Etiket: Genel

  • Memur-Sen Genel Başkan Vekili Metin Memiş:

    Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “Eğer Türkiye karıştırılıp, Suriye, Irak ve Mısır’a çevrilirse, dünya mazlumlarının artık temsilcisi kalmayacak” dedi.

    Metin Memiş, Memur-Sen’in ’Öncü Medeniyet Güçlü Sendika, Büyük Türkiye, Hedef 1 Milyon Üye’ konulu konferansı için Çanakkale’ye geldi. Sağlık Sen ve Memur Sen üyelerinin katıldığı konferans Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Anafartalar Kampüsü Süleyman Demirel Konferans Salonu’nda yapıldı. Konferansa AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan ve milletvekili adayı Jülide İskenderoğlu’nun yanı sıra çok sayıda dinleyici katıldı.

    Konferans öncesi İHA muhabirine ülke gündem ve terör olaylarına dair açıklamalarda bulunan Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, “7 Haziran seçimlerinden sonra ülkemizde bir belirsizlik durumu söz konusu oldu. Bu süreçle birlikte de bir takım karanlık eller, ülkemizi kaotik bir ortama sürüklemek için düğmeye bastı. Özellikle son 3 yıldır devam eden anaların ağlamadığı bir çözüm süreci sonrasında artık şehit cenazelerinin yoğun bir şekilde gelmeye başlamasıyla birlikte, bu ülkedeki kardeşlik hukukunu bozmak isteyenler maalesef ülkemizde tekrar terör olaylarını gündeme taşıdı. Tabii bu ülke coğrafi olarak önemli bir konumda bulunuyor. Elbette ki Türkiye’nin güçlü olmasını istemeyenler, ülkemizde kardeş kavgası başlatmak kaydıyla Büyük Türkiye hayalini suya düşürmek, gölgelemek istiyorlar. Bu anlamda önümüzdeki süreçle alakalı milletimizin çok itidalli olması gerekiyor. Şehitler bizim şehitlerimiz, akan her şehit kanı gerçekten bizler için çok acı verici. Ama genel anlamda baktığımız zaman bu terör olaylarına taşeronluk yapanları da göz önüne aldığımızda, ülkemizin birliğini, beraberliğini ve kardeşliğini bozmak isteyenlere fırsat vermememiz gerekiyor. Bu anlamda Memur-Sen ailesi olarak 81 vilayetimizi dolaşmak, ülkemizin yaşadığı sıkıntılı dönemi anlatmak üzere ’Öncü Medeniyet Güçlü Sendika, Büyük Türkiye, Hedef 1 Milyon Üye’ doğrultusunda teşkilatlarımızla bir araya geliyoruz. Ülkemizdeki birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı, oynanan oyunların ne olduğunu anlatmak üzere teşkilatlarımızla buluşuyoruz. Türkiye’de istikrarı bozmak isteyenler bir araya gelmişti. Ama bundan sonraki süreçte bu kararı milletimiz verecek. Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmesi için halkımızın sağduyuyla tercihini yapacağına inanıyoruz. Güçlü Türkiye, sadece kendi milleti için değil, dünya mazlumları için de önemli. Dünya mazlumlarının gözü kulağı Türkiye’de. Eğer Türkiye karıştırılırsa, ülkemiz, Suriye, Irak ve Mısır gibi ülkelere çevrilirse, dünya mazlumlarının artık temsilcisi neredeyse kalmayacak” şeklinde konuştu.

    Konferans öncesi Kuran-ı Kerim okundu ve kısa film izletildi. Gecede bir konuşma yapan AK Parti Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan, 850 bin üyesi ile Türkiye’nin en büyük STK’sı olan Memur Sen ailesini tebrik etti. Turan, “Çok değerli dostlarım, ben bu akşam yabancı bir toplantıda misafir değilim. Yüzüme baktığında, gözüme baktığında kalpten kalbe bağ vardır diyeceğimiz dostlarla birlikteyiz. Sizlerle birlikte olmaktan ayrı bir bahtiyarlık duyuyor ve Allah’a hamd ediyorum. Bu toplantıların daha sık olmasını, daha fazla bir araya gelip dertleşmeyi, daha fazla bir araya gelip, hem Türkiye’mizin hem de Çanakkale’mizin masaya yatırmayı ve daha iyi tanışmayı da umuyorum. Bugün hepiniz işten geldiniz. Yarında işlerinize gideceksiniz. Hepinizin eşi, çocuğu, hastası ve büyükleri var. Ama siz işten sonra burada olmayı bir duruş olarak ortaya koydunuz. Çok kıymetli genel başkanını ifade ettiği ’kuruştan öte, duruş sendikası’ diye tabir edilen bu anlayışı ortaya koydunuz” diye konuştu.

    Konferans sonunda davetlilere aşure ikramında bulunuldu.

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın:”Bu Ülke Koalisyonla Yönetilebilecek Bir Ülke Değildir”

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen “Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye” sloganıyla 81 ilde düzenlenen ’İl Buluşmaları’nı sürdürüyor. Yalçın bu kapsamda, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen Şanlıurfa İl Buluşması’nda coşkulu teşkilata hitap etti.

    Özel bir restaurantta akşam yemeği sonrası düzenlenen toplantıya Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı ve Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik ve sendika üyeleri katıldı.

    Koalisyon hükümetiyle Türkiye’nin yönetilemeyeceğini söyleyen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “7 Haziran seçimleri öncesi 206 kuruluşu ortak bir platform çatısı altında toplayıp çağrıda bulunduk. Ülkede normalleşme devam etsin, istikrar devam etsin, sivil anayasa yapılsın, temel hak ve özgürlükler devam etsin dedik. Fakat 7 Haziran sonrası oluşan koalisyon belirtisi bile ekonominin örselenmesine, ülkenin kaybetmesine, dolar ve döviz kurunun fırlamasına neden oldu. Ülkede tekrar seçim ortamı oluştu diye Suriye’ye Türkiye üzerinden geçip terörü azdırmaya kimsenin hakkı yoktur. Suruç’ta ve geçmişte bu ülkeye yaşanılanın aynısını yaşatmaya çalıştılar. Silahları kan kusturmaya ocaklara ateş düşürmeye başladılar. Bu ülkeni bundan sonra güçsüz iradeyle yönetilme şansını olmadığını gösteren en net ve en keskin fotoğrafıdır. Bu ülke asla bundan sonra koalisyon hükümetleriyle yönetilebilecek bir ülke değildir. Çünkü Türkiye, fincancı katırlarını ürküttü. Bu ülke Birleşmiş Milletlerde beş hegemonist devlete karşı, empreryalist güce karşı Dünya beşten büyüktür diyerek resti çekti” şeklinde konuştu.

    “BİZ BU ÜLKEDE TARAFIZ”

    Yalçın, “1 Kasım seçimlerine doğru gidiyoruz. Biz sendika olarak şimdiye kadar kurduğumuz, şimdiye kadar durduğumuz yeri ifade ederek biz özgün ve özgür bir teşkilat olarak 1992’de kurulduk. Kurulduğumuzdan günden bu yana hiçbir siyasi partiye holigan olmayan teşkilat olarak her zaman durduğumuz yeri net olarak ifade ettik. Biz bu ülkede taraftar değiliz, holigan değiliz biz bu ülkede tarafız. Biz yeniden büyük Türkiye idealinin tarafıyız. Güçlü Türkiye idealinin tarafıyız. Hizmet eden herkes bizim tarafımızdadır” diye konuştu.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Faruk Çelik, “4’üncü partiyi meclise sokabilirsek o zaman bu istikrarı bozabiliriz, bu insanlardan kurtulabiliriz projesini ortaya koydular. Onun için 4’üncü parti meclise girdiği gece barajı geçtiğini gördüğünüz gece CHP ve MHP milletvekilleri bunları nasıl sarstık dediler. Oysa CHP bu ülkede, özellikle bu bölgede 50-60 yıl statükonun temsilcisiydi. HDP ise bu statükonun peşine takılan statükonun göbeğindeki partidir. Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın vermiş olduğu mücadele bu statükolardan kurtulma mücadelesidir” şeklinde konuştu.

  • Gürsel Tekin: “chp Genel Merkezi Önünde Ateş Açıldı”

    Gürsel Tekin, CHP Genel Merkezi önünde havaya ateş açıldığını duyurdu. Olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmazken, güvenlik güçleri faillerin peşine düştü.

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Partimizin Genel Müdürü ile görüştüm. Maalesef, bu akşam üstü saat tam 19.00 civarlarında, plakası bilinmeyen bir araç, Genel Merkezimizin önünden geçerken 5 adet kurşun sıkıldığını söyledi. Arkadaşlarımız Emniyet’e başvurmuşlar. Bu saatlerde, şu anda emniyet mensupları kameralardan aracın kime ait olduğunu, kimler olduğunu inceliyorlar. Önümüzdeki saatlerde kimlerin olduğunu hep beraber görmüş olacağız” dedi.

    Tekin, bir basın mensubunun, “Emniyet yetkilileriyle konuşma durumunuz oldu mu” sorusuna ise, “Şu anda daha haberimiz oldu. Partimizin Genel Müdürü Emniyet mensuplarına bildirmiş. Şu anda çalışmalar var. O çalışmalardan sonra size bilgi veririz” cevabını verdi.

  • Sp Genel Başkanı Kamalak: “savaş Çanları Çalıyor”

    Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, mevki ve makam beklentisi olmadığını ifade ederek, “Savaş çanları çalıyor. Biz iktidar sahiplerini 5 yıl önce uyardık. Suriye’de dedik, onlar Şam Camii’nde namaz kılacağız diyorlardı. Biz onlara siz 15 dakikada Suriye’ye girebilirsiniz, ama 15 yılda zor çıkarsınız diye uyardık” dedi.

    SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, bir dizi temaslarda bulunmak üzere karayolu ile Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine geldi. Partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuşan Kamalak, “Benim mevki ve makam bir beklentim yok. Oğlum, kızım güzel işlere girsinler diye de uğraşmıyorum. Türkiye’nin şanını ve şöhretini nasıl kazandırırız derdindeyim. Hesabım bölünmek üzere olan ülkeyi nasıl birleştiririz diye acaba düşünüyorum. Elbette Tekirdağ’ın da problemlerini biliyorum. Burada 81 ilde yaşayan kardeşlerimiz var. Bakın bin 500 sanayicimize teşvik kredisi vereceğiz. Amacımız üreten bir ülke diyoruz. Tüketim ekonomisinden bu ülkeyi üretim ekonomisine geçirmeliyiz” dedi.

    Ülkenin en büyük sorunlarının başında terör olaylarının geldiğini dile getiren Kamalak, Saadet Partisi olarak hükümeti 5 yıl önce uyardıklarını belirterek, “Önce tabi ki akan kanı durdurmak mecburiyetindeyiz. 1996 yılında biz 11 ay iktidarda kaldık. Bu 11 aylık süre içerisinde ne doğudan ne batından bir şehit cenazesi gelmedi. Kanı biz durdururuz. Bundan emin olun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı hem de Meclis’teki konuşmalarda muhalefeti eleştirebilmek için ’Sivas’ın doğusuna bile gidemezsiniz’ diyor. Sivas’ın doğusuna gidemiyorsa bu ülkenin vatandaşı bunun vebali ve günahı 13 yıldır Türkiye’yi idare edenlere ait değil midir? Bakın Güneydoğu’da devletin giremediği mahalleler olduğu gibi güneyimizde de bir tehlike oluşuyor. Savaş çanları çalıyor. Biz iktidar sahiplerini 5 yıl önce uyardık. Suriye’de dedik, onlar Şam Camii’nde namaz kılacağız diyorlardı. Biz onlara siz 15 dakikada Suriye’ye girebilirsiniz, ama 15 yılda zor çıkarsınız dedik. Çıktığınızda da kolunuz kanadınız kırılmış olarak çıkarsınız dedik. Ama dinletemedik. 5 yıl sonra tüm dünya Saadet Partisi’nin dediğine geldi” diye konuştu.

    Ülkenin geleceği için D8’lerin kurulduğunu belirten Kamalak, “Rusya füze ile IŞİD mevzilerini vurmaya başladı. Türkiye’nin en doğusundan en batısındaki mevziyi vuracak durumda. Bu durumda Türkiye çaresiz olarak NATO’ya müracaat etme yolunu tuttu. NATO geldi burada Suriye ile savaşa tutuştu. Peki savaş nerede olacak, bizim apartmanda olacak. Ortadoğu bir bütündür. Asıl olarak bizim daire vurulacak. Aklımızdan zorunuz mu var? Biz 20 yıl önce D8’leri niçin kurmuştuk? Bugünler için kurmuştuk. Batı, dedelerimizin katili fırsat kollar, biz dara düştüğümüz zaman üzerimize çullanır” dedi.

    “ASGARİ ÜCRET BİN 500 TL OLUR DEDİK, DİĞER PARTİLER BUNU ÖRNEK ALDILAR”

    Partisinin zamanında söylediklerinde eleştiri aldıklarını ancak şimdi ise bu söylenenlerin diğer partiler tarafından da gündeme alındığını söyleyen Kamalak, “Asgari ücret bin 500 TL olur dedik, diğer partiler bunu hemen örnek aldılar. İşçiye, emekliye yüzde 50 zam dediğimizde bize tebessüm ediyordu, şimdi kendileri de aynı noktaya geldi. Asgari ücret bin 300 TL olmalı diyor, öbür taraftan da emekliye her ay 100 TL zam vereceğiz diyor. Sayın bakan hayrola define mi buldunuz? Hani daha dün asgari ücret 949 TL, niye 950 değil diye sorduğumuzda dengeler bozulur diyordu. İş adamlarını şikayet ediyorlardı. Define mi, hazine mi keşfettiniz? Ne oldu Saadet Partisi’nin dediğinin doğru olduğunu anladılar. Biz emeklilerin sorunları için emeklik bakanlığını, esnaflarımızın sorunları için esnaf bakanlığı, engellilerimiz için engelliler bakanlığını kuracağız” dedi.

    Kamalak, milletvekili adaylarının tanıtılmasının ardından Çorlu’dan ayrıldı.

  • Hdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş:

    Kocaeli’de parti üyeleri ile buluşan HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “HDP bir yıl iktidarda kalsın, biz gidersek ülkede felaket olmaz” dedi.

    HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kocaeli’de parti üyeleriyle buluştu. Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yapılan toplantıda konuşan Demirtaş, “Bizim doğamızı, ormanımızı, deremizi, ağacımızı, suyumuzu katleden, kirleten bu yanlış anlayışı teşhir etmek ve sizlerle dayanışmada bulunmak için buradayım. Burada zaten uzun süredir çevre etkinlikleri, çevre mücadelesi ve ekoloji mücadelesi zaten devam ediyor. Burada Dilovası’nda, Gebze’de, Kocaeli’de ya da Dersim’de, Munzur’da, Türkiye’nin her bir yerinde yaşanan çevre felaketlerine, doğamızı katleden anlayış AK Parti iktidarı döneminde maalesef artarak, katlanarak devam etti. Önceki dönem başbakanlığımızı yapmış olan şimdiki cumhurbaşkanı ve şimdinin de stajyer başbakanının talimatıyla, şimdi sizler burada mahallenizde bir büyük atık depolama tesisi ile karşı karşıyasınız. Normalde demokratik bir ülkede bunu yapanlar derhal tutuklanıp içeri atılırlar. Normal ülkelerde böyle olur. Ha oraya büyük bir nükleer bomba koymuşsunuz, ha getirip o tesisi oraya koymuşsunuz. Dilovası’ndaki 50 bin insan ve etrafta Gebze’de, Kocaeli’de yaşayan bütün insanlar için büyük bir tehdit ve tehlike oluşturuyor. Fakat şu anda mahallenizde yapılan bu depolama tesisi bunun sadece küçük bir örneği. Bununla yetinseler tamam. Ama sadece bu değil. Bütün Dilovası şu anda zehir yayıyor. 50 bin insan burada her gün zehir soluyor. Avrupa ülkelerinde şu tespitleri de bilimsel olarak ispatladılar. Türkiye’de kansere yakalanma oranının 3 katı kanser var burada. Ama sadece siz zehirlenmiyorsunuz. Doğacak olan çocuklar bile zehirleniyor şu anda” diye konuştu.

    Konuşmasında AK Parti’ye yüklenen Demirtaş, “Diyorlar ya, ‘Biz cami açıyoruz dine saygılıyız’ diye. Hayır. Onların minaresi nedir biliyor musunuz? Şu büyük iş kuleleri var ya, artık onlara tapıyorlar. Onların ibadethaneleri oralardır. Biz bu işi nasıl yaparız biliyor musunuz? Para babalarının cebine biraz daha para koyarak değil. Gelir dağılımında eşitliği sağlayarak yaparız. Bunu yaparken ülkemizde barışı da sağlayabilecek bir politikayı hep birlikte geliştirebiliriz. Kürt’ün, Türk’ün, Alevi’nin, Sünni’nin birbirinden korkmadan, birbirini tehlike olarak görmeden, kardeşçe yaşabileceği bir barış ülkesi inşa edebiliriz. Biz dünyaya barışın gözünden bakıyoruz. Sarayın penceresinden değil. İnsanın yüreğinden bakıyoruz dünyaya. Devlet kutsaldır ve halk devlet için vardır. Bunun karşısındaki anlayış da, insan kutsaldır. Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır. Değerli olan, kutsal olan o dur. Devlet onun hizmetkarıdır. Eğer biz iktidara gelirsek, devleti parti devleti olmaktan çıkartacağız. Öyle bir sistem kurmalıyız ki, HDP iktidarda olmasa da devletin işleyişindeki sistem kalıcı olmalı. Ama şimdi herkes devleti kendi partisine uygun hale getiriyor. Biz iktidardan gidersek felaket olur diyorlar. Oysaki kendine güvenen bir iktidar bu kadar ciddi bir itirafta bulunabilir mi? Demek ki 13 yılda hiçbir şey yapmamışsınız. Biz iddialıyız. HDP bir yıl iktidarda kalsın biz gidersek ülkede felaket olmaz. Çünkü demokrasi kurarız” diye konuştu.