Etiket: Gerçekleştirildi

  • “Etkili Sunum Teknikleri” yarışması finali Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi

    “Etkili Sunum Teknikleri” yarışması finali Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi

    Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ’Geleceğim Mesleğim’ temasıyla Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eskişehir Sanayi Odası iş birliğinde yürütülen ’Girişimci Adımlar Yetkin Eller-(GAYE)’ programı ’Etkili Sunum Teknikleri’ yarışması finali, Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşti.

    Anadolu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen yarışmanın finaline Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Temizel, Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Mehmet Başar, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş ve Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreteri Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak katıldı. Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Temizel yarışma finalinin açılış konuşmasında, “Bugün ev sahipliği yaptığımız bu çalışmanın asıl misafirleri, ailelerimiz ve çocuklarıdır. Proje bağlamında bugün finale kalan arkadaşlarımızın aldıkları eğitimle birlikte, içeriği sunma yetenekleri de tescil edilmiş oluyor. Aslında ne yaptığınızı anlatmaktan bir adım öne giderek onu nasıl yaptığınızı anlatmak önem kazanıyor. Bu durumda da usûl ve esas devreye giriyor. Kendinizi iyi anlatabilmek, bu projenin temelinde yatıyor. Bu yeteneğiniz ise sizlere hayal edemeyeceğiniz kapılar açacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Geleceğin mesleklerini de bu proje ile yetiştireceğiz”

    Yapılan işi iyi sunan kişinin iş hayatına bir adım önde başlayacağını belirten ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, “22-35 yaş arasında üniversite ve meslek lisesi mezunu kişileri istihdam etmek için BEBKA ve üniversitelerimizle birer proje hazırladık. Milli Eğitim’den de bu çok bileşenli proje için yer tahsis ettik. Geleceğin mesleklerini de bu proje ile yetiştireceğiz. Burada bulunan liseli arkadaşlara verdiğimiz eğitimler, bu projede de yer alacak” şeklinde konuştu.

    “Gençlerimizi istihdam edeceğiz”

    BEBKA olarak bu eğitim projesine önem verdiklerini belirten BEBKA Genel Sekreteri Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak, BEBKA’nın yeni döneminde “BEBKA gençlerle” vizyonu ile yola çıktıklarının altını çizdi. Doç. Dr. Durak, “Bakanlığımızla yaptığımız görüşmeler sonucunda 30 yaş altı gençlerimizi istihdam etmeye öncelik vereceğiz. Bu projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

    “Meslek liseleri istihdam ve girişimcilik politikalarının vazgeçilmez unsurudur”

    Meslek liselerinin iş dünyasına kalifiye eleman yetiştiren okullar olduğunun altını çizen Anadolu Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Mehmet Başar ise, “Meslek liseleri işsizlik, istihdam ve girişimcilik politikalarının vazgeçilmez unsurudur. Nitelikli iş gücünü piyasaya sunabilirsek üretim ve sanayi, kaliteden faydalanır. Proje kapsamında birçok meslek lisesinde eğitimler gerçekleştirdik ve pandemi sürecinde eğitimleri çevrimiçi düzenledik. Bu süre boyunca liseler iki kere jüri önüne çıktı. Bugün burada bulunan okullar ise finale kaldı” dedi.

    Çifteler İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yarışmanın birincisi oldu

    Konuşmaların ardından “Girişimci Adımlar Yetkin Eller–GAYE” programı kapsamında düzenlenen eğitimler sonucunda finale kalan Ali Güven Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Çifteler İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Devlet Malzeme Ofisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri sunumlarını gerçekleştirdi. Anadolu Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Mehmet Başar, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş ve BEBKA Genel Sekreteri Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak’ın jüri üyeliğini yaptığı yarışmanın birincisi ise Çifteler İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu.

  • Manisa’da İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi

    Manisa’da İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi

    Manisa’da İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısı Vali Yaşar Karadeniz Başkanlığında gerçekleştirilirken, toplantıda konuşan Vali Karadeniz, “Kış aylarının gelmesi ile ev ziyaretlerinde artış yaşanması durumunda Covid-19 vaka sayısında da artış yaşanması ön görülüyor” dedi.

    İçişleri Bakanlığının 81 İl Valiliğine göndermiş olduğu genelge doğrultusunda İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısı Vali Yaşar Karadeniz Başkanlığında gerçekleştirildi.

    Toplantıda Manisa’da korona virüs salgınına karşı alınan önlemler ve Manisa’daki genel durum hakkında bilgiler veren Vali Karadeniz, “Kış aylarının gelmesi ile ev ziyaretlerinde artış yaşanması durumunda Covid-19 vaka sayısında da artış yaşanması ön görülüyor. Bu durumun önüne geçmek için gerekli tedbirleri almak gerekiyor. Bununla birlikte filyasyon ekiplerinin Covid-19 vaka temaslı kişilere yönelik yaptıkları çalışmalar salgının yayılmasının önlenmesi açısından önem arz ediyor. Bu sebeple temaslı kişilere ilişkin ekiplere doğru bilgilerin verilmesi gerekiyor” dedi.

    İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Toplantısı, 7 gün boyunca il genelinde yapılacak olan denetimlerin planlamasının yapılması, Covid-19 salgına karşı bulaş riskini azaltmak için alınması gereken ilave tedbirlerin görüşülmesi ve fikir alışverişinde bulunulması ile sona erdi.

    Şehzadeler Kaymakamlığı Toplantı Salonunda Vali Karadeniz Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Vali Yardımcısı H. Volkan Köksal, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Selçuk Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Ömer Uslusoy, İl Sağlık Müdürü Necip Yemenici ve ilgililer katıldı.

  • ESOGÜ’de 2020-2021 akademik yılı oryantasyon programı gerçekleştirildi

    ESOGÜ’de 2020-2021 akademik yılı oryantasyon programı gerçekleştirildi

    Korona virüs pandemisi nedeniyle 2020-2021 eğitim öğretim yılı Güz dönemini uzaktan eğitim ile gerçekleştirecek Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, aileye yeni katılan öğrencilerin uyum sürecini hızlandırmak amacıyla oryantasyon programı düzenledi.

    Programın açılış konuşmasını yapan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, pandemi koşullarının eğitime, bilime ve bilgi üretmeye engel olmadığını belirterek, “Bilgiyi paylaştığımız, paylaşarak ürettiğimiz kampüsümüzün sınırları artık ülkenin sınırlarına ulaşmıştır. Siz neredeyseniz bizim için kampüs orasıdır. Çünkü öğrenme dediğimiz sonu olmayan yolculuğun sınırları asla bir sınıfın sınırları kadar dar değildir. Tanıklık ettiğimiz bu tarihi süreç de bizlere bildiklerimizi unutturup bilmediklerimizi öğretti. Sizler de yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen bu süreci önemli bir ders olarak görmelisiniz. Yaşanan gelişmeleri, toplumsal değişim ve dönüşümü, teknolojik ilerlemeleri iyi okuyun. Gözlemlemekten asla vazgeçmeyin. Bugünü anlayarak geleceği okuyun ve kendinizi bu geleceğe hazırlayın! Tarihe geçecek bugünlerden öğrenecek çok şeyimiz var.” dedi.

    Uzaktan eğitim sürecinin verimli geçirilmesi için gerekli olan tüm hazırlıkların tamamlandığını söyleyen Rektör Prof. Şenocak, hayat dolu bir kampüse yeniden kavuşmayı canı gönülden dilediğini ifade ederek başarılı bir akademik yıl geçirilmesi temennisinde bulundu.

    2020-2021 Akademik Yılı Oryantasyon Programı, Rektör Prof. Dr. Şenocak’ın konuşmasının ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rifat Edizkan’ın konuşması ile devam etti. Öğrencilere “yardım talebinde bulunmaktan çekinmeyin” çağrısında bulunan Prof. Dr. Edizkan öğrenci destek hattı, mobil cihaz gibi uygulamaların hazırlanmakta olduğu bilgisini verdi. Uzaktan eğitim olanaklarının verimli şekilde kullanılması gerektiğini belirterek intihal, kopya ve haksız menfaat sağlama uyarısında bulundu. Senato kararınca bu üç suçu işleyenler ile ilgili yasal işlem başlatılacağını açıklayan Prof. Dr. Edizkan, pandeminin seyrine bağlı olarak, maske mesafe temizlik kurallarına uymak şartıyla Bahar döneminde karma eğitime geçilebileceğini de bildirdi.

    2020-2021 Akademik Yılı Oryantasyon Programı Öğrenci İşleri Daire Başkan Vekili Ali Şahin, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Mutlu Korkmaz, Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Yurtseven Avcı, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkan Vekili Ali Yöntem, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Birim Sorumlusu Kaner Ulusoy, Engelli Öğrenci Birimi Kooordinatörü Doç. Dr. Ebru Turan Kızıldoğan ve Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Öğr. Gör. Emrah Orakçıoğlu’nun konuşmaları ile devam etti. Konuşmalarda birimlere ve öğrencilerin uymaları gerektiği kurallara ilişkin bilgilendirmelerde bulunuldu.

  • Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin 2020-2021 Akademik yılı açılışı gerçekleştirildi

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin 2020-2021 Akademik yılı açılışı gerçekleştirildi

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin (MTÜ) 2020-2021 Akademik yılı açılış töreninde İşadamı Ahmet Çalık’a fahri doktora unvanı takdim edildi.

    Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin 2020-2021 Akademik yılı açılış töreni pandemi nedeniyle Battalgazi yerleşkesi ve İstanbul’da aynı zamanda online olarak gerçekleşti. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut törenin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında toplam 29 akademik birim ve 8 ayrı yerleşkeleri ile eğitim ve akademik faaliyetleri sürdüreceklerini söyledi. İkinci yıllarında faal 5 fakülte ile 16 bölüme sahip olduklarını dile getiren Karabulut, “Bu yıl akademik yılımıza Tıp Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi ve Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ilk öğrencilerini alarak eğitim ve akademik faaliyetlerine başladılar. Geçtiğimiz yıl kayıt yaptıran 82 lisans öğrenci sayısı bu yıl 550’ye yükseldi. Bunun 82’si tıp fakültesi öğrencisi” ifadelerine yer verdi.

    Her alanda büyüyen ve gelişen bir üniversite olduklarını da dile getiren Rektör Karabulut, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Gelişime açık dinamik yapımızla 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine güvenle bakıyoruz. Bilgi üretmenin tek başına yeterli olmadığına inanıyoruz, üretilen bilgiyi tüm insanlığın kullanımına sunmak, bilgiyi üretime dönüştürmek misyon ve vizyonumuzun temelidir. Çünkü bizim ülkemize, milletimize, gönül coğrafyamıza, bölgemize ve Malatya’mıza dair sorumluluklarımız var. Üniversitemiz; geliştireceği ve uygulayacağı projelerle ulusal ve uluslararası marka bir üniversite olacaktır. Tüm yönetici, öğretim elemanı ve öğrenci kadrosu buna hazırdır. Buradan üniversitemizin kuruluşunu sağlayan, Turgut Özal ismini kendi memleketinde ölümsüzleştiren, her aşamada tensip ve takdirleri ile desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanımızın kıymetli destek ve katkıları ile 2 yılda üniversitemiz çok hızlı gelişti ve kentimizin bir markası oldu. Yine her alanda destek ve katkısını esirgemeyen YÖK Başkanımız Sayın Yekta Saraç’a teşekkürlerimi sunuyorum.”

    “Eğer dünya beşten büyüktür” diyebiliyorsak bu yerli ve milli üretimimizdendir”

    Covid-19 sürecinin kendilerine birçok kavramı da gösterdiğini belirten Karabulut, ’Üretebilirsen ayakta kalırsın, üretebilirsen küresel salgınla baş edebilirsin’ , üretebilirsen güvenliği sağlayabilirsin. Güvenli gıda üretemezsen, halkın sağlık güvenliğini sağlayamazsınız. Güvenli gıda, savunma sanayi kadar halkın can güvenliği için önemlidir. Tarım arazilerimizi korumalıyız, tarımsal üretimimizi arttırmalıyız. Şu hususu asla unutmamalıyız; eğer dünya beşten büyüktür diyebiliyorsak bu yerli ve milli üretimimiz, yerli ve milli duruşumuz sayesindedir” dedi.

    Konuşmasında açılış programını online olarak izleyen öğrencilere de seslenen Karabulut, “Malatya Turgut Özal Üniversitesi, sizleri bugün için değil, yaşayacağınız dünya için hazırlayacak. Kendi dünyanızı kendiniz kuracaksınız. Kendi tarihini ve öz değerlerini iyi bilmeli ve evrensel değerleri yakalamalısınız. Ülkemizin kuruluş dinamiklerini asla unutmayın. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının mücadelesini asla unutmayın.” mesajını verdi.

    Fahri doktora ünvanı verdikleri İşadamı Ahmet Çalık’ın sadece Malatya ve Türkiye için değil gönül coğrafyalarındaki gençler içinde örnek bir kişilik ve girişimci olduğunu da dile getiren Rektör Karabulut, “İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi tarafından Sayın Ahmet Çalık’a Türkiye ekonomisine ve eğitim alanında yaptığı hizmetlerle Türk Eğitim Dünyasına verdiği katkılar dolayısıyla ‘fahri doktora’ unvanı takdim edilecek olması aslında gecikmiş olan bir eksikliği gidermektir. Malatya’mıza, ülkemize ve gönül coğrafyamızda yapmış olduğu hizmetler için Sayın Ahmet Çalık’a, teşekkür ediyoruz. İnanıyorum ki, Ahmet Çalık’ın açmış olduğu girişimcilik yolunda binlerce gencimiz gururla bayrak yarışana girecektir” şeklinde konuştu.

    Rektör Prof. Dr. Karabulut’un konuşmasının ardından İşadamı Ahmet Çalık’a cübbe ve fahri doktorası takdim edildi. Burada konuşan İşadamı Ahmet Çalık’ta 2020-2021 Akademik Yılı’nın ilk açılış dersinde öğrencilere girişimcilik alanındaki tecrübelerini ve tavsiyelerini aktardı. Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, kendisine takdim edilen fahri doktora unvanını almaktan büyük onur ve mutluluk duyduğumu belirterek “Tarihi doğası ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkan memleketim Malatya’nın değerlerine değer katan Malatya Turgut Özal Üniversitesinin gelecek nesillerin yetişmesinde önemli bir rol oynadığına ve ülkemizin gelişmesine katkıda bulunduğuna tüm kalbimle inanıyorum” dedi.

    “Aşının dünya lideri ülkemizdi”

    Dünya olarak olağanüstü bir yıl geçirdiklerini ifade eden Çalık, Covid-19 salgını nedeniyle eğitimin ilk kez küresel ölçekli etkilendiğini söyledi. Bu salgında bütün dünyanın Covid-19 aşısı geliştirmeye yoğunlaştığını anımsatan Çalık, “Bizim üniversitemizde yoğunlaştı. Dünyada ilk aşı uygulaması Osmanlı döneminde 1720’lerde çiçek aşısı ile başladı. O dönemde aşının dünya lideri ülkemizdi.” şeklinde konuştu.

    “Öncülük ve girişimcilik yaptı”

    Uzun yıllar tifo ve klora aşılarının dünyanın Türkiye’den temin ettiğini belirten İşadamı Çalık konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Biliyoruz ki üniversitelerin amacı eğitim olduğu kadar bilim ve teknolojiyi geliştirmektir. Bilim ve teknolojinin gelişmesi demek o ülkenin bağımsızlığı ve kalkınması demektir. Ülkemizin kalkınması için yerli ve milli atılımları yapacak olan yeni kuşaklar sizlersiniz. Bizlerde bu konuda üzerimize düşen görevleri severek ve yılmadan yerine getireceğiz. Pandemi süresince öğrenciler geleneksel eğitim ortamlarından uzaklaştı. Uzaktan çalışma, uzaktan eğitim ve dijital okur-yazarlık hayatımızın gerçeği oldu. Çoğu ülke uzaktan eğitime hazırlıksız yakalanırken ülke olarak eğitimde dijital iletişim sürecine çok hızlı adapta olduk ve bu süreci çok başarılı bir şekilde yönettik. Bu noktada vurgulamak isterim ki, birçok değerli üniversitemiz gibi Malatya Turgut Özal Üniversitesi de uzaktan eğitim konusunu ilk yapan öncü başarılı, rol model okulların başından gelmektedir. Ve bugün Malatya Turgut Özal Üniversitemizin yazmış olduğu bu yazılımı Türkiye’deki başka üniversitelerimizde kullanacaktır. Bu konuda Malatya Turgut Özal Üniversitesi öncülük ve girişimcilik yaptı. Sayın rektörümüzü ve emeği geçenleri bu hızlı dönüşümlere imza attıkları için kutluyorum.”

    Krize hazırlıklı olmanın ve girişimciliğin önemi

    İçinde bulundukları pandemi sürecinde iş dünyasının da büyük dönüşüm yaşadığını aktaran Çalık, “Önümüzdeki dönemde iş modellerinin değişeceğini, bazı sektörlerin dönüşeceğini ve bazı sektörlerin çok daha fazla ön plana çıktığını göreceğiz. Bu değişim teknoloji ve dijitalleşmenin ön plana çıktığını da somut bir şekilde gösterdi. Bu süreç bize krize hazırlıklı olmanın ve kriz döneminde girişimciliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Tüm sektörler bu kriz döneminde farklı şekillerde ve farklı seviyelerde etkilendiler. Bizde Çalık Grubu olarak krizin ilk günlerinde krizin olası etkilerini doğru analiz etmeye odaklandık.”

    Törende Tıp Fakültesi Öğrencisi Dila Gönül Coşkun öğrencinler adına konuşma yaparak, “Bizler, Malatya Turgut Özal Üniversitesi öğrencileri, umut vadeden her yarın için umut veren gençler olarak yetişeceğiz. Burada olmaktan mutluyuz ve gururluyuz. Yürüdüğümüz yolda bizi asla yalnız bırakmayan ailelerimize, değerli hocalarımıza, bize verdiği ve vereceği bütün fırsatlar için de Rektörümüz Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut’a teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

  • Antep Fıstığı lisanslı depoda ilk ürün alımı gerçekleştirildi

    Antep Fıstığı lisanslı depoda ilk ürün alımı gerçekleştirildi

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın (İKA) destekleriyle yaptırılan Antep Fıstığı Lisanslı Depo ürün alımlarına başladı. Antep Fıstığının ana vatanı Gaziantep’te kurulan ve Türkiye’nin ilk Antep Fıstığı Lisanslı Deposu olma özelliğini taşıyan tesis, üreticilere risklere karşı güvenli ve sağlıklı depolama imkanının yanı sıra kira, nakliye ve analiz destekleri ile finansa kolay erişim olanaklarını sunuyor.

    Faaliyetlerini devlet garantisi altında sürdürecek olan Antep Fıstığı Lisanslı Depo ’da ilk ürün alımı GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis Üyelerinin katımıyla gerçekleştirildi.Antep Fıstığı Lisanslı Depoya ilk kuru kırmızı kabuklu Antep Fıstığını getirerek teslim eden üreticiye Elektronik Ürün Senedi Belgesi verilerek hatıra fotoğrafı çektirildi. Ardından GTB başkanları ve meclis üyeleri laboratuvar, depolamanın yapıldığı soğuk hava deposu ve ön temizleme ile çuvallama işlemlerinin gerçekleştirildiği bölümlerde incelemelerde bulundular.

    İlk ürün kabulünde konuşan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, göreve geldikleri ilk günden bu yana hayata kazandırmayı planladıkları önemli projelerin başında gelen Antep Fıstığı Lisanslı Depoyu bugün tam kapasite çalışır halde hizmete kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Sektörel anlamda Türkiye’nin ilk Antep Fıstığı Lisanslı Deposu olma özelliğini taşıyan tesisin Gaziantep’e hayırlı, uğurlu olması temennisinde bulunan Tiryakioğlu, bir nevi ‘Fıstık Bankacılığı’ görevi üstelenecek olan deponun, özellikle çiftçiye çok önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Antep Fıstığı Lisanslı Depoyu, yeşil altın Antep fıstığının geleceğine yönelik yapılmış en önemli yatırım olarak değerlendirdiklerini kaydeden Tiryakioğlu,

    “Tamamen devlet güvencesi altında faaliyetlerini sürdürecek olan lisanslı depo, fıstık üreticilerimize emanet suiistimallerine karşı güvenli, sigortalı ve sağlıklı depolama imkânı verecek. Ürün tesliminde kira, nakliye ve analiz gibi destekler sağlayacak. Ürününü lisanslı depoda muhafaza eden çiftçimiz aynı zamanda yüzde 2 stopaj ve yüzde 2 BAĞ-KUR- SGK primi gibi ödemelerden muaf olacak. Çiftçilerimiz ton başına 25 TL nakliye desteği ile parti başına 25 TL analiz ve ton başına 20 TL depo kira desteğinden faydalanabilecekler. Ayrıca tüccar ve sanayicilerimizde 10 TL kira desteğinden yararlanabilecekler” dedi.

    Antep Fıstığı Lisanslı Depo’nun Elektronik Ürün Senetleri aracılığıyla finansa kolay erişim imkânı tanıdığına da işaret eden Tiryakioğlu, “Lisanslı depo, çeşitli nedenlerle finans sıkıntısı yaşayan fakat ürününü sezon başında satmak istemeyen üreticimize ELÜS teminatlarıyla bankalardan anında kredi imkânı tanımakta. Bu sayede ürününü değerlendirmek isteyen çiftçimiz herhangi bir mali zorluk yaşamadan istediği zaman ürününü satma fırsatı elde edecek” dedi.

    Fiziki olarak 10 bin ton depolama kapasitesine sahip lisanslı deponun ihtiyaç duyulması halinde kapasitesinin kısa sürede artırılabileceğine dikkat çeken GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise konuşmasında tesisin ürün piyasasına sağlayacağı avantajlar hakkında bilgiler verdi.

    Antep fıstığının lisanslı depoda muhafaza edilmesinin buradaki ürüne resmiyet kazandıracağını belirten Akıncı, “Depolanan miktarın resmi olarak bilinmesi piyasalardaki arz miktarı ile ilgili belirsizliğin önüne geçilmesinde somut bir kaynak oluşturacak” dedi.

    Lisanslı Depoya ürün teslim süreci hakkında da açıklamalarda bulunan Akıncı, “ Depoda Kırmızı Kabuklu, Kırmızı Kavlak ve Boz Kavlak Antep fıstığı kabul edilmekte. Lisanslı depoya üreticilerimiz herhangi bir bankadan yatırım hesabı açtırdıktan sonra ürünlerini randevu almadan rahatlıkla teslim edebilirler. Üreticimiz tarafından depoya getirilen ürün ilk olarak laboratuvarda analize tabi tutularak sınıflandırılmakta. Ardından temizleme ve çuvallama işlemi yapılarak barkod sistemiyle depolar içerisindeki özel kafeslere yerleştirilmekte. Depomuz ürünün kalitesini bozmayacak iklimlendirme teknolojisine sahip. Bu durum olası aflatoksin sorununu da çözüm getirmekte. Yine lisanslı depoya teslim edilen Antep fıstığı istenildiği anda aynı miktar ve kalitede geri alınabilmekte. Ürün tekrar geri alınmak istenilmediği taktirde ise Türkiye Ürün İhtisas Borsası aracılığıyla elektronik ortamda istenilen anda satışa sunulabilmekte. Satış işlemi satıcının ürün bedelinin yatırım hesabına geçmesiyle birlikte sona ermekte ” diye konuştu.