanımız Sayın Cihan Koçer’in de yönetim kurulu ile birlikte çok önemli çalışmalar yürüttüğünü biliyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Gaziantep için güzel işler yapmaya, güzel projeler geliştirmeye devam edeceklerini kaydeden GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Koçer de, yeni dünya düzeninde yeni çalışmalar ortaya koyacaklarını ifade ederek, “Yaşadığımız süreç hepimiz için yeniliklerle dolu. Bir taraftan normalleşmeye çalışırken, bir taraftan da yeni dünya düzenine alışmaya çalışıyoruz. Biz GAGİAD olarak bu sürece uygun hazırlıklar yapıyor ve kendimizi adapte etmeye gayret ediyoruz. Tüm dünyada alışkanlıklar değişiyor ve sisteme ayak uydurmamız gerekiyor. Artık sadece ofis, işyeri anlayışı yok, dijitalleşme ile her yer iş ortamı. Bulunduğunuz her noktadan iş süreçlerini yönetebilirsiniz. Böylesi bir dünyada endüstri 4.0, dijitalleşme ve E-ticaret gibi çağın önemli unsurlarına şehir olarak bizler de katkıda bulunmalı ve ülkemizi geleceğin dünyasına birlikte taşımalıyız” ifadelerine yer verdi.

    Dijital dönüşümün süreçlerini sunum eşliğinde anlatan Uzman Başak Tecer de, “Günümüzde adından sıkça söz edilen, dijital bir çalışma ortamı gerçekten gerekli mi” başlığı altında konu hakkında bilgiler verdi.

    Dijital dönüşümün ekonomiye çok önemli yansımalarının olduğunu ve öncelikle zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerektiğini aktaran Tecer, “Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren sanayinin dijital dönüşümü, çalışma hayatımızda gündemin başköşesine oturmuştur. Artık işyerinin sadece mesai saatleri içinde çalışanlar tarafından kullanılan fiziksel alanlar olmadığı bir çağı yaşıyoruz. Dijital çalışma alanı; teknoloji, çalışanlar ve iş süreçlerini birleştirerek, işletmelerin operasyonel verimliliğini artıran, kurumsal hedeflere ulaşılmasını kolaylaştıran bir sistemdir. Bu yeni konsept, çalışanların iş hayatında kullandıkları tüm teknolojileri kapsamaktadır. Kurumsal e-postalar, anlık mesajlaşma programları, kurumsal sosyal medya, İK uygulamaları, sanal toplantı araçları gibi teknolojileri içermektedir. Tüm bu teknolojiler, birlikte gruplandırarak, dijital çalışma ortamı ile iletişim yöntemlerini daha verimli bir hale getirmektedir. Yapay zeka olmazsa olmaz konular arasında yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

    Şirketlerin dijital dönüşümü muhakkak başarmaları gerektiğinin altını çizen Yücel Bağrıaçık da, “Bu dönüşüm bütün bileşenler ile yapılması gereken bir çalışmadır. En alttan CEO’ya kadar bunu yapmalısınız. Bu süreçte iş ortakları ve müşterilerin istekleri göz önünde bulundurmalı. Yenidünyada çok sayıda fırsat bizi bekliyor. Dünyada çok büyük bir potansiyel var. Gaziantep’in de bunu çok iyi yönetebileceğini ve bu dönüşümü gerçekleştirebileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

  • Uluslararası STEM Müfredatı’nın teslimi Mektebim Koleji’ne gerçekleştirildi

    Uluslararası STEM Müfredatı’nın teslimi Mektebim Koleji’ne gerçekleştirildi

    UNESCO ve Mektebim Koleji, Türkiye’yi STEM eğitimi alanında bölgenin en iyi uygulama merkezi haline getirmek amacıyla geçen yıl Uluslararası STEM Eğitimi Projesi’ni hayata geçirmişti. Projeye ait Türkiye’nin ilk ve tek olduğu belirtilen Uluslararası STEM Müfredatı tamamlandı.

    UNESCO ve Mektebim Koleji, Türkiye’yi STEM eğitimi alanında bölgenin en iyi uygulama merkezi haline getirmek amacıyla geçen yıl Uluslararası STEM Eğitimi Projesi’ni hayata geçirmişti. 1,5 yılı aşkın süredir dünyadan ve Türkiye’den uzmanların çalıştığı proje kapsamında Türkiye’ye özgü hazırlanan müfredatın matematik, biyoloji, fen, ilkokul, bilişim alanlarında örnek modüllerin pilot uygulaması yapıldı. Müfredatın teslim töreninde hazır bulunan UNESCO Uluslararası Eğitim Direktörü Dr. Mmantsetsa Marope, ’’Dünyadaki en gelişmiş müfredat oldu’’ dedi.

    Müfredatın detaylarını, UNESCO Uluslararası Eğitim Direktörü Dr. Mmantsetsa Marope ve Mektebim Koleji Genel Müdürü Servet Özkök, düzenlenen toplantıda paylaştı.

    “Müfredatı yeterlik ve beceri temelleri üzerine kurduk”

    Türkiye’deki müfredatı inceleyerek süreci başlattıklarını dile getiren UNESCO Uluslararası Eğitim Direktörü Dr. Mmantsetsa Marope, “Hazırladığımız müfredatın Birleşmiş Milletler nezdinde de STEM alanında en iyi uygulama olmasına özen gösterdik. Müfredatı bilgiyi aktarma, bilgiyi ezberlemeden ziyade yeterlik ve beceri temelli oluşturduk. Yeterliği, beceriyi geliştirme ve ölçme-değerlendirme uygulamalarını dikkate alarak hazırladık. Üniversiteden çıkan işgücü ile iş dünyasının talepleri arasında dengesizlik var. Müfredatı eşitlik, farklılıklara saygı gibi uluslararası alanda önem arz eden birçok noktaya cevap verecek şekilde hazırladık. Dünyadaki en gelişmiş müfredat olduğunu söyleyebilirim. Bütüncül bir yaklaşımla birçok soruya cevap verecek bir uygulama ortaya koymaya çalıştık. Türkiye’yi uluslararası alanda STEM eğitiminde öne çıkarmayı hedefliyoruz. Çok kültürlü, sadece bilgiye dayalı değil, kültürlere saygılı, etik değerleri kazandırmaya çalışan bir müfredat olmasına özen gösterdik. Öğrenciyi aynı zamanda değerlere saygılı ve dünyayı doğru algılamaya yönelik bir zemine kaydırma amacındayız.” şeklinde konuştu.

    Ekonomiyi ve eğitimi birbirinden ayrı düşünmemek gerektiğini söyleyen Mektebim Koleji Genel Müdürü Servet Özkök, “Ülkelerin gelişmişliği ekonomi ile ölçülür. Eğitim ise ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirir. Bu bağlamda okulların en önemli sorumluluğu, toplumsal kalkınmaya katkı sağlamaktır. STEM eğitimi ekonomik anlamda ilerleme ve liderlik için insan gücü ihtiyacını karşılamayı ve güçlendirmeyi hedefler ve ayrıca toplumsal barış ve eğitimde fırsat eşitliğini sağlamada bir araç olarak da kullanılabileceği savunulmaktadır. STEM eğitimi bahsedilen bu alanlarda öğrencilere yetkinlik kazandırmayı amaçlar. Eğitim süresince öğrenciler ana disiplinin yanı sıra kritik düşünme, problem çözme, işbirlikli çalışma gibi çeşitli farklı becerileri kazanırlar. Sözü geçen bu beceriler, geleceğin iş gücünü doğru biçimlendirmek adına kritik önem taşımaktadır.” açıklamasında bulundu.

    STEM ile ilgili bilimsel ve uluslararası çalışma yapıldı

    Son birkaç yıldır STEM eğitiminden sıkça söz edildiğini aktaran Özkök, “STEM eğitimi ilgili olarak bilimsel ve uluslararası bir çalışma ile sistem yaklaşımı ortaya koyarak farklılaştığımız için mutluyuz. Proje kapsamında STEM’in farklı boyutları; fen, matematik, teknoloji, yapay zekâ (AI), artırılmış gerçeklik (AR), robotik, matematik, mühendislik ve tasarımı gibi geniş bir yelpazedeki beceri ve deneyime sahip dünya çapında 11 STEM uzmanından oluşan bir STEM Müfredatı Ekibi kuruldu. Bu ekip bizim Kolej’imiz tarafından oluşturulan STEM Müfredatı Koordinasyon Kurulu ile koordineli bir şekilde çalışmaya başladı. UNESCO Müfredat Ekibi, 31 Temmuz 2019 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı müfredatlarının incelemesini tamamladı. Uluslararası STEM ihtiyaçları ve Türkiye Müfredatlarının esasları gözetilerek STEM Müfredatının tasarım aşaması başlatıldı.” ifadelerini kullandı.

    Pilot uygulama öncesinde öğretmenlerin hizmetiçi eğitimlerini tamamlamak için STEM Mesleki Gelişim Programı’nın (STEM Professional Development Program) organize edildiğini söyleyen Özkök, “UNESCO Eğitim Direktörünün de yer aldığı ekipten 7 STEM uzmanının liderlik ettiği STEM Mesleki Gelişim Programı’na 150’den fazla eğitim uzmanı katıldı.Yetkinlik temelli bir K-12 STEM müfredatı sağlayan ve bütüncül bir yaklaşım benimseyen UNESCO Ekibi tarafından, ilk K-12 STEM müfredatı taslağının akademik yılın başlamasıyla Kasım 2019’da pilot uygulaması, matematik, biyoloji, fen, ilkokul, bilişim alanlarından gönderilen örnek modüller ile gerçekleştirildi.” dedi.

    UNESCO ve Mektebim Koleji arasında gerçekleştirilen iş birliği, Türkiye’nin ilk olarak bölgesinde, daha sonra dünya genelinde STEM eğitiminin liderleri arasına girmeyi amaçlıyor. Projeyle Türkiye’de STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) eğitiminin kalitesi önemli ölçüde artırılarak öğrencilerin öğrenme süreçleri iyileştirilecek.

  • ‘İKMİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi

    ‘İKMİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Ekonomik tabloda ihracatımızda normale dönüşle ilgili olumlu sinyallerini almaya başladık. Önce Mayıs ayı ihracatımız Nisan ayına nazaran yüzde 10.8 artış gösterdi. Haziran ayı ihracatımızda da Mayıs ayı ihracatımıza oranla yüzde 35 bir artış yaşadık. Geçen sene Mayıs ayına göre de yüzde 15,8’lik bir artış yaşadık. 13.5 milyar dolarlık önemli bir ihracat seviyesine ulaştık” dedi.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ilk kez online olarak düzenlenen, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ‘İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ne, Ticaret Bakanlığı Eskişehir Yolu Yerleşkesinden video konferans yöntemiyle katıldı.

    Kimya sektöründe faaliyet gösteren firmaların ihracattaki başarılarından dolayı, teşvik etmek amacıyla düzenlenen ‘İKMİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nin beşincisi bugün online olarak gerçekleştirildi. 28 farklı kategoride ilk 5’e giren toplam 140 firmanın ödüllendirildiği program kapsamında konuşan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “İhracatçı birliklerinin dijital ortamdaki ilk ödül töreni, bu nedenle İKMİB’i ayrıca tebrik ederim. Pandemi döneminin zorlu sürecinde böyle bir ödül töreniyle başarılarımızı ödüllendirmek, bundan sonraki atacağımız adımlar ve hedefler için bizleri yüreklendirecek, cesaretlendirecek, iş dünyası için de moral ve motivasyon olacaktır” diye konuştu.

    “Kapıkule ve Habur kapılarımızda pandemi öncesindeki rakamlara ulaştık”

    Kimya sektörünün Türkiye için öneminden bahseden Pekcan, “Kimya sektöründe, geçtiğimiz yıl en fazla ihracat gerçekleştiren firmalarını ödüllendireceğimiz bu tören, bizim aynı zamanda gelecek dönemde çok daha büyük başarılara atacağımız imzalarla alacağımız ödüller için de hepimizi cesaretlendirecek” dedi.

    Pandemi sürecinde, Avrupa’yla eş zamanlı olarak Türkiye’nin de normalleşme adımları atmaya başladığına değinen Pekcan, “Hastalığın ülkemizde ilk görülmesi ile birlikte bütün süreci çok proaktif biçimde yürüttük ve tedbir ve desteklerimizi, süreçten ticaret ve ekonomimizin en az etkilenmesi şeklinde hedefledik ve yönettik. Biz de ekonominin ve ticaretin en az etkilenmesi için temassız ticareti devreye aldık. Kapıkule ve Habur kapılarımızda pandemi öncesindeki rakamlara ulaştık. Yani ulaştırmada taşıma kapasitesinde bir sıkıntı yaşamadık. Keza, Kapıköy, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hatlarından kapasitelerinin çok daha üzerinde taşıma sağladık. Avrupa ile nakliyatlarımızda Ro-Ro hatlarımızı alternatif güzergahları artırarak temassız ticareti sağladık” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve Cumhurbaşkanının açıkladığı ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı Tedbir Paketiyle’ ilgili de konuşan Pekcan, pandemi sürecinde tüm bakanların ellerinden geleni yaptığını vurguladı. Tedbirler kapsamında Pekcan, “Üreticimizin, ihracatçımızın, iş insanımızın, ticaret erbabı ve esnafın yanında olduk” ifadelerine yer verdi.

    “Ekonomik tabloda ihracatımızda normale dönüşle ilgili olumlu sinyallerini almaya başladık”

    Son aylarda yaşanan olumlu gelişmeler neticesinde ekonomik tabloda istenilen sonuçların alındığına değinen Pekcan, “Ekonomik tabloda ihracatımızda normale dönüşle ilgili olumlu sinyallerini almaya başladık. Önce Mayıs ayı ihracatımız Nisan ayına nazaran yüzde 10.8 artış gösterdi. Haziran ayı ihracatımızda da Mayıs ayı ihracatımıza oranla yüzde 35 bir artış yaşadık. Geçen sene Mayıs ayına göre de yüzde 15,8’lik bir artış yaşadık. 13.5 milyar dolarlık önemli bir ihracat seviyesine ulaştık. İhracatın ithalatı karşılama oranı da geçen sene Haziran ayında yüzde 77.2 iken bu sene Haziran’da yüzde 82,6 rakamına ulaştık. Bu da altın ticaretini hariç tuttuğumuzda yüzde 92.8 ihracatın ithalatı karşılama oranına ulaştık” dedi.

    “Kimya sektörünün artış trendini takip etmesini bekliyoruz”

    Kimya sektörü ihracatını da değerlendiren Pekcan, “Mart-Nisan-Mayıs aylarındaki göreceli olarak gerileme görüyoruz. Kimya biraz daha geriden geldi. Ancak, Haziran ayı itibariyle bir önceki yılın Haziran ayına göre yüzde 6,2’lik bir artış gösterdi. Mayıs ayına göre de yüzde 24’lük bir artış yakalayarak, 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Bütün sektörlerimizde de kimya sektörümüzde de bu artış trendinin çok daha yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ PMI, Şubat’tan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı”

    Hızlı toparlanmaya dair sinyallerin sadece dış ticarette değil, ekonominin genelinde görüldüğüne dikkat çeken Bakan Pekcan, “Ekonomik Güven Endeksi Haziran’da Mayıs ayına göre yüzde 19,1 artarak 73.5 seviyesine geldi. Reel Kesim Güven Endeksi, yüzde 22,2 artarak 89,8 seviyesine, kapasite kullanım oranı yüzde 4 artarak yüzde 66’ya geldi. Üretim ve dış ticaretimizin geleceği açısından önemli bir öncü gösterge olan, Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) Mayıs’ta 40,9 iken Haziran’da 53,9’a yükselerek Şubat’tan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tüm bunlar ülkemiz ekonomisinde hızlı toparlanmanın göstergesi. Bu süreçte sağlık alanında, Türkiye’nin sağlık altyapısı ve sağlık çalışanlarının gayretleriyle nasıl dünyadan ayrıştıysak, inşallah ekonomik ve ticari anlamda da bütün dünyadan ayrışarak farklılığımızı göstereceğiz” dedi.

    “Bakanlık olarak Küresel Tedarik Zinciri desteklerimizle bu sürece katkı sağlıyoruz”

    Türkiye’nin ülke olarak; potansiyelini, imkan ve kabiliyetlerini ve zoru başarabildiğini her fırsatta gösterdiğini aktaran Pekcan, “Çok daha iyi noktalara geleceğimizi biliyoruz. Bu bilinç ve özgüvenle; dünya ekonomisi içerisindeki konumumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin, küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi ve daha etkin bir şekilde yer alması hiç şaşırtıcı olmayacak. Bu noktada, Kimya sektörümüzün de küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesini bekliyor ve destekliyoruz. Bakanlık olarak Küresel Tedarik Zinciri desteklerimizle bu sürece katkı sağlıyoruz. Sektörümüzü bunlardan yararlanmaya davet ediyoruz. Ayrıca marka destek programımızın ve yurtdışı marka satın alma desteğimizin pandemi sonrası süreçte de bu desteklerin iyi değerlendirilmesini bekliyoruz. Eximbankın da bu konuda destekleri var” diye konuştu.

    “2019 yılında kimya sektörü ile ilgili toplam 171 fuar destek kapsamına alındı”

    Kimya sektörünün desteklenmesi konusunda Ticaret Bakanlığı’nın son dönemde başlattığı yenilikçi destek türlerinden de bahseden Pekcan, “2019 yılında kimya sektörü ile ilgili olan toplam 171 fuar destek kapsamına alınmıştır. 13 UR-GE Projesi başarıyla devam ediyor, 20 proje ise tamamlanmış durumda. TURQUALITY programı kapsamında 22 firmanın 24 markası desteklerden yararlanıyor. Marka programı kapsamında ise 15 firmanın 16 markası desteklenmektedir. Bu sektörde bakanlığımızın öncülüğünde 13 ülkeye Sektörel Ticaret Heyetleri düzenlemiş bulunuyoruz. Alım heyetleri ile beraber 4 bin 500 ikili iş görüş sağlamış bulunuyoruz” dedi.

    “Sanal ticaret heyeti ve fuarların gelecek dönemde çok daha yaygınlaşacağını öngörüyoruz”

    Konuşmasında dijitalleşmeyle ilgili de konuşan Pekcan, bu konuda da ciddi adımlar atıldığının altını çizdi. Pekcan, “İlk sanal ticaret heyetimizi İKMİB organizasyonunda Latin Amerika ülkelerine yönelik olarak gerçekleştirdik. Sanal Ticaret Heyeti ve Sanal Fuarların desteklenmesi ile ilgili olarak ‘Pazara Girişte Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Karar’ 27 Mayıs tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. İş dünyamızı temsil eden çatı örgütlerin yapacakları masraf ve giderleri yüzde 50 oranında destekliyoruz. Sanal ticaret heyeti ve fuarların gelecek dönemde çok daha yaygınlaşacağını öngörüyoruz. E-ticaret sitelerine üyelik giderleri 2020 yılı için yüzde 80, takip eden yıllarda yüzde 60 oranında desteklenecektir. Yakın geçmişte başlattığımız bu desteklerimizin haricinde, Sanal Ticaret Akademisi ve Export Akademi programımız çerçevesinde, ticaret erbabına, start-up’lara, kadın girişimcilerimize ve vatandaşlarımıza yönelik online eğitim faaliyetlerimiz sürdürmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

    Yakın zamanda devreye girecek olan ‘Kolay İhracat Platformu hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Pekcan, “Makine öğrenme algoritmasına sahip Akıllı İhracat Robotu ile farklı ücretli kaynaklardan elde edilen milyonlarca verinin, analiz edilmiş halini sizlere sunabileceğiz. Bu sayede firmalarımız doğru ürün için doğru pazara yönlendirilecek. Ayrıca, firmalarımıza seçtikleri ürün ve önerilen ülkeyle ilgili farklı ortamlarda yer alan; gümrük vergileri ve kurallar, ihracat potansiyeli, Ticaret Müşavirlerimizce derlenen bilgiler, ihaleler, ithalatçı firmalar, teknik engeller ve serbest ticaret anlaşmaları gibi birçok bilgi bu platformda yer alacak” dedi.

    “Dijital ekonomiye geçiş noktasında önemli adımlar attık, atmaya da devam edeceğiz”

    Pekcan, ‘Buy From Turkey’ isimli bir platform oluşturulacağının da haberini vererek, “Buy From Turkey isimli bir platform oluşturacağız. Burada firmalar ürünlerini teşhir edecekler ve ürünlerini burada vitrinde sergileyecekler. Bütün dünyada görünür olacak. İthalatçılarla ithalatçılarımızı buluşturacağız. Ticaret Bakanlığı olarak, dijital ekonomiye geçiş noktasında bugüne kadar önemli adımlar attık; atmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

    “İhtisas Serbest Bölgemizden, kimya sektörünün de faydalanmasını öngörüyoruz”

    Türkiye’nin katma değerli yatırımların artırılması için ‘İhtisas Serbest Bölge’ modeli üzerinde çalışıldığını aktaran Pekcan, model hakkında sinyaller de verdi. Bakan Pekcan, “Cumhurbaşkanımızın olurlarıyla, ‘Sağlanacak Destekler Hakkındaki Karar’ 9 Haziran tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. İstanbul Atatürk Havalimanındaki serbest bölgemizi İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi olarak tanımladık. İlk sektörü bilişim sektörü olarak belirledik. İhtisas Serbest Bölgemizden, kimya sektörümüzün de faydalanmasını öngörüyoruz” dedi.

    Video konferans yöntemiyle düzenlenen ödül programına Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın yanı sıra, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ve ödül alan firmaların temsilcileri katıldı.