Etiket: Genel

  • HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ Van’da

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 1 Kasım seçimlerinin zorla dayatılan bir seçim olduğunu iddia ederek, bu şartlarda tüm kentlerde olağan bir seçim çalışması yapmanın mümkün olmadığını savundu.

    Seçim çalışmaları kapsamında Van’da bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, basın mensupları ile parti binasında bir araya geldi. HDP Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi’nin bir konuşma yapmasının ardından açıklamalarda bulunan Figen Yüksekdağ, 1 Kasım seçimlerinin halkın iradesini tanımayanların zorla dayattığı bir seçim olduğunu söyledi. Tüm kentlerde olağan bir seçim çalışması yapmanın mümkün olmadığını kaydeden Yüksekdağ, “Şu an baskı, dayatma, gözaltı ve tutuklamalar daha da artmıştır. Böyle bir ortamda normal bir iktidar çıkabileceğini sanarak kendi otoritelerini kabul ettirebileceklerini sanıyorlar. Halkımız işte bu politikaları kabul etmiyor ve normal görmüyor. Egemen siyaset yıllarca halka 3 şık sundu. HDP ise bu şıkları 4’e çıkardı. Halklarımızın seçeneklerinin artmasına karşı büyük bir savaş başlattılar. Türkiye toplumunun kendi bağımsız seçeneğine karşı topyekun bir savaş devreye konuldu. AKP’nin hegemonyasını halka kabul ettirmek istiyorlar. Paçalarımıza yapışmışlar” dedi.

    Türkiye halklarının ileriye gitmesine izin verilmediğini anlatan Yüksekdağ, şunları söyledi:

    “Binlerce kişi gözaltına alınarak tutuklandı. Halklarımızı hareket edemez noktaya getirmeye çalışıyorlar. HDP’yi felç etmek ve tavsiye etme çabası içerisindeler. Bizim mücadelemiz barışın, umutlarını tavsiye etmelerine karşı verilen mücadeledir. Askeri operasyonlarda ısrar edenlerin tek bir amacı vardır, o da yeni bir rejime adım atılmasıdır. Saray fiili olarak yönetime el koymuştur. Seçilmemiş bir başbakan ve hükümet vardır. Korsan bir hükümet vardır. Vekil seçilmeden atanarak oluşturulmuş bir hükümet vardır. 5 aydan bu yana korsan bir iktidar tarafından Türkiye yönetiliyor. Hukuku, anayasayı ayaklar altına alarak Türkiye’yi yönetiyorlar. 82 Anayasasını bile geride bırakarak hukuksuzluk yapıyorlar. Türkiye halklarına facia yaşatıyorlar.”

    Türkiye halklarının seçime gitmesine rağmen 1 Kasım’dan sonra ne yaşayacağını tahmin bile edemediğini belirten Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte şimdiden kaybedeceklerini anladıkları için ‘Yeniden bir seçime gidebiliriz’ diyorlar. Halklarımıza korkuyu dayatıyorlar, HDP’ye ambargo uyguluyorlar, çok kirli bir savaş politikası yürütüyorlar. AKP’nin medyası yalan makinesi gibi çalışıyor. Şu an Türkiye’de medya kayyum kararlarıyla baskı altına alınıyor, cunta yönetimleri gibi darbe yapılıyor. AKP hükümeti döneminde cunta darbe dönemlerinden bile daha geriye gittik. Cuntayı neredeyse aratacak bir baskı ve faşizan saldırıyla karşı karşıyayız. Karşımızda 1 Kasım seçimlerini de tanımayacağını açıkça söyleyen bir yapı var. Demokrasinin son kalan dallarını tutmak için çok daha dik, kararlı bir duruş takınmamız lazım. 400 vekil çıkaramadılar diye toplumda savaş fitillerini ateşlediler. Onların 1 Kasım’da kazanmasına izin verirsek Türkiye halklarını daha büyük bir savaş içerisine çekecekler. Kendilerinin iktidarı için gençlerimizi feda ediyorlar. HDP bu seçimi bir yaşam seçimi olarak görüyor.” Karşımızda herkese savaşı dayatan bir iktidar olduğunu anlatan Yüksekdağ, şunları söyledi: “97 yaşında olan cumhuriyet hâlâ demokratik bir cumhuriyet olamadı. 7 Haziran’da AKP cumhuriyeti kurmaya çalıştılar. Bugün cumhuriyetin yıldönümünde saray cumhuriyeti kurmayı hedefliyordu. HDP onların saray cumhuriyeti hayallerini suya düşürdü. Karşımızdaki bu faşist yapı sistemin ve rejimin demokratikleştirilmesi talebini görmeyerek, bu talepleri ayaklar altına aldı. Halkın iradesini kabul etmediler. Bizim mücadelemiz halkın iradesini kabul ettirmek, demokrasiyi getirmektir. Bize dönük her yöntemi ve kullandıkları geriletme politikalarına karşı en yüksek şekilde mücadelemizi vererek bu kirli politikaları boşa çıkardık. AKP’nin Van’da aldığı bir vekili ikiye çıkarma çalışması zevahiri kurtarma çabasıdır. Zevahiri kurtarma çalışmaları yapıyorlar. Bizim için bir milletvekili kazanmak geleceği kazanmak demektir.”

    “VAN İÇİN NE İSTİYORSAK TÜM TÜRKİYE İÇİN ONU İSTİYORUZ”

    Van halkının gerçekleri gördüğünü anlatan Yüksekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Vanlılar bu gerçekleri görüyor. Vanlılar kendilerine yönelik tehditleri görüyor. Başbakan Van meydanında beyaz toroslarla halkı tehdit ederken, Van’da halk aylardır siyah ciplere karşı mücadele etmekte. Her gün bu topraklara cenazeler gelmekte. Van sokaklarında gençlerimiz katlediliyor. HDP adına sahte bildiri dağıtıyorlar. Akıl tutulması yaşıyorlar. Halkımıza oy karşılığında rüşvet teklif ediyorlar. Gayri ahlaki tüm politikaları Van’da devreye soktular. Bu ahlak dışı saldırılar karşısında Van halkı tutumunu haklı olandan, adaletten yana kullanacaktır. Otogar açılışına katıldık. Açılışlar havuz medyası tarafından görmezden geliniyor. Van için ne istiyorsak tüm Türkiye için onu istiyoruz. Siyasete diktatörler hakim olmasın diyedir mücadelemiz. 1 Kasım’da halkımızın desteğiyle başarıyla çıkacağız.”

    Basın toplantısına HDP Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, DBP Van İl Eş Başkan Yardımcısı Caziye Duman, HDP Van milletvekili adayları Tuğba Hezer ve Bedia Özgökçe de katıldı.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, CHP Genel merkezini kurşunlayan Hacı Ali Hamurcu’nun CHP tarafından kamuoyuna dürüst insan olarak lanse edildiğini söyledi.

    Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde CHP’nin Hacı Ali Hamurcu’nun iddiaları ile ilgili açmış olduğu davaları kazanan, bunun sonucunda açtığı tazminat davalarını kazanarak vatandaşa sucuk dağıtması ile Türkiye gündeminde dikkat çeken, şu anda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Mehmet Özhaseki, CHP genel merkezinin kurşunlanması olayını değerlendirdi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki değerlendirmesinde şunları söyledi:

    “Ben 21 sene belediye başkanlığı yaptım. Rahmetli babama bir dönem yapıp geleyim dedim. Fakat 2-3 oldu iş uzuyor genel başkanlarımızdan randevu alıp görevi bırakmak istediğimiz söyledim. Kabul etmediler. ‘Sen Ankara’ya gel, yerine de genç bir arkadaşı koy’ dediler fakat o dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nun iftira hikayesi ortaya çıkınca haliyle dosyalar açıldı. Eğer Ankara’ya gidersem ‘dokunulmazlık zırhına giriyor, kaçıyor’ diyorlardı. Bir şey varsa ortaya çıksın diye ben de sessizce bekledim. Daha önce bizim hırsızlık yaptığını tespit ettiğimiz çocuğu şikayet etmiştik. O da yakalanmıştı suçunu itiraf etmişti. Yargı kararı kesinleşmişti. Daha sonra cezaevinde yatarken CHP’liler geldiler. O çocuğun kanına girdiler birtakım dosyalar söylediler. Hepinizin bildiği gibi 2 gün önce Cumhuriyet Halk Partisi kurşunlandı. Biraz önce telefonlar susmuyor. Kurşunlayan CHP’nin dürüst bir insan diye tanıttıkları Hacı Ali Hamurcu. Kemal bey mecliste ‘namuslu bir vatandaş Kayseri’deki kötülükleri anlatıyor’ diye adamı orada düzgün bir vatandaş diye lanse etti. Daha sonra Kayseri’ye 20 kişilik heyetlerle gelerek basın toplantıları yaptılar. Bu çocuk geçen sene gelip beni hapishanede öğütlediler sonra Kemal beye götürdüler. Orada bir adam bana sen bir kitap yaz ben seni ihya edeceğim dedi. Ben kitap yamayı bilmem dedim ama sen hayat hikayeni ver biz yazarız dediler. Kitabın arka tarafını bunlar yazdı diyor. Sonra kitabı da almadılar beni de dolandırdılar dava açtım diyordu. Şimdi aynı adam CHP Genel Merkezine kurşun sıkan adam.”

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehemt Ali Şahin:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, seçim çalışmaları kapsamında Kartaltepe Mahallesi sakinleriyle bir düğün salonunda bir araya gelerek muhalefet partilerine yüklendi.

    Tek partili iktidarı savunduğunu bunu da savunmaya devam edeceğini belirten Şahin, “Eğer tek başınıza iktidara gelebilecek bir performansınız bir gücünüz varsa siz gelin. Ey CHP’liler, ey MHP’liler korkmayın. Bu millet 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına iktidara getirecek, bunu sezdiniz, bunun endişesini yüreğinizde yerleşmiş. Şimdi onun endişesiyle bir takım cümleleri amacından saptırarak değerlendirmeler yapıyorsunuz” dedi.

    “HANGİ PARTİ TEK BAŞINA İKTİDARA GELEBİLECEKSE GELSİN”

    1 Kasım seçimlerine 4 gün kaldığını anımsatan Şahin, “ Biz diyoruz ki; ey milletim, ey halk, 1 Kasım seçimlerinde 7 Haziran seçim sonuçlarına benzer bir sonuç oluşmaz ve tek partiyi iktidara getirirseniz Türkiye’nin hızlı kalkınmasına ve sorunların hızlı bir şekilde çözülmesine katkıda bulunur. Hangi parti tek başına iktidara gelebilecekse gelsin. Diğer siyasi partilerin böyle bir umudu yok. CHP ve MHP’nin de yok. Şimdi sabahtan akşama kadar benim yaptığım açıklamayı saptırarak ‘Ooo Mehmet Ali Şahin seçmenleri tehdit etti, şantaj yapıyor’ diye eleştiriyorlar. Ben tek parti iktidarını savunuyorum. Tek partinin iktidara gelmesini savunuyorum ve bunu savunmaya devam edeceğim. Bu milletimize bir tehdit şantaj değildir. 1 Kasım’da bir parti tek başına iktidara gelmelidir. Şu anda tek başına iktidara gelmeye namzet tek parti var, o da AK Parti’dir” ifadesinde bulundu.

    Şahin, daha sonra salonda kendini dinleyen mahalle halkına dönerek, ‘Aziz hemşerilerim, siz benim bu beyanımı bir tehdit ve şantaj olarak algıladınız mı’ diyerek sorması üzerine salondakiler ‘Hayır’ cevabını verdi.

    “MUHALEFET PARTİLERİNDE ŞİMDİ BİR TELAŞ BAŞLADI”

    “Ben kimseye tehditle şantajla oy verin demem” diyerek konuşmasını devam ettiren Şahin, “Millet asıldır biz onun vekilliğine talibiz. Ama bu partiler tek başına iktidara gelecek güce sahip olmadıkları için bir tek kendilerinin çıkış yolları var. Acaba seçimlerde bir tek parti tekrar iktidara gelemesin, biz de bir koalisyona bir yerlerden tutunalım. Amaçları koalisyon. Tıpkı 90’lı yıllarda olduğu gibi, hatta 70’li yıllarda olduğu gibi. Biz bunu kabul etmiyoruz arkadaşlar. Vatandaşlarımızla bu konuyu ben paylaşıyorum, düşüncemi açıklıyorum. Bu bir tehdit ve şantaj amacıyla söylemiyorum, düşüncemi söylüyorum,ister kabul edersiniz ister etmezsiniz,karar sizin kardeşim.Sayın Kılıçdaroğlu’na, MHP yöneticilerine sesleniyorum; eğer tek başınıza iktidara gelebilecek bir performansınız bir gücünüz varsa gelin.Siz gelebilecekseniz siz gelin. Gücünüz varsa siz gelin. Ama ben partimin gelmesini istiyorum, bundan daha doğal bir şey olabilir mi? Türkiye için hayırlı olduğuna inandığım bir öneriyi sizlerle paylaşıyorum. Milletimizin de bu doğrultuda bir karar vermeye hazırlandığını anket sonuçlarının da böyle bir netice verdiğini gören muhalefet partilerinde şimdi bir telaş başladı. Baktılar ki; AK Parti yeniden tek başına iktidara koşuyor acaba nasıl milletin kafasını karıştırarak AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesini önleyebiliriz. Biz bu boş laflara, gürültülere pabuç bırakmayız. 1 Kasım akşamı sandıklar açıldığında sandıktan yeniden AK Partinin tek başına iktidara çıkacak” diye konuştu.

    “EY CHP’LİLER, EY MHP’LİLER KORKMAYIN”

    7 Haziran seçimleri gibi bir tablo çıkarsa bizim yapacağımız şey yine koalisyon arayışları içerisinde olmaktır diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “Biz koalisyonlu dönemlerin Türkiye’ye hayır getirmeyeceğini düşünüyoruz. Ben halkımızın büyük bir çoğunluğunun da böyle düşündüğüne inanıyorum. 1 Kasım’da sandığa giderek tek başına bir partinin iktidarını çıkacağını düşünüyorum. Ey CHP’liler, ey MHP’liler korkmayın. Bu millet 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına iktidara getirecek, bunu sezdiniz, bunun endişesini yüreğinizde yerleşmiş. Şimdi onun endişesiyle bir takım cümleleri amacından saptırarak değerlendirmeler yapıyorsunuz” diye konuştu.

    “YENİ OYUNLAR PEŞİNDELER”

    AK Parti’nin tek başına iktidarını önlemek için oyunlar oynandığını, birilerinin SP’li seçmenlere, “Baraj kalktı. Siz SP’ye oy verin, milletvekili çıkarırsınız” dediğini ifade eden Şahin “AK Parti’nin tek başına iktidarını önlemek için ne oyunlar peşindeler. Saadet Partililere diyormuşlar ki birileri baraj kalktı, siz saadet partisine oylarınızı verin milletvekili çıkarırsınız. Ben bunu Saadet Partili kardeşlerimizin uydurduğu kanaatinde değilim. Türkiye’de AK Parti’nin iktidara uzaklaşmasını isteyenler, Tayyip Erdoğan’ın ve Ahmet Davutoğlu’nun önünü kesmek isteyenler nasıl olsa biz barajı aşarak milletvekili çıkaramayacağız, hiç olmazsa görüşlerimize çok yakın olan AK Parti’ye oy verelim diyen Saadet Partili kardeşlerimizi kandırmaya çalışıyorlar. Saadet Partili kardeşlerimiz bilmez mi yüzde 10 barajının hala devam etmekte olduğunu bilirler. Bildikleri halde baraj kalktı. Saadet Partisi’ne oy verelim demez Saadet Partili kardeşlerim. Onlar dürüst insanlardır, namuslu insanlardır. Ben onlarla geçmişte siyaset yapmış bir kardeşinizim. Ama birileri onların da kafalarını karıştırarak bu konuları bilmeyen Saadet Partili kardeşlerimin zihnini çelmeye çalışıyorlar.” dedi.

    “ÜLKEMİZİN BİR BAKIMA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİDİR”

    Bazı ülkelerin AK Parti iktidarından rahatsız olduğunu da dile getiren Şahin, “ Tekerlekli ve zırhlı araçlar biz üretiyoruz artık. Malezya’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Suudi Arabistan’a, Cezayir’e, Azerbaycan’a, Bahreyn’e sattık.Ateşli sistemler,telsizler Ürdün’e, Endonezya’ya, Pakistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’ne satıyoruz.Biz geldiğimizde savunma sanayi ihracatı 60 milyon dolardı.Şu anda bu 1 milyar 600 milyon dolar. Şimdi neden bazıları AK Parti iktidarından rahatsız. Çünkü bu ülkelere AK Parti gelmeden önce tekerlekli ve zırhlı araçlara o ülkeler veriyordu. Türkiye onlardan daha kaliteli ve ucuzunu üreterek onlara satıyor. Pazar kaybettiler pazar. O nedenle AK Parti iş başında kalmamalı diğer pazarlarını da kaybetmekten korkuyorlar. O nedenle bütün bunları iyi bileceğiz ve bu oyunların farkında olarak 1 Kasım’da sandık başına giderken oylarımızı o şekilde kullanacağız. Yani bu ülkemizin bir bakıma bağımsızlık mücadelesidir. Biz 13 yıl içersinde yapmış olduğumuz ve Türkiye kazandırdığımız hizmetleri üstüne daha yenilerini koyarak devam ettirmek istiyoruz. Bu koalisyonla olmaz arkadaşlar. Yanımız bir partiyi ortak alarak bunlar olmaz. Geçmişte bunlar yaşandı. Biz milletimize diyoruz ki; kardeşim bizi seçimlerden sonra yanımıza ortak arayışı içerisinde bırakmayın. Bizi tek başımızı iktidara getirin.Bazıları bundan rahatsız olabilir” ifadesinde bulundu.

    “BU DEVLETİ KATİL İLAN EDEN ADAMLA NİYE GÖRÜŞÜYORSUN”

    Terörle mücadelede en kapsamlı mücadeleyi verdiklerini de kaydeden Şahin konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bakın Kılıçdaroğlu, HDP eş başkanı ile görüştü. Ne görüştü bilmiyoruz. Gelecekle ilgili ne hesapları var bilmiyoruz. Genel başkanımız görüşmedi, çünkü Ankara’da 2 tane canlı bomba eylemi yapıldı, 102 vatandaşımız hayatını kaybetti, 100 den fazla hastanede yaralı var. HDP eş başkanı bunu devlet yapmıştır, devlet katil dedi. Devleti suçladı. Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı adeta katil olarak nitelemeye çalıştı edepsizce. Şimdi Sayın Başbakanımız bu laflarından dolayı özür dilemedikçe, pişmanlığını ifade etmedikçe ben HDP eş başkanıyla görüşmem dedi. Ama Kılıçdaroğlu görüştü. Türkiye Cumhuriyeti Devletini katil ilan eden adamla görüştü. CHP ikide bir ben devlet kuran bir partiyim der, bu devleti ben kurdum der. Eğer bu devleti sen kurmuşsan ey CHP, bu devleti katil ilan eden adamla niye görüşüyorsun”

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ Uşak’ta

    Uşak’ta bir dizi ziyaretlerde bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Uşak’ın AK Parti belediyeciliği ile en iyi noktalara geleceğini söyledi. Özdağ, “Belediyemiz seçimlerden sonra daha çok şaha kalkacak ve Uşak modern bir kent olma yolunda ilerleyecektir” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç Dr. Selçuk Özdağ bir dizi ziyaret için Uşak’a geldi. Ziyaretlerine Banaz Belediyesi ile başlayan Özdağ, daha sonra Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde bir tekstil fabrikasına gitti. Özdağ’ın buradan sonraki ziyareti ise Uşak Belediyesi oldu. Genel Başkan Yardımcısı Özdağ’a ziyaretlerinde AK Parti Uşak Milletvekili adayları ve AK Parti İl Teşkilatı eşlik etti.

    Özdağ’ın Uşak Belediyesi’ni ziyaretinde konuşan Belediye Başkanı Nurullah Cahan, “Kentte bugüne kadar hükümetimizin destekleriyle bütün projelerimizde mesafeler katettik” dedi.

    Uşak’taki değişimi çıplak gözle görebildiklerini belirten Özdağ ise, “Değişimde AK belediyeciliğin faktörü çok büyüktür” dedi. Özdağ, ”Uşak’ta belediyecilik anlamında güzel çalışmaların olduğunu gördük. Uşak Belediyesi Nurullah Cahan Başkanımız ile AK belediyecilik ile tanışmıştır. Bugün kent ziyaretimde Başkanımızın bahsettiği projelerden bazılarını canlı gözle görme imkanına sahip oldum. Özellikle kentsel dönüşüm projesinin ne kadar güzel ilerlediğini ve kente katacağı havayı hissettim. Uşak il olma yılı 1953’ten bu yana birçok konuda kendinden söz ettirmiştir. Bugün de bu ilerleme hala devam etmektedir. Kentten geçecek hızlı tren projesi gibi projeler kentin önünü açacaktır. Hükümetimizin ve yerelde Belediye Başkanımız Nurullah Cahan’ın ortaklığında güzel işler yapmaya devam edeceğiz. Başkanımız genç ve ufku açık bir başkandır. İnanıyoruz ki kendisi alt yapısıyla üst yapısıyla, kültürel ve sosyal projeleriyle Uşak’a kazandıracaktır. Kendisi bu kubbede hoş bir seda bırakacak ve yaptığı işler ile unutulmayacaktır. Bizleri ağırladığı için Başkanımıza teşekkür ederiz” dedi.

    Yaklaşan 1 Kasım 2015 seçimlerine de değinen Özdağ, 13 yıllık AK Parti iktidarı döneminde Türkiye’nin istikrar ve itibar kazandığını ve istikrarın 1 Kasım ‘dan sonra da devam edeceğini dile getirdi.

    “ÖDÜNÇ OYLARI BİZE VERİN”

    “Siyasi, ekonomik istikrarın sürmesi için AK Parti’ye oy istiyorum” diyen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Seçimlerin ardından yaşananlar ortada. Paramız çok ciddi değer kaybetti. İstikrar için, ekonomi için ben milletimizden oy istiyorum. Hatta bazılarından ödünç oy istiyorum. Son seçimde yüzde 41 oy almıştık, Saadet Partililerden, Büyük Birlik Partililerden oy istiyorum. Çünkü bu ittifakta yüzde 2.2 oy almıştı. Şimdi bu ittifaka oy verenlere diyorum ki AK Parti sizin de yuvanız, gelin burada beraber hizmet edelim. Partilerinizden vazgeçemiyorsanız bu seçimde ödünç olarak bize oy verin diyorum” dedi.

    “BAHÇELİ’NİN YAPMADIĞI KOALİSYONU SANDIKTA YAPALIM”

    7 Haziran seçiminin ardından ortaya çıkan tabloyu ve koalisyon arayışlarını değerlendiren Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi’ni destekleyenlere şöyle seslendi:

    “Devlet Bahçeli’nin olumsuz tutumlarından etkilenen milliyetçilere gelin AK Parti’ye oy verin diyorum, milliyetçilere Bahçeli’nin yapmadığı koalisyonu sandıkta birlikte yapalım diyorum. Birileri nasıl HDP’de birleşiyorsa, sizde gelin AK Parti’de birleşin. Türkiye’de yerli ve milli olmayan sosyalistler, Marksistler son seçimde HDP’ye oy verdi. Bu seçimde yerli ve mili solculardan AK Parti’ye oy istiyorum, Kemal Tahir, Cemil Meriç, İlhan Selçuk meşreblilerden ve aynı meşrebi taşıyanlardan oy istiyorum. Gelin iktidara katkıda bulunun, emperyalizme kafa tutalım diyorum. Atatürk’ün Türkiye’sinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal’in yolunda, bağımsızlık yolunda emperyalizme kafa tutalım.”

  • THY Genel Müdürü Temel Kotil: “İstanbul’daki 3’üncü Havalimanı Türkiye’yi Uçuracak”

    Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, İstanbul’da yapımı süren 3’üncü havalimanı projesinin Türkiye’yi uçuracağını belirtti.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğrenci Konseyi, THY Genel Müdürü Temel Kotil’i öğrencilerle buluşturdu. KTÜ Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Temel Kotil Başarı Hikayesini Anlatıyor’ adlı söyleşide öğrencilerle buluşan Kotil, öğrencilere THY’nin son yıllarda yakaladığı başarılardan bahsetti. İstanbul’da yapımı süren 3’üncü havalimanı projesinin Türkiye’yi uçuracağını belirten Kotil, THY’nin dünyanın en iyi 5’inci havayolu olduğunu söyledi. THY’nin 2015 hedefinin 63 milyon kişiyi taşımak olduğunu ifade eden Kotil, “İstanbul’da yapılan yeni havaalanı projesi süper bir proje. Ben öyle sanıyorum ki bu havaalanıyla ilgili kitap yazılacak. Ve dünyaya katkısı anlatmakla bitmiyor. İstanbul’da havaalanı yaparsanız dolar taşar. Yeni havaalanı 2025 yılında yolcu sayısı olarak dünyadaki 3’üncü büyük havaalanı olacak. Atatürk Havaalanı ise bu yıl itibariyle Avrupa’da ikinci büyük havalimanı. Bir zamanlar diplerdeydik, şimdi ise yükseklerdeyiz. İstanbul 2025 yılında 121 milyon yolcu kapasitesiyle 3’üncü, 2035 yılında ise 256 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en çok yolcu gelen havaalanı olacak. Bu proje çevreci, az karbondioksit yakıyor uçaklar, insanlar evine erken gidiyor, rekabetçi. Devlet her yıl 1 milyar dolar kira alacak. Havalimanı açıldığı ilk yıl her dairesi kiraya veriliyor, 90 milyon kapasite 90 milyon yolcu. Zararı yok. Doluluk olduğu için geçiş dönemi yok. Bu proje uçuracak Türkiye’yi” dedi.

    “DÜNYADAKİ YAYGILARA RAĞMEN TURİST SAYIMIZ ARTIYOR”

    İstanbul’da turist sayısının giderek arttığını kaydeden Kotil, “İstanbul’a bu yıl Allah’ın izniyle 12 milyon turist geliyor. Büyüme oranı yüzde 7’dir. İtalyan Hükümeti Turizm Bakanlığı bir yaygı yapıyor. Türkiye’ye gitmeyin diyor. Buna rağmen İstanbul’daki turist büyüme oranı yüzde 7, önce yüzde 11’di sonra düştü. 2003 yılında İstanbul’daki turist sayısı 4 milyondu. Şuanda 12 milyon oldu. 8 milyon fark var. 8 milyar dolar İstanbul’a her yıl tabi bizim firmamızın da etkisi var. Tabi turist parası hoş oluyor. Biz şu anda günde bin 200 sefer yapıyoruz. Atatürk Havaalanı’ndan bin 600 sefer yapılıyor. Dubai’deki firmaların merkezleri artık İstanbul’a geliyor. Atina’daki geliyor. Frankfurt’dakiler gelmiyor. Bu havaalanı dünya tarihini etkileyecek. Bu havaalanı olmazsa alternatif yer Dubai, Frankfurt ve Paris oluyor. Asya’dan gelen yolcular aktarma gitmek zorundalar. Herkesin seyahati Paris’te, Frankfurt’ta son bulmuyor. Bu havaalanı olunca Dubai, Frankfurt ve Paris yolcu sayıları artmayacak” diye konuştu.

    Kotil, 2023 yılı sonunda Türk Hava Yolları’nın 120 milyon yolcu, 24 milyar dolar gelir ve 450 uçak kapasitesini hedeflediklerini sözlerine ekledi.

    Söyleşinin ardından Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kotil’e çiçek takdim ederken, KTÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Hüseyin Yavuz da bir plaket sundu.