Etiket: Gençliği

  • Şanlıurfa gençliği meydanlarda nöbete devam ediyor

    Şanlıurfa’da alanları boş bırakmayan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü öncülüğündeki gençler demokrasi nöbetine devam ediyor.

    Rabia Meydanı’ndaki nöbette halka, Türk bayrağı ve ay yıldızlı tişörtler dağıtan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hakan Keşküş ile beraberindeki gençler, 15 Temmuz gecesi başlattıkları nöbeti kararlılıkla sürdürüyor.

    Milletin iradesine el koymak isteyen FETÖ’cülerin darbe girişimini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inerek püskürten Şanlıurfalı gençler, ellerinde Türk bayrakları ile slogan atarak, demokrasiye sahip çıkıyor. Gençlerin arasında onlarla kol kola el ele omuz omuza 15 Temmuz gecesinden eri meydanları boş bırakmayarak demokrasi nöbeti tutan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hakan Keşküş, “Arkadaşlar, bu kutlu nöbete Cumhurbaşkanımız Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan ikinci bir emir gelinceye kadar sürdüreceğiz” duyurusu yaptı. Gençler ise Keşküş’ün çağrısına alkışlarla destek verdi.

    Başta Eyyübiye Belediyesi olmak üzere halka kumanyaların dağıtıldığı nöbete Türkiye Karate Federasyonu Şanlıurfa Rışvanlar Karete Okulu da destek veriyor.

  • Bilgisayar bağımlılığı, gençliği sanal dünyaya hapsediyor

    Gelişen teknolojisi ve bilgisayar oyunlarının, bilinçsiz kullanım nedeniyle bağımlı hale gelen gençleri sosyal hayattan uzaklaştırarak, sanal dünyaya hapsettiği bildirildi.

    Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi kurucusu Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, son dönemin en büyük sorunlarından biri haline gelen bilgisayar bağımlılığının, gündelik hayatın yanında gençlerin aileleriyle iletişimini, sosyal yaşamını ve eğitim hayatını, dolayısıyla geleceğini olumsuz etkilediğini ifade ederek, gençlerin toplum içerisine çıktıklarında telafisi güç uyum sorunları yaşamaya başladığını belirtti. Gençliği bekleyen tehlikeye dikkat çeken Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Çocuklarımızı bilgisayar bağımlılığından nasıl kurtarırız?” sorusunun yanıtını verirken, ailelere bazı uyarılarda bulundu.

    “Aileler engel olmalı”

    Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, çocuğun bilgisayar başında zaman geçirmesinin kötü olmadığını, kötü olanın, çocuğun tüm zamanını bilgisayar başında geçirmesi olduğunu söyledi.

    Ailelerin, çocuklarının bilgisayar başında olması gerekenden fazla zaman geçirmesine izin vermemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Yurdakul, “Çocukların, ’yapacak bir şeyim yok’ diyerek akşama kadar bilgisayar başında oturmalarına engel olmalıyız. Çünkü bilgisayar bağımlılığı böyle başlıyor. Yavaş yavaş bilgisayar başında geçirdikleri saatler artıyor. Önce günün tamamını, sonrasında geceyi almaya başlıyor. Bir de bakıyoruz ki çocuğumuz öğlene kadar uyuyor. Öğlen kalkıyor, biraz bir şeyler yiyor ve gece yarısına kadar uykusuz bir şekilde bilgisayarın başında oturmaya devam ediyor. ’Nasıl olsa evde gözümün önünde, hava sıcak, bir yere gideceğine hiç olmazsa evde otursun’ diye düşünmeye başladığınız zaman, bilgisayar bağımlılığı iyice pekişiyor” dedi.

    “Çocuğunuza uğraşlar bulun”

    Ailelere bazı önerilerde bulunan Dr. Yurdakul, “Çocuğumuzu bilgisayar bağımlılığından kurtarmanın tek yolu, ona uğraşlar bulmaktır. Bilgisayar ile oynamadıkları zaman alternatifleri televizyon seyretmekse, o zaman bilgisayar ile televizyon arasında geçen bir hayatları oluyor. Bunun yerine spor yapıyor, arkadaşları ile vakit geçiriyor, bilgisayara da günde 1-2 saat zaman ayırıyorsa, bu istenilen davranış biçimi haline geliyor. Böylelikle bilgisayar bağımlısı olmadan, bilgisayar kullanma alışkanlığını öğrenmiş oluyorlar” diye konuştu.

    “Okuma alışkanlığı kazandırın”

    Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, çocuklara mutlaka kitap okuma alışkanlığının kazandırılması gerektiğini belirterek, “Günde yarım saat bile olsa, akşamları yatmadan önce kitap okuma alışkanlığının kazandırılması, çocukların gelişimleri açısından oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

    Çocukları bilgisayar bağımlılığından kurtarmanın başlıca yolunun, onu hiç bilgisayara kaptırmamak olduğunun altını çizen Dr. Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çocuğunuz, bilgisayarı doğru kullanma alışkanlığı edinir, spor yapar, arkadaşları ile zaman geçirirse hiç korkmayın. Ancak ona engel olamadığınızı fark ediyor, bilgisayardan vazgeçiremiyorsanız o zaman bir psikiyatrist ya da psikologdan yardım alın.”

  • Gümüşhane’de Üniversite Gençliği Teröre Karşı Uyarıldı

    Gümüşhane İl Emniyet Müdürlüğü, üniversite öğrencilerine yönelik olarak ‘Gençlik ve Güvenli Gelecek’ konulu konferans düzenlendi.

    Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri Büro Amirliğince düzenlenen ve Gümüşhane Kredi ve Yurtlar Kurumu İl Müdürlüğü’nün katkılarıyla Ahmet Ziyauddin Erkek Öğrenci yurdunda gerçekleştirilen konferansa Gümüşhane Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Celalettin Vatandaş, Yurtkur İl Müdürü Mücahit Atalay, Emniyet Müdür Yardımcısı Kazim Gül, Yurtkur’a bağlı Yurt Müdürleri ve öğrenciler katıldı.

    Konferansta emniyet görevlilerince öğrencilere terör örgütlerinin faaliyetlerinin devamını sağlamak için en önemli kaynaklarının insan olduğu ve hedef kitlenin de gençler olduğu vurgulandı.

    Sunum eşliğinde teröre dikkat çeken emniyet görevlileri, terörün neden gençliği hedef aldığını açıkladıktan sonra terörün sadece silahlı değil, psikolojik ve maddi kaynağı olduğunu da kaydetti.

    “TERÖRÜN GAYELERİNDEN BİRİSİ DE GENÇLERİ AİLELERİNDEN KOPARMAKTIR”

    Güvenlik güçleri olarak terörle etkin şekilde mücadele ettiklerini kaydeden görevliler, “Genç bulunduğu kabın şeklini alır. Terörün gayelerinden birisi de gençleri ailelerinden koparmaktır. Terör örgütlerinin en büyük düşmanlarından birisi de ailelerdir” ifadelerini kullandıktan sonra çocukları terör örgütünü ağına düşen ailelerle ilgili çeşitli haberleri de izlettirdi.

    Terör örgütlerinin gençlerin düşünce dünyalarını değiştirip tek tip insan haline getirdiklerini dile getiren görevliler, örgütün genelde gariban ailelerin çocuklarını hedef aldıklarının altını özellikle çizdi.

    “GENÇLİK SAĞLAM OLURSANIZ, GELECEĞİMİZ SAĞLAM OLUR”

    “Sizler sağlam olursanız, geleceğimiz sağlam olur” mesajının verildiği konferansta, “Beni kimse kandıramaz, aldatamaz” diyen bir gencin kendisini kandırdığına vurgu yapılarak arkadaş çevresine dikkat çekildi.

    Terör örgütlerinin eleman kazanma faaliyetlerini engellemek, yaptıkları propagandaları etkisiz hale getirmek, gençler üzerine kurulan tuzakları önleme konularına değinilen konferansta, terör örgütü ve zararlı oluşumlarının öğrenci gençliğinin fizyolojik ve psikolojik değişimlerinden nasıl faydalandıkları ve gençlerin bu durumlarda nasıl bir tutum takınmaları gerektiği anlatıldı.

    Türkiye’deki etnik, dini ve kültürel farklılıkların bir çatışma ve şiddet aracı değil bir zenginlik olduğu, toplumu zor dönemlerde ayakta tutan gücün birlik ve dayanışma ruhu olduğu, bu birlik ve dayanışma ruhunun her kesimden düşünce ve inanca saygı ve hoşgörü gösterilerek ortaya çıkabileceği vurgulanan konferansa öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

    Yaklaşık 300 öğrencinin katıldığı konferansın sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunularak hediyeler takdim edildi.

    “Gençlik ve güvenli gelecek” konferansının diğer yurt müdürlüklerinde de yapılacağı kaydedildi.

  • Şimşirgil: “Tarihi Diziler Gençliği Zehirliyor”

    Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi tarihçi-yazar Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil, son dönemde Osmanlı’yı anlattığı iddia edilen tarihi dizilerin gençliğe adeta zehir yutturduğunu söyledi.

    Memur-Sen Ordu Şubesi’nin düzenlediği konferansa konuşmacı olarak davet edilen tarihçi-yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, günümüz gençliğinin Osmanlı’yı yeterince tanımadığını ve dizilerden öğrenmeye çalıştığını belirtti. Osmanlı’yı tanımak isteyenlerin Osmanlı eserlerini takip etmesi ve araştırması gerektiğini belirten Prof. Dr.Şimşirgil, “Osmanlı’yı tanımak mı istiyorsunuz, o zaman bıraktığı eserlere bakın. Osmanlı hakkında sadece biz Müslümanlar değil, gayrimüslimler ve başkaları neler söylüyordu bunlara bakmak lazım. Osmanlı neler yapmış ne eserler bırakmış bunları objektif olarak tanımak lazım. Osmanlıyı Osmanlı yapan değerleridir” dedi.

    “OSMANLICA ASLINDA TÜRKÇEDİR”

    Tarihte Osmanlı kadar yanlış anlatılan ikinci bir devleti olmadığına dikkat çeken Şimşirgil, Osmanlı kadar iftiraya uğrayan başka devlet olmadığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Dünyada en fazla iftiraya uğrayan devlet Osmanlı’dır. Bunun nedenine her zaman bir soru işareti koyacaksın. Dikkat edin, Osmanlı bizim tarihimizin en zirvesidir. 622 sene hüküm sürdü. ‘O yıkılmadan İslam’a karşı çıkamayız’ diyenler oldu. Bu sebeple Osmanlı’ya karşı iftira kampanyaları başlatıldı. Osmanlı’yı kötülemek için eserlerini yakıp yıkmaya çalıştılar. Son dönemlerde TV programlarından takip ediyorum, bir Osmanlıca tartışmaları başladı. İnsanlar diyor ki, ‘Bize yeni bir dil mi getiriyorsunuz? Bu nedir?’ Osmanlıca dilinin Türkçe olduğunu bilmiyoruz. Osmanlı’yı savunan da savunmayan da bunu bilmiyor.”

    “OSMANLI’YI ANLATTIĞI İDDİA EDİLEN DİZİLER GENÇLİĞİ ZEHİRLİYOR”

    Osmanlıyı anlattığı iddia edilen tarihi dizilerin Osmanlı’ya büyük zarar verdiğini ve gençliğe zehir yutturduğunu vurgulayan Şimşirgil, şöyle konuştu: “Bir dizi Kanuni Sultan Süleyman’ı anlattı ve tarihimizin altın çağını mahvetti, bitirdi. Fetih 1453 diye dizi çektiler, Fatih Sultan Mehmet Han’ın itibarını öldürdüler. Bu dizileri hazırlayanlar gençliğe nasıl bir zehir yutturduklarını biliyorlar mı? Diziler tarihin gerçekliğini öldürüyor. Günümüzdeki dizileri izleyin. Dizilerde Fatih’in bir makine mühendisi olduğunu neden göstermiyorsunuz? Fatih’i Macar Urban mı yetiştirdi? O filmde Osmanlı’nın mühendislerini neden göstermiyorsunuz? Bir top başında neden ders verilmiyor bu filmlerde? Bizim dizilerin tarih danışmanları kendi kitaplarında gerçekleri yazarken neden bu filmlerde yanlış gösteriliyor? Bunlar başkalarının binini bir yapar, başkalarının birini bin yaparlar. Bizim insanımız bu dizilerin tarihsel olarak çok hatalar olduğunu söylüyor ama sorunca hatanın ne olduğunu bilen yok.”

  • Medeniyet Tasavvuru Gençliği İstanbul Teşkilatı Kuruldu

    Erdemli Yöneticiler Akademisi (EYAD) bünyesinde kurulmuş olan Medeniyet Tasavvuru Gençliği İstanbul İl teşkilatı kuruldu. Medeniyet Tasavvuru Gençliği İstanbul İl Başkanlığına Muhammet Saymaz’ın atandığı açıklandı.

    Üniversite öğrencilerine yönelik faaliyet yürüten bir sivil toplum hareketi olan ve münevver gençliğin yetiştirilmesi amacıyla Erdemli Yöneticiler Akademisi (EYAD) bünyesinde kurulan Medeniyet Tasavvuru Gençliği İstanbul İl Teşkilatlanma çalışmaları tamamlandı. Erdemli Yöneticiler Akademisi İstanbul İl Başkanlığı bünyesinde Sultangazi’de gerçekleşen toplantıda Medeniyet Tasavvuru Gençliği İstanbul İl Başkanlığına Muhammet Saymaz’ın atandığı açıklandı.