Etiket: Gençlerle

  • “Vodafone, 50’yi aşkın dil okulunu gençlerle buluşturacak”

    Vodafone, gençlik markası Vodafone FreeZone ana sponsorluğunda StudyExpo Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen ‘StudyExpo Yurtdışı Dil ve Yaz Okulları Fuarı’nda yabancı dil ve yaz okulları alanında faaliyet gösteren 50’yi aşkın okulu Türk öğrencilerle buluşturacak.

    Vodafone Türkiye’nin gençlik markası Vodafone FreeZone, 26 yaş ve altı gençler için StudyExpo Yurtdışı Dil ve Yaz Okulları Fuarı, yabancı dil ve yaz okulları alanında faaliyet gösteren 50’yi aşkın okulu Türk öğrencilerle bir araya getirecek. Yapılan açıklamada, StudyExpo Yurtdışı Dil ve Yaz Okulları Fuarı’nın Türkiye’deki yurtdışı eğitim etkinliklerine yeni bir soluk getirilmesi hedeflendi.

    Etkinliklerin, 25-26 Şubat’ta İstanbul’da, 28 Şubat’ta Ankara’da, 2 Mart’ta İzmir’de ve 4 Mart’ta tekrar İstanbul’da düzenleneceği kaydedilirken; öğrenciler yurtdışındaki dil ve yaz okulları yetkilileriyle bire bir görüşerek ilk ağızdan bilgi sahibi olma fırsatını yakalayacaklar. Fuara İngiltere, ABD, Kanada, İrlanda, Güney Afrika, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda, Malta, Almanya, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Rusya ve Japonya gibi ülkelerden dil okullarının katılacak. Ayrıca, ’Kişisel Gelişim ve Kariyer Seminerleri’nin de verileceği fuarda, çeşitli etkinlikler ve ödüllü yarışmalar yapılacağı bildirilirken, katılımcı okullar tarafından cazip indirimler ve promosyonlar sunulacağı belirtildi.

    “Her daim gençlere eğitim alanında yeni fırsatlar sunuyoruz”

    Vodafone FreeZone ile gençlere yeni fırsatlar sunduklarını belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, “Her tüketicinin ihtiyacına yönelik beklentisinin farklı olmasından hareketle oluşturduğumuz Vodafone FreeZone markasıyla 26 yaş ve altı gençlerin ihtiyaçlarına uygun kampanyalar düzenlemeyi sürdürüyoruz. Konsept yurtdışı eğitim fuarları alanında uzman olan StudyExpo işbirliğiyle İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştireceğimiz StudyExpo Yurtdışı Dil ve Yaz Okulları Fuarı ile Türk gençleri dünyanın önde gelen 50’yi aşkın okuluyla buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en geniş katılımlı Yurtdışı Dil ve Yaz Okulları Fuarı ile gençlere yurtdışındaki dil ve yaz okulları ile bire bir görüşerek ilk ağızdan bilgi sahibi olma fırsatı sunacağız. Vodafone FreeZone ile gençler için yeni özgürlük alanları oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Haluk Başkan gençlerle tavla oynadı

    Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, uzun çarşıda bulunan kafeler sokağını ziyaret ederek, üniversite öğrencileriyle tavla oynadı.

    Aydın’ın Nazilli İlçesinde ilk kez Üniversite öğrencileri tarafından düzenlenen ödüllü tavla turnuvası yoğun katılımla gerçekleşti. Uzun çarşının ara sokağında bulunan kafaler sokağındaki bir kafede gerçekleşen turnuvayı tesadüfen gören Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, gençlerin davetini geri çevirmeyerek turnuvaya katıldı. Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileriyle tavla oynarken aynı zamanda sıkıntılarını da dinleyen Başkan Alıcık, turnuvayı düzenleyen gençlere teşekkür etti. Turnuvada derece alanlar küçük hediyelerin sahibi olurken, yaklaşık 1 saat kafede öğrencilerle zaman geçiren Haluk Alıcık daha sonra belediye binasına geçti.

  • Kılıçdaroğlu gençlerle buluştu

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gençlere seslenerek, “Eğer toplum şekillenecekse, çağdaş uygarlığa taşınacaksa sizlerin çabalarıyla olacaktır. Sizden isteğim; kesinlikle ama kesinlikle her gün olmasa bile, her hafta olmasa bile, ayda bir Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyun“ dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Memleket İçin Umut Kongresi”ne katıldı. Kongrede Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Ankara CHP İl Başkanı Adnan Keskin, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve CHP Gençlik Kolları üyeleri yer aldı. Kılıçdaroğlu kongrede yaptığı konuşmada, “Bir ülkenin gençleri varsa o ülkede bilim vardır, akıl vardır, ahlak vardır, o ülkede her şey vardır. Bizim nüfuzumun yarısı genç, bunların yarısı da işsiz. O nedenle bizim sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizi söylersem doğruyu söylememiş olurum. Bizim kuşak gençlere gereken önemi vermedi. Gençler değişim istediler kapılarını kapattılar. Gençler gelecek için umut istediler kapılar kapandı. Gençler daha çok çalışmak istediler, okumak istediler, yurtlarda kalmak istediler gençlerin önüne barajlar kondu” ifadelerini kullandı.

    “Bu ülkenin gençleri; bu ülkenin umududur”

    Gençlerin yeri geldiğinde dünya ile dalga geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Tabii sizin kuşağınızın bir başka özelliği daha var; dünya ile dalga geçmek. Yeri zamanı gelince espirilerinizle en güzel cevabı verirsiniz. Ders verdiğiniz alanlardan birisi de gezi olaylarıdır. Bütün dünyaya gençliğin damgasını vurduğu olaylar. Ve o olaylardan sonra bir diktatöre diz çöktürdünüz. Bu hala hazmedilmiş değil ama biz gayet iyi biliyoruz ki bu ülkenin gençleri; bu ülkenin umududur. Benim sizden isteklerim var. Kendimi eleştirdim, bizim kuşağı da eleştirdim. Gençlere yeterli desteği ve önemi vermediğimizi de söyledim. Onların beklentilerini çoğu kez boşa çıkartıldığını da söyledim. Siz geleceği inşa edeceksiniz. Geleceği inşa etmek bugün bizim sorumluluğumuz yoktur anlamına gelmiyor. Hem geleceğin hem bugünün karar mercisinde olmanız gerekir. Eğer toplum şekillenecekse, çağdaş uygarlığa taşınacaksa sizlerin çabaları ile olacaktır. Sizden isteğim; kesinlikle ama kesinlikle her gün olmasa bile, her hafta olmasa bile ayda bir Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyun. Mutlaka okuyun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini gençlere bırakıyor. Hiçbir kuruma değil, hiçbir aileye değil, hiçbir kişiye değil, bu ülkenin gençlerine bırakıyor. Bu kadar ağır ve onurlu bir mirası devralmış durumdasınız“ şeklinde konuştu.

    “Ortak payda yaratmak zorundayız”

    Farklı görüşteki insanların kendilerini ifade edecek ortamın oluşturulmasına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, ortak bir paydada buluşmak gerektiğini belirterek, “Farklı siyasal görüşlerimiz olabilir, inançlarımız, kimliklerimiz de farklı olabilir ama güçlü bir ortak payda yaratmak zorundayız. Ülke sevgisi, bayrak sevgisi, İstiklal Marşımız, üniversitelerimiz, kadın erkek eşitliği, demokratik parlamenter sistem, güçlü bir demokrasi, özgür bir basın bunlar bizim ortak bir paydamız olmalı. Bizimle aynı görüşü paylaşmasalar bile onların rahatlıkla konuşabilecekleri alanı yaratmak zorundayız. Çünkü düşünceyi üretemezsek, farklı görüşleri dile getiremezsek ülkenin büyümesine ve kalkınmasına katkıda bulunamayız” dedi.

    “Bizim ülkemizde demokrasi var mı?”

    Gençlerin asıl tartışması gereken konuların demokrasi, medya özgürlüğü, yargı bağımsızlığı gibi evrensel değerlerin olması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları söyledi:

    “Gençlerin asıl tartışması gereken konu şu; Bizim ülkemizde demokrasi var mı? Demokrasinin evrensel ölçütleri vardır arkadaşlar; medya özgürlüğü var mı? Medya özgürlüğü yoksa halkın haber alma özgürlüğü yoktur. Dolayısıyla medya özgürlüğünün olmadığı bir yerde demokrasi yoktur. 146 gazetecinin hapiste olduğu bir Türkiye’de demokrasiden söz edemezsiniz. Güçler ayrılığı ilkesi yasama yürütme ve yargı ilkesi demokrasideki dengeyi sağlayan ana aktörlerdir. Eğer yasama ve yürütme organının tahakkümüne girerse; yani vesayeti altında olursa orada sorun var demektir, çünkü adalet dağıtılamaz. Yargı bağımsız değilse, orada adalet yoktur. Dolayısıyla demokrasi yoktur.”

    “YÖK’ü mutlaka kaldıracağız”

    Yüksek Öğretim Kurumu’nu (YÖK) mutlaka kaldırıp, Türkiye’yi darbe hukukundan arındıracaklarını savunan CHP lideri, “Üniversite öğrencilerine en geç bir yıl içinde koşulsuz yurt olanağı sağlayacağız. 14 yılda yurt sorunun çözemediler 14 yılda. Gencecik fidan gibi çocuklarımız yanan yurtlarda hayatlarını kaybediyorlar. Yurt yapacak birikiminiz mi yok? Paranız mı yok? Her şey var peki neden yurt yapılmıyor. Gençler karanlık odaklara teslim edilsin diye, biz buna karşıyız. Gençler bizim gibi düşünmeyebilir. Bizden daha iyi düşünmek zorundalar. Bizden daha iyi üretmek zorundalar. Aksi halde ülke büyüyemez, kalkınamaz. Onlara engel çıkartmak değil, onların önündeki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Bu nedenle üniversitelerin bilimsel özerkliği, yönetsel özerkliği mutlaka sağlanmalıdır. Ve üniversite gençleri, üniversite yönetiminde belli oranda söz ve karar sahibi olmalıdır. Şunu söylüyorlar ‘efendim bunlar daha dünün çocukları’, ‘bunlar acaba üniversite yönetimini karıştırabilirler mi?’ Senin dünün çocukları dediklerini, sen yeri geldiğinde idam sehpasına gönderiyorsunuz“ değerlendirmelerinde bulundu.

  • Prof. Dr. Ramazan Ayvallı gençlerle buluştu

    Prof. Dr. Ramazan Ayvallı ‘Sevgili Peygamberim’ adlı konferansta üniversiteli gençlerle buluştu.

    Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, İhlas Vakfı başdanışmanı ve mütevelli heyeti üyesi, aynı zamanda ‘İki Cihan Güneşi Hazreti Muhammed’in Hayatı’ adlı kitabın yazarı olan Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, İhlas Vakfı’na ait Özel Bahçelievler Öğrenci Yurdu’nda kalan üniversite öğrencilerine ‘Sevgili Peygamberim’ başlıklı bir konferans verdi.

    Ayvallı konuşmasına Beşiktaş’ta meydana gelen hain terör saldırısında şehit olan polis ve sivillere Allah’tan rahmet, yaralılara şifalar, geride kalanlara da başsağlığı dileyerek başladı. Alemlere rahmet olarak gönderilen, kainatın baştacı, Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa hakkında yazı yazmanın, söz söylemenin, konferans vermenin ve vaaz etmenin çok zor bir iş olduğunu vurgulayan Ayvallı, ’’Şek-şüphe yok ki, dünya tarihinin en önemli dönüm noktalarından, en mühim kilometre taşlarından biri, ’İki Cihân Güneşi Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’ın dünyayı teşrîfleridir. O’nun teşrifiyle tüm alem, yeniden hayat bulmuş; karanlıklar dağılmış; bütün cihan aydınlanmıştır. Nasıl ki maddi güneş, her tarafı aydınlatıyorsa, o manevi güneş de her tarafı tenvir etmiştir’’ dedi.

    Hazret-i Muhammed Mustafa’nın Asr-ı Seâdet’i meydana getirdiğini belirten Ayvallı, ’’Cahiliye devrinde kız çocuklarının doğmasını bir felaket ve yüz karası sayıyorlardı. Bu korkunç telakki, o dereceye ulaşmıştı ki, küçük kız çocuklarını, kumlar üzerinde açtıkları çukurlara diri diri yatırıp “Babacığım! Babacığım!’’ diyerek boyunlarına sarılmalarına ve acı acı feryat etmelerine hiç kulak asmadan, üzerlerini toprakla kapatarak ölüme terk ediyorlardı. Bu hareketlerinden dolayı, en ufak bir vicdan azabı da duymuyorlardı. Netice itibariyle o zamanın insanları arasında şefkat, merhamet, iyilik ve adalet gibi güzel hasletler yok olmuş gibiydi. İşte Peygamberimiz, böyle bir durumdan Asr-ı Seâdet’i meydana getirmiştir. Bu durumun ciddi bir şekilde incelenip bundan istifade edilmesi gerekir’’ ifadelerine yer verdi.

    Programın sonunda, İhlas Vakfı tarafından konferansa katılım sağlayan öğrencilere ‘İki Cihan Güneşi Hazreti Muhammed’in Hayatı’ adlı kitap hediye edildi.

  • Kılıçdaroğlu İzmir’de gençlerle bir araya geldi

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere öğütlerden bulunarak, “Gençler okuyun, okudukça gerçekleri göreceksiniz. Aman bana ne, sakın demeyin. ‘Aman bana ne’ değiniz anda bu ülkede yaşamanızın hiçbir anlamı kalmaz “dedi.

    Bir dizi açılışta bulunmak üzere İzmir’e gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Buca Belediyesi Tarık Akan Gençlik Merkezi’nde gençlerle bir araya geldi. Gençlerle buluşmasında konuşan Kılıçdaroğlu, “Şunu asla unutmayın. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’ni sadece ve sadece gençlere emanet etmiştir. Madem Türkiye’nin güvencesi sadece gençlerdir, haftada bir Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuyun. Okumuşsundur elbette ama haftada bir okuyun. Bugün yaşadığımız pek çok soruna oradan gönderme yapıldığını fark edeceksiniz. Gençler bu ülkenin saygınlık kazanması için temel unsur olacaksa, gençliğe hitabeyi okuyacağız. Nutuk’u okuyun orada Cumhuriyetin nasıl kurduğunu, mücadelesini bizlere anlatır. Biz Atatürk’ü yeteri kadar tanımıyoruz” dedi.

    “Özgürlük ve bağımsızlık ekonomiden geçer”

    Atatürkçülüğün iki temel ayağının bağımsızlık ve özgürlük olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, her ikisinin de olmadığını bir ülkenin karakteri olmayacağını hatırlattı. Kılıçdaroğlu, özgürlüğü ve bağımsızlığı sürekli kılmanın temel koşulunun ekonomiden, güçlü, üreten bir Türkiye’den geçtiğini savunarak, “Eğer bir ülke sadece tüketiyorsa, katmadeğer üretmiyorsa o ülkenin geleceği parlak değildir. Mustafa Kemal’in ilk yaptığı iş iktisat kongresi toplamaktan geçer. Savaş meydanındaki komutanlarından hiçbiri iktisatçı değildir, bilir. Ama ülkenin üretmesi lazım. Cumhuriyet kurulurken okuma yazma yoktu binde sekizdi kadınlarda. Bazıları diyor ki çok bilmişler ‘Efendim o zaman neden çok partili hayatta demokrasi gelmedi?’ Hakkari’de kurulacak seçim sandığının başına okuma yazma bilen adamı nerden bulacaksınız? Rıfkı Atay kitabında ‘Giderdik, tren istasyonunda beklerdik, kravatlı biri inerse kesin bu okuma yazma biliyor devlet dairesine götürelim hizmet etsin’ der” diye konuştu.

    “Nasıl oldu da Türkiye kendi gemisini, uçağını üretemiyor”

    Köyden gelen çocukların kente hizmet vermeleri için köy enstitüleri kurulduğunu belirten Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “1925’te Kayseri’de uçak fabrikasının temeli atılmıştır. Düşünün fabrikası olmayan bir ülke büyümek, gelişmek ve kalkınmak ve saygınlık kazanmaya çalışıyordu. 9 yıl sonra Kayseri’den kalkan uçak Ankara’ya gitmiştir 1940’lı yıllarda uçak ihraç eden, kendi denizaltısını yapan bir ülkedir. Nasıl oldu da Türkiye kendi gemisini uçağını üretemiyor. Eğitim en temel unsurdur. Eğitimle bir toplumu geriye de ileriye de götürebilirsiniz. 21. yy bir ülkeyi işgal için ele geçirmenize gerek yok, eğitim sistemini bozduğunuz anda o ülkeyi ele geçirirsiniz. Biz geri bıraktırılan bir ülkeyiz. Çünkü Atatürk’ün izinden gitmek gerekirken, o yoldan vazgeçtik. Tüketen bir toplum hale geldik.”

    “Aman bana ne’ sakın demeyin, sorgulayın”

    Gazi Mustafa Kemal’in ülkeyi gençlere emanet ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye’de gençlerden daha güçlü kimse olmadığını ve gençlerin hayatı sorgulamaları gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Sizin kişisel çıkar peşinde koşmamanız, hayatı sorgulamanız gerekiyor. Sanata, siyasete ilgi gösterin. ‘Aman bana ne’ sakın demeyin. ‘Aman bana ne’ değiniz anda bu ülkede yaşamanızın hiçbir anlamı kalmaz. Bir gencin görevi sadece kendi sorunlarını değil ülkenin sorunları da çözmektir. Dünyayı sorgulamadığınız andan itibaren geleceği inşa edemezsiniz” dedi.

    Çocukluğu döneminde telefonların olmadığını şimdi cep telefonların olduğunu ve bunların fizik gücü ile üretildiğini belirten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de fiziğe artık önem verilmediğini bazı üniversitelerde mezunların iş bulamamasından dolayı fizik bölümlerinin kapatıldığını dile getirdi.

    “Kıbrıs çıkarması ile uyandık”

    Türkiye’nin tarihte de dışa bağımlı hale getirildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Diyebilirsiniz ki ‘Biz demiryollarını millileştirdik, uçak ihraç ettik ne oldu da birden geriye gittik.’ Bu sorunun cevabı Marshall yardımı iledir. Bize dediler ki ‘Ne gerek var uçak yapmanıza, ne gerek var denizaltı yapmanıza size bedava vereceğiz. Hatta askerlerin yemek yediği çatal kaşığı bile bedava geliyordu. Ne zaman uyandık? Kıbrıs çıkarması ile. Rahmetli Bülent Ecevit bir gece çıkarma yaptı. Bize ‘Bizim uçağımızı kullanamazsınız, benzinimizi kullanamazsınız’ dediler ve uyandık. Sonra bakıldı ki Mustafa Kemal ve arkadaşlarının ne kadar temel noktalara vurgu yaptığı öğrenildi” dedi.

    “Gençler okuyun, okudukça gerçekleri göreceksiniz”

    Son 15 yılda üniversitelerin ve aydın insanların baskı altında olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Bilim insanları tutuklanıp hapse atılıyor. Hapse atılması demokrasiye ihanettir. Bir başka isteğim; gençler okuyun. Yakın tarihi okuyun, hangi koşullarda Cumhuriyetin kurulduğunu mutlaka öğrenmelisiniz. Cumhuriyet altın tabakla sunulan bir olgu değildir. Acı, gözyaşı vardır. Kendi çocuk ve torunlarımız daha özgür, daha demokratik, daha güçlü parlamenter sistem bırakmalıyız. Ama bugün engel oluşturmaya, baskı kurmaya çalışıyorlar. Ama bugün demokrasiyi katletmeye çalışıyorlar. Hapishanelerde 146 gazetecinin olduğu bir Türkiye’de yaşıyoruz. Dolayısıyla biz bunun mücadelesini yapmak zorundayız. Bu mücadeleyi yapabilirsek demokrasiyi ayağa kaldırabiliriz. Türkiye’yi dünyada saygın ülkeler arasına koyabiliriz. Kadınıyla genciyle hep birlikte bu mücadeleyi yapmalıyız. Ortak paydalarımız var. Okudukça çok gerçekleri göreceksiniz. Aynı hataları sürekli yapanları göreceksiniz.”

    “Lozan’ı da Sevr’i de işgali de bilmiyorlar”

    Bugün Türkiye’yi yönetenlerin tarihi bilmediğini öne süren CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Lozan’ı tartışmaya açmak nedir? Lozan’ın ne olduğunu bilmeden konuşup Türkiye’yi yönetiyorlar. Bilgi birikimleri yok. Oysa Lozan bu ülkenin tapusudur. ‘Sevr’e mi dönelim’ diyorlar. Emin olun bunlar Sevr’in de ne olduğunu, işgalin ne olduğunu bilmiyorlar. Mustafa Kemal’in hangi koşullarda Samsun’a çıktığını, Yemen’de, Filistin’de ne yaptığını bilmiyorlar” dedi.

    “Osmanlı’nın batışının nedeni eğitim sistemidir”

    Osmanlı İmparatorluğu ile gurur duyduklarını ancak Osmanlı’nın tarihinden ders alınması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Osmanlı ile gurur duyuyoruz atalarımız sonuçta. Ama şu sorunun yanıtını sormuyoruz. Devasa bir Osmanlı neden battı, niçin battı? Osmanlı’nın batışını sağlayan tek neden eğitim sistemidir. Osmanlı’nın en güçlü olduğu dönem Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almasıdır. Ama Sultan Mehmet top dökeceği zaman ustayı dışarıdan getiriyordu. Hadi dışarıdan usta aldı, yeni ustalar yetiştirmek için eğitim verildi mi? Asla verilmedi. Osmanlı kendi sonunu hazırladı.”

    “Enerjiyi de Ruslara bıraktık”

    Türkiye’nin dışa bağımlı olmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Şu anda Türkiye, Rusya’ya enerjide yüzde 60-65 oranında bağımlıdır. Bu gerçekler Türkiye’de konuşulmaz ama hangi gerekçeyle, neden bağımlıyız? Bütün bunlara rağmen nükleer enerjiyi Ruslara bıraktık. Ruslarla ilişkimiz bozulsun diye söylemiyorum, Türkiye kendi geleceğini güvence altına almak istiyorsa bunları düşünmek lazımdır. Dışa bağımlılık bir ülkeye değil çeşitlendirmek lazım. Planlama niye vardır? Bir ülke geleceğini sağlıklı inşa etmek içindir. Bütün bunlara rağmen sizleri görünce moralim düzeliyor. Bir kişi dahi kalsak doğrunun yanında olduğumuz sürece sırtımız yere gelmeyecektir. Dolayısıyla muhalefetin özü bilgiye dayalı olmalıdır. Siz konuştuğunuz zaman sizin rakipleriniz sizin bilginiz karşısında şaşırmalı. Konuştuğunuzda rakibiniz bile olsa sizi saygıyla dinlemeli.

    Bütün bu olumsuzluklar moralimizi bozmasın. İlhan Selçuk’un kitabında ‘Bir genç kendisine yanlışlıkları hemen düzeltelim’ der. Yaşlı adam da ona ‘İnsanlığın bütün tarihi yanlışları düzeltmedir’ der. Dolayısıyla birileri hata yapar birlileri düzeltir. İnsanlığın tarihi budur” ifadelerini kullandı.

    “Sarayın maliyetini soruyorum, bilmiyorlar”

    Vergisini veren bir milletin her kuruşunun hesabını sorabildiği bir ülkede demokrasi olabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Şu sarayın maliyeti ne diyorum. Cumhurbaşkanı ‘bilmiyorum’ diyor. Maliye Bakanı’na soruyorum, ‘bilmiyorum’ diyor. Aslında hepsi biliyor. Bildiklerini biliyoruz. Niye açıklamıyorlar çünkü onlar da savurganlığın, lüksün, şatafatın farkındalar. Ama unutmayın, ödenen her kuruş verginin hesabını siyaset kurumu vermek zorundadır. Bu demokrasinin çıkış noktasıdır. Doktorların, avukatların etik ve ahlak kuralları vardır. Ahlaki kuralları olmayan tek alan siyaset. Yolsuzluk yapınca yükselirsin, bunu yeni bir toplum kültürü olarak yerleştirmeye çalışıyorlar, ‘E çalıyor da yapıyor da’ deniyor. ‘E çalmadan yapsın olmaz.’ Çalmayı meşrulaştıran bir kültürü topluma enjekte etmeye başladılar.”

    2017’de yurt temeli atılacak

    Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina, Tarık Akan Gençlik Merkezi’nin hayata geçmesinde emeği olanlara ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Bu tesise yakışır isim gerekiyordu. Çağdaş, sanata değer veren ülkeye aydınlık saçacak bir isim lazımdı. İlçe başkanımızın önerisiyle ‘Tarık Akan’ oldu” dedi. Gençlerimize verdiğimiz destek kapsamında son bir etabımız kaldı. 2017’nin ilk yarısında bir de yurt temeli atacağız, merkezimize 200 metre mesafede olacak. Yurdumuzu da tamamladıktan sonra kreşle başlayan bilgi eğitim merkezi ile devam eden üniversite ile verdiğimiz gençlerimize desteğimizi bu yurt ile taçlandırmış olacağız” dedi.

    Kılıçdaroğlu, havalimanına hareket ederek kentten ayrıldı.